10-07-2020
Forum

Ana Sayfa / Diğer Gündem / Mavi ile yeşilin dansi

Salda gölü ülkemizin en temiz ve de en derin gölü olma liyakatine sahip. Bu özelliklerinden geliyormuş koyu mavi rengi.
Yorucu ve gürültülü şehir atmosferinden bir ya da iki günlüğüne de olsa kaçip kurtulmak istediğiniz zamanlar olur ya. `Nereye olursa olsun yeter ki bu şehirden çikayim` dediğiniz zamanlar. Nazim`in deyişiyle;
`Ne bir avuç yildiz,
Ne bir mendil mavilik.
Bizi burada mi bastiracak ölüm,
Biz bu şehirden çikamayacak miyiz gülüm?..`

işte böylesi bir düşünceyle uçuverdik bir hafta sonu bu şehirden. Korkuteli üzerinden Denizli`ye doğru bastik gaza. Anadolu`nun topraklarini sararmiş gördük. Ekinlerin kavrulduğunu, derelerin can çekiştiğini. Yaz tüm sicakliğiyla bastirmaya başlamiş. Tarlalarda tek tük ağaç gölgelerine siğinan köylülere el salladik. Toprağin verdiği hayat karşiliğinda istediği emeği gördük. Virane köyler, küçücük ilçeler.. ve genelinde ayni tabloyu andiran manzaralar gördük. Her manzara karşisinda frene basip seyre dalmayi istedik.
Bu düşünceler içinde yol almaya devam ederken Burdur`un Karamanli ilçesinin devaminda bir iki köy ve kasabanin ardindan karşimiza birden bire masmavi bi göl kenarina kurulmuş şirin bir ilçe çikiverdi. Bir göl bu kadar mi mavi ve berrak olur` Bir göl çevresindeki tabiatla bu kadar mi barişik ve yakişikli olur` Uzaktan gördüğümüz bu enfes manzaranin içinde kaybolmayi isteme heyecaniyla devam ettik yola. Burdur`un Yeşilova ilçesiydi burasi. Kendi halinde, sakin, yeşiller içine gömülmüş bir Yeşilova. Hafta sonu olmasi ve yaz mevsimi nedeniyle caddelerinde ne bir araç ne de insan trafiği vardi.
Girmemizle çikmamiz bir oldu Yeşilova`dan. Artik önümüzde sadece salda gölünün eşsiz tablosu duruyordu. Yeşille mavinin bu kadar iç içe olmasi inanilmaz bir ahenkti. Doğa sanki şaka yaparcasina gülümsüyordu. Bembeyaz kumlarla kapli sahillerinde insanlarin mutluluğunu gördük. Çamlar altina gerilmiş hamaklari, yakilmiş mangallari ve serilmiş kilimleri gördük. Çocuklarin neşe çiğliklarini duyduk.

Türkiye`nin en temiz ve en derin gölü
Salda gölü ülkemizin en temiz ve de en derin gölü olma liyakatine sahip. Bu özelliklerinden geliyormuş koyu mavi rengi. Eşeler daği, karaçam ve sariçamlarla kapli eteklerini sahile indirmiş ayaklarini suya sokmuş sanki. Bu yeşillikler arasinda yer yer dinlenme tesislerini gördük. Derken `Günübirlik Orman içi Konaklama` tabelasinin gösterdiği yöne dönerek çamlarin içine gömülüverdik. Koruma altindaki gölün şifali suyu ve cezp edici görünümü ile Salda, Göller Bölgesi'nde farkli bir konum kazaniyor. irili ufakli onlarca gölü bağrinda barindiran Göller bölgesi`nde Salda, bir inci gibi kendi varliğini hissettiriyor. Krater gölü Salda'nin 184 metre derinliği bulunuyor. Bu derinlik firtinali havalarda dibi karişmadiği için Salda Gölü'nün berrakliğini bozamiyor.

Suyu şifali
Göl suyunun oluşumunda magnezyum, soda ve kil bulunmasi bazi cilt hastaliklarinin tedavisinde yararli sonuçlar sağladiği bilimsel raporlarla kanitlanmiş durumda. Uzmanlarin yaptiği araştirmalara göre göl suyu sivilcelere iyi geliyor. Gölün arka kisminda kalan orman örtüsü, keklik, tavşan, tilki, yaban domuzu, göl ise yaban ördeklerine ev sahipliği yapiyor. Aynalisazan baliklarinin 500 kiloya kadar ulaştiği ancak gölün derinliğinden dolayi avlanma imkânin bulunmadiği bilinen bir durum. Göl çevresinde bulunan Salda ve Doğanbaba köylüleri ise eşeler dağindan göle akan derelerde ağ ile balik avciliği yapiyor. Dinlenme tesislerinde kurulan havuzlarda ise alabaliklar adeta kayniyor.

