19-08-2019
Forum

Ana Sayfa / Sağlık / Kalp damar hastaliklari ve tedavisi

Bu gelismelerden bazilarini, ani kalp krizlerinde damarin acilmasi, uzun vadeli tikali damarlarin acilmasi ya da acilan damarlarin idamesine yonelik tedaviler olarak siralayan doktorlar, kalp damar hastaliklarini, uzun donemde atardamar sertlesmesine (ateroskleroz) bagli kalbin koroner damarlarinda darlik ve tikanikliklar meydana gelmesi seklinde tanimliyor.

Hastaligin once plakla basladigini belirten doktorlar, daha sonra giderek yavas yavas daralma ve yillar icerisinde ani tikanma ya da uzun vadeli yavas tikanma seklinde ilerledigini ifade ediyor. Doktorlar, kadinlarin dogurganlik yaslari icinde cesitli hormonlar tarafindan, ozellikle ostrojen hormonu tarafindan kalp damar hastaliklarindan korunduklarina dikkat cekerken, bu korumanin, ancak gerek normal gerek cerrahi menopoz sonrasi ostrojenin azalmasiyla zayifladigini belirtiyor.

Kalp damar hastaliklari oranlarinin ileri yastaki kadinlar ve erkekler arasinda esitlendigini soyleyen Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi doktorlari, ozellikle ailesinde erken olum, kolestrol yuksekligi, sigara icme aliskanligi olan kadinlarda kalp damar hastaliklarina yakalanma riskinin ileri yastaki erkeklerden daha fazla oldugunu savunuyor.

TANI KOYMA
Kalp damar hastaliklarinin, cocuklarda ve eriskinlerde gorulen kalp hastaliklari olmak uzere ikiye ayrildigini belirten Kalp Damar Cerrahisi Uzmani Prof. Dr. Sertac Cicek, bu hastaligin her iki turunu de soyle anlatti:

`Cocuklarda gorulen kalp hastaliklari daha cok dogumsal dedigimiz kalp hastaliklaridir. Bunlar fizyolojik ve anatomik bozukluga gore yasamin cok erken donemlerinde bebek dogar dogmaz ortaya cikabilen hastaliklar ya da daha ileri safhalarda ortaya cikan hastaliklar. Eriskinlerde gorulen kalp hastaliklariysa daha cok sonradan edinilen hastaliklardir. Bunlardan da en buyuk bolumu damar sertligi dedigimiz atardamar sertlesmesine bagli kalpteki koroner damarlari tikayici hastaliklar`.

Hastalarin gogsunde agri hissetmeye, nefes darligi yasamaya ve en onemlisi bu yuzden isini ve sosyal yasantisini aksatmaya basladigi zaman hastaligin farkina vardiklarini ve o zaman doktora bas vurduklarini belirten Kardiyoloji Uzmani Dr. Mahmut Cakmak, hastanin cesitli sikayetlerle doktora geldiginde ilk asamanin tani koymak oldugunu soyledi. Dr. Cakmak, tani koyma asamasinda, yaklasik 150 yillik bir icat olan elektrokardiyografi cektiklerini sozlerine ekleyerek, `Ancak elektrokardiyografiyle istirahat halinde yani kalp krizi dirimi haricinde pek bulgu saptayamiyoruz. Dolayisiyla daha ileri teknik olan eforlu EKG yani eforlu elektrokardiyografiyi kullaniyoruz. Eforlu EKG, hastayi yormak suretiyle kalp hizini ve kalbin enerji tuketimini artirarak, eger damarlarda bir problem varsa bunu ortaya cikarma amacli yapilan bir test. Bunun farkli turleri var. Yuruyus bandiyla olanlar ya da miyokardial sintigrafi dedigimiz testler. Bunlarin hepsi kalbin damarlarina dair bilgi veren testlerdir. Ekokardiografi denen kalbin yapisal bilesenlerine yonelik yaptigimiz bir test daha var. Bu testle de kalp damar hastaliklariyla ilgili indirekt sonuclara ulasabiliyoruz. Mesela kalp krizi gecirmis bir hasta, kalbin bir tarafta darlik olabilecegini dusundurdugu icin baska testler yapma ihtiyaci duyuyoruz. Stres-ekokardiografi dedigimiz yontemle de ilac yardimiyla kalbin gercek stres durumunda gibi yorarak duvar hareketlerini ve kaslarini inceliyoruz` aciklamasinda bulundu.

