23-01-2019
Forum

Ana Sayfa / Demre ( Myra ) / St. Nicholaus / Noel Baba ve Noel Baba Kilisesi

ST. NICHOLAUS – NOEL BABA, M.S. 300 yıllarda Patara’da doğan St. Nicholaus, Myra şehrinde psikoposluk yapmış ve burada ölmüştür. Yaşadığı dönemde çeşitli mucizeler yarattığına inanılan St. Nicholous’un denizcilerin, tüccarların, fakirlerin, düşkünlerin ve en önemlisi çocukların en büyük koruyucusu ve kollayıcısı olduğu kabul edilmiştir. Bugün bile her yılbaşında tüm Hristiyanlık dünyasınca çocuklara hediyeler getirdiğine inanılmaktadır. Batı dünyasında o ülkenin coğrafi yapı özelliklerine göre benimsenen Noel Baba, Skandinav ülkelerinden Ren Geyiklerinin çektiği bir kızakla çocuklara hediye getirirken, Akdeniz ülkelerinde ise kırmızı kurdelalı elbisesi ile kapıdan ve bacadan girerek hediye getirir şekillerde tasvir edilmektedir. Aslında, 25 Aralıkta yapılagelen bu Noel kutlamalarının kökeni çok eksik zamanlara ait olup “Görülmeyen Güneş’in /Amon-Ra’nın Doğuşunu kutlayan bir putperest bayramı olduğunu belirtmeliyiz. Nitekim, Latince “Natalis İnvecni Soli” adı altında kış başlangıcı ayinleri M.S. 3.yy’la kadar bu nitelikte sürmüş ve bu çağdan sonra Hıristiyan dinine mal edilmiştir. Özünde hümanist bir piskopos olan ve insan sevgisini ön plana çıkaran bir yaşam biçimini benimsediği anlaşılan St. Nicholaus zengin bir ailenin çocuğu olarak Patarada doğmuştur. Annesi ve babası kentin en zengin ve en kuvvetli dini inanca sahip bir aile idi. Bebekken küvette yıkandığında dik olarak duran St. Nicholaus , annesinin sütünü sadece Çarşamba ve Cuma günleri emmiştir. Gençliğinde arkadaşları gibi sokakta aynamak yerine düzenli olarak kiliseye gitmiş ve kutsal yazıyı öğrenmiştir. Daha sonra ise Xanthos’daki manastırda teoloji öğrenimi görmüştür. Annesi ve babasının ölümünden sonra tanrı adına insanlara ne gibi iyilikler yapacağını düşünerek hayatını bu yola adamıştır. Bir gün Myra’da komşusunun evinin önünden geçerken duydukları kendisini etkilemiş ve ilk iyiliğini dini bütün yoksul aileye yapmıştır. Anlatılanlara göre, ailenin üç kızı çeyizsiz evlenemeyeceği için yoksul baba çaresiz bir durumdadır. Bu durumun kendi günahından kaynaklandığını düşünen ve gece gündüz Tanrı’ya dua eden babaya, kızlarından herbiri kendisini esir pazarında satıp, diğer kardeşlerine bu yolla çeyiz parası temin etmeyi öneriyordu. Bu tartışmayı duyan St. Nicholaus pencereden bir kese altın atmış ve böylece yoksul aileye yardım etmiştir. Ertesi akşam yine pencereden ikinci bir kese altını daha atan St. Nicholaus arkasından koşarak kendisini gören ve hemen ayaklarına kapanan yoksul komşusuna bundan kimseye bahsetmemesini istemiştir. Bu arada Myra’daki kilisede piskoposluk seçiminde, fazla aday olduğu için bir karar verilememektedir. Kilise heyetinin en yaşlı temsilcisi bir gece gaipten bir ses duymuş ve bu ses, kendisine sabahki ayine kilise kapısından girecek ilk kişinin adının