Aksu Çayı, Antalya'nın en çok anılan ama en az bilinen akarsuyudur. Bu nehrin adı, **Hitit çağından beri** yazılı kayıtlarda geçmektedir ve Anadolu'nun en eski belgelenmiş yer adlarından biridir.
Üç çağın üç adı
- **Kastaraya** — Hitit metinlerinde
- **Kestros** — Hellen ve Roma çağında
- **Aksu Çayı** — bugün
Aynı nehir, üç bin yıldır aynı kökten türeyen adlarla anılmaktadır.
M.Ö. 13. yüzyıldan bir antlaşma
Hitit kralı **Tudhaliya IV** (M.Ö. 1237-1209), Muwatalli'nin oğlu Kurunta ile imzaladığı antlaşmada sınırları belirlerken şöyle der:
"Kastaraya nehrine kadar olan topraklar Hulaya-Nehri ülkesinde Tarhuntassa'ya sınır olsun. Kastaraya nehrinin yakınındaki Parha ise Lukka ülkesi sınırlarında kalmaktadır. Bu ülkeyi ele geçirirsem, bu toprakları da senin ülkene katacağım."
Bu kısa paragrafta bugünkü Antalya coğrafyasının iki adı birden geçer:
- **Kastaraya** = Aksu Çayı
- **Parha** = Perge
Yani Perge'nin adı, kentin bilinen Roma yapılarından bin yıldan fazla önce, bir Hitit antlaşma metnine yazılmıştır.
Nehir bir sınırdı
Antlaşma metninden anlaşıldığı kadarıyla tarihî coğrafya şöyleydi:
- Hitit metinlerinden **Aksu'ya kadar** gelen bölge, Tarhuntassa vassal devletine aitti
- **Perge'den itibaren** başlayan topraklar Lukka (Likya) memleketine aitti
Tarhuntassa devletinin sınırları nispeten iyi bilinmektedir: güneydoğuda Silifke civarından başlar, tüm sahil boyunca ilerler ve **Aksu'da son bulur.** Kuzeybatı sınırı ise Eğirdir ve Beyşehir gölleri üzerinden Konya-Hatip'e, oradan Karaman'a uzanır.
Metinde geçen **Hulaya Nehri**'nin ise Manavgat Çayı olabileceği değerlendirilmektedir.
Aksu Çayı, üç bin yıl önce iki ülkeyi ayıran sınırdı.
Perge'de Hitit izleri
Uzun süre, bu tür yer adlarının Hitit çağına dayandığı yalnızca dilbilimsel bir varsayımdı. Perge'de durum değişti: kentte **Hitit çağına ait buluntular tartışma götürmeksizin ortaya çıkmıştır.**
Antalya il sınırları içinde Hitit çağından yazılı bir belge bugüne kadar ele geçmemiştir; ancak Perge örneğinde hem dilbilimsel hem arkeolojik kanıt bir arada bulunmaktadır.
Aynı kökene dayandığı düşünülen diğer adlar: Patara ve — Sallusa/Sillyon benzerliği üzerinden — Gazipaşa ve Serik çevresindeki yerleşimler.
Nehrin şehre etkisi
Perge, deniz kıyısında değildir; kent, Aksu Çayı üzerinden denize bağlanan bir iç limandı. Gemiler nehirden yukarı çıkarak kente ulaşırdı.
Zamanla nehrin taşıdığı alüvyon yatağı doldurdu ve Perge denizle bağlantısını yitirdi. Aynı süreç Patara'da da yaşanmıştır: Antalya kıyısındaki antik limanların çoğunu bitiren şey savaş değil, alüvyondur.
Bugün
Aksu Çayı, ilçeye adını vermiştir. **Karaöz Aksu Çayı Piknik Bölgesi**, nehir kıyısındaki en bilinen mesire alanıdır ve yaz aylarında serinlemek için tercih edilir.
Nehrin Antalya-Alanya karayolunu geçtiği nokta, Perge antik kentine sapılan yerdir; iki bin yıl önceki liman yolu ile bugünkü karayolu hemen hemen aynı hattı izler.
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.