<?xml version='1.0' encoding='utf-8'?><rss version="2.0">
<channel>
	<title>Antalyamiz.com RSS Servisi</title>
	<link>http://www.antalyamiz.com</link>
	<description>Antalya Şehir Portalı - Antalyamiz.COM</description>
	<language>tr</language>
	<copyright>www.antalyamiz.com</copyright>
	<webMaster>info@antalyamiz.com</webMaster>
	<generator>Sezai.NET CMS v2.0</generator>

	<image>
		<title>www.antalyamiz.com</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com</link>
		<url>http://www.antalyamiz.com/images/antalya_logo_5.jpg</url>
		<width>250</width>
		<height>100</height>
		<description>Antalya Şehir Portalı</description>
	</image>
		
		<item>
		<title>ASAT`ın laboratuarı geziyor Mobil laboratuar ile anında su analizi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50357--ASAT_in_laboratuari_geziyor_Mobil_laboratuar_ile_aninda_su_analizi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50357--ASAT_in_laboratuari_geziyor_Mobil_laboratuar_ile_aninda_su_analizi.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50357--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), su analizi konusunda tam donanıma sahip mobil laboratuvarı hizmet ağına ekledi. Mobil araç, Antalya sınırları içerisinde yer alan havza ve yüzey sularından periyodik olarak numune alacak.<br />
<br />
<br />
ÖLÇÜMLER ON-LİNE YAPILIYOR<br />
<br />
Yaptığı yatırımlarla göz dolduran ASAT Genel Müdürlüğü yeni bir projeyi daha hayata geçirdi. Bu kapsamda hizmete giren mobil laboratuvar ile ekipler Antalya sınırları içerisinde yer alan havza ve yüzey sularından periyodik olarak numune alarak bazı atıksu parametrelerinin ölçümlerini on-line olarak sahada yapacak. Ayrıca sahada ölçülemeyen bazı atıksu parametrelerin ölçümleri için gerekli numuneyi uygun koşullarda saklayarak, numuneleri ASAT Genel Müdürlüğü Çevre Koruma Kontrol Laboratuvarına mobil laboratuvar vasıtasıyla iletecek.<br />
<br />
<br />
ÇEVRE KİRLİLİĞİNE DUR DİYECEK<br />
<br />
Öte yandan araç, merkezi arıtma sistemine bağlı olmayan otel ve işletmelerin deşarj noktalarını denetleyerek olası yaşanabilecek çevre kirliliğine dur diyecek. Üç biyolog,  iki mühendis, bir teknisyen ve bir tekniker ile hizmet veren mobil laboratuvar içerisinde, programlama ve kurulumu kolaylıkla yapılabilen 25 metre derinliğe inme kapasitesine sahip numune alma cihazları yer alıyor. Numune alma cihazları sayesinde ekip,  yüzey suları, havzalar, deniz suyu ile atıksulardan kolaylıkla örnek alıyor.<br />
<br />
<br />
<b>ALO 185’e İHBAR EDİN</b><br />
<br />
ASAT yetkilileri mobil laboratuvarın Antalya için bir ihtiyaç olduğunu belirterek, “Antalya mavi bayraklı sahillere sahip bir turizm kenti. Havza ve sahillerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerekiyor. Mobil laboratuvar, bu kapsamda çevre sağlığı yönetmelikleri çerçevesinde, tüm yüzey ve kaynak sularının kalite ölçümlerinin yerinde yapılmasına olanak sağlayacak” dedi. Yetkililer vatandaşları uyararak, çevre kirliliğine sebep olan kişi ve kuruluşları ASAT ALO 185 hattına bildirmelerini istedi”]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>47. Antalya Altın Portakal`da Heyecan Başladı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50356--47_Antalya_Altin_Portakal_da_Heyecan_Basladi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50356--47_Antalya_Altin_Portakal_da_Heyecan_Basladi.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50356--.html</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl 47’ncisi düzenlenecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne başvurular sona erdi. Rekor bir katılımla 47 filmin başvuruda bulunduğu festivalde 33 film, yönetmenlerin ilk filmi olma özelliğini taşıyor.<br />
<br />
<br />
47. YILDA 47 FİLM BAŞVURDU<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle, Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın organize edeceği 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali başvuruları sona erdi. Geçen yıl ulusal uzun metraj yarışma kategorisinde 43 filmin başvuruda bulunduğu festivale, bu yıl rekor sayı ile 47 film başvurdu. 33 film yönetmenlerin ilk filmi olma özelliği taşıyor. Bu sayı geçen yıl 23’tü.<br />
<br />
47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne belgesel ve kısa film kategorilerinde de yoğun ilgi gösterildi. Bu sene belgesel kategorisine 107 belgesel film, kısa film kategorisine 222 kısa film yarışmacı olmak üzere başvuruda bulundu.  <br />
<br />
<br />
“ÇIRAKLAR” “USTA”LARA KARŞI…<br />
<br />
9-14 Ekim tarihleri arasında yapılacak 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışmacı olmak üzere birbirinden iddialı filmler başvuruda bulundu.<br />
<br />
Semih Kaplanoğu, Derviş Zaim, Sinan Çetin, Orhan Oğuz gibi “usta” yönetmenlerin yanı sıra bu yıl ilk filmlerini çeken Volga Sorgu, Savaş Baykal, Belma Baş gibi isimler büyük ödül için ter dökecek.<br />
<br />
<br />
FESTİVALDE ÖNE ÇIKAN FİLMLER<br />
<br />
60. Berlin Film Festivali’nde Ökümenik Jüri Ödülü’nü alan ve Semih Kaplanoğlu’nun “Yumurta” ve  “Süt”ten sonra “Yusuf” üçlemesinin son filmi olan “Bal”, 47. Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne başvuran filmler arasında yer alıyor. Geçen yılın en dikkat çekici yapımlarından “Başka Dilde Aşk” filminin yönetmeni İlksen Başarır ikinci filmi “Atlıkarınca” ile bu sene de Altın Portakal’da yarışmak istiyor. Bu yıl Altın Portakal’da “Onur Ödülü” alacak Nur Sürer’in oynadığı ve Volga Sorgu’nun yönetmenliğini yaptığı ilk filmi “Kaledeki Yalnızlık”, bu yıl Altın Portakal’da “Emek Ödülü” alacak Necmettin Çobanoğlu’nun başrollerinde oynadığı ve yönetmenliğini Aydın Bağardı’nın yaptığı “Biraz Tuz Biraz Biber” de  festivale başvuru yapan filmler arasında.<br />
<br />
Derviş Zaim’in “Gölgeler ve Suretler”, Orhan Oğuz’un “Hayda Bre” ve Sinan Çetin’in “Kağıt” filmleri de ön jüriyi geçerek festivalde yarışmacı olarak yer almak istiyor. Başrollerinde Tuncel Kurtiz, Erkan Can, Nejat İşler, Taner Birsel, Şevval Sam, Derya Alabora, Rıza Sönmez’in oynadığı, yönetmenliğini Ahmet Boyacıoğlu’nun yaptığı “Siyah Beyaz” da öne çıkan filmler arasında dikkat çekiyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>47. Altın Portakal`ın bu yılki yüzü Ebru Akel (2010)</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50355--47_Altin_Portakal_in_bu_yilki_yuzu_Ebru_Akel_2010_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50355--47_Altin_Portakal_in_bu_yilki_yuzu_Ebru_Akel_2010_.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50355--.html</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl 9-14 Ekim tarihleri arasında 47’ncisi yapılacak Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin marka yüzü Ebru Akel oldu. Dünyaca ünlü grafik tasarımcısı Emrah Yücel’in görselleştirdiği afişlerde Ebru Akel poz verdi.<br />
<br />
<br />
AKDENİZ RUHU EBRU AKEL İLE YANSIYOR<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle, Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın ( AKSAV) organize edeceği 47’nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bu yılki yüzü Ebru Akel oldu. Antalya Kültür Merkezi’nde yapılan toplantıya Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Antalya Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Altın Portakal Festival Genel Koordinatörü Göksel Kumsal ve AKSAV Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. <br />
<br />
Toplantıda konuşan Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Ebru Akel’in tercih edilme nedenini şöyle açıkladı: “Ebru Akel çok Akdenizli bir yüz. Uzun zamandır, hem kariyerindeki çıkışı, hem de ödül törenleri sunmak konusundaki tecrübelerinden dolayı, birlikte çalışmayı arzu ettiğimiz bir yıldız. Emrah Yücel de afiş tasarımı söz konusu olduğunda, kendisi ile çalışmayı tercih etti. Ebru Akel, afişin konseptine de çok uygun bir yüz.”<br />
<br />
<br />
AKDENİZ’İN MAVİLİĞİ, VENÜS’ÜN GÜZELLİĞİ<br />
<br />
Bu yılki afişin konseptini de anlatan Akaydın, “Akel'i afişte bir deniz kızı olarak görüyoruz. Elinde tuttuğu sihirli portakalı, gülümseyen yüzü ile bizlere sunuyor. Antalya'nın denizinden yükselen mitolojik figür kimliği ile fantastik, sihirli ve neredeyse gerçeküstü bir dünya. Yücel, bu imajın aynı zamanda ödül törenindeki sahne dekorunun konsepti olarak tekrarlanması fikri ile geldi” dedi.<br />
<br />
<br />
FESTİVALE REKOR BAŞVURU<br />
<br />
Festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na, tüm zamanların rekoru kırılarak tam 47 film başvurduğunu vurgulayan Akaydın şunları söyledi: “47’nci Festival’de 47 filmin başvurmasını da çok güzel bir rastlantı olarak nitelendiriyorum. Bu filmlerden 33’ünün, ilk filmini çeken genç yönetmenlerden oluşmasını da Türk sinemasının yeni bir kuşağa evrilme süreci olarak değerlendiriyorum. Diğer yarışma dallarımızdan Belgesel Film Yarışması’na 110 film, Kısa Film Yarışması’na da 222 filmin başvuru yaptı.”<br />
<br />
<br />
DÜŞÜK BÜTÇE DAHA FAZLA ETKİNLİK<br />
<br />
Geçen yıl seçim sürecinden dolayı 90 güne sıkışan festival hazırlıklarının bu yıl çok daha sistematik bir şekilde planlandığını kaydeden Başkan Mustafa Akaydın şöyle devam etti: “Bu planlı çalışmamızın genel yansıması olarak bu yıl, daha fazla ve kaliteli etkinlik ile sinemaseverleri kucaklayacağımızı şimdiden müjdelemek istiyorum. Bu etkinlik artışına karşı, 5 milyon lira gibi düşük bir bütçe ile festivalimizi tamamlayacağımızı da kamu kaynaklarının kullanma titizliğimizin bir göstergesi olarak sunmak isterim.”<br />
<br />
<br />
AFİŞLER 1 AY ÖNCEDEN KENTİ KUŞATACAK<br />
<br />
Festivalle ilgili görsel iletişimtasarımlarının 1 ay önceden kenti kuşatacağını söyleyen Prof. Dr. Mustafa Akaydın, “Bir ilki daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’de ilk örneği olacak bu çalışma kapsamında, gelecek yılın afişini de festivalimizin hemen sonrasında sizlere sunmuş olacağız. Böylece, dünyaca ünlü Berlin, Cannes ve Venedik Film Festivalleri’ne yeni afişimiz ekseninde hazırlanmış tanıtım materyalleri ile katılma fırsatı yakalayacağız. Bununla birlikte Londra, Moskova, Berlin, Utrecht gibi saygın turizm fuarlarında, 48’inci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali afişi ile kentimize ait bu özel kültürel değerimizi tüm dünyaya tanıtmış olacak” diye konuştu.<br />
<br />
<br />
47 YILDIR BÜYÜYEREK GELİŞEN BİR DEĞER<br />
<br />
Toplantıya gönderdiği görsel mesajla katılan grafik tasarımcısı Emrah Yücel de şöyle konuştu: “Bu bizim için çok büyük bir gurur. Altın Portakal Film Festivali bizim için önemli. Çünkü dünyada 47 yıldır varlığını büyüyerek sürdüren çok az festival var. Altın Portakal bunu başarıyla yapıyor. Hepimiz bu önemli değere sahip çıkmalıyız. Biz de hem Türk Film Konseyi olarak hem de tasarımlarımızla Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ve AKSAV’ın yanında olmaya gayret ediyoruz. Vurgulamak istediğim bir nokta daha var. Bu yıl AKSAV ve Antalya Büyükşehir Belediyesi, yabancı yapımların Türkiye’ye gelmesi ve Türkiye’yi lokasyon olarak kullanmaları ile ilgili Türk Film Konseyi’nin hazırlamış olduğu çalışmalara odaklanacak. Bunu da çok önemsiyoruz.”<br />
<br />
47.nci Antalya Altın Portakal Film Festivali ödül töreninin sunuculuğunu da üstlenecek olan Ebru Akel’in kıyafetini modacı Tuvana Büyükçınar tasarladı. Ebru Akel, Akdeniz’in mavi sularından çıkan Venüs güzelinin anlatıldığı kıyafeti açılış gecesinde de giyecek.  ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Trend Micro çocuk pornosuna savaş açtı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50354--Trend_Micro_cocuk_pornosuna_savas_acti.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50354--Trend_Micro_cocuk_pornosuna_savas_acti.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50354--.html</guid>
		<description><![CDATA[Trend Micro, internette çocuk pornosunun önlenmesine yönelik olarak ABD Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi ile işbirliğine giden ilk internet güvenliği şirketi oldu.<br />
Trend Micro, yeniden kurbanlaşmayı önlemek üzere oluşturulan Ana URL Projesi kapsamında, ABD merkezli 67 Elektronik Servis Sağlayıcıya ve 6 Uluslararası Emniyet Teşkilatına katıldı.<br />
<br />
ABD Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi (NCMEC), Merkez’in internette çocuk pornosunu azaltmak amacıyla oluşturduğu Resmi İnternet Adresi (URL) Projesi’ne Trend Micro’nun da katıldığını açıkladı. NCMEC, 2007 yılından bu yana, internette çocuk pornosunun azaltılması amacıyla internet sektörünün üyeleriyle işbirliği yapıyor. URL Projesi, halihazırda ABD Elektronik Servis Sağlayıcı (ESS) pazarının yüzde 74’ünü temsil eden 67 ESS’den ve 6 Uluslararası Emniyet Teşkilatından oluşuyor. Trend Micro, bu girişim için NCMEC ile işbirliğine giden ilk internet güvenliği şirketi oldu.<br />
<br />
NCMEC Başkanı Ernie Allen, konu hakkında şunları söylüyor: “Trend Micro, ağ antivirüs yazılımlarında ve internet içeriği güvenliğinde dünya çapındaki milyonlarca müşterisiyle global bir lider. Trend Micro’nun URL Projesi’ne katılması, aileleri istemsiz çocuk pornosu erişiminden korumak ve görüntü her ekrana geldiğinde oluşan yeniden kurbanlaşmayı azaltmak amacıyla yürüttüğümüz çalışmalarda önemli bir adımı temsil ediyor.”<br />
<br />
NCMEC tarafından toplanan verilere göre, Aralık 2009 itibariyle, emniyet teşkilatı tarafından çocuk pornosu kurbanı olarak gösterilen çocukların yüzde 40’ı ergenlik öncesi yaştayken, yüzde 5’i bebeklerden oluşuyor.<br />
<br />
Açıkça çocuk pornosu içeren URL’ler, kamu ve ESS’ler tarafından NCMEC CyberTipline sitesine bildiriliyor. NCMEC analistleri, bu web sayfasını inceliyor ve emniyete sunulmak üzere bir rapor hazırlıyor. 7 gün içinde herhangi bir hukuki yaptırıma gidilmezse, NCMEC çocuk pornosu görüntülerinin hâlâ yayınlanıp yayınlanmadığına karar vermek için web sayfasını tekrar ziyaret ediyor. Görüntüler yayınlanıyorsa, sitenin adresini günlük URL listesine ekliyor. NCMEC, web sayfalarını listeye alırken belli tanımlamalar kullanıyor. Bunlar arasında, “kötünün kötüsü” çocuk pornosu içeriği ve cinsel istismara uğrayan ergenlik öncesi çocukların en uç görüntüleri yer alıyor.<br />
<br />
URL listesi, NCMEC ile Mutabakat Anlaşması imzalayan ESS’lere gönderiliyor. URL Projesi, gönüllü bir program. ESS’ler, söz konusu içeriğin sistemlerinde bulunmadığından emin olmak için listeyi kullanıyor. Listeye dahil edilme kriterlerini karşılayan aktif URL’lerin güncellenmiş bir listesi, katılımcı ESS’lere her gün ulaştırılıyor.<br />
<br />
Trend Micro, internet içeriği güvenliğinde global bir lider olup, işletmeler ve tüketiciler için dijital bilginin güvenle değiştokuş edilmesine odaklanıyor. Şirket, dünyanın en büyük etki alanı izleme ve değerlendirme veritabanlarından birine sahip bulunuyor; web tehditlerinin ve internet bulutunda istenmeyen e-posta mesajlarının önlenmesi için “izleme ve değerlendirme teknolojileri”nde öncülüğünü sürdürüyor. Trend Micro, müşterilerini ilgili içerik konusunda uyarmak amacıyla, NCMEC tarafından belirlenen web sayfalarını mevcut listesine ekleyecek. Trend Micro’nun web izleme ve değerlendirme teknolojisini içeren ürünlerini kullanan müşteriler de bu ek güvenliğe sahip olacak ve tehdit içerikli yazılım barındıran ya da gizliliği ihlal edilmiş bu dolandırıcı web sitelerinden korunacaklar.<br />
<br />
Trend Micro’nun Çocuklar ve Aileler İçin İnternet Güvenliği programı, bilinçlendirmeyi ve ebeveynleri, öğretmenleri ve gençleri eğitmeyi, böylece internetin gençler tarafından güvenle kullanılmasını hedefliyor.<br />
<br />
Trend Micro Çocuklar ve Aileler İçin İnternet Güvenliği programının direktörü Lynette Owens, konuyu şöyle yorumluyor: “En savunmasız ve sessiz insanlar olan çocuklarımızın online ortamda cinsel istismara uğraması son derece üzücü. NCMEC’nin çocuklarımızı koruma çabalarını takdir ediyoruz ve bu misyona katkıda bulunma fırsatı edindiğimiz için çok mutluyuz. Güvenlik sektörünün parçası olan herkesi yanımızda yer almaya ve NCMEC URL Girişimi’ne katılmaya çağırıyoruz.”<br />
<br />
URL Projesi’ne katılan diğer 67 şirketin ve 6 uluslararası emniyet teşkilatının tam listesine NCMEC web sitesinden (www.missingkids.com) ulaşılabiliyor.<br />
<br />
Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi hakkında<br />
Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş. Kongre tarafından 1984’te kurulmasından bu yana, kayıp çocukların bildirildiği, bugüne kadar 2.447.000’in üzerinde çağrı alan ve 24 saat ücretsiz hizmet veren bir yardım hattını işletiyor. Merkez, 148.400’den fazla çocuğun kurtarılmasında emniyet teşkilatına yardımcı oldu. Merkez’in CyberTipline sitesi, çocukların cinsel istismarını konu alan 829.800’ü aşkın raporu işleme soktu; Çocuk Kurban Tanımlama Programı ise 32.826.400’den fazla pornografik görüntü ve videoyu inceledi. Merkez, ABD Adalet Bakanlığı’nın Çocuk İçin Adalet ve Çocuk Suçlarının Önlenmesi Ofisi ile işbirliği içinde çalışıyor. NCMEC hakkında ayrıntılı bilgiye www.missingkids.com adresinden ulaşılabiliyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Büyük memeli erkekler jinekomasti hastası olduğunu bilmiyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50353--Buyuk_memeli_erkekler_jinekomasti_hastasi_oldugunu_bilmiyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50353--Buyuk_memeli_erkekler_jinekomasti_hastasi_oldugunu_bilmiyor.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50353--.html</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle yaz aylarında ince giysiler giyemeyen, denize-havuza rahatlıkla giremeyen, psikilojik baskı yaşayan büyük memeli erkekler cerrahi müdahale ile sıkıntılarından kurtuluyor.<br />
<br />
Jinekomasti, erkeklerde hiç de azımsanmayacak oranda görülen ancak hastaların çok azının durumun farkında olduğu, çoğunlukla yapısal olduğuna ve çaresinin olmadığına inanılan bir hastalık. Doç Dr Ahmet Sönmez “Bunda kısmen doğruluk payı var aslında; çünkü özellikle ergenlik dönemindeki erkeklerde görülen jinekomastinin büyük çoğunluğunun sebebi henüz tam olarak bilinemiyor. Ancak çok az bir oranında şişmanlık, bazı ilaçlar ve hormonal dengesizlikler rol oynuyor. Jinekomasti erkeklerde ileri yaşta, andropoz döneminden sonra da sık görülebiliyor. Bu durumdan erkeklik hormonunun seviyesinin azalması sorumlu. Ancak ilaç etkisi ve hormonal dengesizliğe yol açabilecek diğer rahatsızlıklar da araştırılmalı.” dedi.<br />
<br />
Doç Dr Ahmet Sönmez erkeklerin bu konuyu saklamayı tercih ettiklerini, çoğunun bunu önemsemez görünürken aslında şikayetçi olduğunu söylerken, jinekomastinin sebebi ne olursa olsun her yaşta erkeğin kıyafet seçimini etkileyen ve sosyal ortamlarda sıkıntıya sokabilen bir durum olduğunun altını çizdi.<br />
<br />
Hasta grubu içinde, memelerinin büyük olduğunu fark eden, ancak bunun bir hastalık oluduğunu bilmeyenlerin sayısı da bir hayli fazla. Doç Dr Ahmet Sönmez bir hastasının izlenimlerini şöyle anlattı:“Yakın zamana kadar bende on yıldır var olan problemin jinekomasti olduğunu bilmiyordum demişti ameliyat ettiğim bir hastam. Ergenlik döneminden beri göğüsleri diğer arkadaşlarnınkinden büyük olduğu için yaz aylarını hep sıkıntılı geçirmiş, bedenine göre hep büyük ve bol kıyafetler tercih etmişti. Hele hele kumsalda güneşlenmek, denize veya havuza girmek tam anlamıyla kaçındığı faaliyetler olmuştu. Memelerinin büyük olmasının tıp dilinde adı olan ve uzun yıllar önce tanımlanmış bir bulgu olduğunu ve bu durumun tedavi edilebilir olduğunu yakın zamanda tesadüfen öğrenmişti.”<br />
<br />
Bu gibi durumlarda hastaya hem sosyal fobisinin önüne geçecek hem de sağlık problemlerini giderecek bir dizi tedavi tavsiye ediliyor. Doç Dr Sönmez “Jinekomastinin standart bir tedavisi vardır ve sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür. Ameliyat, cerrah ve hastanın tercihine göre lokal veya genel anestezi ile yapılabilir. Yine tercihe göre açık veya kapalı yöntem ya da her ikisinin kombinasyonu uygulanabilir. Ameliyat sonrası ağrı hissi oldukça azdır ve iyileşme süreci hızlıdır. Hasta kısa süre içinde kendini toparlar ve hızla günlük hayatına dönebilir” derken ameliyat öncesi hastanın beklentisinin iyi tespit edilmesinin de önemini vurguladı.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Güneş çarpması ve Koruyucu Önlemler</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50352--Gunes_carpmasi_ve_Koruyucu_Onlemler.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50352--Gunes_carpmasi_ve_Koruyucu_Onlemler.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50352--.html</guid>
		<description><![CDATA[BSK Lara Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Melih Kültür, yaz aylarında sıklıkla rastlanan güneş çarpmaları ve koruyucu önlemler ile ilgili bilgi verdi.<br />
<br />
Güneş çarpması kızgın güneş altında uzun süre kalanlarda ve daha çok çocuklarda görülen bir yaz hastalığıdır. Şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma ve yüksek ateşle kendini gösterir. Hasta serin bir yere götürülmeli , vücudu sıkan giysiler çıkarılmalı, basma soğuk kompres veya buz torbası konulmalıdır. Ateş çok yüksekse vücut ıslak bir çarşafla sarılmalı, hasta havadar bir yerde tutulmalı ve serin bir cankurtaranla hastaneye taşınmalıdır. Başa ve kasıklara uygulanan soğuk kompres de vücut sıcaklığını düşürecektir.<br />
<br />
Güneş çarpması, aşırı sıcak sonucu beden ısısını ayarlayan mekanizmanın bozulmasına bağlı ciddi bir durumdur. Tedavi edilse bile öldürücü olabilir ya da kalıcı zararlar verebilir; bu nedenle güneş çarpmasına karşı önlem alınmalıdır.Makine dairesi, çelik tezgahları gibi çok sıcak yerlerde çalışanlarda da hiç güneş görmemelerine karşılık, 'güneş çarpması' etkileri ortaya çıkabilir. Bu nedenle doktorlar son yıllarda "güneş çarpması" yerine genellikle "sıcak çarpması" terimini kullanmaktadırlar. Bedende ortaya çıkan değişiklikler aşırı ısıya tepkidir. Fakat direkt olarak güneş ışınlarına maruz kalmak o bölgenin o anki hava sıcaklığından da daha fazla ısınmasına neden olacağından sıcak çarpması görülme riski artacaktır.Özellikle başı direkt güneş ışınlarından korumak (şapka) bu nedenle önemli bir koruyucu önlemdir.<br />
<br />
Nedenleri<br />
Bedenin, ısı yitirmeye yarayan iki mekanizması vardır. Birincisi, damarların genişleyerek deriye daha fazla kan taşımasıdır, böylece deri yüzeyinden yitirilen ısı miktarı artar. İkincisi de ter bezlerinin salgısıyla derinin soğutulmasıdır. Ter bezleri deri yüzeyine tuzlu bir salgı (ter) gönderirler ve bu hemen buharlaşarak derinin ısı yitirmesini sağlar. Sıcak çarpmasında önemli olan, yalnızca termometrede okunan sıcaklık değildir. Isının beden üstündeki etkisini artıran çeşitli koşullar vardır. Sözgelimi hava çok nemliyse, ter kolayca buharlaşamaz ve bu yüzden ısı kaybı zorlaşır. Hava çok durgunsa, hava akımıyla beden yüzeyinden ısı atılması zorlaşır.<br />
<br />
Terle birlikte tuz ve su yitirilmesi, "sıcak yorgunluğu" denen duruma yol açabilir. Bu da, denetim altına alınmazsa, bedenin ısı ayarlayıcı mekanizmalarını iflasa kadar götürür. Ama beden zamanla sıcağa uyum sağlayıp, tuz yitimini düşürür ve böylece sıcaklık değişikliklerinden daha az etkilenir. Çocuklar ve yaşlı insanlar, bedenlerindeki ısı düzenleyici mekanizmalar yetersiz olduğundan, sıcaklık değişikliklerinden fazla etkilenirler. Ayrıca yaşlılar, genellikle sıcakta gereğinden fazla giyinirler. Sıcağa alışkın olmayanlar, şişman kişiler, çok içki içenler ve ateşli hastalık geçirmekte olanlar için de sıcak çarpması tehlikesi daha fazladır.<br />
<br />
• Alkollü içecekleri içmeyiniz.<br />
<br />
BELİRTİLER<br />
Sıcak çarpmasının üç ana belirtisi, çok yüksek ateş (41ºC'tan fazla), terleyememe ve komaya kadar giden sinir sistemi bozukluklarıdır. Ruhsal durum bozuklukları, uyumsuzluk ve baş ağrısı, sersemlik ve yürümede zorlukla birlikte görülebilecek ilk belirtilerdir. İleri evrelerde bilinç yitimi de olabilir. İlerlemiş sıcak çarpması çok tehlikelidir, tedavi edilse bile hastaların yüzde 20'si ölür. İyileşenlerin sinir sistemlerinde kalıcı hasarlar oluşabilir; denge ve koordinasyonlarının normale dönmesi ise aylar alır. Ama ilk belirtide tanı konur ve tedaviye bilinç yitiminden önce girişilirse, iyileşme şansı yüksektir.<br />
<br />
Belirtiler ortaya çıkar çıkmaz doktor çağrılmalıdır. Bu arada hastanın ateşi düşürülmeye çalışılmalıdır. Ateş 38ºC'a kadar düşürülebilir ama daha aşağı inerse hastanın dolaşım şokuna girebileceği unutulmamalıdır. Hastayı serinletmenin en iyi yolu soğuk su banyosudur. Güneş çarpmasına karşı en etkili yol güneşten ve sıcaktan korunmaktır. Bu amaçla bedenin aşırı ısınmamasına, güneş altında fazla kalmamaya, sıcakta bol ve serin tutan giysiler giymeye, sıcak iklimde çalışırken fazla su içip tuz almaya dikkat etmeliyiz. <br />
<br />
Güneş çarpması çoğunlukla dikkatsiz davranma sonucu oluşur. Özellikle yaz aylarında insanların bronzlaşma hevesleri ağır sonuçlara yol açabilmektedir. Kısa sürede yanık bir tene kavuşmak isteyen çoğu kişi güneşe çıktıkları ilk gün çok uzun süre güneş altında kalırlar. Oysa bunun sıcak çarpmasının yanı sıra yanıklara da yol açması gibi ciddi sonuçları vardır. En iyisi güneşe yavaş yavaş alışmak ve bu konuda aşırıya kaçmamaktır. Bu arada güneşe çıkarken güneş ışınlarının açısını da göz önüne almak gerekir. Güneşin en tehlikeli olduğu saatler öğle saatleridir. Güneş çarpması ya da ciltte oluşan lekeler, alerjik reaksiyonlar ve yanıklar için uzman bir doktora görünmeyi, en önemlisi tüm bunların küçük tedbirlerle önlenebileceğini unutmayınız.<br />
<br />
GÜNEŞ ÇARPMASI DURUMUNDA YAPILMASI GEREKENLER<br />
• Hasta gölge bir yere götürülmeli.<br />
• Hasta çok hızlı bir şekilde soğutulmalı.<br />
• Vücut sıcaklığını takip edilmeli, sıcaklık 38 – 39 oC ‘a düşünceye kadar soğutmaya devam edilmeli.<br />
• Alkollü içecekler kesinlikle verilmemeli.<br />
• Bilinci ve davranışları normalse içecek bir şey verilmeli.<br />
• Eğer bilinci yerinde değilse içecek bir şey verilmemeli, boğulmasına neden olabilirsiniz.<br />
• Kusuyorsa yan yüzükoyun yatırılmalı.<br />
• Çok acele tıbbi yardım çağırılmalı.<br />
<br />
ÇOCUKLARİÇİN ÖNLEMLER:<br />
<br />
Güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu saatlerde : Sabah 10:00 ile öğleden sonra 15:00 arasında çocuğunuzu direkt güneşte bırakmayın.<br />
<br />
Gölge kuralını öğretin : Gölgeniz kendinizden ufaksa çocuğunuzu güneşe çıkarmayın.<br />
<br />
Koruyucu elbiseler giydirin: Şapka, uzun kollu tişört gibi.<br />
<br />
Bebek 6 aydan küçükse koruyucu krem sürmektense koruyucu elbise ve gölgelikli bebek arabası kullanın ve bebeği gölgede bırakın.<br />
<br />
Güneşten koruyucu kremler kullanın.<br />
<br />
Her iki ultraviyole dalgasına yani UVA ve UVB’ye karşı koruyucu ürünler kullanın. Koruma faktörü en az 15 olmalı. Güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulayın. Eğer suda fazla kalıyorsa veya havluyla kurulanıyorsa tekrar tekrar sürün.<br />
<br />
UVA ve UVB’ye karşı yüzde 100 koruyuculuğu olan güneş gözlüğü taktırın. Kenarları kapalı gözlükleri tercih edin.<br />
<br />
Güneş ışınlarının yansımalarına dikkat edin, beyaz kum ve su ışınları yansıtır, bu gibi alanlarda korunmayı artırın. Dağlar da yüksekliği nedeniyle yüksek koruma gerektirir.<br />
<br />
Çocuğunuzun cildini arada muayene ederek benlerinde büyüme olup olmadığına dikkat edin.<br />
<br />
BSK Lara Hastanesi<br />
Dahiliye Uzmanı<br />
Dr. Melih KÜLTÜR]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>KETOB ve KEMOTEB`in olmazsa olmazı `Sahil Temizliği`</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50351--KETOB_ve_KEMOTEB_in_olmazsa_olmazi_Sahil_Temizligi_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50351--KETOB_ve_KEMOTEB_in_olmazsa_olmazi_Sahil_Temizligi_.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50351--.html</guid>
		<description><![CDATA[Görüşmeler sonrasında, Valilik nezdinde tüm kurumlar ve üst düzey yetkililer bir araya getirilerek görüşüldü, tartışıldı ve çözümler üretildi.<br />
<br />
Halil ÖNCÜ ( KEMER )<br />
<br />
Geçtiğimiz hafta içinde Kemer sahilinde yaşanan denizden karaya vuran dışkı, poşet, pet şişe, bardak, öbek öbek tuvalet kağıdı gibi pisliklerin oluşturduğu görüntülerin tekrar yaşanmaması için düğmeye basan KETOB ve KEMOTEB yönetimi, yönetim kurulu başkanı Turan Bayar nezdinde Kaymakamlık, Belediye, GATAB, Liman Başkanlığı, Türkiz marina müdürlüğü, Mavi deniz motorlu taşıma kooperatifi müdürlüğü ve Sahil Güvenlik komutanlığına konunun ciddi boyutlara ulaştığı bilgisini vererek anında çözüm aradı. Görüşmeler sonrasında, Valilik nezdinde tüm kurumlar ve üst düzey yetkililer bir araya getirilerek görüşüldü, tartışıldı ve çözümler üretildi.<br />
<br />
KETOB Başkanı Turan Bayar yaptığı açıklamasında, “ Geçtiğimiz hafta nereden geldiğini anlayamadığımız bir çok pisliğin Kemer plajları kıyısına vurduğunu tespit ettik. Temizlik ekiplerimiz bu olumsuz görüntüleri, burada tatillerini geçiren konuklarımıza da çok fazla hissettirmeden gereken temizlikleri yaptılar. Ancak bu görüntülerin sık sık tekrarlanması üzerine bizde konuyu daha detaylı incelemek ve gerekli yerleri bilgilendirmek amacıyla başta valiliğimiz olmak üzere tüm kurumlarımıza yazılı olarak ilettik. Kirliliğin devam etmesi üzerine plajlarımıza almış olduğumuz mavi bayraktan dolayı TÜRÇEV Antalya Mavi Bayrak Koordinatörü Lokman Atasoy’u da bilgilendirdik. Bunun üzerine TÜRÇEV’den Lokman Atasoy, Antalya Valiliği Çevre ve Orman İl müdürlüğünden çevre mühendisi Ceyla Gencel, Antalya il sağlık müdürlüğünden Hüseyin Yücel, AKTOB Yönetim kurulu üyesi Aslı Bayar Ulukapı, Kemer Belediyesi mavi bayrak sorumlusu Hasan Canlı, Turizm danışma bürosundan Özgür Bey, Mavi deniz motorlu taşıma kooperatif başkanı Turgay Umut, Sahil Gücenlik komutanlığından Başcavuş Ferat Başarslan, KETOB ve KEMOTEB yönetim kurulu temsilcisi Özlem Tuncaelli ve olayı yaşamış otelcilerin de katılımıyla bir heyet oluşturularak yerinde gözlem ve denetim yapılarak bir toplantı yaptık. Özellikle denizlerimizde turizme hizmet eden yatlarımızın bu konuda daha dikkatli olmaları gerektiğini gördük. Biz de KETOB ve KEMOTEB olarak bundan sonra daha dikkatli çalışmalar yapılacağına inanıyor, bu konuya gösterdikleri hassasiyetten dolayı tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz.”dedi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>PTT`den posta tarihini değiştirecek proje</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50350--PTT_den_posta_tarihini_degistirecek_proje.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50350--PTT_den_posta_tarihini_degistirecek_proje.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50350--.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin dev kurumlarından PTT, tarihinin en büyük projelerinden birisi olan Hybrid Mail (Karma Posta) sistemini Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın da katıldığı toplantıyla faaliyete geçirdi.<br />
Posta gönderimleri hız kazanıyor<br />
<br />
Türkiye’nin dev kurumlarından PTT, tarihinin en büyük projelerinden birisi olan Hybrid Mail (Karma Posta) sistemini Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın da katıldığı toplantıyla faaliyete geçirdi. Sistem entegratörlüğünü Yıldız Bilişim Grubu şirketlerinden Datateknik’in gerçekleştirdiği proje kapsamında kurulan baskı merkezleri Türkiye’nin 5 ilinde aynı anda faaliyete geçti.<br />
<br />
PTT, basım ve dağıtımdan kaynaklanan posta gecikmelerini Hybird Mail (Karma Posta) sistemiyle ortadan kaldıracak. İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum ve Mersin’de kurulan, posta hizmetlerinde tüm alışkanlıkları değiştirecek olan sistem, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen basın toplantısıyla faaliyete geçti.<br />
<br />
PTT Genel Müdürü Osman Tural, Yıldız Bilişim Grubu şirketlerinden Datateknik Genel Müdürü Cahide Akkuzu ve Türk Telekom Uluslar arası ve Toptan Satış Başkanı Mehmet Toros’un konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, Hybrid Mail (Karma Posta) sistemi tanıtıldı.<br />
<br />
PTT’nin en büyük projelerinden birisi olan bu yeni sistem sayesinde, kişi ve kurumlar PTT ile gönderecekleri fatura, poliçe, ekstre ve broşür gibi toplu gönderilerinin tüm süreçlerini elektronik ortamda gerçekleştirecek ve takip edebilecekler. Türkiye’de posta taşımacılığı alanında çığır açacak olan Hybrid Mail (Karma Posta) projesi hakkında bilgi veren PTT Genel Müdürü Osman Tural, “2003 yılından bugüne başlattığımız projelerle müşterilerimizin memnuniyetini en üst düzeye taşıdık. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Hybrid Mail, 66 milyon 442 bin Avro’luk bütçesiyle posta tarihinde yatırım bedeli olarak en yüksek proje. Hayata geçen yeni sistem sayesinde kurumlardan Türkiye’nin 5 ilinde bulunan baskı merkezlerimize ulaşan veriler basılıp, katlanıp, zarflanarak en kısa sürede alıcısına ulaşacak” dedi.<br />
<br />
Baskı merkezlerinin günde 2.5 milyon adet gönderi kapasitesi bulunduğunu belirten Tural, “Hybrid Mail projesi ile kurumların baskı ile birlikte gönderi maliyetleri de büyük ölçüde azalacak, aynı zamanda sıralama ve tasnifleme süreci de kısalacak. Kurumlara sağladığı avantaj PTT’ye öncelikli olarak büyük bir prestij kazandıracak. Aynı şekilde Hybrid Mail sisteminin hem gönderi adedimizi hem de gelirlerimizi büyük ölçüde artıracağını düşünüyoruz. Gönderici kurumların bedeli yüksek makine ve işletim maliyetlerine katlanmaları önlenmiş; teslim dahil sürecin her aşamasını elektronik ortamda takip edebilmeleri sağlanmış olacak. Alıcıların da isteklerine göre gönderiler, her sayfasına kişiye özel bilgi basılmak suretiyle kişiselleştirilecek. İlk olarak, Türk Telekom A.Ş. ile 5 yıl süreli protokol imzaladık, müşteri sayımızı artırmak için banka ve GSM şirketleriyle de görüşmelere devam ediyoruz” açıklamasını yaptı.<br />
<br />
Sistem entegratörü Datateknik<br />
Şirketlere ya da kurumlara işin baskı ve postayla ilgili kısmını tek bir noktada çözme imkanı sağlayan Hybrid Mail projesinin sistem entegratörlüğünü yürüten Datateknik’in Genel Müdürü Cahide Akkuzu; “Datateknik, güçlü ve tecrübeli kadrosu, sahip olduğu yetkinlikler ve çözüm ortakları ile projenin ilk etapta yatırım kısmının gerçekleştirilmesini sağlamıştır.<br />
<br />
Datateknik ayrıca projenin işletimini de yaparak PTT’nin Karma Posta stratejisinin ve büyümesinin önemli ölçüde destekleyicisi olacaktır. Kuruluşundan itibaren bilişim sektöründe Kamu, Savunma, Eğitim ve Telekom alanlarında gerçekleştirdiği projelerle önemli başarılara imza atan Datateknik, çalışmalarını yenilik, girişimcilik ve yüksek kalite anlayışı ile sürdürmektedir. Bu anlayış doğrultusunda müşterilerine yüksek hizmet kalitesi sunan Datateknik ISO 9000, ISO 14000, ISO 20000 ve ISO 27001 sertifikalarına sahiptir” dedi.<br />
<br />
Hybrid Mail nasıl kullanılacak?<br />
Müşteriler kendi verilerini (fatura, ihbarname vb.) elektronik ortamda teslim edip, süreci başlatacak. Hybrid Mail kabul sürecine göre kabülü yapılacak olan verinin örnek baskısı müşteri tarafından onaylandıktan sonra, baskı, katlama/zarflama çalışmaları başlatılacak. Hybrid Mail (Karma Posta) sisteminin kurumlara sunduğu diğer avantajlar ise şöyle:<br />
<br />
• Baskı ve gönderi hizmetlerinin yüksek maliyetlerinin büyük ölçüde düşürülmesi,<br />
• Elektronik ortamda baskı verilerinin düzenlenmesi ve yönetimi,<br />
• Posta hizmetlerinin, sıralama ve tasniflemelerle büyük ölçüde hızlanması,<br />
• Merkezi olarak durum raporlarının üretilmesi ve paylaşılması,<br />
• Stok, tedarik ve tüketim maliyetlerinin büyük ölçüde azaltılması,<br />
• Kurumların pazarlama gücünün arttırılması,<br />
• Teslimat sürelerinin kısalması, basım ve dağıtımda etkinlik sağlanması<br />
• Gönderilerin alıcılara en yakın merkezden üretilmesi<br />
• Gönderici kurumların sürecin her aşamasını takip edebilmesi<br />
• Kurumların bu işi yapmak için tek tek makine ve işletim maliyetlerine katlanmalarının önlenmesi<br />
• Tek bir noktada adres doğrulaması ve düzeltilmesinin yapılabilmesi<br />
• Türkiye çapında 5 üretim merkeziyle yedekli bir yapının kurulması<br />
• Şirketlere ya da kuruluşlara işin baskı ve postayla ilgili kısmını tek bir noktada çözme imkanı sağlamaktadır.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Aktur’da şenlikler başladı !</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50349--Aktur_da_senlikler_basladi_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50349--Aktur_da_senlikler_basladi_.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50349--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalyalıların eğlence merkezi Aktur Lunapark Ramazan ayında da muhteşem etkinliklere başlıyor. İşletme Müdürü Ramazan Aydemir, 14 Ağustos tarihinde başlayacak olan Ramazan eğlencelerinde birçok ünlü sanatçının konser vereceğini söyledi<br />
<br />
Antalyalıların ve Antalya’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin eğlence merkezi olan Aktur Lunapark Ramazan ayı dolayısı ile muhteşem bir proğram hazırladı. Yapılacak şenliklerle ilgili olarak tüm hazırlıklar tamamlanırken şenlik boyunca birbirinden eğlenceli çeşitli aktiviteler ve çok sayıda ünlü sanatçının da katılacağı konser düzenlenecek. İlk konser cumartesi günü ünlü sanatçı Nihat Doğan’la başlayacak ve Ramazan ayı boyunca devam edecek. Aktur Lunapark işletme müdürü Ramazan Aydemir, Ramazan ayında da Antalya’nın eğlence merkezi olarak hizmet vermeye devam edeceklerini söyledi.<br />
<br />
Ramazan Ayı içerisinde yapılacak kumpanya ile ilgili olarak bilgi veren Aktur Lunapark İşletme Müdürü Ramazan Aydemir, Ramazan ayı boyunca eğlencenin hiç bitmeyeceğini belirterek, “Antalya Ramazan Kumpanyası, Aktur Lunapark'ta 14 Ağustos cumartesi günü Nihat Doğan konseri ile başlayacak ve 19 Eylül'e kadar devam edecek. Kumpanya'da farklı sektörlere ait standlarla birlikte çok eğlenceli etkinlikler düzenlenecek. Etkinlik boyunca Nihat Doğan, Gökhan Tepe, Taşkın Doğanışık gibi ünlü isimlerle birçok sürpriz sanatçı konser verecek ve ayrıca ünlü sanatçılarla imza günleri düzenlenecek. Geleneksel tiyatromuzdan örneklerle renklenecek kumpanya etkinliklerinde ayrıca tasavvuf müziği, sıra geceleri, fasl-ı şahane, çeşitli yarışmalar ve çocuklar için birbirinden eğlenceli aktiviteler yapılacak. Eğlence severleri tüm bu eğlenceli aktivitelerimize ve parkımıza bekliyoruz ”dedi.<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya 2010 İftar ve Sahur Vakitleri</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50348--Antalya_2010_Iftar_ve_Sahur_Vakitleri.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50348--Antalya_2010_Iftar_ve_Sahur_Vakitleri.html</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Antalya İftar Vakitleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50348--.html</guid>
		<description><![CDATA[Din İşleri Yüksek Kurulu, 06/07/2010 tarihinde Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Dr. Ekrem KELEŞ`in başkanlığında toplandı.<br />
<br />
2010 yılı sadaka-ı fıtır miktarının belirlenmesi görüşüldü. Yapılan müzakerelerden sonra:<br />
<br />