St. Nicholaus olduğunu ve bu kişinin piskoposluk makamına getirilmesi gerektiğini söylemiştir. Nitekim sabahki ayine ilk St. Nicholaus gelmiş ve piskoposluk koltuğuna oturmuştur. Piskoposluğu sırasında insanlar arasında bir ayrım gözetmemiş ve herkese eşit davranmıştır. Tavsiyeleri ikna edici, çabuk ve yumuşak bir ses tonuyla söylemiş, hayatını gece gündüz ibadetle geçirmiş ve kadın topluluklarından uzak durmuştur. M.S. 325’deki İznik Konsülüne Myra piskoposu olarak katılan St. Nichalous kendisini hiç görmemiş fakat ününü duymuş denizcilerin fırtınaya yakalanması ve batma tehlikesi geçirmesi esnasında St.Nicholaus ’tan ağlayıp dua ederek yardım istemişlerdir. Bunun üzerine orada St. Nicholaus’un hayaleti belirmiş ve denizcilere “bakın ben buradayım, beni çağırdınız size yardım edeceğim” deyip, fırtınayı durdurmuştur. St. Nicholaus, kırılan gemi direği ve yırtılan yelkenin tamir etmiş ve denizciler Tanrıya dua ederek kurtularak Myra’da karaya çıkmışlardır. Hemen Kiliseye gidip St. Nicholaus ’un elini öpmek isteyen denizcilere St. Nicholaus “ben size yardım etmedim, bu olay sizin Tanrı’ya olan inancınızdan kaynaklanmış, sizlere Tanrı’nın bir bağışıdır” demiştir. Bir gün Myra’da büyük bir kıtlık ortaya çıkınca, halk kırılmak üzere iken Myra limanına uğrayıp, İskenderiye’ye giden bir gemide ambarların ağzına kadar buğday dolu olduğu duyulmuştur. Bunun üzerine gemicilerden kent halkı için buğday isteyen St. Nicholaus buğdayların imparatora ait olduğunu ve verme yetkilerinin olmadığını söyleyen denizcilere, korkmalarına gerek olmadığını, onlar için duacı olacağını söylemiştir. Bunun üzerine buğdayları alıp kıtlık çeken halka dağıtmış ve bunlar kent halkına iki sene yetmiştir. Bu arada Myra’dan ayrılarak İskenderiye’ye varan geminin ambarları açıldığında buğdayın eksik olmadığı, tıka basa dolu olduğu görülmüştür. Bu ve buna benzer efsaneler ve mucizeler nedeniyle St. Nicholaus ’un ünü tüm dünyaya yayılmış ve kendisi sevgi ve iyiliğin babası olarak kalplere yerleşmiştir. Avrupa’da bazı kentlerin koruyucusu olarak en yüksek azizlik mertebesine ulaşmıştır. Bugün her yıl Myra’daki St. Nicholaus törenleri 6 Aralık günü kutlanmaktadır. 1955 yılında Türkiye’de adına posta pulu çıkartılan Noel Baba için 1981 yılından itibaren ise Turizm Bakanlığı tarafından uluslar arası bir sempozyum yapılmaktadır. Doğu ve batı dünyası arasında hümanist nitelikli bir köprü kurulmasını sağlayan bu kutlamaların dünya barışına katkıda bulunacağına inanılmaktadır. Bu nedenle 1993 yılında Demre’de bir barış parkı inşa edilmiştir. St. Nicholaus Kilisesi Anadolunun Ana Tanrıçası Kyble’nin ardılı Artemis Elothea adına yapıldığı sanılan Tapınağın, M.S. 2.yy’da yaşanan büyük depremle yok olmasından sonra, tapınağın kalıntıları üzerine Bizans döneminde bir Ortodaks Kilisesinin yapıldığı sanılmaktadır. M.S.343’de 6 Aralık günü ölen St. Nicholaus ’un, Roma döneminden kalan bir