19-07-2019
Forum

Ana Sayfa / Demre ( Myra ) / Myra / Demre / Kale

Teke yarımadasının güneydoğu ucunda yer alan Demre ovası, Akdağ eteklerinden doğup, Kasaba ovasının topraklarını taşıyarak denize ulaşan Demre çayının getirdiği alüvyonlarla oluşmuştur. Toros Dağlarının kuzeye doğru kavislenip, kıyıya yönelmesiyle oluşan, yarımdaire şeklindeki Demre ovasının dağ yamacı ile birleştiği noktada kurulan antik kent Myra’nın kalıntılarına ilçe içinden geçilerek ulaşılır. Demre bugün başta St. Nikolaus Kilisesi olmak üzere benzersiz kaya mezarları ve harikulade sahiliyle bölgenin en önemli turistik merkezlerindendir. Kentin adının Luwi/Etrüsk dilinde “Yüce Ana Tanrıça’nın Yeri” anlamında “Maura” olduğu anlaşılmaktadır. Bu ad önce “Mura” sonra da Myra’ya dönüşmüştür. Ayrıca Myra adı eski Gök-Köktürk yazılımı ile anlamlı bir biçimde okunabilmektedir. Buna göre Myra’nın adını “Amay yeri”olarak okunabileceği ve “Amay Ana- Ulu Ana yeri” anlamına geldiği görülmektedir. Demre ovasını kuzeybatıdan çevreleyen dağların denize bakar durumundaki yamacının üzerinde antik akropol kentin kalıntıları görülmektedir. 200m. yükseklikteki akropolun surları, Kyklop türü taşlarla inşa edilmiştir. Likya dilindeki yazıtlarda Termilia olarak bahsedilen yöre tarihinin İ.Ö.birkaç bin yıl öncesine indiği anlaşılmaktadır.. M.Ö.7. yy’da Likya birliğinin kurulmasıyla kent halkı akropolden inip, bugünkü antik kent kalıntılarının bulunduğu ovaya yerleşmiştir. Myra üzerinde ana tanrıça betimlemesi olan ilk sikkesinin M.Ö. 4 yy.’da basmıştır. Likya birliğinin üç oya sahip başlıca kentlerinden Myra M.Ö.300. yy’a kadar Pers işgalinde kalmış, sonraları korsanların eline geçmiştir. Bugün kurumuş Myra Çayı’nın kentin içinden geçerek, Akdeniz’e döküldüğü yerde Andriake adıyla bir liman yerleşim birimi kurulmuştur. Nehrin yatağının gemi ulaşımına elverişli olmaması nedeniyle nehre giren gemiler Myra kenti içerisine kadar ulaşabilmişlerdir. Böylece deniz ticareti çok gelişen kent, çeşitli dönemlerde istilalara muruz kalmıştır. Bu sebeple de esas ana kent olan Myra’yı korumak amacıyla Andriake limanındaki nehir ağzına tehlike anında düşman gemilerinin girişini engellemek için kalın zincirler gerilmiştir. M.Ö. 42’de Romalı Lentulus’un bu zincirleri kırması sonucunda kent Romalıların eline geçmiştir. Myra, Pax Romana döneminde çeşitli yapılarla donatılarak en parlak düzey erişmiştir. M.S. 2.yy’da ve Bizans Döneminde Metropollüğe yükselen kent önemli bir Hristiyanlık merkezi olmuş, 4.yy’da yaşayan St. St. Nicholaus isimli psikoposun çalışmalarıyla büyük bir üne kavuşmuştur. St. Nicholaus un burada ölmesi üzerine adına bir kilise inşa edilmiştir. 7. ve 9.yy’da Arap akınlarıyla hasara uğrayan kent, bir süre Arapların işgalinde kalmış, II.yy sonlarında yöreye gelen Türkler, Myra Antik Kentinin önündeki düz ovaya yerleşerek, bugünkü Demre ilçesini kurmuşlardır. Bugün Demre narenciye ve seracılık merkezidir. Antik kentin kalıntıları ilçenin Kocademre adı verilen 1 km kuzeyindeki bölgededir. Kalıntıların bulunduğu alanda ilk dikkati çeken tiyatrodur. Daha önce varolan küçük tiyatronun kalıntıları üzerine M.S.2.yy’da tekrar yapıldığı anlaşılan 110 m çapında Tiyatro, Roma dönemi mimari özellikleri taşımaktadır. Tiyatronun önünde, Demre çayının kenarında dor nizamı sütunlarla çevrili olan büyük bir Agora’nın bulunduğu sanılmaktadır. Tiyatro meydanı olarak da kullanıldığı sanılan Agora meydanı bugün tamamen alüvyonların altındadır. Tiyatro sıraları akropol tepesinin yamacına yapılmış olup, sahne binasına eş yükseklikte içinde taş merdivenlerin yükseldiği iki adet vomitoren seyirci giriş yerleri görülür. Buralardan tiyatroya giren seyirciler diazomaya gelmekte, diazomadan tekrar dikey taş merdivenlerle aşağıdaki ve yukarıdaki cavealarla ulaşmaktaydılar. Cavealar 3 m genişliğindeki bir diazoma ile ikiye bölünmüş olup alt tarafta 29, üst tarafta ise 9 sıra halindedirler. Diazomanın tam ortasında apsise denk gelen noktadaki duvarda Şans Tanrıçası Fortuna’nın bir rölyefi bulunmaktadır. Bu rölyeften çizilecek olan bir apsis tam orchestranın orta noktasına gelmektedir. Orchestra ile cavealar arasına Geç Roma döneminde 2 m yüksekliğinde taş bir