16-09-2019
Forum

Ana Sayfa / Perge - Aspendos / Bitmeyen kazi

Perge sadece Türkiye`nin değil dünyanin da en önemli antik kentlerinden biri. Antalya gibi her yil milyonlarca turistin akin akin geldiği bir kentin çok yakininda bulunuyor olmasi Perge`ye ayri bir şöhret kazandiriyor. Perge yillardan beridir kazisi devam eden bir yer. Perge`yi Perge yapan buluntular ise devasa ölçülerdeki mermer heykelleri. O dönemlerde bu bölgede mermer atölyeleri kurulduğu biliniyor. Perge ayrica insanlarinin mutlu bir şekilde yaşadiği savaş yüzü pek görmemiş bir kent. Öyle ki yapilan kazilarda ortaya çikan cesetlerin hemen hemen hiç birinde çatişmalardan kaynakli ölüm olaylari tespit edilememiş. Ayrica ele geçen kitabelerde de çok büyük savaşlarin yaşandiğina dair herhangi bir ize rastlanmiyor.

Bir başka özellik ise bu bölgede yaşayan insanlarin kökeninin Anadolu olmasi. Daha önceki inanişlara göre bu bölgeye insanlar Yunanistan`dan göç etmişti. Ancak son yapilan kazilarda ele geçen buluntularda, Anadolu topraklarinda Yunan medeniyetinin izleri görülmeden önce Perge`den bahsedildiği anlaşildi. Her yil yapilan kazilarla tarihe işik tutan Perge son zamanlarda ödenek yetersizliği kiskaci içinde. Devletin yeterli ödenek ayirmamasi kazilarin çok erken bitmesine neden oluyor. Ayrica kazilarda elde edilen buluntularin korunmasi için gerekli olan güvenlik önlemleri de yine ödeneksizlikten dolayi yetersiz kaliyor. Bazen yanginlar bazen de tarih hirsizlari yüzünden Perge sikintili bir dönem içinde. Yüz yillardir ayakta kalmayi başaran şehir giriş kuleleri de çatlamiş durumda. Uzmanlara gör 4 şiddetinde bir deprem bile bu kuleleri yerle bir etmeye yeter. Bu kuleleri sağlamlaştirmak için nihayet bir bütçe ayrilmiş ama bu da yetersiz görünüyor.

Kazi ekibi Perge`yi eski görüntüsüne kavuşturmak için eski zamanlarda yikilan sütunlari yerlerine koymuş. Bunlarin da daha sağlam hale getirilmesi gerekiyor. Perge Kazi ekibi Başkani Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu kazilarin ödeneksizlikler yüzünden bu hizla gitmesi halinde yüzyillarca bitmeyeceği görüşünde. Abbasoğlu, "Ben 3. Başkanim. Bu hizla giderse 33. Başkani da görür. " diyor. Abbasoğlu ile Perge`de bir araya geldik ve sorunlari Kazi Başkani olarak ilk ağizdan dinledik.

Bakanliğin almiş olduğu yabancilarin kazi çalişmalarinin sinirlandirilmasi kararini nasil değerlendiriyorsunuz?
Bakanliğin almiş olduğu karar daha tam kesinleşmedi. Böyle bir taslak var ama henüz net bir açiklama gelmedi. Ben kazilari yerli ve yabanci kazi gruplari olarak ayirmak istemiyorum. Türkiye`de yapilan bütün kazilarin bir denetim altinda bir proje kapsaminda yapilmasi gerektiğine inaniyorum. Kazilari üç yilla sinirlamak pek mümkün değil. Çünkü kazi sürelerinin uzun olmasi gerekiyor. Sinirlama olmaz ama bölümlendirebilirsiniz. Bundan önce bakanlik eğer bir takim projeleri uygulamaya getirirse arkeolojik çalişmalar için daha iyi olur. Örneğin çok önemli olan kamulaştirmalari yapmasi lazim. Hala kamulaştirilmamiş alanlarda, birinci sit alaninda dünya kadar arkeolojik alan var. Buralarda bu kazilarin yapilmasi lazim. Öncelik olarak bunlara yer verilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Peki, Bakanlik neden böyle bir sinirlama gereği duydu? Sezilen bir suiistimal mi var?
Hayir, böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum. Kazilari yapan ekipler bilimsel ekipler ve arkeolojiye gönül vermiş insanlar. Mesela Nemrut`ta Hollandalilar bir proje sunmuşlardi. Bu bölgedeki kalintilari onaracaklardi. Bakanlik bir ekip oluşturdu ve bu ekipte arkeolog olarak bende vardim. Bu onarim çalişmalari denetlendi ve maalesef ekibin onarim amaci ile yaptiklari çalişmalar çok yeterli olmadi. Bunun üzerine genel müdürlük Hollandalilarin çalişma ruhsatini iptal etti. Burada Hollandalilar gerekli önlemi almadan, araştirmalari yapmadan oradaki heykellere ve taş eserlere müdahalede bulunmuşlar. Genel olarak çalişmalari kontrol altina almak için yapilmiş olabilir. Örneğin kisitli imkânlarla çalişanlar olabilir ya da yeterli bilgiye sahip olmayan ekipler olabilir, belki bunlari önlemek için de böyle bir uygulamanin gereği düşünülmüş olabilir.

