Anadolu'daki antik tiyatroların neredeyse tamamı bir yamaca oyulmuştur. Side Tiyatrosu öyle değildir ve bu, onu Türkiye'deki en dikkat çekici antik yapılardan biri yapar.
Yamaç yoksa ne yapılır
Side düzlük bir alanda kurulduğu için tiyatroyu oyacak bir yamaç yoktu.
Çözüm, yapıyı kemerli, iki katlı ve tonozlu galeriler üzerine oturtmak oldu. Yani oturma basamakları bir tepeye değil, insan eliyle yapılmış bir taşıyıcı sisteme yaslanır.
Bu yöntem, Side Tiyatrosu'nu mimari açıdan Roma'nın Kolezyum'una benzetir.
Aynı mimari, aynı kader
Benzerlik yalnızca mimaride kalmadı. Side Tiyatrosu da Kolezyum gibi gladyatör oyunlarına sahne oldu.
Bunun kanıtı yapının kendisindedir: orkestranın etrafında, seyircileri sahnedeki gösterinin yol açabileceği tehlikelerden korumak için yapılmış bir duvar bulunur. Bu duvar, tiyatronun Geç Roma Dönemi'nde gladyatör ve hayvan dövüşleri için kullanıldığını gösterir.
Sahnenin altındaki, agoraya açılan uzun ve karanlık dehlizlerde ise vahşi hayvanların oyunlar için hazır bekletildiği tahmin edilmektedir.
Rakamlar ve ayrıntılar
- 17.000 kişi kapasiteli
- Üç katlı sahne yapısı
- M.S. 2. yüzyıldan kalma
- Heybetli sütunlar, heykeller ve mitolojik figür kabartmalarıyla süslü
Topraktan yapılmış orkestranın bir su kanalıyla çevrili olması, tiyatronun antik dönemde su oyunları için de kullanıldığını düşündürür.
5. ve 6. yüzyıllarda tiyatro açık hava ayinlerine mekân oldu; duvarlarında Sidelilerin dualarının yankılandığı bir döneme girdi.
Tiyatronun hemen yanında, yol kenarında M.Ö. 1. yüzyıldan kalma Dionysos Tapınağı bulunur; sütunları Mısır'dan getirilmiştir. Sanatın tanrısına ait bir tapınağın tiyatronun yanı başında olması muhtemelen bir övgüdür.
Agora: forum, pazar ve köle pazarı
Ana caddenin solunda, kentin iki agorasından biri olan ticari agora yer alır.
Agoralar yalnızca alışveriş yeri değildi; ülkenin ve kentin siyasi ve ekonomik durumunun tartışıldığı bir forum işlevi de görüyordu. Sideliler buna bir işlev daha eklediler.
M.Ö. 1. yüzyılda ticari agora, yanı başındaki tiyatroya bir geçitle bağlandı. Tiyatro ve agora birlikte köle pazarı olarak kullanılmaya başlandı. Side, bu ticaretin Akdeniz'deki merkezlerinden biriydi.
Agoranın ortasında bir zamanlar şans ve ticaret tanrıçası Fortuna'ya adanmış, yuvarlak planlı ve etrafında 12 adet Korint başlıklı sütun bulunan bir tapınak vardı. Agora, granit sütunlu galerilere ve onların gerisinde geniş dükkânlara sahipti.
Latrina: antik şehir planlamacılığı
Agoranın köşesinde ve tiyatronun yanı başında şehrin tuvaleti, latrina bulunur.
Kubbeli ve süslü bu yapı, caddelerin altındaki kanalizasyon sistemine bağlıydı. Side'yi gezerken en çok şaşırtan ayrıntılardan biridir; antik dönem şehir planlamacılığının ne düzeyde olduğunu tek başına gösterir.
Anadolu'nun en büyük antik çeşmesi
Ana kapının karşısındaki üç geniş kemerli ve havuzlu anıtsal çeşme de 2. yüzyıldan kalmadır ve Anadolu'nun en büyük antik çeşmesidir.
Aslında üç katlı, mermer kaplamalı ve kabartmalarla bezeliydi. Bugün yalnızca tek katı ve önündeki havuzun süslemelerinin bazı parçaları görülebilir.
Çeşmeye suyunu, Manavgat Çayı veriyordu. Su, kente su kemerleri aracılığıyla taşınıyordu; bu kemerlerin kalıntıları bugün de yer yer görülebilir.
Gezi sırası
Ana kapıdan girdikten sonra karşınıza Korint tarzı sütunların dizili olduğu iki cadde çıkar. Önünüzdeki cadde sizi Antik Side'nin sosyal ve kültürel hayatının merkezine götürür:
- Piskoposluk bazilikası ve sarayının kalıntıları (solda)
- Ticari agora ve latrina
- Roma Hamamı — bugün Side Müzesi olarak düzenlenmiştir
- Vespasian Çeşmesi ve tek kemerli anıtsal kapı
- Tiyatro
- Dionysos Tapınağı
- Bizans bazilikası kalıntıları
- Liman ve tapınaklar
Yarımadanın ucundaki tapınaklar için: Side Apollon Tapınağı: Günbatımının Sütunları
Kaynak: Antalya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Side tanıtım kitapçığı.
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.