<?xml version='1.0' encoding='utf-8'?><rss version="2.0">
<channel>
	<title>Antalyamiz.com RSS Servisi</title>
	<link>http://www.antalyamiz.com</link>
	<description>Antalya Şehir Portalı - Antalyamiz.COM</description>
	<language>tr</language>
	<copyright>www.antalyamiz.com</copyright>
	<webMaster>info@antalyamiz.com</webMaster>
	<generator>Sezai.NET CMS v2.0</generator>

	<image>
		<title>www.antalyamiz.com</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com</link>
		<url>http://www.antalyamiz.com/images/antalya_logo_5.jpg</url>
		<width>250</width>
		<height>100</height>
		<description>Antalya Şehir Portalı</description>
	</image>
		
		<item>
		<title>İsmet İnönü Kentsel Yaşam Alanı` kazıları başladı	</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50393--Ismet_Inonu_Kentsel_Yasam_Alani_kazilari_basladi_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50393--Ismet_Inonu_Kentsel_Yasam_Alani_kazilari_basladi_.html</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50393--.html</guid>
		<description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi`nin Okullar Bölgesi`nde hayata geçireceği `İsmet İnönü Kentsel Yaşam Alanı` projesinde kazı çalışmaları başladı. Alan, yeni bir kent meydanına dönüştürülüyor.<br />
<br />
Yeraltına katlı otopark, üzeri kentsel yaşam alanı olacak projenin bir yıl içerisinde tamamlanması hedefleniyor.Antalya Büyükşehir Belediyesi, Ali Çetinkaya Caddesi ile Balbey Mahallesi arasındaki alana `İsmet İnönü Kentsel Yaşam Alanı` projesini hayata geçiriyor. Büyükşehir Belediyesi, 13 Eylül`de 7 milyon 779 bin 352 liraya ihale ettiği proje kapsamında, 8 bin 560 metrekare alanda yeraltına toplam 12 bin 650 metrekareden oluşacak 3 katlı yeraltı otoparkı inşa edecek. Proje, kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan İnönü İlköğretim Okulu, İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi ve Doğumevi binalarının bulunduğu alanın düzenlemesini, bölgenin ihtiyacı olan otopark sorununa çözüm bulunmasını, rekreasyon ve sosyal alanların tarif edilerek işlevinin belirlenmesini içeriyor.<br />
<br />
<b>KENT MEYDANI OLACAK</b><br />
İsmet İnönü Kentsel Yaşam Alanı, bu projeyle rekreasyon alanları, çay bahçeleriyle desteklenip, su-yeşil alan-yaya yolları ile bir bütünlük içinde tasarlanarak, yeni buluşma noktası olacak bir kent meydanına dönüştürülüyor. Oluşturulacak kent meydanının altında 24 otobüs, 3 minibüs ve 114 otomobil kapasiteli 3 katlı otopark yer alıyor. Projede yıkılan yapıların anı izlerinin gelecek nesillere aktarılması da amaçlanıyor. Proje alanında bulunan havuz, heykel gibi tasarım öğeleri ve okul bahçesinde oynayan çocuklar ile okul kapısında bekleyen annelerin telaşlı halleri hatırlatılırken, eski Doğumevi binasının heyecanlı bekleyişleri hikaye ediliyor. Önümüzdeki günlerde temel atma töreni de düzenlenecek projenin, bir yıl içerisinde tamamlanması hedefleniyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Aquarium`un temeli atıldı	</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50392--Antalya_Aquarium_un_temeli_atildi_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50392--Antalya_Aquarium_un_temeli_atildi_.html</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50392--.html</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın sayılı akvaryum projelerinden biri olacak Antalya Aquarium`un temeli törenle atıldı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, kente  bu vizyon projeyle yeni bir cazibe merkezi kazandıracaklarını vurguladı.<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi`nin, Arapsuyu Olbia Kanyonu`nda yap-işlet-devret modeliyle yaptırdığı dünyanın ve Avrupa`nın en önemli akvaryumlarından biri olacak Antalya Aquarium`un temeli düzenlenen törenle atıldı. Akvaryum, ziyaretçilerin iyi vakit geçirebileceği ve sualtı dünyası hakkında detaylı bilgi alabileceği, dünya standartlarında bir kompleks olacak. Kompleks tamamlandığında turizm başkenti Antalya`nın simgelerinden biri haline gelecek.<br />
<br />
<b>ANTALYAMIZA HAYIRLI OLSUN</b><br />
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, yaptığı açılış konuşmasında, Antalya Aquarium`un kentin yeni cazibe merkezlerinden biri olacağını belirterek, projenin turizm başkenti Antalya`ya büyük katkı sağlayacağını söyledi. Antalya`nın turizmde cazibe merkezleri alanındaki eksikliklerini gidermeye çalıştıklarını kaydeden Başkan Akaydın, `Bu bölge mevcut Kanyon projesi, yapacağımız Tiyatro Okulu ve Müzesi, Dinozor Parkı projeleriyle turistler için cazibe alanı olacak. 80 milyon liralık yatırım bedelli Antalya Aquarium Projesi, benim belediye başkanlığım dönemindeki en büyük 2 yatırımdan biri. Bu proje turizmin yanı sıra Antalyalı çocukların eğitim ve kültürüne de büyük katkı sağlayacak. Bu proje Antalyamıza renk katacaktır. Kompleksimizin ülkemize ve Antalyamıza hayırlı olmasını diliyorum` dedi.<br />
<br />
<b>CESUR İŞADAMLARINI KUTLADI</b><br />
Antalya Aquarium Projesi`ni önemsediklerini kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, şöyle devam etti: `Antalya Aquarium, 2.5 yıldır geliştirdiğimiz bir proje. Bu projeyi yapmayı üstlenen cesur Antalyalı işadamlarını kutluyorum. Çünkü cesaret edilmesi zor ve iddialı bir proje. Yurtdışında ve İstanbul`da görüp yaşadığım kıskançlık duygusunu giderecek bir proje olacak. Ayrıca yeraltına yapılması nedeniyle Antalya`nın siluetini de bozmayacak olması çok önemli. Proje kapsamında 800 metrekare yüzeyli Maldiv Adaları`nı öykülendiren gölet olacak. Bunun içinde vatoz köpek balıkları gibi deniz canlıları bulunacak. İnsanlar, burada şnorkel dalış yapabilecek.`<br />
<br />
<b>SUALTI DEKORASYONU İTALYAN HEYKELTIRAŞTAN</b><br />
Kompleksin yapımını üstlenen ve devamında 25 yıl süreyle işletmesini yürütecek Antalya Akvaryum Şirketi yetkililerinden İrfan Demirok, akvaryum kompleksinde her detayın titizlikle tasarlandığını ve her anlamda dünya standartlarında örnek teşkil edeceğini vurguladı. Akvaryumun sualtı dekorasyonuyla ilgili İtalyan heykeltıraş Benedetti ile anlaşıldığını söyledi. Ünlü heykeltıraşın bu projede yer almaktan büyük heyecan duyduğunu belirten Demirok, sualtı dekorasyonlarının Ekim ayında Güney Afrika`da üretilmeye başlandığını da söyledi.<br />
<br />
<b>AVRUPA`NIN EN UZUN SUALTI TÜNELİ</b><br />
12 bin metrekare kapalı alanda tasarlanan dev akvaryumun dünyanın en prestijli projesi haline geldiğini belirten Demirok, şöyle konuştu: `5 milyon litre su kapasiteli Avrupa`nın en büyük 2`nci akvaryum tankının içerisinde 131 metrelik uzunluğuyla Avrupa`nın en uzun akvaryum tüneli yer alacak. Ayrıca dünyanın en berrak suyuna sahip ve en farklı balık çeşitliliğine sahip akvaryumu olacak. Antalya Aquarium`da yer alacak bir diğer sürpriz ise 1500 metrekarelik kapalı alanda, içerisinde gerçek kar yağan ve özel ısı dengeleyici kıyafetler giyilerek ziyaret edilebilecek kafe ve restoranların da bulunacağı, isteyenlerin kızağa binerek veya kardan adam yaparak vakit geçirebilecekleri İglo Köyü ve Noel Baba`nın evinin de yer alacağı ‘Soğuk Dünya` olacak.`<br />
<br />
<b>DÜNYA DENİZLERİ ANTALYA`YA TAŞINACAK</b><br />
Köpekbalıkları için özel tasarlanmış akvaryum tankıyla birlikte ziyaretçileri adeta sualtının sihirli dünyasında keşfe çıkaracak Antalya Aquarium`da, dünya denizleri, okyanuslar, Türkiye denizleri, nehirleri, gölleri, zehirli türler ve denizanaları gibi 36 farklı temada akvaryum tankı da bulunacak. Dünyanın en berrak akvaryum suyu da Antalya Aquarium`da olacak. Bu konuda Alman Sanders firmasıyla anlaşma yapıldı. Antalya Aquarium`da balık dokunma havuzları, dalgıçlık okulu, restoran, fastfood, kafeler, 5D sinema salonu, bin metrekarelik özel sualtı dünyası konseptli çocuk oyun ve eğlence alanı, paintball ve sergi alanları da yer alacak. Binlerce tür, on binlerce balık ve sualtı canlısının bulunacağı Antalya Aquarium`da; vatoz ve köpekbalıklarıyla yüzme imkanı sağlayacak akvaryum yüzme havuzu da bulunacak.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kurban Kesim Yerleri Belli Oldu </title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50390--Kurban_Kesim_Yerleri_Belli_Oldu_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50390--Kurban_Kesim_Yerleri_Belli_Oldu_.html</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50390--.html</guid>
		<description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların rahat ve huzurlu Kurban Bayramı geçirmesi için çalışmalarına başladı. Kurban kesim noktaları belirlenirken, birimler arasında görev dağılımı yapıldı.<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların Kurban Bayramı’nı rahat ve huzurlu geçirmesi için gereken tedbirleri alıyor. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü, Zabıta ve İtfaiye başta olmak üzere birçok birim, Kurban Bayramı hazırlıklarına başlarken, belediye birimleri arasında koordinasyonun sağlanması için görevlendirmeler yapıldı. Büyükşehir Belediyesi, Yeşilbahçe Kapalı Cumartesi Pazarı (Dedeman karşısı), Meltem Mahallesi LPG’li araç muayene istasyonunu (Yeni Adliye Sarayı yanı) kurban kesim yerleri olarak belirledi. 2 noktada güvenlik, sağlık ve çevre güvenliği açısından da tedbirler alınacak. Veteriner Müdürlüğü ücretsiz kesim yerlerinde kurbanlıkların canlı ve kesim sonu muayenelerini yapacak, Sağlık Müdürlüğü çalışanları da olası yaralanmalara karşı kesim yerlerinde hazır bulunacak.<br />
<br />
<b>KOORDİNELİ ÇALIŞMA OLACAK</b><br />
<br />
Bayramda Zabıta Dairesi Başkanlığı’nda çalışan personel görevde olacak. Arife günü açık yiyecek ve içecek üretimi ile satışını gerçekleştiren iş yerlerinde denetimlerini arttıracak olan zabıta ekipleri, Uncalı ve Andızlı mezarlıklarında da halkın mezarları rahat ziyaret edebilmesi için gereken tedbirleri alacak. Vatandaşlar, şikayetlerini 249 50 84 numaralı zabıta merkezine bildirebilecek. ASAT Genel Müdürlüğü de su ve kanalizasyon hizmetlerinde meydana gelebilecek herhangi bir olumsuzluk karşısında nöbetçi ekip bulunduracak. ASAT yetkilileri, vatandaşın herhangi bir su arızası durumunda ALO ASAT 185 numaralı telefonu 24 saat arayabileceklerini kaydetti.<br />
<br />
<b>BİRİMLERE GÖREVLENDİRMELER YAPILDI</b><br />
<br />
İtfaiye Dairesi Başkanlığı da bayram boyunca görevde olacak. İtfaiye ekipleri 10 ayrı grup, 250 personelle 24 saat çalışmalarını sürdürecek. Merkez grup başta olmak üzere, Cumhuriyet İtfaiye İstasyonu, Fener, Döşemealtı, Varsak, Aksu, Beldibi, Kaleiçi, Çamlıbel, Gürsu grupları ve motorize ekipler olası bir yangına karşı 24 saat göreve hazır olacak. Vatandaşlar olası yangın ihbarını ALO İTFAİYE 110 numaralı telefona yapabilecek.  Bayram öncesi ve bayramda en çok ziyaret edilen yerler arasında bulunan mezarlıklarda da gerekli önlemler alınacak. Andızlı ve Uncalı mezarlıklarında Arife günü ve bayramda 9 din görevlisi hazır bekleyecek. Mezarlıklarda vatandaşlara şeker ikram edilecek.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50389--48_Uluslararasi_Antalya_Altin_Portakal_Film_Festivali_Odulleri_Sahiplerini_Buldu.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50389--48_Uluslararasi_Antalya_Altin_Portakal_Film_Festivali_Odulleri_Sahiplerini_Buldu.html</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50389--.html</guid>
		<description><![CDATA[`Güzel Günler Göreceğiz`<br />
<br />
Bu yıl 48`incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bir haftalık keyifli bir maratonun ardından Cam Piramitte düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. `Ve Kadın Dünyaya Dokundu` ana temasıyla yapılan festivalin tamamı kadınlardan oluşan jürileri `en iyiler` ödüllendirildi.<br />
<br />
`49`uncu Festivalde, Daha Özgür Bir Türkiye`de Buluşalım…`<br />
<br />
Yeşilçam`ın unutulmaz yıldızları, genç sinemacılar ve festivalin seçkin misafirlerinin geçiş yaptığı `Kırmızı Halı` seremonisinin ardından başlayan Altın Portakal`ın 48`inci ödül töreni, Berna Laçin ve Ufuk Özkan`ın sunumuyla Cam Piramit`te gerçekleşti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın yaptığı festivalin kapanış gecesi konuşmasında; `Sel felaketinden ötürü kederli bir hafta geçirdik. Fakat festivalden dolayı da çok dolu bir hafta oldu. Antalya halkı sanatçılarına sevgi ve muhabbetle sarıldı. Gelecek yıl, kadınlarımızın ve sanatçılarımızın daha özgür olduğu bir festivalde, bir daha hiç darbe ve sansür görmemek üzere, yeniden buluşmak üzere.` dedi.<br />
<br />
Altın Portakala `Zenne` damgasını vurdu.<br />
<br />
Bu yıl Altın Portakal`ın Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması`nda 13 film yarıştı. Bu 13 filmin dokuzu ilk film olma özelliğini taşıyor. `Zenne` beş dalda aldığı ödüllerle geceye damgasını vurdu.En İyi Film Ödülü`nü `Güzel Günler Göreceğiz` film ekibi ödülünü Antalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak ve Müjde Ar`ın elinden alırken, En İyi Film Jüri Özel Ödülü`nü `Nar` filmiyle Ümit Ünal, En İyi İlk Film Ödülü`nü `Zenne` filmi ekibi Prof.Dr. Mustafa Akaydın ve Demet Evgar`dan, En İyi Yönetmen Ödülü`nü Handan İpekçi`nin elinden `Geriye Kalan` filmiyle Çiğdem Vitrinel, En İyi Senaryo Ödülü`nü Ayşe Kulin`in elinden `Güzel Günler Göreceğiz` filmiyle Emre Kavuk, En İyi Müzik Ödülü`nü Şevval Sam`ın elinden `Meş – Yürüyüş` filminin müziklerini yapan Frank Schreiber, Hemin Derya, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü`nü `Geriye Kalan` filmiyle Devin Özgür Çınar Prof. Dr. Mustafa Akaydın ve Ayça İnci`nin elinden, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü`nü `Behzat Ç: Seni Kalbime Gömdüm` filmiyle Erdal Beşikçioğlu Bergüzar Korel`in elinden, En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü`nü `Lüks Otel` filmiyle Kenan Korkmaz ve Zenne filmiyle Norayr Kasper Serpil Kırel`den, En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü`nü `Meş – Yürüyüş` filmiyle Gıyasettin Şehir, En İyi Kurgu Ödülü`nü `Güzel Günler Göreceğiz` filmiyle Kalender Hasan Melis Behlil`den, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü`nü  `Güzel Günler Göreceğiz` filmiyle Nesrin Cevadzade ve `Zenne` filmiyle Tilbe Saran Çiğdem Anad`ın elinden, En İyi Yardımcı Erkek OyuncuÖdülü`nü Zenne filmindeki rolüyle Erkan Avcı Yaşar Seyman`dan aldı. Behlül Dal Jüri Özel Ödülü`nü `Can`, `Fedakar`, `Öngörüye Ağıt`, `Lüks Otel` filmleri alırken, Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü`nü ise Serap Tolunay`in elinden Canavarlar Sofrası filmi aldı. Festivalde en iyi film, Altın Portakal heykelciğinin yanı sıra 350 bin Türk Lirası`yla ödüllendirilirken, en iyi ilk film ve en iyi yönetmen 50`şer bin, en iyi senaryo ise 30 bin Türk Lirası`nın sahibi oldu.<br />
<br />
Geceden kısa kısa…<br />
<br />
Gecede ödül alan konuşmacıların en çok değindiği konular, `kadına şiddet`, `ötekileştirme`, `sansür`,`savaş`, telif hakları ve öğretmen atamaları oldu.<br />
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gönderdiği mesajda `Sinemamız, demokrasi mücadelemizde çok önemli bir yere sahip. Sanatı ve sanatçıyı sahipsiz bırakmayacağız.` dedi. <br />
Gecenin sunucusu Berna Laçin atanamayan öğretmenler meselesine değinirken, Ufuk Ceylan da `Kadına şiddeti caydırıcı yasanın çıkmasını bekliyoruz.` dedi.<br />
<br />
`Zenne` filminin yönetmenleri SİYAD Ödülü`nü aldıktan sonra  `Projemize destek için Kültür Bakanlığı`na başvurduğumuzda, filmimizin destek vermeye uygun olmadığı cevabını aldık. Bugün aldığımız ödülün, ilahi bir adalet olduğuna inanıyorum. Din, dil, ırk, cinsiyet fark etmeksizin aynı Tanrı`nın çocuklarıyız. Dürüstlük bazen öldürebilir, Ahmet Yıldız kardeşimiz bu yüzden öldürdü. Kimliklerimizi saklamadan yaşayabileceğimiz bir Türkiye hayal ediyoruz.`dedi.<br />
<br />
Güzel Günler Göreceğiz filmiyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü`nü alan Nesrin Cevadzade, ödülünü Sovyetler yıkıldıktan sonra dünyanın dört bir yanına dağılan bütün güzel ve yalnız kadınlara adadığını söyledi.<br />