Fıtır sadakası, Ramazan bayramına kavuşan ve temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların kendileri ve velâyetleri altındaki kişiler için yerine getirmekle yükümlü oldukları malî bir ibadettir. Yoksulların ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmak suretiyle toplumda karşılıklı sevgi ve kardeşlik bağlarının pekişmesine vesile olan bu mali ibadetin meşru kılınmasındaki temel hedeflerden biri, insanların paylaşma bilincini canlı tutmaktır. Bu sayede her Müslüman, ihtiyacı olan yoksullara az da olsa bir şeyler verebilmenin ve yardımlaşmanın sevincini yaşar. Bundan dolayıdır ki fıtır sadakası, zekâttan farklı olarak, daha geniş bir mükellef kitlesi tarafından yerine getirilir.<br />
<br />
Kurulumuz, fıtır sadakasının Müslüman toplumların neredeyse tamamına yakın bir kesimi tarafından veriliyor olmasını da dikkate almak suretiyle;<br />
<br />
Hem sadaka-i fıtır`ın asgarî miktarını belirleyen hadis-i şeriflere dayanarak, hem de ülkemizdeki mevcut sosyo-ekonomik hayat şartlarını ve bir kişinin günlük asgarî gıda ihtiyacını göz önünde bulundurarak 2010 yılı Ramazan ayının başlangıcından 2011 yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar olan sürede sadaka-i fıtır miktarının 7.00 (Yedi Lira) olarak belirlenmesine,<br />
<br />
Belirlenen bu miktarın, `asgarî miktar` olduğunun, sadaka-i fıtırda verilecek meblağ konusunda bir üst sınırın olmadığının hatırlatılmasına,<br />
<br />
Bu konuda ideal olanın, herkesin kendi hayat standartlarına göre asgari günlük gıda harcamalarına denk düşecek bir meblağı vermesinin tavsiye edilmesine,<br />
<br />
Söz konusu meblağın, gıda gibi aynî olarak veya para şeklinde nakdî olarak ödenebileceğine karar verildi.<br />
<br />
<table border=1 bordercolor=#c0c0c0 cellspacing=0 cellpadding=3 width=100% ><thead><tr><td colspan=8>2010 ANTALYA RAMAZAN İMSAKİYESİ</td></tr><tr>   <th>Günler</th><th>Tarih</th><th>İmsak</th><th>Güneş</th><th>Öğle</th><th>İkindi</th><th>Akşam</th><th>Yatsı</th></tr>    </thead>    <tbody><tr><td>1 Ramazan</td><td>11 Agu 2010 – Ca</td><td>04:16</td><td>06:02</td><td>13:12</td><td>16:59</td><td>20:04</td><td>21:35</td></tr><tr> <td>2 Ramazan</td><td>12 Agu 2010 – Pe</td><td>04:17</td><td>06:03</td><td>13:12</td><td>16:59</td><td>20:03</td><td>21:34</td></tr><tr><td>3 Ramazan</td><td>13 Agu 2010 – Cu</td><td>04:18</td><td>06:04</td><td>13:12</td><td>16:58</td><td>20:02</td><td>21:32</td></tr><tr><td>4 Ramazan</td><td>14 Agu 2010 – Ct</td><td>04:20</td><td>06:05</td><td>13:12</td><td>16:58</td><td>20:01</td><td>21:31</td></tr><tr><td>5 Ramazan</td><td>15 Agu 2010 – Pa</td><td>04:21</td><td>06:05</td><td>13:12</td><td>16:57</td><td>19:59</td><td>21:29</td></tr><tr><td>6 Ramazan</td><td>16 Agu 2010 – Pt</td><td>04:22</td><td>06:06</td><td>13:12</td><td>16:57</td><td>19:58</td><td>21:28</td></tr><tr><td>7 Ramazan</td><td>17 Agu 2010 – Sa</td><td>04:23</td><td>06:07</td><td>13:11</td><td>16:56</td><td>19:57</td><td>21:26</td></tr><tr><td>8 Ramazan</td><td>18 Agu 2010 – Ca</td><td>04:25</td><td>06:08</td><td>13:11</td><td>16:56</td><td>19:56</td><td>21:25</td></tr><tr><td>9 Ramazan</td><td>19 Agu 2010 – Pe</td><td>04:26</td><td>06:09</td><td>13:11</td><td>16:55</td><td>19:54</td><td>21:23</td></tr><tr><td>10 Ramazan</td><td>20 Agu 2010 – Cu</td><td>04:27</td><td>06:10</td><td>13:11</td><td>16:54</td><td>19:53</td><td>21:21</td></tr><tr><td>11 Ramazan</td><td>21 Agu 2010 – Ct</td><td>04:28</td><td>06:10</td><td>13:10</td><td>16:54</td><td>19:52</td><td>21:20</td></tr><tr><td>12 Ramazan</td><td>22 Agu 2010 – Pa</td><td>04:29</td><td>06:11</td><td>13:10</td><td>16:53</td><td>19:50</td><td>21:18</td></tr><tr><td>13 Ramazan</td><td>23 Agu 2010 – Pt</td><td>04:31</td><td>06:12</td><td>13:10</td><td>16:53</td><td>19:49</td><td>21:16</td></tr><tr><td>14 Ramazan</td><td>24 Agu 2010 – Sa</td><td>04:32</td><td>06:13</td><td>13:10</td><td>16:52</td><td>19:48</td><td>21:15</td></tr><tr><td>15 Ramazan</td><td>25 Agu 2010 – Ca</td><td>04:33</td><td>06:14</td><td>13:09</td><td>16:51</td><td>19:46</td><td>21:13</td></tr><tr><td>16 Ramazan</td><td>26 Agu 2010 – Pe</td><td>04:34</td><td>06:15</td><td>13:09</td><td>16:51</td><td>19:45</td><td>21:12</td></tr><tr><td>17 Ramazan</td><td>27 Agu 2010 – Cu</td><td>04:35</td><td>06:15</td><td>13:09</td><td>16:50</td><td>19:44</td><td>21:10</td></tr><tr><td>18 Ramazan</td><td>28 Agu 2010 – Ct</td><td>04:36</td><td>06:16</td><td>13:08</td><td>16:49</td><td>19:42</td><td>21:08</td></tr><tr><td>19 Ramazan</td><td>29 Agu 2010 – Pa</td><td>04:38</td><td>06:17</td><td>13:08</td><td>16:48</td><td>19:41</td><td>21:07</td></tr><tr><td>20 Ramazan</td><td>30 Agu 2010 – Pt</td><td>04:39</td><td>06:18</td><td>13:08</td><td>16:48</td><td>19:39</td><td>21:05</td></tr><tr><td>21 Ramazan</td><td>31 Agu 2010 – Sa</td><td>04:40</td><td>06:19</td><td>13:08</td><td>16:47</td><td>19:38</td><td>21:03</td></tr><tr><td>22 Ramazan</td><td>01 Eyl 2010 – Ca</td><td>04:41</td><td>06:19</td><td>13:07</td><td>16:46</td><td>19:36</td><td>21:02</td></tr><tr><td>23 Ramazan</td><td>02 Eyl 2010 – Pe</td><td>04:42</td><td>06:20</td><td>13:07</td><td>16:45</td><td>19:35</td><td>21:00</td></tr><tr><td>24 Ramazan</td><td>03 Eyl 2010 – Cu</td><td>04:43</td><td>06:21</td><td>13:07</td><td>16:45</td><td>19:34</td><td>20:58</td></tr><tr><td>25 Ramazan</td><td>04 Eyl 2010 – Ct</td><td>04:44</td><td>06:22</td><td>13:06</td><td>16:44</td><td>19:32</td><td>20:56</td></tr><tr><td>26 Ramazan</td><td>05 Eyl 2010 – Pa</td><td>04:45</td><td>06:23</td><td>13:06</td><td>16:43</td><td>19:31</td><td>20:55</td></tr><tr><td>27 Ramazan</td><td>06 Eyl 2010 – Pt</td><td>04:46</td><td>06:23</td><td>13:06</td><td>16:42</td><td>19:29</td><td>20:53</td></tr><tr><td>28 Ramazan</td><td>07 Eyl 2010 – Sa</td><td>04:47</td><td>06:24</td><td>13:05</td><td>16:41</td><td>19:28</td><td>20:51</td></tr><tr><td>29 Ramazan</td><td>08 Eyl 2010 – Ca</td><td>04:48</td><td>06:25</td><td>13:05</td><td>16:40</td><td>19:26</td><td>20:50</td></tr>    </tbody>    <tfoot>    <tr><td colspan=8><strong>Bayram Namazı:</strong> 9 Eylül 2010<br />Perşembe Günü <strong>Saat:</strong><br /><span style=COLOR: red; FONT-WEIGHT: bold>07:14</span> </td>    </tr>    </tfoot></table><br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Elmalıda Koyun otlatılan Avlan Gölü Can Çekişiyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50347--Elmalida_Koyun_otlatilan_Avlan_Golu_Can_Cekisiyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50347--Elmalida_Koyun_otlatilan_Avlan_Golu_Can_Cekisiyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Elmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50347--.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin ‘devlet eliyle’ kurutulduktan sonra geri kazanılan ilk gölüydü. Ardından büyük çabalar sonucu geri kazanıldı. Ancak devlet emanetine sahip çıkamadı. Avlan Gölü şimdilerde Türkiye’nin üzerinde koyun otlayan ilk gölü olarak tarihe geçiyor!<br />
<br />
SİSYPHOS’UN KADER ARKADAŞI AVLAN<br />
Avlan Gölü, kurutulduktan sonra geri kazanılan ilk göl olma özelliğini taşıyor. Ancak kurutulmadan önce yaklaşık 26 bin hektarlık alanı kapsayan gölün başına gelenler ‘burası Türkiye’ dedirten ayrıntılar barındırıyor. Bağrını yarıp kuruttular, kıyılarına yapılar kondurdular, ortasını doldurup karayolu yaptılar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi Antalya Defterdarlığı tarafından satışa çıkarılan Avlan Gölü, yaklaşık 50 yıldır insanoğlunun doğaya karşı verdiği savaşımın nelere yol açabileceğinin canlı kanıtı olarak ortada duruyor. Aslında ‘canlı’ demek biraz sözün gelişi. Çünkü son yıllarda büyük emekler sonucu geri kazanılan göllere örnek bir model olarak anılan Avlan’ın suları yeniden çekilmeye başlamış durumda. Yaz sıcaklarıyla birlikte ortaya çıkan buharlaşmanın bunda etkisi olduğu söylense de, kimi uzmanlara göre bu çekilmenin tek nedeni buharlaşma değil. Çünkü gölü neredeyse abluka altına alan düdenler, Avlan’ın sularının tahliye edilmesinde kullanılıyor. Geçmişte göldeki su seviyesini doğal olarak belirleyen düdenlerin dışında açılan çok sayıda düdenin bugün halen suları tahliye etmek için kullanılması, Avlan’ın kaderini belirleyen en önemli etken. Bir nevi Sisyphos efsanesi gibi. Sularına her kavuştuğunda yeniden bağrını delen düdenlerden kaybediyor Avlan…<br />
<br />
ÇOBAN, ‘OT’ DERDİNDE<br />
Avlan’ı son gördüğümde yansıyan görüntü, Türkiye’nin içinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi de özetler nitelikteydi. Büyük emekler sonucu geri kazanılan gölün suları yeniden çekilmiş, göl ortasından geçen yolun ikiye böldüğü küçük çanağına doğru sıkışarak can çekişmeye başlamıştı. Gölün sularının çekildiği alanlarda koyunlarını otlatan çobanlar, gölün makûs talihinden habersiz ortaya çıkan taze otları birer ganimet gibi algılayarak, “gölün kuruması iyi oldu” diyorlar. Ancak Avlan’ı ganimet gibi algılayan yalnızca ‘ot’ derdindeki çobanlar değil. Antalya Defterdarlığı geçtiğimiz ay Avlan’ı satış listesinden çıkardığını açıklasa da Elmalı’da dolanan söylenceler yakın gelecekte gölün başına başka belaların geleceğini de haber veriyor sanki. Bu söylencelerin somutlaşması durumunda yakından izleyerek Avlan kıyılarında nöbet tutacağımızı şimdiden anımsatalım.<br />
<br />
DEMİREL AVLAN’I ‘BİR DİKİŞTE’ NASIL İÇTİ?<br />
Elmalılılar, Avlan’ın kurutulma sürecinde yaşanan siyasi tartışmaları dün gibi anımsıyorlar. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Elmalı’da yaptığı bir mitingde, biraz da gölün kurutulması için lobi yapanların baskısıyla kürsüdeki su bardağını eline alıp bir dikişte içerek, “bu bardaktaki suyu içtiğim gibi Avlan’ı da bir dikişte içerim. Ancak gölün kurutulması sizin için iyi olmaz!” diyor. Elmalılar bu konuda Demirel’e hakkını teslim ediyorlar. Ancak Demirel kürsüdeki konuşmasının tersine Avlan’ın kurutulmasının yolunu açan uygulamaların kararını veren hükümetin başı olarak tarihe geçiyor.<br />
<br />
BOZKIRDAKİ ‘KUĞU GÖLÜ’<br />
Avlan Gölü gibi Türkiye’nin bütün suları aylardır can çekişiyor. Kamu yararını gözetmeksizin iktidarın tasarrufuna bırakılan göllerin geleceğinin büyük bir tehdit altında olduğunu söylemek yanlış olmaz. Geçtiğimiz aylarda Bolu Abant Gölü’nün başına gelenler ortada. Birileri aklına estiği gibi ne kamuoyunu ne de doğa yasalarını dinlemeden kafasına göre projeler üretip Abant’tan Davos yaratmaya girişiyor. Birileri Avlan’ı satmaya kalkıp gölün orta yerine ‘meşrubat fabrikası’ kurabilirsiniz diyebiliyor… Sonra da Polatlı ovasına Melih Gökçek zihniyetiyle kondurulan yapay ve ucube göletlere “Kuğu Gölü” adı veriliyor!<br />
<br />
AK(DENİZ)İN ÇAKIL TAŞLARI AVLAN’A KARIŞINCA…<br />
Avlan Gölü, bütün Anadolu gölleri gibi yalnızca ekosistemin bir parçası değil, aynı zamanda sosyal yaşamın da ayrılmaz bir unsuru. Her 6 Mayıs’ta, 68 kuşağı öğrencilerini sembolize eden Deniz Gezmiş’in ruhuna mevlit okutan Elmalılı efsanevi kadının hikâyesinin peşine takılıp, bir başka 6 Mayıs’ta Deniz ve arkadaşları için Akdeniz kıyısından topladığı çakıl taşlarını Avlan’ın sularına bırakarak suları ve coğrafyayı, dünü ve bugünü kardeşleyen başka bir kadın, belki de Anadolu’nun neden insanı çarpan bir coğrafya olduğu sorusunun en temel yanıtıdır…]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya yazlık sinemaya merhaba dedi, halka ücretsiz sinema gösterimi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50346--Antalya_yazlik_sinemaya_merhaba_dedi_halka_ucretsiz_sinema_gosterimi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50346--Antalya_yazlik_sinemaya_merhaba_dedi_halka_ucretsiz_sinema_gosterimi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50346--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılan yeni proje ile Antalya yazlık sinema günlerine merhaba dedi. Gösterimlerin ilki ‘Vizontele’ filmi ile başladı.<br />
23 Temmuz 2010<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılan yeni proje ile Antalya yazlık sinema günlerine merhaba dedi. Gösterimlerin ilki ‘Vizontele’ filmi ile başladı.<br />
<br />
Büyükşehir Belediyesi tarafından halka yönelik başlatılan ücretsiz sinema günleri projesinin devamı niteliğindeki yazlık sinema günleri yaz boyunca Antalya’ya nostalji yaşatacak.  Bu kapsamında yaz boyunca her çarşamba Konyaaltı 11 Nolu Halk Plajı’nda ve her perşembe Lara Birlik kamp alanında halka yönelik ücretsiz açık hava sinema gösterimleri yapılacak.<br />
<br />
SİNEMA SAHİLE TAŞINDI<br />
<br />
AKM Perge Salonu’nda kış boyu devam eden ücretsiz sinema günleri sahile taşınırken,11 Nolu Halk Plajı’ndaki ilk gösterimde ‘Vizontele’ filmi ile izleyicilerle buluştu. Sahile kurulan dev ekran ile filmi izleyen vatandaşlar açık hava sineması ile nostalji yaptı. Etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’a teşekkür etti. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Yetkilileri, proje kapsamında gösterilecek Türk Filmlerinin Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla Antalyalılarla buluşacağını belitti. Film gösterileri saat 21.00’da başlayacak ve vatandaşlar tarafından ücretsiz izlenebilecek]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Halk Kart 16 Temmuz’da raylı sistemle başlıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50345--Halk_Kart_16_Temmuz_da_rayli_sistemle_basliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50345--Halk_Kart_16_Temmuz_da_rayli_sistemle_basliyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50345--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım sistemi ‘<b><i>HALK KART</i></b>’ ın ilk uygulaması 16 Temmuz’dan itibaren raylı sistem araçlarında çalışmaya başlayacak. Akıllı bilet sisteminin diğer toplu taşıma araçlarına montajı da devam ediyor. Sistem Temmuz sonuna kadar tüm toplu taşıma araçlarında devreye girecek. İndirimli kartların da 16 Temmuz tarihine kadar yenilenmesi gerekli.<br />
<br />
Antalya’nın toplu ulaşımda yaşanan biletleme sorunu Halk Kart ile son bulacak. Halka daha kaliteli ve ucuz taşıma hizmeti vermek için kolları sıvayan Büyükşehir Belediyesi, modern hayatın vazgeçilmezi olan teknolojiyi toplu taşıma hizmetlerinde kullanacak. Halk Kart’ın ilk uygulaması 16 Temmuz’dan itibaren raylı sistem araçlarında çalışmaya başlayacak. Temmuz sonuna kadar diğer otobüs ve minibüslerde de sistem devreye girecek. Akıllı bilet ve kartlı sistemin geçerli olması ile birliktebir süre sonra nakit biniş sona erecek. Kartlı sistemle Avrupa standartlarında toplu taşıma hizmetinin verilmesi amaçlanıyor.<br />
<br />
<b>16 TEMMUZ SON</b><br />
Öte yandan, toplu taşıma araçlarında indirimli ve ücretsiz biniş kartlarına sahip olan bireylerin yeni Halk Kartlarını 16 Temmuz’a kadar çıkarmaları gerekiyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Aktekin, öğrenci, öğretmen, emekli, gazi ve şehit ailelerinin kullandığı indirimli ve basın mensuplarının kullandığı ücretsiz biniş kartlarının yenilenmesi için daha önce 30 Haziran tarihini son gün olarak bildirdiklerini belirtti. Aktekin, “Ancak, vatandaşların kartlarını yenilemek için son günü beklemelerinden dolayı bir yığılma söz konusu oldu. Bu nedenle son kez bir süre uzatımına gittik. İndirimli ve ücretsiz kartların yenilenmesi için 16 Temmuz Cuma günü son tarihtir. Vatandaşlarımızın kartlarını 16 Temmuz’a kadar yenilemesi gerekmektedir. Bir tarih değişikliği daha olmayacaktır. Ayrıca sarı basın kartı sahibi gazeteciler, sadece kartlarını göstererek toplu ulaşımdan faydalanabilecek.” dedi.<br />
 <br />
<b>AKILLI BİLET</b><br />
Raylı sistemin altyapı eksiklikleri ve ücret toplama sisteminin raylı sistem ihalesi aşamasında planlanmamasından kaynaklanan sorunlar nedeniyle duraklarda akıllı bilet sisteminin kurulmasının geciktiğini Mehmet Aktekin, “Büyükşehir Belediyesi olarak hızla bu eksikleri tamamladık. Durakları, akıllı elektronik bilet sisteminin kurulması için toplu taşıma hizmetini üstlenen A-Kent A.Ş’ye teslim edeceğiz. A-Kent firması kısa sürede akıllı elektronik bilet sistemini devreye alarak çalıştıracak. Sistemin kurulması için tüm ekipmanın (validatör, turnike, engelli geçiş kapıları, kamera ve güvenlik sistemi, kaçak yolcu biniş alarm sistemine ait tüm malzemeler) montajı tamamlanarak sistem bir bütün olarak devreye alınacak. Sistemin nasıl kullanılacağına ilişkin bilgiler www.antalya.bel.tr , www.akent.com web adresleri, raylı sistem gişeleri, a-kent şirketinin merkez ofisi ve çeşitli basın kuruluşları aracılığıyla vatandaşlara duyurulacak” vatandaşlarımız istenen belgeler ile birlikte başvurarak hemen kartlarını alabilecektir diye konuştu. Kartlar için istenilen başvuru internet üzerinden de yapılabilir bu durumda vatandaşlarımız herhangi raylı sistem gişesinden, a-kent merkez ofisinden kartlarını beklemeden alabilirler. Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz emekli ve eşleri ile diğer gruplarda indirimli ücretsiz kart kullanma hakkı olan vatandaşlarımız internet üzerinden veya bizzat başvuru yaparak kendilerinden istenilen belgeleri öğrenebilirler.<br />
<br />
<b>KAÇAK YOLCU BİNİŞİNE SON</b><br />
Aktekin, raylı sistem araçlarına kurulacak sistemin en önemli özelliklerinin kameralar, turnikeler ve alarm sistemiyle kaçak yolcu binişinin kontrol altına alınabilmesi olduğuna dikkat çekti. Yolcunun kaçak binmesi halinde ceza uygulanacağını hatırlatan Aktekin, “Bu konuda vatandaşlardan hassasiyet göstermesini bekliyoruz” dedi.<br />
<br />
Bilet sisteminin diğer toplu taşıma araçlarında da montajına başlandığını bildiren Prof. Dr. Mehmet Aktekin, montajların tamamlanmasının ardından temmuz sonuna kadar otobüs ve minibüslerde kartlı sistem uygulamasına geçileceğini söyledi. <br />
<br />
<b>DEPOZİTO ÜCRETİ VATANDAŞA GERİ DÖNECEK</b><br />
Vatandaşların, Halk kartlarını, raylı sistem gişelerinden, A-Kent merkezinden 8 TL depozito ücreti karşılığında temin edebileceğini ifade eden Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mehmet Aktekin, “Vatandaş kartı 12 ay kullandıktan sonra ödediği 8 TL depozito bedelini de ücretsiz biniş olarak geri alabilecek” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Aktekin, Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşımda kullanılmak üzere aldığı 40 otobüsün de temmuz başında hizmete gireceğini hatırlattı.  ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir’den gençlere ücretsiz kamp</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50344--Antalya_Buyuksehir_den_genclere_ucretsiz_kamp.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50344--Antalya_Buyuksehir_den_genclere_ucretsiz_kamp.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50344--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Gençlik Kampı, Lara Birlik Plajı bölgesindeki ağaçlık alanda başladı.<br />
<br />
Beşer günlük periyotlar halinde 9 hafta sürecek kamptan kenar mahallelerden 10-15 yaş arası 900 öğrenci ücretsiz olarak faydalanacak.<br />
<br />
Kültür ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından organize edilen Gençlik Kampı’na çoğunluğu Kepez ve Döşemealtı bölgelerindeki okullardan çocuklar katılıyor. Gençlik Kampı ile gençlerin kent yaşamında aktif olarak yer almalarının sağlanması, yeni yaşam deneyimleri kazanarak ve eğlenerek öğrenme fırsatı yakalayabilecekleri bir tatil fırsatının sunulması amaçlanıyor. Kenar mahallelerden gelen gençler, denizle de buluşturuluyor.<br />
<br />
Her periyotta 100 gencin faydalanacağı kampta gençlere konularında uzman eğitmenler tarafından yüzme, dans, ritim, resim dersleri veriliyor. Kamp, Kum Heykel Müzesi ve Düden Şelalesi’nin gezilmesinden, oryantiring eğitimlerine kadar birçok aktiviteyi barındırıyor. Çadırlarda kalan gençler, doğa ve denizle baş başa bir tatil yaşıyor. Gençlik Kampı’na ileriki dönemde Bingöl, Hakkari, Tunceli ve Mardin’den 150’ye yakın hiç deniz görmemiş çocuğun da katılması bekleniyor.<br />
<br />
Gençler, problem çözebilmeyi, analitik düşünme gücünü geliştirmeyi, uyumlu şekilde hareket edebilme becerisini ve sonuç odaklı çalışabilmeyi sağlayacak olan takım oyunları ile de eğlenerek öğrenme fırsatını yakalıyor. Kampa katılmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten gençler, kampı düzenleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’a teşekkür etti.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Hıdırlık Dinletileri sürüyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50343--Hidirlik_Dinletileri_suruyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50343--Hidirlik_Dinletileri_suruyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50343--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Hıdırlık Dinletileri devam ediyor. Dinletiler kapsamında Antalya Ticaret Borsası Türk Sanat Müziği Korusu konser verdi.<br />
<br />
Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nın tarafından hazırlanan Hıdırlık Gün Batımı Konserleri’nde bu hafta Antalya Ticaret Borsası Türk Sanat Müziği Korosu, şef Hayati Güver yönetiminde dinleti sundu. Rast ve hüzzam makamlarından eserlerin seslendirildiği konserde, koronun ve solistlerin söylediği eserler büyük alkış aldı.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir’den engelli çocuklara yaz okulu</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50342--Antalya_Buyuksehir_den_engelli_cocuklara_yaz_okulu.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50342--Antalya_Buyuksehir_den_engelli_cocuklara_yaz_okulu.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50342--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ve Antalya Gönüllüleri Derneği işbirliği ile engelli çocuklara yönelik yaz okulu açıldı.<br />
<br />
Çocuklar Haşim İşcan Aile Danışma Merkezi’nde tiyatro, dans, bale, resim ve el sanatları alanlarında eğitim görecek.<br />
<br />
Okulun açılışına katılan Antalya Gönüllüleri Derneği Başkanı Dr. Günseli Akaydın,  önce engeli çocukların aileleri ile bir araya geldi. Çocukların gelişimine yönelik katkılarından dolayı aileleri kutlayan Akaydın, “Engelli aileleri olarak sizlerin sorumlulukları diğer ailelerden biraz daha farklı. Bu yönde çocuklarınızın gelişimi ve eğitimine zaman ayırıp, fedakarlıkta bulunuyorsunuz. Sizleri kutluyorum” dedi. Akaydın, Büyükşehir Belediyesi ile birlikte dernek olarak birçok sosyal ve kültürel projeye imza atmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.<br />
<br />
Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Duygu Batmaz, yaz okuluna katılan öğrenci velilerine seslenerek, “Evlerinden çıkmayan engelli sahibi aileleri etkinliklerimize katılmaları yönünde teşvik ediniz” diye konuştu. Haşim İşcan Aile Danışma Merkezi’nde yaklaşık üç ay sürecek yaz okulunda engelli çocuklar tiyatro, dans, bale, resim, ritim ve el sanatları gibi branşlarda uzman öğretmenlerden eğitim alacak. Yaz okuluna 50 çocuk kayıt yaptırdı. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Trafik Kazalarına Karşı Uyarılar</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50341--Trafik_Kazalarina_Karsi_Uyarilar.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50341--Trafik_Kazalarina_Karsi_Uyarilar.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50341--.html</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde her yıl yaklaşık 5.000 kişi trafik kazasında hayatını kaybediyor, yaz aylarında hareket eden nüfus yaklaşık 20 milyon ve bunların 'i kendi aracıyla yolculuk yapıyor. 1km'lik hız artışı riski üçe katılıyor.<br />
<br />
Yaz aylarının gelmesi, okul ve sınav dönemlerinin bitmesiyle birlikte hepimizin aşina olduğu bir konu sıklıkla medyaya yansıyor; Trafik kazaları ve binlerce ölüm.<br />
<br />
Geçtiğimiz günlerde duble yollarda hız sınırının 90km’den 110km’ye çıkarılmasıyla ilgili kanun meclisten geçti, ancak ülkemiz koşullarında ne kadar doğru bir karar olduğu tartışılır. Bununla ilgili olarak Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Başkanı İhsan Memiş, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e kararı veto etmesi konusunda talepte bulundu.<br />
<br />
İhsan Memiş, ülkemizde her yıl yaklaşık 5.000 kişinin trafik kazalarında hayatını kaybettiğini, yaz aylarında hareket eden nüfusun yaklaşık 20 milyon olduğunu ve 1km’lik hız artışının riski üçe katladığını belirterek sürücülere de uyarılarda bulundu.<br />
<br />
*Özellikle sıcak yaz aylarında reflekslerde azalma olduğundan dikkat eksikliği meydana gelmektedir, bu nedenle sürücüler kadar yayalar da dikkatli olmak zorundadır.<br />
<br />
*Dikkat eksikliği sıcaklardan dolayı zaten olacağından uykusuz ve yorgun yola çıkmayın.<br />
<br />
*Yola çıkmadan önce ağır yemekler yemekten kaçının, bol sıvı tüketin, alkolden uzak durun.<br />
<br />
*Uzun yolculuklarda sık sık mola verip, araçtan inerek kan dolaşımınızı hızlandıracak hareketler yapın. Bunu 3 saatte bir tekrarlayın.<br />
<br />
*Yolculuklarda mutlaka pedalların rahat kullanımını sağlayacak topuksuz ve rahat ayakkabılar giyin.<br />
<br />
*Sıcaklığın yoğun hissedildiği gündüz saatlerinden ziyade akşam ya da sabahın erken saatlerinde yolculuğa çıkın. Sıcakla eriyen asfalt gevşer ve aracın yola tutunması zayıflayacağından kontrolün kaybı ve kayma kolaylaşır.<br />
<br />
*Araçtaki herkesin emniyet kemeri taktığından emin olun. 12 yaşından küçük çocukları mutlaka çocuk araç koltuğuna oturtun.<br />
<br />
*Aracınızı gereğinden fazla yük, eşya ve yolcu ile doldurmayın.<br />
<br />
*Seyir halindeyken cep telefonu kullanmayın.<br />
<br />
*Yolculuk sırasında stres ya da üzüntüye yol açacak müzik dinlemeyin.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Sonsuzluğun ve Evrenin İlk Fotoğrafları Çekldi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50340--Sonsuzlugun_ve_Evrenin_Ilk_Fotograflari_Cekldi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50340--Sonsuzlugun_ve_Evrenin_Ilk_Fotograflari_Cekldi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50340--.html</guid>
		<description><![CDATA[Geçen sene uzaya gönderilen ve evrenin yapısı ve gelişimi ile ilgili bilgiler toplayan Planck adlı uydudan evrene ait ilk bilgiler ve resimler gelmeye başladı. Böylece dünyada ilk defa evrenin resmi çekilmiş oldu.<br />
Sonsuz boşluk kavramı kafalarımızın içinde algılamamız imkansız bir olgu oluştururken, bu anlaşılmazı anlaşılır kılmak için uzaya gönderilen Planck’tan ilk bilgiler ve resimler geldi.<br />
<br />
Avrupa Uzay Ajansı tarafından 1 sene önce uzaya gönderilen Planck evrenin ilk resmini çekti ve yolladı. Evrendeki bilinmezlikleri araştırmak ve oluşumdaki büyük patlamanın yayılım alanını tespit etmek için gönderilen uydudan ilk bilgiler gelmeye başladı.<br />
<br />
Evrende meydana gelen ilk patlamanın izlerini süren Planck, patlamadan doğan ısıyı inceleyerek evrenin yaşını, gelişim sürecini ve içeriğini ortaya çıkarmaya çalışıyor.<br />
<br />
Yayınlanan fotoğraf tüm dünyada yankı bulurken, fotoğraf ile açıklama yapan Profesör Andrew Jaffe “fotoğrafta görülenlerin galaksimizin gaz ve toz içinde olan halidir” dedi.<br />
<br />
Bu araştırmanın sonucunda evrenin oluşumu, şekli ve gelişim süreci ile ilgili çok değerli bilgilere ulaşılacağının altı çiziliyor. Planck 2012 yılında çalışmalarını tamamlayacak ve elde ettiği bilgiler ile dünyaya dönecek.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Görme Engelller için Araba Üretiliyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50339--Gorme_Engelller_icin_Araba_Uretiliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50339--Gorme_Engelller_icin_Araba_Uretiliyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50339--.html</guid>
		<description><![CDATA[Körler için geliştirilen araçta kullanılan “görsel olmayan arabağ” teknolojisi sürücülere yakınlarda bulunan araç ve nesnelerle ilgili bilgi aktararak trafikte rehberlik edecek.<br />
Araştırmacılara göre tamamen körler tarafından kullanılmak üzere geliştirilen araba önümüzdeki yıl piyasaya çıkabilecek.<br />
<br />
ABD’deki Ulusal Körler Federasyonu ve Virginia Polytechnic Institute ve State Üniversitesi’nin açıklamasına göre körlerin direksiyon başına geçmesini sağlayacak teknolojiyle donatılmış otomobilin prototipi 2011 yılında görücüye çıkacak.<br />
<br />
Körler için geliştirilen araçta kullanılan “görsel olmayan arabağ” teknolojisi sürücülere yakınlarda bulunan araç ve nesnelerle ilgili bilgi aktararak trafikte rehberlik edecek.<br />
<br />
Kamera ve sensörlerle donatılmış arabada titreyen eldiven ve direksiyon arkasından basınçlı hava akımı çarpışmadan varılacak yere ulaşılmasını sağlayacak.<br />
<br />
Ulusal Körler Federasyonu başkanı Dr. Mark Maurer, “Daha önce ulaşılamaz olarak nitelendirilen alanları keşfediyoruz. Körlüğün insanların topluma faydalı olabilmesini engellediği teorisinden uzaklaşıyoruz” dedi.<br />
<br />
Proje Savunma Bakanlığı tarafından destekleniyor. Modifiye edilmiş bir Ford Escape spor cip olan körler için otomobil Daytona International Speedway pistinde Rolex 24 yarışından önce denenecek.<br />
<br />
Virginia Polytechnic’den makine mühendisi profesör Dr. Dennis Hong körler için geliştirilen bu teknolojinin bir gün sokaktaki arabaları da daha güvenli hale getirmek için kullanılabileceğini söylüyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Yaz sıcaklarında hamilelere öneriler</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50338--Yaz_sicaklarinda_hamilelere_oneriler.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50338--Yaz_sicaklarinda_hamilelere_oneriler.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50338--.html</guid>
		<description><![CDATA[BSK Lara Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Leyla Ersözlü yaz sıcaklarında hamilelere daha rahat bir dönem geçirmeleri için faydalı bilgiler verdi.<br />
<br />
Hava sıcaklığının artması ile birlikte hamileler için de zorlu bir dönem başlamış oluyor. Hamilelikte hormonlardaki değişimlere ve kan akımındaki hızlanmaya bağlı olarak vücut iç sıcaklığında doğal bir artış sözkonusudur. Gebeler buna bağlı zaten kendilerini devamlı sıcak hissederken, havaların da ısınması onları gerçekten sıkıntıya sokabilir. Bu sıkıntıyı en aza indirgemek için bazı basit, uygulanması kolay aslında hepimizin bildiği ama bazen aklımızdan çıkan püf noktaları hatırlamakta fayda var.<br />
<br />
• Gebelikte özellikle de sıcak havalarda ağızdan bolca sıvı alımına dikkat etmek gerekir. Çünkü vücudun sussuz kalması rahimde kasılmalara dolayısıyla erken doğum sancılarına ve erken doğuma neden olabilir. Ancak sıvı alırken dikkat edilmesi gereken hussus, sık idrara çıkarttığı için vücutda sıvı kaybına yol açan kahve, çay ve kola gibi kafein içeren içeceklerden uzak durulmasıdır. Yine içerdiği tuzlar nedeniyle vücutda şişliliği arttırdığı için gazlı soda türü içeceklerden kaçınmak gerekir. Önerilen günde en az 8 ila 10 bardak su içilmesidir. Buzlu, nane ve limon aromalı içecekler denenebilinir.<br />
• Mutlak gerekli olmadıkça saat 11.00 ile 16.00 arası güneşli havada dışarı çıkılmamalıdır. Daima gölge ve hafif esentili yerler tercih edilmelidir. Hamilelikte doğal olarak artan melatonin hormonuna bağlı cilt kolayca bronzlaşmaya ve lekelenmeye eğilimlidir. Cilde güneşe çıkmadan 20 dakika önceden uygun UV Filtreli koruyucu içeren güneş kremi uygulanmalıdır.<br />
• Hamileliğin son 3 ayında gebe her 3 kadından birinde ellerde ve özellikle ayaklarda şişme görülür. Hava sıcaklığındaki ve nem oranındaki artış vücutdaki şişmeyi fazlalaştırır. Uzun süre ayakta kalınması da şikayetlerin artmasına neden olur.Her fırsatta hamilelerin oturup ayaklarını yükseğe kaldırmaları, imkan varsa ayaklara ve bacaklara masaj uygulanması tavsiye edilir. Ayak banyoları, ayak ve ayak bileklerindeki şişliklerin inmesine yardım eder. Bu banyolara nane gibi doğal esanslı yağların katılması ayrıca ferahlık verir. Yüzük ve bilezik gibi aksesuarlar parmak ve eller şişmeden çıkarılmalıdır ki bunlar daha sonra kan akımını engellemesinler.<br />
• Sıcakların etkisini azaltmanın diğer bir yolu ise sık sık serin duş almaktır. Hatta imkan varsa havuzda veya denizde serinlemek mümkündür. Evdeki küvetin içini doldurup içine oturmak da aynı etkiyi göstermektedir.<br />
• Hamilelikte yoğun egsersiz terleyerek aşırı su kaybına yol açtığı için uygun değildir. Yoga veya t’ai chi gibi hafif aktivitelerin yanı sıra özellikle suda egzersiz iyi bir çözümdür. Egzersiz sonrası su içilmesi ihmal edilmemelidir.<br />
• Açık renk güneş ışınlarını yansıtan kıyafetlerin seçilmesi tavsiye edilir. Pamuk, keten gibi doğal kumaşlardan oluşan geniş ve rahat kıyafetler terlemeyi önlediği gibi hareket serbestliği de sağlar.<br />
• Düz, ayaklarınıza nefes aldıracak, rahat ayakkabıların tercih edilmesi ayak şişmesinden doğacak sıkmayı ve rahatsızlığı azaltacağı gibi düşme riskinizi de azaltacaktır. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Yazın çocuğunuza sıvı oranı yüksek besinler yedirin</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50337--Yazin_cocugunuza_sivi_orani_yuksek_besinler_yedirin.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50337--Yazin_cocugunuza_sivi_orani_yuksek_besinler_yedirin.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50337--.html</guid>
		<description><![CDATA[BSK Lara Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Suna Doğankaya yaz aylarında çocukların beslenmesi ile ilgili bilgi ve sağlıklı beslenmeleri için örnek öğün verdi.<br />
<br />
Okul öncesi çoçuklarda yaz aylarında düzenli üç öğün yemek tüketilmesi oldukça önemlidir. Geç uyanarak geç kahvaltı edilmesi bu nedenle öğünün ikiye indirilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Öğün aralarında ise şekerleme,pasta,bisküvi yerine meyve,taze sıkılmış meyve suyu ,ayran özellikle yaz aylarında tercih edilmesi gereken önemli yiyeceklerdir.<br />
<br />
Okul öncesi çağ, çocuklarda bütün hayatları boyunca beslenme alışkanlıkları açısından oldukça şekillendirici bir dönemdir. Ailelerin sıklıkla yaptığı yanlış çocuğu ne kadar çok beslerlerse, kendilerini o kadar mükemmel, sorumluluklarını yerine getirmiş , iyi anne baba hissetmeleridir ki bu doğru değildir. Büyüme gelişmesi normal bir çocuğu fazla yemesi için zorlamak, başka çocukların yedikleri ile kıyaslamak , çocuğun beslenme alışkanlıklarını ileriki hayatında sağlığına zarar verecek şekilde değiştirebilir ve kesinlikle unutulmamalıdır ki beslenme konusunda büyüklerin davranışları bu yaşlarda taklit eden çocuk için en önemli faktördür.<br />
<br />
Yaz aylarında sıcaklık artışları besin ihtiyaçlarında da bazı değişiklilere neden olur. Sıvı ihtiyacı oldukça artar ki ayran ve sıvı oranı yüksek karpuz, kavun, üzüm gibi meyveler öncelikle tercih edilmelidir. Ayrıca sıcaklık artışları metabolizmada bir miktar yavaşlamaya neden olur. Bu nedenle yaz aylarında kış aylarına nazaran daha az enerji almak gerekir.<br />
<br />
Anne babalar özellikle tatil beldelerinde açık büfe seçimler yapılırken çocuklarının kesinlikle kendi besinlerini kendileri seçmelerine izin vermeliler, bu onlara özgürlük duygusu verir.Yediklerini kontrol etme güdüsünü kazandırır. Yetişkin obezitesinde temel problem beslenme biçimini bireyin kontrol edememesidir.<br />
<br />
Yaz aylarında çocuklar için örnek öğün;<br />
<br />
Sabah: Süt<br />
Yumurta veya beyaz peynir<br />
Zeytin<br />
Ekmek<br />
Domates  salatalık<br />
Meyve<br />
Öğle: Et yemeği veya kurubaklagil yemeği<br />
Sebze yemeği<br />
Yoğurt<br />
Ekmek<br />
Akşam: Et yemeği veya kurubaklagil yemeği<br />
Pilav veya makarna<br />
Meyve veya salata<br />
Ekmek<br />
Aralar: Süt veya Yoğurt<br />
Meyve<br />
<br />
24 saatlik periyod içinde en uzun aradan sonra yenilen öğün olan kahvaltı, her mevsim olduğu gibi yaz aylarında da günün en önemli öğünüdür. Akşam yemeği ile sabah arasında geçen yaklaşık 12 saatlik sürede vücuttaki besinlerin tümü sindirilmekte; böylece sabah kahvaltısında tüketilen yiyecekler vücutta daha verimli kullanılarak gün için gereken enerji ve besin ögeleri gereksiniminin bir bölümünü karşılamaktadır.<br />
Okul öncesi çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimlerinin yanısıra oyun çağında olduklarından fiziksel aktiviteleri için gerekli enerji ihtiyaçlarının büyük bölümü kahvaltı öğününde karşılanmalıdır. Bu çağdaki çocukların ihtiyacı olan besin ögeleri de öğünlerinde dengeli bir dağılım göstermelidir.<br />
<br />
Yaz aylarında çocukların kahvaltıları;<br />
• Karbonhidrattan zengin olmalıdır.Karbonhidratlar kas ve beyin için temel enerji kaynağıdır. (Ekmek, meyve, meyve suyu, tahıl gevrekleri karbonhidrattan zengindir.)<br />
• Demir içeriği yüksek olmalıdır. Demir kansızlık olarak bilinen anemiyi önlemek için gereklidir. ( Yumurta veya zenginleştirilmiş tahıl gevrekleri, pekmez tüketilebilir.)<br />
• Kemik gelişimi için kalsiyumdan zengin olmalıdır. (Süt, peynir, pekmez iyi kalsiyum kaynağıdır.)<br />
• İleride oluşabilecek kalp-damar hastalıkları ve obezite riskini azaltmak için yağ ve kolesterolden düşük olmalıdır ( Et ürünleri (sucuk, salam, sosis) yerine peynir tercih edilebilir.)<br />
• Posa açısından zengin bir kahvaltı kabızlığı engellemek için önemlidir. ( Meyve, sebze, kepekli tahıllar tercih edilebir )Yaz aylarında çocuklarda ishal sık görülen bir hastalıktır. Eğer çocuğunuz ishal olursa posa içeriği yüksek besinleri kesmelisiniz.<br />
• Sıvı içeriği yüksek olmalıdır. ( Sıcak, nemli havalarda vücut terleyerek sıvı kaybını arttırır. Serinletici içecekler ve su içeriği yüksek meyveler vücudun serinlemesine yardımcı olur.)<br />
• Mutlaka sebze, meyve veya taze sıkılmış meyve suyu yer almalıdır. ( Özellikle C vitamini ihtiyacını karşılamak için.)<br />
• Çeşitli yiyeceklerden oluşmalıdır. Örneğin;<br />
1 bardak süt, 1 yumurta veya peynir, zeytin, ekmek, meyve veya domates ;<br />
1 bardak taze sıkılmış meyve suyu ile peynirli tost ;<br />
1 bardak süt, tahıl gevreği, meyve.<br />
<br />
Çocuğunuzun öğle ve akşam yemekleri de kahvaltıları gibi enerji ve besin ögeleri açısından yeterli ve dengeli olmalıdır. Yaz aylarında artan sıvı ve mineral ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte, aynı öğünde dört temel besin grubundan yiyecekler bulunmalıdır. Çocuğunuzun besinsel ihtiyaçlarını karşılamak için ihtiyacı olan yiyecekleri değişik şekillerde sunabilir veya yemek istemediği yiyecekleri benzer nitelikte olan başka yiyeceklerle değiştirebilirsiniz. Örneğin çocuğunuz ıspanak yemek istemiyorsa, ıspanaklı börek yapabilirsiniz veya süt içmek istemeyen çocuğunuza yoğurt veya dondurma yedirebilirsiniz. Yaz aylarında sıkça yapılan kızartmalar yüksek yağ içerdiği ve kansere neden olduğu için tercih edilmemesi gereken yiyeceklerdir. Besinleri ızgara, haşlama, fırında veya kendi suyuyla pişirmek sağlıklı seçimlerdir. Çocukların mide kapasiteleri yetişkinlerinkinden küçük olduğu için fazla yemesi için çocuğunuzu zorlamamalı, yemeklerini küçük porsiyonlar halinde sunmalısınız.<br />
<br />
Öğle yemeğinde 1 porsiyon etli sebze yemeği (4-5 yemek kaşığı ), yarım kase yoğurt, 1-2 dilim ekmek veya börek, meyve veya taze sıkılmış meyve suyundan oluşan bir öğün sağlıklı bir seçimdir.<br />
<br />
Akşam yemeğinde 2-3 köfte kadar et/tavuk/balık (ızgara, haşlama veya fırında), pilav veya makarna (4-5 yemek kaşığı), salata, 1 su bardağı ayran, meyve veya sütlü tatlıdan oluşan bir öğünle çocuğunuzun besin gereksinimlerini karşılayabilirsiniz.<br />
<br />