Tur otobüslerinin mola merkezi
Antalya`dan 3 saatlik mesafede bulunan Salda gölü, Antalya`dan Denizli`ye turist taşiyan tur operatörlerinin de dinlenme merkezi konumunda. Her gün otobüslerden inen yüzlerce turist bu baş döndürücü mavilik karşisinda yemek yemenin zevkini yaşiyor. Öyle ki burayi yillar önce görüp de hayran kalan ve herkese karavaniyla göl kenarinda yaz tatilini geçiren turistler var. Türkiye'nin en derin gölü olan Salda kiyilarinda süslenmiş develer gezi ve fotoğraf çektirmek isteyen turistlerce kiralaniyor. Deve turu düzenleyenler merdivenle develerin üstüne binenlere ağir adimlarla salina salina göl kenarinda deve sirtinda gezi zevki yaşatiyorlar. Gezi sirasindaki beyaz sodali bölgeler dikkat çekiyor. Soda tepeleri oto ve moto-krosçular için tarifi imkânsiz müthiş duygular tattiran bir parkur niteliğinde. Bu tepeler arasinda araç kullanmanin bambaşka bir zevk yaşatirken, kumsuz zemin hiç toz çikarmiyor, patinaj yaptirmiyor.

Yazin bile kar var
Gölü tepeden seyretmek ve fotoğraflamak ise bambaşka bir duygu. Yeşilova'nin içinden geçip eşeler Yaylasi'na doğru çikarken Radar Tepesi üzerinden bakinca altinizda uzanan yeşille mavinin beraberliğini seyretmek tüm yorgunluğunuzu aliyor. Yaz mevsiminde bile kar bulunan Tinaz Tepesi'ne çikanlar kar görebiliyor. Bu karlar, görsel güzelliğin yani sira köylülerin gelir kaynaği da oluyor. Köy halki karlari pekmezle kariştirip Perşembe günleri kurulan çok renkli pazarlarda satiyorlar. Yeşilova'ya bağli 47 köyden gelen ürünler yayla suyu ile sulandiğindan hem ayri bir lezzete sahip, hem de bölgenin ürün bolluğu nedeniyle Antalya piyasasina göre daha ekonomik fiyatli alinabiliyor.

Yedi beyaz ada
Salda Gölü'ne eğer yaz aylarinda giderseniz ilginç yüzey şekilleri dikkatinizi çekecek. Göl içindeki sularin çekilmesiyle görülmeye başlayan yedi beyaz ada, gölün güzelliğine bir başka güzellik katiyor. Kişin ise yükselen sular, adalari yutuyor. Ancak bu adalarin bulunduğu kiyilarda herhangi bir tesis bulunmuyor. Tesisler tamamen günübirlik kullanim amaçli. Koruma altinda olmasindan dolayi göl çevresinde herhangi bir yapilaşmaya izin verilmiyor. Bu nedenle bu güzel cennet köşensin tadini çikarmak isteyenler ya çadirlariyla ya da karavanlariyla buraya gelmek zorundalar.