<br />
Meş – Yürüyüş filminin yönetmeni Salamo; `Kürtçe film yaptığımız için festivalde kendimizi öteki gibi hissettik. Zira basın tarafından sansürlendik. Bu yılki festivalde sansürlenen filmlere ödüller verildi, biz de 12 Eylül dönemine tokat atmak istedik. Bu ülkede 30 yıldır bir savaş var. Yıllardır bu ülkede Kürtlerin dili ve müzikleri yasaklandı, asimile edildi. Şimdi bunlar kabul ediliyor, ne yazık ki 30 yıl önce bunu kabul edebilseydik her şey farklı olurdu. Beraber yasamak aşk gibidir. Birbirimizi ötekileştirmeden kardeşçe yaşamak istiyoruz. Tek bir damla kanın dökülmemesi için, kardeşçe barış içinde yaşayabilmek için sanatçıların bu güçlerini kullanmasını diliyorum. Bugün sanat için burada buluştuk. Bir gün de Diyarbakır`da barış için buluşalım.` dedi.<br />
<br />
`Geriye Kalan` filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Ödülü`nü alan Devin Özgür Çınar `Bu ödülü bu ülkede kendini öteki olarak hisseden ve hissettirilen herkes adına alıyorum.` dedi.<br />
Meş filminin sanat yönetmeni Gıyasettin Şehir, `Buraya çıkan arkadaşlarım sanatın toplumun vicdanı olduğunu söyledi. Savaşın, cinsel ayrımcılığın olmadığı, demokratik, bağımsız refah bir toplum içinde yaşamayı ümit ediyorum. Ödülümü demokratik ve aydınlık gelecek için mücadele eden insanlara adıyorum.`dedi.<br />
<br />
Zenne filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü`nü alan ikinci isim Tilbe Saran: `Bu ödül vicdana gitti. Oynadığım karakterin adı Sevgi`ydi, bu ödül sevgiye gitti. Sanat toplumun vicdanıdır.` dedi.<br />
<br />
Suyun iki yakasından notalar…<br />
<br />
48. Festival`de `kadın` ana teması dışında, şiddet, sansür, barış gibi yan temalar da vardı. Pek çok etkinlikte bu konular çerçevesinde gerçekleşirken, ödül gecesinde, Selanik`ten Antalya`ya barış mesajları getiren Areti Ketime ve Dilek Koç sahne aldı. Performanslarıyla gecenin konuklarını büyüleyen Ketime ve Koç, ödül anonslarını bekleyen yarışmacıların heyecanlarını biraz olsun giderdi.<br />
<br />
Festivale `kadın` damgası…<br />
<br />
Bu yılki Altın Portakal, geçmiş yıllarda gerçekleşen festivallerden net bir şekilde ayrıldı. Zira bu yıl tamamı kadınlardan oluşan, ulusal film jüri başkanı Müjde Ar başta olmak üzere Handan İpekçi, Bergüzar Korel, Ayşe Kulin, Yaşar Seyman, Annie Geelmuyden Pertan, Şevval Sam, Melis Behlil, Prof. Dr. Serpil Kırel ve Çiğdem Anad`ın yanı sıra SİYAD, Seyirci Ödülü ve Akdeniz Üniversitesi Gençlik jürileri de kadınlardan oluşuyordu. Ulusal film jürisinde yer alan Vahide Gördüm ise rahatsızlığı nedeniyle festivalden ve jüri üyeliğinden ayrılmak zorunda kaldı.<br />
<br />
Festival kapsamında düzenlenen paneller, söyleşiler, sergiler, tiyatro oyunları gibi tam 751 etkinliğin büyük bir çoğunluğu da, festivalin ` Ve Kadın Dünyaya Dokundu` ana teması çerçevesinde gerçekleşti. Ayrıca geleneksel olması planlanan 1. Antalya Kadın Zirvesi düzenlendi.<br />
<br />
Ödüllerin tam listesi:<br />
<br />
En İyi Film: `Güzel Günler Göreceğiz`<br />
En İyi Film Jüri Özel Ödülü: `Nar`<br />
En İyi İlk Film: `Zenne`<br />
En İyi Yönetmen: `Çiğdem Vitrinel - Geriye Kalan` <br />
En İyi Senaryo: `Güzel Günler Göreceğiz – Emre Kavuk`<br />
En İyi Müzik: `Meş – Yürüyüş / Frank Schreiber, Hemin Derya` <br />
En İyi Kadın Oyuncu: `Devin Özgür Çınar – Geriye Kalan`<br />
En İyi Erkek Oyuncu: `Erdal Beşikçioğlu – Behzat Ç: Seni Kalbime Gömdüm`<br />
En İyi Görüntü Yönetmeni: `Lüks Otel - Kenan Korkmaz / Zenne - Norayr Kasper<br />
En İyi Sanat Yönetmeni: `Meş – Yürüyüş – Gıyasettin Şehir`<br />
En İyi Kurgu Ödülü: `Güzel Günler Göreceğiz - Kalender Hasan`<br />
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: `Nesrin Cevadzade - Güzel Günler Göreceğiz / Tilbe Saran – Zenne`<br />
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: `Erkan Avcı - Zenne`<br />
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: `Lüks Otel`, `Meş`, `Can`, `Fedakar`, `Öngörüye Ağıt`<br />
Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: `Canavarlar Sofrası`<br />
Ulusal En İyi Uzun Metraj Film SİYAD Jürisi Ödülü: `Zenne`<br />
Ulusal Uzun Metraj En İyi Film - Antalya Kent Konseyi Jürisi tarafından seçilen Seyirci Ödülü: `Can`<br />
<br />
Uluslararası En İyi Uzun Metraj Film Ödülü: `Sınırda`<br />
Uluslararası En İyi Uzun Metraj Film Jüri Özel Ödülü: `Almanya - Welcome Germany`<br />
Uluslararası En İyi Uzun Metraj Film SİYAD Jürisi Ödülü: `Güle Güle` – `Goodbye`<br />
Uluslararası En İyi Uzun Metraj Film Akdeniz Üniversitesi Gençlik Jürisi Ödülü: `Güle Güle` – `Goodbye`<br />
<br />
Ulusal En İyi Belgesel Film Ödülü: `Bedensiz Ruhlar`<br />
Ulusal En İyi Belgesel Film Jüri Özel Ödülü: `Oğlunuz Erdal` ve `Geçmiş Mazi Olmadı`<br />
Ulusal En İyi İlk Belgesel Film Ödülü: `Arabesk` ve `Kadim` <br />
Ulusal En İyi Kısa Film Ödülü: `Dua`<br />
Ulusal En İyi Kısa Film Jüri Özel Ödülü: İnfantil Amnezi ve `Kırmızı Alarm`<br />
<br />
Halkın Portakalı Ödülleri: Gül ve Siyah]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>50 milyon virüse karşı mücadele verecekler</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50388--50_milyon_viruse_karsi_mucadele_verecekler.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50388--50_milyon_viruse_karsi_mucadele_verecekler.html</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50388--.html</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en büyük antivirüs yazılım kuruluşlarından olan ESET, NOD32 ve Smart Security ürünlerinin 5‘inci sürümlerini kullanıma sundu.<br />
Tüm dünya ile aynı anda Türkiye’de de kullanıma sunulan ESET NOD32 ve Smart Security 5 ile ilgili basın toplantısı 15 Eylül Perşembe günü ESET Türkiye CEO’su Alain Soria ve Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu’nun katılımıyla Ponte Restaurant’ta gerçekleştirildi.<br />
<br />
Sanal tehditlere karşı proaktif korumanın lider firması olan ESET, bir yılda ortaya çıkan yaklaşık 50 milyon zararlı yazılıma karşı çok daha hızlı ve çok daha etkin koruma sunacak. Yeni sürümler, “Bulut tabanlı itibar ve koruma teknolojisi“, online oyun oynayanlara yönelik "Gamer Mode“, “Gelişmiş Aile Koruması“, “Çıkarılabilir Aygıt Koruması“ gibi özelliklerle öne çıkıyor.<br />
<br />
ESET daha önce hiç olmadığı kadar sağlam bir güvenlik sağlayacak<br />
<br />
ESET Türkiye CEO’su Alain Soria Türkiye’de pazar lideri olduklarının altını çizerek Türkiye’de antivirüs pazarının 50 milyon dolarlık hacimle, dünyanın en büyük 10 pazarından biri olduğunu belirtti. Alain Soria dünyada siber suç ekonomisinin her geçen gün büyüdüğünü ve yılda 7 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını söyledi.<br />
<br />
ESET ürünlerinin beşinci sürümlerinin uzun süren geliştirme ve yapılan hassas ve itinalı testler sonrasında kullanıcılara sunulduğunu belirten Soria, ESET Smart Security 5 ve ESET Nod32 5 ürünlerinin beta versiyonlarının tam dört milyon defa indirildiğinin altını çizdi. ESET olarak sürekli bir şekilde en son yenilikleri içeren gelişmiş teknoloji ürünleriyle bilgisayar kullanıcılarının karşısına çıktıklarını, ESET Bulut tabanlı itibar ve koruma teknoloji ve İzinsiz Girişleri Engelleme Teknolojisi (HIPS) ile birlikte daha önce hiç olmadığı kadar sağlam bir güvenlik sağlayacaklarını vurguladı.<br />
<br />
ESET Smart Security 5 ve ESET NOD32 Antivirus 5 birçok yeni ve geliştirilmiş özellik sunuyor<br />
• ESET Live Grid, bulut-tabanlı itibar ve koruma teknolojisi<br />
• Harici takılan cihazların daha detaylı kontrol edilebilmesini sağlayan yeni Çıkarılabilir Aygıt Kontrolü<br />
• Ebeveyn Koruması (ESET Smart Security 5)<br />
• İzinsiz Girişleri Engelleme Sistemi (HIPS)<br />
• Oyuncu Modu<br />
<br />
<br />
<br />
ESET V5 Yeni Nesil Güvenlik Sunuyor<br />
<br />
ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, ThreatSense.Net olarak adlandırılan ve küresel çapta kullanıcı verilerini değerlendiren ESET’in bulut-tabanlı zararlı yazılım toplama sisteminde devrimsel yenilikler yaptığını belirtti. Yeni teknolojinin ESET Live Grid olarak adlandırıldığını söyleyerek artık “güvenli” dosyaların beyaz listeye alınması sayesinde taramanın en iyi şekilde gerçekleştirilmesinin sağlandığını vurguladı. Akkoyunlu, “Bulut-Tabanlı İtibar”ın ise yeni ESET ürünlerinin, dosyanın zararlı olup olmadığını tespit edebilmesini sağlayan başka bir özellik olduğunu belirterek, yeni özellikler sayesinde hem tarama hızında artış hem de tespitlerdeki doğruluk oranının arttırıldığını söyledi. Akkoyunlu, sessiz moda geçerek açılan pencereleri engelleyen ve güç tasarrufu sağlayan yeni Oyuncu Modu’nun oyuncular tarafından çok beğenileceğini söyledi. Bu sayede oyun oynayanların tüm dikkatlerini tam ekran uygulamalara ya da oyunlara verebileceklerinin altını çizdi. Oyuncu Modu ile ilgili olarak Almanya’nın en büyük oyuncu topluğu olan e-sports oyuncusu Marcel „k1llsen“ Paul’ün görüşlerine başvurulduğunu ve onun yorumlarının da; “Müthiş performans ve oyun kalitesine minimum etki: Antivirus yazılımında olmazsa olmaz özellikler. Bir e-sports uzmanı olarak ESET’e bu nedenlerle güvenim sonsuz” şeklinde görüşlerini aktardı.<br />
USB, DVD ve SD kartlar için özel koruması<br />
Akkoyunlu, ESET’in her ay yayınladığı tehdit raporlarından da görülebileceği gibi günümüzde virüslerin çıkarılabilir medyalar aracılığıyla hızla yayıldığını, USB’lerin takılması ile birlikte internete hiç ihtiyaç duymadan bilgisayara virüs bulaştığını belirtti. Yeni özellik olarak öne çıkan Çıkarılabilir Aygıt Kontrolü USB, SD, firewire, CD ve DVD gibi aygıtlar takıldığında kullanıcıyı otomatik olarak uyararak aygıtın taranmasını sağlıyor ve belirli tehditlerin bu aygıtlar aracılığı ile bulaşması engelleniyor. Kullanıcılar çıkarılabilir aygıtları, türüne, üreticisine, boyutuna ve diğer niteliklerine göre engelleyebiliyorlar. Buna ek olarak belirli kullanıcılara veya gruplara engelle ve salt okunur gibi izinler ayarlanabiliyor.<br />
Ebeveyn Kontrolü sayesinde önceden tanımlanmış kategoriler ile saldırgan içeriğe sahip internet sitelerine giriş engellenebiliyor. Kullanıcılar, istedikleri hesaba istedikleri kategoride roller belirleyebiliyorlar.<br />
İzinsiz Girişleri Engelleme Sistemi (HIPS) bilgisayarları bilinmeyen kötü niyetli yazılımlardan, istenmeyen etkinliklerden ve yeni tip saldırı türlerinden korumak için geliştirildi. HIPS; arka planda çalıştırılan işlemleri, dosyaları ve kayıt defteri anahtarlarını izleyip ağ filtreleme tespit yetenekleriyle gelişmiş davranış analizini etkin bir şekilde birleştirerek sisteme maksimum koruma sağlıyor.<br />
ESET V5 Güvenlik Çözümlerinde Yeni Nesil<br />
<br />
Proaktif tehdit korumasının lideri, hem dünyada hem de Türkiye’de en çok kullanılan antivirüs yazılımları arasında yer alan ESET V5 ürünlerinin yeni ve geliştirilen özellikleri;<br />
<br />
Ebeveyn Koruması<br />
<br />
ESET Smart Security V5‘in temel amacı windows hesaplarına göre her bir hesabın internete girişinde içerik kontrolü yapmaktır. Kullanıcı her hesap için bir “rol” ayarlayabilir, her bir rolün kendine özgü belirli sayfa kategorilerini görüntüleyip görüntülenemeyeceği varsayılan olarak tanımlıdır. Kullanıcılar her bir windows hesabı için kendilerine özgü kara liste/beyaz liste oluşturabilirler. Ebeveyn Koruması, programın kurulumundan hemen sonra pasif gelmektedir. İstendiğinde aktifleştirilip şifre koruması sağlanabilir. Ebeveyn koruması ayarlarınızı parola ile korumanızı sağlar. Bu sayede çocuklar ayarlara erişemezler. Ürünü kaldırmak istediğinizde de bu parola sorulacaktır.<br />
ESET Smart Security V5‘in gelişmiş özelliği sayesinde önceden tanımlı 26 kategoride saldırgan web içeriği engellenebilir.<br />
<br />
Oyuncu Modu<br />
Oyuncu Modu, özellikle oyuncular ve çalışırken antivirüs programının “sessiz mod”da çalışıp kendisini rahatsız etmemesini isteyen kullanıcılar için geliştirilmiştir. Oyuncu Modu sistem kaynaklarını korumak ve uyarıları minimumda tutmak için otomatik olarak sessiz moda geçip oyun oynarken ya da kullanıcının önemli işleri sırasında korumayı kolaylaştırır.<br />
<br />
Oyun modu aktive edildiğinde virüs ve güvenlik duvarı uyarıları da dâhil tüm uyarılar kapatılmaktadır. Zamanlayıcı da kapatıldığı için antivirüs güncellemeleri Oyuncu Modu aktif olduğu sürece indirilemeyecektir. Oyun modu belirli bir süre veya bir program tam ekranda çalıştırılmasıyla birlikte aktive edilebilir.<br />
<br />
Bulut Tabanlı Tarama<br />
<br />
Bulut tabanlı tarama aracılığı ile çok daha iyi tespit gücü ve tarama hızı sağlandı. Bu özellik yanlış tespit oranını minimuma indirmek amaçlıdır. Kullanıcının bilgisayarındaki dosyalar zamanla tanınarak sistemin performansının artması sağlanmaktadır. Bulut tabanlı tarama isteğe bağlı taramada ve gerçek zamanlı taramada kullanılmamakta ancak internetten bir dosya indirileceği zaman devreye girip tarama yapmaktadır. Bulut tabanlı tarama özelliği, kurulum sırasında veya daha sonra gelişmiş ayarlardan aktif/pasif hale getirilebilir, kullanıcı bu özelliği kullanıp kullanmamayı kendisi seçebilir.<br />
<br />
Ürün Güncelleştirmeleri Kontrolü<br />
<br />
Kullanıcı arabiriminin ana penceresinde yer alan Güncelleme bölümünde “Ürün güncellemelerini ve ürünün yeni sürümünü kontrol et” linki bulunmaktadır. Bu linke tıklandığında program bileşenlerinin bulunduğu özel sunucularda bir arama başlar. Kullanıcın bilgisayarında yüklü sürümden daha yenisi bulunduğunda kullanıcıya yeni bileşenleri indirmek için bir seçenek sunulur. Eğer kullanıcı da onaylarsa el ile yükleme gerektirmeden otomatik olarak son sürüme geçiş işlemi yapılır.<br />
<br />
Geliştirilmiş Aygıt Kontrolü<br />
<br />
Geliştirilmiş Aygıt Kontrolü sisteme çıkarılabilir cihazlar yoluyla girebilecek tehditleri engeller, tüm USB flash sürücüleri, CD ve DVD’leri taramanız için otomatik olarak uyarır. Özel medya aygıt kimliği, aygıt türü ve seri numarası gibi bir dizi parametreye dayalı olarak bloke edilebilir. Taşınabilir cihazların; tipine, seri numarasına, üreticisine, modeline, cihaz parametrelerine(büyüklük, kafa sayısı, bölüm v.b.) göre engelleme, izin verme işlemleri yapılabilmektedir. İzinler; engelleme, sadece okuma, okuma ve yazma hakkı şeklinde kullanıcılara veya gruplara göre verilebilmektedir.<br />
<br />
<br />
Mobil Alanlar<br />
Herkesin kullanımına açık Wi-Fi noktalarından internete bağlandığınızda sizi uyarır ve daha sıkı koruma önerir. Sıkı korumayı seçerek ağdaki diğer bilgisayarlardan gizlenebilirsiniz.<br />
<br />
SysRescue<br />
<br />
Kurulu antivirus programını içeren açılabilir bir CD oluşturmanızı sağlar. Bu CD ile bilgisayarınızı açarak, virüs taraması yaptırdıktan sonra tekrar normal şekilde açabilirsiniz. Kullanıcılar bir nedenden dolayı antivirus programını devre dışı bırakarak virüs bulaşmasına neden olduklarında yardımcı olabilecek bir araçtır.<br />
<br />
SysInspector<br />
<br />
İşletim sisteminin çalışan işlemler, kayıt defteri girdileri, başlangıç programları, ağ bağlantıları gibi kapsamlı analizini veren güçlü bir tanımlama aracıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Başlangıç Taraması<br />
<br />
Zamanlanmış başlangıç taraması, bilgisayar açılmasından 2-5 dakika sonra işlemci kullanımının azalmasıyla birlikte gecikmeli başlatılabilir. Bu şekilde kullanıcı yeniden başlatmadan hemen sonra bilgisayarını kullanmaya başladığında bir performans kaybı hissetmez. Bu işlem ESET tarafından otomatik olarak kullanıcıyı rahatsız etmeden yapılır.<br />
<br />
Tarama Sonrası Kapanma<br />
<br />
Kullanıcı zamanlanmış ya da elle başlatılmış bir tarama bitince bilgisayarın otomatik kapanmasını isteyebilir. Uç birim istemcisi, bir veya birden fazla bilgisayarda yapılan tarama sonrası bilgisayarın kapatılmasını sistem yöneticisinin yapmasına imkân verir. Otomatik kapanma işlemi öncesi kullanıcıya 60 saniye boyunca bir uyarı görüntülenebilir ve kullanıcı eğer yetkisi varsa kapatma işlemini durdurabilir.<br />