Çocukların beslenme alışkanlıkları okul öncesi dönemde oluşur. Bu nedenle çocuğunuzun ara öğün alışkanlığını kazanması gereken enerji ve besin ögelerini karşılamak için önemlidir. Yaz aylarında çocuğunuzun ara öğünlerinde yüksek miktarda sıvı alması, vücudundan kaybettiği miktarı geri kazanması için gereklidir. Yemek aralarında taze sıkılmış meyve suları, süt, ayran, dondurma, meyve tüketmesine ve bol miktarda su içmesine özen gösterin.<br />
<br />
Mangalda kömür ile pişirilen etlerde kanserojen serbest radikaller oluşur.Sağlıksız bir pişirme yöntemi olan mangal 1-2 haftada bir kullanılabilir. Mangalda et yenilen öğünlerde çiğ sebze (domates,salatalık,biber,soğan) miktarı kesinlikle artırılmalıdır.<br />
<br />
BESLENME VE DİYETETİK UZMANI<br />
SUNA DOĞANKAYA<br />
BSK LARA HASTANESİ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Gentest: Genetik yapııza göre sağlıklı yaşam klavuzu</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50336--Gentest_Genetik_yapiiza_gore_saglikli_yasam_klavuzu.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50336--Gentest_Genetik_yapiiza_gore_saglikli_yasam_klavuzu.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50336--.html</guid>
		<description><![CDATA[Medical Park Hastane Kompleksi doktorlarından Uzm.Dr Meltem Demir hastanenin yeni uygulamalarından 'GENTEST ‘Kişiye Özel Biyoenformatik Değerlendirme’ raporları ile tıbbın geleceğinde önemli rol oynayacak kişiye özel tıp uygulamaları (personalized medicine) yapılmaya başlıyor. Bu kapsamda ele alınan genetik analiz bazlı sağlıklı yaşam reçeteleri bugüne kadar toplum ortalamalarına göre verilen önerilerin yerini alırken, kişiye özel sunulan ‘Optimum Yaşam Planları’ sayesinde genetik olarak yatkın olduğumuz hastalıklardan korunmak ve sağlıklı bir yaşam sürmek için ihtiyacımız olan kılavuz artık elimizin altında' dedi.<br />
<br />
GENTEST 'Kişiye Özel Biyoenformatik Değerlendirme' nedir?<br />
<br />
Gentest, bireyin ailesinden miras aldığı genetik yapısı ve mevcut yaşam tarzı doğrultusunda optimum sağlığa ulaşabilmesi için bireye, doktoruna, diyetisyenine varsa egzersiz danışmanına yardımcı olmak üzere yapılan bir değerlendirmedir. Bu değerlendirme sonucunda kişinin sağlığında öncelik alanları belirlenir ve optimum sağlığa ulaşabilmesi ve sağlıklı bir yaşam sürmesi için o kişiye özel yaşam tarzı planı içeren bir rapor hazırlanır. Bu plan kişiye genetik yapısı doğrultusunda nasıl beslenmesi, ne tür ve sıklıkta egzersiz yapması, hangi vitaminleri kullanması gerektiğini belirtir ve gerektiğinde yine o kişi için özel hazırlanmış bir tıbbi takip programı içerir.<br />
Kısaca Gentest, ileri tıp, gen ve bilgi teknolojileri ile kişiye özel sağlıklı yaşam planları sunan bir hizmettir<br />
<br />
Gentest ile kronik ve kompleks hastalıklarla ilgili aşağıda gruplandırılan beş temel alanda:<br />
<br />
• Antioksidasyon-detoksifikasyon mekanizmalarının yetersizliği (yaşlanmayı hızlandırıyor ve hastalıklara zemin hazırlıyor)<br />
• İnflamatuvar mekanizmaları (kuvvetli olursa kalp damar hastalıkları, eklem iltihabı, inflamatuvar bağırsak hastalıklarına yol açabiliyor)<br />
• İnsülin direnci (diyabetin başlangıç noktası)<br />
• Kalp-damar ve beyin-damar hastalıkları (kalp krizi ve felçler)<br />
• Kemik sağlığı (osteoporoz)<br />
<br />
kişinin yatkınlığını ve direncini etkileyecek genetik polimorfizmleri (bireyelerarası farklılıkları gösteren genetik özellikler) ortaya koymakta ve bunları, testin yapıldığı sıradaki beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları ışığı altında değerlendirmektedir. Bu değerlendirme sonucunda kişinin beslenmesinin, fiziksel aktivitesinin ve yaşam tarzının nasıl düzenlenmesi gerektiği konusunda kişiye detaylı bilgi verir.Ör:Genetik mirasınızda insülin direnciniz varsa çok kolay şişmanlar ve aldığınız kiloları bir türlü veremezsiniz. Bunu bilerek bilinçli hareket ederseniz mirasınız kaderiniz olmaktan çıkar.<br />
<br />
GENTEST nasıl uygulanır?<br />
<br />
Hazırlanacak raporun türüne göre merkezimizden randevu alan kişiye gerekli bilgilendirmeler yapılarak o kişi için hangi testin seçileceği kararı verildikten sonra danışanın yanak iç dokusundan basit bir işlemle doku örneği veya kolundan 2cc lik bir kan örneği alınır. Buna ek olarak kişinin yaşam tarzını değerlendirmek amacı ile kapsamlı bir beslenme ve yaşam tarzı anketi doldurulur. Doku/Kan örneğinden genetik yapı, ve anket sonuçlarından mevcut yaşam tarzı bir arada değerlendirilirek ortalama 6 hafta içinde Gentest ‘Kişiye Özel Biyoenformatik Değerlendirme Raporu’ hazırlanır. Hazırlanan rapor yetkili doktor tarafından merkezimizde danışana açıklanır.<br />
<br />
Kişiye özel hazırlanan bu rapor ne içerir?<br />
<br />
Rapor temel olark üç bölümden oluşur. İlk bölümde kişinin genetik yapısı, yaşam tarzı bilgileri, sağlık bulgu ve belirtileri değerlendirilir. DNA analiz sonuçları bireyin hangi genlerinde ne tip özellikler barındırdığını, bu özelliklerin hangi sağlık alanları üzerinde olumlu veya olumsuz ne tip etkilere yol açtığını bize söyler. Yaşam tarzı incelenmesinde kişinin beslenme ve vitamin alımı, fiziksel aktivite, egzersiz, ve varsa sigara alışkanlıklarının hangi sağlık alanında o kişiyi nasıl etkilediğini, kişinin neleri eksik, neleri fazla yaptığını ortaya koyar. Tüm bu değerlendirmelerde kişiye sunulan alt ve üst sınırları genetik yapısı doğrultusunda, o kişiye özel olarak belirlenir.<br />
<br />
Kişinin fiziksel aktivite ve egzersiz alışkanlıkları 8 farklı alanda değerlendirilir. Genetik yapısı, mevcut sağlık durumu, fiziksel kapasitesi ve antropometrik ölçümlerinin ışığında bireyin hangi egzersiz türünden ne düzeyde ve sıklıkta yapmasını gerektiği belirlenir. Rapor içeriğinde gösterilen Kırmızı alanlar, bireyin mevcut egzersiz durumunu gösterirken, yeşil alanlar ise, o birey için önerilen en düşük egzersiz düzeyidir. İdeali, yeşil alan sınırını da geçecek şekilde egzersiz yapmaktır.<br />
<br />
Fiziksel Aktivite Ve Egzersiz Değerlendirmesi<br />
<br />
Yine bir örnek vermek gerekirse genetik olarak kemik erimesine yatkınlığı olan kişiler, kas ve kemik gücünü arttırmaya yönelik egzersizlere ağırlık vermeleri gerektiğini bu raporla görebilirler.<br />
Raporun ikinci bölümünde kişinin genetik yapısı ve beslenme-egzersiz-sigara alışkanlıkları birlikte değerlendirilerek ‘vitagenetik haritası’ çıkarılır. Bu harita yukarda bahsettiğimiz sağlıkla ilgili beş alanda o kişinin hangi alanlara öncelik vermesi gerektiğini ona söyler. Raporun türüne göre bu öncelikler sağlık riski olarak da değerlendirilebilir. Böylece kişi örneğin genetik yapısı ve yaşam tarzı analizi doğrultusunda ilerleyen yaşlarda kalp krizi riski nedir görebilir.Raporun son bölümü ise kişiye hastalıklardan korunması ve sağlıklı uzun bir ömür sürebilmesi için hazırlanmış bir ‘Optimum Yaşam Tarzı Planı’ içerir. Kişiye özgü beslenme planı, egzersiz reçetesi, vitamin ve supleman kullanım önerileri bulunan bu planda gerekirse tıbbi takip önerileri verilir.<br />
<br />
Diğer raporlar hakkında bilgi verirmisiniz?<br />
<br />
<br />
• GentestChekUp® raporu, check up yaptıran kişilere mevcut sağlık durumlarına ek olarak ileriye yönelik bir perspektif sunar. Check-up bulgularının genetik yapı çerçevesinde yorumlanmasına olanak verir.<br />
<br />
• GentestVitamin® raporu ile kişinin alması gereken vitamin ve besin destek türleri/miktarları o kişinin genetik yapısı ve ihtiyacı oranında belirlenir.<br />
<br />
<br />
• GentestMedical® raporu genetik yapı ve yaşam tarzı analizinin oldukça detaylı incelendiği ile kapsamlı bir değerlendirme içerir. Bu sayede kişinin hastalık risk oranları hesaplanabilir. Ek kan analizleri de içeren bu tür raporda kişi örneğin mevcut yaşam biçimini sürdürdüğü takdirde önümüzdeki 30 yılda kalp krizi geçirme risk oranını ve bu oranı azaltmak için yaşam tarzında ne gibi değişiklikler yapması gerektiğini görebilir.<br />
<br />
<br />
• GentestBioAging® raporu en kapsamlı hazırlanan rapordur. Genetik yapı, yaşam tarzı analizi ve kan tetkiklerine ek olarak hormonlarla ilgili yapılan ek analizler sayesinde kişiye sağlıklı yaşlanma konusunda bir yol haritası çizer.<br />
<br />
• GentestHealthyWeight® raporu kilolarından şikayetçi olan kişilere yöneliktir ve sağlıklı kilo verirken fazla kilonun yol açabileceği komplikasyonlardan kişiyi koruyacak bir yaşam planı içerir. Günümüzde yapılan araştırmalar her diyet programının herkese aynı faydayı sağlamadığını, örneğin bazı genetik yapıdaki kişilerin düşük karbonhidrat ve düşük yağ içeren diyetlerden diğer insanlar kadar fayda göremediğini göstermektedir. Genetik yapıya uygun ve kişiye özel bir diyet programı sunan bu rapor bugüne kadar çeşitli diyet reçeteleri uygulamış ancak beklediği faydayı alamamış kişiler için çok uygundur.<br />
<br />
<br />
Bugüne kadar GENTEST yaptıran kişiler bundan nasıl yararlandı?<br />
<br />
Birkaç örnekden bahsetmek gerekirse, kan yağlarında ciddi bozukluklar olan bireyler kendilerine sunulan ‘Optimum Yaşam Tarzı Planı’ sayesinde bu değerlerinin normale indiğini veya karaciğer fonksiyonlarında ciddi bozuklukları olan bazı bireylerin bu fonksiyonlarının düzeldiği takip programları sırasında izlenmiştir. Aşırı kilo şikayetiyle başvuran danışanlar son derece sağlıklı olarak büyük miktarda kilolar vermişler; 20, 30 kilo hatta daha fazlasını verenler olmuştur. Hepsinin ortak dile getirdiği bu kiloları verirken kendilerini çok sağlıklı hissetikleri ve yakınları tarafından çok olumlu geri bildirimler aldıkları yönündedir.<br />
<br />
Uzm.Dr.Meltem Demir<br />
Biyokimya Uzmanı<br />
Medical Park Antalya Hastane Kompleksi<br />
<br />
Haber: Recep AKKAYA ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Çin’de Türk Pavyonu rekora koşuyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50335--Cin_de_Turk_Pavyonu_rekora_kosuyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50335--Cin_de_Turk_Pavyonu_rekora_kosuyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50335--.html</guid>
		<description><![CDATA[Çin'in Shanghai şehrinde düzenlenen EXPO 2010 Dünya Fuarı'nda yer alan Türkiye Pavyonu ziyaretçi rekoru kırıyor.<br />
<br />
Çekici mimari yapısı ve tematik senaryosunun yanı sıra düzenlenen kültürel etkinliklerle de EXPO 2010’un adeta cazibe merkezi olan Türkiye Pavyonu’nu, resmi açılış olan 1 Mayıs 2010 tarihinden bugüne kadar yaklaşık 650 bin kişi ziyaret etti. 184 gün sürecek olan Shanghai EXPO 2010’un ilk 20 gününde Türkiye Pavyonu’nu, Malta, Lüksemburg ve İzlanda gibi ülkelerin toplam nüfuslarından daha fazla kişi gezdi. Türkiye Pavyonu girişinde, ziyaretçilerin yoğun ilgisi nedeniyle oluşan uzun kuyruklar ise artık rutin haline geldi.<br />
<br />
EXPO alanının Avrupa Bölgesi’nde bulunan Türkiye Pavyonu’nu, ilk 20 günde gezen ve çoğunluğunu Çinlilerin oluşturduğu ziyaretçiler, özellikle kemençe eşliğinde horon, Maraş dondurması ve ebru sanatı gibi etkinliklere yoğun ilgi gösterdi. Aşırı ilgi, ebru sanatının sunulduğu atölyede programı da etkiledi. Aşırı izdiham neneliyle, ziyaretçilerin de katılımı planlanan ebru sanatı atölyesinde, herhangi bir yığılmaya neden olmaması için uygulama yerine, sürekli sunum yapılıyor. Ayrıca Pavyon’da bulunan ve 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul’un tüm güzelliğini yansıtan 360 derece İstanbul filmi de Türkiye Pavyonu’nda ziyaretçilerin en çok beğenisini toplayan bölümler arasında yer alıyor. 360 derece filmi ile beraber İstanbul, özellikle Çinliler tarafından “dünyada görülmesi gereken yerler arasında” gösteriliyor. Zaman zaman gerçekleştirilen dans gösterileri de, Türkiye Pavyonu’nu EXPO 2010’da en çok konuşulan ülke haline getiriyor.<br />
<br />
Çinliler horon tepip Maraş dondurması yiyor<br />
<br />
Yüzyılın tanıtım fırsatına dönüşen ve 560 hektarlık dev bir alana kurulan Shanghai EXPO 2010’da, her ülke farklı etkinliklerle tanıtılıyor. Türkiye ise kısa sürede tüm EXPO’nun en bilinen pavyonları arasında ilk sıralara yerleşti. Türkiye Pavyonu’nu ziyaret eden Çinlilerin, kemençe eşliğinde oynanan horonun hızlı ritimlerine dayanamayarak, zaman zaman eşlik etmeleri de, EXPO’da renkli ve ilginç görüntüler oluşturuyor. Hem renkli şovu hem de eşsiz lezzeti ile Maraş dondurmasının ünü ise adeta tüm EXPO alanına yayılmış durumda. Ziyaretçiler, Türk Pavyonu’nda bulunan dondurmacının önünde de uzun kuyruklar oluşturuyor. TV kanalları Maraş dondurması ile ilgili programlar hazırlıyorlar.<br />
Ayrıca Pavyon’da ney, ud ve bağlama konserleri ziyaretçilere Türkiye’den ezgiler sunuyor.<br />
<br />
EXPO’nun en popüler ülkesi Türkiye<br />
<br />
20 gün gibi çok kısa bir sürede Çatalhöyük ana teması ile EXPO’ya damgasını vuran Türkiye, tüm ülke pavyonları arasında yapılan değerlendirmeye göre en popüler 10 ülke arasında gösteriliyor. Kültürel etkinlikler, dans gösterileri ve 360 derece filmi, Türkiye Pavyonu’nun mimari çekiciliğine ve tarihsel tasarımına ayrı bir katma değer sağlıyor. Tüm bu özellikler Türkiye Pavyonu’nu ziyaretçiler arasında tercih sebebi yapıyor. Türkiye, ana teması “Daha iyi şehir, daha iyi yaşam” olan Shanghai EXPO 2010’un şimdiden sembol ülkesi olmaya başladı. Açık kalacağı 6 ay boyunca 70 milyon ziyaretçinin gezmesi beklenen ve “Yüzyılın tanıtım fırsatı” olarak ortaya çıkan 2010 EXPO’sunu, bu anlamda en iyi değerlendiren ülkelerin başında da Türkiye geliyor. Türkiye Pavyonu’nun 20 Haziran’daki ‘Türk Günü’nde ise, kendi ziyaretçi rekorunu kırması bekleniyor. Türkiye Pavyonu, Türk Günü’nde ziyaretçilerini, renkli ve sürprizlerle dolu yoğun bir etkinlik programı ile ağırlayacak.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Tütüncü’den Antalya Kepez`de spor salonu müjdesi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50334--Tutuncu_den_Antalya_Kepez_de_spor_salonu_mujdesi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50334--Tutuncu_den_Antalya_Kepez_de_spor_salonu_mujdesi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50334--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, “spor şehri” imajı kazanan ilçenin 4 okulunun bahçesine “çadır spor salonu” yapacaklarının müjdesini verdi<br />
<br />
Başkan Hakan Tütüncü, çok sevdiği çocukların yüzlerindeki gülümsemeyi artıracak bir çalışmayı daha gerçekleştiriyor. Kültürden sanata, eğitimden sağlığa yatırım yapan Tütüncü, ilçeye yeni spor alanları kazandırıyor.<br />
<br />
396 bin nüfusun ve 72 bin öğrencinin bulunduğu ilçede, yoğun ilgi nedeniyle yeni spor alanlarına ihtiyaç duyulmaya başlanmıştı.<br />
<br />
Sporu bir sosyal araç olarak gören Tütüncü de, spor alanı talebini karşılamak için ilçede yeni spor sahaları yapma kararı aldı. Kepez’in spor kenti halene geldiğinin altını çizen Tütüncü, önümüzdeki süreçte 4 okulun bahçesinde “çadır spor salonu yapacaklarını açıkladı.<br />
<br />
Başkan Tütüncü projelerinin tamamlanmasının ardından önümüzdeki günlerde ihaleye çıkacak olan spor salonlarının, hem öğrencilerin hem de mahallelilerin faydalanacağını belirtti.<br />
<br />
Her bölgenin ve her kesimin eşit şekilde spor olanaklarından yararlanmasına önem verdiklerinin altını çizen Başkan Tütüncü, çadır spor salonlarını Altınova İlköğretim Okulu’na, Kanal Mahallesi Mimar Sinan İlköğretim Okulu’na, Kültür Mahallesi Sefa Akın İlköğretim Okulu’na ve Varsak İlköğretim Okulu’na yapacaklarını sözlerine ekledi.<br />
<br />
Kepez Belediyespor Kulübü’nün futbolda 3. lige çıkması, basketbolda 2. ligde mücadele edilecek olması, amatör branşların başarısı, modern tesisleri ve binlerce öğrencinin katıldığı yaz spor okulu ile ilçe spor şehri imajı kazandı.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Çek turistin böbrekleri ile Antalya`da yaşama tutundular</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50333--Cek_turistin_bobrekleri_ile_Antalya_da_yasama_tutundular.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50333--Cek_turistin_bobrekleri_ile_Antalya_da_yasama_tutundular.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50333--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya’da beyin kanaması sonucunda beyin ölümü gerçekleşince organları bağışlanan 66 yaşındaki Çek Cumhuriyeti uyruklu Magda Ulrıchova’nın böbrekleri ile iki kişi yaşama tutundu.<br />
<br />
Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonlarla Ulrıchova’nın böbreklerinden birisi Abdullah Genç’e diğeri de Muhammed Yalçıntaş’a nakledildi.<br />
<br />
Yıllardır böbrek hastasıydı<br />
Yaklaşık 16 yıldır hemodiyalize mahkum olarak yaşam mücadelesi veren Abdullah Genç (36), Çek Cumhuriyeti uyruklu Ulrıchova’nın böbreği ile yeniden hayata sarıldı. Yıllardır böbrek hastası olduğunu dile getiren Genç, “Çok mutluyum. Senelerdir diyalizde yaşam mücadelesi veriyordum. Artık kurtuldum. Eşimde böbrek hastası, onun da benim gibi en kısa sürede sağlığına kavuşmasını istiyorum. Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi ekibine çok teşekkür ederim” dedi.<br />
<br />
Organ bağışının artmasını istedi <br />
Kepez Belediyesi’nden emekli olan 50 yaşındaki Muhammed Yalçıntaş ise Ulrıchova’nın yakınlarına organlarını bağışladıkları için teşekkür etti. “İyi ki Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi var” diyen Yalçıntaş, 9 yıldır periton diyaliz hastası olduğunu söyledi. Organ bağışının artmasını isteyen evli ve 4 çocuk babası Yalçıntaş, yeniden sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu ifade etti. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Halk oyunları Türkiye finali Kumluca'da yapıldı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50332--Halk_oyunlari_Turkiye_finali_Kumluca_da_yapildi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50332--Halk_oyunlari_Turkiye_finali_Kumluca_da_yapildi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kumluca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50332--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kumluca Karatepe Stadyumu'nda gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Okul İçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen Yaygın Eğitim Kurumları arası Stilize dal Halk Oyunları yarışmasında birincilik Denizli Halk Eğitim Müdürlüğü’ nün oldu.<br />
<br />
Kumluca Kaymakamı Salih Işık, Garnizon Komutanı Jandarma Üsteğmen Yusuf Yurdugül, Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Adnan Tosun, Emniyet Müdürü Mehmet Dönmez, daire amirleri, siyasi parti ilçe temsilcileri ve vatandaşların katılımlarıyla gerçekleşti.<br />
<br />
Organizasyonda büyük katkısı olan Kumluca Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya da, halk oyunları Türkiye finallerinin bu yıl üçüncüsünün Kumluca'da gerçekleştirildiğini hatırlatarak, bundan dolayı da büyük bir mutluluk ve gurur duyduğunu söyledi. Halk oyunları yarışmalarına bundan sonra da destek vermeye devam edeceklerini belirten Çetinkaya, Türk halk oyunlarının, TürKlüğün simgesi, örf, adet, gelenek ve yaşamın bir parçasını anlattığını, bundan dolayı da burada bulunan Türkiye'nin değişik illerinden gelen tüm ekiplere hoş geldiniz diyerek yarışmada başarılar diledi.<br />
<br />
Türkiye’ nin değişik illerinde düzenlenen bölge yarışmalarında dereceye girerek Türkiye finaline katılmaya hak kazanan 12 ekip, yaklaşık 6 saat süren gösterilerini sundu. Jüri tarafından yapılan değerlendirmede 91.80 puan alan Denizli Merkez Halk Eğitim Müdürlüğü birinci, 91.20 puan alan Gaziantep Şahinbey Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ikinci ve 89.40 puan alan İzmir Gaziemir Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü de üçüncü oldu.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kısmi Ay Tutulması</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50331--Kismi_Ay_Tutulmasi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50331--Kismi_Ay_Tutulmasi.html</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50331--.html</guid>
		<description><![CDATA[Zamanlamadan dolayı tutulma Avrupa’dan gözlemlenemedi ancak Amerika, Kanada, Hindistan, Japonya ve Avustralya’dan izlenebildi.<br />
Cumartesi günü meydana gelen kısmi Ay tutulması Kuzey Amerika’da hayli büyük Ay görüntülerine sahne oldu.<br />
<br />
Tutulma Greenwich saatiyle 10:17’de Ay’ın Dünyanın gölgesine girmesiyle başladı ve 3 saat sürdü.<br />
<br />
Zamanlamadan dolayı tutulma Avrupa’dan gözlemlenemedi ancak Amerika, Kanada, Hindistan, Japonya ve Avustralya’dan izlenebildi.<br />
<br />
Ayın çapı Greenwich saatiyle 11:38’de maksimum haliyle %54 oranında karardı.<br />
<br />
Tutulma kısmi olmasına rağmen ABD’de ufuk çizgisine yakınlığından dolayı Ay olduğundan çok daha büyük göründü.<br />
<br />
Ay, Güneş ve Dünya sıralanmadığı için “tam” tutulma olmadı. Tam ay tutulması 20 Aralık'da gerçekleşecek ve ABD’den gözlemlenebilecek.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Muratpaşa Belediyespor Antalya Yaz Spor Okulları açılıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50330--Muratpasa_Belediyespor_Antalya_Yaz_Spor_Okullari_aciliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50330--Muratpasa_Belediyespor_Antalya_Yaz_Spor_Okullari_aciliyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50330--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya`da Muratpaşa Belediyesi Yaz Spor Okulları, bu yıl, futbol, basketbol, tenis, cimnastik, yelken, teakwando ve yüzme olmak üzere 7 branşta açılıyor.<br />
<br />
Muratpaşa Belediyespor tarafından açılan Yaz Spor Okulları’na kayıtlar başladı. Kızıltoprak Spor Salonu, Uğur Mumcu, M.Çetin Kaya, Konuksever Stadları, ASTUR ve 75. Yıl Spor Kompleksleri ile iki yüzme havuzunda düzenlenecek olan Spor Okullarında futbol, basketbol, tenis, jimnastik, yelken, teakwando ve yüzme olmak üzere 7 branş yer alacak. Cimnastik branşında 4-12, tenis ve basketbolda 6-15, teakwando da 6 yaş ve üzeri, diğer branşlarda ise  7-15 yaş gruplarında haftanın üç günü yapılacak olan Yaz Spor Okulları 28 Haziran’da başlayıp 27 Ağustos’da sona erecek.<br />
<br />
50 ile 150 TL arasında değişen ücretlerin belirlendiği Yaz Spor Okulu’na kayıtlar Muratpaşa Belediyesi Halkla İlişkiler Bürosu, Muratpaşa Belediyespor Kulübü ve spor tesislerinde yapılacak. Yaz Spor Okulu’na kayıt yaptıran öğrencilere deneyimli antrönerler gözetiminde ders verileceğini belirten Muratpaşa Belediyespor Kulübü Başkanı İbrahim Akkaya, minik sporculardan yetenekli olanların Belediyespor’un alt yapısında değerlendirileceğini belirtti. Yetkililer, Yaz Spor Okulu ile ilgili ayrıntılı bilgilerin, Muratpaşa Belediyespor Kulübü’nün <b>0 242 321 78 30</b> nolu telefonu ile <b>www.muratpasabldspor.org</b> adresinden de öğrenilebileceğini belirttiler. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Türk Telekom`dan İTÜ`de Dev Ar-Ge Merkezi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50329--Turk_Telekom_dan_ITU_de_Dev_Ar_Ge_Merkezi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50329--Turk_Telekom_dan_ITU_de_Dev_Ar_Ge_Merkezi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50329--.html</guid>
		<description><![CDATA[Türk Telekom’un iştiraklerinin birlikte Ar-Ge faaliyetlerini yürüteceği, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Arı Teknokent bölgesi içinde bulunan yeni Ar-Ge merkezinin tahsisine ilişkin anlaşma İTÜ ve Türk Telekom arasında imzalandı.<br />
<br />
Türkiye’nin öncü iletişim ve yakınsama teknolojileri şirketi Türk Telekom Grubu ve istirakleri Ar-Ge faaliyetlerini, önümüzde dönemde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından tahsis edilen yeni binasında sürdürecek. Toplam 5 bin 205 metrekare alana sahip binanın 20 yıllığına Türk Telekom’a tahsis edilmesine ilişkin anlaşma, Türk Telekom ve İTÜ arasında imzalandı. Anlaşmaya Türk Telekom Regülasyon ve Destek Hizmetleri Başkanı Şükrü Kutlu ve İTÜ Rektörü Prof.Dr. Muhammed Şahin imza attı.<br />
<br />
Türk Telekom’un yeni Ar-Ge merkezinde oncelikle Türk Telekom Grubuyla Innova ve Sobee şirketlerinin görev yapması planlanıyor. Tesiste Türk Telekom ve İTÜ araştırmacıları öncelikle, ulusal ve uluslararası Ar-Ge projelerinde ortak işbirliği imkanlarının geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yürütecekler. Türk Telekom ayrıca uygun tez çalışmaları için İTÜ doktora ve yüksek lisans programlarına destek sağlayacak. İTÜ’nün bir sosyal sorumluluk projesi olan Çekirdek Merkez de Ar-Ge merkezinin faaliyetleri kapsamında olacak. Türk Telekom, genç nesillerde Ar-Ge ve inovasyon kültürünün oluşturulmasını amaçlayan projeye destek sağlayacak.<br />
<br />
Ar-Ge yatırımları sonucu, iştirakleri ile birlikte yurtdışına teknoloji ihraç eder bir konuma ulaştıklarını, İTÜ ile işbirliği ile bu konumlarını daha da güçlendireceklerini belirten Türk Telekom Regülasyon ve Destek Hizmetleri Başkanı Şükrü Kutlu şunları söyledi:<br />
<br />
“Telekomünikasyon alanında rekabet gücü için yeni teknolojilerin takipçisi değil, bizzat geliştiricisi, üreticisi olmak durumundasınız. Bu nedenle inovasyon Türk Telekom için olduğu kadar Türkiye telekomünikasyon sektörü için de önem taşıyor. Biz, tüm iştiraklerimizle birlikte yürüttüğümüz inovasyon ve Ar-Ge çalışmaları ile bu alanda önemli bir boşluğu dolduruyoruz. Bugün dünyaya, ses getiren teknolojiler ihraç ediyoruz. İTÜ işbirliği ile kazandığımız dev Ar-Ge merkezi bize bu alanda çok daha geniş olanaklar, yeni fırsatlar sunacak. Sahip olduğumuz güçlü altyapı, uzman insan kaynakları ve deneyimle elde edeceğimiz olanakları rekabet gücüne çevireceğiz. Bu işbirliğinin, akademi ve özel sektör arasında kurulan verimli işbirliklerine en güzel örneklerden birini oluşturacağına inanıyoruz.”<br />
<br />
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin ise konuyla ilgili olarak, " 237 yıllık geçmişi ile Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden biri olan İTÜ’nün, araştırma üniversitesi olma yolunda attığı önemli adımlardan biri de Türk Telekom’la gerçekleştirilen anlaşmadır. AR-GE’ ye yatırım yapan ve ürünlerini uluslararası piyasalarda tüketime sunan Türk Telekom’un İTÜ’yü tercih etmesi önemlidir. 2200 seçkin öğretim elemanı ve 25 bin 979 öğrencisi ile İTÜ, bu yatırım için çok doğru bir karardır. Yapılan anlaşma çerçevesinde belirli yüksek lisans ve doktora programlarında da işbirliği yapılacak. Bu merkez, öğrenci ve akademisyenlerimiz için yeni bir araştırma alanı yaratmakla kalmayacak aynı zamanda Türkiye’nin telekomünikasyon teknolojileri alanında çok önemli bir rol oynayacaktır” şeklinde konuştu. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>MBIS`ten Yazılım Danışmanları Yetiştirme Programı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50328--MBIS_ten_Yazilim_Danismanlari_Yetistirme_Programi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50328--MBIS_ten_Yazilim_Danismanlari_Yetistirme_Programi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50328--.html</guid>
		<description><![CDATA[MBIS, Türkiye’de yoğun ihtiyaç duyulan yazılım danışmanlarını yetiştirmek üzere Türkiye çapında yeni bir program başlatıyor.<br />
<br />
MBIS, ücretsiz verilecek eğitimi başarı ile tamamlayanları kendi bünyesinde danışman olmak üzere istihdam edecek.<br />
<br />
Türkiye’nin en büyük iş yazılımı uygulama şirketlerinden ve SAP’nin ilk Gold Partner’i MBIS, yeni mezun gençlere istihdam imkanı sağlayacak Türkiye çapında bir program başlatıyor. MBIS, Danışman Yetiştirme Programı kapsamında yeni mezun gençlere ücretsiz eğitim verecek. Kişisel gelişim eğitimleri ve vaka çalışmaları ile desteklenecek olan program sonunda yapılacak sınavı başarı ile geçenler MBIS’in gerçekleştirdiği yazılım projelerinde danışman olarak yetiştirilmek üzere istihdam edilecek.<br />
<br />
Danışman Yetiştirme Programı, Temmuz 2010’da başlayacak. Başvuru için herhangi bir iş deneyimi ve SAP tecrübesi aranmayan programa, üniversitelerin fen, mühendislik, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden mezun gençlerin başvurmaları bekleniyor. Özgeçmiş bilgileri içeren başvuruların ik@mbis.com.tr adresine gönderilmesi isteniyor. Türkiye genelinde ilgili tüm gençlerin başvurularının değerlendirileceği programa, Anadolu illerinden yoğun başvuru olursa, eğitimler İstanbul dışında, belirlenecek merkezi illerde de yapılabilecek.<br />
<br />
Eğitimler, hafta içi ve hafta sonu gruplarına ayrılarak iki ay boyunca MBIS bünyesinde çalışan uzman danışmanlar tarafından verilecek. Program sonunda uygulama ve teknik konuların yer aldığı bir sınav yapılacak. Sınavda istenilen performansı gösterenler, MBIS’ın danışman kadrosunda istihdam edilme hakkı kazanacaklar.<br />
<br />
Konu ile ilgili bir değerlendirmede bulunan MBIS Genel Müdürü Murat Tekmil, “Türkiye’de kurumsal kaynak planlama (ERP) yazılımı ihtiyacı olan binlerce şirket var. ERP yazılımlarını şirketlere uygulayacak danışman gereksinimi de her geçen gün artıyor. Bu alanda yetişmiş eleman azlığından, Türkiye genelinden gelen yeni proje taleplerine yetişmekte zorlanıyoruz. Biz gençlere, geleceği olan büyük bir dünyanın kapılarını açıyoruz, kariyerleri boyunca kullanacakları altın bir bilezik sunmak istiyoruz” dedi.<br />
<br />
Türkiye’de yazılım sektörünün, önümüzdeki senelerde önemli oranlarda büyüme göstereceğini söyleyen MBIS Genel Müdürü Murat Tekmil, “Nitelikli gençleri, yazılım sektöründe çok ciddi iş fırsatları bekliyor. Bundan sonra da ihtiyaç oldukça devam ettireceğimiz Danışman Yetiştirme Programı ile yetenekli gençleri bünyemize katmak istiyoruz. Başlattığımız bu programın, diğer şirketlere de örnek olmasını ve benzeri çalışmaları ateşleyecek bir kıvılcım olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Danışman Yetiştirme Programı ile Türkiye’nin en büyük sorunu olan nitelikli iş gücü ihtiyacı gündeme getiriliyor. Yazılım sektörünün pazar payını günden güne arttırdığı Türkiye’de, yazılım projelerinde kullanılan nitelikli insan gücü miktarı, potansiyel talebi karşılamaktan çok uzak. MBIS başlattığı programla hem yeni mezunlara hem de mezuniyetin ardından iş bulamayan nitelikli gençlere önemli bir fırsat sunuyor.<br />
<br />
Türkiye Bilişim sektörünün 2010 yılında yüzde 10-15 arasında bir büyüme yaşaması ve 8.4 milyar dolarlık ciroya ulaşması öngörülüyor. 2011 yılında ise büyümenin devam etmesi ve IT şirketlerinin cirosunun 10 milyar dolar olması bekleniyor. Yazılım sektöründe ise, SAP tarafından yapılan araştırmalara göre, bu alanda çalışan danışman sayısının 2014 yılına kadar 3-4 kat artması bekleniyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Ferrariniz Takipte</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50327--Ferrariniz_Takipte.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50327--Ferrariniz_Takipte.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50327--.html</guid>
		<description><![CDATA[Lüks otomobil kiralama hizmetleri sunan Bey Cars, Ferrari, Lamborghini, Cadillac gibi lüks otomobilleri de içeren araç filosunu, üstün Mobiliz teknolojisi ile hizmet veren Türkiye’nin ilk ve tek mobil takip operatörü FiloTürk’e emanet etti.<br />
<br />
21 Mayıs 2010, İstanbul; Yüksek gelir grubundan yabancı turistlerin Antalya bölgesine artan ilgisi paralelinde, bölgede lüks model otomobil kiralama hizmetleri hız kazanıyor. Antalya’da Bey Cars firması, Ferrrari, Lamborghini, Cadillac gibi lüks otomobilleri de içeren araç filosunda, Mobiliz’in mobil takip teknolojisini kullanarak, araç ve turist güvenliğini güvence altına alıyor.<br />
<br />
Mobil takip ve filo yönetim sistemleri alanında Türkiye’nin teknoloji lideri Mobiliz’in verim ve rekabet gücü artırıcı çözümleriyle hizmet sunan, Türkiye’nin ilk ve tek mobil takip operatörü FiloTürk, bu hizmeti Antalya’daki iş ortağı AGSH firması aracılığı gerçekleştirmiş bulunuyor.<br />
<br />
FiloTürk’ün mobil takip abonesi olan Bey Cars kiralık araç firması, filosunda bulunan lüks sınıf otomobillerin takibini, Mobiliz mobil takip teknolojisi ile gerçekleştiriyor.<br />
<br />
FiloTürk Genel Müdürü Tunca Akkaya, Bey Cars filosunda bulunan 20 adet lüks aracın, Mobiliz teknolojisi ile geliştirilen son model mobil takip sistemleri ile donatıldığını dile getirdi ve “Mobil takip sistemimiz hem araç, hem turist güvenliğine katkıda bulunuyor. Aynı zamanda araç bakımlarının zamanında yapılması, geriye dönük izleme ve detaylı raporlama hizmetlerimiz ile müşterimizin lüks araçlardan oluşan filosunun yönetimini kolaylaştırıyor” dedi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya`nın En Büyük Alışveriş Merkezi TerraCity`ye Mağazalardan Yoğun İlgi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50326--Antalya_nin_En_Buyuk_Alisveris_Merkezi_TerraCity_ye_Magazalardan_Yogun_Ilgi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50326--Antalya_nin_En_Buyuk_Alisveris_Merkezi_TerraCity_ye_Magazalardan_Yogun_Ilgi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50326--.html</guid>
		<description><![CDATA[Açılışına daha bir yıl olmasına rağmen, Antalya’nın en büyük alışveriş merkezi TerraCity’de kiralanabilir alanların % 50’den fazlası ulusal ve uluslararası markalar tarafından kiralandı<br />
<br />
EriaPartners’ın Antalya’nın Lara bölgesinde inşa etmekte olduğu “TerraCity” alışveriş merkezi projesi, ulusal ve uluslararası mağaza zincirleri ve büyük markalar tarafından büyük ilgi görüyor. Açılışı bir yıl sonra gerçekleşecek olan alışveriş merkezinin kiralanabilir alanının % 50’sinden fazlası şimdiden kiralanmış durumda. Kalan alanlarla ilgili olarak da büyüklü küçüklü pek çok şirket ile kira görüşmeleri sürdürülüyor.<br />
<br />
TerraCity, Antalya’nın eğlence hayatına ve alışveriş anlayışına yepyeni bir canlılık getirecek. Çocuklar ve gençler için eğlence alanları, sinema kompleksi, açık teras alanında yerleşik geniş kent manzaralı restaurant ve kafe alanlarıyla Antalyalılara çok farklı bir konseptte eğlence ve alışveriş ortamı sunacak. Kiralama süreci ECE Türkiye firması tarafından yürütülen TerraCity’nin açılmasının ardından, yönetimi de bu şirket tarafından gerçekleştirilecek.<br />
<br />
<br />
İnşaatın % 30’u tamamlandı<br />
TerraCity projesini gerçekleştiren EriaPartners tarafından verilen bilgiye göre, alışveriş merkezi inşaatının % 30’u tamamlandı. TerraCity Alışveriş Merkezi 2011 yılının ilk yarısında tümüyle tamamlanarak kapılarını ziyaretçilerine açacak. Proje, 150 milyon €’luk yatırımla EriaPartners ve yabancı yatırımcı ortakları,tarafından gerçekleştiriliyor.<br />
<br />
Terracity Modern mimari tasarımı, deneyimli yönetimi ile ve Antalya mimarisine inovatif katkısıyla gelecek için bir model olmaya hazırlanıyor. Terracity enerji israfını engellemeye özen gösteren özel sistemiyle de yeşil ilkelere uygunluğunu kanıtlayan bir proje. 48 bin metre kare brüt kiralanabilir alana sahip olan TerraCity, bünyesinde yer alacak 140 mağaza, 28 restoran ve kafe ile Antalya’nın en büyük alışveriş merkezi olma özelliğini taşıyor. Ulusal ve uluslararası perakende zincirleri, 830 kişilik oturuma alanına sahip gıda alanı, çok salonlu sinema kompleksi, çocuklar ve gençler için eğlence alanları ve 1400 arabalık otopark kapasitesiyle Terracity, uluslararası arenada dönüm noktası olacak ve dikkat çekecek bir alışveriş merkezi projesi niteliğinde. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Online Gold Rush- Geleceğin İnternet Perakendeciliği</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50325--Online_Gold_Rush_Gelecegin_Internet_Perakendeciligi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50325--Online_Gold_Rush_Gelecegin_Internet_Perakendeciligi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50325--.html</guid>
		<description><![CDATA[Jones Lang LaSalle, hızla değişen ve gelişen global perakende sektörünün, önümüzdeki 10 yıllık dönemine ışık tutacak interaktif web sitesi Retail 2020’nin üçüncü bölüm çalışması “Online Gold Rush- Geleceğin İnternet Perakendeciliği” başlığıyla yayınlandı<br />
<br />
Online Gold Rush, gelecek nesil online perakende yeniliklerinin kaynağını araştırıyor. Rapor; yeni perakende girişimcilerinin perakende deneyimleri olmamasına karşın, bazılarının ise kısa bir dönemde "sıfırdan kahramana" dönüşeceğine dikkat çekiyor. Online Gold Rush, ayrıca bazı geleneksel mağaza perakendecilerinin online dünyaya yönelmekte yavaş davrandıklarına değinerek, internetin sunduğu faydalardan yararlanabilmeleri için nelere ihtiyaçları duyduklarını inceliyor.<br />
<br />
Jones Lang LaSalle, Perakende Direktörü Nilgün Dil Erman: "Online perakendecilik halen gelişme aşamasındadır. Ancak önümüzdeki on yılda internetin sunduğu perakende olanakları, online perakende sektörüne giriş yapabilmek için var olan engellerin azalması ve tüketicilere sağlanan kolaylıkların artmasıyla; bu durum büyük bir değişim gösterecek. Birçok mağaza perakendecisi online alışveriş olanaklarından faydalanmalarına rağmen, bunların çok azı internette yeni işler ve iş modelleri geliştirdi. Önümüzdeki on yıl için perakendecilikteki gerçek yenilik online dünyada olacak ve ‘perakendeci olmayan’ girişimciler bu akıma öncülük edecek. Tüketicilerin perakende deneyimleri, yeni satış teknikleri, ürünlerin teslimi, ödeme sistemleri ve iade politikaları köklü değişiklikler gösterecek" dedi.<br />
<br />
Nilgün Dil Erman "Online alışveriş portallarının ana cadde ya da alışveriş merkezi işletme maliyetleri gibi endişeleri bulunmuyor. Internet üzerindeki iş modellerinin kaçınılmaz olmasına, emlak portföyünün ve ihtiyaçlarının yeniden değerlendirilmesi sürecinin engellenemez olmasına rağmen, yine de perakendeciler fiziksel olarak da varlıklarını sürdürmeye devam edecekler. Fakat perakendecilerin fiziksel varoluşları değişecek, yenilikçi eğlence ve gıda tesisleriyle tüketicilere ilgi çekici perakende deneyimi sağlamak zorunda kalacaklar. Bunun yanı sıra online siparişler için dağıtım ana merkezleri gibi yeni emlak ihtiyaçları ortaya çıkacak. Ayrıca, marka bilinirliğini yükseltmek için online perakendeciler, perakende lokasyonlarında yer alacaklar" dedi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>`Kör Döğüşü` Ödüle Aday</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50324--_Kor_Dogusu_Odule_Aday.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50324--_Kor_Dogusu_Odule_Aday.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50324--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce organize edilen ve geleneksel hale getirilerek bu yıl 17. si düzenlenen “Liselerarası Ulusal Tiyatro Şenliği” tüm hızıyla sürüyor.<br />
Bu yıl 26 sı başka illerden, toplam 47 okulun katıldığı Tiyatro şenliği, 4 Mayıs’taki kortej geçişinin ardından start aldı. İlk oyun 5 Mayıs tarihinde sahneye konulurken, son oyun 17 haziran akşamı sahnelenecek. 18 Haziran’da da Konyaaltı Açık Hava Tiyatrosu’nda kapanış ve ödül töreni yapılacak.<br />
Katılımın rekor seviyeye ulaşmasıyla bu yıl ilk defa oyunlar 2 ayrı sahnede izleyici ile buluşuyor. Oyunlar Büyükşehir Belediyesi Kültür Salonu ile Yeni Mahalle Semtevi’nde sahneleniyor.<br />
Tuncer Cücenoğlu’nun yazdığı “Kör Döğüşü” adlı eseri sahneleyen Toros Akdeniz Koleji öğrencileri, izleyicilerden ve jüriden büyük beğeni aldı. Usta oyuncu Abdullah Sürekli’nin gözetiminde çalışmalarını yapan öğrenciler, izleyicilere zaman zaman duygusal ve komik anlar yaşattılar. Oyunda en çok evin reisi rolündeki “Cemal” , büyük oğlu “Tahir” ve evin büyük kadını rolündeki “Kocakarı Şükriye” büyük dikkat çekti.<br />
ŞENLİK TEMASI SAYGI<br />