Butun bu tani testlerinden sonra siraya daha ileri bir yontem olan koroner anjiyografinin geldigini ifade eden Kardiyoloji Uzmani Dr. Mahmut Cakmak, koroner anjiyografiyi, kalbin damarlarini goruntulemeye yarayan bir yontem olarak tarif etti. Bu testle, kalp damarlarinin icerisine, opak denen bir boya maddesi verilerek, kalbin neresinde, kac yerinde, kac damarinda, yuzde kac tikanma ya da daralma olup olmadiginin gozlemlenebildigini kaydeden Dr. Cakmak, bu testin sonucuna gore hastanin hastalik tablosunun ortaya ciktigini soyledi.

Dr. Cakmak, hastalik tespit edildikten sonraki adimin hangi tedavi yonteminin uygulanacagina karar vermek oldugunu belirterek, `Bu karar, isin en onemli bolumu` dedi.

TEDAVI SECENEGI COK
Tikayici damar hastaliklari denilen kalp damarlarinda olusan koroner damar hastaliklarinin tedavisini, girisimsel tedavi yontemleri ve cerrahi tedavi yontemleri olarak iki ana gruba ayiran Prof. Dr. Sertac Cicek, `Bu iki secenegin disinda bir de ilac tedavisi secenegi bulunuyor. Koroner arterlerdeki damar tikanikliginin derecesine ve yerlerine gore, bulundugu damar sayisina gore hastalara balon ve stent (tikanmak uzere olan damarin icine konan arac) uygulanirken, daha fazla damari tikayan kalp fonksiyonu bozuklugu hastaliklarinda koroner arter bypass cerrahisi yontemini hastalara oneriyoruz` seklinde konustu.

Farkli durumlar icin farkli tedavi yontemleri bulundugunu soyleyen Prof. Cicek, `Bu seceneklerden birincisi, butun testlerde darlik ya da tikaniklik gorundugu ya da bundan suphelenildigi halde damarlarin tamamen normal cikmasi. Bu durum cok dusuk bir oranda olsa da yine de goruldugu vakalar var. Bu, kalbin ana damarlarinda darlik olmasa da, bilimsel bir hipoteze bagli olarak kalbin kucuk damarsal alaninda atardamar sertlesmesinin oldugunu ya da durumun spazma bagli oldugunu gosteren bir tablodur. Aslintasamaya ve en onda sebebi tam olarak anlasilamayan bir durum anlamina geliyor. Bu tur hastalara sadece ilac tedavisi yapiyoruz. Ikinci secenek kalp damarlarinda bir veya birkac yerde cesitli plaklar veya kucuk darliklar olussa da bunlarin tibbi olarak girisimsel acidan bir sey yapilamayacak yerlerde olmalari ya da girisimsel bir islemin yapilmasina gerek olmamasi ihtimali. Hastanin damarlarinda yuzde 70`in uzerinde bir darlik gorulmuyorsa girisimsel bir isleme gerek duyulmuyor. Bazi hastalardaysa, darlik gorulen damarlari cok ucta oldugu icin balon ve stent uygulamalarindan yarar gormeyecekleri dusunulerek girisimsel islemler uygun gorulmuyor. Bu durumdaysa uzun vadeli ilac tedavisi uygulaniyor. Ilac tedavisinin hastalar uzerindeki basarisi oldukca yuksek` diye konustu.

Sozlerine devam eden Prof. Dr. Sertac Cicek, ucuncu secenegiyse birkac damarda cesitli darliklarin ortaya cikmasi ve hastanin uygunluguna gore cesitli tekniklerle bu damarlari acma yontemlerinin uygulanmasi olarak acikladi.

Kardiyoloji Uzmani Dr. Mahmut Cakmak, ameliyattan onceki son asama olarak adlandirilan bu asamada pek cok tedavi secenegi oldugunu belirterek, hangi damar acma tekniginin kullanilacagina, lezyonun (hasarin) kaynagina gore karar verdiklerini soyledi.

En cok kullanilan yontemin, damari balonla acarak stent yerlestirme yontemi oldugunu ifade eden Dr. Cakmak, `Eger cok kireclenmis bir damar yapisi varsa, damarda uzun bir hasar varsa o zaman baska yontemleri deniyoruz. Damarin icini tiraslayici bir sistemle, once damarda bir aciklik saglayip sonra stent takma islemini gerceklestiriyoruz. Ancak bu sistemin sonuclari klasik yontemden daha iyi degil, cunku uzun vadede, yeniden tikanma ihtimali biraz daha fazla` dedi.