<br />
Tarama Sonrası Özet İstatistikler<br />
<br />
Tarama bitiminde taramayla ilgili bütün önemli bilgiler açılabilir bir pencerede görülebilir. Tarama süresi –dakika ve saniye-, taranan nesne sayısı, bulunan tehdit sayısı, taramanın bitiş saati ve tarihi.<br />
<br />
<br />
Ürün Aktivasyonu<br />
<br />
Ürünü aktifleştirmenin yeni bir yolu da yeni sürüme eklenmiş bulunmaktadır. Hem tam sürüm lisans hem de deneme lisansı bu sistem ile doğrudan yapılabilmektedir.<br />
<br />
<br />
İzinsiz Girişleri Engelleme Sistemi HIPS (Host Intrusion Prevention)<br />
Sisteminin tamamını ve her bir parçasını özelleştirmek isteyen kullanıcılar için yeni bir özellik. Sistem kayıt defteri, işlemler, uygulamalar ve dosyalar için kurallar tanımlanabilir. HIPS varsayılan olarak aktif olarak ancak sınırlayıcı kurallar olmadan gelmektedir. HIPS, otomatik, etkileşimli ve öğrenme modlarında çalışabilmektedir; ayrıca kurallar içe aktarılabilir ve dışarıya çıkarılabilir. Sistem koruması HIPS’in bir parçası olacak ve varsayılan olarak açık olacak.<br />
<br />
Gelişmiş Ayar Ağacı<br />
<br />
Daha kolay kullanım için geliştirilmiş yeni gelişmiş ayarlar ağacı.<br />
<br />
Geliştirilmiş Araç Görünümü<br />
<br />
Ana penceredeki “Ayarlar” bölümü “kontrol paneli” benzeri şeffaf bir tasarıma kavuşturulmuştur. Böylece kullanıcı tam olarak aradığı şeyi kolayca bulabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
Geliştirilmiş GUI<br />
<br />
Arabirim kullanıcı deneyimini geliştirmek ve kullanılabilirliği arttırmak için geliştirilmiştir. Yeni koruma durumuyla özet menüsü, sık kullanılan eylemler, ayarlar ve lisans yönetimi ana penceredeki her pencereden erişilebilir hale getirilmiştir.<br />
<br />
Görme Engelli Kullanıcılar<br />
<br />
ESET V5 görsel olmayan ara yüzde otomatik olarak yüksek kontrast moduna geçebiliyor. Grafik ve Grafik olmayan ara yüzle birlikte okuma yazılımları (görme engelliler için) destek ve geliştirilmiş klavye desteği eklendi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Altın Portakal`da Uluslararası Yarış Başladı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50387--Altin_Portakal_da_Uluslararasi_Yaris_Basladi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50387--Altin_Portakal_da_Uluslararasi_Yaris_Basladi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50387--.html</guid>
		<description><![CDATA[<b>Portakal`ın Uluslararası Jürisi de Kadınlardan Oluşuyor</b><br />
 <br />
Altın Portakal`da Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması dalında yarışacak filmler ve Uluslararası jüri açıklandı.  <br />
 <br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AKSAV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, `Ve Kadın Dünyaya Dokundu` ana temasına uygun olarak 48. Festival`in ana jürisinin de kadınlardan oluştuğunu söyledi. Birbirinden başarılı kadınlardan oluşan Uluslararası Yarışma jürisinin, birbirinden başarılı 10 film arasından En İyi Film ödülünü belirlemek için 8-14 Ekim tarihleri arasında Antalya`da bir araya geleceğini belirten Başkan Mustafa Akaydın, 48. Festival`de yarışacak 10 filmden 9`unun 2011 yapımı, sadece bir filmin 2010 yapımı olduğunu vurguladı. Yarışma filmlerinden `Istanbul My Dream`in dünya prömiyerinin 48. Festival`de gerçekleşeceğini bildiren Başkan Akaydın, ünlü Macar yönetmen Török Ferenc`in filmin galasında hazır bulunacağını söyledi. <br />
<br />
<b>En İyi Yabancı Film Portakalı`nı onlar seçecek</b><br />
Yabancı Dilde En İyi Film Oscarı kazanan `Antonia`nın Yazgısı` (1995) filminin Hollandalı yönetmeni Marleen Gorris`in başlanlığını üstlendiği Uluslararası jürinin diğer üyeleri arasında; <br />
Cannes film Festivali`nde jüri üyeliği yapan ve `One Night` (2005) adlı filmi ile Un Certain Regard bölümünde yarışan İranlı başarılı yönetmen ve oyuncu Niki Karimi, <br />
Gürcistan Ulusal Film Merkezi yöneticisi, uluslararası üne sahip Tamara Tatishvili,<br />
Türk sinema yapımcısı ve yönetmeni Biket İlhan,<br />
Ulusal ve uluslararası birçok film festivalinde jüri üyeliği yapmış sinema yazarı-öğretim görevlisi Aslı Selçuk, yer alıyor.<br />
<br />
<b>Uluslararası Uzun Metraj`da 10 film yarışacak</b><br />
Jafar Panahi ile birlikte film çekmesi yasaklanan İranlı yönetmen Mohammad Rasoulof`un yönettiği, 2011 Cannes Film Festivali Un Certain Regard bölümünde gösterilen `Goodbye`; <br />
2011 Saint Sébastien ve Cannes Film Festivallerinde gösterilen Leila Kilani`nin yönettiği `On the Edge`;<br />
`Mozart Town` ve `Animal Town` filmleriyle ilgi toplayan Kyu-Hwan Jeon`un yönettiği `Dance Town`;  <br />
Yunanlı yönetmen Stathis Athanasiou`un ilk filmi, Yunanistan-Türkiye-İspanya ortak yapımı  `Two- Dos`;<br />
Ülkesinde birçok ödül kazanan Macar yönetmen Török Ferenc`in dünya prömiyerini 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali`nde gerçekleştireceği filmi  `Istanbul My Dream`;<br />
Romen yönetmen Cornel Gheorghita`nın ilk uzun metraj filmi `Europolis`;<br />
İsrailli yönetmen Nadav Lapid`in 64. Locarno Film Festivalinde özel jüri ödülüne değer görülen filmi `Policeman`;<br />
Almanya`da yaşayan Yasemin Şamdereli`nin yönettiği, senaryosunu kız kardeşi Nesrin Şamdereli ile birlikte yazdığı, 61. Alman Film Ödülleri töreninde En İyi Senaryo dalında Altın Lale, En İyi Film kategorisinde Gümüş Lale kazanan `Almanya – Welcome to Germany`; <br />
Almanya Film Festivali`nde En İyi Senaryo ve Gümüş Film ödülünü kazanan filmi `Almanya – Welcome to Germany`;<br />
`Rabbit à la Berlin` belgeseliyle Oscar`a aday olan Polonyalı yönetmen Bartosz Konopka`nın yeni çalışması `Fear of Falling`;<br />
Birbirinden farklı ve ünlü isimlerin bir araya geldiği değişik bir proje olan `Unutma Beni İstanbul`, <br />
48. Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması dalında yarışacak yapımlar.<br />
<br />
<b>Macar Yönetmen Török Ferenc Antalya`ya geliyor </b><br />
Dünya prömiyerini Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali`nde gerçekleştirecek `Istanbul My Dream` filminin yönetmeni Török Ferenc, filmin oyuncularıyla birlikte, 8 – 14 tarihleri arasında Antalya`nın konuğu olacak. 1971`de Budapeşte`de doğan senarist ve yönetmen Ferenc Török Macar sinemasının yeni nesil temsilcilerinin önde gelenlerinden.  Ferenc`in ilk uzun metraj filmi `Moscow Square`, rejim değişikliğinden sonra Macaristan sinemasının kült filmlerinden biri haline geldi; pek çok uluslararası festivalde gösterildi. Török Ferenc, 2008 yılında aldığı Béla Balázs yüksek yaratıcılık ödülü ile dünya çapında tanınan bir yönetmen haline geldi. Ferenç ve `Istanbul My Dream`in  oyuncuları, filmin gala gösteriminden sonra sinemaseverlerle bir araya gelecek.  <br />
 <br />
<br />
<br />
<b>Jüriyi tanıyalım</b><br />
 <br />
<b><i>Marleen Gorris</b></i><br />
Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar kazanan ünlü Hollandalı yönetmen Marleen Gorris, sinemacılığı yanında feminist kimliği, kadın ve insan hakları savunuculuğuyla da tanınıyor. <br />
 <br />
<b><i>Niki Karimi</b></i><br />
Uluslararası alanda tanınmış ve birçok ödül kazanmış İranlı yönetmen ve oyuncu Niki Karimi, Cannes ve Berlin gibi önemli film festivallerinde jüri üyeliği yaptı; `Sara`, `The Hidden Half` gibi önemli filmlerde başrol oynadı. Yönettiği ilk film `One Night` (2004) Cannes Film Festivali `Un Certain Regard` bölümünde gösterildi.<br />
 <br />
<b><i>Tamara Tatishvili</b></i><br />
2010 yılında Gürcistan Ulusal Film Merkezi yöneticisi seçilen Tamara Tatishvili, Güney Kafkasya Bağımsız Film Yapımcıları Birliği başkanlığı yaptı. Uluslararası alanda birçok festivalde jüri üyesi olarak görev yapan Tatishvili, Gürcistan sinemasının gelişmesi için çalışmalarını sürdürmektedir.<br />
 <br />
<b><i>Aslı Selçuk</b></i><br />
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyesi olan; Ömer Kavur, Claude Lelouch, Patrice Leconte gibi önemli isimlerin yanında görev yapan Aslı Selçuk, uluslararası ve ulusal film festivallerinde danışmanlık ve jüri üyeliği yapmaktadır.<br />
 <br />
<b><i>Biket İlhan</b></i><br />
1981`de asistan olarak başladığı sinema sektöründe yönetmen ve yapımcı olarak çalışmalarını sürdüren Biket İlhan, `Mavi Gözlü Dev Nazım Hikmet` ve `Kayıkçı` adlı filmleriyle Türk sinemasının seçkin isimleri arasına adını yazdırdı.<br />
 <br />
 <br />
<br />
<b>Yarışmanın 10 filmi</b><br />
 <br />
<b><i>Goodbye</b></i><br />
Yön: Mohammad Rasoulof –  İran – 2011, 100`<br />
<br />
2011 Cannes Film Festivalinde Un Certain Regard bölümünde gösterilen Goodbye, Tahran`da genç bir avukatın İran`ı terk etmek için vize alma mücadelesini anlatıyor. `Iron Island` filmiyle büyük övgü toplayan ve filmi Cannes Film Festivali`nde (2005) gösterilen yönetmen, Jafar Panahi`yle birlikte İran`da film çekmesi yasak olan  yönetmenler arasında yer alıyor.<br />
<br />
Fragman: http://www.youtube.com/watch?v=hc4I-6A7RP8&feature=related<br />
 <br />
<br />
<b><i>On the Edge</b></i> <br />
Yön: Leila Kilani –  Fas, Fransa, Almanya – 2011, 110`<br />
<br />
Fas, Tanca`da yaşayan iki kız arkadaş karides fabrikasında çalışmaktadır. Bu durumdan kurtulmak için seçtikleri yol onları başka sorunlara götürecektir... <br />
2011 Saint Sébastien ve Cannes Film Festivallerinde gösterilen film, hayallerinin peşinden koşan iki arkadaşın dramını anlatıyor.<br />
 <br />
<br />
<b><i>Dance Town</b></i><br />
Yön: Kyu-Hwan Jeon –  Güney Kore – 2011, 94`<br />
<br />
Kocası Kuzey Kore`de kalan, kendisi kurtulmak için Güney Kore`ye kaçan bir kadının öyküsü... `Mozart Town` ve `Animal Town` filmleriyle övgü toplayan yönetmen Kyu-Hwan Jeon, üçlemesinin son filmiyle yine etkileyici bir öyküye imza atıyor.<br />
 <br />
<br />
<b><i>Two- Dos</b></i><br />
Yön: Stathis Athanasiou –  Yunanistan, Türkiye, İspanya – 2011, 96`<br />
<br />
İki şehir, iki dil, iki ayrı gerçeklik, iki aşk öyküsü.. Atina ve Barselona`da yaşayan iki çift, aslında aynı kişiler midir? Yönetmenin ilk uzun metraj filmi olan Dos, görsel anlatımıyla dikkat çekiyor.<br />
 <br />
Fragman: http://www.youtube.com/watch?v=sXKd5vJxlP8<br />
 <br />
<br />
<b><i>Istanbul My Dream</b></i> <br />
Yön: Török Ferenc –  Türkiye, Macaristan, İrlanda, Hollanda – 2010, 99`<br />
<br />
Ülkesinde birçok ödül kazanan yönetmen, yeni filmiyle kamerasını İstanbul`a çeviriyor. Kocasının terk etmesiyle bunalıma giren ve Budapeşte`den İstanbul`a gelen Katalin, yalnızlığını aynı otelde kalan Halil`le giderecektir. Eve dönme vakti geldiğinde yolları kesişen bu iki insan ayrılmayı kabul edebilecekler midir? Dünya prömiyerini Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali`nde gerçekleştirecek olan filmin yönetmen ve oyuncuları aramızda olacak. <br />
 <br />
<br />
<b><i>Europolis</b></i> <br />
Yön: Cornel Gheorghita –  Romanya, Fransa – 2010, 100`<br />
<br />
Danube Delta`da yaşayan Magdalene birgün Fransa`dan kardeşinin öldüğünü söyleyen bir mektup alır ve oğluyla beraber Fransa`ya, kardeşinin ona bıraktığı eve gider. Yönetmen ilk uzun metrajlı filmiyle anne-oğul hikayesi anlatırken samimi ve eğlenceli bir dil yakalıyor.<br />
 <br />
Fragman: http://www.youtube.com/watch?v=Ff3byt_0jyo<br />
 <br />
<br />
<b><i>Policeman</b></i> <br />
Yön: Nadav Lapid –  İsrail – 2011, 105`<br />
<br />
Yaron birbirine sıkıca bağlı olan bir terörle mücadele ekibinde görev almaktadır. Eşi hamiledir ve polis grubunda yakın bir arkadaşı kanser hastasıdır. Bir gün ülkedeki sınıf ayrımını protesto etmek için bir grup insanı rehin alan terörist grubuyla karşı karşıya gelir. `İyi` ve `Kötü` kavramlarını sorgulayan film, 64. Locarno Film Festivalinde özel jüri ödülünü kazandı.<br />
 <br />
<b><i>Almanya – Welcome to Germany </b></i><br />
Yön: Yasemin Samdereli –  Almanya – 2011, 110`<br />
Almanya`da yaşayan Yasemin Şamdereli`nin yönettiği, senaryosunu kız kardeşi Nesrin Şamdereli ile birlikte yazdığı `Almanya – Welcome to Germany`, 61. Alman Film Ödülleri töreninde En İyi Senaryo dalında Altın Lale, En iyi Film kategorisinde ise Gümüş Lale kazandı. Filmde, çalışmak için 60`lı yıllarda Almanya`ya göç eden Hüseyin Yılmaz ve ailesinin yaşadığı kültür çatışması anlatılıyor. Komedi ve dramın iç içe geçtiği duygu yüklü `Almanya – Welcome to Germany`, başarılı oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor.<br />
 <br />
Fragman: http://www.youtube.com/watch?v=1symyME8TdE<br />
<br />
<br />
<b><i>Fear of Falling </b></i><br />
Yön: Bartosz Konopka –  Polonya – 2011, 90`<br />
 <br />
Tomek taşradan büyük şehre hayatını değiştirmek için gider, ancak bir gün babasının pskiyatri kliniğinde olduğunu duyunca, onun yanına gitmeye karar vererek hayatını tekrar gözden geçirmek zorunda kalır. Rabbit à la Berlin belgeseliyle Oscar`a aday olan Konopka, yeni çalışmasıyla da duygusal bir filme imza atıyor.<br />
 <br />
Fragman: http://www.youtube.com/watch?v=5CWXY1MlKMo<br />
 <br />
<br />
<b><i>Unutma Beni İstanbul</b></i> <br />
Yön: Eric Nazarian – Bolis, Stefan Arsen Ijevic – Mirko, Omar Shargawi – The Jewish Girl, Stergios Niziris – Half Moon Strangers, Aida Begic – (H)otello, Hany Ab u-Assad – Suhair, Josefina Markarian- Epilog –  Türkiye – 2011, 118`<br />
<br />
Birbirinden farklı ve ünlü isimlerin bir araya geldiği proje olan `Unutma Beni İstanbul`, yedi farklı öykünün kesişme noktası olarak İstanbul`u seçiyor ve farklı yönetmenlerin bakış açısıyla şehrin öyküsünü anlatıyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Dünyanın Gözü Antalya Altın Portakal Film Festivalinde</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50386--Dunyanin_Gozu_Antalya_Altin_Portakal_Film_Festivalinde.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50386--Dunyanin_Gozu_Antalya_Altin_Portakal_Film_Festivalinde.html</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50386--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Türkiye’de olduğu kadar dünya basınında da büyük ilgi görüyor.<br />
<br />
Türkiye’nin en uzun soluklu film festivali olan Altın Portakal, dünyanın dört bir yanından sinema sektörü temsilcileri tarafından takip ediliyor.<br />
<br />
Festivale kısa bir zaman kala, ünlü sinema dergilerinde kendine yer bulan Altın Portakal Film Festivali bu yılın teması `Ve kadın dünyaya dokundu` başlığıyla sesini duyurdu.<br />
<br />
Dünyaca ünlü sinema dergisi Screen ; `Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden Kadın Dokunuşu` başlığı ile yaptığı haberde; tutuklu sinemacı Cafer Panahi’nin Antalya’ya davet edildiği haberine yer verdi. Ulusal uzun metraj film yarışması’nda yarışacak filmlerin dokuzunun yönetmenlerin ilk filmi olduğunu belirten dergi, `Geç Gelen Altın Portakal’lar`ı ve festival kapsamında Antalya’ya gelecek sanatçı Jane Birkin’i dünyaya duyurdu.<br />
<br />
http://www.screendaily.com/festivals/antyla-golden-orange-film-festival-gets-the-female-touch/5032172.article<br />
<br />
Amerika’nın ünlü haftalık kültür-sanat dergisi Variety, Altın Portakal Film Festivali’nin `Türkiye’nin En Önemli Film Festivali `olduğunu belirterek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ın açıklamalarına yer verdi.<br />
<br />
http://varietyarabia.com/Docs.Viewer/c888dbb2-5545-4801-97f2-be906945e6a8/default.aspx<br />
<br />
Avustralya’nın en iyi sinema dergisi Filmink; festivalin temasına, yarışmacı filmlere, Geç Gelen Altın Portakal Ödülleri’ne yer verdiği haberinde Antalya’da yapılacak Kadın Zirvesi’ni de sayfasına taşıdı.<br />
<br />
http://www.filmink.com.au/filmbiz/notice/4485/<br />
<br />
Mısır’ın Youm 7 gazetesi ise, 12 Eylül’de yapılan `79-80 ödüllerinin açıklandığı `Geç Gelen Altın Portakallar` basın toplantısını fotoğrafları ile sayfasına taşıdı.<br />
<br />
http://www.youm7.com/News.asp?NewsID=491753<br />
<br />