Tiyatro sanatçılarından oluşturulan seçici kurul tarafından titizlikle izlenerek ödüllerin belirleneceği şenliğin bu yılki teması “saygı” olacak. Tiyatro sanatının olmazsa olmazlarından “saygı” kavramını öne çıkarmak ve gençleri bu anlamda yönlendirmek hedefleniyor. 1994 yılında 6 Lisenin katılımıyla başlayarak günümüze kadar aralıksız sürdürülen Liselerarası Ulusal Tiyatro Şenliği, tiyatro sanatını liseler düzeyinde sevdirmeyi, yaygınlaştırmayı, öğrencilerin sanat düzeyi ve bilinçlerinin yükseltilmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.<br />
Bu yılki temaya paralel olarak, en uygun oyunun “Kör Döğüşü” olduğu fikrinde birleşen izleyiciler, aile içinde yaşananlar ve nasıl davranılması gerektiği temalarının işleniş şekliyle, hem oyun olarak, hem de rol alan öğrencilerin sergilediği performans ayakta alkışlandı.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Geleneksel Rhadiopolis Yürüyüşü</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50323--Geleneksel_Rhadiopolis_Yuruyusu.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50323--Geleneksel_Rhadiopolis_Yuruyusu.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kumluca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50323--.html</guid>
		<description><![CDATA[Keşfetmek… bir tarihi, bir medeniyeti keşfetmek,tanımak.. Anlamak insanları, bir medeniyeti öğrenmek. 29 Mayıs 2010 Ttarihinde, her yıl düzenlenerek geleneksel hale getirilen Rhadiopolis yürüyüşünün bu yıl üçüncüsü gerçekleştirildi.<br />
<br />
2000 yıl öncesinde yaşamış Likyalıların şehri, yardımseverlerin atası Oprahomos ‘un kenti Rhodiapolis keşfe çıkıldı. Cumartesi günü Sarıcasu Darıyemezler İlköğretim Okulu ve Sarıcasu Köyü Muhtarlığı ‘nın işbirliğiyle düzenlenen “3. Geleneksel Rhodiapolis’e Yürüyüş ve Gözleme Şenliği” yapıldı.<br />
<br />
Sabahın erken saatlerinde Darıyemezler İlköğretim Okulu bahçesinde toplanan başta Kaymakam Salih Işık, Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, İlçe Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan, Başsavcı Adnan Tosun, İlçe Müftüsü Mehmet Yaman, ilçemizin öğretmenleri ve okul müdürleri, köy halkının ve öğrencilerin katılımlarıyla oksijenin ciğerlere işlediği patika yollardan yürüyüş başladı.<br />
<br />
Zirveye ulaşıldığında Akdeniz Üniversitesi’ne bağlı kazı istasyonuna varıldı. Öğrenci velilerinin hazırladıkları gözleme ve ayran ikramından sonra Okul Müdürü Zekai Dinçer; “okulumuzu, köyümüzü ve Rhodiapolis’i tanıtmak amacıyla düzenlediğimiz yürüyüşe katılan herkese teşekkür ederim. Dinçer, konuşmasında; “Okulumuzun çok yakınında bulunan Rhodiapolis antik kente dikkat çekmek ve bu kentin gerçek koruyucularının öğrenciler ve köy halkının olduğunu” vurgulayarak, Okulun SBS’deki başarılarından bahsetti. “Okulumuz 2009 SBS sınavlarında ilde 40., ilçede ise 2. olmuştur. Bu başarıyı bu yılda devam ettirme çabası içerisindeyiz” diyerek, Velilerin okulumuza “bizim okulumuz” diyerek sahip çıktıklarını, yaptıkları her türlü etkinlikleri sahiplendiklerini ve arkasından da bu başarının geldiğini söyledi.<br />
Köy hanımlarının hazırladığı gözlemeler yendikten sonra, öncesinde Sarıcasu Darıyemezler İlköğretim Okulu öğrencilerinin hazırladığı halk oyunu, ardından Kolbastı ekibinin gösterileriyle keyifli anlar yaşandı.<br />
Sonrasında Rhodiapolis kazı Başkanı, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd.Dç.Dr. İsa Kızgut rehberliğinde yürüyüşe katılanlar, köylüler ve öğrencilerle Rhodiopolis Antik Keşif turuna çıkıldı.Dr. Kızgut, katılımcılara binlerce yıl öncesinde yaşamış bu medeniyeti anlatırken heyecan verici, aynı zamanda şaşırtıcı dakikalar yaşandı. Tarihi bir kentin sadece eski taş, toprak yığınlarından ibaret olmadığını, böyle eserlerin hem geçmişe bir ayna, hem de gelecekte ülkemize kazanç sağlayacak bir hazine olduğunu, hem biz hem köylüler hem de öğrenciler daha iyi anlamış oldu. Böylece titizlikle yürütülen bu çalışmayı, katılımcılar can-ı gönülden desteklemeyi kendilerine görev addettiler.<br />
<br />
Dönüş yolculuğunda damaklarda gözlemelerin lezzeti, hafızalarda ise öğrenilen bilgilerin coşkusuyla güzel bir gün geride bırakılmış oldu. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kemer Sahillerinde Çevre Temizliği</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50322--Kemer_Sahillerinde_Cevre_Temizligi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50322--Kemer_Sahillerinde_Cevre_Temizligi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50322--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kemer’de bulunan Rose Hotels çalışanları 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle sahilde ve otel önündeki caddede mıntıka temizliği yaptı.<br />
<br />
Rose Hotelsde çeşitli departmanlarda görev yapan çalışanların Çevre gününe özel olarak gerçekleştirdikleri ve sahil ile otel önünde bulunan caddede süren mıntıka temizliğine birim müdürleri de katıldı. Mavi bayraklı denizinin ve yemyeşil doğasının temizliğine son derece önem gösteren tesisin çalışanları, çevre günü etkinliğinde çöp topladılar.<br />
<br />
Rose Hotels Genel Koordinatörü Yeliz Gül Ege, yaptığı açıklamada, “ Rose Hotels olarak, çevreye ve insana verdiğimiz duyarlılığı göstermek amacıyla 5 Haziran Dünya Çevre Gününde böyle bir etkinlik düzenledik. Çevre turizmin vazgeçilmez bir parçası. Bu bakımdan bugün olduğu gibi her zaman Rose Hotels olarak çevreye büyük önem veriyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre gününü sadece kutlanan bugün ile değil, her gün gündemde tutmalıyız ve çevre bilinicini yerleştirmeliyiz. “ dedi.<br />
<br />
 ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Halk oyunları Türkiye finali Kumluca'da yapıldı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50321--Halk_oyunlari_Turkiye_finali_Kumluca_da_yapildi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50321--Halk_oyunlari_Turkiye_finali_Kumluca_da_yapildi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kumluca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50321--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kumluca Karatepe Stadyumu'nda gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Okul İçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen Yaygın Eğitim Kurumları arası Stilize dal Halk Oyunları yarışmasında birincilik Denizli Halk Eğitim Müdürlüğü’ nün oldu.<br />
<br />
Kumluca Kaymakamı Salih Işık, Garnizon Komutanı Jandarma Üsteğmen Yusuf Yurdugül, Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Adnan Tosun, Emniyet Müdürü Mehmet Dönmez, daire amirleri, siyasi parti ilçe temsilcileri ve vatandaşların katılımlarıyla gerçekleşti.<br />
<br />
Organizasyonda büyük katkısı olan Kumluca Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya da, halk oyunları Türkiye finallerinin bu yıl üçüncüsünün Kumluca'da gerçekleştirildiğini hatırlatarak, bundan dolayı da büyük bir mutluluk ve gurur duyduğunu söyledi. Halk oyunları yarışmalarına bundan sonra da destek vermeye devam edeceklerini belirten Çetinkaya, Türk halk oyunlarının, TürKlüğün simgesi, örf, adet, gelenek ve yaşamın bir parçasını anlattığını, bundan dolayı da burada bulunan Türkiye'nin değişik illerinden gelen tüm ekiplere hoş geldiniz diyerek yarışmada başarılar diledi.<br />
<br />
Türkiye’ nin değişik illerinde düzenlenen bölge yarışmalarında dereceye girerek Türkiye finaline katılmaya hak kazanan 12 ekip, yaklaşık 6 saat süren gösterilerini sundu. Jüri tarafından yapılan değerlendirmede 91.80 puan alan Denizli Merkez Halk Eğitim Müdürlüğü birinci, 91.20 puan alan Gaziantep Şahinbey Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ikinci ve 89.40 puan alan İzmir Gaziemir Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü de üçüncü oldu.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Youtube Yasağına Devam</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50320--Youtube_Yasagina_Devam.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50320--Youtube_Yasagina_Devam.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50320--.html</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk’e yapılan saldırılar yüzünden Türkiye’de yasaklanan sonra başbakan tarafından ben giriyorum sizde girin diyerek sulandırılan konu hakkında Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi bu gün aldığı kararı açıkladı.<br />
<br />
Yapılan açıklamada YouTube erişim yasağının devamına ve alternatif bağlantı sağlayan 44 IP adresinin daha engellenmesine karar verdi.<br />
<br />
Türkiye’de yasak olan YouTube’a bazı IP adresleri üzerinden ulaşılabiliyordu. Bu erişimi engellemek için belirlenen 44 IP adresi bugün mahkemenin verdiği karar ile uygulamaya konuldu.<br />
<br />
Türkiye’deki internet kullanıcıları geçen iki hafta içinde Google ile Türkiye arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklanan yavaşlama sorunları yüzünden hem iş kaybı yaşamışlar hem de para verip aldıkları hizmetten faydalanamamışlardı.<br />
<br />
Bu yaşanılan anlaşmazlığın reklam gelirlerinde ki vergilendirme sistemine uymayan Google’dan kaynaklandığı söylense de asıl sorunun YouTube’un Atatürk’e hakaret dolu videoların kaldırılmaması ve en son yaşanan Gazze olaylarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret dolu videoların yayınlanmasına izin verilmesi olduğu söyleniyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Google TV ve Internet</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50319--Google_TV_ve_Internet.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50319--Google_TV_ve_Internet.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 23:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50319--.html</guid>
		<description><![CDATA[Sony ve Logitech’den teknik altyapıyı sağlayacak olan Google önümüzdeki sonbahardan itibaren 4 milyar televizyon izleyicisine internet erişimi sağlayacak. Televizyonlara takılan bir cihaz ile tv karşısından internete ulaşabilecek, istediğiniz programı arayabilecek, sık kullananlara ekleyebilecek, tv seyrederken arama yapabileceksiniz. Kısacası televizyon seyrederken internetin tüm özelliklerinden faydalanabileceksiniz.<br />
<br />
Sony gibi dev markalar Google TV özelliğine sahip televizyonları piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Ya da Blue-Ray oynatıcı kullanabilirsin, yok bunu da istemiyorum derseniz Google TV kutusu satın alarak HDMI üzerinden televizyona bağlanabilirsiniz. Gerekli cihazı ya da televizyonu aldıktan sonra Google TV’den tamamen ücretsiz faydalanabileceksiniz.<br />
<br />
Google TV’nin en önemli özellikleri şöyle:<br />
<br />
*Google TV ve Chrome internet tarayıcı sayesinde dünyanın her yerindeki kablo ve uydu televizyon kanalları ile radyo kanallarına kolaylıkla ulaşabileceksiniz.<br />
<br />
*Android 2.1 işletim sistemi ile açık kaynak kodu sağlanacak dolayısıyla televizyonunuza yeni donanım ve yazılımları kolaylıkla indirebileceksiniz.<br />
<br />
*Ayrıca Android cep telefonlarını Google TV’niz ile uzaktan kumanda olarak kullanabilecek, arama motorunu telefonunuzdan kullanıp televizyonunuza Wi-Fi aracılığıyla gönderip seyredebilirsiniz.<br />
<br />
*Google TV ile bir yandan televizyon izleyip diğer yandan internette sörf yapabileceksiniz.<br />
<br />
*Alt yazılı tv programlarını Google Translate hizmetini kullanarak anında Türkçeye çevirebileceksiniz.<br />
<br />
*Google yeni çıkaracağı uygulama ve paketlerle televizyonunuzu kişiselleştirme imkânı sunuyor.<br />
<br />
Google TV 2010 sonbaharından itibaren ABD’de kullanılmaya başlanacak. 2011 yılından itibaren de diğer ülkelere girmeye başlayacak. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Hayvanat Bahçesi’ne ziyaretçi akını</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50318--Hayvanat_Bahcesi_ne_ziyaretci_akini.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50318--Hayvanat_Bahcesi_ne_ziyaretci_akini.html</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 10:41:53</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50318--.html</guid>
		<description><![CDATA[Doğal yapısı ile Türkiye’nin en iyi hayvanat bahçelerinden biri olma özelliğini taşıyan Antalya Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’ni 2009 yılında 236 bin 455 kişi ziyaret etti.<br />
<br />
Kepezaltı’nda 400 dönüm ormanlık arazi üzerine kurulu Antalya Hayvanat Bahçesi, 102 türde 1100 adet hayvana ev sahipliği yapıyor. Hayvanat Bahçesi Antalyalılar başta olmak üzere yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Hayvanlar en çok minik öğrencilerin ilgisini çekiyor. Hayvanlar modern barınaklarda doğal yaşam koşullarına uygun ortamda yaşamlarını sürdürüyor.<br />
<br />
Yırtıcı kuşların yanı sıra, ceylan, zebra, aslan, kaplan, puma, kanguru ve timsah gibi birçok hayvanın yer aldığı Hayvanat Bahçesi, çevre düzenlemesi ile vatandaşların bir günü aileleri ile geçirebileceği sosyal bir mekan olma özelliği taşıyor.  Çevre düzenlemesi ile dikkat çeken alanda çocuklar için oyun parkı, piknik alanı ve suni şelaleler yer alıyor.<br />
<br />
Antalya Hayvanat Bahçesi’ni 2009 yılında 210 bin 852 kişi ücretli, 25 bin 603 ücretsiz öğrenci olmak üzere toplam 236 bin 455 kişi ziyaret etti. 365 gün halka açık olan Hayvanat Bahçesini Antalyalılar 15 Kasım-15 Mayıs arasında 09.00 ile 17.00 saatleri arası, 15 Mayıs- 15 Kasım arasında 09.00 ile 19.00 saatleri arası ziyaret edebiliyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Halka ücretsiz sinema gösterimi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50317--Halka_ucretsiz_sinema_gosterimi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50317--Halka_ucretsiz_sinema_gosterimi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 10:39:46</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50317--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, her perşembe akşamı halk için ücretsiz sinema gösterimi düzenliyor.<br />
<br />
Proje, 4 Şubat (yarın) saat 20.00’de AKM Perge Salonu’nda Devrim Arabaları filminin gösterimi ile başlıyor. Kış boyunca AKM’de gerçekleştirilecek gösterimler, yaz aylarında açık hava sinemalarına taşınacak.<br />
<br />
AKAYDIN: “AMAÇ SİNEMA KÜLTÜRÜ OLUŞTURMAK”<br />
<br />
Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Antalya’yı bir kültür ve sanat kenti yapma hedefi doğrultusunda yeni projelerle halkın karşısına çıkıyor. Başkan Akaydın, kentte sinema kültürü oluşturulması ve sinema izleyici kitlesi yaratılması amacıyla her perşembe halka ücretsiz sinema gösterimi yapılacağını açıkladı.<br />
<br />
YAZIN AÇIK HAVA SİNEMALARINDA GÖSTERİLECEK<br />
<br />
Antalya’nın yarım yüzyıldır Altın Portakal Film Festivali’ne ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Akaydın şunları söyledi: “Türkiye’nin en köklü film festivalini düzenleyen Antalya’da sinema kültürünü halkın her kesimine yaymak istiyoruz. Maddi nedenlerle sinemaya gidemeyen vatandaşlarımız için ücretsiz film gösterimleri düzenliyoruz. Gösterimler kış mevsimi boyunca AKM’de gerçekleştirilecek. Havaların ısınması ile birlikte gösterimleri, halkın yoğunluk gösterdiği açık alanlarda kuracağımız yazlık sinemalara taşıyacağız. Bu proje içinde sahil sinemaları ve açık hava amfilerinde gösterimler yapılmasını da planlıyoruz.”<br />
<br />
KÜLTÜR BAKANLIĞI VE HALK EVLERİ KATKISIYLA<br />
<br />
Proje kapsamında gösterilecek Türk filmlerinin Kültür Bakanlığı’nın, yabancı filmlerin ise Halk Evleri’nin katkılarıyla Antalyalılarla buluşacağını anlatan Başkan Mustafa Akaydın, “4 Şubat Perşembe Günü (yarın) saat 20.00’de AKM Perge Salonu’nda Devrim Arabaları Filmi ile gösterimlere başlıyoruz. Her perşembe gerçekleştirilecek ücretsiz film gösterimlere tüm Antalyalıları davet ediyorum” diye konuştu.<br />
<br />
<b>Şubat ve Mart programı şöyle:</b><br />
<br />
4  Şubat - Devrim Arabaları - Yön: Tolga Örnek<br />
11 Şubat - Ariel - Yön: Aki Kaurismaki<br />
18 Şubat - Beyaz Melek - Yön:  Mahsun Kırmızıgül<br />
25 Şubat - Bozuk Bando - Yön: Mark Henman<br />
4   Mart - 120 - Yön: Özhan Eren, Murat Saraçoğlu<br />
11 Mart - Toprağın Tuzu - Yön: Herbert J. Biberman<br />
18 Mart - Dinle Neyden - Yön:  Jacques Deschamps<br />
25 Mart - Roger and me - Yön: Michael Moore]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Ücretsiz içme suyu analizi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50316--Ucretsiz_icme_suyu_analizi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50316--Ucretsiz_icme_suyu_analizi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 10:37:29</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50316--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, isteyen vatandaşların içme suyunu ücretsiz analiz ediyor. Büyükşehir Belediyesi Laboratuvar Şube Müdürlüğü, kendilerine telefonla ulaşarak içme suyu analizi isteyen vatandaşın evine giderek yardımcı oluyor.<br />
<br />
Evden alınan numuneleri laboratuvarda inceleyen ekipler, olumsuz bir durumla karşılaştığında vakit kaybetmeden ASAT’a haber veriyor.     <br />
<br />
Laboratuvar Şube Müdürü Haluk Akdolun, yaptıkları çalışmalar hakkında verdiği bilgilerde, kullanma, deniz, havuz ve atık suları incelediklerini belirtti. ASAT’ın kente verdiği suyun haftada iki gün numunelerini alıp analizlerini yaptıklarını ifade eden Akdolun, “Duraliler, Çakırlar, Boğaçayı’ndan numuneler alıp suyun serbest klor miktarına bakıyoruz. Serbest klor maddesi suda koruyucu görevi görür. Eğer yeterli ölçüde klor bulunmuyorsa hemen ASAT’a haber veririz” diye konuştu.<br />
<br />
Vatandaşın suyunu da ücretsiz analiz ettiklerini ifade eden Haluk Akdolun, “Vatandaşımız bize telefon ettiği zaman ekibimizi adrese gönderiyoruz. Suyun tahlilini yaptıktan sonra raporunu sunuyoruz. Bu hizmetler karşılığında hiçbir ücret almıyoruz. Eğer kişinin suyunda problem çıktıysa zaman kaybını önlemek için raporu yazmadan hemen ASAT’ı arıyoruz” dedi.<br />
<br />
ANTALYA’NIN SUYU TEMİZ<br />
Antalya dışından gelenlerin yaşadıkları şehirlerde damacana suyu içtikleri için bu alışkanlıklarını burada da sürdürdüğünü kaydeden Akdolun, “Antalya’da yaşayanlar içme ve kullanma suyu konusunda çok şanslılar. Çünkü bizim suyumuz yerin 70- 80 metre altından çıktığı için kirlenme olasılığı çok az. Herkes çeşme suyunu rahatlıkla içebilir. Yine de vatandaşlarımız suyunun analiz edilmesini istiyorsa, 321 78 77 ile 321 46 00 telefon numaralarını arayabilir” şeklinde konuştu]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>AGNE TOUR `un 2009 - 2010 YILBAŞINA ÖZEL FİYATLARI</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50315--AGNE_TOUR_un_2009_2010_YILBASINA_OZEL_FIYATLARI.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50315--AGNE_TOUR_un_2009_2010_YILBASINA_OZEL_FIYATLARI.html</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 12:38:17</pubDate>
		<category><![CDATA[Yılbaşı Programları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50315--.html</guid>
		<description><![CDATA[1) DEDEMAN ANTALYA HOTEL<br />
Antalya-Merkez/ 5*  / Yarım Pansiyon<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı	+ Gala yemeği	293;TL	<br />
<br />
*“Turkuaz A la Carte“ Restaurantda limitsiz yerli içkiler ile beraber Yılbaşı Gala Yemeği, 24:00’den sonra çorba servisi  ve 01 Ocak 2010  tarihindeki yılın ilk brunch’ı dahildir <br />
*Minimum 3 gece konaklama mecburidir. <br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<a href=http://www.agne.com.tr/tr-tesisler_2-25------DEDEMAN_ANTALYA_HOTEL_CONVENTION_CENTER.html target=_blank >Otel Detayları için Tıklayınız</a><br />
<br />
<br />
2) DIVAN ANTALYA HOTEL<br />
Antalya-Merkez/ 5*  / Yarım Pansiyon<br />
 <br />
Çift kişilik oda da kişi başı	110;TL	<br />
Gala Yemeği Kişi Baş	   95;TL		<br />
<br />
*Gala yemeği, set menü ve limitsiz yerli içkileri ile, orkestra programı eşliğindedir.<br />
Deniz manzaralı oda garantisi verilmektedir. 01.01.10 sabahı saat 11:00’a kadar ücretsiz geç kahvaltı imkanı sunulmaktadır. 11:00- 14:00 saatleri arasında Pool Restaurant’da Brunch Kişi başı 30;-TL <br />
*Minimum 3 gece ve üzeri konaklamalar için geçerlidir. Gala Yemeğine katılım Mecburi Değildir.<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<a href=http://www.agne.com.tr/tr-tesisler_2-459------DIVAN_ANTALYA_HOTEL_TALYA_.html target=_blank >Otel Detayları için Tıklayınız</a><br />
<br />
<br />
3) SHERATON VOYAGER<br />
Antalya-Merkez/ 5*  / Yarım Pansiyon<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı + Gala yemeği	185;TL <br />
<br />
*Gala yemeği, Yeni yıl kokteyli Akın Demir piyano, Ayşe ve Grup Armoni eşliğinde canlı müzik ve Oryantal<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<a href=http://www.agne.com.tr/tr-tesisler_2-29------SHERATON_VOYAGER_ANTALYA_HOTEL_RESORT_SPA.html target=_blank >Otel Detayları için Tıklayınız</a><br />
<br />
<br />
4) CLUB HOTEL SERA<br />
Antalya - Lara / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı + Gala yemeği	180;TL<br />
<br />
* Royal Restaurant: 20:00-01:00Yılbaşı Gala Yemeği, 22:00-01:00 Grup Sera Zengin Yılbaşı Menusü<br />
*Royal Hall  20:00–01:00Yılbaşı Gala Yemeği, 22:00–00:15 Didar ve Orkestrası 00:15-01:00 Dj Müzik,  Zengin Yılbaşı Menusü<br />
* 00:30-04:00Çorba Servisi, 01:00-03:00 Dj Yusuf & Hakan <br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<a href=http://www.agne.com.tr/tr-tesisler_2-13------CLUB_HOTEL_SERA.html target=_blank >Otel Detayları için Tıklayınız</a><br />
<br />
<br />
5) DELPHIN DIVA HOTEL<br />
Antalya - Lara / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı	130;TL	 <br />
Gala Yemeği Kişi Başı 	  90;TL	<br />
<br />
* Gala Yemeği 19:00, Revu 20:30-21:00, 24:00 ten önce veya sonra Oryantal 01:00-01:30 Bitiş, 24:00 DISCO açılış<br />
* Fiyatlar Kara manzaralı odalar için geçerlidir.<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<a href=http://www.agne.com.tr/tr-tesisler_2-396------DELPHIN_DIVA_PREMIERE_HOTEL.html target=_blank >Otel Detayları için Tıklayınız</a><br />
<br />
<br />
6) DELPHIN PALACE HOTEL<br />
Antalya - Lara  / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı	145;TL	 <br />
Gala Yemeği Kişi Başı 	    90;TL	<br />
<br />
* Gala Yemeği 19:00, Revu 20:30-21:00, 24:00 ten önce veya sonra Oryantal 01:00-01:30 Bitiş, 24:00 DISCO açılış.<br />
* Fiyatlar Kara manzaralı odalar için geçerlidir.<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<a href=http://www.agne.com.tr/tr-tesisler_2-15------DELPHIN_PALACE_DELUXE_COLLECTION.html target=_blank >Otel Detayları için Tıklayınız</a><br />
<br />
<br />
7) SUENO HOTELS GOLF BELEK<br />
Belek  / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı+ Gala Yemeği	120;TL<br />
<br />
*Çeşitli yemekler eşliğinde Gala yemeği <br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<a href=http://www.agne.com.tr/tr-tesisler_2-421------SUENO_HOTELS_GOLF_BELEK.html target=_blank >Otel Detayları için Tıklayınız</a><br />
<br />
<br />
8) SEHER RESORT HOTEL<br />
Side–Evrenseki / 5* / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı	  72;TL   	 <br />
Gala Yemeği Kişi Başı 	  50;TL  	<br />
<br />
* Yılbaşı Menüsü, Canlı Müzik, Yeni Yıl Pastası, Şampanya Dansöz ve Disko(Giriş Ücretsiz, içecekler ücretlidir.)<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<a href=http://www.agne.com.tr/tr-tesisler_2-62------SEHER_RESORT_SPA_HOTEL.html target=_blank >Otel Detayları için Tıklayınız</a><br />
<br />
<br />
9) SILENCE BEACH RESORT<br />
Manavgat–Kızılağaç/ 5* / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı + Gala Yemeği 	119;TL <br />
<br />
*Yeni yıl kokteyli, Gala yemeği, Özel Yılbaşı Orkestrası, Oryantal Show, Şampanya Show, Havai Fişek Gösterisi.<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<a href=http://www.agne.com.tr/tr-tesisler_2-65------SILENCE_BEACH_RESORT.html target=_blank >Otel Detayları için Tıklayınız</a><br />
<br />
<br />
10) SUENO HOTELS BEACH SİDE<br />
Side - Sorgun/ 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı + Gala Yemeği	120;TL <br />
<br />
*Çeşitli yemekler eşliğinde Gala yemeği<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<a href=http://www.agne.com.tr/tr-tesisler_2-148------SUENO_HOTELS_BEACH_SIDE_.html target=_blank >Otel Detayları için Tıklayınız</a><br />
<br />
<br />
<b><br />
İletişim için ;<br />
Agne Tours, Ali Tur Turizm Otelcilik Sanayii ve Ticaret Ltd. Sti. 	<br />
<br />
Tel: 0090 242 2437210 Pbx<br />
Fax: 0090 242 2437216<br />
<br />
Adres: Tahıl Pazarı Mahallesi. Adnan Menderes Bulvarı. Beyaz Saray Apt. No:27/2 TR - 07040 - Antalya / TÜRKİYE<br />
</b><br />
<br />
<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Sanatla buluşuyor, Fazıl Say Kepez`de</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50314--Antalya_Sanatla_bulusuyor_Fazil_Say_Kepez_de.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50314--Antalya_Sanatla_bulusuyor_Fazil_Say_Kepez_de.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:59:43</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50314--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kepez’i sanatla buluşturuyor. Dünyaca ünlü Piyanist Fazıl Say 16 Kasım’da Antalyalılara Yenimahalle Semt Evi’nde ücretsiz özel bir konser verecek.<br />
<br />
Antalya’yı kültür ve sanat kenti yapma yolunda büyük hizmetler veren Başkan Akaydın, Kepez halkını sanatla buluşturacak olmanın mutluluğunu yaşıyor.<br />
<br />
Antalya’nın kültür ve sanat kenti olması için yoğun çalışmalar yapan Büyükşehir Belediyesi 10. Uluslararası Antalya Piyano Festivali kapsamında, özel ve çok anlamlı bir konser düzenliyor. Büyükşehir Belediyesi Piyano Festivali’ni, ana mekânı olan Antalya Kültür Merkezi’nin (AKM) dışına çıkarıp Kepez’de Antalyalılarla buluşturacak.<br />
<br />
Bu kapsamda Festival Genel Sanat Yönetmeni Fazıl Say, 16 Kasım Pazartesi günü saat 14.30’da Yenimahalle Semt Evi’nde ücretsiz konser verecek. Antalya’nın kültürel kimliğinde önemli bir yeri olan festivalin, program dışı bu özel konser ile Antalya ve Antalyalılarla daha da bütünleşmesi amaçlanıyor.<br />
<br />
SAY; “ANTALYALILARIN PİYANOYA İLGİSİ BENİ UMUTLANDIRIYOR.”<br />
<br />
Antalyalıların festivale yoğun ilgisinden dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirten Fazıl Say; “Antalya’nın en büyük konser salonu AKM, tüm konserlerimizde dolup taşıyor. Açılış konserimizde koridorlar doldu, hatta sahneye 200 sandalye daha koymak zorunda kaldık. Onuncu yılında festivalimizin geldiği bu nokta beni gururlandırıyor. Antalyalıların piyanoya ilgisi bir sanatçı olarak beni umutlandırıyor. Bu anlamda Başkan Akaydın, festival kapsamında Kepez’de ücretsiz bir “halk konseri” gerçekleştirmeyi önerdi. Başkanımızın bu fikrini büyük bir memnuniyetle kabul ettim. 16 Kasım’da Antalyalılarla Kepez’de buluşacağız” dedi.<br />
<br />
AKAYDIN; ‘FESTİVAL HEYECANINI KEPEZ’DE YAŞATACAĞIZ”<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın da, Piyano Festivali’nin kent kimliğinde önemli bir yeri olduğunu vurguladı. Festival heyecanının Antalya’nın başka bir köşesine taşınacağını belirten Akaydın, “Büyükşehir Belediyesi olarak festivalimizi Kepez bölgesinde halkla buluşturuyoruz. Her zaman söylediğim gibi Antalya’nın kültür ve sanat kenti olması için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu kapsamda belki de daha önce hiç klasik müzik dinlememiş, bir piyano konserine gitmemiş hemşehrilerimin de bu festivale yaklaşmasını istedim. Bu nedenle Fazıl Say’ın bu özel konseri Kepez’de Yenimahalle Semt Evi’nde olacak. Kepez’i ve Kepez halkını sanatla buluşturacak olmanın mutluluğunu yaşıyorum” dedi. Fazıl Say’ın 10 yıldır Antalya için çalıştığına dikkat çeken Akaydın, “Ülkemizi, dünyanın dört bir yanında başarıyla temsil eden Fazıl Say, Antalya’ya uluslararası düzeyde çok iyi bir festival kazandırıyor. Bu, kentimiz ve biz Antalyalılar için çok büyük bir şans. Kendisine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>‘Moskova Virtüözleri Beşlisi’ ile Müzik Şöleni Şimdi Antalya`da</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50313--_Moskova_Virtuozleri_Beslisi_ile_Muzik_Soleni_Simdi_Antalya_da.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50313--_Moskova_Virtuozleri_Beslisi_ile_Muzik_Soleni_Simdi_Antalya_da.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:55:08</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50313--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin daimi orkestrası Moskova Virtüözleri, bu yıl festivale Moskova Virtüözleri Beşlisi olarak konuk olacak. Bu konserde Moskova Virtüözleri Beşlisi’ne topluluğun kurucusu, şefi ve solist kemancısı Vladimir Spivakov ve dünyaca ünlü piyanist Olga Kern eşlik edecek.<br />
<br />
Rus bestecilerin eserlerinden oluşan konser programının ilk yarısında, 1804-1857 yılları arasında yaşamış ve genellikle Rus Klasik Müziğinin babası kabul edilen Mihail Glinka’nın 1827 yılında bestelediği “patetik” başlıklı keman, viyolonsel ve piyano için re minör üçlüsü ve yaylı çalgılar beşlisi ve piyano için 1832 tarihli büyük altılısı seslendirilecek. Aradan sonra post-modernizmin büyük ismi, 1934-1998 yılları arasında yaşamış Alfred Şnitke’nin “Şostakoviç’in Anısına Prelüd”ü ve 20. yüzyılın en büyük senfoni bestecilerinden Dmitri Şostakoviç’in 1 numaralı Op. 8 do minör keman, viyolonsel ve piyano için üçlüsü çalınacak. Rus müziğini büyük bir başarı ve teknik virtüözite ile seslendiren Moskova Virtüözleri konseri 15 Kasım Pazar günü saat 20:30’da Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.<br />
<br />
Moskova Virtüözleri Beşlisi<br />
<br />
Günümüzün en ünlü kemancılarından Vladimir Spivakov'un 1979 yılında Ravinia Festivali'nde Chicago Senfoni Orkestrası ile şef olarak verdiği ilk konserin sonrasında kurduğu Moskova Virtüözleri, dünyanın en önemli oda topluluklarından biri olarak kabul ediliyor. Kurulduğu günden itibaren dünyanın her yerinden davet alan Moskova Virtüözleri, Avrupa, Amerika ve Asya'da birçok ülkede turneler gerçekleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği arasındaki diplomatik ilişkilerin kopuk olması nedeniyle, ABD'de uzun yıllar konser veremeyen topluluk, ilişkilerin yumuşamasının ardından 1987'de ABD'deki ilk konserini verdi. O günden itibaren gerek ABD, gerekse Kanada'nın en önemli konser salonlarında konserler sunan topluluk, şefleri Vladimir Spivakov'la düzenli olarak Marbella (İspanya), Rheingau, Schleswig Holstein (Almanya), Festspiele Wiltz (Lüksemburg) ve Colmar (Fransa) gibi çeşitli uluslararası müzik festivallerine katılıyor. New York’taki Carnegie ve Avery Fisher Salonları, Amsterdam Concertgebouw Salonu, Paris Champs-Elysées Salonu, Londra’daki Barbican Merkezi, Frankfurt Operası, Chicago ve Boston Senfoni Salonları gibi dünyanın en saygın konser salonlarında sahneye çıkan topluluk konser faaliyetlerinin yanı sıra eğitime verdikleri önemi “ustalık sınıfı çalışmaları” ile de sergiliyor. 1990 yılından İspanya’da Asturias’a yerleşip bağımsız bir dernek statüsünü alan Moskova Virtüözleri Oda Orkestrası, konser kariyerlerine ek olarak yeni anlayışlara ve kültürel projelere yönelik çalışmalar yapmaya devam ediyor.<br />
<br />
Vladimir Spivakov – Keman<br />
<br />
Rusya Ulusal Orkestrası'nın Müzik Yönetmenliği ve Daimi Şefliği görevlerini yürüten Vladimir Spivakov, çok yönlü bir sanatçı olarak tanınır. Moskova Virtüözleri'nin kurucusu, şefi ve solist kemancısıdır. Topluluk, Spivakov'un liderliğinde, dünyanın önde gelen oda müziği topluluklarından biri haline gelmiştir. Bir keman virtüözü olan Spivakov bugüne kadar sayısız resitaller vermiş ve dünyanın belli başlı müzik merkezlerinde orkestralarla solist olarak çalmıştır. Sosyal konulara oldukça duyarlı olan Spivakov, çocuklar için müzik aletleri temin etmekten, savaş mağdurları ve afetzedeler yararına yaptığı çalışmalara kadar çeşitli toplumsal aktivitelerde bulunmaktadır.<br />
<br />
Amerika'da sahneye ilk çıkışı 1975'te New York Filarmoni Orkestrası ile verdiği konserle gerçekleşen Spivakov, geçtiğimiz yıllarda New York Filarmoni, San Francisco Senfoni, Filadelfiya Orkestrası ve Fransız Ulusal Orkestrası'yla konserler verdi. Solistlik kariyerinin yanı sıra Los Angeles Filarmoni, Londra Senfoni, İngiliz ve İskoç Oda Orkestraları, Dresden, Roma ve Hollanda Oda Orkestralarını konuk şef olarak yönetti.<br />
<br />
Spivakov'un Bach, Haydn ve Mozart'tan Şostakoviç, Şnitke ve Şedrin'e kadar birçok bestecinin eserlerine yer verdiği BMG/RCA Red Seal Label'dan çıkan 20'yi aşkın kaydı bulunmaktadır. Rusya'nın en büyük ödülü olan "Ulusal Kültür Mirası" ödülüne sahip olan sanatçı İsviçre Davos'ta bulunan "Dünya Ekonomik Forumu için Sanat"ın da elçisidir.<br />
Olga Kern - Piyano<br />
Müzisyen bir aileden gelen Olga Kern, piyano eğitimine beş yaşında Moskova Müzik Okulu’nda başladı. Moskova’da ve ardından İtalya’da eğitimini sürdüren Olga Puşeçnikova, 1997 yılında katıldığı ve ilk elemelerinde elendiği Van Cliburn Uluslararası Piyano Yarışması’ndan sonra genel olarak mutsuzluğu nedeniyle yaşamında bir takım değişiklikler yapmaya karar verdi ve soyadından saç stiline, giyimine ve müzikal anlayışına kadar pekçok değişiklik yaptı.<br />
<br />
İlk uluslararası yarışmasını on bir yaşında kazanan Kern, on yedi yaşında Rahmaninof Uluslararası Piyano Yarışması’nda birincilik kazandı. On bir uluslararası yarışmada dereceler elde eden piyaniste Rusya Devlet Başkanı tarafından onursal burs verildi. 2001 yılında Van Cliburn Uluslararası Piyano Yarışması’nda Nancy Lee ve Perry R. Bass Altın Madalyası’nı otuz yıldan bu yana kazanan ilk kadın oldu ve birinciliği Özbekistan’dan Stanislav İudeniç ile paylaştı.<br />
<br />
Bolşoy Tiyatrosu, Moskova Filarmoni, Rusya Ulusal, Çin Senfoni, Belgrad Filarmoni, Torino Senfoni ve Detroit Senfoni gibi orkestralarla solist olarak çalan Kern, Moskova Konservatuvarı Büyük Salonu, Paris’teki Cortot Salonu ve Washington D.C.’deki Kennedy Merkezi gibi önemli müzik merkezlerinde sahneye çıktı.<br />
<br />
Festivalin Gelecek Konukları<br />
<br />
17 Kasım – Antalya Kültür Merkezi – Saat 20:30 “Aziza Msutafa Zadeh Trio” Konseri<br />
19 Kasım – Antalya Kültür Merkezi – Saat 20:30 “4 Piyano Bir Şef” Konseri<br />
21 Kasım – Antalya Kültür Merkezi – Saat 20:30 “Miriam Mendez” Festival Kapanış Konseri]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kemer`de Almanları yürüyüş turları</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50312--Kemer_de_Almanlari_yuruyus_turlari.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50312--Kemer_de_Almanlari_yuruyus_turlari.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:53:26</pubDate>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50312--.html</guid>
		<description><![CDATA[20 yıl önce Türkiye’ye gelen ve Türkiye hayranı olan Helmut Kesting eşi Rozemari Kesting , Almanya’dan her yıl bin Alman’ı Kemer’e getirerek onlara Kemer’de Likya yolunda yürüyüş turları düzenliyor.<br />
<br />
Halil Öncü- KEMER<br />
20 yıl önce Türkiye’ye gelen ve Türkiye hayranı olan Helmut Kesting eşi Rozemari Kesting , Almanya’dan her yıl bin Alman’ı Kemer’e getirerek onlara Kemer’de Likya yolunda yürüyüş turları düzenliyor. Ülkesinde bir Türk gibi yaşayan ve Türkçeyide sökmeye başlayan Helmut Kesting’in adını arkadaşları Hel Mutlu olarak yapmış.<br />
<br />
Majesty Otelleri Genel Koordinatörü Volkan Şimşek’in önerileri ile dört yıldan bu yana konaklama ve tur çıkış noktası olarak Mirage Park Otel’i seçen Helmut Kesting, özellikle Almanların bu yürüyüş turlarına büyük ilgi gösterdiklerini söyledi. Sabah erken saatlerde otelden çıkan grupta en az 20 kişi bulunurken, belirlenen rotada yürüyüşler gerçekleştiriliyor. Yürüyüş noktalarında Phaselis, Olimpos gibi tarihi yer alırken, bölge hakkında katılımcılara bilgiler veriliyor.<br />
<br />
Helmut Kesting, “ Kemer doğal güzellikleri ve tarihsel özellikleri ile de çok güzel bir yer. 20 yıl önce geldiğim ve tatil yaptığım bu yere hayran kaldım. Son yıllarda bu güzelliklerin Almanya’da daha iyi tanıtılması amacıyla bizde üzerimize düşeni yapıyoruz. Buraya yürüyüş yapmak için, Likya yolunu görmek ve bölgeyi daha yakından tanımak için özelikle mevsimin uygun olduğu İlkbahar ve sonbahar aylarında Almanya’dan çok sayıda misafiri buraya getiriyoruz. Majesty otelleri Genel Koordinatörü Volkan Şimşek’in bu konuda büyük destekleri var. Kendisine teşekkür ediyorum. Belirlediğimiz programa göre Kemer Bölgesinde Phaselis, Olimpos gibi yerlerde dahil olmak üzere Likya yolunda saatlerce yürüyüşler yapıyoruz. Misafirlerimiz çok memnun kalıyorlar ve Almanya’ya da çok mutlu dönüyorlar.” Dedi.<br />
<br />
Sabah erken saatlerde otelden araçlar ile belirlenen noktaya giden yürüyüş tutkunları, güzergahlarda gün boyu yürüyüş yaparken hem doğal ortamı yaşıyor hemde tarihi yerinde görme fırsatı yakalıyorlar.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kemer'de deniz mevsimi bitmiyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50311--Kemer_de_deniz_mevsimi_bitmiyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50311--Kemer_de_deniz_mevsimi_bitmiyor.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:51:55</pubDate>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50311--.html</guid>
		<description><![CDATA[Yurdun dört bir yanında elverişsiz ve soğuk hava koşulları etkili olurken, tatillerini Kemer olarak seçen turistler hem güzel havanın hem de tatilin keyfini çıkarıyorlar.<br />
<br />
Halil ÖNCÜ-KEMER<br />
<br />
Yurdun dört bir yanında elverişsiz ve soğuk hava koşulları etkili olurken, tatillerini Kemer olarak seçen turistler hem güzel havanın hem de tatilin keyfini çıkarıyorlar. İkinci yaş turist grubunun daha çok yoğun olduğu Kemer’de hem dinlenen hem de güzel hava ile birlikte güneşin ve denizin tadını çıkaran turistler bu durumdan hayli memnunlar. Kemer Göynük Mirage Park Resort sahilinde denize giren turistler, “ Almanya’da şu anda hava oldukça soğuk ve yağışlı. Kemer’de ise Alamnya2nın yazını bu mevsimde görüyoruz. Güneş ısıtıyor. Deniz ise tam istediğimiz gibi. Her gün Kemer’de yürüyüş yapıyoruz, denize giriyoruz ve dinleniyoruz. İşte tatil bu.” dediler.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Elmalı Belediyesi'nden domuz gribine karşı ilaçlama</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50310--Elmali_Belediyesi_nden_domuz_gribine_karsi_ilaclama.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50310--Elmali_Belediyesi_nden_domuz_gribine_karsi_ilaclama.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:50:09</pubDate>
		<category><![CDATA[Elmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50310--.html</guid>
		<description><![CDATA[Elmalı Belediyesi'nin domuz gribine karşı ilaçlama çalışmaları başladı.<br />
<br />
Belediye Başkanı Hüseyin ALTINTAŞ yaptığı açıklamada İlçe de anaokulu ilköğretim okulları liseler ve Akdeniz Üniversitesi dâhil tüm okulların ilaçlama çalışmalarının başlayıp bu gün itibarıyla tamamlanacağını ayrıca Belediye toplu taşıma araçlarınında ilaçlanacağını bu ilaçlama çalışmalarının peryodik aralarla devam edeceğini Elmalılı Hemşerilerimizin ve öğrencilerimizin sağlığı için tüm önlemlerin alındığını söyledi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Hewlett Packard yeni çevre raporunu açıkladı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50309--Hewlett_Packard_yeni_cevre_raporunu_acikladi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50309--Hewlett_Packard_yeni_cevre_raporunu_acikladi.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:48:56</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50309--.html</guid>