Size göre kazi çalişmalari nasil gerçekleştirilmelidir?
Bir kazi başkani istediği gibi istediği yerde istediği şekilde kazmamasi lazim. Bir projeyle bu programi gerçekleştirmek gerekli. Bana göre soru sormali ve programini hazirlayarak o programi gerçekleştirmeye çalişilmalidir. Bu bağlamda şöyle bir örnek verebilirim; konutlar, gümrükler, tarih öncesi araştirilabilir. Bu projenin bitmesi ve bittikten sonra kazi başkaninin bunu korumasi lazim. Çoğu kazilarda korumaya önem verilmiyor bunlarin yoğunlaştirilmasi lazim. Bana göre Bakanlik kazidan önce korumaya ve restorasyona yönelik yönetmelik çikarmasi yerinde olur.

Kazilarda koruma işlemi nasil gerçekleşiyor? Kimlerle yapiliyor?
Kaziyi önce bitirmeniz bütün orijinal parçalari çikarip temizlemeniz lazim. O çikan parçalarin kâğit üzerinde röprodüksiyonun yapilmasi gerekiyor. Her şeyi yerine koyacaksiniz ve daha sonra restorasyon yapacaksiniz. Bunun içinde zamana, projeye ve paraya ihtiyaciniz var. Benim en büyük isteğim bu korumalarin dikkatli bir şekilde yapilmasina olanak sağlanmasi. Bu işler çoğu zaman müteahhitlerle yapiliyor ve ihaleleri alanlar bazen yeterli olmuyor, ekipmanlari iyi olmuyor bunlarin iyi denetlenmesi gerekiyor. Eski eser onarimini her hangi bir inşaat gibi görmemek lazim. Eski eser korumasi yapacak firmalari çok iyi seçmek ve denetlemek gerekiyor. Dikkatli yapilmazsa eğer, uzun vadede çok ciddi sorunlara yol açabilir.

Türkiye ne zaman sahip olduğu kültür varliklarini tam anlami ile ortaya çikaracak?
Bütün tarihi zenginliği birden bire ortaya çikarmak imkânsiz. Bizden sonrakiler ne yapacak. Tabii ki onlara da bir şey kalsin değil mi? Yapilacak çok iş var. Türkiye`nin tümü bir arkeolojik sit alani. Burada en önemli sorun ayrilan bütçe. Devletin bu işlere ayirdiği bütçe yeterli değil. Pasta büyük, dilimler küçük ama yeterli para yok.

Peki, neler yapilmasi lazim? Bütçe nasil çoğaltilabilir?
Turizm Bakanliği`nin genel olarak ayirdiği bütçe nedir ona da bakmak gerekir. Birde bunun yaninda genel bütçeden kazilara ayiracaği bütçede önemli ki, bu da çok az. Başka bir yol bulmak lazim. Bunlarin en önemlisi sponsorluk yasasi. Bu çok güzel ve yerinde bir uygulama. Artik kültür varliklarinin yaşatilmasi, onarilmasi ve korunmasi için bağişta bulunanlar bunun büyük bir kismini vergiden düşebiliyorlar. Bu özendirici bir durum. şimdi bu sponsorlari daha fazla bilinçlendirmek, özendirmek ve yönlendirmek lazim. Yurt dişinda Amerika`da birçok dergi sponsor oluyor. Almanya`da birçok kamu kuruluşu, italya`da bankalar, sigorta şirketleri sponsorluk yapiyor. Türkiye`de ise yirmiye yakin banka var her biri bir ören yerine sponsor olsa bu yerler kurtulur. Onun dişinda sanayi kuruluşlari olabilir, ya da bazi pilot bölgeler arkeolojik park olarak ilan edilebilir. Kendi geliri ile kendi korumasini yapabilir. Bunun örnekleri pek çok yerde var. Ören yerlerinin kendi içlerinde topladiklari paralar yine kendilerine harcaninca daha iyi korunacak ve uzun yillar ayakta kalacak. Bugün en çok ziyaretçi alan on ören yerinden biri olan Perge`de toplanan paralarin on`da biri bilimsel araştirmalara harcanmiyor. Bu ören yerleri devletin sağladiği döner sermayeden gönderilen bekçi ile korunuyor. Güvenliğin sağlanabilmesi için daha çok bekçi olmasi lazim ama bu da bu paralarla mümkün değil. Bunu kendi içinde oluşturan bir sistemin düzenlemesi gerekli o zaman daha fazla ziyaretçi gelir ve daha fazla gelir elde edilir. iyi bir düzen kurmak gerekir bu her yer için geçerli. Bilimsel araştirmalari köklü olan eskiye dayanan yerler için böyle projeler başlatilabilir. Efes, Sagalassos, Afrodisyas gibi. Bir iki sene içerisinde iyi sonuç alindiğinda bu çoğaltilabilir. Onun dişinda büyük sanayi kuruluşlari, holdingleri, şirketleri özendirmek lazim.
En önemlisi de yerel yönetimlerin katkisi olmasi gerekiyor. Yerel yönetimler katki sağlamazlarsa bunlari korumak oldukça zordur. Yerel halka bunun önemini anlatmak lazim ki bu da eğitimle olur. insanlarimiz burada yarini temsil edecekler.