12 Eylül döneminde binlerce insanın öldürüldüğünü, aydınların hapishaneye atıldığını,  mesleki yasaklara maruz kaldığını vurgulayan Almanya’nın Frankfurter Zeitung Allgemeine dergisi `Geç Gelen Ödüller`in verilmesini `Eski Hayaletler` başlığı altında `sessiz kalmak artık son buldu` şeklinde verdi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Altın Portakal Film Festivali içinde bu yıl oyunculuk atölyesi kurulacak.</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50385--Altin_Portakal_Film_Festivali_icinde_bu_yil_oyunculuk_atolyesi_kurulacak_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50385--Altin_Portakal_Film_Festivali_icinde_bu_yil_oyunculuk_atolyesi_kurulacak_.html</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50385--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi – Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek “Harika Uygur İle Oyunculuk Atölyesi”nde, dünyanın en iyi 10 casting direktörü  arasında yer alan Harika Uygur mesleğinin inceliklerini anlatacak.<br />
 <br />
Film ya da dizilere oyuncu seçimi ve oyuncu olarak yeni bir rol alma (casting), atölyenin konuları arasında ilk sırayı teşkil ediyor. Yapımcılara oyuncu ya da figüran sağlayan “cast ajans”lar; film ve dizilerin oyuncu kadrosunu tayin eden “casting director“ler ve film yapımcıları arasındaki işbirliği ve sektörel alışveriş, katılımcıların ilgiyle izleyeceği bir başka konu.<br />
 <br />
Doğru oyuncuyu bakışından anlıyorum<br />
 <br />
Televizyon sektöründeki hızlı ilerleme ve sinema sektöründeki hareketlenmeye paralel olarak oyuncu ve uzman ihtiyacı da arttı. Yeni yüzler arayan yapımcılar, oyuncu ajanslarıyla (cast ajans) işbirliği ediyor. Kendini kanıtlamış oyuncularla ajanslar sözleşme imzalıyor. Türkiye'de güvenilir ajansların sayısı 20 civarında. Sadece gençler değil her yaş grubundan, her meslekten kişiler bu ajanslara oyuncu ve model olmak için kaydoluyor, şöhret ya da para ümidiyle ajansların kataloglarına giriyor.<br />
 <br />
Yapım firmaları bazen cast ajanslarla kendileri arasında köprü olacak cast direktörleriyle de çalışıyor. Türkiye’de “casting director” denince akla ilk gelen isim Harika Uygur. Aralarında 'Türkan' ve 'Behzat Ç.' dizilerinin de yer aldığı pek çok projeye oyuncu seçen Harika Uygur, "Doğru oyuncuyu bakışından anlıyorum. Resmine baktığım an, o kişinin bakışından hikâyesini ve geçmişini görebiliyorum," diyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Türkiye de E-ticaret hacmi arttı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50384--Turkiye_de_E_ticaret_hacmi_artti.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50384--Turkiye_de_E_ticaret_hacmi_artti.html</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50384--.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin en büyük insan kaynakları platformu Kariyer.net verilerine göre 2011 yılının ilk 8 ayında istihdam hacmi en çok artan sektör e-ticaret oldu. 2011 yılının ilk 8 aylık periyodunda sektörden gelen eleman talebi yüzde 200’lük bir artışla 2 bin kişiye ulaştı.<br />
<br />
E-ticaret son yılların en popüler girişimcilik alanlarından biri oldu. Rakamlara bakıldığında sektörün koşar adımlarla büyüdüğünü görmek mümkün. Türkiye’nin en büyük İK sitesi Kariyer.net, birçok büyük şirketin yatırım yaptığı ve her gün yeni iş fırsatlarının doğduğu e-ticaret sektörünün istihdam haritasını çıkardı. Veriler, fırsat sitelerinin yeni iş fırsatları doğurduğuna işaret ediyor.<br />
<br />
Türkiye’nin en büyük insan kaynakları platformu Kariyer.net verilerine göre 2011 yılının ilk 8 ayında istihdam hacmi en çok artan sektör e-ticaret oldu. 2011 yılının ilk 8 aylık periyodunda sektörden gelen eleman talebi yüzde 200’lük bir artışla 2 bin kişiye ulaştı. e-ticaret sitelerinin en çok aradığı pozisyonlar ise sırasıyla yönetici, satış temsilcisi, yazılım uzmanı, muhabese elemanı, sistem yöneticisi, danışman, satın alma uzmanı, internet pazarlama uzmanı oldu.<br />
<br />
<b>Dış yatırımların sayısı hızla artıyor</b><br />
Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, e-ticaret uygulamalarının çizdiği başarılı grafiğin istihdama da yansıdığını belirtiyor. Yusuf Azoz: “Ülkemizde yıllardır başarılı örneklerini gördüğümüz e-ticaret, günden güne hacmini artırıyor ve başlı başına bir sektör olma yolunda hızla ilerliyor. İnternet kullanımının yaygınlaşması ve tüketicilerin internetten alışverişe her geçen gün daha fazla güven duymasına paralel olarak bu alandaki girişimlerin ve dış yatırımların sayısı da hızla artıyor. Bunda, tüketicinin işini kolaylaştıran yaratıcı uygulamaların da önemli payı bulunuyor.”<br />
<br />
<b>Elemanı da internette arıyorlar</b><br />
İnternet şirketlerinin personel arama süreçlerini de internet üzerinden gerçekleştirdiğini belirten Yusuf Azoz şöyle konuşuyor: “Sitemize üye olan e-ticaret sitelerinin sayısı son iki yılda yüzde 150’ye varan bir artış gösterdi. Şu an Kariyer.net veritabanında ilanı bulunan 120 e-ticaret firması var. İnternette faaliyet gösteren firmalar, internetin sağladığı hız ve maliyet avantajını çok daha yakından bildiklerinden, eleman arama süreçlerinde de interneti tercih ediyor. Teknik pozisyonlardan yönetici ve danışman gibi yönetim kadrolarına, tüm iş ilanlarını internette yayınlayıp süreci internette yönetiyor.”<br />
<br />
<b>En çok yönetici ve satışçı aranıyor</b><br />
E-ticaret sektöründe en çok ihtiyaç duyulan pozisyonların satış temsilcisi, yönetici, yazılım uzmanı, muhabese elemanı, sistem yöneticisi, danışman, satın alma uzmanı ve internet pazarlama uzmanı olduğunu belirten Yusuf Azoz, istihdam tablosunun sektörün kurumsallaşma sürecinin hızlandığına işaret ettiğini söylüyor. Azoz: “En çok aranan pozisyonların yönetici ve satış temsilcisi olması, yazılım uzmanı ve sistem yöneticisinin bunlardan sonra gelmesi, sektörün teknik altyapısını geliştirmenin yanı sıra daha yüksek bir ticaret hacmi ve değer yaratmaya başladığını ve odağını bu yöne çevirdiğini gösteriyor .”<br />
<br />
<b>Farklı meslekler doğdu</b><br />
E-ticaret siteleri tarafından Kariyer.net veritabanında yayınlanan ilanlar arasında farklı pozisyonlar da yer alıyor. Kampanyaların duyurulması için ihtiyaç duyulan e-posta pazarlama uzmanı ve iade süreçlerini yönetmesi için istihdam edilen iade sorumlusu, bu pozisyonlar arasından en çok dikkat çekenler. Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz bu durumu, en son teknoloji üzerine kurulu iş modellerinin, sürekli yeni iş alanları, yeni pozisyonlar ürettiği ve önümüzdeki dönemde de farklı iş alanlarının doğacağı şeklinde yorumluyor.<br />
<br />
<b>Operasyon tarafında ihtiyaç artıyor</b><br />
Alışveriş sitelerinin sadece internet üzerinde faaliyet göstermediğini belirten Yusuf Azoz, şöyle konuşuyor: “Satılan ürünlerle ilgili bakım, depolama ve loijistik faaliyetleri de yürütüldüğü için bu alanlar için yoğun personel aranıyor. Ürünlerin fotoğrafını çekmek için fotoğrafçı, ürünlerin bakımı için temizlik elemanı ve ütücü, depo operasyonaları için depo ve sevkiyat sorumluları, tedarik zinciri yöneticisi, lojistik operasyon yöneticisi, lojistik elemanları ve şoförlerin yoğun olarak arandığını gözlemliyoruz.”<br />
<br />
<b>Anadolu’da da iş fırsatları doğacak</b><br />
Azoz, birçok fırsat sitesinin hizmet ağını İstanbul dışına genişlettiğini, temsilcilik ve ofislerle Anadolu’daki şehirlerde de faaliyet göstermeye başladığını belirtiyor. Yusuf Azoz, sektöre yapılan yatırımın artarak sürmesinin beklendiğini ve e-ticaret sitelerinin İstanbul dışında da istihdamı hareketlendiren bir yapıya ulaşacağını söylüyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Tarihi Rodos Adasında Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalan tarihi eserler tahrip ediliyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50383--Tarihi_Rodos_Adasinda_Osmanli_Imparatorlugu_ndan_kalan_tarihi_eserler_tahrip_ediliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50383--Tarihi_Rodos_Adasinda_Osmanli_Imparatorlugu_ndan_kalan_tarihi_eserler_tahrip_ediliyor.html</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50383--.html</guid>
		<description><![CDATA[Rodos’da Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilen Murat Reis Camii ve Külliyesi’nin avlusuna bando mızıka merkezi kurulacak. Zaman’ın haberine göre Rodos Belediyesi, halihazırda bakımsızlıktan yıkılmak üzere bulunan Murat Reis Külliyesi’nin avlusuna bando mızıka merkezi inşa ediyor.<br />
<br />
1972 yılında ibadete kapatılan Murat Reis Camii ve Murat Reis Külliyesi’nde külliyenin girişinde yer alan tabelaya göre yaklaşık 900 bin avro tutarında restorasyon gerçekleştiriliyor. Ancak habere göre restorasyon yerine külliyenin avlusunda bando mızıka eğitim merkezi inşa ediliyor. Adada yaşayan Türkler ise külliyenin adada yaşayan Müslümanların elinden alınarak yok edildiği gerekçesi ile belediyenin kararına tepki gösteriyor.<br />
<br />
Habere göre Osmanlı İmparatorluğu’nun yaklaşık 400 yıl hüküm sürdüğü Rodos’ta Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait pek çok tarihi eser bulunuyor. Murat Reis, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Osmanlı donanmasına girdi, Barbaros Hayrettin Paşa’nın Haçlı Donanması amirali Andrea Doria ile yaptığı Preveze Deniz Savaşı’na katıldı. Cephede savaşarak şehit düşen Murat Reis, Rodos’a gömüldü. Adını Murat Reis’ten alan Murat Reis Külliyesi, aynı zamanda Türk Şehitliği olarak biliniyor, pek çok Osmanlı askerinin kabri de bu külliyede yer alıyor. UNESCO tarihi eserler listesinde bulunan ve bugüne dek gelmiş tarihi eserler bakımsızlıktan veya farklı gerekçeler ile vakıf mülkiyetinden çıkarılıyor. Rodos İslam Eserlerini Koruma Vakfı Rodos Evkaf İdaresi’nin ise bu tahribata göz yumduğu iddia ediliyor.<br />
<br />
<b><i>Habipoğlu: Osmanlı İmparatorluğu’nun izleri silinmeye çalışılıyor</i></b><br />
<br />
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu(ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, “Yunanistan’ın tarihi ve kültürel açıdan öne çıkan adalarından biri olan Rodos, Osmanlı İmparatorluğu tarihinde de önemli bir yere sahip. Yüzyıllar boyunca burada hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma pek çok tarihi eser bugün büyük bir tahribat ile karşı karşıya. Batı Trakya’da olduğu gibi Rodos’ta vakıflara ait eserler çeşitli sebepler gösterilerek, hatta sebep gösterilmeksizin vakıfların elinden alınarak zaman içinde ya yok olmaya terk ediliyor ya da başka amaçlar ile kullanılıyor. Murat Reis Külliyesi’nin restore edilmesi gerekirken külliyenin avlusunda bando mızıka merkezi olarak yeni bir yapının inşa edilmesi öncelikle tarihe saygısızlık. Bununla birlikte Rodos’ta yaşayan Türk azınlığın tek sorunu şüphesiz bu değil. Rodos’ta ve İstanköy’de yaşayan Türkler, azınlık olarak kabul edilmedikleri gibi sahip oldukları Türk okulları ve ibadetlerini yerine getirdikleri camileri geçmişte çeşitli sebepler gösterilerek kapatıldı. Bugün Rodos’ta ibadete açık tek bir camii var… Bu nedenle Rodos’ta yaşayan Türkler, asıl amacın adada Osmanlı İmparatorluğu’nun izlerini silmek olduğunu düşünüyorlar.” açıklamasında bulundu.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Olimpiyat ateşi 19/23 Ekim arası Kemer Olimpos'ta yanacak</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50382--Olimpiyat_atesi_19_23_Ekim_arasi_Kemer_Olimpos_ta_yanacak.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50382--Olimpiyat_atesi_19_23_Ekim_arasi_Kemer_Olimpos_ta_yanacak.html</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Olympos]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50382--.html</guid>
		<description><![CDATA[İki yılda bir düzenlenen ve bu yıl Antalya - Kemer’de 19-23 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek 12. Doğa Sporları Olimpiyatları için geri sayım başladı.<br />
<br />
Türkiye Çevre ve Doğa Sporları Federasyonu, GATAB ve Muratpaşa Belediyesi işbirliği ile Antalya ve Kemer’de gerçekleşecek olan olimpiyatlar için 10 binden fazla kişinin bölgeye gelmesi bekleniyor.<br />
<br />
İki yılda bir dünyanın çeşitli ülkelerinde düzenlenen Doğa Sporları Olimpiyatları’nın yolu Kemer’den geçmeye hazırlanıyor. 19-23 Tarihleri arasında gerçekleşecek olimpiyat hakkında basın mensuplarının bilgilendirilmesi amacıyla Türkiye Çevre ve Doğa Sporları Federasyonu Başkanı Nuri Ülker’in başkanlığında Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Kemer ve bölgesini temsilen GATAB Başkanı ve Tekirova Belediye Başkanı Yusuf Üras ve Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen katıldı.<br />
<br />
Hollanda, Fransa, Yunanistan, Finlandiya, İtalya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Estonya ve Japonya gibi ülkelerin ardından, bu yıl 19-23 Ekim tarihleri arasında Antalya'da düzenlenecek<br />
<br />
<b><i>OLİMPİYAT ATEŞİ OLİMPOST’TA YANACAK</i></b><br />
Yüzme, yürüyüş, bisiklet gibi ana spor dallarında performansların sergileneceği etkinliklere 10 binden fazla kişinin aktif katılımın göstermesi bekleniyor. Biri Antalya’da diğeri de Kemer’de olmak üzere iki olimpiyat köyünün kurulacağı yarışmalarda ayrıca dış basından da yüzlerce medya mensubunun geleceği tahmin ediliyor. 12. Doğa Sporları Olimpiyatı’nın meşalesi Olimpos’taki ünlü Yanartaş’ta yanacak. Böylece dünyada ilk kez olimpiyat ateşi olimpiyatların yapıldığı ülkede yakılmış olacak.<br />
<br />
Japonya’nın ardından 2011 yılında Antalya ve Kemer’de gerçekleştirilecek olan olimpiyatlarda katılımcılara Antalya’nın tarihi güzellikleri de tanıtılacak. Sportif amacının dışında ülke tanıtımına da büyük katkı sağlayan organizasyon için çalışmalara hız veren Organizasyon Komitesi başarılı bir ev sahipli için ön hazırlık çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor.<br />
<br />
<b>ALTERNATİF TURİZM VE BÖLGE TANITIMI İÇİN OLAĞAN ÜSTÜ BİR FIRSAT</b><br />
Özellikle dünyadaki doğa tutkunları tarafından büyük bir ilgi ve alaka ile takip edilen Doğa Sporları Olimpiyatları, sportif etkinliklerinin yanı sıra düzenlendiği ülke ve bölgesine sağladığı tanıtım katkısıyla da dikkat çekiyor. Organizasyon boyunca bir olimpiyat köyünün Kemer’de kurulacak olmasına dikkat çeken ve Doğa Sporları Federasyonu’nun düzenlediği toplantıda da hazır bulunan Tekirova Belediye Başkanı ve GATAB Başkanı Yusuf Üras, olimpiyatların bölge tanıtımına ve turizmine ciddi ivme katacağına dikkat çekti. Üras yaptığı açıklamada konunun önemi hakkında şunları söyledi: “Bu olimpiyatlarla Kemer Bölgesinin sosyal, kültürel ve eşsiz güzellikteki doğasının tanıtımını gerçekleştireceğiz. Böylesi dev bir organizasyonun parçası olmaktan dolayı gururluyuz. GATAB olarak başarılı bir olimpiyat ev sahipliği yapmak için çalışmalarımızı ve görev dağılımımızı gerçekleştiriyoruz. Amacımız bu gibi faaliyetlerle bölgemizin güzelliklerini en iyi şekilde tanıtarak alternatif turizm potansiyelimizin kalitesini ve kapasitesini en üst seviyeye çıkartmaktır. Bu yüzden 4 gün sürecek olan bu olimpiyatları çok önemsiyor ve gereken hazırlıklarımızı tüm hızıyla sürdürüyoruz.”<br />
<br />
Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen'in ve Türkiye Çevre ve Doğa Sporları Federasyonu Başkanı Nuri Ülker'in, Doğa Olimpiyatları'nın düzenlenmesine büyük katkı verdiğini vurgulayan Üras, doğa sporlarına gönül verenleri, beklentilerini ve organizasyonun nasıl yapıldığını görmek için Lüksemburg'da yürüyüşe katıldığını ifade etti.<br />
<br />
Üras, "Ekim ayındaki olimpiyatı çok iyi şekilde gerçekleştireceğiz. Ondan sonraki süreçte de doğa dernekleri bizim bölgeye ayrı ayrı gelecek. Likya yoluna yönlendirme levhaları koyacağız belki katılımcılara su verilecek istasyonlar olacak" dedi.<br />
<br />
Dünyada doğa sporlarına gönül veren 3 milyon insanın 23 dernek çatısı altında toplandığını bildiren Üras, "Doğa sporu tutkunlarını bölgemize çekmeyi başaracağız" diye konuştu.<br />