		<description><![CDATA[11.11.2009<br />
<br />
Türkiye’de 20. yılını kutlayan HP, tüm ürün ve IT hizmetlerinde enerji tüketimini ve karbon salınımını azaltma konusundaki çevresel girişimlerini ilerleme raporuyla açıkladı.<br />
<br />
Yapılan açıklamaya göre HP, 2010 yılı içerisinde, 2005 yılının toplam enerji tüketimi ve sera gazı salınımını % 25 oranında düşürmeyi başardı. HP’nin yeni hedefi, enerji tüketimini ve buna bağlı sera gazı salınımını 2011 yılı itibari ile 2005 yılının yüzde 40’ı kadar azaltmak.<br />
<br />
HP, bünyesinde ulandığı tüm tesislerdeki sera gazı salınımını 2013 yılı itibari ile 2005 seviyesinin yüzde 80’ine düşürmeyi istiyor. Organik büyümeden bağımsız olarak belirlenen bu hedef, HP tesislerinin ve veri merkezlerinin tüm dünyadaki karbon ayakizini azaltmak suretiyle gerçekleştirilecek. HP, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynakları konusunda yatırım yapmayı da planlıyor.<br />
<br />
“HP, küresel iş stratejisi olarak çevresel sürdürülebilirliği destekleyen şeffaf programlar üretmeye ve raporlamaya devam ediyor” diyen HP Başkan vekili ve Strateji ve teknoloji müdürü Shane Robison, “Enerji kullanımımızı ve karbon ayak izimizi önceliklerimiz içine alıp, bu anlayışı müşteri ve iş ortaklarımıza genişleterek dünya ekonomisinde daha yüksek verimlilik sağlıyoruz” dedi.<br />
<br />
2008 yılında EDS’nin satın alınması ve şirket tesislerinin birleşmesi, HP’nin toplam operasyonlarındaki karbon ayak izini yaklaşık yüzde 50 oranında artırdı. Bu sebeple HP operasyonları ve ürünleri için ayrı ayrı hedefler belirledi.<br />
<br />
Ürün tasarımında ve teknolojide enerji verimliliği<br />
Ürün tasarımındaki ve teknolojideki inovasyonlar, HP’nin enerji verimliliğini ve karbon salınımını azaltmaya devam ediyor. HP müşterileri daha çevre dostu bir ekonomide yaşayıp çalışırken aynı zamanda maliyetlerini de düşürüyorlar.<br />
<br />
HP, Ocak 2008’de belirlediği, PC ve dizüstü bilgisayar ürünlerindeki enerji tüketimini 2010 yılında yüzde 25 oranında düşürme hedefini çoktan gerçekleştirdi. 2005 yılından bu yana HP, en yüksek hacimde ürettiği masaüstü ve dizüstü kişisel bilgisayarın enerji tüketimini yüzde 41 oranında azalttı.<br />
<br />
HP’nin çevre konusunda yaptığı son ilerlemelere örnek olarak:<br />
• HP, “kapalı döngü” inkjet kartuş geri kazanım programı dâhilinde 500 milyondan fazla mürekkep püskürtmeli yazıcı kartuşunu sevk etti. (2) Sektörde ilk ve tek olan bu inovasyon sayesinde Planet Partners programı ile toplanan boş kartuşlar geri kazandırılarak yeni Orijinal HP kartuşlarının üretiminde kullanılıyor. (3) Planet Partners programı ile şimdiye kadar 300 milyon mürekkep püskürtmeli ve HP LaserJet kartuşu toplandı.<br />
• HP ayrıca Kuzey Amerika ve Latin Amerika’da satılan Compaq 6000 Pro serisi masaüstü bilgisayarlarının paketlemesinde %100 geri kazanılmış genişletilmiş polietilen köpük kullanarak bu alandaki ilk firmalardan biri olacak.<br />
• HP yüksek verimliliğe sahip dâhili güç kaynaklarının, ENERGYSTAR 5.0 sertifikalı bilgisayarlarının ve gelişmiş güç yönetimi özelliklerinin sayısını artırdı. HP ENERGY STAR ve EPEAT sertifikalı dünyadaki ilk ince istemcileri de piyasaya sürdü.<br />
• HP Photosmart ML1000D Minilab yazıcısı perakende müşterilerine yüzde 64 enerji tasarrufu ve silver-halide sistem kullanan yazıcılara göre yıllık 800 galon kimyasal atık ve su tasarrufu sağlıyor. (4)<br />
• HP ProLiant Generation 6 sunucuları bir önceki nesil sunuculara göre yarı enerji tüketimiyle iki kat performans sağlıyor. (5)<br />
• HP ProLiant sunucuları ENERGY STAR’ın Mayıs ayında yayınladığı Computers Servers 1.0 yönergesine uygun ilk sunucular olmayı başardılar. HP ProLiant DL 360 ve 380 sunucularına ek olarak gelecek aylarda bu yönergeye uygun yeni sunucular çıkması bekleniyor.<br />
<br />
HP müşterilerinin sera gazı salınımlarını azaltmasına yardımcı oluyor.<br />
<br />
HP, tüm ekosisteminde sera gazı salınımının azalması için çalışıyor. Ürün geri kazanımı, uzaktan erişim (telepresence) ve yönetilebilir baskı servisleri ile HP müşterilerinin sera gazı salınımı 1.9 milyon ton azaltıldı. .(6) Bu 354.000 adet otomobili bir seneliğine trafikten çekmek ile aynı etkiyi yaratıyor. (7)<br />
<br />
HP Eko Çözümleri ile, HP müşterilerinin 2005 yılından 2011 yılına kadar CO2 salınımını 4 milyon ton kadar azaltması tahmin ediliyor. Bu da, 741.000 aracı trafikten bir seneliğine çekmekle aynı etkiye sahip. Enerji verimliliği ve karbon salınımını azaltan HP Eko Çözümleri:<br />
• HP Halo – Telepresence (Bu videokonferans olarak algılanabilir- açalım) çözümleri ile iş seyahati gereksinimini büyük oranda ortadan kaldırıyor.<br />
• HP Eco Çözümleri baskı çözümleri, büyük organizasyonlara çeşitli araçlar, yazılımlar, servisler, donanımlar ve danışmanlık hizmetleri sunarak müşterilerin çevreye olan etkilerini azaltıyor ve tasarruf etmesini sağlıyor.<br />
• Dünya çapında ürün kurtarma – Ürünler ve sarf malzemeleri dünya çapında geri dönüşüm programları ile geri kazanılıyor.<br />
<br />
Daha fazla bilgi için HP Eko Çözümleri ile ilgili bilgiye aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.<br />
http://www.hp.com/go/ecosolutions/reduceimpact.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Popüler isimleri aramak virüslere davetiye çıkarıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50308--Populer_isimleri_aramak_viruslere_davetiye_cikariyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50308--Populer_isimleri_aramak_viruslere_davetiye_cikariyor.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:45:55</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50308--.html</guid>
		<description><![CDATA[Trend Micro Kıdemli Güvenlik Danışmanı Rik Ferguson, tehdit içeren yazılımlara (malware) yol açan yeni bir virüs türüne dikkati çekiyor.<br />
<br />
Ferguson, suçluların, internet memlerinin popülaritesinden ya da Google aramalarında üst sıralarda çıkmak üzere tasarlanmış sayfalar oluşturmaya yönelik popüler arama terimlerinden yaygın bir biçimde yararlandıklarını söylüyor. Amaçları, tehdit içeren yazılımları yaygınlaştırmak. Haber değeri taşıyan her olayda bunun gerçekleştiğini görüyoruz: Patrick Swayze ve Michael Jackson’ın ölümü, kasırgalar, tsunami’ler, depremler. Liste uzayıp gidiyor.<br />
<br />
Suçluların internet memlerinden faydalanma hızına örnek olarak, tehdit içerikli yazılımları yaymak için bir kaba şaka ya da söylentinin gücünü kullanmalarını gösterebiliriz. Yakın zamanda, Kanye West’in “tuhaf bir otomobil kazasında” öldüğü söylentisi yayıldı. Bu söylenti, çok geçmeden Twitter’daki en popüler konulardan biri haline geldi. Aynı zamanda, endişeye kapılan hayranların olayın gerçek olup olmadığını anlamak için arama yapmasıyla Google’da en çok aranan kelimeler olarak karşımıza çıktı.<br />
<br />
Çok geçmeden arama sonuçlarının birinci sayfasında tehdit içeren yazılımların geri döndürüldüğünü görmek şaşırtıcı değil. Bu yazılımlar, dikkatsizlerin başını belaya sokabilirdi. Bu durumda belanın adı Fake AV yazılımı olacaktı. Birşey olmaması, bu durumun kriminal amaçlar için istismar edilmeyeceği anlamına gelmiyor. Nereye tıkladığınıza dikkat edin!]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Raylı sistemde test sürüşleri tamamlandı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50307--Rayli_sistemde_test_surusleri_tamamlandi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50307--Rayli_sistemde_test_surusleri_tamamlandi.html</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 10:33:53</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50307--.html</guid>
		<description><![CDATA[Yolcu taşıma öncesi son provalar Antalya Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistem Koordinasyon Merkezi, raylı sistemde deneme amaçlı test sürüşlerinin tamamlandığını ve yolcusuz deneme işletmesi seferlerine başlandığını açıkladı.<br />
<br />
Test sürüşlerinin tamamlandığını ve yolcusuz deneme işletmesi seferlerine başlandığını açıkladı. 30 gün sürecek deneme işletmesi seferleri boyunca tramvay araçları, sabah 06.00 akşam 24.00 saatleri arasında, normal işletmeye geçilmiş gibi seferler yapacak. Seferler yolcu taşınması öncesi son prova niteliği taşıyor.<br />
<br />
Raylı Sistem Koordinasyon Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, kum torbalarıyla yapılacak deneme işletmesi seferlerinde hat üzerinden normal saatlerde 12 dakikada bir tramvay geçecek. İnsanların yoğun olarak seyahat ettiği sabah 07.00- 09.00 saatleri arası ile 18.00- 20.00 saatleri arası seferler 6 dakikada bir gerçekleşecek. Tramvaylar, duraklarda yolcu alıyormuş gibi bekleme yapacak.<br />
<br />
İşletmeye geçildiğinde sistemin sorunsuz çalışması amacıyla gerçekleştirilen deneme işletmesi seferleri boyunca vatandaşlar dikkatli olmaları konusunda uyarıldı. Sürücülerin raylı sistem hattını kullanmamaları, hat üzerinde araç, motosiklet ve bisiklet park etmemeleri istendi. Özellikle sürücülerin kavşak noktaları ile henüz sinyalizasyonu tamamlanmayan Balbey, Merkez Bankası ve Milli Egemenlik geçişlerinde zabıta görevlilerinin uyarılarına riayet etmelerinin önemine dikkat çekildi.  ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>46. Antalya Altın Portakal Film Festivali</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50306--46_Antalya_Altin_Portakal_Film_Festivali.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50306--46_Antalya_Altin_Portakal_Film_Festivali.html</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 10:32:07</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50306--.html</guid>
		<description><![CDATA[46. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin beşinci gününde AKM Aspendos Salonu’nda üç usta yönetmenin yeni filmleri gösterildi. Reha Erdem’in “Kosmos” filmi günün ilk seansı olmasına rağmen salonu tamamen doldurdu. Yavuz Özkan’ın uzun yıllardan sonra çektiği “İlkbahar Sonbahar”ın galası 68 dönemini tartıştırdı. Ümit Ünal’ın “Gölgesizler” filminin galası ise film ekibinin katılımı olmadan gerçekleştirildi.<br />
<br />
“Hepimiz Kosmos gibi olmak istiyoruz!” Türkiye ve dünya prömiyerini Antalya’da yapan “Kosmos”un oyuncuları filmi ilk kez seyirciler ve konuklarla beraber izledi. Reha Erdem, film öncesinde sahneye çıkarak, “Filmi henüz benden başka kimse izlemedi, o yüzden şu anda elim ayağım titriyor” dedi. Film sonrası gerçekleşen söyleşiye yönetmen Reha Erdem, yapımcı Ömer Atay, oyuncular Sermet Yeşil, Hakan Altuntaş, Türkü Turan, Korel Kubilay ve Sabahat Doğanyılmaz katıldı. Kars’ta çekilen ve hem sinematografisi hem de farklı bir dünya ve boyut peşinde oluşuyla halkı şaşırtan ve etkileyen filmde, Sermet Yeşil’in canlandırdığı Kosmos karakteri, mucizeler yaratan, şifa dağıtan, yemeyen, uyumayan, aşk peşinde biridir. Reha Erdem filminde şaman kültüründen öğelere benzerlikler olduğunu belirtirken, Kosmos’un kendisine benzediğini de ifade etti. “Gündelik, gerçekçi sinemaya karşı duruyorum ve Kosmos da benim gibi. Bu gündelik dünyaya uyum gösteremiyor. Görünen dünya ile görünmeyen dünya arasından, çok derinlerden geliyor Kosmos figürü. Kosmos’un sözleri bir takım kutsal metinlerden izler de taşıyor” dedi. Filmde kötülük, iyilik, din gibi büyük kavramların sinema diline aktarırken zorlanıp zorlanmadığı sorusu üzerine Reha Erdem, “Bir masal bu. Belki de ‘western’in de kullandığı bir kod olan, “bir yabancı bir kasabaya gelir” konulu bir masal. Bu masal formatı, filmin biraz hafiflemesini sağladı çünkü kocaman kocaman laflar var ve evet, onları sinema diline aktarmak ürkütücü ama heyecan vericiydi” dedi. Bir izleyici Kosmos karakterine özendiğini, onun gibi olmak istediğini söylediğinde ise Reha Erdem “Hepimiz yakın buluyoruz onu kendimize. Onun da kafası karışık gibi ama bizim toplum olarak kafamız daha da karışık. Hayvanlara da birbirimize de sürekli zarar veriyoruz. Ortalığı mahvediyoruz. İnsan olamıyoruz” dedi. Film, Türkiye gerçeklerini de içeriyor Zamanın belli olmadığı bir sınır şehrinde geçen filmde, sınırın açılması üzerine de bir tartışma sürdüğü için Türkiye göndermesi olup olmadığı soruldu. Erdem, “Evet Türkiye gerçekliği var, sadece sınır konusunda değil filmin başka yerlerinde de var. Askeri meseleler var, hayvani, insani, kapalı toplum ve açık toplum gibi meseleler var” diyerek açıklama yaptı. Ses tasarımı da Reha Erdem’e ait olan filmde, ses ile ilgili bir soru üzerine “Görüntüleri kapatıp sesi dinlediğinizde bir anlam oluşuyorsa, bu da çok değerli benim için. Bu filme ritim veren de ses bandıydı” dedi. Sinemasında hangi anlamın peşinde olduğunun sorulması üzerine ise “Neyi yapmak istemediğimi iyi biliyorum, bunun sınırını çizince de fazla bir alan kalmıyor geriye zaten. Aynı meseleleri tekrar ediyorum ama aynı filmi çekmiyorum. Bir sonraki filmim Kosmos’a hiç benzemeyecek ama bana benzeyecek. “Kosmos” altıncı filmim. Sanırım sekizinci filmimden sonra hangi anlamların peşinde olduğum sorusunun yanıtını kendiliğinden göreceksiniz” dedi. İlkbahar Sonbahar’dan: “Kolektif bir üretim mümkün mü?” Türkiye prömiyerini yapan “İlkbahar, Sonbahar” filminin söyleşisine çoğu ilk sinema deneyimini yaşayan, Sermet Yeşil, Burcu Salihoğlu, Murat Okay, Samet Karaman, Nehir Çinkaya gibi oyuncular katıldı. Yepyeni bir üretim modeli, yeni bir dil peşinde olan 68 kuşağından bir sinema yönetmeninin, bir manifesto yayınlayarak gençlere çağrı yapması ile başlayan film, 68 kuşağından olan pek çok orta yaşlı izleyicinin ilgisini çekti. İzleyiciler, 15 kişilik bir grubun beraber bir şeyler üretmek için şehir dışında bir mekâna yerleşmesini konu edinen filmdeki üretim biçimini, Köy Enstitüleri’ndeki deneyimlerine benzettiler. Oyuncular “Biz, bu filmi üretirken de filmdeki olaylara benzer şeyler yaşadık. Ancak bu ekip kolektif olarak üretebilen ve iletişim kurabilen bir ekipti. Yavuz Ağabey, bu anlamda çok iyi bir ekip kurmuş. Kendisine teşekkür ederiz” dediler. Filmdeki karakterlerden, kendi hikâyelerini yaratmaları istenirken, oyunculardan bazıları “Biz de uzun süredir, kendi hikâyemizin ne olduğunu sorguluyorduk, bu anlamda film bizim için de açıcı oldu, iç hesaplaşma yaşadık ve biz de değiştik” dediler. Anne ve babasından dolayı 68 kuşağına aşina olan ve aynı gün “Kosmos” filminin başrolünde izlediğimiz Sermet Yeşil, “Benim oynadığım karakter sadece para kazanmak için bu grubun içine giriyor, sorunlarından kaçış yolu olarak orayı kullanıyordu. Ancak birlikte bir şeyler üretilebileceğini de fark ederek değişiyordu” dedi. Oyuncuların çoğu, hayatla baş edebilmek için bir araya gelineceğine, gençlerin umutsuzluk ve çaresizliğin böylece aşılabileceğine inandıklarını ifade ederek söyleşiyi noktaladılar. Pelin Esmer’e seyirciden tam not! 46. Altın Portakal Film Festivali’nde bugün Pelin Esmer’in ilk kurmaca uzun metraj filmi “11’e 10 Kala” gösterildi. Uluslararası yarışmada nihai kararı verecek jüri üyelerinin hazır bulunduğu gösterim salonu tamamen doluydu. Salonun koridorlarında da filmi izlemeye çalışan sinemaseverler göze çarptı. Türkiye’de gösterime giren nadir belgesellerden biri olan “Oyun” belgeseliyle tanınan Pelin Esmer, “11’e 10 Kala” filmiyle Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde ve Adana Atın Koza Film Festivali’nden ödülle dönmüştü. Tutkulu bir koleksiyoncu olam Mithat Bey’le kapıcısı Ali’nin hikayesini anlatan filmden sonra yapılan söyleşiye yönetmen Pelin Esmer, görüntü yönetmeni Özgür Eken, yapımcılar Tolga Esmer ve Nida Karabol Akdeniz katıldı. Pelin Esmer: “Farklı olmanın bedeli ağır” Filmin küçük ama sanat yönetimiyle dikkati çeken mekânları ile ilgili bir soruyu Pelin Esmer, “ Mithat Bey’in evi en önem verdiğimiz aynı zamanda en zorlandığımız mekân oldu Hem bir koleksiyoncunun evini yansıtacak darlıkta, hem de ekibin çalışabileceği kadar genişlikte bir yer aradık. O mekâna Mithat Bey’in kendi koleksiyonunun parçalarından yerleştirdik. Onun da yıllardır görmediği, hatta unuttuğu parçalar çıktı” diyerek cevapladı. Filmin görüntü yönetmeni Özgür Eken ise filmin mekânlarında yaratmaya çalıştıkları dualiteden bahsetti. Eken, “Filmde pek çok ikilik, zıtlık var. Filmde bunu Mithat Bey’in Evi ve İstanbul üzerinden görüyoruz, aynı zamanda Ali’nin evi ve İstanbul’da görüyoruz. Bu üçü filmdeki mekân duygusunu ve bütünlüğünü tamamlıyor” dedi. Pelin Esmer, “Farklı olmanın çok ağır bedellerle ödetildiği bir ülkede yaşadığımızı düşünüyorum. Dünyanın her yerinde farklı olmak cezalandırılır. Bu film için, farklılığıyla dünyaya karşı duran, bunun için cezalandırılan birine saygı duruşu diyebilirim” dedi. Çocuk gözüyle Gürcistan-Abhazya çatışması Uluslararası yarışmanın bugün gösterilen ikinci filmi Gürcistan-Kazakistan ortak yapımı “Öteki Yaka” oldu. Nugzar Shataidze‘nin, gerçek bir olaydan esinlenerek yazdığı romandan uyarlanan film, çatışma nedeniyle yıllar önce Abhazya’yı ve hasta babasını terketmek zorunda kalan küçük bir çocuğun, tekrar anavatanına ve babasına kavuşma hikayesini anlatıyor. Dünya prömiyeri Berlin Film Festivali’nde yapılan filmin yönetmeni George Ovashvili, gösterimden sonra yapılan söyleşide “Filmde Gürcistan-Abhazya çatışmasını görüyoruz. Sovyetler Birliği’nin yıkılışından bu yana 20 yıldır devam eden bir sorun bu. Asıl odaklanmak istediğim, dünyada devam eden savaşlarda, çatışmalarda çocukların maruz kaldığı şiddet. Bu duruma dair iyi-kötü ayrımı yapmamaya, objektif olmaya çalıştım” dedi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Sarısu , Tramvay , 100. Yıl, Festivaller ve Stadyum Hakkında</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50305--Sarisu_Tramvay_100_Yil_Festivaller_ve_Stadyum_Hakkinda.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50305--Sarisu_Tramvay_100_Yil_Festivaller_ve_Stadyum_Hakkinda.html</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 10:29:25</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50305--.html</guid>
		<description><![CDATA[Muhtarlarla İletişim ve Dayanışma Toplantısı’nda konuşan Başkan Akaydın, “Kepez’e stadyumu hükümet yapamazsa ben yapacağım” dedi.Sarısu’ya halkçı proje Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, “Kentin ihtiyacı olan stadyum ve spor salonunu merkez hükümetin yapmaması halinde Kepez’e ben yapacağım” dedi<br />
<br />
Akaydın, yakında ihaleye çıkılacak Sarısu’da halkın ucuz kullanımına yönelik halkçı bir proje gerçekleştirdiklerini söyledi. Başkan Akaydın, tramvayda normal sürecin işlediğini ve gecikme olmadığını yılbaşından önce biletli yolcu taşımayı hedeflediklerini kaydetti. 105 MUHTARA BİLGİSAYAR Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, bürokratlarıyla birlikte “Muhtarlarla İletişim ve Dayanışma Toplantısı” düzenledi. Büyükşehir Kültür Salonu’ndaki toplantıya yaklaşık 200 muhtar katıldı. Göreve geldiğinde, muhtarlara eksik olan bilgisayarlarını tamamlama sözü veren Akaydın sözünü tuttu ve toplantıda 105 muhtara bilgisayar dağıttı. Akaydın, muhtarların internet ücretlerini de ödeyeceklerini söyledi. Başkan Akaydın, muhtarların daha uygun koşullarda hizmet verebilmeleri için “Muhtar Evi” yapacaklarının müjdesini verdi. <br />
<br />
GÜNEŞ ENERJİLİ MUHTAR EVİ <br />
<br />
Başkan Akaydın’ın muhtarlardan sorumlu danışmanı Murat Özdemir, toplantının amacının Antalya Büyükşehir Belediyesi ile muhtarlar arasındaki ilişkiyi sürekli kılmak, sorunların tespiti ve çözümünde ortak çalışmalar yapmak olduğunu söyledi. Hedeflerinin, tüm muhtarları Muhtar Evi sahibi yapmak olduğunu belirten Özdemir, Muhtar Evleri’nde güneş enerjisi sistemi kullanılacağını, kendi elektriğini üreteceğini anlattı. Özdemir, muhtar@antalya.bel.tr adresi oluşturulup, sanal ortamda da muhtarlarla iletişime geçileceğini bildirdi. <br />
<br />
AKAYDIN HAYALLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRİYOR <br />
<br />
Muhtarlar Derneği Başkanı Nazif Alp, Başkan Akaydın’a teşekkür ederek şunları söyledi: “Başkan Akaydın, ilk toplantısını muhtarlarla yaptı ve eksiklerin tamamlanması sözü verdi. Hemen kolları sıvadı, danışmanı Murat Özdemir’i görevlendirdi. Özdemir bizleri ziyaret ederek Başkan’ın projelerini anlattı. Anlattıkları bizim bugüne kadar hayal ettiklerimizdi. Yarım kalan bilgisayarların tamamlanması, internet ücretinin ödenmesi hayalimiz bugün gerçek oldu. Bürosuz muhtarımız kalmayacağını söyledi ve çalışma başlattı. Başkan Akaydın bize verdiği değeri her zaman gösteriyor.” Nazif Alp, Başkan Akaydın’a kendilerine verdiği destekten dolayı plaket verdi. <br />
<br />
100 YIL’DA İKİ YARGI KARARI VAR <br />
<br />
Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, görevinin ilk altı ayında yaptıkları ve yapacaklarıyla ilgili ilk muhtarları bilgilendirdi. Göreve geldiğinde elinde patlamaya hazır saatli bombalar olduğunu söyleyen, bunlardan ilkinin 100. Yıl Projesi olduğunu kaydetti. Dünya Basketbol Şampiyonası’nın Antalya’da yapılması için elinden gelen her türlü gayreti gösterdiğini belirten Akaydın şöyle konuştu: “Yeni başkanı projelere kapalı, eski projeleri durduruyor söylemleri ile karşılaştık. Bu söylemlerin hiç biri doğru değil. Ortada bir gerçek vardı. 100. Yıl yanlış bir proje idi. Bir spor alanını yok eden, kente aşırı ticari yük getiren bir projeydi. Rant karşılığı yapılan, imar hukukuna aykırı bir projeydi. Gelin bunun detayları bir kenara bırakalım, merkezi hükümet destek versin bu arenayı biz yapalım dedik. Borçlanma yeteneğimiz olmadığı için gerçekleştiremedik. Arkadan gelen iki idadi yargı kararı bu spor alanını kaldıramazsınız. Bu ticari yükü yükleyemezsiniz. Bu kadar blok boyu veremezsiniz dedi. Son Danıştay kararı da burayı üst ölçekli plan doğrultusunda yeniden spor alanı olarak tescil etti. Bugün benim koltuğumda kim oturuyor olursa olsun burasını başka türlü değerlendirme şansı yok. Kimse bunun üzerinden polemik yapmasın.” <br />
<br />
STADYUM İÇİN KEPEZ DOĞRU YER <br />
<br />
Antalya’nın kente yakışır bir stadyuma sahip olmadığına işaret eden Başkan Mustafa Akaydın şöyle devam etti: “Mali anlamda düzlüğü çıktığımda stadyumu yapacağım dedim. Bakın ne oldu şimdi. Kepez Belediye sınırları içinde bir alanda stadyum yapacağız. Spor alanları yapacağız deniliyor. Çok doğru bir karar. Kepez yatırıma muhtaç bir bölge, zenginleşmesi gereken bir bölge. Ben de Kepez bölgesinde yapmayı düşünüyordum. Merkezi hükümet yapacaksa, sonuna kadar destekliyorum. Merkezi hükümet yapmayacaksa da ben yapacağım diyorum.” <br />
<br />
TRAMVAYDA GECİKME YOK <br />
<br />
Raylı Sistem Projesi hakkında da bilgi veren Akaydın, “Raylı sistemde gecikme yok. Tramvay bitmesi gereken süre içerisinde tamamlanmadığı için çalışmadı. Ocak ayında göstermelik bir sürüş yapıldı. Projenin normal bitiş zamanı 13 Haziran’dı, ancak önceki yönetim yüzde 10 civarında bir keşif artırımı yapmış. Bu nedenle Ağustos’a sarktı. Deneme sürüşlerinin sonuna gelindi. Ekim ayı sonunda uygulama yavaş yavaş rayına oturacak. Yılbaşından önce de biletli olarak yolcu taşımaya başlayacak. Normal süreç devam ediyor. Bu kültürü Antalya’ya yerleştireceğiz. Yaşadıkça gördüğümüz aksaklıkları düzelteceğiz.” <br />
<br />
HALKÇI FESTİVAL<br />
<br />
Geçen 6 ay içerisinde Antalya’nın kültürel yaşamına önem verdiklerini, festivaller yaptıklarını anlatan Mustafa Akaydın, Kepez’deki vatandaşların kent merkezine ücretsiz taşındığını, çok güzel bir Ramazan Şenliği yaşandığını kaydetti. Şimdi de Altın Portakal’a odaklandıklarını belirten Akaydın, “Altın Portakal’ı 3’te bir bütçe ile yapıyoruz. Halkçı bir festival yapıyoruz” diye konuştu. Sosyal hizmetlerin tamamen adalete dayalı yeni bir yapılanma içerisinde olduğunu ifade eden Başkan Akaydın, “İşsizlik en önemli sorun. İstihdam ofisi, Yarım Elma Projemiz var. Yardımların adil dağıtılması projemiz bulunuyor. Tüm haneleri tek tek tarayıp, yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlayacağız” şeklinde konuştu. <br />
<br />
SARISU’DA HALKÇI PROJE <br />
<br />
Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, bu süreç içerisinde atık su çamurundan elektrik enerjisi üretimi amaçlı bir ihale yaptıklarını belirterek, 2011 yılı başı itibariyle Antalya’da kanalizasyona bağlanmamış hane kalmayacağını açıkladı. Sarısu’nun tüm bürokratik sorunlarının çözüldüğünü kaydeden Akaydın şunları söyledi: “Yakında projesini kesinleştirilip, yap işlet devret modeli ile ihaleye çıkacağız. Çok güzel bir kent parkı kazandıracağız. Halkın ucuz kullanımına yönelik halkçı bir proje gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Konyaaltı Sahili Dolgu İmar Planı da yapılma aşamasında. O sahil daha da güzel planlanacak. Süleyman Erol Yüzme Havuzu yıkılıp, amatör su sporlarına yönelik bir merkez yapılacak.” Başkan Mustafa Akaydın daha sonra muhtarlara tek tek söz vererek, sorunlarını dinledi. Akaydın, sorunların çözümü konusunda bürokratlarına talimat verdi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>ASMEK’te dersler başladı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50304--ASMEK_te_dersler_basladi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50304--ASMEK_te_dersler_basladi.html</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 10:23:36</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50304--.html</guid>
		<description><![CDATA[40 dalda açılan kurslara 6 bin 767 kursiyer kayıt yaptırdı Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Antalya Sanat ve Meslek Edinme Kursları’nda (ASMEK) kursiyerler ders başı yaptı. İlk etapta 40 dalda açılan kurslara, 6 bin 767 kişi kesin kayıt yaptırdı.<br />
<br />
Bu yıl Çaybaşı, Varsak, Yeşilbayır, Atatürk, Konyaaltı, Lara, Karşıyaka mahalleleri ve Yeni Mahalle Semtevi’nde olmak üzere 8 merkezde açılan kurslara yoğun talep gösterildi. 40 branşta, 267 sınıfın açıldığı kurslara 6 bin 767 kişi kesin kayıt yaptırırken, dersler de modern sınıflarda veriliyor. Bin 500 kursiyerin de yedek listesinde yer aldığı kurslarda daha çok Almanca, İngiliz ve Rusça dil eğitimi ile bilgisayar kullanımına ilgi gösterildi. 20, 25 ve 30’ar kişilik sınıflarda, bölümlerinde donanımlı eğitmenler ders veriyor.<br />
<br />
YENİ KURSLAR AÇILACAK<br />
<br />
Büyükşehir Belediyesi Yaygın Eğitim Şube Müdürü Necdet Hürdoğan Arslan, kursiyerlerin eğitimlerine başladığını belirtti. Yaklaşık bin 500 civarında yedek kursiyerin de bulunduğunu ifade eden Arslan, “Önümüzdeki süreçte açılacak yeni kurslarımıza bu yedek kursiyerlerimizi yönlendireceğiz. Açılacak kurslarla bu arkadaşlarımızın taleplerine cevap vereceğiz” diye konuştu.<br />
<br />
EN ÇOK TALEP YABANCI DİLLERE<br />
<br />
Arslan, amaçlarının kursiyerleri meslek sahibi yapmak ve iş bulma imkanlarını genişletmek olduğunu vurguladı. Özellikle yabancı dillere ve bilgisayar kullanımına rağbet gösterildiğini ifade eden Arslan, şöyle konuştu: “Yabancı dil kurslarımıza başvuran kursiyerlerimiz, iş yerlerindeki kariyerlerini artırmayı ya da yurt dışına çıkışlarında yabancı dil bilgisine sahip olmak istiyor. Bilgisayar kurslarına ise birçok arkadaşımız bilgisayar sertifikasına sahip olmak ve işlerini daha iyi yapmak için geliyor. Bir mimari çizim programı olan Autocad kurslarına üniversite öğrencileri yoğun talep gösteriyor.” ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Çallı`da Emniyetin orada ki Turgutreis kavşağı trafiğe açıldı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50303--Calli_da_Emniyetin_orada_ki_Turgutreis_kavsagi_trafige_acildi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50303--Calli_da_Emniyetin_orada_ki_Turgutreis_kavsagi_trafige_acildi.html</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 12:27:47</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50303--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi kent trafiğinde tıkanık olan ve ulaşımın zorlaştığı alanlarda noktasal çözümler üretmeye devam ediyor.<br />
<br />
Raylı sistem çalışmaları nedeni ile trafiğe kapatılan Vatan Bulvarı-  Turgut Reis Caddesi kesişimi Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından yeniden trafiğe açıldı.<br />
<br />
Düzenleme ile Turgut Reis Caddesi’nden gelerek Çallı Kavşağı’na dönüş yapmak isteyen sürücülerin Sigorta üst kavşağında yarattığı araç yoğunluğu ortadan kaybolmuş oldu. Öte yandan Sigorta istikametinden gelerek Turgut Reis Caddesi istikametine geçiş yapacak olan sürücüler de, Çallı Kavşağı’na yük bindirmeyerek, sağa dönüşlerle trafik akışının rahatlamasını sağlayacak. Uygulama sürücüler tarafından memnuniyetle karşılandı.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Altın Portakal Film Festivali'ne başvurular başladı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50302--Altin_Portakal_Film_Festivali_ne_basvurular_basladi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50302--Altin_Portakal_Film_Festivali_ne_basvurular_basladi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:32:42</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50302--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile Antalya Kültür Sanat Vakfı tarafından organize edilen 46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali 10 – 17 Ekim 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.<br />
<br />
Başvuruların devam ettiği festival çerçevesinde Uzun Metraj, Kısa Film ve Belgesel Film yarışmaları düzenlenecek. Uluslararası yarışmada uzun metraj filmler yarışacak.Yarışmalarla ilgili yönetmeliklere www.altinportakal.org.tr ve www.aksav.org.tr web sayfalarından ulaşılabiliyor ve aynı sayfalardan başvuru formları sağlanabiliyor.<br />
<br />
Başvuruda sona az kaldı<br />
Ulusal Uzun Metraj, Kısa Film ve Belgesel dallarında yarışmaya 1 Ekim 2008 tarihinden sonra yapılan, Uluslararası Yarışmaya son iki yıl (24 ay) içinde yapılmış filmler katılabiliyor. Başvuruların Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması için 17 Ağustos, Ulusal Kısa Film ve Ulusal Belgesel Film Yarışmaları için 21 Ağustos, Uluslararası Film Yarışması için 15 Ağustos 2009 tarihine kadar yapılması gerekiyor.<br />
46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Uluslararası Film Yarışması’na başvuran filmler Jüri tarafından değerlendirirlikten sonra, sonuçlar 24 Ağustos’ta açıklanacak. Seçilen filmlerin kopya teslim tarihi 28 Eylül 2009.<br />
<br />
Ulusal’da heyecanlı bekleyiş<br />
<br />
Türk Sineması'nın nitelikli filmlerini ödüllendirerek, yapımcı ve yaratıcıların yeni filmler üretmesine, ulusal sinemamızın güçlenmesine katkıda bulunmak; sinema sektörümüzün estetik ve teknik gelişmesine öncülük etmek; Türk Sineması'nın ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmasına zemin hazırlamak amacıyla düzenlenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra tamamlanmış ve Antalya Uluslararası Film Festivali'ne daha önce başvuruda bulunmamış "kurmaca" türündeki “uzun metraj” Türk Filmleri katılabilecek. Yönetmelikte “uzun metraj” tanımlamasından “süresi en az 60 dakika olan filmler”in anlaşılması gerektiği vurgulanmakta.<br />
<br />
Ulusal Uzun Metraj dalında yarışmaya katılacak filmlerin, başka bir ulusal yarışmada “en iyi film ödülü” almamış, herhangi bir ulusal TV kanalında (pay TV kanalları dahil) gösterilmemiş, DVD baskılarının satışa sunulmamış olması gerekiyor.<br />
<br />
Kısa filmcilere Portakal desteği<br />
<br />
Süresi 20 dakikayı aşmayan yapımların katılabileceği Kısa Film Yarışması’nda tür ayrımı yapılmıyor; daha önce ulusal ya da uluslararası yarışmalara katılmış ya da bu yarışmalarda ödül almış olmak yarışmaya katılmaya engel değil.<br />
Kısa film yapımını özendirmek, kısa filmciliğin gelişimine katkıda bulunmak, kısa film yapımcılarının sinema sektörü ile bütünleşmesini sağlamak amacıyla düzenlenen Ulusal Kısa Film Yarışması’na katılmak için son başvuru tarihi 21 Ağustos 2009.<br />
<br />
Yaratıcı belgeselcilere çağrı<br />
<br />
Ulusal Belgesel Film dalında yarışmaya “yaratıcı belgesel” tanımına uygun sinema ürünleri katılabiliyor. Bu alan dışında kalan bilimsel belgesel, TV programı, tanıtım filmi vb. nitelikteki, sinema sanatı sınırları içinde değerlendirilemeyecek filmler yarışmaya kabul edilmiyor. Televizyon için hazırlanmış yaratıcı belgeseller ise yarışmaya katılabiliyor.<br />
<br />
Yarışmanın amacı belgesel filmin önemini vurgulamak ve ülkemizde belgesel sinemanın gelişimine katkıda bulunmak olarak vurgulanıyor. Kısa Film’de olduğu gibi Belgesel dalında da daha önce ulusal ya da uluslararası yarışmalara katılmış ya da bu yarışmalardan ödül almış olmak katılmaya engel değil. Belgesel Film için son başvuru tarihi 21 Ağustos 2009.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kepez Belediye Tiyatrosu Kurban’la perdelerini açacak</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50301--Kepez_Belediye_Tiyatrosu_Kurban_la_perdelerini_acacak.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50301--Kepez_Belediye_Tiyatrosu_Kurban_la_perdelerini_acacak.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:31:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50301--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kepez Belediye Tiyatrosu (KBT), Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurhan Karadağ’ın yönetmenliğini yaptığı, Güngör Dilmen’in yazdığı ve törenin eleştirildiği “Kurban” adlı oyunla perdelerini açacak.<br />
<br />
Abdullah Sürekli’nin Genel Sanal Yönetmenliği’nde KBT, yeni sezona iddialı hazırlanıyor. KBT, yeni dönemde Güngör Dilmen’in yazdığı ve törenin eleştirildiği Kurban adlı oyunu sahneleyecek. Oyunun yönetmenliğini ise Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Karadağ yapıyor.<br />
<br />
KBT’nin yetiştirdiği gönüllü tiyatrocuların ve profesyonel oyuncuların rol olacağı oyunun provaları da başladı. Oyunun provaları, Prof. Dr. Nurhan Karadağ’ın katılımıyla gerçekleştiriliyor.<br />
<br />
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de, Kurban adlı oyunun provasını ziyaret etti. Provaları bir süre izleyen Tütüncü, oyuncularla, Kepez Belediyesi Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Abdullah Sürekli ve oyunun yönetmeni Prof. Dr. Nurhan Karadağ ile sohbet ederek, oyun hakkında bilgi aldı.<br />
<br />
Oyunun yönetmeni Karadağ da, şiirsel bir dille yazılan, kuma acısının anlatıldığı Kurban oyununun çok sevileceğini ve insanları etkileyeceğini söyledi. Kurban’da törenin eleştirildiğini anımsatan Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurhan Karadağ, şunları söyledi: “Yüzyılların kendi yaşam koşullarıyla oluşturduğu töre, bugünün Anadolu insanı ile sürekli çatışmakta ve bu çatışma iki yanı da kemirip, aşındırıp yarının yaşam temellerini atmakta. Törpülenen insan kendi yaşam koşullarını kendi lehine çevirme savaşı vermekte. Kurban’ı sahnelerken yorumumuzun temel direklerinden biri töre-insan çatışması oldu.”<br />
Haftada 12 saat, 1 yılda 240 saat tiyatro eğitimi vereceklerini ifade eden KBT Genel Sanat Yönetmeni Sürekli de, kursiyerlere dolu dolu tiyatro bilgisi verdiklerini belirterek, KBT’yi Türkiye turnesine çıkacak bir tiyatro kurumu haline getirmek istediklerini kaydetti.<br />
Tiyatroya özel bir ilgisinin olduğunu bildiren Başkan Hakan Tütüncü de, “Geçmişte tiyatrocu olmayı düşünen biri olarak her zaman sanatın, sizlerin yanındayım. Tiyatromuzun çalışmalarını, temsillerini büyük bir ilgiyle izliyorum. Elimizde imkan varken sizlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Başarabileceğinize inanırsanız, başarırsınız. İş o ki inançla, kararlılıkla bu yolda yürüyelim.” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Tütüncü, tiyatroya ciddi manada önem verdiklerini vurgulayarak, KBT’nin gönüllü tiyatrocularından devlet ve şehir tiyatrolarıyla yarışabilecek kalitede temsiller beklediğini de sözlerine ekledi. Tütüncü, KBT Genel Sanat Yönetmeni Sürekli’den “Buzlar Çözülmeden” adlı oyununu da sahnelemelerini istedi.<br />
<br />
Ekim ayında sahnelenecek Kurban’da rolleri, Abdullah Sürekli, Nihal Çağdaş, Emir Öztur, Gökberk Göktaş, Sude Çağdaş, Demet Karamuk, Dudu Yürekli, Emre İnal, Emre Özdemir, Özge Özgür, Hatice Yalav, Sevcan İrşi, Merve Tatlıbadem, Derya Ünlü, Semagül Demir, Nevzat Yağcıoğlu, Hüseyin Yorgancı, Yunus Uçan, Ali Dinç, Nazmiye Göktaş, Damla Coşkun, Didem Özdoğan Ezgi Güler ve Tuğce Merve Tatlıbadem paylaşıyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>KOBİ’lerin Yüzde 92’si İnternete ADSL ile Bağlanıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50300--KOBI_lerin_Yuzde_92_si_Internete_ADSL_ile_Baglaniyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50300--KOBI_lerin_Yuzde_92_si_Internete_ADSL_ile_Baglaniyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:27:41</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50300--.html</guid>
		<description><![CDATA[Capital ve Ekonomist dergileri tarafından TTNET İşyerim işbirliği ile hayata geçirilen Global KOBİ Platformu üyeleri arasında gerçekleştirilen “Aile Şirketleri” araştırmasına göre, KOBİ’lerin yüzde 92’si internet erişiminde ADSL’i tercih ediyor.<br />
TTNET İşyerim, Capital ve Ekonomist işbirliğinde hayata geçirilen “Global KOBİ Platformu”nda şirketlerin teknoloji kullanım alışkanlıkları değerlendirildi.<br />
<br />
Platform üyesi KOBİ’ler arasında Temmuz ayında online olarak düzenlenen araştırmaya 565 KOBİ katıldı. Araştırmada, şirketlerin geniş bant internette en çok ADSL’i tercih ettiği ortaya çıktı.<br />
<br />
Araştırmada ADSL’i tercih eden KOBİ’lerin oranı yüzde 91,6 olurken, yüzde 5,4’ünün ise internet kullanmadığı görüldü. Öte yandan araştırmaya katılan şirketlerden yüzde 85’inin kendisine ait web sitesi olduğu tespit edildi.<br />
<br />
KOBİ’ler dizüstü bilgisayar kullanımına yöneliyor<br />
Bilgisayar sahipliği oranlarına bakıldığında KOBİ’lerin yüzde 50’sinde 10 ve üzeri sayıda, yüzde 25,6’sında 2-5, yüzde 19,6’sında 6-9 adet bilgisayar bulunduğu, bilgisayar sahibi olan KOBİ’lerin yüzde 58,2’sinin ise 1-5 arası dizüstü bilgisayar kullandığı görüldü.<br />
<br />
Bilgisayar var IT yok<br />
Araştırma sonuçlarına göre, bünyesinde Bilgi Teknolojileri veya Bilgi Sistem (IT) departmanı bulunan KOBİ’lerin oranı yüzde 44.6, olmayanların oranı ise yüzde 55.4 olarak hesaplandı.<br />
<br />
Teknoloji yatırımları kararlarında IT departmanının etkin rol oynadığı şirketlerin oranı yüzde 25,9 seviyesinde kalırken, işyeri sahibinin sözünün araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 38,8’inde etkili olduğu görüldü. İşyeri sahiplerinin kararlar için çocuklarından ve tanıdıklarından fikir aldığı tespit edildi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Fujitsu Pc ve Notebook alanlara Windows 7'ye geçiş ücretsiz</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50299--Fujitsu_Pc_ve_Notebook_alanlara_Windows_7_ye_gecis_ucretsiz.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50299--Fujitsu_Pc_ve_Notebook_alanlara_Windows_7_ye_gecis_ucretsiz.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:25:40</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50299--.html</guid>
		<description><![CDATA[Ödüllü ve şık tasarımlı Fujitsu bilgisayarların cazibesini yüksek performanslı Windows 7 tamamlayacak. Fujitsu’nun gelişmiş tasarım ve yüksek performansına sahip PC ve notebook’larını satın alan tüketiciler hiç beklemeden Windows 7’nin gelişmiş özellikleriyle tanışabilecek.<br />