koruma duvarının yapılmış olması, Tiyatro’nun bu dönemde gladyatör ve vahşi hayvan mücadeleleri için bir Arena olarak da kullanıldığını göstermektedir. Sahne binasının iki katlı olduğu ve ön yüzünün 1. katının iyon nizamı sütunların arasında kemerli nişlerin zengin bitki rölyefleriyle bezenmiş mermer tabakalarla kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca sahne binasının podyumunun alt kısmı tiyatro maskeleri rölyefler ve çeşitli bitkilerle süslü frizlerle süslenmiştir. Tiyatro girişinde, M.S. 141’de büyük deprem neticesinde yıkılan tiyatronun Rodiapolisli Opramoas tarafından finanse edilerek yeniden inşa edildiğini anlatan bir yazıt bulunmaktadır. Tiyatronun güney girişinde yerde bulunan bir yazıtta ise kentin ithalat ve ihracat şartlarını anlatan bir obelisk yer almaktadır. Tiyatronun hemen kuzeyinde yer alan akropol surlarının temelinin çok eski zamanlara dayanmasına rağmen, üst tarafının M.Ö. 6.’yy’da tekrar inşa edildiği anlaşılmaktadır. Polygonal sistemle kesme taşlardan yapılmış olan surların batı yakasında 4 m genişliğinde 9 m yüksekliğinde eski şehir kapısı görülmektedir. Kapının her iki yanında kuleler inşa edilmiştir. Akropolün doğu yamacında ise 20 km uzunluğunda aquadukt kalıntıları görülür. Bu aquaduktun kuzeyindeki yaylalardan yer yer kayalar oyularak inşa edilmiş olan su kanalları bağlantılarıyla kente taze su getirdikleri anlaşılmaktadır. Myra antik kent çevresi antik dönemde liman bağlantısı Andriake’ye kadar çeşitli noktalardan ve Demre çayı boyunca çok sayıda sularla korunmuş ve belirli noktalarla koruma ve gözetleme kuleleri inşa edilerek, nehir ticareti koruma altına alınmak istenmiştir. Antik Myra kentinin bugün görünen en önemli kalıntıları dünyada eşi bulunmayan Likya tipi Kaya mezarlarıyla dolu Nekropol’dür Likyalılar, insanların öldükten sonra ruhlarını uçan bir melek tarafından alınarak sorgulanmak üzere önce göklere daha sonra da yeraltına Hades isimli cehenneme getirileceğine inandıkları için ölülerini hep yüksek kaya podyum üzerlerine konulmuş olan sarkopaglara veya dağların yüksek noktalarında kaya yüzeylerine oyulmuş olan kaya mezarlarına koymuşlardır. Myra’da da görülen bu kaya mezarlar, doğu yönünde dik bir yamaca yapılmışlardır. Ön cepheleri bir ev şeklinde inşa edilmiş olan bu mezar odaları bir veya birkaç odalı olmakta ve ölüler oda içerisinde yine kayadan oyma bir podyum üzerine sevdiği eşyaları, takıları, elbiseleri ve yiyecekleri ile birlikte konulmaktaydılar. Kaya mezarının tek bir girişi bulunmakta ve bu giriş de büyük bir taş ile kapatılmaktaydı. Kaya mezarları yüzeyinde ölenin sağlığındaki mesleği ile ilgili rölyefler bulunmaktadır. Mezarlardaki yazıtların hepsi Likya dilinde yazılmış olup, mezar araları taş merdivenlerle birbirine bağlanmıştır. En yukarıda bulunan ve cephesi sütunlu bir tapınak şeklinde oyulmuş bir Kayamezarı, rölyefleri bakımından dikkati çeker. Burada ölenin aile bireyleri, karısı ve çocukları dönemin kıyafetleriyle ve kendisi de savaşçı elbiseleriyle stilize edilmektedir. Kişinin yaşamından çeşitli enstanteneler anlatılmaktadır. Batı yönünde bulunan üzerinde iki savaşçı rölyefinin işlenmiş olduğu bir kaya mezarına gelinir. Burada arkadaki savaşçının sağ elindeki bir kalkanla önündeki bir askeri kovalaması enstantenesi yer almaktadır. Tiyatronun doğusunda üç kemerli yüksek odalı 36 m genişliğinde ve girişte büyük bir kemerli kapıya sahip tuğladan inşa edilmiş üç bölümden oluşan Hamam kalıntısı görülmektedir. Kalıntıların bulunduğu yörede otantik yöre hediyelik eşyalarını satan dükkanlar, kafeteryalar ve restoranlar bulunmaktadır.

28.07.2008 15:08, 6970 kez okundu 0 kez tavsiye edildi.

Diğer Yazılar
Alman `Noel Baba`nın Demre`de barış gezisi
Demre`da Noel Baba Müzesi’ne ziyaretçi akını
Demre`de `Andriake Antik Kenti` gün ışığına çıkarılıyor
Saint Nicolaus Kilisesi Müzesi 2008 kazılarına başladı
St. Nicholaus / Noel Baba ve Noel Baba Kilisesi
Sura Köyü
Andriake / Myra Limanı
Myra / Demre / Kale
Kekova'daki batık kent temizleniyor
Noel Baba Kilisesi `nde kazı çalışmaları devam ediyor
Demre ( Myra )
Etiketler :

Foto Galeri

Alanya Kalesinden
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Patara
Demre