<br />
<b>Olimpiyatlara ayrıca</b>; Türkiye'nin pek çok şehrinden doğa sporları dernekleri ve doğa sporu tutkunlarının da bulundukları yörelerin yemek kültürü ve çeşitli turistik ürünlerine yönelik olimpiyat köylerinde katkı sağlamaları amaçlanıyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Kemer, Türkiye Hitit Rallisi’ne ev sahipliği yapacak</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50381--Antalya_Kemer_Turkiye_Hitit_Rallisi_ne_ev_sahipligi_yapacak.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50381--Antalya_Kemer_Turkiye_Hitit_Rallisi_ne_ev_sahipligi_yapacak.html</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50381--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kemer’de düzenlenen Slalomda ana sponsor olan Oflaz Turizm’e Kemer Motosporları Kulübü tarafından plaket verildi.<br />
<br />
Geçtiğimiz hafta Oflaz Turizmin sponsorluğunda 40 sporcunun katılımı ile Kemer’de ilk kez bir gece organizasyonu olarak düzenlenen “Türkiye Slalom Kupası” büyük ilgi çekerken, KMK ( Kemer Motosporları Kulübü ) ‘den sevindirici bir açıklama geldi. Kasım ayı sonunda Kemer’de düzenleneceği açıklanan Türkiye Hitit Rallisi için çalışmalara başladıklarını belirten KMK Başkanı Ramazan Yıldırım, “19-20 Kasım 2011 tarihlerinde Türkiye Hitit Rallisi Kemer’de gerçekleştirilecek. Bu konuda Federasyon yetkilileri ile gereken görüşmeleri yaptık, imzaları attık. O güne heyecanla çalışmaya başladık. Tozu toprağa katıp, özlenen Ralli heyecanını tekrar Kemer’e taşımaya çalışıyoruz” dedi. KMK Başkanı Ramazan Yıldırım ve Başkan Yardımcısı Serdar Kandemir, Kemer’de düzenlenen Türkiye Slalom Kupasının ana sponsorluğunu yapan Oflaz Turizm’e teşekkür belgesi ve plaketi sundu.<br />
<br />
<b>Ana sponsor Oflaz Turizm’e teşekkür plaketi</b><br />
Türkiye Slalom Kupasının ana sponsorluğunu yapan Oflaz Turizm’e bir teşekkür belgesi ile plaketi veren Başkan Ramazan Yıldırım, “ Kemer’de de Türkiye slalom Kupasını binlerce izleyicinin katılımı ile başarı gerçekleştirdik. Türkiye’ de bir ilke imza atarak, ilk kez bir gece slalomu düzenledik. Çeşitli firma ve kurumların ortaklaşa sponsorluğunda ve bunların başını çeken Oflaz Turizmin sahibi Ozan Güven Bey’e çok teşekkür ediyor ve kendisine desteklerinden dolayı bu plaketi sunuyoruz. “dedi.<br />
Oflaz Turizmin sahibi Ozan Güven,” Kemer’in isminin geçtiği her yerde Oflaz Turizm olarak her zaman bulunmaya çalıştık”<br />
<br />
Teşekkür plaketini alan Oflaz Turizmin sahibi Ozan Güven, Kemer adının geçtiği her yerde bulunmaktan büyük bir gurur duyduklarını belirterek, plaket için teşekkürlerini sundu. Güven, “Yıllardır Kemer’de çalışıyoruz. Kemer adına yapılan bu önemli organizasyona sponsor olduk. Kemer’in isminin geçtiği her yerde biz Oflaz Turizm olarak her zaman bulunmaya çalıştık. Kemer’de Türkiye Slalom yarışında da kendilerine maddi manevi destek olmaya çalıştık. Birçok kesim açısından bu organizasyon küçük gibi görülse de, bu organizasyon kasım ayı sonunda Kemer’de düzenlenecek olan Türkiye Hitit Rallisinin de bir ön hazırlığı olarak heyecan yarattı” dedi.<br />
<br />
<b>“WRC Dünya Ralli Şampiyonası ve Off-Shore Şampiyonasını özlüyoruz”</b><br />
Geçtiğimiz yıllarda WRC Dünya Ralli Şampiyonası ve Off-Shore gibi organizasyonların Kemer’e büyük bir heyecan ve katkı sağladığına dikkat çeken Ozan Güven, Kemer’in bu tür organizasyonlardan mahrum kaldığını söyledi. Güven, “ Kemer olarak bundan önce dünyanın en büyük pilotlarının katıldığı WRC Dünya Ralli Şampiyonasını maalesef kaybettik. Bu organizasyona binlerce insan geliyordu ve Kemer’de büyük bir heyecan yaşanıyordu. Bu organizasyon ile Kemer’deki marketten, dağdaki gözlemeciye kadar herkes bir katkı elde ediyordu. Maalesef bu tür organizasyonlardan maalesef Kemer şu anda mahrum kaldı. Daha önce bir de Off-Shore vardı. Off-Shore’de Kemer’de bir hafta boyunca büyük bir hareketlilik yaşanıyordu . Bu organizasyonlar ile bölgedeki insan sayısı artıyordu ve çok ciddi bir hareketlilik yaşanıyordu. Böylece bölgeye bırakılan para da artıyordu. Şimdi tüm bunları unuttuk. Şimdi önümüzde bir Türkiye Ralli Şampiyonası var. Buna da çok sevindik ve bundan sonra da Kemer Motosporları Kulübüne her zaman gereken desteği vereceğiz” diye konuştu.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>2011 Antalya Büyükşehir ücretsiz Yaz Spor Okulu açıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50380--2011_Antalya_Buyuksehir_ucretsiz_Yaz_Spor_Okulu_aciyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50380--2011_Antalya_Buyuksehir_ucretsiz_Yaz_Spor_Okulu_aciyor.html</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Jun 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50380--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir ücretsiz Yaz Spor Okulu için kayıtlar başladı. Antalya Büyükşehir Belediyesi çocuklar için 9 branşta ücretsiz Yaz Spor Okulu açıyor. 1 Temmuz - 26 Ağustos tarihleri arasında eğitim verecek Yaz Spor Okulu’nun kayıtları başladı.<br />
<br />
28 Haziran’a kadar sürecek başvurular Büyükşehir Belediyesi Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne ve Atatürk Spor Salonu yanındaki Spor Çadırı’na yapılacak. İlk ders 1 Temmuz’da başlayacak.Çocukların zihinsel, bedensel, sosyal ve kültürel gelişmesine katkıda bulunmak, bilgili, girişken ve sağlıklı yeni nesiller yetiştirilmesini sağlamak amacıyla düzenlenen Yaz Spor Okulu’nda, yüzme, futbol, basketbol, bayan voleybol, tenis, güreş, satranç, tekvando ve karate olmak üzere toplam 9 branşta kurs verilecek.Başvuru için doldurulmuş, imzalanmış ve doktor raporu kısmı onaylanmış Yaz Spor Okulu başvuru formunun teslim edilmesi yeterli olacak. Başvurular, kontenjanlarla sınırlı olacak. Yaz Spor Okulu’na, 7-13 yaş arasında (1998-2004 doğum tarihleri arası) çocuklar başvurabilecek. Tüm branşlarda, konularında deneyimli ve yeterlilik belgesi olan antrenörler tarafından eğitim verilecek.<br />
<br />
ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ<br />
<br />
<b>2011 YAZ SPOR OKULU PROGRAMI</b><br />
(01 Temmuz–26 Ağustos 2011)<br />
7–13 Yaş (1998–2004 Doğum Tarihleri Arasında)<br />
<br />
<br />
<b>1- YÜZME:</b>   <br />
Yer: ATİK Tesisleri<br />
Gün: Salı-Perşembe <br />
Saat: 08:30 – 10:45<br />
1. Gurup:  Saat: 08:30 – 09:35  <br />
2. Gurup:  Saat: 09:40 – 10:45<br />
<br />
<br />
<b>2- FUTBOL:</b><br />
Yer: Şöhretler Futbol Halı Sahası <br />
(Fabrikalar Mah. KİPA Alışveriş Merkezi Batısı)<br />
Gün: Salı-Perşembe-Cumartesi<br />
Saat: 09:00–12:00<br />
<br />
1. Saha:  Saat: 09:00–10:00 / 10:00–11:00 / 11:00–12:00 <br />
2. Saha:  Saat: 09:00–10:00 / 10:00–11:00 / 11:00–12:00 <br />
3. Saha:  Saat: 09:00–10:00 / 10:00–11:00 / 11:00–12:00<br />
<br />
<br />
<b>3- BASKETBOL:</b><br />
Yer: Muratpaşa Lisesi Spor Salonu <br />
(Soğuksu Mahallesi)<br />
Gün: Pazartesi-Çarşamba<br />
Saat: 13:00–18:00<br />
<br />
Yer: Lara Düden Parkı Spor Kompleksi<br />
Gün: Salı-Perşembe<br />
Saat: 19:00–21:00<br />
<br />
Yer: Lara Düden Parkı Spor Kompleksi<br />
Gün: Cumartesi-Pazar<br />
Saat: 19:00–21:00<br />
<br />
<br />
<b>4-  BAYAN VOLEYBOL:</b><br />
Yer: Muratpaşa Lisesi Spor Salonu <br />
(Soğuksu Mahallesi)<br />
Gün: Salı-Perşembe<br />
Saat: 13:00–18:00<br />
<br />
<br />
<b>5- TENİS:</b>   <br />
Yer: ATİK-SEM Tesisleri<br />
(Dilek Sabancı Spor Salonu Arkası)<br />
Gün: Salı-Perşembe <br />
Saat: 08:30 – 10:30<br />
<br />
Yer: Lara Düden Parkı Spor Kompleksi<br />
Gün: Salı-Perşembe <br />
Saat: 10:00 – 11:00  /  11:00 – 12:00<br />
<br />
Yer: Lara Düden Parkı Spor Kompleksi<br />
Gün: Cumartesi -Pazar <br />
Saat: 18:00 – 19:00  /  19:00 – 20:00<br />
<br />
<b>6- TAEKWANDO :</b> <br />
Yer: Tekin Spor Merkezi <br />
(Atatürk Caddesi-Eyilik TV Karşısı)<br />
Gün: Pazartesi-Çarşamba-Cuma <br />
Saat: 16:00 – 19:00<br />
<br />
<br />
<b>7- KARATE:</b><br />
Yer: BS Sport Center  <br />
(İsmail Cem Cad. Ekşioğlu Bayraktar Sitesi Önü A Blok 29/1)<br />
Gün: Salı-Perşembe-Cumartesi<br />
Saat: 19:00 – 21:00<br />
<br />
<br />
<b>8- GÜREŞ:</b><br />
Yer: Atatürk Spor Salonu<br />
Gün: Pazartesi–Çarşamba-Cuma<br />
Saat: 15:00 – 18:00<br />
<br />
<br />
<b>9- SATRANÇ:</b><br />
Yer: Haşimişcan Aile Danışma Merkezi<br />
Gün: Salı-Perşembe <br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
<br />
Yer: Haşimişcan Aile Danışma Merkezi<br />
Gün: Çarşamba-Cuma <br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
Yer: Yenimahalle Semt Evi<br />
Gün: Çarşamba-Cuma <br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
Yer: Atatürk Kütüphanesi<br />
Gün: Pazartesi-Çarşamba<br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
Yer: ASMEK Çaybaşı Kurs Merkezi<br />
Gün: Cumartesi-Pazar<br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
Yer: ASMEK Karşıyaka Kurs Merkezi<br />
Gün: Cumartesi-Pazar<br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
Yer: ASMEK Konyaaltı Kurs Merkezi<br />
Gün: Çarşamba-Cuma<br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
Yer: ASMEK Kepez Kurs Merkezi<br />
Gün: Salı-Perşembe<br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
Yer: ASMEK Yeşilbayır Kurs Merkezi<br />
Gün: Pazartesi-Çarşamba<br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
Yer: ASMEK Varsak Kurs Merkezi<br />
Gün: Salı-Perşembe<br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
Yer: ASMEK Lara Kurs Merkezi<br />
Gün: Çarşamba-Cuma<br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)<br />
<br />
Yer: ASMEK Altınova Saime-Salih Konca Kurs Merkezi<br />
Gün: Salı-Perşembe<br />
Saat: 10:00 – 12:00 (1. Gurup)  /  13:00 – 15:00 (2. Gurup)]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya`da 2011 Gençlik Kampı Açılıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50379--Antalya_da_2011_Genclik_Kampi_Aciliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50379--Antalya_da_2011_Genclik_Kampi_Aciliyor.html</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Jun 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50379--.html</guid>
		<description><![CDATA[Haydi gençler kampa, Antalya Büyükşehir Belediyesi, 10-15 yaş arası öğrenciler için 27 Haziran-20 Ağustos tarihleri arasında Lara Birlik Piknik Alanı’nda ücretsiz “Gençlik Kampı” düzenliyor.<br />
<br />
Çocuklarını Gençlik Kampı’na göndermek isteyen aileler, 25 Haziran’a kadar Kepez, Yeşilbayır, Altınova ASMEK merkezleri ile Yeni Mahalle Kültür Merkezi, Çamlıbel ve Santral Aile Eğitim merkezlerine başvurabilecek.<br />
<br />
<b>8 HAFTA SÜRECEK</b><br />
Bu yıl 3’üncüsü gerçekleştirilecek Gençlik Kampı, 5’er günlük periyotlar halinde, 10-15 yaş arası gençlerinin katılımıyla 8 hafta sürecek. Ücretsiz olacak kampta, gelir düzeyi düşük ailelerin çocuklarına öncelik tanınacak. Gençler, 5 günlük kamp sürecinde tiyatro, drama, yüzme, resim ve doğada yön bulma gibi sosyal ve kültürel aktiviteler yapacak. Oyuncak Müzesi, Kum Heykeller ve Minicity gezileri düzenlenecek.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya`nın Sualtı Yeniden Keşfediliyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50378--Antalya_nin_Sualti_Yeniden_Kesfediliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50378--Antalya_nin_Sualti_Yeniden_Kesfediliyor.html</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Dalış Bölgeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50378--.html</guid>
		<description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nün çalışmaları ile Antalya yeniden keşfediliyor.<br />
<br />
Antalya'nın gizemli güzelliklerini ortaya çıkarmak için çalışan Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi, Konyaaltı'nda Sağlık İl Müdürlüğü'nün yaklaşık 500 metre güneyinde karada bulunan bir obruktaki tatlı suya dalış yaparak bu obruğun sualtındaki gizemlerini görüntülediler.<br />
<br />
Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Meral Gültekin, Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yard. Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu ve Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinin katılımı ile gerçekleştirilen dalış etkinliğinde bir doğa güzelliği daha gözler önüne serildi.<br />
<br />
Antalya’nın her geçen gün bir güzelliğinin daha ortaya çıktığını söyleyen Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yard. Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, “Antalya su kaynakları üstüne kurulmuş bir şehir. Birçok bilinmeyen su kaynakları var, bunlardan bir tanesi de dalış yaptığımız Arapsuyu’ndaki obruk. Bu obrukların içinde Antalya’ya has birçok endemik biyolojik çeşitlilikte var. Obrukların üzerine yerleşim yeri kuruluyor ve birçok doğal güzellik yok ediliyor, endemik çeşitliliğimiz tahrip ediliyor. Akdeniz Üniversitesi olarak amacımız Antalya’nın sahip olduğu güzellikleri ortaya çıkarmak ve bu tahrip oluşa dur demek. ” dedi.<br />
<br />
Arapsuyu’nda yeni keşfedilen obruğun karstik yapının erimesi sonucu oluşmuş olduğunu aktaran Gökoğlu, “Çok derin bir obruk. Biz bugün 10-12 metre kadar derinliğe indik ama bizim giremediğimiz dar tünellerden oluşan 50 - 55 metrelik bir derinliğe daha sahip. İkinci dalışımızda daha derinlere gidip daha ayrıntılı görüntüler almayı planlıyoruz. Antalya’nın su altındaki güzelliklerini belgesel haline getirerek Antalyalılara ve tüm dünyaya bu güzellikleri göstermek istiyoruz.” diye konuştu.<br />
<br />
Obruğun içinde yılan balığı, Antalya’ya özgü bir sazan türü, Akdeniz Bölgesi’nde çok sık rastlanan tatlı su karidesi gibi birçok canlı yaşadığını söyleyen Gökoğlu, “Dalış yaptığımız obruğun içerisine kamyonlarca toprak doldurulmuş, şayet bu alan doldurulmasaymış harika bir alanmış. Doldurulduğu için birçok yeri görüntüleyemedik ama yine de mevcut güzellikleri ortaya çıkarmak ve tüm dünyaya Antalya’nın güzelliklerini göstermek bile bizim için yeterli.” dedi. <br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Kepez Belediyesinden Yörüklere Park</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50377--Antalya_Kepez_Belediyesinden_Yoruklere_Park.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50377--Antalya_Kepez_Belediyesinden_Yoruklere_Park.html</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50377--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Yörüklere verdiği park sözünü tuttu. Barış Mahallesi’nde Yörük kültürünün yaşatılacağı parkın yapımına başladı.<br />
<br />
Başkan Hakan Tütüncü, Yörük Türkmen Şenliği’nde, Antalya Yörükler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’ne tahsis edilen alanda, 3 yıldır yapımına başlanılamayan Yörük Parkı’nı inşa etme sözü vermişti. Kepez Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, tahsis işleminin karşılıklı olarak fesih edilmesinin ardından Yörük kültürünün yaşatılacağı parkın yapımına başladı.<br />
<br />
Park Bahçeler Müdürlüğü, küçük bir vadinin içerisine yapılacak olan parkın doğal zemine zarar vermeden alanın reglajını (zemin tesviyesi) yapıyor. Bu çalışmanın tamamlanmasının ardından parkın projesi hayata geçirilecek.<br />
<br />
Parkta, Yörük kültürünün yaşatılacağını belirten Başkan Hakan Tütüncü, "Yörüklerimiz, yapacağımız parkta geleneklerini, göreneklerini ve sosyal aktivitelerini yapabilecekler. Çocuklarımız, burada Yörük kültürünü tanıma şansı bulacak. Bu parkla, Yörük kültürünü koruyup, geleceğe aktarmış olacağız. Yörük kültürünün simgelerinin yer alacağı bu park, turizme de hizmet edecek. Bundan sonra da Yörüklerin emrindeyiz, onları sorunlarının çözümü için çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.<br />
Tütüncü, inşasının tamamlanmasının ardından parkı, meclis kararı ile Antalya Yörükler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin kullanımına vereceklerini de belirtti.<br />
<br />