ilginç bir araştirma
Salda Gölü`nde çekim yapan ingiliz uzmanlar, göldeki magnezyum yüklü beyaz kayalarin Mars`ta da bulunduğunu açiklamiş. Salda Gölü`nde dört yil araştirma yapan, iskoçya`nin Glasgow Üniversitesi`nden Prof. Dr. Mike Russel, ingiliz yayin kuruluşu BBC`den üç kişilik ekiple Salda Gölü`nde televizyon çekimi yapmiş. Prof. Russel, dünya üzerinde, Mars`in yüzey özelliklerini taşiyan iki yer bulunduğunu, bunlardan birisinin Kanada`nin kuzey bölgesinde, diğerinin de Salda Gölü`nde olduğunu belirtmiş. Bilindiği gibi Mars Gezegeni`nde hayatin olup olmadiği çok uzun yillardan beri tartişma konusudur. Bu tartişmalar daha çok gezegende suyun varliği veya yokluğuyla ilgilidir. Zira su hayatin vazgeçilemezlerinden bir şart olarak görülmektedir. Bu suyun da gaz (buhar) yahut buz (kati) halde değil sivi halde olmasi hayatin mevcudiyeti açisindan başka bir şarttir. Günümüzde şurasi çok açiktir ki Mars`ta ortalama sicaklik 70 derecedir. Atmosferin günün en sicak saatinde bile 31 derece olduğu bilinmektedir ( ancak ekvator bölgesinde sicaklik öğleyin+20 derecedir). Ayrica bu atmosfer % 95 karbondioksit içermekte, ozon tabakasinin hiç olmamasi ise Mars`in mor ötesi işinlara da sürekli açik olduğuna işaret eder. Bu durumda Mars`ta hayat yoktur. Ancak bu, geçmişte de olmadiği anlamina gelmez. Meselenin en can alici noktasi burada düğümlenmektedir. Çünkü hem Mars`tan kopup geldiği sanilan meteoritler hem de Mars`a inen Viking adli aracin verileri hayatin bir zamanlar bu gezegende de var olduğuna da işaret eder. Gezegenin bir zamanlar yüzeyinde (örneğin 3 milyar yil önce) sivi içerdiği NASA tarafindan son zamanlarda açiklanmiştir. Hatta NASA`ya göre Mars`ta yüzeyde belirli bir mesafe derinlikte 3 milyar yil kadar önceki suyun kalintisi olarak bir buz tabakasi vardi. NASA`nin yayimladiği fotoğraflara göre gezegende dünyamizdakine benzer akarsu ağlari, menderesli nehirler, vadiler, göller, krater gölleri vs de gözlemlenmektedir. Bu fotoğraflarin yayimlanmasiyla birlikte Salda Gölü konu ile uğraşan bilim adamlarinin dikkat ve ilgisini çekmiştir. Bu ilgi daha da ileri giderek gölün belgesel filmlere konu olmasini sağlamiştir. Nitekim dünyaca ünlü BBC kanalinin belgesel yapimcilarindan Sam ROBERTS ve ekibi 2000 yili Ekim ayinda ülkemize gelmiş, göl ve çevresinde belgesel çekmişlerdir. Bu belgesel BBC-2 belgesel programi HORIZON (UFUK) da 11 Ocak 2001 saat 21.00`de gösterilmiştir. Peki, Salda Gölü bu kadar ilgiyi neden çekmiştir` Salda Gölü yaklaşik 50 kilometrekarelik bir alan kaplar. Tatli-soda su özelliğinden göl suyu bol miktarda magnezyum içerir. Bu magnezyum göldeki bakteriler tarafindan tüketilir ve beyaz renkli hidromanyezit minareline dönüşerek onlarin yapi taşlarini oluşturur. Hidromanyezit minerallerinden yapili bakteri kolonileri bir araya gelerek stromotolitleri meydana getirir. Bu stromolitler göl içinde kiyi adalarinin teşekkülüne yol açar. Bu adalarin su yüzeyinden yüksekliği 5-8 metre, su içindeki yüksekliği de 8-10 metreye kadar ulaşabilmektedir. Kiyida hidromanyezit mineralinden yapili bu stromolitler dalgalarin etkisiyle ayriştirilirlar ve sahil kumlari olarak çökelirler. Böylece gölün etrafi bembeyaz bir kuşakla çevrilidir. işte bu beyaz sahil şeridi göle özel bir görünüm kazandirir. Bu tür görünümleri Mars`tan gelen fotoğraflarda da yer almasi oldukça dikkat çekicidir. Mars`tan gelen fotoğraflarda gözlenen beyazliklarinda hidromanyezit olduğu fizikçiler tarafindan ileri sürülmektedir. Hidromanyezitler ise yalniz ve yalnizca sivi suyun bulunduğu ortamlarda bakteriler tarafindan üretilmektedir (stromolitler şeklinde). şu halde Salda gölü Mars Gezegeninde hayat ve suyun olup olmadiğina dair çalişmalari işik tutabilecek Dünyamizdaki tabii laboratuarlardan biridir. Zaten bu yüzden de bilim adamlarinin gündemindedir

Bu kadar mükemmeliyetlerine bir de mars gezegeni benzerliğini ekleyen Salda gölü`nü bu güne kadar görmediyseniz, bizim yaptiğimiz gibi atlayin arabaniza 3 saatte oradasiniz. Akşam olduğu zaman ayrilmak zor gelecek belki ama, bu mavi ve yeşilin sarhoşluğuna alişacaksiniz ve en kisa zamanda da çadirinizla birlikte tekrar geri geleceksiniz.

Kaynak : Serbulent Özkan

12.03.2007 14:40, 11501 kez okundu 5 kez tavsiye edildi.

Diğer Yazılar
Trafik Kazalarına Karşı Uyarılar
2009 Yılbaşında hediyeler göz kamaştırıyor
OECD e göre ormanlarımız büyüyor
Turizmde GPS uyumlu mobil rehber dönemi
Erzurum'da tiyatro rekoru
Allianoi çamurda heykeli Zaragoza'da
2008 Yılbaşı Büyük İkramiye Milli Piyango
2008 Yılbaşı Özel Çekiliş Milli Piyango Tam Sonuçları
Mavi ile yeşilin dansi
Baskenti sarsan yasak ask iddiasi
Dort buyuk ilde Hepatit-C tehlikesi
Kutsal topraklardan donus basladi
Dunyayi degistiren bilimadamlari Antalya`da
Hekimlerin % 32,7`si hastanede sigara iciyor
Bayramin kaza bilancosu: 49 olu, 266 yarali
Diyaliz Merkezi`ndeki skandala inceleme
Bir ogretmen 12 ogrenci tipiden mahsur kaldi
CHP`li milletvekili trafik kazasinda oldu
Malatya`da hafif siddetli deprem
Bati da lodos, dogu da soguk
Etiketler :

Foto Galeri