YENIDEN TIKANMA IHTIMALI
Gunumuzde artik oldukca sik kullanilan stentleri, ciplak ve ilac kapli stentler olarak iki gruba ayiran Kardiyoloji Uzmani Cakmak, sozlerini soyle surdurdu:

`Stent kullanimi yayginlassa da sonradan getirdigi cesitli sorunlar hala tam olarak giderilmedi. En buyuk sorun, yeniden tikanma ihtimali olmasi. Klasik bir ciplak stentte, yani ilac kapli olmayan stentte bu oran oldukca yuksek. Ciplak stentlerle 1 yilda tikanma ihtimali yaklasik yuzde 30 ile 35 civarinda. Ilac kapli stentlerdeyse yeniden tikanma orani 5-6 kat daha dusuk`.

Ilac kapli stentler ciktiktan sonra, cerrahiyle stent yerlestirme arasindaki oranin da birbirine yaklastigina isaret eden Dr. Cakmak, stent yerlestirme orani artarken, uygulamanin sonuclarinin da iyilesmeye basladigini soyledi. Stentin bir amacini da ameliyati geciktirmek ve hastanin mumkun oldugu kadar ameliyatsiz bir yasam surdurmesini saglamak olarak aciklayan Kardiyoloji Uzmani Cakmak, stentin ameliyati ortadan kaldiran degil ama geciktiren bir yontem oldugunu belirterek, `1 yil icerisinde tikanmanin baslamadigi stentli damarlar, teorik olarak saglikli bir damar gibi degerlendiriyor. O yuzden ilk 6 ay ve 1 yil stent uygulamalarinda oldukca onemli. Ilac kapli stentler hayat boyu degil sadece 30 ile 60 gun arasi bir surede ilac salgiliyor. Ilac kapli stentlerin salgiladigardi ilaclar aslinda bilinen kanser ilaclari. Kanser ilacltasamaya ve en onarinin ozelligi fazla olan hucreyi oldurme veya hucrelerin cogalmasini engellemek. Bu ilaclar, damar icerisindeki hucre cogalmasini engelledigi icin atardamar sertlesmesinin baslamasini da engelleyecegi dusunuluyor` seklinde konustu.

DORDUNCU TEDAVI SECENEGI, AMELIYAT
Dorduncu tedavi seceneginin ameliyat oldugunu soyleyen Prof.Dr. Sertac Cicek, hangi hastalarin ameliyat olmasi gerektigini soyle acikladi:

`Ameliyata, birden cok damarda tikaniklik ve darlik olan hastalar gonderiliyor. Ayrica kalbi besleyen ana damardaki niteligi tam olarak tespit edilmemis bozukluklarda da (lezyon) hastayi ameliyata gonderme yaklasimi hakim. Yapilan calismalarla, diyabetik hastalarda cerrahi tedavinin stentlemeye gore daha iyi sonuclar verdigi gorulmustur. Ince damar yapisi olan hastalar icin de yeniden tekrar orani yuksek oldugu icin ameliyat on planda bulunuyor. Damari tam tikali olan ve girisimsel kardiyoloji teknikleriyle damar gecilemeyecek kadar kirecli olan hastalarda da cerrahi tedavi oncelikli olarak dusunuluyor. Hasta uygun bir vakaysa koroner arter by-pass ameliyatlari hastaya onerilerek uygulaniyor. Koroner by-pass ameliyatlari kalp cerrahisinde en sik uygulanan acik kalp ameliyatlarinin yaklasik yuzde 65 ile 70`ini koroner arter by-pass ameliyatlari olusturuyor`.

Ameliyat olacak hastayi oncelikle kardiyologlarin degerlendirdigini, sonra da hastaya koroner anjiyo uygulandigini belirten Prof. Dr. Cicek, koroner anjiyonun kalp damarlarinin anatomik yapisini ve oradaki darliklarin derecelerini degerlendirme konusunda oldukca faydali oldugunu vurgulayarak ana kararin bundan sonra verildigini soyledi.

