18-11-2018
Forum

Ana Sayfa / Dünyadan Haberler / Mısır`da `Badem gözlü` dev bir heykel ortaya çıktı

Mısır’daki Memnon Heykelleri ve III. Amenhotep Tapınağı’nı Koruma Projesi kapsamında yapılan kazılarda büyük kralın yüzünü ayrıntılarıyla gösteren dev bir heykel, tanrısal bir varlığa ait baş figürü ve kral ile eşini sunakta betimleyen bir dikilitaş bulundu.

Luksor’un batı yakasındaki Kom el-Hettan’da Memnon ve III. Amenhotep Heykellerini Koruma Projesi kapsamında 18. Hanedan kralı III. Amenhotep’e (1390-1352 MÖ) ait mezar tapınağında yapılan kazılar sırasında büyük krala ait, su mermeri taşından yapılma devasa bir heykel bulundu. Kazıları yapan ekip ayrıca bir antik dönem tanrısal varlığına ait heykel başını keşfederken aynı krala ait bir baş figürünü ve dikilitaşı restore etti.

Kralın üzerindeki kıvrımlı fistan
Mısır Antik Eserlerden Sorumlu Devlet Bakanı Dr. Zahi Havas, bulunan devasa heykelin III. Amenhotep’i oturur vaziyette, Nemes başlığı ve kıvrımlı bir shendjyt fistan giymiş ve kraliyet mensuplarına özgü sakal bırakmış şekilde gösterdiğini duyurdu. Devasa heykel, ilk girişi koruyan Memnon Heykellerinin 200 metre kadar gerisinde, Mezar tapınağının üçüncü girişine giden yolda bulundu.

Bakan Havas, heykelin bir zamanlar üçüncü girişe yerleştirilen heykellerden biri olduğunu ifade etti. Havas’a göre her iki heykel de antik dönemde yaşanan bir depremde yıkılmıştı ancak parçaları Nil’in alüvyon katmanlarından görülebiliyordu. İki heykelden birinin taht bölümlerinin arkası önceki kazılarda keşfedilmiş ve üzerinde yazılı tamamlanmamış metinler yayınlanmıştı. Dr. Zahi Havas heykelin diğer parçalarının aşama aşama açığa çıkarılacağı belirtirken restore edilmiş heykelin yakın gelecekte orijinal konumuna yerleştirileceğini açıkladı.

Kralın yüzünü ayrıntılarıyla betimleyen heykel, antik dünyanın başyapıtlarından biri olarak görülüyor
Mısırlı devlet bakanı, III. Amenhotep’in dev heykeldeki yüzünün kraliyet dönem sanatının bir başyapıtı olduğunu ifade etti. Kozmetik çizgilerle çevrili badem gözlere, kısa bir buruna ve keskin bir çıkıntıyla sınırlanmış geniş dudaklı büyük bir ağıza sahip olan yüz 1,20 metre yüksekliğinde. Yüzün oldukça büyük ölçeğine rağmen çok iyi kazındığı ve çok iyi oranlandığı da göze çarpıyor.

18 metre ile türünün tek örneği
Kazı ekibinin başı Dr. Hourig Sourouzian, yapılan keşfin hem tapınağın tarihi hem de Mısır sanat ve heykelcilik tarihi açısından çok büyük önem taşıdığını belirtti. Dev heykeli benzersiz yapansa yapımında kullanılan taşın çok iyi kazınmış olması. Yapımda kullanılan su mermeri taşı Orta Mısır’da yer alan Hatnub’un taş ocaklarından yontulmuş. Bu maddenin dev heykel tasarımlarında çok nadiren kullanıldığına dikkat çeken Dr. Sourouzian Kom el-Hettan’daki heykellerin 18 metrelik boylarıyla günümüze oluşan tek örnekler olduğunu vurguladı.