<br />
Fujitsu PC ve notebook satın alanlar Windows Vista işletim sisteminden Microsoft’un yeni nesil işletim sistemi Windows 7’ye ücretsiz geçiş yapma hakkı kazanacak. Böylece Fujitsu’nun gelişmiş tasarım ve yüksek performansına sahip PC ve notebook’larını kullanan tüketiciler hiç beklemeden Microsoft’un 22 Ekim 2009’da piyasaya sunması beklenen Windows 7’nin gelişmiş özellikleriyle tanışabilecek.<br />
<br />
Fujitsu’nun uyguladığı program, PC ve notebook sahiplerine çeşitli güncelleme seçenekleri sunuyor. Kullanıcılar, Windows Vista Home Premium 32 ve 64-bit sürümlerinden Windows 7 Home Premium 32 ve 64-bit sürümlere veya Vista Business 32 ve 64-bit sürümlerden Windows 7 Professional 32 ve 64-bit sürümlere ücretsiz olarak geçebilecek.<br />
<br />
Ücretsiz güncelleme ile gelen avantajlar<br />
Fujitsu’nun bu kampanyası sayesinde, üzerinde Windows Vista Home Premium veya Windows Vista Business işletim sistemi bulunan Fujitsu bilgisayar sahipleri ile ESPRIMO PC, AMILO PC ile AMILO, ESPRIMO veya LIFEBOOK notebook modellerini satın alanlar, Windows 7’ye geçerken herhangi bir ödeme yapmayacak. Buna karşılık söz konusu pakete kurulum, kurye masrafı ve CD yaratım ücreti dahil olmayacak.<br />
<br />
Microsoft’un endüstri genelinde merakla beklenen yeni nesil işletim sistemi Windows 7, henüz beta ve RC1 sürümlerine rağmen dokunmatik arayüzleri, güçlü sistem altyapısı ve yüksek performansı ile dikkat çekiyor.<br />
Öncelikle Windows 7 sayesinde kullanıcılar, bilgisayar sistemlerini çok daha hızlı başlatıp aynı hızda kapatabilecekler. Windows 7’nin sunduğu yüksek sistem güvenliği, daha uzun pil ömrü ve daha az uyarı ekranıyla kullanıcılar bilgisayar kullanmanın keyfini yaşayacak.<br />
<br />
Fujitsu ile bilgiye dokunun<br />
Windows 7’nin sezgisel tasarımı ve kolay erişim özellikleri Fujitsu’nun donanımdaki tasarım gücü ve teknolojik performansıyla kullanıcılara çifte avantaj sunuyor.<br />
<br />
Windows 7’yi cazip kılan ve üzerinde çok konuşulan özelliklerden biri olan çoklu temas teknolojisi ise kullanıcının PC ekranında yapacağı birkaç parmak dokunuşuyla istediği dosyaya, bilgisayara veya cihaza saniyeler içinde erişmesini sağlıyor. Fujitsu yüksek donanım teknolojisi ve sistem performansı ile bu özelliği destekliyor.<br />
<br />
Microsoft Windows 7 RC’ı test etmek isteyenler, bu yeni işletim sistemini Microsoft Download Center (http://microsoft.com/downloads ) adresinden indirebiliyorlar.<br />
<br />
Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için (İngilizce) aşağıdaki adresten yararlanabilirsiniz<br />
http://ts.fujitsu.com/windows7upgrade ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Facebook kullanıcıları Dikkat !!!</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50298--Facebook_kullanicilari_Dikkat_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50298--Facebook_kullanicilari_Dikkat_.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:24:25</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50298--.html</guid>
		<description><![CDATA[Trend Micro’nun CounterMeasures isimli blogunda 17 Ağustos’ta Rik Ferguson imzasıyla çıkan yazıda, muzip bir Facebook uygulamasının çeşitli ihtarlar yollayarak kullanıcıları delil toplayan bir siteye yönlendirdiği belirtiliyor.<br />
<br />
Olası kurbanlar, kendi postalarından biri hakkında bir kullanıcının yorum yaptığı yönünde bir Facebook ihtarı alıyorlar. İhtarlar, “sex sex sex and more sex!!!” (seks, seks, seks ve daha fazla seks!!!) adlı bir uygulamadan geliyor gibi görünüyor. Bu uygulama kulağa şüpheli gelmesine ve çok düzensiz görünmesine rağmen 287.000’in üzerinde hayrana sahip bulunuyor.<br />
<br />
İhtardaki hiper bağlar, fucabook.com etki alanında barındırılan ve tehdit içeren bir web sitesine gidiyor (Kullanıcı adının kendisi tekrar bir profile bağlanmıyor). Fucabook.com’daki sunucu, bir JavaScript yüklüyor, HTTP meta yenileme etiketlerini kullanarak gerçek Facebook web sitesini çekiyor ve kurbanı oturum açma bilgilerini girmeye yöneltiyor.<br />
<br />
Herhangi bir hassas bilgiyi girmeden önce, tarayıcınızın adres çubuğunda gösterilen URL’yi her zaman kontrol edin. Aynı zamanda, fare imleciyle gezinerek, tıklamadan önce bir bağlantının gerçek varış noktasını denetleyin. Şüpheli görünüyorsa, tıklamayın. Bir Facebook kullanıcısıysanız, gizlilik ayarlarınızı gözden geçirmenin ve kullanmadığınız uygulamaları silmenin tam zamanı!<br />
<br />
Saldırı sitesi, iddialara göre Ermenistan’da yaşayan Arsen Tumanyan adına kayıtlı. Etki alanı, GoDaddy üzerinden kaydedilmiş ve URL, Amazon Elastic Compute Cloud (EC2) bulutuna dönüşen bir IP adresine gidiyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Akciğer kanserinde yeni bir tedavi yöntemi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50297--Akciger_kanserinde_yeni_bir_tedavi_yontemi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50297--Akciger_kanserinde_yeni_bir_tedavi_yontemi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:19:59</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50297--.html</guid>
		<description><![CDATA[Akciğer kanseri, İngiltere’de meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türüdür. Ülke genelinde bütün ölümlerin 20’de 1’inden sorumlu olan bu kanser türünün tedavisi için yeni yöntemler geliştiriliyor.<br />
İngiltere’nin Ulusal Sağlık ve Klinik Mükemmeliyet Enstitüsü (NICE), son onay kararları kapsamında, küçük hücreli olmayan nonskuamöz(adenokarsinomu veya büyük hücreli karsinom özelliği gösteren) akciğer kanseri* olan hastalar için ilk seçenek tedavi olarak sisplatinle birlikte yeni kemoterapi ilacı pemetreksed (Alimta) kullanımını içeren önerilerini yayınladı. Kurumun, söz konusu hastalık için pemetreksed ve sisplatinin kullanımı ile ilgili Nihai Kılavuzu, son onay kararından sonra Eylül 2009’da yayınlaması bekleniyor.<br />
<br />
NICE’ın son onay kararı, İngiltere’deki nonskuamöz NSCLC hastalarının ilk seçenek tedavi olarak bu ilaç kombinasyonundan devlet desteğiyle yararlanacağı anlamına geliyor. Lilly, birçok hasta ve hasta yakınını rahatlatacak NICE Son Onay Kararı’ndan büyük bir memnuniyet duyduğunu kamuoyuyla paylaştı.<br />
<br />
Nasıl bir etkisi olacak?<br />
Pemetreksed ve sisplatin ile tedavi, nonskuamöz NSCLC hastalarında önemli bir gelişmeyi temsil ediyor. Çünkü bu tedavi tarzının belli hastalarda yaşamı bir yıldan daha fazla uzattığı görülüyor.**<br />
<br />
Ayrıca, sisplatinle birlikte kullanılan pemetreksed, nonskuamöz NSCLC hastaları için en yaygın olarak kullanılan tedavi kombinasyonu (gemsitabin ve sisplatin) ile karşılaştırıldığında yüksek bir tolerasyona sahiptir.<br />
<br />
İki tedavi kombinasyonunu karşılaştıran klinik çalışmalarda, pemetreksed ve sisplatin alan hastaların kan transferine daha az ihtiyacı olurken nötropeni (beyaz kan hücrelerinin azalmasına yol açan bir bozukluk) görülme sıklığının daha düşük olduğu gözlenmiştir. Ayrıca hastaların sadece yarısında saç dökülmesi görülmüştür.<br />
<br />
Christie NHS Vakfı Medikal Onkoloji Profesörü Nick Thatcher, “Bu karar gerçekten önemlidir ve İngiltere’deki akciğer kanseri hastaları ve erişim için kampanya sürdüren doktorlar için mükemmel bir karardır” diyerek konu hakkında şu bilgileri verdi:<br />
<br />
“Bu, NICE’ın histolojik tanıyı dahil ettiği ilk Son Onay Kararı’dır. Bir tümör biyopsisinin mikroskopik analizi olan histolojik tanı, tam olarak hangi NSCLC tipinin varolduğunu belirler.*** Böylece tedavilerin daha hedefli ve daha etkili olmasını sağlar. “Hastaların bu şekilde ‘hedeflenmesi’, NICE açısından, pemetreksed ve sisplatinin, adenokarsinom veya büyük hücreli karsinom tanısı onaylanmış olan hastalarda, klinik ve maliyet yararlılığı yüksek bir tedavi olduğunu onaylamasına yardımcı olmuştur. NICE’ın bu isabetli kararı neticesinde hastaların İngiltere genelinde bu ilaca eşit derecede erişimini sağlamak için hepimiz çok çalışmalıyız.”<br />
<br />
Nasıl uygulanıyor?<br />
Pemetreksed ve sisplatin, üç haftada bir damara zerk (infusion) şeklinde uygulanıyor. Bazı diğer tedavilerle karşılaştırıldığında, hastaneye geliş ve ilaç uygulama sıklığını azaltması açısından ek yarar sağlıyor.<br />
<br />
Konuyla ilgili tam Son Onay Kararı belgeleri NICE web sitesinde www.nice.org.uk yer alıyor. Lokal olarak ilerlemiş veya metastatik nonskuamöz NSCLC’nin ilk seçenek tedavisi için pemetreksed ve sisplatinin kullanılması ile ilgili Son Kılavuz’un ise Eylül 2009’da çıkması bekleniyor. Bu kılavuz da çıkar çıkmaz NICE web sitesinde yer alacak.<br />
<br />
<br />
Dipnotlar<br />
* Akciğer kanseri küçük hücreli ve küçük hücreli olmayan tip olarak 2’ye ayrılmakta. %85 oranında küçük hücreli olmayan tip görülmekte. Bu grubun içinde de skuamöz hücreli, adenokarsinom ve büyük hücreli doku tipleri bulunmakta. Nonskuamöz dendiğinde adenokarsinom ve büyük hücreli tip kastedilmektedir. Lokal olarak ilerlemiş veya metastatik küçük hücreli olmayan akciğer kanseri (NSCLC) olup, nonskuamöz doku tipindeki hastalarda önerilmektedir.<br />
** Adenokarsinom olan hastalarda<br />
*** NSCLC’nin üç tipi içinde pemetreksedin iki tipte daha etkili olduğu gösterilmiştir (adenokarsinom ve büyük hücreli karsinom =nonskuamöz NSCLC). Bu iki tip NSCLC, bütün NSCLC vakalarının yaklaşık olarak %55’ini temsil etmektedir. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Ramazan`da iftar yemekleri kiloya dönüşmesin</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50296--Ramazan_da_iftar_yemekleri_kiloya_donusmesin.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50296--Ramazan_da_iftar_yemekleri_kiloya_donusmesin.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:16:34</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50296--.html</guid>
		<description><![CDATA[Formunuzu en doğal ve sağlıklı şekilde egzersiz yaparak korursunuz. Özellikle sabah yapılan sporun yağ yakımına katkısı büyük. Uzmanlar özellikle Ramazan’da sabah sporunun daha faydalı olacağını ifade ediyor<br />
Akşam yemeği ve gece boyunca atıştırdığınız yiyecekleri Ramazan ertesi kilo olarak taşımak istemiyorsanız özellikle sabah egzersiz yapmalısınız.<br />
<br />
Sabahları yapılan spor, yağ depolarınızın kullanılmasını, yağlarınızın erimesini sağlar. Güne spor yaparak başlarsanız yağ metabolizmanızı harekete geçirirsiniz. Gece boyunca karbonhidrat depolarını boşaltan<br />
vücudumuz, yeterli enerji sarfı için yağ depolarına başvurur. Bu sırada ‘adrenalin’ ve ‘glukagon’ gibi aynı zamanda zayıflatıcı özellik taşıyan hormonlar salgılar.<br />
<br />
Yağ yakımını sağlayan en ideal spor türü yürüyüş, bütün vücudu harekete geçiren egzersizlerdir. (koşma, yüzme gibi).<br />
Egzersizde bir başka önemli nokta, değerlendirilebilir ve kontrol edilebilir olması. Nabız, yaktığınız kalori ve temponuzu hedeflerinize göre düzenleyip ölçebilmeniz, maksimum fayda almanızı sağlarken motivasyonunuzu da artıracaktır. Ramazan ayında ve her zaman formunuzu en doğal ve güvenilir yöntemle, spor yaparak koruyun. Spor salonlarına gidemiyorsanız, evinize alacağınız çok amaçlı spor cihazlarıyla formunuzu koruyabilirsiniz. Dünyada lider fitness ekipmanları üreticisi Life Fitness, evde egzersiz yapmak isteyenler için profesyonel ortamları aratmayan cihazlar geliştirdi.<br />
<br />
Life Fitness T5-0, T7-0 koşu bandı ve Life Fitness X3 cross trainer size özel hazırlanmış, yüksek teknolojili cihazlardır. Sizden gelen verileri egzersiz hedefinize göre değerlendirip harekete dönüştürürler.<br />
<br />
Life Fitness Türkiye Ofisi’nden yapılan açıklamada: Özellikle evde yapılan egzersiz için her şeyden önce motivasyon gerektiği, bunu sağlayan unsurun da cihazın kolay kullanımı, konforu ve kullanıcının sonuç aldığını bilimsel verilerle gösterebilmesi olduğu belirtiliyor. Tüm bu ihtiyaçları karşılayan Life Fitness’da,<br />
örneğin yağ yakmak için ev tipi kardiyo cihazlarında Fat Burn programı var. Cihaz optimum yağ yakma nabzını bilimsel formüllerle hesaplıyor ve egzersiz süresince sizi o nabızda tutuyor. Böylece sizi egzersiz amacınıza en kısa yoldan ulaştırıyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Menopoz hakkında doğru bilinen yanlışlar</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50295--Menopoz_hakkinda_dogru_bilinen_yanlislar.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50295--Menopoz_hakkinda_dogru_bilinen_yanlislar.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:14:41</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50295--.html</guid>
		<description><![CDATA[“Menopoz deliliğe yol açar”, “Geç menopoza girenler uzun yaşarlar”... Bunlar, kadınlar arasında menopoz hakkındaki yanlış bilgilerden sadece birkaçı. Kadının<br />
hayatında bir dönüm noktası olsa da menopoz, her kadının yumurtlama fonksiyonunun sona ermesiyle birlikte yaşadığı doğal bir süreç. Anadolu Sağlık Merkez (ASM) Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mete Bostancı, menopoz hakkında doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.<br />
<br />
“Menopoz belirli bir yaşta aniden ortaya çıkar”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoz, adetlerin kalıcı olarak kesilmesinden yaklaşık 1- 5 yıl önce başlayan bir süreç. Ön menopoz (premenopoz) dediğimiz bu süreçte adetler devam eder ancak hormonal dalgalanmalar nedeni ile değişik derecelerde sıkıntılar yaşanır.<br />
<br />
“Annesi zor bir menopoz dönemi geçiren kadınlar da menopozu zor geçirir. Her kadın annesi ile benzer yaşta menopoz yaşar.”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoza girme yaşı kalıtsal olarak belirlenmiş bulunuyor ancak her kadın annesi ile benzer yaş ve koşullarda menopoz yaşar demek doğru değil. Sigara, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı gibi faktörler de menopoza girme yaşını etkileyebiliyor.<br />
<br />
“Geç menopoza girenler uzun yaşarlar”<br />
<br />
YANLIŞ. Daha uzun süre yüksek östrojen etkisinde kalmak uzun yaşamayı değil ama genç görünmeyi sağlayabilir. Uzun süreli östrojen etkisi, rahim ve meme kanseri gibi hastalık riskini de beraberinde getirir.<br />
<br />
“Rahim alındığında menopoza girilir”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoz yumurtalıkların hormonal faaliyeti ile ilgili bir durum. Rahim ameliyatı sırasında ek bir neden olmadıkça yumurtalıklar bırakıldığından hormonal faaliyet doğal seyrini sürdürüyor ve menopoz durumu ortaya çıkmıyor.<br />
<br />
“Spiral, doğum kontrol hapı, tüplerin bağlanması ve bunun gibi gebelik önleyici yöntemler erken menopoza yol açar”<br />
<br />
YANLIŞ. Bu yöntemlerin hiç birinin yumurtalıkların hormonal faaliyeti üzerinde olumsuz etkisi bulunmadığı için erken menopoza yol açmazlar.<br />
<br />
“Menopoz kilo alınmasına yol açar”<br />
<br />
YANLIŞ. Ergenlik dönemini takip eden her 10 yılda kalori ihtiyacı yüzde 2– 8 azalıyor, yaş ile birlikte yağ kas oranı bozuluyor ve yağlanma artıyor. Bu olanların menopozla ilgisi bulunmuyor. Menopozda kadınlar aslen karamsarlık ile hareketsizliğe düşme, gereğinden fazla kalorisi yüksek gıdalara gereğinden fazla yönelme ve yaşa bağlı gelişen insülin direnci nedeniyle kilo alıyorlar.<br />
“Menopozda hormon tedavisi alanlar güneşlenmemelidir”<br />
YANLIŞ. Güneşe bağlı cilt lekelenmeleri, kırışıklıklar ve benzeri problemler yaşa bağlı olarak gelişiyor. Menopoza girme yaşı düşünüldüğünde, sorunun hormon tedavisinden değil yaştan kaynaklandığı görülüyor.<br />
<br />
“Menopoz deliliğe yol açar”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopozla birlikte endorfin salgısı bir miktar azalıyor. Yıllardır yaşamın doğal bir parçası olarak devam eden adetin kaybı ve doğurganlığın sona ermesi fikri kadınlarda doğal olarak sinirlilik, yorgunluk, depresyon, aşırı hassasiyet uykusuzluk gibi sorunlara yol açıyor. Ancak bu geçici sıkıntılar adaptasyonu takiben kısa sürede atlatılabiliyor.<br />
<br />
“Menopozla birlikte cinsel yaşam sona erer”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoz dönemi kadınlarda yapılan bir çalışma, kadınların yüzde 79’unun böyle bir sorunu olmadığını gösteriyor. Hamile kalma korkusunun yarattığı stresin kalkması özgür bir dönemin başlangıcı olabiliyor. İlk başlarda vajinal kuruluk nedeni ile sıkıntı yaşanabiliyor ancak bu sorun çok basit bir şekilde tedavi edilebiliyor.<br />
<br />
“Menopoz tedavi gerektirmeyen doğal bir süreçtir”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoz döneminde kadınların %25’i hiçbir şikayet yaşamıyor. Diğer kadınlara göre daha kaliteli bir yaşam sürüyorlar. Bu gruptaki kadınların ateş basması, sıkıntı, uykusuzluk, depresyon, aşırı hassasiyet gibi yaşam kalitesini bozan, hayatı çekilmez kılabilen şikayetleri yaşamadıklarından çok şanslı oldukları düşünülebilir. Ancak menopozun fark ettirmeden yaptığı asıl tahribat olan koroner kalp hastalıkları ile kemik mineral kaybı gibi sorunlar bu grupta da aynı oranda görülebiliyor. Bu sorunlar fark edildiğinde ise tedavi için geç kalınmış oluyor<br />
<br />
“Menopozda hormon tedavisi kansere yol açar”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoz tedavisinde yıllarca süren deneyim sonucu geliştirilmiş, uzun yıllardır kullanılmakta olan ve çok merkezli çalışmalarla desteklenen hormon ilaçları kullanılıyor. Uygun dozda ve doktor kontrolünde sürdürülen hormon tedavilerinin rahim kanseri ve kolon kanseri riskini azalttığı görülüyor. Hormon tedavisi ayrıca koroner kalp hastalığı riskini ileri derecede azaltıyor. Amerika’da her yıl 250.000 kadın koroner hastalıklarından ölmekte iken meme kanserinden ölüm sayısı 45.000 civarında bulunuyor. Hormon tedavisi alan kadınların altı ayda bir düzenli kontrolden geçiyor olmaları da olası hastalıklarda erken tanı ve tedavi başarısı sağlıyor.<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kepez’den gıda imalathanelerine Ramazan denetimi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50294--Kepez_den_gida_imalathanelerine_Ramazan_denetimi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50294--Kepez_den_gida_imalathanelerine_Ramazan_denetimi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:11:57</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50294--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kepez Belediyesi, tatlı kullanımın arttığı Ramazan ayında, fırın ve tatlı imalathanelerine yönelik hijyen operasyonu düzenledi. Ekipler yaptıkları denetimlerde, genel temizlik kurallarına uymayan fırın ve imalatanelere uyarı cezası verdi.<br />
Kepez Belediyesi, Ramazan ayı nedeniyle gıda satışı yapan yerlere yönelik denetimlerini artırdı. Bölgede bulunan fırın ve tatlı imalatanelerine yönelik hijyen operasyonu düzenledi. Sağlık İşleri Müdürü Dr. Mustafa Özsoy, gıda mühendisi ve Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayında tatlı tüketiminin fazla olması nedeniyle bölgedeki pastane imalatenelerinde hijyen kontrolü yaptı. Denetimlerde, tatlı işletmelerinin genel temizlik kurallarına, tatlı yapımında kullanılan malzemelerin depolanmasına, çalışanların soyunma kabinlerine bakıldı. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün talimatıyla genel temizlik kurallarına uymayan fırın ve imalathanelerine ceza kesildi. Başkan Tütüncü, Ramazan ayında vatandaşların sağlıklı ortamlarda alışveriş yapabilmesi için gıda satışı yapılan yerlere yönelik denetimleri artırdıklarını söyledi.<br />
<br />
Pide ve tatlı tüketiminin Ramazan ayında fazla olması nedeniyle unlu mamul satışı yapan fırınlara, ve tatlı imalathanelerine yönelik denetim başlattıklarını belirten Başkan Tütüncü, “Kepez’de gıda satışı yapan yerlerin, hijyenik hale getirilmesi için çaba harcıyor ve denetimlerimizi arttırıyoruz. Halkımıza, sağlıksız koşullarda gıda satışı yapılmasına asla izin vermeyiz. Yaptığımız denetimlerde, kurallara uygun olmayan iş yerlerine ihtar verdik” dedi. Başkan Tütüncü, Ramazan ayı boyunca gıda satışı yapan yerlere yönelik denetimlerin artarak devam edeceğini sözlerine ekledi.<br />
Ekipler tarafından yapılan denetimde 13 fırın denetlendi. İşyeri kirliliği nedeniyle 2 fırına cezai işlem uygulandı. Ekmek gramajındaki eksikliklerinden dolayı 2 işyerine tutanak tanzim edildi. Ayrıca bölgemizde bulunan Kipa ve Özdilek AVM’lere ait imalatane kısımları denetlenirken, olumsuzluğa rastlanılmadığı vurgulandı.<br />
Tatlı imalatanelerine yapılan baskında 20 imalathane denetlendi. 3 imalathane genel temizlik kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle uyarı verildi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Korkuteli de Ramazan heyecanı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50293--Korkuteli_de_Ramazan_heyecani.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50293--Korkuteli_de_Ramazan_heyecani.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:38:07</pubDate>
		<category><![CDATA[Korkuteli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50293--.html</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayının gelmesiyle Korkuteli’nde tatlı bir heyecan yaşanıyor. Ağustos ayına dek gelen ramazan nedeni ile İlçede bulunan birçok yazlıkçı oruçlarını bura tutmayı tercih etti<br />
Antalya ve sıcak ilçelerden Korkuteli’ne yazlamak için gelen vatandaşlar ramazan ayını burada geçirmeye kararlı gözüküyor. Bu yıl Agustus ayına denk gelen ramazanda oruçlarını serin bir yerde geçirmek isteyen yazlıkçılar ilçede alışverişin canlı kalmasını sağladı. Fırınların önünde kuyruk oluştu. İftarın yapılmasına saatler olmasın rağmen ekmek ve pide almak için sıraya giren yerli ve yazlıkçı vatandaşlar, “Oruç tutmanın en zevkli yönlerinden biriside iftarlık ve sahurluk alış veriş yapmak. Gün boyu nefsimizi terbiye ediyoruz ve özlemini duyduğumuz yiyecekleri iftar ve sahurda yiyoruz.”dediler. Özellikle yazlıkçılar burada olmanın keyfini çıkardıklarını belirterek. “Ramazan ayı her yıl 10 gün erken geliyor. Yaz dönemi bitmeden ramazan geldi. Bizde ramazan ayını bu güzel ve serin ilçede geçirmeye karar verdik. Oruçluyken İnsan burada ne su nede yemek ihtiyacı duyuyor. Şimdi Antalya da olsak oruç tutarken zorlanırdık. Korkutelinin yerli meyve ve sebzelerini taze taze alma imkânı buluyoruz. Burada fırınların önünde sıcak ekmeğimizi almanın zevki bile bir başka yaşanıyor.”şeklinde konuştular.Bazı esnaflarda Ramazan dolayısı ile işyerlerini açık tutuyor.<br />
Nurettin çoban]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Elmalı Belediyesi iftar çadırı açıldı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50292--Elmali_Belediyesi_iftar_cadiri_acildi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50292--Elmali_Belediyesi_iftar_cadiri_acildi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:38:25</pubDate>
		<category><![CDATA[Elmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50292--.html</guid>
		<description><![CDATA[Yıllardır yapılmayan İftar çadırı Belediye Başkanı Hüseyin ALTINTAŞ Tarafından Ramazan boyunca sürecek.<br />
Günkük yaklaşık 400, 500 Kişilik yemek çıkıyor . Ramazan çadırı Cumhuriyet Meydanı’nda kuruldu.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Döşemealtı’nda muhteşem ramazan</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50291--Dosemealti_nda_muhtesem_ramazan.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50291--Dosemealti_nda_muhtesem_ramazan.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:07:45</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50291--.html</guid>
		<description><![CDATA[Döşemealtı Belediyesi’nin düzenlediği Döşemealtı 1. Geleneksel Ramazan Etkinlikleri izleyenleri büyülüyor. Ramazan ayı boyunca sürecek olan etkinlikler Döşemealtı eski sanayi alanında her akşam saat 22:00’de başlıyor.<br />
Mehteran eşliğinde muhteşem bir açılışla start alan şenlikler vatandaşların büyük ilgisini çekiyor. Büyük bir alana kurulan Ramazan Etkinlikleri’nde deyim yerindeyse yok yok. Ateşbazlar, illüzyonlar, orta oyunu, Hacivat karagöz, halk dansları, lunapark, alışveriş stantları ve yarışmalar etkinliklere renk katıyor.<br />
<br />
Hilmi Şahballı ve Şafak Sönmez konseri<br />
Halk ozanı Hilmi Şahballı ve Anadolu Rock sanatçısı Şafak Sönmez Döşemealtılılara muhteşem bir konser keyfi yaşattı. Hilmi Şahballı Döşemealtı Belediye Başkanı Nurettin Tursun’a hitaben söylediği ‘başkanım Nurettin Tursun bir beyin oğlu, toprağın oğlu, vatanın oğlu, uğraşmadan rakibiyle, işlerinin takibiyle, dürüst sağlam ekibiyle gelen kim’ sözleri vatandaşlar tarafından ayakta alkışlandı. Rock müziği sanatçısı Şafak Sönmez ise sevilen parçası Ağlama ile hayranlarından büyük alkış aldı.<br />
<br />
Hacivat’tan Zeybek Şov<br />
Ramazan etkinliklerinin üçüncü gününde sahne alan Hacivat ve Karagöz bir ilke imza atarak çocuklarla birlikte Sarı Zeybek oynadı. Vatandaşların alkışları eşliğinde muhteşem bir zeybek oynayan Hacivat ve Karagöz Ramazan Etkinliklerine ayrı bir hava kattı. Gecenin ilerleyen saatlerinde sahne alan illüzyonist Ekrem yaptığı şovlarla izleyenleri hayran bıraktı. Kars’tan gelen Kafkas Dans topluluğu ise sergiledikleri performans ile izleyenlerden büyük alkış aldı.<br />
<br />
Tursun ‘ilklere imza atıyoruz’<br />
Döşemealtı Belediye Başkanı Nurettin Tursun yaptığı konuşmada ‘yeni ilçemizde ilkleri hep birlikte yaşıyoruz. Yeni bir ilçeyiz ve çok heyecanlıyız. Döşemealtı Antalya’nın parlayan bir yıldızıdır. Bugün gerçekleştirdiğimiz Ramazan Etkinlikleri ilçemize çok yakıştı. Bu bir ilkti, mutlaka eksiklerimiz vardır. Geleneksek hale getireceğimiz bu etkinlikler her yıl daha coşkulu bir şekilde devam edecektir. Göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı hepinize teşekkür ederim’ şeklinde konuştu. Gece sonunda Başkan Tursun, etkinliklere katılanlara plaket vererek onurlandırdı. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Suluin mağarasının gizemini çözecekler</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50290--Suluin_magarasinin_gizemini_cozecekler.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50290--Suluin_magarasinin_gizemini_cozecekler.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:06:14</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50290--.html</guid>
		<description><![CDATA[48 yıldır girilemeyen ve gizemini koruyan Finike'de bulunan ve Asya kıtasının en uzun sualtı mağarası olarak bilinen Suluin Mağarası'na inmeyi ve derinlik olarak rekor kırmayı planlayan Teknik Dalış ve Mağara eğitmeni Hüseyin Yelis bu hayalini gerçekleştirmek için önümüzdeki günlerde mağaraya dalacak.<br />
<br />
30 kişilik teknik ekip ve mağara ekibiyle Suluin Mağarasına kamp kuracak Yelis ve ekibi 46 gün boyunca yapılacak dalışlar ile Mağaranın Gizemini çözmeye çalışırken, 30 kişilik ekip içinde 10 tane de mağara dalış eğitmeni bulunacak. Dalış için başvurularını tamamlayan ve planlarını 5 Eylül -30 Ekim 2009 olarak belirlediklerini belirten Yelis, dünyanın en önemli mağara dalıcılarından birisi olan Andre Fortuna’nın da kendilerine eşlik edeceğini söyledi.<br />
<br />
Hüseyin Yelis, haftalardır dalış yapılacak olan Suluin Mağarasına gittiğini ve bu gizemi çözmek için ekip olarak çalıştıklarını belirtirken, “ Bildiğimiz kadarı ile Suluin Mağarası Asya Kıtasının en uzun sualtı mağarası olarak önümüzde duruyor. Bu mağara için söylenen her şey şu andan itibaren sadece bir söylentidir. Bizim amacımız bu söylentiyi bitirip bu yerin gizemini ortaya çıkarmaktır.30 kişilik teknik ekip ve mağara ekibiyle burada 46 gün boyunca yapacağımız dalışlar ile bu gizemi çözemeye çalışacağız. Ekibimiz içinde 10 tane de mağara dalış eğitmeni bulunacak. Eğitmenlerimiz her konuda deneyimli ve bilgilidir. Buraya karışım gazlarla dalışlar yapacağız. Bu karışım gazları da oluşturmak için bir timimiz olacak. Dalış planlarımızı da ona göre yapacağız. Bu konuda tüm sponsorluğu da kendimiz üsteleniyoruz. Bizim amacımız Suluin Gök mağarayı tüm dünyaya tanıtarak gizemini ortadan kaldırmak.”diye konuştu.<br />
<br />
Asya’nın en derin, en güzel ve en gizemli mağarasına daha öncede çeşitli dalışlar yapıldığına dikkat çeken Yelis, “ Daha önce buraya birkaç dalış yapılmış. Amerika’dan gelenler buraya dalmışlar. Jardon Japlounski diye dünyada tanınan bir dalıcı yine buraya dalmış. Bu kişinin de elinde bize ulaşan ya da araştırmalarımızda herhangi bir foto yada görüntüye ulaşamadık. Kendileri ile kontağa gireceğiz ve varsa ellerindeki bilgileri isteyeceğiz. Buraya dalanlar da sadece zevk için dalmışlar. Biz burada derinlik için dalacağız. Amacımız en derine inerek bir rekor kırmak ve bu gizemi orya çıkarmak. Dünya Finike’deki suluin gök mağaranın herkese açıldığını ve buraya dalış yapılabileceğini, dalış yapılırken de Asya’nın en görkemli mağarasına dalış yaptıklarını bilecekler. Bütün izinlerimiz aldık. Elimizde zaten Türkiye’de teknik dalış ve mağara araştırma konusunda elimizde yeterli belgemiz var. Valilik ve Kaymakamlıktan da gerekli iznimizi aldık.”diye konuştu.<br />
<br />
Teknik Dalış ve Mağara eğitmeni Hüseyin Yelis ayrıca, “ Dünyaca tanınan mağara dalıcısı Andre Fortuna da bizlere eşlik edecek.Bu arkadaşımızın da bizlere katılması ile birlikte yabancı dalgıçlar ve mağara dalıcıları burayı tanımış olacaklar. Amacımız ve programımız 5 Eylül ile 30 Ekim arasında bu projeyi gerçekleştirmek.”dedi.<br />
<br />
Finike Belediye Başkanı Nail Dülgeroğlu ile de görüştüklerini belirten Yelis, Finike Belediye Başkanı Nail Dülgeroğlu'nun da bu projeye büyük destek verdiğini belirtirken, " Sayın Başkan ile görüştük. Başkanımız Mağara ile ilgili çok değişik söylentiler olduğunu bizlere söyledi. Bu sırrın çözülmesi için bu projeye her türlü desteği bizlere verdi." dedi.<br />
<br />
Finike'de ilçe merkezine 1 kilometre mesafede bulunan ve esrarengiz görünümüyle dikkati çeken Suluin Mağarası, halk arasındaki adıyla "İncirli" Mağarası olarak da biliniyor. Tarihten günümüze kadar gerçek anlamda keşfedilmemiş bir sır olarak gizemini koruyan mağaranın Antik dönemde önemli bir liman kenti olan Finike'nin, başlıca doğal zenginliklerinden birisi olarak biliniyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Üniversite kuruluş çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50289--Universite_kurulus_calismalari_butun_hiziyla_devam_ediyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50289--Universite_kurulus_calismalari_butun_hiziyla_devam_ediyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:04:36</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50289--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Üniversitesi kuruluş çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Daha önce 2 No’lu binasının kaba inşaatı tamamlanan üniversitenin lojman ve sosyal tesislerinin temeli atıldı.<br />
Serik Kaymakamı Ahmet ÜMİT, Akdeniz Üniversitesi Rektörü İsrafil KURTCEPHE, İl Genel Meclisi Üyeleri, Kepez Belediye Başkanı Hakan TÜTÜNCÜ, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin YENİCE, Kadriye Belediye Başkanı İsmail ŞAHİN, Vakıflar Bölge Müdürü Mustafa EMEK, Serik Emniyet Müdürü Ali KORUCU, ATSO Başkanı Çetin Osman BUDAK, AESOB Başkanı Orhan TOLUNAY, Siyasi Parti ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Temsilcileri, Basın Mensupları, AKEV Ailesi ve geniş bir katılımcı kitle temel atma töreninde buluştu.<br />
AKEV Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin ÇİÇEK ; yaptığı açılış konuşmasında konukları selamlayarak, üniversite çalışmaları hakkında bilgi verdi ve çalışmalarına destek veren, törene katılan tüm kişi ve kurumlara teşekkür etti.<br />
Daha sonra kitle hitap eden Kadriye Belediye Başkanı İsmail ŞAHİN, Antalya Üniversitesi’yle ilgili gelişmelerden duyduğu sevinci dile getirdi, üniversite çalışmalarına katkılarının süreceğini belirtti.<br />
Antalya Üniversitesi Mütevelli Heyeti adına konuşan AESOB Başkanı Orhan TOLUNAY, AKEV’in zorluklara rağmen giriştiği her işte başarılı olduğu, bu başarının üniversite çalışmalarında da sergileneceğini vurguladı.<br />
Kepez Belediye Başkanı Hakan TÜTÜNCÜ Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” Özdeyişine değinerek, üniversitelerin öneminden bahsetti. Antalya Üniversitesi’nin kente büyük zenginlik katacağını söyledi.<br />
Serik Kaymakamı Ahmet ÜMİT, göreve başladığı günlerde ilk binasının temeli atılan Antalya Üniversitesi’yle ilgili çalışmaları çok yakından izlediğini belirtti. Bir ilçede üniversite kurulmasının istisna bir durum olduğunu dile getiren Ahmet ÜMİT, üniversitenin haya geçmesiyle birlikte belde ve kent kültürüne,ekonomisine, bilim – sanat hayatına önemli katkılar yapacağını söyledi.<br />
Daha sonra hep birlikte inşaat alanına geçen protokol üyeleri ve konuklar butona basarak, alkışlarlarla, Kadriye’deki Antalya Üniversitesi Öğretim Üyeleri Lojmanları ve Sosyal Tesisleri’nin temel atma çalışmalarını başlattılar.<br />
Daha sonra bütün konuklar AKEV’in hazırladığı iftar yemeğine geçip, akşamın ilerleyen saatlerine kadar üniversite çalışmaları konusunda sohbet ettiler.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Büyükşehir Beledeyisinin Festivalya 2009 etkinlikleri sürüyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50288--Buyuksehir_Beledeyisinin_Festivalya_2009_etkinlikleri_suruyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50288--Buyuksehir_Beledeyisinin_Festivalya_2009_etkinlikleri_suruyor.html</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 20:11:36</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50288--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ''Festivalya 2009'' etkinleri sürüyor.<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada, kent merkezini ve caddeleri canlandırmak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi tarafında düzenlenen ''Festivalya 2009'' etkinleri çerçevesinde, konserler verildiği, palyaço, pandomin, cambaz, robot şov gibi animasyon gösterisi yapıldığı ve çeşitli yarışmalar düzenlendiği bildirildi.<br />
Açıklamada, etkinliklerin Ekim ayına kadar, kentin çeşitli noktalarında devam edeceğini belirtildi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Altın Portakal’a başvurular başladı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50287--Altin_Portakal_a_basvurular_basladi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50287--Altin_Portakal_a_basvurular_basladi.html</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 20:09:31</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50287--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile Antalya Kültür Sanat Vakfı tarafından organize edilen 46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali 10 – 17 Ekim 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.<br />
Başvuruların devam ettiği festival çerçevesinde Uzun Metraj, Kısa Film ve Belgesel Film yarışmaları düzenlenecek. Uluslararası yarışmada uzun metraj filmler yarışacak.Yarışmalarla ilgili yönetmeliklere www.altinportakal.org.tr ve www.aksav.org.tr web sayfalarından ulaşılabiliyor ve aynı sayfalardan başvuru formları sağlanabiliyor.<br />
Başvuruda sona az kaldı<br />
Ulusal Uzun Metraj, Kısa Film ve Belgesel dallarında yarışmaya 1 Ekim 2008 tarihinden sonra yapılan, Uluslararası Yarışmaya son iki yıl (24 ay) içinde yapılmış filmler katılabiliyor. Başvuruların Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması için 17 Ağustos, Ulusal Kısa Film ve Ulusal Belgesel Film Yarışmaları için 21 Ağustos, Uluslararası Film Yarışması için 15 Ağustos 2009 tarihine kadar yapılması gerekiyor.<br />
46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Uluslararası Film Yarışması’na başvuran filmler Jüri tarafından değerlendirirlikten sonra, sonuçlar 24 Ağustos’ta açıklanacak. Seçilen filmlerin kopya teslim tarihi 28 Eylül 2009.<br />
<br />
Ulusal’da heyecanlı bekleyiş<br />
<br />
Türk Sineması'nın nitelikli filmlerini ödüllendirerek, yapımcı ve yaratıcıların yeni filmler üretmesine, ulusal sinemamızın güçlenmesine katkıda bulunmak; sinema sektörümüzün estetik ve teknik gelişmesine öncülük etmek; Türk Sineması'nın ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmasına zemin hazırlamak amacıyla düzenlenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra tamamlanmış ve Antalya Uluslararası Film Festivali'ne daha önce başvuruda bulunmamış "kurmaca" türündeki “uzun metraj” Türk Filmleri katılabilecek. Yönetmelikte “uzun metraj” tanımlamasından “süresi en az 60 dakika olan filmler”in anlaşılması gerektiği vurgulanmakta.<br />
Ulusal Uzun Metraj dalında yarışmaya katılacak filmlerin, başka bir ulusal yarışmada “en iyi film ödülü” almamış, herhangi bir ulusal TV kanalında (pay TV kanalları dahil) gösterilmemiş, DVD baskılarının satışa sunulmamış olması gerekiyor.<br />
<br />
Kısa filmcilere Portakal desteği<br />
<br />
Süresi 20 dakikayı aşmayan yapımların katılabileceği Kısa Film Yarışması’nda tür ayrımı yapılmıyor; daha önce ulusal ya da uluslararası yarışmalara katılmış ya da bu yarışmalarda ödül almış olmak yarışmaya katılmaya engel değil.<br />
Kısa film yapımını özendirmek, kısa filmciliğin gelişimine katkıda bulunmak, kısa film yapımcılarının sinema sektörü ile bütünleşmesini sağlamak amacıyla düzenlenen Ulusal Kısa Film Yarışması’na katılmak için son başvuru tarihi 21 Ağustos 2009.<br />
<br />
Yaratıcı belgeselcilere çağrı<br />
<br />
Ulusal Belgesel Film dalında yarışmaya “yaratıcı belgesel” tanımına uygun sinema ürünleri katılabiliyor. Bu alan dışında kalan bilimsel belgesel, TV programı, tanıtım filmi vb. nitelikteki, sinema sanatı sınırları içinde değerlendirilemeyecek filmler yarışmaya kabul edilmiyor. Televizyon için hazırlanmış yaratıcı belgeseller ise yarışmaya katılabiliyor.<br />
Yarışmanın amacı belgesel filmin önemini vurgulamak ve ülkemizde belgesel sinemanın gelişimine katkıda bulunmak olarak vurgulanıyor. Kısa Film’de olduğu gibi Belgesel dalında da daha önce ulusal ya da uluslararası yarışmalara katılmış ya da bu yarışmalardan ödül almış olmak katılmaya engel değil. Belgesel Film için son başvuru tarihi 21 Ağustos 2009.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Akdeniz Sahil ve deniz kıyılarında ki deniz analarına dikkat!</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50286--Akdeniz_Sahil_ve_deniz_kiyilarinda_ki_deniz_analarina_dikkat_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50286--Akdeniz_Sahil_ve_deniz_kiyilarinda_ki_deniz_analarina_dikkat_.html</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 20:07:38</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50286--.html</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde kıyılarımızda fazla sayıda denizanasına rastlanmaktadır. Kıyılarımızda görülen denizanası Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından incelemeye alınmış ve bu denizanasının Rhopilema nomadica türü olduğu ortaya çıkmıştır.<br />
Süveyş Kanalı aracılığı ile Kızıldeniz’den Akdeniz’e girdiği düşünülen bu denizanası kütlesel olarak büyük bir denizanası türüdür.<br />
<br />
Eşeyli ve eşeysiz olarak çoğalma özelliğine sahip olan bu tür, çok hızlı bir şekilde çoğalma yeteneğine sahiptir ve turizmin yoğun olduğu Haziran, Eylül ayları arasında en yoğun olarak görülmektedir. Akdeniz’e evsel atıkların girişi, akarsularla besleyici elementlerin taşınması ve akıntıların, İsrail, Lübnan, Suriye ve Türkiye kıyılarını takip ederek batıya doğru olması, yine bu güzergâh üzerinde Seyhan, Ceyhan ve Göksu gibi akarsuların besleyici element taşımaları, türün üremesi ve gelişmesi için Doğu Akdeniz’de uygun hidrolojik koşulları oluşturmaktadır.<br />