Parkın içerisinde Yörük çadırı, sosyal tesis olacak. Yörük Parkı 1,5 dönümlük alana inşa ediliyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Mısır`da `Badem gözlü` dev bir heykel ortaya çıktı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50376--Misir_da_Badem_gozlu_dev_bir_heykel_ortaya_cikti.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50376--Misir_da_Badem_gozlu_dev_bir_heykel_ortaya_cikti.html</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50376--.html</guid>
		<description><![CDATA[Mısır’daki Memnon Heykelleri ve III. Amenhotep Tapınağı’nı Koruma Projesi kapsamında yapılan kazılarda büyük kralın yüzünü ayrıntılarıyla gösteren dev bir heykel, tanrısal bir varlığa ait baş figürü ve kral ile eşini sunakta betimleyen bir dikilitaş bulundu.<br />
<br />
Luksor’un batı yakasındaki Kom el-Hettan’da Memnon ve III. Amenhotep Heykellerini Koruma Projesi kapsamında 18. Hanedan kralı III. Amenhotep’e (1390-1352 MÖ) ait mezar tapınağında yapılan kazılar sırasında büyük krala ait, su mermeri taşından yapılma devasa bir heykel bulundu. Kazıları yapan ekip ayrıca bir antik dönem tanrısal varlığına ait heykel başını keşfederken aynı krala ait bir baş figürünü ve dikilitaşı restore etti.<br />
<br />
Kralın üzerindeki kıvrımlı fistan<br />
Mısır Antik Eserlerden Sorumlu Devlet Bakanı Dr. Zahi Havas, bulunan devasa heykelin III. Amenhotep’i oturur vaziyette, Nemes başlığı ve kıvrımlı bir shendjyt fistan giymiş ve kraliyet mensuplarına özgü sakal bırakmış şekilde gösterdiğini duyurdu. Devasa heykel, ilk girişi koruyan Memnon Heykellerinin 200 metre kadar gerisinde, Mezar tapınağının üçüncü girişine giden yolda bulundu.<br />
<br />
Bakan Havas, heykelin bir zamanlar üçüncü girişe yerleştirilen heykellerden biri olduğunu ifade etti. Havas’a göre her iki heykel de antik dönemde yaşanan bir depremde yıkılmıştı ancak parçaları Nil’in alüvyon katmanlarından görülebiliyordu. İki heykelden birinin taht bölümlerinin arkası önceki kazılarda keşfedilmiş ve üzerinde yazılı tamamlanmamış metinler yayınlanmıştı. Dr. Zahi Havas heykelin diğer parçalarının aşama aşama açığa çıkarılacağı belirtirken restore edilmiş heykelin yakın gelecekte orijinal konumuna yerleştirileceğini açıkladı.<br />
<br />
Kralın yüzünü ayrıntılarıyla betimleyen heykel, antik dünyanın başyapıtlarından biri olarak görülüyor<br />
Mısırlı devlet bakanı, III. Amenhotep’in dev heykeldeki yüzünün kraliyet dönem sanatının bir başyapıtı olduğunu ifade etti. Kozmetik çizgilerle çevrili badem gözlere, kısa bir buruna ve keskin bir çıkıntıyla sınırlanmış geniş dudaklı büyük bir ağıza sahip olan yüz 1,20 metre yüksekliğinde. Yüzün oldukça büyük ölçeğine rağmen çok iyi kazındığı ve çok iyi oranlandığı da göze çarpıyor.<br />
<br />
18 metre ile türünün tek örneği<br />
Kazı ekibinin başı Dr. Hourig Sourouzian, yapılan keşfin hem tapınağın tarihi hem de Mısır sanat ve heykelcilik tarihi açısından çok büyük önem taşıdığını belirtti. Dev heykeli benzersiz yapansa yapımında kullanılan taşın çok iyi kazınmış olması. Yapımda kullanılan su mermeri taşı Orta Mısır’da yer alan Hatnub’un taş ocaklarından yontulmuş. Bu maddenin dev heykel tasarımlarında çok nadiren kullanıldığına dikkat çeken Dr. Sourouzian Kom el-Hettan’daki heykellerin 18 metrelik boylarıyla günümüze oluşan tek örnekler olduğunu vurguladı.<br />
<br />
Gizemli baş figürü<br />
Kazı ekibi tapınağın büyük avlusundaki haritalama ve yol açma çalışmaları sırasında, granodiyorite kazınmış, tanrısal bir varlığa ait bir baş figürünü de keşfetti. 28,5 cm yüksekliğindeki baş figürü bir erkek tanrıyı yivli peruk giymiş halde gösteriyor. Çenesinin altındaki kıvrımlı ilahi tarzda sakalı da görülebiliyor.<br />
<br />
Kralı sunakta gösteren dikilitaş<br />
Büyük avludaki kazılarda III. Amenhotep’in kırmızı kuvarsitten yapılmış dikilitaşı da bulundu. Mısır Antik Eserler Bakanlığı Firavunlar Bölümünün başında bulunan Muhammed Abdel Fatah, eserin proje ekibi tarafından restore edildiğini bildirdi. Ekibin lideri Dr. Sourouzian uzmanların 27 büyük parçayı aşama aşama birleştirerek dikilitaşı orijinal büyüklüğünün 5’te 4’ü olan 7,40 metre yüksekliğine nasıl ulaştırdığını anlattı: “Taş gerçekte 9 metre uzunluğundaydı. Restorasyon süreci taşın yuvarlak tepesinin yerleştirilmesinden sonra gelecek sezon tamamlanmış olacak. Taş bu yüzü Amenhotep ile eşi Kraliçe Tiye’yi tanrılardan Amun-Ra ve Sokar’a sunuşta bulunurken betimliyor. Taşın geri kalanı 25 satır uzunluğunda hiyeroglif yazı içeriyor. Bu yazılar III. Amenhotep’in Tehebes’in büyük tanrılarına adadığı tapınakları listeliyor.”<br />
<br />
Proje ekibi kralın halihazırda Luksor Müzesi’nde sergilenen kızıl granit baş figürünün sakalını da yerleştirdi. Belgelere ve çekilen fotoğraflara göre başla sakal ilk kez 1957 yılında Dr. Labib Habachi tarafından keşfedilmişti ancak heykel günümüze kadar sakalsız olarak sergileniyordu. Proje ekibi bu kayıp parçayı da bularak baş heykelini tamamlamış oldu.<br />
<br />
Mısır Türkiye Turizm Konsolosu Nehad Gamal Eldin ise şunları söyledi: “Bu muhteşem keşiflerin iki önemli boyutu var. Biri Mısır sanatının bundan binlerce yıl önce bile ne kadar ileri olduğunu göstermesi diğeri de Mısır tarihinin bunca yıllık köklülüğüne rağmen bizi hala şaşırtması. Restorasyon çalışmaları tam olarak tamamlandığında tüm bu eserleri eskiden dikildikleri yerlerde görme şansına ulaşacağımız için çok heyecanlıyız.”]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Buluta Taşınıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50375--Antalya_Buluta_Tasiniyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50375--Antalya_Buluta_Tasiniyor.html</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50375--.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de Microsoft Hyper-V platformu üzerinde bulut bilişim (Cloud) hizmetini veren ilk hosting firması olan DorukNet Bulut Bilişim Bilgilendirme Toplantıları’nın üçüncüsünü Antalya’da gerçekleştirdi.<br />
27 Mayıs Cuma Günü Best Western Khan Hotel’de gerçekleştirilen toplantıya Antalya’nın iş ve teknoloji dünyasındaki önemli temsilcileri katıldı.<br />
<br />
DorukNet, yaklaşık sekiz ay süren çalışma ve toplam 1,5 milyon dolarlık yatırımla faaliyete geçirdiği DorukCloud hizmetini ve bulut bilişim ile ilgili merak edilen tüm konuların irdelendiği özel bilgilendirme toplantılarının üçüncüsünü İstanbul ve İzmir’in ardından Antalya’da düzenledi. Toplantıda bulut bilişimin avantajları örneklerle katılımcılarla paylaşıldı.<br />
<br />
DorukCloud hizmetinin ayrıcalıklarından faydalanmak, detaylı bilgi almak isteyen şirketler için düzenlenen toplantı büyük ilgi gördü. Toplantı kapsamında konuşma yapan DorukNet Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Şenol Doyranlı, DorukNet’in 18 yıl boyunca veri merkezi hizmetlerine odaklandığını, kurumsal yapılara özel olarak sundukları hizmet ve teknik destek altyapılarının bulut bilişim yatırımı yapacak şirketler için önemli bir güvence oluşturduğunu belirtti.<br />
<br />
Bulut bilişimin en önemli faydalarından biri firmaların bilişim teknolojileri alanındaki yatırımlarını ciddi oranda düşürmesi. Firmalar bulut bilişim sayesinde bilişim teknolojilerindeki kaynaklarını kullandıkları kadar ödeyecekler. Bulut bilişim ile saniyeler içinde kaynak artırımı yapabilecekler. Firmalar artık sunucu, işletim sistemi ve yazılımları satın almayıp, bu kaynakların ihtiyaç duydukları kadarını üstelik istedikleri süre boyunca “hizmet” olarak kullanabilecekler. Firmalar uygulamalarını her zaman en güncel BT kaynağı (sunucu, yazılım vb) üzerinde ve çok yüksek servis sürekliliği ile hiçbir yatırıma ihtiyaç duymadan çalıştırabilecekler.<br />
<br />
DorukCloud, daha iyi bir yol<br />
Bulut bilişim servisi, sunulacak olan servislerin hangi lokasyon ya da sunucu üzerinde bulunduğu fark etmeksizin, sanallaştırma teknolojisi ile geniş bir hizmet alanına yayılması anlamına gelmektedir. Bulut bilişim sisteminin, bilişim sektörüne kattığı değerler arasında esneklik, verimlilik, yüksek erişilebilirlik ve tüm bu avantajların yanında karlılık vardır. Bu yüzden bulut bilişim hizmetine kelime anlamı olarak yüksek erişilebilirlik , esneklik, verimlilik, ve kârlılık diyebiliriz.<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Cep telefonları ve Baz İstasyonları Denetim Altında</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50374--Cep_telefonlari_ve_Baz_Istasyonlari_Denetim_Altinda.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50374--Cep_telefonlari_ve_Baz_Istasyonlari_Denetim_Altinda.html</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50374--.html</guid>
		<description><![CDATA[-Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Ankara’da baz istasyonları ölçümlerinden elde edilen sonuçları açıkladı. İl genelinde toplam 5 bin 590 baz istasyonu dünyada belirlenen limitlerinin 10’da biri kadar olduğu belirtildi.<br />
<br />
Elektromanyetik alan limitleri dünya standartlarında 2 Volt/Metre olan cep telefonlarının BTK laboratuarlarında hassasiyetle test ediliyor. Limit değerlerin üstünde olan cep telefonları piyasadan toplatılıyor.<br />
<br />
- BTK İkinci Başkanı Dr. Turgut Ayhan Beydoğan, “Baz istasyonları vatandaşların yoğunlukla yaşadığı şehir merkezlerinde 4-5 volt/metre’yi geçmiyor.”<br />
<br />
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Ankara’da baz istasyonları ölçümlerinden elde edilen sonuçları yayınladı. İl genelinde toplam 5 bin 590 baz istasyonunda oluşan elektromanyetik alanın limitlerin yarısından daha az, dünyada belirlenen 40 Volt/metre değerinin ise 10’da biri kadar olduğu gözlendi.<br />
BTK tarafından düzenli olarak yapılan ölçümlerde vatandaşları rahatlatacak sonuçlar elde edildi. 2008 yılından bu yana gerçekleştirilen ölçümlerde son olarak elde edilen rakamlarda baz istasyonlarının belirlenen limit değerin yarısından daha az elektromanyetik alana sahip olduğu ortaya çıktı. Buna göre, Ankara genelinde 5 bin 590 baz istasyonunda elde edilen en yüksek değer 4 volt/metre olarak belirlendi.<br />
<br />
YÜZDE 99’U 0-5 VOLT/METRE ARASINDA<br />
Özellikle vatandaşların yoğunlukla bulunduğu Kızılay, Tunalı Hilmi, Ulus gibi merkezi noktalarda yapılan ölçümlerde en düşük değer 0,271 volt/metre olarak tespit edildi. En yüksek değer 4 volt/metre’de kaldı. Toplam baz istasyonlarının yüzde 58’inde bu değer 0,1.5 volt/metre arasında sonuç verirken, yüzde 99,87’si ise 0-5 volt/metre aralığında yer aldı. Yerleşim yerlerinin uzağında bulunan baz istasyonlarında ise bu değer 8-9 volt/metre’ye çıktı.<br />
<br />
BTK İkinci Başkanı Dr. Turgut Ayhan Beydoğan, dünyada baz istasyonları için konuyla ilgili otoritelerin belirlediği limit değerin 41 volt/metre olduğunu, Türkiye’de ise 10 volt/metre olduğuna dikkat çekerek şehir merkezlerinde vatandaşların yoğunlukla yaşadığı bölgelerde bu değerlerin 4-5 volt/metre’yi geçmediğini kaydetti. Baz istasyonlarının ölçümlerinin düzenli olarak gerçekleştirildiğini belirten Beydoğan, “Elde edilen veriler, uluslar arası otoritelerce belirlenen limit değerlerin çok altında. Uzmanlara danıştık, insan sağlığı açısından hiçbir tehdit oluşturmadığını belirttiler” dedi.<br />
<br />
CEP TELEFONLARI DA DENETİM ALTINDA<br />
BTK İkinci Başkanı Dr. Beydoğan, dünyada ilk beş arasında yer alan BTK laboratuarında telekomünikasyon sektöründeki cihazların test ve denetimlerinin yapıldığını söyledi. Beydoğan, Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası kuruluşların belirlediği standart değerlerin Türkiye’de de kabul gördüğünü ve sağlık ve çevreye olan etkisi gözetilerek hassasiyetle inceleme yapıldığını belirtti. Gerek cep telefonları gerekse baz istasyonlarının insanların güvenli kullanabileceği sınırlar arasında olduğunu belirten Beydoğan, “Limit değerlerin üstünde olan tüm cihazlar toplatılıyor. Vatandaşların içi rahat olsun” diye konuştu. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Güvenli İnternet Kullanımı için Öneriler</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50373--Guvenli_Internet_Kullanimi_icin_Oneriler.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50373--Guvenli_Internet_Kullanimi_icin_Oneriler.html</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50373--.html</guid>
		<description><![CDATA[Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB)İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, Emniyet Müdürlüğü ile TİB arasında yeni kurulan ihbar hattı sayesinde internette kişi veya kurumlar hakkında yer alan olumsuz içeriğin web sitelerinden çıkarılabileceğini söyledi.<br />
<br />
Kişi ve kurumlar hakkında internet üzerinden hakaret gibi zararlı içeriklerin arttığını belirten Osman Nihat Şen, sosyal ağlar başta olmak üzere internet üzerinde çok sık rastlanan bu durumun kullanıcıların yararına çözülebilmesi için önlem aldı. TİB tarafından oluşturulan www.ihbarweb.org.tr ihbar hattı ile Bilgi İhbar Merkezine yapılan ihbarların yanı sıra, internet içerik ihbarları konusunda www.bim.org.tr kurumsal ihbar hattı sayesinde de Emniyet Genel Müdürlüğünün asayiş birimleri tarafından kullanılarak doğrudan ihbar yapılabileceğini anlatan Şen, şunları söyledi:<br />
<br />
“TİB, egm il merkezlerinden gelen kurumsal ihbarları bu web sitesi aracılığıyla değerlendirecek. Bu sayede dinamik internet ortamında kolluk kuvvetleriyle irtibatın daha hızlı olması sağlanarak site engellemelerine varmadan bir çok olay içerik çıkartma yoluyla sonuçlandırılacak. Söz konusu sistem, kullanıcıların zararlı içerikleri bildirecekleri bir mekanizma olacak.”<br />
<br />
“İNTERNETİ GÜVENLİ KULLANIN”<br />
İnternetin sayısız faydaları olduğunu, kullanıcılara hem iş, hem sosyal hayatta büyük kolaylık ve imkan sağladığına işaret eden Osman Nihat Şen, ebeveynlerin de interneti ve İnternetin güvenli kullanımını öğrenmesi gerektiğini ifade etti. İnterneti kullanan çocuk-ebeveyn arasında aktif bir etkileşim olması ve internette beraber vakit geçirilmesi gerektiğini belirten Osman Nihat Şen, “Aileler, çocuklarının internette geçirdiği zamanı kontrol etmeli. Çocuklarla beraber, zaman tayini yapılmalı. Çocukların sosyal ağ üyeliklerini izlemek için onların sosyal ağlarda da arkadaşı olunmalı” diye konuştu.<br />
<br />
“İNTERNET ŞİFRESİNİ PAYLAŞMAYIN”<br />
Adli Bilişim Uzmanı ve Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Çığır İlbaş ise bilgisayar sistemlerine zarar veren uygulamalardan telif hakları ihlaline kadar çok geniş bir yelpazede incelenen bilişim suçlarına bir de farkında olmadan işlenen suçların da eklendiğini belirtti. İnternet suçlarında suçluların tespiti için her türlü bilgi ve belgenin dikkatli biçimde toplanması ve yasal makamlara zaman kaybetmeden ulaştırılması gerektiğini belirten Çığır İlbaş, “Bazı bilişim suçlarında eksik veya geç belge ibrazı nedeniyle suçluların tespit edilemediği gözlemleniyor. Bu tür olaylarla karşılaşılması durumunda, zaman kaybetmeden teknik ve yasal destek istenmesi gerekir” dedi.<br />
<br />
Kullanıcıların önlemler alarak interneti güvenli kullanabileceğine işaret eden Çığır İlbaş, önlemleri şöyle sıraladı:<br />
<br />
“İnternete erişim sağladığınız modeminizin şifresini veya kablosunu komşunuzla paylaşmayın. Bu durum suça açılan kapıdır. Güvenliğiniz için mutlaka İnternet bağlantınızı şifrelemeyi unutmayın. Diğer taraftan bilgisayarınızın güvenliğini ihmal etmeyin. Sistem güncelleştirmelerini yapabilmek için mutlaka lisanslı programlar kullanın. E-posta yolu ile gelen teklif ve talepleri dikkatli inceleyin. Hizmet aldığınız kuruluşların ek güvenlik önlemlerini (mobil imza, sanal kart vb.) kullanın.”]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalyalılara fiber internet</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50372--Antalyalilara_fiber_internet.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50372--Antalyalilara_fiber_internet.html</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50372--.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin yenilikçi telekom operatörü Superonline, yeni “9,99’a Bekleme Yapma Devam Et!” kampanyasıyla Antalyalılara fiber internet keyfini ayda sadece 9,99 TL’ye yaşatıyor. Üstelik modem ve kurulum da ücretsiz.<br />