Gizemli baş figürü
Kazı ekibi tapınağın büyük avlusundaki haritalama ve yol açma çalışmaları sırasında, granodiyorite kazınmış, tanrısal bir varlığa ait bir baş figürünü de keşfetti. 28,5 cm yüksekliğindeki baş figürü bir erkek tanrıyı yivli peruk giymiş halde gösteriyor. Çenesinin altındaki kıvrımlı ilahi tarzda sakalı da görülebiliyor.

Kralı sunakta gösteren dikilitaş
Büyük avludaki kazılarda III. Amenhotep’in kırmızı kuvarsitten yapılmış dikilitaşı da bulundu. Mısır Antik Eserler Bakanlığı Firavunlar Bölümünün başında bulunan Muhammed Abdel Fatah, eserin proje ekibi tarafından restore edildiğini bildirdi. Ekibin lideri Dr. Sourouzian uzmanların 27 büyük parçayı aşama aşama birleştirerek dikilitaşı orijinal büyüklüğünün 5’te 4’ü olan 7,40 metre yüksekliğine nasıl ulaştırdığını anlattı: “Taş gerçekte 9 metre uzunluğundaydı. Restorasyon süreci taşın yuvarlak tepesinin yerleştirilmesinden sonra gelecek sezon tamamlanmış olacak. Taş bu yüzü Amenhotep ile eşi Kraliçe Tiye’yi tanrılardan Amun-Ra ve Sokar’a sunuşta bulunurken betimliyor. Taşın geri kalanı 25 satır uzunluğunda hiyeroglif yazı içeriyor. Bu yazılar III. Amenhotep’in Tehebes’in büyük tanrılarına adadığı tapınakları listeliyor.”

Proje ekibi kralın halihazırda Luksor Müzesi’nde sergilenen kızıl granit baş figürünün sakalını da yerleştirdi. Belgelere ve çekilen fotoğraflara göre başla sakal ilk kez 1957 yılında Dr. Labib Habachi tarafından keşfedilmişti ancak heykel günümüze kadar sakalsız olarak sergileniyordu. Proje ekibi bu kayıp parçayı da bularak baş heykelini tamamlamış oldu.

Mısır Türkiye Turizm Konsolosu Nehad Gamal Eldin ise şunları söyledi: “Bu muhteşem keşiflerin iki önemli boyutu var. Biri Mısır sanatının bundan binlerce yıl önce bile ne kadar ileri olduğunu göstermesi diğeri de Mısır tarihinin bunca yıllık köklülüğüne rağmen bizi hala şaşırtması. Restorasyon çalışmaları tam olarak tamamlandığında tüm bu eserleri eskiden dikildikleri yerlerde görme şansına ulaşacağımız için çok heyecanlıyız.”

09.06.2011 00:00, 4053 kez okundu 0 kez tavsiye edildi.

Diğer Yazılar
Tarihi Rodos Adasında Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalan tarihi eserler tahrip ediliyor
Mısır`da `Badem gözlü` dev bir heykel ortaya çıktı
Çin’de Türk Pavyonu rekora koşuyor
İtalyada`ki deprem uzaydan böyle görüntülendi
Amerika'da esrarengiz virüs paniği
Balinalar neden intihar ediyor
BM ye göre Dünya Goril Yılı Başladı
İklim değişikliğinin etkileri silsile halinde devam
Dubai de Hizmet : Plaj kumu soğutuluyor
NASA ya göre buzulların durumu
ABD’de Tanrı’ya karşı açılan dava reddedildi
WFP`ye göre K. Kore’de açlık tehlikesi var
Kelime bulma oyunu Scrabble 60 yaşında
Chavez, Sean Penn’e boru hattı gezdirdi
Bu fotoğraf Atina'yı karıştırdı
İran’da casus güvercin avı
İngiltere`de kaybolan kedi 9 yıl sonra evine döndü
ABD’nin en büyük bankası battı
Kongo`da futbolda büyü kavgası
Fas krali, 33 bin kisiye af cikardi
Etiketler :

Foto Galeri

Elmalı da Gümüşkral Heykeli
Elmalı da Kubaba Heykeli