<br />
Tür insan sağlığı için tehlikeli midir?<br />
Yakıcı kapsüllerinin olması nedeniyle bu türle temas edildiğinde insanlarda yangı, kaşıntı, deride kızarıklık ve su toplama gibi klinik etkilere neden olmaktadır. Bu olumsuzlukların yaşanmaması için yüzücülerin, dalgıçların ve balıkçıların dikkatli olmaları ve denizanasıyla temastan kaçınmaları gerekir. Ayrıca zehirlenmelere karşı alerjisi bulunanlarda, daha ciddi klinik vakalar görülebilir. Özellikle küçük çocukların kıyılara vurmuş denizanalarına elle temas etmemeleri, temas etmişlerse, ellerini vücutlarına ve gözlerine sürmemeleri gerekir.<br />
<br />
Temas olursa ne yapılmalıdır?<br />
Denizanalarında bulunan yakıcı kapsül hücreleri, deriyle teması sonucunda patlar ve zehrini deriye zerk etmesiyle yanma ve kaşıntı başlatır. Kaşıntı daha sonra yerini acıya ve kızarıklığa bırakır (su toplama ve kanamada görülebilir). Bu acının önemsiz bir kaşınma ve ovuşturma ile geçiştirildiği zannedilse de bazı kimselerde nefes darlığı, bulantı ve mide krampları görülebilir. Denizanasına suda herhangi bir şekilde<br />
<br />
<br />
temas edilirse, sudan çıktıktan sonra kesinlikle kaşımamalı ve ovuşturulmamalıdır. Patlamamış yakıcı kapsüller varsa deriden bir havlu ile temizlemek suretiyle uzaklaştırılır. Yanan yerin tatlı suyla yıkanması, ilk tedbir olarak yanlış bir uygulama olup, böyle bir uygulama, deniz suyu yoğunluğuna sahip patlamamış kapsüllerin yoğunluk farkından dolayı patlamasına neden olacaktır. Denizanasının dokunduğu bölgeyi amonyaklı su veya sirke ile silmek, kazazedeyi rahatlatır. Ciddi yaralanmalarda doktora başvurmak gerekir.<br />
<br />
Plajlarda ne gibi önlemler alınabilir?<br />
Konu ile ilgili incelemeleri yapan Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğr. Üyesi Doç Dr. M. Cengiz Deval; plajlarda geniş gözlü ağlarla koruma bantları oluşturularak ve bu bantlara takılan denizanalarının toplanarak uzaklaştırılabileceğini söyledi. Çoğu denizanasının ya kıyıya vurmuş halde ya da dalgada bulunduğunu söyleyen Doç. Dr. Deval, plajlarda bunların gözlenerek toplanması ve uzaklaştırılması gerektiğini belirtti.<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Ipanema Sahillerinden, Antalya Sahillerine</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50285--Ipanema_Sahillerinden_Antalya_Sahillerine.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50285--Ipanema_Sahillerinden_Antalya_Sahillerine.html</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 20:04:29</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50285--.html</guid>
		<description><![CDATA[Twigy, 14 Ağustos 2009 tarihinde Antalya Özdilek Alışveriş Merkezi’nde 14. mağazasını özel indirimli ürünlerle açıyor…<br />
Açılış nedeniyle Antalyalılara özel olarak pek çok üründe özel indirimler uygulayacak olan Twigy mağazası, her 50 TL’lik alışveriş yapan Antalyalılara bir plaj çantası hediye verecek.<br />
<br />
Ipanema Gisele Bündchen Antalya’da…<br />
Rio De Janerio’nun en güzel sahili olarak bilinen Ipanema sahilini tüm dünyaya tanıtan Gisele Bündchen’nin özel plaj koleksiyonu da Antalya’daki Twigy mağazası’nda yer alacak. Antalya sahillerini süsleyecek olan Ipaneme koleksiyon ürünleri, PVC ve Amazon reçinelerinin çok özel karışımlarıyla elde edilen formülleriyle, sürekli yumuşaklık hissi verirken, dayanıklılığı da en üst seviyede tutuyor.<br />
<br />
800’ün üzerinde satış noktasında yer alan Twigy ürünleri, 14. mağaza ile birlikte artık Antalya sahillerinde de yer alıyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Akseki`de 800 yıllık düğmeli evlere turist ilgisi var</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50284--Antalya_Akseki_de_800_yillik_dugmeli_evlere_turist_ilgisi_var.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50284--Antalya_Akseki_de_800_yillik_dugmeli_evlere_turist_ilgisi_var.html</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 11:26:33</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50284--.html</guid>
		<description><![CDATA[<br />
Akseki`de 800 yıllık tarihe sahip Sarıhacılar köyü, depreme karşı dayanıklılığı artırmak için kullanılan hatılları (bağlantı öğeleri) nedeniyle `düğmeli ev` olarak tanınan mimari yapılarıyla Akdeniz`in yeni alternatif turizm alanlarından biri haline geldi.<br />
<br />
Akseki`ye yaklaşık 8 kilometre uzaklıktaki Sarıhacılar köyü, taş duvarlarına 50-60 santimetre arayla dikine yerleştirilen hatıllar nedeniyle halk arasında `Düğmeli ev` diye bilinen mimari yapılarıyla tanınıyor.<br />
<br />
Toros Dağları`nın güney kesimine kurulan ve tarihi 800 yıl öncesine dayanan köydeki mimari yapılara, Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) ile Mimarlar Odası Antalya Şubesi işbirliğiyle yürütülen `7 Bölge 7 Kent` projesiyle sahip çıkıldı.<br />
Proje çerçevesinde köydeki 11 ev restore edilirken bölgedeki diğer evlerin restorasyonunun da önümüzdeki yıllarda tamamlanacağı bildirildi.<br />
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Kültür Mirası Listesi`ne girmesi için çalışmaların sürdüğü Sarıhacılar köyü, son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekmeye başladı.<br />
<br />
Sarıhacılar Köyü Kültür Turizm ve Dayanışma Derneği Başkanı Fatma Genç, yaptığı açıklamada,köyün UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi`ne girmesi için ÇEKÜL Vakfı tarafından hazırlanan dosyanın kısa süre içinde Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulacağını bildirdi. Genç, köyde restore edilmeyen evler için de UNESCO fonlarına başvurulacağını kaydetti.<br />
<br />
Sarıhacılar Köyü Muhtarı Mahmut Karahan, köy içinde bulunan Merkez Camii`nin de Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 2005 yılında koruma altına alındığını bildirdi. Karahan, caminin ayrıca Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Envanterine kaydedildiğini söyledi.<br />
<br />
Sarıhacılar Köyü Muhtar Vekili Muhammed Güzel ise bölgede yürütülen restorasyon çalışmaları sayesinde yıkılmaya yüz tutmuş düğmeli evlerin yeniden hayat bulduğunu bildirdi.<br />
<br />
Bölgenin her geçen yıl daha fazla turisti ağırladığına dikkati çeken Güzel, bu yılın 5 aylık bölümünde 1500`ü yerli, toplam 3 bin 500 turistin Sarıhacılar`a geldiğini söyledi.<br />
<br />
Özellikle Alman, Fransız, Belçikalı, Hollandalı ve Danimarkalı turistlerin bölgeye düzenlenen turlara katıldığını ifade eden Güzel, `Köydeki düğmeli evleri büyük bir ilgiyle inceleyen turistler, Alanya-Konya arasındaki tarihi İpek Yolu`nda da yürüyüş yapıyorlar` dedi.<br />
Turist rehberi Servet Fakı da turistlere köydeki tarihi yapıları tanıttıklarını, yabancı konukların düğmeli evlere büyük ilgi gösterdiklerini kaydetti.<br />
<br />
Köyü gezen turist kafilesinden Belçikalı Tine Vekemans ise `Herşey çok güzel. Doğasıyla, deniziyle, havasıyla Antalya müthiş bir yer. Ama biz madalyonun diğer tarafını da görmek için buraya geldik ve çok beğendik` dedi.<br />
<br />
<b>DÜĞMELİ EV</b><br />
Sarıhacılar`da geleneksel Osmanlı mimarisini yansıtan düğmeli evler, 2 katlı ve taş duvarlardan oluşuyor. Taş duvar asıl taşıyıcı gibi görünse de, ev ahşap iskelet üzerinde duruyor.<br />
<br />
Yapının `düğmeli ev` diye tanınmasına neden olan ahşap hatıllar, binaya estetik bir güzellik katsa da, aslında depreme karşı dayanıklılığı artırıyor. Binalarda düğme olarak adlandırılan bölümlerde ardıç ve andız ağaçları kullanılıyor.<br />
<br />
Dış cephesindeki `düğmeleriyle` tanınan Sarıhacılar evlerinin içinde ahşap işçiliğinin en güzel örnekleri dikkati çekiyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Lara`da Antalya Kum Heykel Festivali</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50283--Antalya_Lara_da_Antalya_Kum_Heykel_Festivali.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50283--Antalya_Lara_da_Antalya_Kum_Heykel_Festivali.html</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 11:23:34</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50283--.html</guid>
		<description><![CDATA[Uluslararası Antalya Kum Heykel Festivali kapsamında Lara Beach Park Kompleksi'nde açılan kum heykeller, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.<br />
<br />
11 farklı ülkeden 40'a yakın sanatçının 7 bin metrekare alanda 5 bin ton kum kullanarak şekillendirdiği heykeller, Lara Beach Park Kompleksi 9-10 nolu plajlar arasına kuruldu.<br />
<br />
Uluslararası Kum Heykel Festivali Direktörü Cem Karaca, yaptığı açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Rixos Otel'in ana sponsorluğunda düzenlenen festivalde, dev boyutta 100'ü aşkın heykelin yer aldığını söyledi. Karaca, bu yılki teması Mitoloji olarak belirlenen festivalde Mısır, Yunan, İskandinav, Aztek, Maya, Japon, Çin, Rus, Türk, Avustralya'nın en önemli mitolojik olay ve kahramanlarının yer aldığı festivalin Kasım ayına kadar açık kalacağını belirtti.<br />
<br />
Kumun doğal güzelliğinin yanı sıra özel ışık ve ses sistemleriyle donatılan sergide aralarında;<br />
<br />
- Mısır Piramidi, <br />
- Aztek Tapınağı, <br />
- Zümrüdü Anka, <br />
- Ergenekon Efsanesi, <br />
- Aborjin, <br />
- Viking Gemisi, <br />
- Nuh'un Gemisi, <br />
- Çin Ejderhası, <br />
- Firavun, '<br />
- Şahmeran, <br />
- Kızılderili<br />
- Deniz Kızları <br />
<br />
gibi pek çok heykelin yer aldığını belirten Karaca, ziyaretçilerin adeta bir zaman tünelinde yolculuğa çıktığını belirtti. Karaca, özellikle gece düzenlenen ışık gösterileriyle kum şehrinin büyülü bir atmosfere büründüğünü ve ziyaretçilerin kendilerini farklı bir dünyada hissettiklerini anlattı.<br />
<br />
Karaca, Amacımız Antalya'nın sosyal, sanatsal ve kültürel hayatına ve kent içi turizmine hareketlilik katmak dedi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya da Çocuklar için Yaz Spor Okulları 2009</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50282--Antalya_da_Cocuklar_icin_Yaz_Spor_Okullari_2009.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50282--Antalya_da_Cocuklar_icin_Yaz_Spor_Okullari_2009.html</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 11:17:28</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50282--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 9 dalda düzenlediği Yaz Spor Okulu kayıtlarına vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Yüzme branşında kayıtlar dolarken, diğer branşlarda kayıtlar 26 Haziran’a kadar devam edecek.<br />
<br />
Çocukların sporu kendileri için bir yaşam biçim haline getirmeleri ve konularında uzman eğitmenlerden alacakları sportif eğitimle, fiziksel, zihinsel, sosyal gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlayan Yaz Spor Okulu kayıtları, Büyükşehir Belediyesi Spor Şube Müdürlüğü’ne yapılıyor.<br />
<br />
<b>KAYITLAR 26 HAZİRAN’DA BİTİYOR</b><br />
<br />
Yüzme, futbol, basketbol, bayan voleybol, atletizm, tenis, bayan aerobik, tekvando ve satranç olmak üzere 9 dalda açılacak okulların kontenjanlarla sınırlı olduğu belirtildi. Yüzme branşında kayıtlar şimdiden doldu.  Diğer branşlara başvurular ise sürüyor. Başvurular için nüfus cüzdan fotokopisi, 1 adet vesikalık resim, sağlık raporu ve başvuru formu doldurmak gerekiyor. Kayıtlar 26 Haziran’da sona erecek. Yaz Spor Okulu, 29 Haziran Pazartesi Günü Atatürk Spor Salonu’nda eğitime başlayacak. 2 ay sürecek okulda bin öğrenci eğitim alacak.<br />
<br />
YAZ SPOR OKULU KAYIT BİLGİLERİ<br />
<br />
BRANŞLAR:<br />
1- Yüzme<br />
Gün : Salı-Perşembe  ,  Saat : 08.00- 11.00  ,  Yer : ATİK Tesisleri)<br />
<br />
2-  Futbol<br />
Gün : Salı-Perşembe-Cumartesi  ,  Saat : 08.30- 12.00  ,  Yer : Konyaaltı Cad. Mektup Halı Sahası<br />
<br />
3-  Basketbol<br />
Gün : Pazartesi-Çarşamba-Cuma  ,  Saat : 16.00- 20.00  ,  Yer : Atatürk Kapalı Salon Yanı Spor Çadırı<br />
<br />
4- Bayan Voleybol<br />
Gün : Pazartesi-Çarşamba-Cuma  ,  Saat : 09.00- 13.00  ,  Yer : Atatürk Kapalı Salon Yanı Spor Çadırı<br />
<br />
5- Atletizm<br />
Gün : Pazartesi-Çarşamba-Cuma  ,  Saat : 16.00- 18.00  ,  Yer : Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Tesisleri - Gebizli Mah. Hamza Taş Bulvarı<br />
<br />
6- Tenis<br />
Gün : Salı-Perşembe  ,  Saat : 09.00- 12.00  ,  Yer : ATİK Tesisleri<br />
Gün :Salı-Perşembe  ,  Saat : 18.00- 20.00  ,  Yer : Lara Düden Parkı Spor Kompleksi<br />
<br />
7- Bayan Aerobik<br />
Gün : Pazartesi-Çarşamba-Cuma  ,  Saat : 09.00- 13.00  ,  Yer : Atatürk Kapalı Salonu<br />
<br />
8- Tekvando<br />
Gün : Pazartesi-Çarşamba-Cuma  ,  Saat : 18.30- 20.00  ,  Yer : Atatürk Kapalı Salonu<br />
<br />
9- Satranç<br />
Gün : Değişik günlerde haftada 2 gün-2 saat  ,  Yer :  Haşim İşcan, Semtevi, Atatürk Kütüphanesi Eğitim Merkezleri<br />
<br />
<br />
- Bayan Aerobik 12 ve üzeri (1997 doğum tarihi ve üstü) yaş gurubunda düzenlenmektedir.<br />
<br />
- Satranç 7 – 12 (1997 dahil /  2002 dahil doğum tarihleri arası) yaş gurubunda düzenlenecektir.<br />
<br />
- Diğer 7 branş ise 7 – 14 (1995 dahil / 2002 dahil doğum tarihleri arası) yaş gurupları arasında düzenlenecektir.<br />
<br />
- Öğrencilere Şort, Tişört, Çanta, Şapka Çorap, Bone, Tayt, Taekwando Elbisesi branşlarına göre ücretsiz olarak dağıtılacaktır.<br />
<br />
<b>Başvuruda istenecek belgeler</b><br />
- Başvuru formunun doldurulması, <br />
- sağlık raporu, <br />
- nüfus cüzdanı fotokopisi, <br />
- 1 adet vesikalık resim.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Gece iyi gören hayvanların sırrı çözüldü</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50281--Gece_iyi_goren_hayvanlarin_sirri_cozuldu.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50281--Gece_iyi_goren_hayvanlarin_sirri_cozuldu.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:15:34</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50281--.html</guid>
		<description><![CDATA[Alman bilim adamları, geceleri avlanan hayvanlarda iyi gece görüşü sağlayan DNA'nın bir unsurunu keşfetti. <br />
<br />
Münih kentindeki Ludwig-Maximilans Üniversitesinden bilim adamları, geceleri avlanan hayvanlarda yaptıkları araştırmalarda, fotoreseptör hücrelerinin kendilerini, her gözde milyonlarcası bulunan ve ışık toplayan mini merceklere dönüştürdüğünü gördü.<br />
<br />
Araştırmada, sadece geceleri avlanan hayvanlara özgü bu bu fotoreseptör hücrelerinin, ışığın tüm yönlerde dağılırken aynı zamanda da ileriye doğru odaklanmasını ve böylece geceleri çok az bir ışığın bile gözün içine fark edilecek kadar ilerlemesini sağladığı belirtildi.<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Belgesiz nanoteknoloji ürünlerine dikkat</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50280--Belgesiz_nanoteknoloji_urunlerine_dikkat.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50280--Belgesiz_nanoteknoloji_urunlerine_dikkat.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:14:44</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50280--.html</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde piyasalarda karşılaşılan belgesiz nanoteknoloji ürünlerinin, tüketicileri zarara uğrattığı bildirildi. <br />
<br />
NNT Nanoteknoloji A.Ş İcra Kurulu Başkanı Cafer Akın, yaptığı açıklamada, son günlerde nanoteknoloji konusundaki gelişmelerin piyasalarda dikkatle izlenmeye başlandığını belirtti. <br />
<br />
Nanoteknolojinin; ileri seviyede akademik bilgi, birikim ve yöntem bilgisi (know-how) gerektiren ciddi bir teknoloji istediğini ve bu teknolojiyi geliştiren firmaların sayılarının belirli olduğunu dile getiren Akın, "Eğer bir firma, nanoteknoloji adını kullanıyorsa üretimlerinin nano ölçekli (4-9) atom kalınlığında olduğunu belgelerle kanıtlaması gerekir" diye konuştu. <br />
<br />
Son dönemde, "geleceğin teknolojisi" olarak da adlandırılan "nanoteknoloji" ibareli bazı ürünlerden zarar gördüklerini belirten çok sayıda vatandaşın kendilerine başvurduğunu ve yardım istediğini aktaran Akın, "Bir firma, belgesini ortaya koymadan nanoteknoloji adını kullandığında dünya bilim otoriteleri, üreticiler ve tüketiciler nezdinde kayıplara uğrayacaktır" dedi. <br />
<br />
Tüketicilerden bir ürün üzerinde "nanoteknoloji" yazısını gördüklerinde ürünün belgesinin olup olmadığını araştırmalarını isteyen Akın, bu konuda yasal düzenlemelerin de yapılması gerektiğini vurguladı. <br />
<br />
Taklit ürünlerin, tüketiciye maddi kayıpların yanı sıra pek çok sorun doğurabileceğini dile getiren Akın, "Vatandaşlarımızın, yetkili mercilerimizin sorunla karşılaşmamak için çok hassas ve dikkatli olmaları gerekiyor. Bunun tek yolu, hiçbir belge ve dayanağı olmadan piyasaya sunulan bu tarz ürünlerin halkımız tarafından dikkatle araştırılması ve bunlara itibar edilmemesidir" dedi. <br />
<br />
Cafer Akın, NNT'nin nanoteknoloji konusunda bor madenlerini işleyerek dünyada pek çok ilki başardığını ve geliştirdikleri teknolojiyi bilim merkezleri dışında en ileri akreditasyon merkezleri olan TÜV-BAM-ASTM-MİRA gibi merkezlerden belgelendirdiklerini anımsattı.<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Gizemli bir gök cismi bulundu</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50279--Gizemli_bir_gok_cismi_bulundu.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50279--Gizemli_bir_gok_cismi_bulundu.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:13:48</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50279--.html</guid>
		<description><![CDATA[55 milyon ışık yılı büyüklüğünde, evren 800 yaşındayken var olduğu hesaplanan, bir galaksinin atası olabileceği düşünülen, ne olduğundan emin olunamayan ve bilim insanlarında şaşkınlık yaratan bir gök cismi saptandı. <br />
<br />
Bilim insanlarında şaşkınlık yaratan gaz topunun, evren 800 milyon yaşındayken oluştuğu tahmin ediliyor. Gök cisminin, bir galaksinin atası olabileceği kaydedildi. <br />
<br />
Gök bilimciler, evrenin ilk zamanlarından kalma ve belki de bir galaksinin atası olabilecek gizemli dev bir gök cismi keşfettiler. <br />
<br />
Bir uluslararası astronom ekibi tarafından yapılan ve Astrophysical Journal'ın 10 Mayıs tarihli sayısında yayınlanacak araştırmaya göre, Japon efsanesindeki bir kraliçenin adı olan 'Himiko' ismi verilen bu olası devasa gaz topunun, evren 800 milyon yaşındayken var olduğu hesaplandı. Evrenin 13,7 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor. <br />
Astronomlar, birçok teleskopla yapılan bu gözlemde, muhtemel dev gaz bulutu Himiko'nun 55 milyon ışık yılı büyüklüğünde olduğunu belirterek, bu büyüklüğün evrenin ilk zamanları için rekor bir ölçü olduğunu ve Samanyolu'nu oluşturan diskin ışıması kadar genişliğe sahip bulunduğunu kaydettiler. <br />
<br />
Bu gök cisminin kendilerini çok büyük şaşkınlık içinde bıraktığını ifade eden bilim insanları, dünyanın en güçlü teleskoplarınca elde edilen mükemmel verilere rağmen, bu gök cisminin ne olduğundan emin olmadıklarının altını çizdiler. <br />
<br />
Şimdiye dek keşfedilen en uzak gök cisimlerinden birisi olan Himiko'nun görüntüsünün, bilim adamlarının fiziki özelliklerini anlamalarına izin vermeyecek derecede bulanık olduğu dikkat çekiyor. <br />
<br />
Bu gök cisminin, dev bir karadeliğin enerjisinden doğmuş koca bir gaz topu olabileceğini tahmin eden bilim adamları, bu gizemli gök cisminin arka arkaya oluşmuş iki büyük galaksinin çarpışmasıyla meydana gelmiş olabileceğine de dikkat çekiyorlar. <br />
<br />
Bu gözlemi yapan uluslararası astronom ekibine başkanlık eden özel bilimsel araştırma kuruluşu Carnegie Enstitüsü'nden Masami Ouchi, "Evrende daha uzağa baktıkça zamanda daha geriye gidilir. Çok şaşırdım çünkü bu kadar büyük bir cismin aynı zamanda evrenin doğuşundan hemen sonra olabileceğini hiç hayal etmemiştim" diye konuştu. <br />
<br />
"Big Bang" teorisine göre, evrenin yaratılışının başında önce küçük cisimler oluştu, sonra bunlar daha büyük gök cisimlerini doğurmak için bir araya geldiler.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Domuz gribi nedir ? insana bulaşırmı ? Aşısı var mı ?</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50278--Domuz_gribi_nedir_insana_bulasirmi_Asisi_var_mi_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50278--Domuz_gribi_nedir_insana_bulasirmi_Asisi_var_mi_.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:10:39</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50278--.html</guid>
		<description><![CDATA[Meksika'yı etkisi altına alan ve başka ülkelere de yayılmaya başlayan domuz gribi hakkında bilinenler... <br />
<br />
Meksika'da ortaya çıkan ve şu ana kadar toplam 81 kişinin ölümüne neden olduğu sanılan, ABD'de de 10 kadar vakaya rastlanan domuz gribinin dünyaya yayılmasından endişe ediliyor. <br />
<br />
Domuz gribi hakkında bilinenler ise şunlar: <br />
<br />
DOMUZ GRİBİ NEDİR?<br />
Domuz gribi, normalde domuzlarda görülen A tipi grip virüsünün yol açtığı bir solunum hastalığı olarak biliniyor ve bu hastalık hızla yayılabiliyor. <br />
<br />
İNSANA BULAŞIR MI?<br />
Domuz gribi domuzdan insana ve insandan insana bulaşabiliyor. Virüse karşı insanın doğal bağışıklığı bulunmuyor. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hastalığın kontrolden çıkmak üzere olan geniş çaplı salgın olabileceği uyarısında bulunuyor. <br />
<br />
DOMUZ ETİ YİYENLER DOMUZ GRİBİNE YAKALANIR MI?<br />
Domuz etinin yenmesiyle domuz gribi virüsü bulaşmıyor. Virüs solunum yoluyla bulaşıyor. <br />
BU, DOMUZLARDA YENİ GRİP TÜRÜ MÜ? <br />
İnsanlardaki grip virüsü gibi, domuz gribi virüsü de domuzlarda sürekli değişim gösteriyor. Domuzların solunum yollarında domuz, insan ve kuş gribi virüslerine duyarlı alıcılar bulunuyor. Dolayısıyla domuzlar, virüslerin eş zamanlı bulaşması halinde yeni grip virüslerinin ortaya çıkma ihtimalini artırıyor. <br />
<br />
DSÖ'ye göre, Meksika'da ölümlere neden olan domuz gribi virüsü A/H1N1. Bu virüs insandan insana bulaşabiliyor. A/H1N1 virüsü, insan, domuz ve kuş gribi virüslerinin karışımından oluşuyor. <br />
<br />
AŞISI VAR MI? <br />
Domuzlara yapılan aşı bulunuyor, ancak insan için henüz aşı yok. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kemik erimesi erkekleri de etkiliyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50277--Kemik_erimesi_erkekleri_de_etkiliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50277--Kemik_erimesi_erkekleri_de_etkiliyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:08:40</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50277--.html</guid>
		<description><![CDATA[Halk arasında ''kemik erimesi'' olarak bilinen ve daha çok kadınları etkilediğine inanılan osteoporozun erkeklerde ve çocuklarda da önemli sağlık sorunlarına yol açtığı bildirildi. <br />
<br />
Bursa'da özel bir hastanede görevli fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Dr. Neslihan Özkan, osteoporozun dünyada yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığı olduğunu belirtti. <br />
<br />
Bu hastalığa bağlı kemik kırıklarının giderek önemli bir halk sağlığı soruna haline geldiğini ifade eden Dr. Özkan, özellikle kadınların korkulu rüyası olarak bilinen osteoporozun erkeklerde ve çocuklarda da oluşabileceğini kaydetti. <br />
<br />
Özkan, bir kişinin sahip olabileceği en yüksek kemik yoğunluğuna 30-35 yaşına kadar ulaştığını, bu yaştan sonra kemik kaybının hızlandığını, 65 yaş üzerindeki kadın ve erkeklerde ise aynı hızda yıkım olduğunu söyledi. <br />
Osteoporozun kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin herkes için önemli risk oluşturduğunu ifade eden Özkan, şöyle konuştu: <br />
''Osteoporoza yakalanma riski yüksek olan kişiler arasında kadınlar başta geliyor. Ancak bu hastalık erkekler ve çocuklarda da görülebiliyor. Osteoporoz hakkında halk arasında birçok yanlış inanış bulunuyor. Bunların başında ise osteoporozun yalnızca kadınlarda görüleceğine inanılması geliyor. Oysa osteoporoz erkeklerde de görülebilir. Bu nedenle erkekler özellikle ileri yaşlarda osteoporoza karşı dikkatli olmalı. Ailede osteoporozlu kişilerin olması, ince yapılı, beyaz ırktan olunması, fiziksel aktivite ve egzersiz yapılmaması, sigara, aşırı alkol ve kafein kullanılması, erken menopoz, şeker hastalığı, bazı romatizmal ve hormonal rahatsızlıklar osteoporoz nedeni olabilir.'' <br />
<br />
Özkan, kırıkların osteoporozun en korkulan belirtileri arasında ilk sırada olduğunu belirterek, ''Hastalarımızda, başlangıçta bel ve sırt ağrıları, omurgalarda çökme kırıkları, boyda kısalma, sırtta kamburlaşma görülebilir. <br />
<br />
Vücutta kalça ve el bileği kırıkları gelişebilir. Halk arasındaki inanışın aksine, yaygın ağrılarla veya kırık dışında kemik eklem ağrıları ile osteoporozun ilişkisi yoktur'' dedi. <br />
<br />
Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası osteoporoz örgütlerinin 65 yaş üzerindekilerin kemik taraması yaptırması gerektiği konusunda fikir birliği içinde olduğunu ifade eden Özkan, 65 yaş altında olan ve en az iki risk faktörü bulunanlar ile erken menopoza giren, geçmişinde herhangi bir kırık öyküsü olan, şeker, tiroit, romatizmal hastalıkları bulunan ve kortizon kullanan kişilerin bu taramayla mutlaka tanışması gerektiğini vurguladı. <br />
<br />
''KİŞİLERİN KENDİ ÇABALARI ÖNEMLİ''<br />
Dr. Neslihan Özkan, vücutta kemik yoğunluğunun azalması olarak bilinen osteoporozun gerekli önlemler alındığında sorun olmaktan çıkacağını ancak kemik kırılganlığının artmasıyla ciddi sorunlar ortaya çıkabileceğini söyledi. <br />
<br />
Osteoporozda erken önlem alınmamasının hastanın sakatlanmasına hatta ölümüne yol açabileceğine dikkati çeken Özkan, şunları kaydetti: <br />
''Asıl önemli olan koruyucu hekimliktir. Yani küçük yaşlardan itibaren bireylerin diyetlerine, yaşam biçimlerine dikkat etmesi ve risk altındaki kişilerin eğitilmesi gerekiyor. Osteoporozla mücadelede doktorların ve teknoloji desteğinin yanı sıra kişilerin kendi çabaları etkin olmaktadır. Kemikleriniz genç kalsın istiyorsanız düzenli beslenin, bol bol güneş alın, belinizi ve sırtınızı korumaya yönelik önerileri uygulayın, konunun uzmanı bir doktora başvurarak tedavinizi yaptırın, sigarayı bırakın, aşırı alkol ve kahve içmeyin.'' ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Sarsılmış bebek sendromuna dikkat!</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50276--Sarsilmis_bebek_sendromuna_dikkat_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50276--Sarsilmis_bebek_sendromuna_dikkat_.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:07:29</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50276--.html</guid>
		<description><![CDATA[Ebeveynlerin öfkeyle bebeklerini sallamaları sonucu oluşan sendromda bebeklerin dörtte biri ölüyor, hayatta kalanların büyük çoğunluğu ise nörolojik problemli olarak hayatlarını devam ettirmek zorunda kalıyor. <br />
<br />
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Yağmur, ''Sarsılmış bebek sendromu'' konusunda Türkiye'de yeterli çalışma olmadığını, bu nedenle olayın çoğu zaman hekimler tarafından da teşhis edilemeyerek atlandığını söyledi. <br />
<br />
Yrd. Doç. Dr. Yağmur, genellikle ebeveynlerin öfkeyle bebeklerini sallamaları sonucu oluşan ''sarsılmış bebek sendromu'' olgularının dörtte birinin öldüğünü, hayatta kalanların ise büyük çoğunluğunun nörolojik problemli olarak hayatlarını devam ettirmek zorunda kaldıklarını bildirdi. <br />
<br />
Avrupa ve ABD'de bu sendromun çok iyi tanınmasına karşın Türkiye'de çok fazla bilinmediğine dikkati çeken Yağmur, ''Sarsılmış bebek sendromu konusunda Türkiye'de yeterli çalışma yok. Bu, çoğu zaman hekimler tarafından da teşhis edilemeyerek atlanıyor'' dedi. <br />
<br />
Yağmur, söz konusu sendromun, anne, baba, bakıcı ya da bebeğin bakımını üstlenen bireylerin, bebeğin sürekli ağlaması sonucu çileden çıkarak, bebeği göğsün iki tarafından tutarak ileri, geri ve yana yaklaşık 240-260 derece sallaması sonucu ortaya çıktığını belirterek, şu bilgileri verdi: <br />
''Sarsılmış bebek sendromu daha çok 1 yaş altı çocuklarda görülmektedir. Bir yaş altı çocuklarda beyin gelişimini henüz tamamlamamış ve kıvam olarak daha yumuşaktır. Aynı zamanda bebeğin boyun kasları yeterince güçlenmemiştir. Sinir hücreleri etrafını bir koruyucu madde gibi saran miyelin kılıf gelişimini tamamlamamıştır. Damar yapısı yeterince sağlamlaşmamıştır. Çocuğun bu özelliklerinden dolayı, meydana gelen bir sarsmada beyni ciddi hasarlar görebilmektedir. Bu sarsmalar neticesinde kafa içi kanamalar meydana gelmekte, sinir sisteminde kopmalar oluşmakta, göz içi kanamalar ortaya çıkmakta, kemik kırıkları oluşabilmektedir. Genel olarak bu çocukların dörtte biri ölmekte, hayatta kalanlar da ise nörolojik problemler ortaya çıkmakta, körlük, hidrosefali, havale, mental gerilik durumları oluşabilmektedir.'' <br />
<br />
AİLELER FARKINDA DEĞİL<br />
Ailelerin bu şekilde çocuklarına zarar verdiklerinin farkında olmadıklarını dile getiren Yağmur, şöyle devam etti: <br />
''ABD'de olduğum süre içerisinde çalışmasına katkıda bulunduğum üç ölümlü vakanın üçünde de daha önce gittikleri hekimler, sarsılmış bebek sendromunu tanınamayıp başka tanılar düşünerek evlerine göndermiş. Daha sonra bu üç olgu şikayetlerin artması üzerine üniversite hastanesi acil servisine getirildiklerinde çok geç kalınmıştı ve ölüm gerçekleşmişti. Bu olgular ilk gittikleri sağlık merkezinde istismar yönünden şüphelenilip tanı konulabilseydi evine gönderilmeyip gerekli tedavi yapılarak ölümlerinin önüne geçilebilecekti. Daha sonra bu olgular sağlık çalışanlarınca atlanan istismar olguları olarak bilimsel makale olarak yayımlandı. Bu bebeklerden birinin babası ben ABD'den döndüğümde (kasten adam öldürmekten) yargılanıyordu. Kayseri'de de 2006 yılından sonraki dönemde 4-5 tane bebekte sarsılmış bebek sendromu olduğunu düşündük. Bunlardan iki tanesi maalesef öldü. Bu olgularla ilgili savcılığa gerekli bildirimler yapıldı. Mahkemelerinin devam ettiğini biliyorum. Bu tür olaylar ne yazık ki bizde de oluyor.'' <br />
<br />
Yağmur, ABD'de ''sarsılmış çocuk sendromuna'' neden olan travmaların yüzde 50'sinin bebeğin öz babası, yüzde 25'inin üvey babası ve yüzde 12'sinin öz annesi tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti. <br />
<br />
Türkiye'de bunun tam tersi olabileceğini dile getiren Yağmur, şunları anlattı: <br />
''Çünkü orada annelerin çalışma oranları son zamanlarda babalardan daha fazla, bu yüzden babalar genellikle evde çocukları ile kalıyor. Dolayısı ile babaların bebekleriyle geçirdiği süre daha uzun olmakta ve tahammül sınırları zorlanmaktadır. Bizde bu konuda bilimsel çalışma olmamakla birlikte annelerin istismar etme oranlarının daha yüksek olabileceğini düşünmekteyim. Çünkü bizde çocuklarla anneler daha çok vakit geçirmekte, bu süreç içerisinde annenin tahammül sınırı zorlanmakta, eşinden beklediği yeterli ilgi ve desteği de görememekte, sonuçta çocuğuna istemeden de olsa zarar verebilmektedir.'' <br />
<br />
EBELER EĞİTİM VEREBİLİR<br />
''Sarsılmış bebek sendromu'' konusunda birinci basamakta hizmet veren hekim, hemşire ve ebelere eğitim verdiklerini dile getiren Yağmur, ebelerin gebelikleri süresince ve doğum sonrası takip ettikleri anne adaylarına bu konuyla ilgili eğitim verebileceklerini söyledi. <br />
<br />
Yrd. Doç. Dr. Fatih Yağmur, sarsılmış bebek sendromunun nasıl önleneceğine ilişkin ABD ve Avrupa'da ailelere ve sağlık çalışanlarına eğitim veren birçok internet sitesi bulunduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı: <br />
''Bu sitelerde (stresinizi nasıl kontrol edersiniz, sürekli ağlayan bebeğinizle nasıl baş edersiniz veya bebeğinizi nasıl zarar vermezsiniz) gibi konularda birçok video veya metin bulmak mümkün. Örneğin (Çocuğunuz sürekli ağlıyor. Altını değiştirdiniz susmadı, beslediniz susmadı, doktora götürdünüz bir şey yok, ama hala ağlıyor. Siz çok gerginsiniz, birkaç gecedir aynı durum olmakta ve çok yorgunsunuz. Ne yapacaksınız?) Bu süreçte annenin, babanın ya da bakıcının bebeğin yanında kalması ona daha fazla zarar verebilir. Bu durumda çocuğu beşiğine bırakın ve odadan çıkın. Ağlasın. Siz yanında kalırsanız daha fazla zarar verebilirsiniz. Hatta siniriniz yatışmadıysa dışarı çıkıp dolaşın. Çocuk odasında ağlasın. 5 dakika ağlaması sizin yanında kalıp kendinizi kontrol edemeyerek yapacağınız bir durumdan daha fazla zarar vermeyecektir.'' <br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Alanya`da Kruvaziyer turizmi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50275--Alanya_da_Kruvaziyer_turizmi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50275--Alanya_da_Kruvaziyer_turizmi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:04:36</pubDate>
		<category><![CDATA[Alanya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50275--.html</guid>
		<description><![CDATA[Alanya'ya, ikisi İsrail'den, biri İngiltere'den 3 yolcu gemisi ile 1723 turist geldi. <br />
<br />
İsrail'in Hayfa Limanı'ndan hareket eden Mirage-1 adlı yolcu gemisi, bu yıl üçüncü kez Alanya Limanı'na demirledi. Gemiyle, 600 yolcu ve 220 mürettebat da Alanya'ya geldi. <br />
<br />
İsrail'den geçen yıllarda defalarca Alanya'ya gelen, Royal İris adlı gemi de bu yıl ilk kez Alanya'yı ziyaret etti. Geminin bağlı bulunduğu Mano Cruises şirketinin, Nisan ve Mayıs ayında yapılacak seferleri iptal etmesine rağmen geminin yeniden Alanya'ya gelmesi ilçede sevinçle karşılandı.<br />
 <br />
İngiltere'den hareket eden Saga Ruby adlı gemi de 397 yolcu ve 400 mürettebatı ile Alanya Limanı'na demir attı. Yaşlı ve zengin Avrupalı turistlerin bulunduğu gemi ile bugün ilçeye gelen gemi sayısı üçe ulaştı. Bu gemilerle Alanya'ya gelen 1723 yolcu ve mürettebata, iskelede kurulan stantlarda yiyecek ve içecek ikram edildi. <br />
<br />
Alanya Liman İşletmeleri ve Denizcilik AŞ (ALİDAŞ) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Müfit Kaptanoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, bir günde üç gemi ile bu kadar turistin gelmesinin sevindirici olduğunu söyledi. <br />
<br />
Son yıllarda, Alanya Limanı'na özellikle İsrail'den yoğun turist akışı olduğunu ve bunun da Alanya esnafına büyük katkı sağladığını belirten Kaptanoğlu, Alanya'ya seferlerini iptal ettiğini açıklayan Mano Curieses şirketinin de yeniden sefer düzenlemesinin sevindirici olduğunu söyledi. <br />
<br />
İsrailli turistlerin, Türkiye ile ilgili çekincelerinin giderek azaldığını belirten Kaptanoğlu, önümüzdeki hafta Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan bir heyetin İsrail'e giderek temaslar yapacağını ve güven ortamını daha da artıracağını dile getirdi. <br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Balık hafızayı güçlendiriyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50274--Balik_hafizayi_guclendiriyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50274--Balik_hafizayi_guclendiriyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:03:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50274--.html</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı ve dengeli beslenmede tüketilmesi önerilen balığın belleği güçlendirdiği, bu nedenle sınavlara hazırlananların bol bol balık yemesinin başarıyı kolaylaştıracağı bildirildi. <br />
<br />
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Beslenme Uzmanı Doç.Dr. Funda Elmacıoğlu, yüz binlerce öğrencinin katıldığı Öğrenci Seçme Sınavı, Seviye Belirleme Sınavı ile Kamu Personeli Seçme Sınavı gibi genel sınavlara hazırlananların beslenmelerine özen göstermeleri gerektiğini söyledi.<br />
<br />
''Beslenme konusunda birkaç basit kural sınav sırasında yaşanabilecek olumsuzlukları ortadan kaldıracaktır'' diyen Elmacıoğlu, şunları kaydetti:<br />
<br />
''Özellikle sınav öncesi dönemde mutlaka balık yenilmeli, ya da balık yağı takviyesi yapılmalıdır. Balık belleği güçlendirir, öğrenmeyi ve konsantrasyonu kolaylaştırır. Eğer balık yenilemiyorsa mutlaka her gün 500 miligram balık yağı kapsüllerinden alınmalıdır.''<br />
<br />
ŞEKER VE ÇİKOLATA BAŞARIYI ARTIRMAZ<br />
Elmecıoğlu, adayların sınav sabahı evlerinde mutlaka kahvaltı yapmaları gerektiğine de işaret etti. Kahvaltısında üzüm pekmezi, peynir, yarım yağlı süt ve yumurtadan oluşan protein ağırlıklı gıdalar alınmasını öneren Elmacıoğlu, tuzlu ya da tatlı ağırlıklı proteinsiz reçelli ekmek veya ballı ekmek yemenin yanlış olduğunu kaydetti.<br />
<br />
''Sınav öncesi ve sabahı tuzlu ve tatlı yiyecekler tüketilmesi özellikle sıcak havalarda sıvı kaybı meydana gelecektir. Sıvı kaybı hafızada karmaşa ve kararsızlık yaratır. Bunun için gerektiği oranda sıvı alınmalıdır. Şekerin ve çikolatanın başarıyı arttırıcı etkisi yoktur. Ayrıca sınava hazırlık dönemlerinde fazlaca gazlı içecek, çikolata ve şeker tüketimi bağırsak hareketlerini bozar ve huzursuzluğa neden olur.''<br />
<br />
Doç. Dr. Elmacıoğlu, ''dengeli ve programlı beslenmenin sadece sınav heyecanı içindeki kişilere değil hayatın normal akışı içindeki insanlarda da olumlu yansımaları olacağını sözlerine ekledi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>İyimser olanlar daha sağlıklı ve uzun yaşıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50273--Iyimser_olanlar_daha_saglikli_ve_uzun_yasiyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50273--Iyimser_olanlar_daha_saglikli_ve_uzun_yasiyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:01:38</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50273--.html</guid>
		<description><![CDATA[Bardağı boş ya da dolu tarafından görmenin, sadece kişinin hayata bakışını değil, uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesini de etkilediği belirlendi. <br />
<br />
ABD'de Pittsburg Üniversitesi tarafından yürütülen ve internette yayımlanan araştırma, iyimser yapının yaşamın zorlukları ve stresle mücadelede kişiye avantaj sağlamasının yanı sıra sağlıklı ve uzun yaşamın kapılarını da araladığını ortaya çıkardı.<br />
<br />
Kadın Sağlığı Girişimi Programı kapsamında 1994 yılında başlayan çalışmada, 100 bini aşkın 50 yaş ve üzerindeki kadınla görüşülerek, bu kişilerin karakter özellikleri tespit edildi ve sağlık durumları takibe alındı.<br />
<br />
Çalışmada, kötümserlerin kalp krizinden ölme riskleri, ''hayata daha pembe gözlükle bakanlara'' oranla yüzde 30, kansere yakalanma riskleri yüzde 23 daha fazla. Uzmanlar, benzer durumun yüksek tansiyon ve şeker hastalıkları için de söz konusu olduğunu belirtiyor.<br />
<br />
Sigara kullanımıyla kötümserlik arasında da ilişki olduğuna işaret edilen araştırmayı ekip adına kaleme alan Pittsburg Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görevli Doç. Dr. Hilary Trindle, şu ifadeleri kullandı:<br />
<br />
''Eğitim düzeyi, gelir düzeyi, yaşam alışkanlıklarınız farklı olsun, fiziksel olarak aktif olup olmayışınız, içki ya da sigara kullanıp kullanmadığınızdan bağımsız olarak, her durumda iyimser yapıdakilerin daha düşük riske sahip olduklarını gördük. Bu ilişkinin, tüm diğer faktörlerden bağımsız olması, araştırmayı yapan bizleri de şaşırttı.''<br />
<br />