<br />
dönemde yaptığı yatırımlarla Antalya’yı dünyanın en hızlı interneti olan fiber optikle tanıştıran Superonline, bu teknolojinin sağladığı eşsiz internet deneyimini yine Türkiye’de eşi görülmemiş bir kampanya ile Antalyalılara sunuyor. 1 Şubat’ta başlayıp 31 Mart’a kadar devam edecek “9,99’a Bekleme Yapma Devam Et!” kampanyası kapsamında Superonline abonesi olan Antalyalılar, seçtikleri bağlantı paketine göre 3 aydan 6 aya kadar, ayda sadece 9,99 TL ödeyerek fiber internet hızını yaşayacaklar.<br />
<br />
<br />
“Fiber optik benzersiz bir deneyim sunuyor”<br />
Türkiye’de şu ana kadar abonelere bu kadar yüksek hızda internet erişiminin bu kadar uygun fiyatlarla sunulmadığını vurgulayan Superonline Pazarlama ve İletişim Müdürü Birim Esener Karakaş, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Superonline olarak 9,99’a Bekleme Yapma Devam Et kampanyamız ile Antalyalıları da fiber internetle çok uygun fiyatlarla tanıştırmak istiyoruz. Yüksek hız ve uygun fiyat yanında kampanyamız süresince hem kotalı hem de limitsiz paketlerimiz için abonelerimize modem ve kurulumu da hediye ediyoruz.”<br />
<br />
“9,99’a bekleme yapma, devam et”<br />
İlk 3 ay boyunca ayda 9,99 TL’lik 10 Mbps hızındaki bağlantı paketlerinin aylık ücreti bu sürenin sonunda 4 GB kotalı paket için 29 TL, limitsiz paket içinse 49 TL.<br />
İlk dört ay boyunca 9,99 TL’lik indirimden yararlanacak 20 Mbps hızındaki bağlantı paketlerinin aylık ücreti bu sürenin sonunda 8 GB kotalı paket için 39 TL, limitsiz paket içinse 69 TL.<br />
9,99 TL’lik indirimden 5 ay boyunca yararlanacak 50 Mbps hızındaki bağlantı paketlerinin aylık ücreti bu sürenin sonunda 12 GB kotalı paket için 59 TL, limitsiz paket içinse 99 TL.<br />
Tam 6 ay boyunca 9,99 TL’lik indirimden yararlanacak 100 Mbps hızındaki bağlantı paketlerinin aylık ücreti bu sürenin sonunda 16 GB kotalı paket için 89 TL, limitsiz paket içinse 199 TL.<br />
Superonline’ın yeni kampanyasından 24 ay taahhütlü abonelik sözleşmesi imzalayan tüm aboneler yararlanabilecek.<br />
<br />
Hız Kota Tarife Kampanya<br />
10Mbps 4GBKOTALI 29 TL 3 Ay x 9,99 TL<br />
10Mbps Limitsiz 49 TL 3 Ay x 9,99 TL<br />
20Mbps 8GBKOTALI 39 TL 4 Ay x 9,99 TL<br />
20Mbps Limitsiz 69 TL 4 Ay x 9,99 TL<br />
50Mbps 12GBKOTALI 59 TL 5 Ay x 9,99 TL<br />
50Mbps Limitsiz 99 TL 5 Ay x 9,99 TL<br />
100Mbps 16GBKOTALI 89 TL 6 Ay x 9,99 TL<br />
100Mbps Limitsiz 199 TL 6 Ay x 9,99 TL<br />
<br />
Kampanya ile ilgili detaylı bilgi almak ve abone olmak için 0850 222 0 222 Superonline Müşteri Hizmetleri’ni aramak ya da Superonline İletişim Merkezleri ile Superonline Abone Merkezlerine başvurmak yeterli.<br />
<br />
Kampanya ile ilgili detaylı bilgi için: www.superonline.net]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Tahtalıdağ Olympos Teleferiğine talep var</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50371--Tahtalidag_Olympos_Teleferigine_talep_var.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50371--Tahtalidag_Olympos_Teleferigine_talep_var.html</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2011 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50371--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya’nın Kemer ilçesi yakınındaki Tahtalıdağ’a kurulu Olympos Teleferik, üçüncü yaşında geniş bir popülerlik kazandı. Yurdun başka bölgelerinden de benzerinin tesisi için talep yağıyor.<br />
Yurt içinden ve dışından yüz binlerce ziyaretçinin kullandığı tesise ilgi geziyle sınırlı kalmadı. Tahtalıdağ’a bu yoldan çıkan kimi girişimciler ve kent yöneticileri, benzerini kendi yörelerinde kurdurmak için başvuruda bulundular. Olympos Teleferik İşletmesi Genel Müdürü Haydar Gümrükçü’nün açıklamasına göre, Hatay, Rize, Şanlıurfa ve Kayseri’den gelen proje önerileri incelendi. Kayseri’de Erciyes Dağı’na yeni bir teleferik kurulması kabul edildi. Rize’nin Ayder yaylası ile Hatay ve Şanlıurfa illerinde ise araştırmalar sürüyor.<br />
<br />
Tahtalıdağ’daki teleferik projesi Türkiye-İsviçre ortaklığıyla Doppelmayr-Garaventa Grup tarafından inşa edilmişti. Bütün güvenlik standartlarıyla donatılmış olan ve çevreci bir anlayışla kurulan Olympos Teleferik, dünyanın en uzun hatları arasında sayılıyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Atatürk Caddesi Işıklar gibi olacak</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50370--Ataturk_Caddesi_Isiklar_gibi_olacak.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50370--Ataturk_Caddesi_Isiklar_gibi_olacak.html</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2011 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50370--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Caddesi’nin doğu kaldırımını yeniden düzenleyecek. Işıklar Caddesi ile bütünlük sağlayacak projede Atatürk Caddesi’nin ortasından eskiden olduğu gibi arıktan su akacak.<br />
<br />
Belediye İşhanı önünden ile Büyükşehir Belediyesi’ne kadar uzanan kaldırım Işıklar Caddesi’nin devamı niteliğinde ele alınacak. Proje Recep Peker Caddesi’nde Plaza 2000 İş Merkezi önündeki trafik ışıklarına kadar uzanacak. Işıklar Caddesi’nde olduğu gibi bozuk olan kaldırımlar sökülerek, çok daha güzel bir görünüm sağlayacak kaş beji ve afyon beyazı eskitilmiş mermer döşenecek.<br />
Yaklaşık bin metrelik kaldırımda 5 bin metrekare zemin malzemesi kullanılacak. Caddenin aydınlatması da tamamen yenilenecek. Kaldırımlara görme engeliler için oluklu takip taşları döşenirken, kaldırım rampaları uluslararası standartlarda yapılacak. Cadde kent mobilyaları ve peyzaj düzenlemesiyle süslenecek.<br />
<br />
<b>ARIK GÜN YÜZÜNE ÇIKARILACAK</b><br />
Projenin en ilgi çeken kısmını caddenin ortasından akan arığın yeniden canlandırılması oluşturuyor. Bir Antalya nostaljisi olan arık gün yüzüne çıkarılacak. Halen yağmur kanalı olarak kullanılan mevcut arığın yer yer açık olan kısımlarının üstü kapatılacak. Üzerine 12 santimetre derinliğinde prekast betonarmeden yapay bir arık yapılacak. Cadde boyunca uzanacak arıktan sürekli şırıl şırıl su akacak. Işıklandırmayla arık gece de güzel bir görünüme kavuşturulacak.<br />
<br />
<b>HEYKELLERLE DONATILACAK</b><br />
Atatürk Caddesi düzenlemenin ardından heykellerle donatılacak. Işıklar Caddesi’ndeki sokak müzisyenleri heykellerini Atatürk Caddesi’nde Romalılar Antalya’da heykelleri tamamlayacak. Motosiklete binen Romalı, gazete okuyan Romalı gibi heykel figürlerinin büyük ilgi çekmesi bekleniyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Yivli Minare çekim merkezi oluyor 	</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50369--Yivli_Minare_cekim_merkezi_oluyor_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50369--Yivli_Minare_cekim_merkezi_oluyor_.html</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2011 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50369--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Yivli Minare çevresini yeniden düzenliyor. Proje tamamlandığında bölge Cumhuriyet Meydanı’yla bütünlük sağlayacak.<br />
<br />
Tarihi alan bir çekim merkezine dönüştürülürken, oluşturulacak seyir terasından Kaleiçi ve deniz manzarasına doyum olmayacak.Alanda çalışmalar başladı. Çevre düzenlemesi ile Yivli Minare Cami çevresi ve Devlet Güzel Sanatlar Galerisi sergi alanı ortaya çıkarılacak. Bölgedeki mevcut ağaçlar korunurken, yeşil alan miktarı artırılacak. Zemine diyabaz ve paşa kahvesi mermer döşenecek. Engelli rampaları konulacak. Cumhuriyet Meydanı’ndan külliyeye iniş kısmındaki kot farkına kademeli seyir terası yapılacak. Vatandaşlar ve turistler, yeşillendirilecek seyir terasından Kaleiçi ve denizi seyredebilecek.Peyzaj düzenlemesinin yanında alan içindeki yapılar, özel ışıklandırma sistemiyle aydınlatılacak. Yaklaşık 500 bin liraya mal olması beklenen proje tamamlandığında Cumhuriyet Meydanı’ndan Kaleiçi’ne giriş canlanacak, tarihi yapıların ortaya çıkmasıyla alan bir çekim merkezi haline gelecek. Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanan proje, turizm sezonu öncesinde tamamlanacak.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antaly Kazım Özalp Caddesi'nde altyapı çalışması </title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50368--Antaly_Kazim_Ozalp_Caddesi_nde_altyapi_calismasi_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50368--Antaly_Kazim_Ozalp_Caddesi_nde_altyapi_calismasi_.html</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2011 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50368--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Kent Merkezini Güzelleştirme Projesi’ kapsamında Kazım Özalp Caddesi’nde yürütülen çalışmalar sistemli bir şekilde ilerliyor.<br />
<br />
Caddenin alt yapısı tüm kurumların koordineli çalışmasıyla aynı anda yapılıyor. Ortak çalışmanın ardından cadde bir daha kazılmamak üzere yeniden düzenlenecek.Kent merkezinde sürdürdüğü çevre düzenleme çalışmalarını Mayıs ayına kadar bitirmeyi hedefleyen Antalya Büyükşehir Belediyesi çalışmalarını sistemli ve planlı yürütüyor. Kazım Özalp Caddesi’nde devam eden çalışmalarda, caddenin bir daha kazılmaması için tüm alt yapı kurumları ile koordinasyon sağlanarak, ortak kazı gerçekleştiriliyor. TELEKOM alt yapı konusunda çalışmalarını bitirirken, ASAT da bölgedeki yağmursuyu drenaj, içme suyu ve atık su çalışmalarını tamamlamak üzere. AKEDAŞ ise önümüzdeki günlerde çalışmalarına başlayacak. Doğalgaz ve MOBESE çalışmalarının ardından caddenin altyapısı tamamıyla bitirilmiş olacak ve bir daha kazılmayacak. Alt yapının ardından zemine beton dökülecek ve üzerine taş kaplama döşenecek. Devam eden çalışmalarda esnafın mağdur olmaması için her türlü özen gösteriliyor. Çalışmalar esnafın ve halkın desteği ile hızla sürüyor.<br />
<br />
<b>PROJE NASIL OLACAK</b><br />
Toplam 15 bin metrekare alanı kapsayan proje ile Kapalı Yol, granit ve diabaz doğal taşlarla kaplanacak. Cadde boyunca yaya aksını bozmayacak şekilde seyir ve dinlenme alanları oluşturarak caddenin hareketliliğine uygun şekilde kent mobilyaları yerleştirilecek. Kışlahan’ın önünde bulunan su havuzu korunarak, daha güzel hale getirilecek. Proje kapsamında ayrıca 4 adet küçük su havuzu ile bitki havuzları da yer alacak. Dekoratif aydınlatma direkleri ve süslemelerle cadde ışıl ışıl olacak.  Proje, engelli vatandaşların ulaşımını rahat sağlayabilecekleri özel düzenlemeleri barındırıyor. Yol boyunca kaplama malzemesine uygun olarak görme engelliler için oluklu kılavuz çizgileri ile tekerlekli sandalye kullanımını kolaylaştırıcı rampalar bulunacak. Projede, cadde üzerinde asma-germe membran çatı örtülü prefabrik bir sergi alanı da tasarlandı. Antalya bir sergi alanına daha kavuşurken Kapalı Yol, kültürel anlamda bir çekim merkezine de dönüşecek. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya bisiklet kenti olacak 	</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50367--Antalya_bisiklet_kenti_olacak_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50367--Antalya_bisiklet_kenti_olacak_.html</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2011 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50367--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya'nın bisiklet kenti olması için ilk adım atıldı. Antalya'da kuzeyden merkeze doğru belirlenen pilot bisiklet yolunun tasarımı için çalışmalara başlanıyor.<br />
 <br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığının, Bisikletli Ulaşım Projesi kapsamında düzenlediği ve üç gün süren 'Antalya Bisikletle Bütünleşik Ulaşım Planlaması Çalıştayı' sona erdi. Bisiklet yollarını destekleyen grupların ve bisiklet güzergahı üzerindeki mahalle muhtarlarının katıldığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Projeler Koordinatörü Nurettin Tonguç başkanlığında yapılan çalıştayda, bisikletli ulaşım projesinin süreçleri hakkında bilgi verildi.<br />
<br />
Nurettin Tonguç,  Antalya'nın bisiklet kullanımı için çok elverişli bir şehir olduğunu belirtti. Antalya'da pilot bisiklet yolu oluşturacaklarını bildiren Tonguç, şunları söyledi:<br />
<br />
''Antalya, bisiklet yolu konusunda ilk adımı atıyor. Antalya, bisiklet kullanımı için en uygun yer. Amacımız, bisikleti ulaşım aracı olarak kabul ettirmek. Bisiklet yolunun tasarım aşamasındayız. Bisiklet yolunun geçeceği kavşakların düzenlemeleri yapılacak. Yapacağımız düzenlemelerle bisikleti kullananlara güvenli yolları belediye olarak biz hazırlayacağız.''<br />
<br />
 Tonguç, pilot bisiklet güzergahı olarak Çallı kavşağından başlayarak Turgut Reis Caddesi, Teomanpaşa Caddesi ve Milli Egemenlik Caddesi'ni belirlediklerini belirterek, ''Kuzeyi merkeze bisikletle bağlayacağız'' dedi.<br />
<br />
Tonguç, Antalya'daki bisiklet yolu ağını belirlediklerini de vurgulayarak, ''Antalya bisiklet kenti olacak'' dedi.<br />
<br />
<b>ÜÇ GÜNLÜK ÇALIŞTAY</b><br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı'nın 'Bisikletli Ulaşım Projesi' kapsamında, ABD merkezli Embarq- Sürdürülebilir Ulaşım Merkezi Türkiye ve Hollanda merkezli I-CE (Interface for Cycling) adlı sivil toplum örgütleri ile düzenlediği “Antalya-Bisikletle Bütünleşik Ulaşım Planlaması 3'üncü Çalıştayı”   28 Şubat 2 Mart 2011 tarihleri arasında yapıldı.<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı toplantı salonunda üç gün devam eden çalıştayda, bisiklet yolu için belirlenen pilot koridor üzerinde çalışmalar yürütüldü. Kesitler, parklanmalar ve geçişler üzerinde yeni planlamaların yanı sıra, şehir içindeki alternatif yollar gözden geçirildi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>1.Ulusal Antalya Karikatür Yarışması sonuçlandı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50366--1_Ulusal_Antalya_Karikatur_Yarismasi_sonuclandi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50366--1_Ulusal_Antalya_Karikatur_Yarismasi_sonuclandi.html</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2011 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50366--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 1.Ulusal Antalya Karikatür Yarışması’nda dereceye girenler belirlendi. 167 çizerin katıldığı yarışmada Sinop’tan Aşkın Ayrancıoğlu’nun karikatürü 2 bin 500 liralık birincilik ödülüne layık görüldü.<br />
<br />
“Turizm” ana temalı yarışmaya 167 çizer başvurdu. Karikatürist Ercan Akyol, Ferit Avcı, Cihan Demirci, Kamil Masaracı, İbrahim Tapa’dan oluşan seçici kurul, titiz bir çalışmanın ardından ödül kazanan isimleri belirledi. Seçici kurul adına açıklama yapan Cihan Demirci, yarışmada Sinop’tan Aşkın Ayrancıoğlu’nun karikatürünün birinci, İstanbul’dan Ali Çelikol’un karikatürünün ikinci ve Denizli’den yarışmaya başvuran Mehmet Selçuk’un karikatürünün üçüncülük ödülü kazandığını kaydetti. Yarışmada, Balıkesir’den Mehmet Zerer ve Bursa’dan Mehmet Kahraman’ın çizgilerinin mansiyon ödülü aldığını ifade eden Demirci, “Bu yıl yarışmada iki özel ödülümüz vardı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Özel Ödülü’nü Antalya’dan Kürşat Zaman kazanırken, Gazeteci Deniz Som Özel Ödülü’nü ise Sakarya’dan İlker Selvi’nin aldı. Öte yandan Antalya’dan çok fazla çizerin yarışmaya ilgi göstermesinden dolayı önceden açıklamadığımız Jüri Özendirme Ödülü’nü 3 arkadaşımıza sunacağız. 14 yaşındaki Ali Süvarioğulları, Cansu Kuyucu ve Ahmet Ünal’a Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen isimler oldu” dedi.Yarışmaya ilginin yoğun olmasının kendilerini çok mutlu ettiğini belirten Demirci, özellikle gençlerin yarışmaya başvurduğunu kaydetti. Demirci, karikatür adına Antalya’dan bir ışık olduğunu ifade etti.<br />
<br />