KRONER BY-PASS`TA IKI FARKLI YONTEM
Koroner bypass ameliyatlarinin iki farkli yontemle yapildigini soyleyen Kalp Damar Cerrahisi Uzmani Prof. Dr. Sertac Cicek, bu yontemleri su sekilde ozetledi:

`Birincisi klasik yontem dedigimiz acik kalp ameliyati. Hastanin dolasim ve solunum fonksiyonlarinin ameliyat esnasinda gecici olarak kalp akciger makinesine baglandigi ameliyatlar. Yani hastanin kalbini durdurarak yapilan koroner bypass ameliyatlari. Ikinci yontemse, hastayi hicbir sekilde kalp akciger makinesine baglamadan, hastanin kalp fonksiyonlari ve dolasim fonksiyonlari islerken yani hastanin kalbi calisirken yapilan ameliyatlar`.

Prof. Cicek, bu yontemlere karar verirken hastanin yasi, genel durumu, yan hastaliklarinin olup olmadigi ve koroner arter hastaliginin anatomik yapisinin en onemli faktorler oldugunu kaydederek, calisan kalp ameliyatlarinin hangi durumlarda tercih edildigini ve ameliyat sonrasi damarlarin acilma ihtimalini kisaca su sozlerle anlatti:

`Genellikle ileri yas grubunda, kronik bobrek yetmezligi, ileri derecede periferik arter hastaligi, beyne giden boyundaki damarlarin tikanikl`f0igi, ileri derecede akciger problemi ve malinitesi olan gruplarda eger hastanin anatomisi de uygunsa calisan kalp ameliyatlari tercih ediliyor. Ameliyat sonrasi damarlarin tamamen acik kalma ihtimali, hastaya, baglanan damara, kalp yapisina, hastanin yasam sekline, sigara icip icmemesine, beslenmesi ve cevresel faktorlere gore degisiyor`.

Bypass ameliyatlarini, alinip kullanilan damara gore ikiye ayiran Proftasamaya ve en on. Cicek, birini toplardamardan (bacaktan) alinarak yapilan, digeriniyse atardamardan (sag ya da sol on meme atardamarindan) alinarak yapilan ameliyatlar olarak acikladi. Prof. Cicek, atardamar alinarak yapilan ameliyatlarda 10 yillik aciklik ihtimalinin yaklasik yuzde 85 ile 90 arasi degistigini, bacaktan alinan toplardamarla yapilan ameliyatlarda ise bu oranin yuzde 50 civarinda oldugunu belirterek, diger yuzde 50`lik oranin 10 sene icerisinde yeniden tikandigini sozlerine ekledi.

Cerrahinin riski yuksek oldugu icin yapilamadigi, kalbin kasilim gucunun zayif oldugu, kalp kasinin zayif oldugu hastalarin sayisinin da oldukca yuksek oldugunu soyleyen Kalp Damar Cerrahisi Uzmani Cicek, kalp yetmezligi grubuna giren bu hastalar icin gelistirilen yeni invaziv teknigi oldugunu kaydetti.

Tedavinin bir baska spektrumunu da yavas yavas gelismeye baslayan genetik tedavi yontemleri olarak aciklayan Prof. Cicek, `Eger tum bu yontemlere ragmen bir sey yapilamiyorsa, hastada kalp yetmezligi varsa ve yasi da gencse o zaman uygulanacak en son tedavi secenegi, kalbin degisimi yani kalp plantasyonu oluyor` dedi.
mynet

26.05.2006 10:45, 7049 kez okundu 0 kez tavsiye edildi.

Diğer Yazılar
Güneş çarpması ve Koruyucu Önlemler
Büyük memeli erkekler jinekomasti hastası olduğunu bilmiyor
Gentest: Genetik yapııza göre sağlıklı yaşam klavuzu
Yaz sıcaklarında hamilelere öneriler
Yazın çocuğunuza sıvı oranı yüksek besinler yedirin
Akciğer kanserinde yeni bir tedavi yöntemi
Ramazan`da iftar yemekleri kiloya dönüşmesin
Menopoz hakkında doğru bilinen yanlışlar
Domuz gribi nedir ? insana bulaşırmı ? Aşısı var mı ?
Kemik erimesi erkekleri de etkiliyor
Sarsılmış bebek sendromuna dikkat!
Balık hafızayı güçlendiriyor
İyimser olanlar daha sağlıklı ve uzun yaşıyor
Kadınlar artık sırt ve belden yağ aldırıyor
Sağlıklı bilinen sağlıksız gıdalar
Kilo verme hırsı, kalp sağlığını bozuyor
Fazla macun kullanmak diş etlerini eritiyor
Erken prostat testi, ölüm riskini azaltıyor
Amniyosentezden daha güvenli bir test bulundu
Akdeniz beslenme tarzı hastalıklardan koruyor
Etiketler :

Foto Galeri