Uzmanlara göre, ''çok az sayıda insanın şanslı şekilde iyimser olarak doğmasına karşın'', genelde iyimserlik, kötümser yapıda olanlar için bile, biraz gayret göstererek öğrenilebiliyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kadınlar artık sırt ve belden yağ aldırıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50272--Kadinlar_artik_sirt_ve_belden_yag_aldiriyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50272--Kadinlar_artik_sirt_ve_belden_yag_aldiriyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 10:00:32</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50272--.html</guid>
		<description><![CDATA[Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nedim Savacı, son dönemde kadınların daha güzel dekolte için sırt ve belden de yağ aldırmaya başladığını bildirdi. <br />
<br />
Prof. Dr. Savacı, yaptığı açıklamada, vücutta biriken yağlarından sporla kurtulmayı zahmetli bulan ya da yaptığı sporla bu yağları eritemeyenlerin plastik cerrahi uzmanlarına başvurduğunu söyledi. Bahar ayıyla birlikte yağ aldırma ameliyatlarının da artmaya başladığını anlatan Prof. Savacı, şöyle konuştu: "Yaza doğru en çok yağ aldırma ameliyatları yapıyoruz. Bir seferde 20-30 kilo yağ aldırmak isteyen kişiler de oluyor, ancak tek seferde 5-7 kilogram arasında yağ alabiliyoruz. Daha fazlası sağlık için risk oluşturuyor. Liposuction yöntemiyle yapılan yağ alma operasyonlarında vücutta hiçbir şekilde ameliyat izi kalmıyor. Bu operasyonların fiyatı, resmi hastanelerde ortalama 2 bin TL civarında. Ancak bazı özel hastanelerde bu fiyat 10 bin TL'ye kadar çıkabiliyor.''<br />
<br />
Estetik görünüm için eskiden, daha çok karın ve basenden yağ aldırmak isteyen kadınların kendilerine başvurduğunu ifade eden Prof. Dr. Savacı, ''Son dönemde kadınlar daha güzel dekolte için sırt ve belden de yağ aldırmaya başladı. Özellikle sırttan yağ aldıranların sayısı her geçen gün artıyor. Zaten bugünkü teknolojiyle vücutta istenilen her yerden yağ alabiliyoruz'' dedi.Prof. Dr. Savacı, yağ aldırma ameliyatlarının, burun, göğüs ve yüz estetiği gibi operasyonlara göre daha zor ameliyatlar olduğunu, vücudundan yağ alınan kişinin 1-2 gün içinde ayağa kalkabileceğini sözlerine ekledi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>İtalyada`ki deprem uzaydan böyle görüntülendi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50271--Italyada_ki_deprem_uzaydan_boyle_goruntulendi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50271--Italyada_ki_deprem_uzaydan_boyle_goruntulendi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 09:59:30</pubDate>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50271--.html</guid>
		<description><![CDATA[İtalya depreminin uzaydan görüntüsü dehşeti ortaya koydu. İki kent arasında tam 24 santimetrelik bir mesafe oluşmuş. <br />
<br />
İtalya'yı geçen 6 Nisan günü, sabaha karşı saat 04.30 sularında vuran şiddetli depremin şok dalgaları, uzaydan gelen görüntülerle ortaya çıktı.<br />
Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Envisat uydusu ile İtalyan Uzay Ajansı'nın COSMO ve SkyMed uydularının deprem anında özel bir radar sistemine bağlı olarak çektikleri görüntüler, deprem anında, depremin merkez üssünden yayılan şok dalgalarının, yer kabuğunu nasıl oynattığını ortaya koyuyor.<br />
SAR Interferometri tekniği kullanılarak oluşturulan "interferogram" adlı bu görüntü, depremin ve artçı şoklarının yer kabuğu üzerindeki etkilerini ortaya koyarken, toprağın 25 santim ötelendiği anlaşıldı.<br />
<br />
L'Aquilla ve Fossa kentleri arasında bulunan depremin merkez üssünden yayılan şok dalgalarının etkisiyle iki kent arasında şimdi 25 santimlik bir mesafe oynaması oluştuğu da belirtildi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Amerika'da esrarengiz virüs paniği</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50270--Amerika_da_esrarengiz_virus_panigi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50270--Amerika_da_esrarengiz_virus_panigi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 09:58:25</pubDate>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50270--.html</guid>
		<description><![CDATA[Meksika'da 81 kişi öldü, ABD’de de 8 kişide aynı virüs görüldü. Yetkililerden, 'kontrol altına alınamayabilir' açıklamasıyla birlikte 'uluslararası endişeye yol açan acil durum' ilanı geldi. <br />
<br />
Amerika kıtasında yeni bir grip virüsü endişesi yaşanıyor. <br />
Sars, Kuş Gribi derken şimdi de salgına neden olan virüsün domuz gribinin yeni bir türü olduğu düşünülüyor. Ancak bu kez hastalığa neden olan virüsün ortaya çıktığı yer Asya değil, Amerika kıtası. <br />
<br />
İlk defa ABD’nin Kaliforniya eyaletinde 2 çocukta görülen virüs, Meksika'da onlarca kişinin yaşamını yitirmesine neden olunca Meksika Devlet Başkanı Felipe Calderon kabinesini acil toplantıya çağırdı. <br />
<br />
20 milyon insanın yaşadığı başkent Meksiko City'de okullar, müzeler, kütüphaneler, devlete ait tiyatro ve konser salonları kapatıldı. <br />
İnsanlara tokalaşmamaları, birbirlerini öpmemeleri, ellerini sürekli yıkamaları tavsiye ediliyor. 500 bin grip aşısı da sağlık merkezlerine dağıtılıyor. <br />
<br />
Domuz, kuş ve insan gribi viruslerinin bir karışımı olan yeni tür virüsün daha önce görülmediği belirtiliyor. <br />
<br />
Amerikan Salgın Hastalık Önleme Merkezi Sözcüsü Thomas Abraham'a göre de virüsün insandan insana yayılan bir tür olması endişe verici. Bunun yanında merkez Tamiflu ve Relenza adlı ilaçların virüse karşı etkili olduğunu düşünüyor. <br />
<br />
ACİL DURUM İLAN EDİLDİ<br />
Salgınla ilgili daha önce, "Meksika ve ABD'de olanlardan endişeliyiz. ABD ve Meksika ve Kanada hükümetleriyle temas halindeyiz. Yardım teklif ettik ve takviye ekipler gönderdik" diyen Dünya Sağlık Örgütü, 'uluslararası endişeye yol açan acil durum' ilan etti. <br />
<br />
Uluslararası uzmanlardan oluşan Acil Durum Komitesi'nin toplantısında, mevcut durumla ilgili veriler değerlendirdi. <br />
<br />
Komite, kaydedilen vakalardaki klinik özellikler, epidemiyoloji ve viroloji bilgilerinde bazı boşluklar bulunduğu için durumu henüz 'genel salgın' olarak ilan etmedi. Ancak komite, tüm ülkelere, olağan dışı grip benzeri hastalıklar ve zatürre salgınlarını yakından incelemesini tavsiye etti. <br />
<br />
KONTROL ALTINA ALINAMAYABİLİR <br />
Amerikalı sağlık yetkilileri, domuz gribinin yayıldığını belirterek virüsün kontrol altına alınamayabileceği uyarısında bulundu. <br />
<br />
ABD Hastalıkları Denetleme ve Önleme Merkezi'nden Anne Schuchat, enfeksiyonların birçok toplulukta görülmesi nedeniyle, virüsü tek bir yerde tutmanın mümkün olmadığını düşündüklerini belirtti. Schuchat, daha fazla vakaya rastlanabileceğini söyledi. <br />
<br />
NEW YORK'TA 75 ÖĞRENCİYE TAHLİL YAPILDI<br />
ABD'nin New York kentinde domuz gribinin belirtilerinin görüldüğü bir grup öğrenciye tahliller yapıldığı bildirildi. <br />
<br />
New York sağlık yetkilileri, önceki günden bu yana 75 öğrenciye tahliller yapıldığını, ancak sonuçların henüz belli olmadığını belirtti. <br />
<br />
Öğrencilerden hiçbirinin hastaneye kaldırılmadığı belirtilirken, bu öğrencilerden çoğunun kısa zaman önce Meksika'ya gittiği iddia edildi ancak bu iddia doğrulanmadı. <br />
<br />
Öğrencilerin gittiği okulda yapılması planlanan kuruluş yıl dönümü kutlamalarının iptal edildiği, dezenfekte edilmesi için hafta sonu binanın kapalı olduğu bildirildi. <br />
<br />
Öğrencilerde solumun sorunları görüldüğü ancak belirtilerin hafif olduğu ifade edildi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Kepez’de Kırkpınar gibi yağlı pehlivan güreşleri</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50269--Antalya_Kepez_de_Kirkpinar_gibi_yagli_pehlivan_guresleri.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50269--Antalya_Kepez_de_Kirkpinar_gibi_yagli_pehlivan_guresleri.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 09:56:23</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50269--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kepez Belediye’sinin, sezonun ilk güreşleri olan ve şehitler ve gaziler anısına düzenlenen 5. İlkbahar Yağlı Pehlivan Güreşleri, 15 bine yakın izleyicinin, 37’si başpehlivan, 15 boyda 650 pehlivanın katılımıyla başladı. <br />
<br />
Geleneksel ata sporumuz yağlı pehlivan güreşlerinde ilk peşrev, Kepez er meydanında yapıldı. Pehlivanlar diyarı Antalya’nın Kırkpınarı olan Kepez Belediyesi’nin 5. İlkbahar Yağlı Pehlivan Güreş Şöleni başladı. Şehitler ve gaziler anısına gerçekleştirilen İlkbahar Yağlı Pehlivan Güreşleri, büyük ilgi gördü. Kepez Belediyesi Hasan Doğan Stadı’nda gerçekleştirilen güreş şölenini, birçok ilden ve Antalya’nın ilçelerinden gelenlerinde bulunduğu 15 bine yakın kişi izledi. Mevsimin ilk güreşleri olma özelliği taşıyan güreş şöleninde 37’si başpehlivan, 15 boyda 650 pehlivan mücadele ediyor.<br />
Kepez Belediyesi’nin 5. İlkbahar Yağlı Pehlivan Güreşleri, ünlü başpehlivanların katılımıyla, kıran kırana geçen güreşleriyle, davulcu, zurnacılarıyla, cazgırıyla Kırkpınar Güreşleri’ni aratmıyor. Güreş şöleninde ilk heyecan, küçük, yıldız ve orta boydaki pehlivanların karşılaşmalarında yaşandı. Geleceğin başpehlivanlarının mücadelesi, ilgiyle izlendi. Ata sporumuz güreşi gelecek nesle aktarmak amacıyla İlkbahar Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin beşincisini gerçekleştiren Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de, binlerce kişinin alkışları arasında Kepez er meydanı geldi. Tütüncü, Kepez Belediyesi İlkbahar Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin Ağası Yusuf İrenoğlu ile birlikte güreş alanını gezerek, halkı selamladı.<br />
Protokolün yerini almasının ardından Antalya Müftüsü Mahmut Yeleser, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitler, gaziler ve hayatını kaybeden güreşçiler için dua okudu. Duanın ardından Küçük, yıldız orta, tozkoparan ve diğer boylardaki güreşlerin ardından Kepez er meydanında başpehlivanlık mücadelesi başladı.<br />
Sezonun ilk yağlı pehlivan güreşini Kepez’de gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Hakan Tütüncü, ata sporumuz güreşe destek vermek, bu geleneksel güreşin gelecek nesle aktarılması amacıyla 5. İlkbahar Yağlı Pehlivan Güreşi’ni düzenlediklerini söyledi. Hem seyirci hem de pehlivan olarak güreş şölenine katılımın yüksek olmasının sevindirici olduğunu dile getiren Tütüncü, güreş şöleninin gelirini de şehit ve gazi ailelerine bağışlayacaklarını kaydetti. Tütüncü, “Bugün burada Ata sporumuzun en güzel örneklerinin sahnelen elenmesini istiyoruz. Ata sporumuz güreş binlerce yıllık mazisi olan bir sporumuz . Bu yönüyle geleneksel sporlarımızın en birincisidir. Biz de 4 yıldır gerçekleştirilen sezonun ilk güreşlerini beşincisini bu yıl da devam ettirelim dedik, devam ettiriyoruz. Kapsamını genişleterek heyecanı, coşkuyu büyüterek ve bu sporun güzelliğini toplumun her kesimine götürebilmenin gayreti içerisindeyiz. Bu amaçla Cumartesi akşamı gerçekleştirdiğimiz konserle hemşerilerimiz farklı bir heyecan yaşadılar. Bugün yine ikramımızın artırılması konuklarımızın daha güzel şartlarda ağırlanması gibi yeniliklerle bu sporu daha da tabana yayabilmenin gayretini gösteriyoruz. Kepez’in güreşleri, sezonun ilk güreşleri olması açısından çok önemlidir. Maliyeler çıkarıldıktan sonra kalan parayı da Antalya Şehit ve Gazileri Aileleri Derneği’ne bağışlıyoruz” şeklinde konuştu. <br />
Güreşlere Ak Parti Antalya Milletvekilleri Abdurrahman Arıcı, Mevlüt Çavuşoğlu, Kepez Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, meclis üyeleri, Kepez Belediye Başkan yardımcıları, Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Menderes Türel, Kepez Belediye eski Başkanı Erdal Öner, işadamları, bürokratlar ve çok sayıda güreşsever katıldı. <br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>10. Kumluca tarım ve seracılık festivali</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50268--10_Kumluca_tarim_ve_seracilik_festivali.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50268--10_Kumluca_tarim_ve_seracilik_festivali.html</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 09:53:10</pubDate>
		<category><![CDATA[Kumluca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50268--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kumluca'da bu yıl 10'uncusu düzenlenecek Tarım ve Seracılık Festivallerinin programı belli oldu. <br />
<br />
Kumluca Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya yaptığı açıklamada, bu yıl 10'uncusu gerçekleştirilecek Tarım ve Seracılık Festivalleri etkinliklerinde bazı değişiklikler yapıldığını bildirdi. Festivalin en önemli olgusu olan Yörük göçü ve domates güreşinin bu yıl yapılmayacağını hatırlatan Çetinkaya, bunun yanında yağlı güreşin iki gün ve konser programlarının ise fazlasıyla yapılacağını belirtti. Çetinkaya, şöyle konuştu: <br />
<br />
''Festivalde, zamandan kaynaklanan nedenle bazı değişiklikler yapmak zorunda kaldık. Yörük göçü ve domates güreşimizi bu yıl yapmayacağız. Çünkü özelikle Yörük göçünü hazırlamak için bir aydan fazla zamana ihtiyacımız oluyordu. Yörük göçü olmayınca domates güreşini de kaldırdık. Bunun dışında 29 Nisanda açılış töreni olacak. Her gün akşam konserler, çocuklar, gençler ve kadınlar için özel eğlence programları düzenlenecek. Yağlı güreşlerimiz bu yıl iki gün sürecek.'' <br />
<br />
Çetinkaya, festival süresince Yusuf Güney, Sinan Yılmaz, Tuğba Karakuş, Gülay, Gülşen ve Ferhat Göçer gibi sanatçıların konserler vereceğini bildirdi. <br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Bu ülkede artık Windows yasak!</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50267--Bu_ulkede_artik_Windows_yasak_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50267--Bu_ulkede_artik_Windows_yasak_.html</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 11:06:02</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50267--.html</guid>
		<description><![CDATA[Dünya üzerinde en çok kullanılan işletim sistemi kuşkusuz Windows; ama bu ülkede durum biraz farklı.<br />
<br />
Şu anda İran'da bilgisayar programları sokaklarda özgürce satın alınabiliyor. İran da resmi olarak Windows işletim sistemini bırakıp, yerine Linux'a geçmeye karar veren ülkelerden biri oldu. Devletin bilişim konularında yetkili ismi olan Mohammad Sephery-Rad, bu kararın uzun süreli politik ve güvenlik değerlendirmeleri sonucunda alındığını açıkladı.<br />
<br />
İlk akla geldiği gibi İran'ın Windows'u terk etme sebebi, arasının pek de iyi olmadığı ABD'ya ait bir ürünü kullanmayı reddetmek değil, gerçek sebep temellerini çok daha rasyonel bir düşünceden alıyor . Şu anda İran'da yazılım konusunda yürürlükte olan bir telif yasası bulunmuyor. Bu yüzden ülke çapında tüm Windows işletim sistemleri kopya olarak ve özgürce dağıtılabilir. Fakat Dünya Ticaret Örgütü'ne girmek isteyen İran için bu çok da parlak bir durum değil. Sephery-Rad, eğer Dünya Ticaret Örgütü'ne girebilmek için ülkede aktif olarak kullanılan tüm Windows işletim sistemlerine lisans almak gerekecek olursa, 1 milyondan fazla PC için milyonlarca dolar yatırım yapmak gerekeceğini söylüyor.<br />
<br />
Sephery-Rad, bu çapta bir yatırım yapmak yerine Windows'un ücretsiz alternatifi Linux'u ülke çapında kullanmaya başlamanın çok daha mantıklı olduğu görüşünde. Üstelik bu sayede açık kaynak kodlu Linux üzerinde istedikleri tüm değişiklik ve geliştirmeleri de yapma imkanları olabilecek. Sephery-Rad'ı en çok düşündüren konu ise yıllardır Windows kullanmaya alışmış halkın, bu geçiş sürecine hızla adapte olup olamayacakları. (CHİP) ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Kemer`de Alkol komasına giren genç öldü</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50266--Antalya_Kemer_de_Alkol_komasina_giren_genc_oldu.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50266--Antalya_Kemer_de_Alkol_komasina_giren_genc_oldu.html</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 10:59:40</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50266--.html</guid>
		<description><![CDATA[Almanya`dan tatil için Kemer`e gelen 11 öğrenciden 5`i, konakladıkları otelde aşırı alkol alınca biri öldü, 4`ü de tedavi altına alındı.<br />
Almanya`da öğrenim gören Türk ve Alman 11 öğrenci ve bir öğretmen, 22 Martta Kemer`e gelerek, ilçe merkezindeki bir otele yerleştiler.<br />
<br />
Öğrencilerden Jean Piere Follkovt (18), Jan Lange (18), Dustin Krabbe (18), Hendrik Barkow (18) ve Rafael Neca (21) dün gece, otel yakınlarındaki bir marketten votka satın alarak odalarında içmeye başladılar. Aşırı alkol alan Alman öğrencilerden Rafael Neca`nın, bir süre sonra hareketsiz kalması üzerine diğer öğrenciler otel yetkililerine haber verdiler. Otelin karşısındaki Özel Anadolu Hastanesinden gelen sağlık ekipleri, alkol komasına girdiği sanılan Rafael Neca`ya ilk müdahaleyi yaptı. Ancak Rafael Neca`nın olay yerinde öldüğü belirlendi.<br />
<br />
Çok miktarda alkol aldıkları öne sürülen diğer Alman öğrencilerden Jean Piere Follkovt, Jan Lange, Dustin Krabbe ve Hendrik Barkow da Kemer Anadolu Hastanesinde tedavi altına alındı. Sağlık durumunun ağır olduğu belirtilen Jean Piere Follkovt ile Jan Lange ilk müdahalenin ardından Antalya Anadolu Hastanesine sevk edildiler.<br />
<br />
-İDDİALAR-<br />
<br />
Öğrencilerden bir grubun, tatilin ilk günlerinden itibaren çok miktarda alkol almaları ve gürültü yapmaları üzerine öğretmenleri tarafından birkaç kez uyarıldıkları öğrenildi. Otel yönetiminin bunun üzerine bu gençlere alkol servisini yasakladığı, bu nedenle gençlerin, gizlice dışarıdan odalarına alkol soktukları belirtildi.<br />
<br />
Almanya`dan gelen öğrenci grubu arasında yer alan ve adını açıklamayan Türk asıllı bir genç kız, AA muhabirine, `22 Marttan beri oteldeyiz. Vefat eden arkadaşımız geldiğimiz günden beri içiyordu. Geçtiğimiz salı günü öğleden sonra öğretmenimiz ona içkiyi yasaklamıştı. Birkaç kez de uyardı. Dinlemedi. Dışarıdan içki almışlar. Geçtiğimiz akşam da odalarında çok gürültü yaptılar. Öğretmen bu konuda da uyarmıştı` dedi.<br />
<br />
Otel Genel Müdürü Osman Kafadar da AA muhabirine, Alman gencin ölümüyle ilgili çelişkili bilgiler bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:<br />
`Öğrenciler, sürekli farklı şeyler söylüyor. Bir öğrenci, ölen ve tedavi altına alınan Alman gençlerin parfüm de içtiklerini, bir diğeri uyuşturucu hap aldıklarını iddia ediyor. Bir başkası da uyuşturucu kullandıklarını öne sürüyor. Biz alkolden şüphelendik. Otelden bu gençlere alkol servisi yapılması yasaklanmıştı. Vefat eden gencin ilk günlerdeki aşırı alkol tüketiminden sonra son 24 saattir alkol almadığını biliyorduk. Olaya Cumhuriyet Savcılığı el koydu. Savcılık, odada bulunan bir içki şişesine el koymuş. Dışarıdan odaya içki getirdikleri anlaşılıyor. Ama henüz net bir bilgi yok. Çünkü sağlıklı bilgi alamıyoruz. Bu öğrenciler geldiklerinden beri otel çalışanlarını da çok uğraştırdı.` ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Sağlıklı bilinen sağlıksız gıdalar</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50265--Saglikli_bilinen_sagliksiz_gidalar.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50265--Saglikli_bilinen_sagliksiz_gidalar.html</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 10:51:45</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50265--.html</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu kişinin sağlıklı olarak bildiği bir çok gıda aslında bizlere zarar vererek, normalin üzerinde kalori almamıza ve şişmanlamamıza neden oluyor:<br />
<br />
Foxnews.com'daki habere göre bazı gıdalarla ilgili aşağıdaki hususlara çok dikkat etmek gerekiyor.<br />
<br />
1. Kahvaltılık tahıl gevreği, sağlığına ve kilosuna dikkat eden insanların kullandığı bir gıda olarak biliniyor, fakat tahıllar da kendi başına gerçekten hayli kalorili olabiliyor. İçinde hindistan cevizi yağı, şeker, ceviz ve diğer yüksek kalorili gıdalar bulunan kahvaltılık tahıl gevrekleri yüksek oranda doymuş yağ içeriyor.<br />
<br />
2. Donmuş ana yemekler düşük kalorili ve kullanıma hazır, ancak yüksek oranda işlenmiş olan bu gıdalarda tuz oranı yüksek. Bu gıdaların birçoğunda 600 mg'dan fazla tuz bulunuyor ve porsiyonlar gerçekten çok küçük ve doyurucu değil. Akşam yemeğinde bunlardan 1 tabak yiyorsunuz ve birkaç saat sonra tekrar acıkıyorsunuz.<br />
<br />
3. Protein barlar aslında abartılmış şeker barları oluyor. Yüksek oranda kalori ve yağ içeriyorlar ve açlığı bastıracak kadar doyurucu değil. Bunun yerine salata barları tercih edin. Balzamik sirkeyle birlikte marul, enginar ve brokoliden oluşan bir salata hazırlayabilirsiniz.<br />
<br />
4. Fiyonk şeklindeki tuzlu krakerler az yağ içeriyor ve besleyici değeri de düşük. İçinde kalori bulunmayan tuzlu krakerler sağlıksız, şeker içerdikleri için sizi acıktırıyorlar ve aşırı yemenin bir sonucu olarak kilo almanıza yol açıyorlar.<br />
<br />
5. Küçük kekler de genellikle 600 kalori içeriyor. Fakat kılık değiştirmiş kekler ve özellikle iki ölçü çikolata dilimli kekler ise yüksek kalori içeriyor. Hatta kepekli kekler bile çok yoğun ve yüksek kalorili. Aynı şey çörekler için de geçerli. İnsanlar çöreklerin tatlı olmadığını ve bu nedenle sağlıklı olduğunu düşünüyorlar, ancak çörekler yağ dolu.<br />
<br />
6. Salça yüksek oranda likopen içeriyor. Dünyadaki tüm likopenler, pizzanın sağlıklı bir gıda olduğu konusunda ikna edici değil. Mozarella peyniri ise iyi bir kalsiyum kaynağı, aynı zamanda kalorisi yüksek. Orta boy bir pizza 600-700 kalori içeriyor.<br />
<br />
7. Dünyada Japon mutfağının sağlıklı olduğu bilinen bir gerçek, ancak bu yemeklere krema, peynir, avokado gibi değişik tatlar eklendiğinde kalorisi ve yağ oranı artıyor ve şişmanlatıyor.<br />
<br />
8. Organik gıdalar koruyucu ve tarım ilaçlarından arındırılmış olabiliyor, ancak bu kalorisiz oldukları anlamına gelmiyor. Organik patatesten cips yapılınca içindeki yağlar yok olmuyor.<br />
<br />
9. Ton balıklı sandviç sizce diyet bir öğle yemeği mi? Tekrar düşünün. Restoranlarda servis edilen orta boy bol malzemeli ton balıklı sandviç 700 kalori ve 43 gram yağ içeriyor.<br />
<br />
10. Bu kalp dostu tekli doymamış yağ bile kalori ve yağ bakımından zengin. 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da farlı bir yağ 120 kalori ve 14 gram yağ içeriyor. Ekmeğinizi zeytinyağına bandırmak yerine üzerine margarin sürerek yemelisiniz. Çünkü ekmek sünger gibi yağı çekiyor. Bu nedenle ekmeğin üzerine sürülen bir parça yağ, daha fazla zeytinyağı yemekten daha iyi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kilo verme hırsı, kalp sağlığını bozuyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50264--Kilo_verme_hirsi_kalp_sagligini_bozuyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50264--Kilo_verme_hirsi_kalp_sagligini_bozuyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 10:49:40</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50264--.html</guid>
		<description><![CDATA[Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Beyhan Eryonucu, zayıflamak amacıyla yapılan ağır egzersizlerin kalp sağlığını tehdit ettiğini söyledi.<br />
<br />
Dünyada ve ülkemizde ölüm sebeplerinin başında kalp-damar hastalıkları geliyor. Aşırı sigara tüketimi, sağlıksız beslenme, özellikle küçük yaşlarda fast-food tarzı yiyeceklere yönelme ve stres gibi etkenler son yıllarda kalp-damar hastalıklarında gözle görülür artışa sebep oldu. Kalp sağlığını olumsuz yönde etkileyen önlenebilir risklerin ortadan kaldırılması kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümleri yüzde 80 gibi önemli oranda azaltıyor. Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Beyhan Eryonucu'ya göre; hayvansal yağ ve kırmızı et tüketimi azaltılarak, sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmesi kalp hastalığı riskini en aza indiriyor. Ya da kalp ve damar hastalıkları riski çok fazla olan hareketsiz yaşam tarzı olan kişilerde de günlük 30 dakikalık yürüyüş kalp hastalığı riskini düşürüyor. Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Beyhan Eryonucu, beslenme şeklinin kalp hastalıkları ile doğrudan bağlantısı bulunduğunu belirtti. Prof. Dr. Eryonucu, özellikle kolesterolün vücudun bütün hücrelerinde bulunan yağ benzeri bir madde olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "Kolesterolün kanda fazla miktarda bulunması zararlı. Çünkü kişinin kolesterol düzeyi ne kadar yüksekse, kalp hastası olma ihtimali de o kadar yüksek. Bu nedenle biz insanımıza kalp ve damar sağlığı açısından gelişigüzel beslenmemelerini öneriyoruz. Bu yüzden etlerdeki yağlar pişirilmeden önce mutlaka ayırılmalı. Sakatat tüketimi de en alt düzeye indirilmeli. Sosis, salam, sucuk gibi işlenmiş et ürünleri az tüketilmeli. Koyun ve sığır eti yerine, tavuk ve balık eti tercih edilmeli. Kızartma yerine ızgara, haşlama gibi pişirme şekilleri kullanılmalı. Mümkün olduğunca tam tahıllı çeşitler seçilmeli. Ekmek, pirinç, patates, taneli tahıllar ve kahvaltılık tahıl gevrekleri gibi nişastalı gıdalar daha sık yenilmelidir."<br />
<br />
Kalbi yormayan, yürüyüş gibi hafif egzersizlerin kalp sağlığı açısından daha faydalı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Beyhan Eryonucu, beslenme şekli ve kilonun normal sınırlarda olmasının kalbin yorulmaması için önemli olduğunu belirterek, "Spor, tansiyonunuzu düşürerek ve HDL yani iyi kolesterolü artırarak kalp sağlığınızı korumanızı sağlar, ek olarak kötü kolesterolün düşmesine ve tip 2 diyabete (şeker hastalığına) yakalanma riskinizi azaltmaya yardımcı olur." dedi. Günümüzde zayıflamak için yapılan ve kalple birlikte iskelet sistemini de yoran ağır egzersizleri eleştiren Eryonucu, "Biz bunun yerine; tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklete binme, hafif tempolu koşma gibi egzersizleri tavsiye ediyoruz. Özellikle bilinen kalp hastalığı olan kişilerin egzersiz programlarını doktorları ile görüşerek planlamaları gerekmektedir." dedi.<br />
<br />
Kalp hastalığının erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görüldüğüne değinen kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Beyhan Eryonucu aşırı stresli kişilerin kalp hastası olma riskinin normal kişilere göre 3 kat, kalp krizinden ölme riskinin ise 5 kat fazla olduğunu belirtti.<br />
<br />
Kalp krizi nasıl belirti veriyor?<br />
<br />
Göğsün orta kısmında başlayan ezici, sıkıştırıcı, yanma tarzında göğüs ağrısı.<br />
<br />
Çarpıntı, nefes darlığı, çabuk yorulma, baygınlık hissi, terleme, nabızda zayıflama, ayaklarda şişme, bayılma ve dudaklarda morarma.<br />
<br />
20 yaşın üzerindeki kişiler, kan kolesterol düzeylerini bilmeli ve bunun gerektirdiği yaşam tarzı değişikliklerini uygulamalı.<br />
<br />
Özellikle anne, baba veya kardeşlerinde erken yaşta kalp hastalığı olduğu bilinen kişiler ve şeker hastaları mutlaka kan kolesterollerini ölçtürmeli ve gereken önlemleri almalı.<br />
<br />
40 yaşını geçmiş kişilerin bir kardiyoloji uzmanına gözükmesi ve çıkan sonuçlara göre doktorunun önerdiği sıklıklarda kontrole gelmesi şart. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Japonlar döneri sevdi, Tokyo'da tesis kuracak</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50263--Japonlar_doneri_sevdi_Tokyo_da_tesis_kuracak.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50263--Japonlar_doneri_sevdi_Tokyo_da_tesis_kuracak.html</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 10:48:34</pubDate>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50263--.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzakdoğu'nun en gelişmiş ülkesi Japonya'dan her yıl binlerce turist Türkiye'ye geliyor. Türk mutfağını dünyanın en iyi üç mutfağından biri kabul eden Japonlar, özellikle döneri çok beğeniyor.<br />
<br />
Japonların bu beğenisinden yola çıkan Tokyo'daki Türk girişimcilerden Soner Öner de Bereket Döner'le birlikte döner tesisi kuruyor. Fizibilite çalışmaları tamamlanan tesisin 2010 yılı içinde faaliyete geçmesi bekleniyor. Baharu Corparation'un kurucusu Öner, üretilecek dönerlerin restoran, otel ve büfe gibi yerlere verileceğini anlattı. Tokyo'da faaliyet gösteren en büyük Türk gıda şirketi Baharu, aynı zamanda Japonların en büyük havayolu şirketi JAL'ın first class yolcularına ikram edilmek üzere hellim peyniri ve incir de satıyor.<br />
<br />
Soner Öner, şirketlerinin kuruluşunu ve pazardaki durumunu anlattı. Buna göre, Türkçe 'bahar' ile Japonca köprü anlamına gelen 'haru' kelimelerinin bir araya getirilerek adı konulan şirket, Japonya'daki Türklere internet üzerinden satış yapmak üzere kuruldu. Kuru üzüm, incir, zeytinyağı ve benzeri ürünleri internet üzerinden satan şirket, akabinde Tokyo'nun en merkezî yerlerinden Shincuku'da küçük market açtı. Talebin artması üzerine perakende satıştan vazgeçen şirket, bir showroom kiralayarak toptan satışa geçti. İlk başta çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu göçmenlere ürün satan Baharu, Japonların da dikkatini çekti. İlgisini Japon alıcılara yönelten şirketin bugün müşterilerinin yüzde 85'ini Japonlar oluşturuyor. Şirket, Japonların Türk dönerine karşı ilgisini de fırsata çevirerek döner tesisi kurmaya karar verdi. Şirket, döneri de perakende satmak yerine restoran, otel gibi yerlere dağıtacak.<br />
<br />
Japonya'nın yıllık gıda ithalatının 80 milyar doları aştığını ve G-8 ülkeleri arasında kendi kendine yetme oranı yüzde 37 ile en düşük seviyede bulunduğunu söyleyen Öner, bu anlamda Türk şirketleri için de önemli fırsatlar doğduğunu vurguluyor. Ancak pazarın zor ve sabır isteyen bir çalışma gerektirdiğinin altını çizen Öner, kendilerinin de bazen bir şirkete ürün kabul ettirmek için 2-3 yıl uğraştıklarını dile getirdi. Japonlar iş disiplini, zamanında teslim ve kalite konularından taviz vermiyor. Bu sebeple şirket daha önce 80 kalem ürün satarken tedarikte doğabilecek sıkıntılar sebebiyle rakamı 30 kaleme düşürmüş. Japon gıda perakende pazarında yer alabilmek için de ağırlığını, Türkiye'nin güçlü olduğu ürünlere verdi. Zeytinyağı, ayçiçeği yağı, makarna, salça, incir, kuru üzüm ve benzeri ürünler satılıyor. Şirket şu anda en elit mağaza zincirlerine Türk ürünlerini veriyor. Şirketin ürün sattığı şehirler arasında ise Tokyo, Osaka, Nagoya gibi yerler var. Japon alıcılara karşı elini güçlendirmek isteyen şirket bir süre önce de Panasonic'in 25 yıla yakın zamandır Türkiye temsilciliğini yapan işadamı Ayhan Bermek'le ortak oldu. Şirketin çoğunluk hisseleri Bermek'e satıldı. Türkiye'den Tamek, Orkide, Bahçıvan, Arbella gibi markalarla çalışan Soner Öner ve ekibi, uzun yıllar üretici firmaların markaları satış yaparken geçen yıl kendi markası Japonların karşısına çıkma kararı aldı. Japonca 'tamam güvenilir' anlamına gelen 'Marre' markasının tanıtımı için ülkenin en büyük ajansı ile anlaştı. Dört depodan dağıtım yapan şirketin müşterileri arasında Japonların en büyük havayolu şirketlerinden JAL da var. JAL'ın 'first class' yolcularına ikram edilmek üzere hellim peyniri ile kuru incir satılıyor. Öner, Japonların 'kızarmış peynir' tadını ilginç buldukları için bu ürünün talep edildiğini anlattı. Zeytinyağının son yıllarda büyük ilgi gördüğünü belirten Öner, "Pazarda İspanyol ve İtalyan markalar etkin. Türk zeytinyağını yeni yeni tanıyorlar. Japonlar da artık iyi zeytinyağının Türkiye'den geldiğinin farkında." diye konuştu. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Fazla macun kullanmak diş etlerini eritiyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50262--Fazla_macun_kullanmak_dis_etlerini_eritiyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50262--Fazla_macun_kullanmak_dis_etlerini_eritiyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 10:47:20</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50262--.html</guid>
		<description><![CDATA[Diş sağlığını korumada önemli bir yeri olan macunun fazlası diş etlerine zarar veriyor.<br />
<br />
Aşırı kullanılan diş macununun ağızdan tamamen temizlenmesinin mümkün olmadığını belirten diş hekimi Sadettin Pay, "Fazla macun, içeriği sebebiyle diş etlerinin erimesine sebep oluyor." dedi.<br />
<br />
Ağız ve diş temizliğinin hem hijyen hem de estetik açıdan çok önemli olduğunu kaydeden Pay, bu konuda ciddi hatalar yapıldığını söyledi. Daha temiz dişler için daha fazla macun kullanımının yanlışlığına değinen Pay, "Dişleri macun değil, fırça temizliyor. Macun sadece temizliği kolaylaştırıyor. Çok kullanıldığında ise diş etlerini eritiyor. Bu da hem estetik açıdan kötü bir görüntü oluşturuyor hem de ağız sağlığını tehdit ediyor." diye konuştu. Fırçalama süresinin de kısa olması gerektiğini vurgulayan Sadettin Pay şu uyarılarda bulundu: "Diş fırçalanırken kesinlikle fazla bastırılmamalı. Diş ve diş etlerinde sorun olmayanlar orta-sert fırça, diş etleri kanayanlar ise yumuşak fırça tercih etmeli. Fırçalama süresi 3 dakikayı geçmemeli. Etkili fırçalama diş etinden dişe doğru süpürme tarzında yapılan fırçalamadır. Fırçalama sırasında yanağın iç kısmı ve dilde yoğun bakteri birikeceğinden yanaklar ve dil de fırçalanarak temizlenmelidir." ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Erken prostat testi, ölüm riskini azaltıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50261--Erken_prostat_testi_olum_riskini_azaltiyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50261--Erken_prostat_testi_olum_riskini_azaltiyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 10:46:16</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50261--.html</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları, prostat kan testinin (PSA) erken yaptırmanın, hastalardaki ölüm riski oranını yüzde 20 azalttığını bildirdi.<br />
<br />
Üroloji Haftası nedeniyle İsveç'in başkenti Stockholm'de yapılan uluslararası konferansta ilginç bulgular ortaya konuldu. Bilim adamları, prostat bezindeki aktiviteyi ölçmek için yapılan bir kan testi olan PSA'yı denemeyen çok sayıdaki hastaya prostat teşhisi konulduğunu ve hastaların gereksiz yere tedavi gördüğünü, bunun da gereksiz bir masraf olduğunu açıkladılar. Lund Üniversitesi Tıp Laboratuvarı'ndan Hans Lilja, "Elli yaş ve üzerindeki erkeklerde prostat kanserinden ölümler PSA testi ile azaldı." dedi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Bilgisayar ve mobilyada KDV indirimi bugün başlıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50260--Bilgisayar_ve_mobilyada_KDV_indirimi_bugun_basliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50260--Bilgisayar_ve_mobilyada_KDV_indirimi_bugun_basliyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 10:44:19</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50260--.html</guid>
		<description><![CDATA[Beşinci ekonomik paket çerçevesinde bazı sektörlerde KDV oranları ile tapu harçlarının düşürülmesini öngören değişiklik bugünden itibaren uygulanmaya başlıyor.<br />
<br />
Söz konusu değişiklikle ilgili karar dün Resmi Gazete'de yayımlandı. 30 Haziran'a kadar sanayi makineleri, mobilya sektörü ve bilgisayar ürünlerinde de KDV oranı ile tapu harçları indirildi. Buna göre bina ve bağımsız bölüm şeklindeki işyeri satışından alınan yüzde 18'lik KDV üç aylığına yüzde 8'e indirildi. Konut, işyeri ve diğer gayri menkullerin alım satımlarından alıcı ve satıcının her birinden binde 15 oranında alınan tapu harcı da 3 aylığına binde 5'e düşürüldü. Vatandaşların eşyasını yenilemesi ve mobilya sektöründe talebin canlandırılıp stokların eritilmesi için, ev ve ofis mobilyasında yüzde 18'lik KDV de üç aylığına yüzde 8'e çekildi. Bilişim çağında gençlerin en geniş şekilde yararlanması, stokların eritilip piyasanın canlandırılması amacıyla bilgisayar, bilişim, büro makinelerinden alınan yüzde 18'lik KDV üç aylığına yüzde 8'e indi. Yatırımı canlandırmak için KOBİ'lerin kullandığı bazı sanayi ve iş makinelerinin alımında uygulanan yüzde 18 KDV üç aylığına yüzde 8'e düşürüldü. İndirimlerin mobilya, bilgisayar ve inşaat sektörlerine canlılık getirmesi bekleniyor. 5. ekonomik paketin maliyetinin 900 milyon lira olacağı hesaplanmıştı. İnşaat sektörünün büyüklüğü sebebiyle en büyük maliyetin işyeri ve gayrimenkul satışları ile tapu harçlarındaki indirimden kaynaklanacağı öngörülüyor. Bu kalemdeki vergi kaybının 500 milyon lira olacağı düşünülüyor. Geri kalan 400 milyon liralık maliyetin ise diğer tedbirlerden oluşması bekleniyor. Öte yandan, daha önce açıklanan birinci paketin ortalama büyüklüğü 11,4 milyar, ikinci paketin büyüklüğü 15,8 milyar, üçüncü paketin ortalama maliyeti 5,6 milyar, dördüncü paketin bütçeye maliyeti de 2,7 milyar lira olarak belirlenmişti.<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya - Samsun seferleri 28 Mart`ta başlıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50259--Antalya_Samsun_seferleri_28_Mart_ta_basliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50259--Antalya_Samsun_seferleri_28_Mart_ta_basliyor.html</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2009 15:21:22</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50259--.html</guid>
		<description><![CDATA[Sunexpress Havayollarının Antalya-Samsun seferleri 28 Mart'ta başlıyor. <br />
<br />
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, genel müdürlük tarafından onaylanan uçuş programına göre, Sunexpress, Antalya'dan Samsun'a Pazar günleri sefer düzenleyecek. Antalya'dan saat 19.55'te kalkan uçaklar, saat 21.20'de Samsun'a varacak. Samsun'dan 21.50'de kalkacak uçaklar ise Antalya'ya saat 23.20'de iniş yapacak. <br />
<br />
Açıklamada, Ulaştırma Bakanlığının Bölgesel Havacılık Politikası çerçevesinde çeşitli iller arasındaki uçuşları içeren çapraz uçuşlar kapsamında verilen izinle, Antalya-Samsun arasında ilk kez havayolu bağlantısı kurulmuş olacağı bildirildi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya`da Titreyengöl için yeni projeler</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50258--Antalya_da_Titreyengol_icin_yeni_projeler.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50258--Antalya_da_Titreyengol_icin_yeni_projeler.html</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2009 15:20:12</pubDate>
		<category><![CDATA[Side]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50258--.html</guid>
		<description><![CDATA[Titreyengöl - Sorgun Turizm Yatırımcıları Birliği (TİSOYAB) Başkanı Sait Güneri, yeni projelerle bölgeyi canlandıracaklarını söyledi<br />
<br />
TİSOYAB Başkanı Güneri, gazetecilere yaptığı açıklamada, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi`ne hazırlattıkları proje kapsamında gölde çalışmaların başladığını ifade etti. <br />
<br />
Gölü, çevreyle uyumlu şekilde denizle buluşturacaklarını ve sarmaşıklardan kurtaracaklarını dile getiren Güneri, `Titreyengöl`de bisiklet ve yürüyüş yolları, balık tutma alanları, futbol ve tenis sahaları, eğlence alanları ve anfi tiyatro gibi turistlerin ve halkın yararlanabileceği yeni mekanlar oluşturacağız` dedi. <br />
Sorgun ormanının korunması için de proje hazırladıklarını belirten Güneri, Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu`na müracaatta bulunduklarını kaydetti. <br />
Ormanı tamamen çevirerek belirli noktalara yangın kuleleri kuracaklarını ve kameralarla bölgeyi izleyeceklerini vurgulayan Güneri, ekolojik dengeye uygun koşu, yürüyüş, bisiklet yolları ve kır kahvesi yapmayı planladıklarını sözlerine ekledi. ]]></description>
		</item>
	</channel>
</rss>