Perge`de kazilar ne zaman, nasil başladi?
Perge kazilari ilk kez1946 yilinda Ord. Prof. Dr. A. Müfit Manser tarafindan başlatildi. 1975`de Manser`in ölümünden sonra Prof. Dr Jale inan başkanliği aldi ve 1988 yilindan beri benim tarafimdan yürütülüyor.

Son yillarda gerçekleşen kazilarda neler bulundu?
1986 yilinda Hititler`in başkenti Hattuşaş`da bir bronz tablet bulundu. Buradan da o dönemlerde Hititlilerin Perge`yi bildiğini anliyoruz. Bunun dişinda dört tane mezar bulduk. M.Ö 4200 yillarina dayaniyor. Pek çok çanak, çömlek, Kibris geometrik dönem keramikleri bulduk.

Mezarlar ailelerin ekonomik durumlari ile ilgili bilgi veriyor mu?
Mezar taşlarindan değil de mezar yapi cinslerinden bilgi sahibi olabiliyoruz. Görkemli yani anitsal mezarlardan çikan iskeletlerin daha narin, ince olduklarini görebiliyoruz. Daha basit mezarlarda ise fazla güç sarf eden, eğilmiş, bükülmüş iskeletler çikiyor. Parasi olan daha anitsal mezarlar yapiyor.

Çalişmalarinizin bundan sonrasi için neler planliyorsunuz?
Perge kazilarinda çok sayida heykel bulundu, Perge bir heykeltiraşlik okulunun bulunduğu bir kent ve Anadolu`da bildiğim kadariyla Afrodisias`tan sonra en kaliteli heykel olan yer. Atölye`nin yerini bulamadik ama iki yüz`ün üzerinde çok iyi durumda heykeller var. M.S 2. yüz yilda gerek mimarinin çok kaliteli olmasi gerekse heykeltiraşçilik eserlerinin olmasi bizi başka projelere yönlendirdi. O dönem insanlari acaba nasil evlerde oturuyorlardi? Bunun üzerine " konut ve gömüt", yani insanin yaşamindaki ve yaşamdan sonraki evlerinin nasil olduğu projesini gerçekleştirdik. Alti tane konutu tamamen açtik ve bu konutlarin aşaği yukari dört yüz yil gibi uzun bir süreyle kullanildiklarini ve çeşitli değişimlere uğradiktan sonra M.S 500. yüz yilda durumlari ile günümüze geldiğini gördük. Evin birini mutfak raflarinin izlerine kadar bulduk. Sarnici sakladik hala içinde su var. Yemek odasi hala mevcut. Bu evin din görevlisine ait olduğunu düşünüyoruz. Çünkü tören salonu olabilecek kadar büyük bir apsisli salon var. Bazi mekânlarin iki katli olduğunu biliyoruz. O dönemde yapilan çanak ve çömlekler çok daha kaliteli. Mesela mezarlarda ceza işaretleri gördük. Çeşitli mezar biçimleri var. Afyon mermerlerinden yapilmiş lahitler var.

Kaynak : Serbulent Özkan

13.03.2007 00:21, 8704 kez okundu 1 kez tavsiye edildi.

Diğer Yazılar
Silyon
Aspendos , Belkıs
Perge , Aksu
Bitmeyen kazi
Perge
Aspendos
Etiketler :

Foto Galeri