mermer lahit içine konarak kilisenin güney yönündeki orta apsisin içine yerleştirildiği bilinmektedir. M.S. 7 ve 9.yy’lar arası tüm Güney Akdeniz’i kapsayan Arap akın ve yağmalarına bu kilise de maruz kalmış ve yıkılmıştır. Bizansın karışıklıklar içerisindeki Anadoluda, son dönemlerinde 1087 yılında yöreye gelen Bari’li İtalyan tacirler lahiti kırarak St. Nicholaus ’un kemiklerini çalıp İtalya’ya kaçırmışlardır. Fakat aceleyle yapılan bu hırsızlıkta utulan azizin birkaç parça kemiği bugün Antalya Müzesinde sergilenmektedir. Sonraki yıllarda Rus Çariçesi, Kilisenin bulunduğu araziyi satın almış ve daha sonraları kilise ve kubbeli çatısı yine Ruslar tarafından tamir ettirilmiştir. Güney yönündeki orta apsisin içinde yer alan ve çeşitli bitki rölyefleriyle ve ornamentlerle süslü, beyaz mermer bir sarkopag dikkati çeker ki, bunun Aziz St. Nicholaus ’a ait olduğu anlaşılmaktadır. Kilise esas olarak Ortodoks haçlı bazilika şeklinde inşa edilmiş olup, ortada kubbeli büyük bir ana bölüm, yanlarında iki yan salon, güneyde küçük dörtgen bir oda ile iki küçük odadan oluşmaktadır. Ana bölüm, üzeri yanlarda yarım kubbelerin desteklediği ortada büyük bir kubbe ile kapalı olup, dış taraftan polygonal sistemle yapılmış ve odasına düz kemerli pencere açılmıştır. İçinde kemerli bir dehliz üzerine 9 cavealı bir Synthranon inşa edilmiştir. Kemerli bir kapıdan yan odalara ve buradan da diğer yan bölümlere geçilmektedir. Bu yan odaların tabanları renkli mozaiklerle ve taşlarla döşenmiştir. Duvarlarda çeşitli dini olayların sembolize edildiği fresk kalıntıları görülür. Doğu tarafta ise iki küçük şapelin yarım daire şeklinde küçük apsisleri dikkati çeker. Bizans döneminde yapılmış olan ek odacıklar kuzey yönde bulunmakta olup, buraların çeşitli amaçlarla kullanıldığı sanılmaktadır. Odacıkların bitiminde bulunan ve yüksek duvarlarla çevrili bahçede çeşitli Bizans sütün başlıkları, mermer rölyef parçacıkları ve lahitler bulunmaktadır. Bahçenin köşesinde dörtgen şeklinde bir kurna dikkati çekmektedir ki, bunun kutsal su kurnası olduğu tahmin edilmektedir. Kilise uzun yıllar alüvyonlar altında kalmasına rağmen sıkça restore edilerek bugüne ulaşmıştır. Yöreye gelen Türkler, Kiliseye dokunmamışlar ve St. Nicholaus ’un kişiliğine saygı göstermişlerdir.

28.07.2008 15:14, 12245 kez okundu 0 kez tavsiye edildi.

Diğer Yazılar
Alman `Noel Baba`nın Demre`de barış gezisi
Demre`da Noel Baba Müzesi’ne ziyaretçi akını
Demre`de `Andriake Antik Kenti` gün ışığına çıkarılıyor
Saint Nicolaus Kilisesi Müzesi 2008 kazılarına başladı
St. Nicholaus / Noel Baba ve Noel Baba Kilisesi
Sura Köyü
Andriake / Myra Limanı
Myra / Demre / Kale
Kekova'daki batık kent temizleniyor
Noel Baba Kilisesi `nde kazı çalışmaları devam ediyor
Demre ( Myra )
Etiketler :

Foto Galeri

Bizans Kilisesi
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Demre ( Myra )
Patara
Demre
Elmalı da Kubaba Heykeli