<b>ÖDÜL TÖRENİ 9 NİSAN’DA</b><br />
Ödül töreninin 9 Nisan Cumartesi Günü, saat 16.00’da Belediye Kültür Salonu’nda gerçekleşeceğini açıklayan Cihan Demirci, yarışmanın birincisine 2 bin 500, ikinciye 2 bin, üçüncüye ise bin 500 lira, mansiyon ödülüne layık görülen iki karikatüre de biner lira ödül verileceğini belirtti.  ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>2010 - 2011 YILBAŞINA ÖZEL OTEL PROGRAM ve FİYATLARI</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50365--2010_2011_YILBASINA_OZEL_OTEL_PROGRAM_ve_FIYATLARI.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50365--2010_2011_YILBASINA_OZEL_OTEL_PROGRAM_ve_FIYATLARI.html</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2010 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Yılbaşı Programları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50365--.html</guid>
		<description><![CDATA[1) DEDEMAN ANTALYA HOTEL<br />
Antalya-Merkez/ 5*  / Yarım Pansiyon<br />
<br />
Yılbaşı Program Detayları Yılbaşı Program Detayları Hazırlanıyor .....<br />
<br />
. . . . . . . . . .  . . . . . . .  . . . . . . . . .  . . . . .  . . . . .  . . . . . .  . . . . . .  . . . . . . . . .  . . . . . . . . . .  .<br />
<br />
<br />
2) DIVAN ANTALYA HOTEL<br />
Antalya-Merkez/ 5*  / Yarım Pansiyon<br />
 <br />
3) SHERATON VOYAGER<br />
Antalya-Merkez/ 5*  / Yarım Pansiyon<br />
<br />
4) CLUB HOTEL SERA<br />
Antalya - Lara / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
1 gecelik konaklama çift kişilik odada kişi başı günlük =180 TL<br />
Minimum 3  gece ve üzeri  konaklama çift kişilik odada kişi başı günlük =160 TL<br />
Gala yemeği dahildir.<br />
<br />
5) DELPHIN DIVA HOTEL <br />
Antalya - Lara / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Minimum 2 gece konaklama şartı <br />
Yılbaşı Gala yemeği kişi başı 90 TL <br />
Programı :<br />
* Gala Yemeği ( Ala carte Menü ) <br />
* Canlı Müzik<br />
* Rewü Show<br />
* Oryantal<br />
* 01.01.2011 Brunch<br />
* 04–12 yaş Çocuklar için Mini Club açık olacaktır.<br />
<br />
6) DELPHIN PALACE HOTEL<br />
Antalya - Lara  / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Minimum 2 gece konaklama şartı <br />
Yılbaşı Gala yemeği kişi başı 90 TL <br />
Programı :<br />
* Gala Yemeği ( Ala carte Menü ) <br />
* Canlı Müzik<br />
* Rewü Show<br />
* Oryantal<br />
* 01.01.2011 Brunch<br />
* 04–12 yaş Çocuklar için Mini Club açık olacaktır.<br />
<br />
7) SUENO HOTELS GOLF BELEK<br />
Belek  / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Yılbaşı Program Detayları Hazırlanıyor .....<br />
<br />
8) SEHER RESORT HOTEL<br />
Side–Evrenseki / 5* / Herşey Dahil<br />
<br />
Yılbaşı Programı=<br />
YILBAŞI MENÜSÜ <br />
*AÇIK BÜFE,<br />
*ÇORBA,<br />
*SOĞUK MEZELER,<br />
*SICAK MEZELER,<br />
*TATLILAR VE PASTALAR <br />
*MEYVE ÇEŞİTLERİ<br />
**CANLI MÜZİK 19.30 -01.00,<br />
**YENİ YIL PASTASI,<br />
**ŞAMPANYA, <br />
**DANSÖZ  23.30-24.00,<br />
**HAVAİ FİŞEK 00:00<br />
***DİSKO 00.30-02.00 (giriş ücretsiz, içecekler ücretlidir)<br />
<br />
9) SILENCE BEACH RESORT<br />
Manavgat–Kızılağaç/ 5* / Herşey Dahil<br />
<br />
Yılbaşı Program Detayları Hazırlanıyor .....<br />
<br />
10) SUENO HOTELS BEACH SİDE<br />
Side - Sorgun/ 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Yılbaşı Program Detayları Hazırlanıyor .....<br />
<br />
11) Adam & Eve Hotels  /5* Belek   UAI( Ultra Herşey Dahil)<br />
<br />
Minimum 2 gece konaklama zorunludur.<br />
Yılbaşı programımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.<br />
<br />
http://www.adamevehotels.com/newsletter/2010/newyear2010/programme/<br />
<br />
<br />
12) LYKIAWORLD ANTALYA    UAI( Ultra Herşey Dahil)<br />
<br />
Yılbaşı dönemi min. gece sınırlaması olmayıp, konaklamaya gala dahildir.<br />
<br />
31.12.2010 Cuma <br />
19:00 Canlı Müzik eşliğinde Lobby’de Yeni Yıl kokteyli<br />
19:45 Gala yemeğine geçiş ve yemek müziği<br />
20:15 – 00:00 Canlı Müzik<br />
00:00 Hoşgeldin 2011<br />
00:05 Oriental dans gösterisi<br />
00:20 Yeni yılın ilk dansları ve müzikleri<br />
00:45 Yeni yıl Revü gösterisi<br />
01:10 – 01:45 Canlı Müzik eşliğinde Gala’nın sonlanması<br />
01:30 – 03:00 Blue Note DJ ile yeni yıl Disco ve çorba servisi<br />
<br />
<br />
- Silence Beach Resort	Manavgat-Kızılagaç	5*	111 TL<br />
- Hotel Lara World	Antalya-Lara	3*	120 TL<br />
- Sueno Beach Side	Antalya-Side	5*	139 TL<br />
- Seher Resort & Spa	Antalya-Side	5*	140 TL<br />
- Imperial De Luxe 	Kemer - Beldibi	5*	150 TL<br />
- Belconti Resort Hotel	Antalya-Belek	5*	150 TL<br />
- Club Hotel Sera City & Resort Hotel	Antalya-Lara	5*	160 TL<br />
- Amelia Beach Resort Hotel & Spa	Antalya-Manavgat	5*	160 TL<br />
- Kervansaray Lara Int. Holiday Courts	Antalya-Lara	5*	165 TL<br />
- Antalya Hotel	Antalya-Merkez	5*	190 TL<br />
- Boutique Resort & Spa Bodrum	Muğla-Bodrum	5*	199 TL<br />
- Divan Antalya Hotel	Antalya-Merkez	Özel (5*)	200 TL<br />
- Lykia World Antalya	Antalya-Manavgat	Özel (5*)	200 TL<br />
- Delphin Diva Premiere	Antalya-Lara	5*	230 TL<br />
- Delphin Palace De Luxe Collection	Antalya-Lara	5*	245 TL<br />
- Dedeman Antalya Hotel & Convention Center	Antalya-Merkez	5*	265 TL<br />
- Pırıl Hotel Thermal Beauty Spa	İzmir-Çeşme	5*	340 TL<br />
- Adam & Eve Hotels	Antalya-Belek	Özel Sınıf	350 TL<br />
<br />
•  Yılbaşı programları otellere göre farklılık göstermektedir. <br />
•  Yılbaşı program detayları ve rezervasyonlarınız için lütfen acentemiz ile iletişime geçiniz. <br />
•  Fiyatlar standart odada günlük kişibaşı konaklamalar için geçerlidir. <br />
•  Fiyatlar oda kategorisine göre yükselmektedir. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Türkiye Otokros Şampiyonası’nın 3. Ayağı Antalya`da</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50364--Turkiye_Otokros_Sampiyonasi_nin_3_Ayagi_Antalya_da.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50364--Turkiye_Otokros_Sampiyonasi_nin_3_Ayagi_Antalya_da.html</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Nov 2010 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50364--.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Otokros Şampiyonası’nın 3. Ayağı Antalya Motorsporları Kulübü (AMK) tarafından 6-7 Kasım 2010 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Kampüsü’nde bulunan Dünya Ralli Şampiyonası Özel Seyirci Etabı'nda gerçekleştirilecek… <br />
<br />
Yarış öncesi yapılacak olan tanıtım çalışmalarında ise başrole Pegasus Racing adına yarışacak ve Temmuz ayında İstanbul’da yapılan ERC Boğaziçi Rallisi birincisi olan Luca Rossetti damgasını vuracak. Rossetti ‘nin Avrupa Ralli Şampiyonası’ndan sonra katıldığı ilk organizasyon olan otokrosta Abarth Grande Punto S2000’i ile hayranlarını buluşturacak.<br />
<br />
Hafta sonu koşulacak olan yarışın basın toplantısı 6 Kasım Cumartesi günü saat 18.30’da Minicity’de yapılacak. Basın toplantısının ardından saat 19:30’da Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen pilotlarımız ve Luca Rossetti seremoni startının ardından özel şovlarla Beach Park’ı kuş bakışı gören varyantlarda muhteşem bir ambiyans yaratacaklar. <br />
<br />
Yarışmanın idari ve teknik kontrolü ise 7 Kasım Pazar günü saat 08.00-09.00’da Otokros parkurunda yapılacak. Daha önce WRC Türkiye Rallisi’nde kullanılan seyirci özel etabında düzenlenecek olan yarış, saat 10.00’ da antrenman ve sıralama turları ile başlayacak. Sıralama seansının ardından çiftli kalkış usulüne göre pilotlar kategorilerinde dereceye girmek için parkura çıkacaklar.<br />
Ödül töreninin ise Pazar günü saat 19.00’da düzenlenecek ödül töreninin ardından finali Luca Rossetti’nin göze ve kulağa hitap etmesi beklenen şovu ile kapatacağız…<br />
<br />
Şampiyona ile ilgili AMK Başkanı Bülent Atasoy şunları söyledi;<br />
“Ralliye ilk adımda önemli bir yeri olan otokrosta bu yıl Luca Rossetti’nin de bizlerle olmasını sağladık. Kasım otokrosu Rossetti’nin Avrupa Şampiyonası’ndan sonra katıldığı ilk organizasyon olmasından dolayı büyük önem arz etmektedir ve kendisi klasman dışı start alacaktır. Bu konuda büyük destek sağlayan Pegasus Racing’e teşekkür ederiz. Bu güzel heyecanı Antalya otomobil tutkunlarının vazgeçilmez platformu olan Beach Park varyantlarına seremoni startı ile taşıyacağız. Bu yüzden izleyici açısından katılımın büyük olacağını tahmin ediyoruz. Deniz, hız ve görsel şov üçlüsünü seven bütün Antalya halkını 6 Kasım’da Beach Park’taki varyantlarda verilecek starta ve 7 Kasım’da Akdeniz Üniversitesi Dünya Ralli Şampiyonası Seyirci Özel Etabı’nda yapılacak yarışa bekliyoruz.“<br />
Yarışla ilgili detaylara www.amk-tr.com adresinden ulaşabilirsiniz.<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>H2 Eko karavan Antalya`da</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50363--H2_Eko_karavan_Antalya_da.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50363--H2_Eko_karavan_Antalya_da.html</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Nov 2010 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50363--.html</guid>
		<description><![CDATA[Uluslararası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi (UNIDO-ICHET) ve Oto Doğalgaz İstasyonları Derneği (ODİDER) tarafından temiz enerji kaynaklarını tanıtmak amacıyla geliştirilen "H2 Eko Karavan Projesi" Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Antalya’da tanıtıldı. <br />
<br />
Büyükşehir Belediyesi önünde sergilenen eko karavanın tanıtım toplantısının açılışını yapan Büyükşehir Belediyesi Temiz Enerji Koordinatörü Erdem Armen, “Projede Türk mühendislerinin emekleri var. 4 tekerlek üzerinde enerji ihtiyacınızın bir kısmını rüzgardan, bir kısmını güneşten elde ediyorsunuz. Bir kısmını da bu enerjilerden elde ettiğiniz hidrojenden üretiyorsunuz. Bu enerjileri karavanın içerisinde bağımsız olarak kullanabiliyorsunuz. Demo olarak üretilen bu teknolojinin hızlı bir şekilde imalatının başlamasını diliyorum” dedi. <br />
<br />
Proje mühendisi Barış Kocagöz, bu aracı temiz enerji kaynaklarını tüm insanlara tanıtmak için tasarladıklarını söyledi. Bu nedenle eko karavanla Türkiye’yi dolaştıklarını anlatan Kocagöz, amaçlarının temiz enerji içerikli ürün ve uygulamaların prototiplerini oluşturmak olduğunu kaydetti. Barış Kocagöz, aracın gezici sağlık merkezi, afet koordinasyon merkezi veya gezici eğitim merkezi olarak kullanılabileceğini söyledi.<br />
<br />
Rüzgar türbini, fotovoltaik hücre dizisi ve modern enerji sistemleri ile donatılmış olan eko karavan kendi elektriğini rüzgar ve güneş enerjisinden karşılıyor, motoru ise dizel yakıtla çalışıyor. Bu enerjilerin yokluğunda enerji, suyun elektrolizi ile depolanan hidrojen enerjisinden veya akülerden sağlanıyor. Daha sonra toplantıya katılanlar Büyükşehir Belediyesi önünde sergilenen eko karavanı inceledi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Canlı Heykeller Antalya Altın Portakal`da</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50362--Canli_Heykeller_Antalya_Altin_Portakal_da.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50362--Canli_Heykeller_Antalya_Altin_Portakal_da.html</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50362--.html</guid>
		<description><![CDATA[İzmir Sokak Sanatları Atölyesi sanatçıları, Altın Portakal’a canlı heykel performanslarıyla renk katacak.<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) tarafından bu yıl 47’ncisi düzenlenecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde sanatseverler değişik bir etkinliğe tanık olacak. İzmir Sokak Sanatları Atölyesi sanatçıları açılış, onur ödülleri ve kapanış törenlerinde, film gösterimi yapılacak salonlarda canlı heykel olarak etkinlik mekânlarında yer alacak.<br />
<br />
Konuya uygun kıyafetler ve aksesuarlarla biçim verilmiş vücutları özel boyalarla tek renge boyanarak heykel görünümü verilmiş sanatçılardan oluşan “canlı heykel”ler, alışveriş merkezlerinde, ana caddelerde, Cumhuriyet Meydanı’nda “yürüyen fotoğraflar” sergisi gerçekleştirecek. Festivalde açılacak sergi materyallerini cadde ve sokaklarda canlı heykel görünümünde sergileyecek.<br />
<br />
Altın Portakal’ın simgesi Venüs heykeli olarak da rastlayacağımız canlı heykeller, Muhsin Ertuğrul, Kilink, Sadri Alışık (Turist Ömer), Şener Şen (Züğürt Ağa), Feridun Karakaya (Cilalı İbo), Kartal Tibet (Tarkan) , Kadir İnanır-Türkan Şoray (Selvi Boylum Al Yazmalım), Kemal Sunal (Kapıcılar Kralı), Yılmaz Güney (Çirkin Kral), Sezer Sezin (Şoför Nebahat), Marilyn Monroe, Cahide Sonku, Ayhan Işık, Müjde Ar (Kupa Kızı), Münir Özkul (Bizim Aile), Adile Naşit (Hababam Sınıfı Zil Çalarken), Belgin Doruk ( Küçük Hanımefendi), Fatma Girik (Ezo Gelin) gibi Türk sinemasına damgasını vurmuş filmleri, sanatçıları ve film kahramanlarını da festival izleyicisiyle buluşturacak.<br />
<br />
<b>‘Güzel sokakta olandır’</b><br />
<br />
Sokak Sanatları Atölyesi 2008 yılında İzmir’de kuruldu. Ankara’da da şubesi bulunan ve sanatın alınır-satılır bir meta olmasına karşı çıkan gönüllülerden oluşan Sokak Sanatları Atölyesi, bireysel gelişimi hedefleyen alternatif bir sanat atölyesi olarak biliniyor.<br />
<br />
Popüler kültürün yozlaştırdığı kalabalık insan kitlelerini sokağa çekmek ve sanatı yaşatmak kaygısından yola çıkan atölyenin amacı, sanatı yapanlarla onu izleyenler arasındaki duvarı kaldırmak, her kesim ve yaştaki insanı sanatla bütünleştirmek; sanatı büyük müzelerden hayatın nabzının aktığı sokağa indirmek.<br />
Erdal Çoban, Duygu Dinçer, Gülşah Kırbıyık, Erkan Eraslan’dan oluşan “yaratıcı ekibinin” genel sanat yönetmenliğini Erdal Çoban yapıyor.<br />
<br />
Etkinlik alanı olarak sokakları, meydanları, pazar yerlerini, halka açık alanları, toplu taşıma araçlarını seçen atölyeye göre “güzel sokakta olandır”.<br />
<br />
<b>Sokak etkinlikleri</b><br />
<br />
Sokak Sanatları Atölyesi’nin gerçekleştirdiği etkinlikler ise şöyle sıralanıyor: “Doğaçlama Sokak Kumpanyası, Devr-i Âlem Tiyatro Çelebi, Dünyalardan Dünyalara AIDS’e Karşı Tiyatro, Sığınakların Kardeşliği, Marmaris Kadın ve Sanat Festivali 2009, Bir Delinin Fotoğraf Albümü, Akşamdan Sabaha Kaldırım Tiyatrosu, Yürüyen Fotoğraflar, Yürüyen Şiirler, Köy Seyirlik Oyunu, Mardin Gapgenç Festivali 2009, Denizli Amatör Tiyatrolar Festivali, Sokaktaki Gölgeler, Karagöz’ün Ters Evlenmesi, Direklerarası Kumpanyası, İlyada, Truva Sokakta, İstanbul Sokakta Şenlik 3, Yürüyen Fotoğraflar Ankara, Şırnak Damlabaş İlköğretim Okuluna Destek Oyunu, Küresel Isınma Karşıtı Canlı Heykeller Sergisi, Cumhuriyet ve Devrimler Canlı Heykel Sergisi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Dünya Sineması 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal`da...</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50361--Dunya_Sinemasi_47_Uluslararasi_Antalya_Altin_Portakal_da_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50361--Dunya_Sinemasi_47_Uluslararasi_Antalya_Altin_Portakal_da_.html</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50361--.html</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl 47’ncisi düzenlenecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali dünyanın dört bir yanından özel seçkilerle belirlediği filmleri sinemaseverlerin beğenisine sunuyor.<br />
<br />
Bu yıl 47’ncisi düzenlenecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali dünyanın dört bir yanından özel seçkilerle belirlediği filmleri sinemaseverlerin beğenisine sunuyor. <br />
<br />
<b>Sinemaseverler Filme doyacak...</b><br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle, Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın organize edeceği 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali birbirinden değerli filmleri sinemaseverlerle buluşturma hazırlanıyor. “Uluslararası Özel Gösterim” başlığı altında “Sıradan Yaşamlar, Sıradan Öyküler”,  “Sınırdakiler” ve “Aile’ye Bakmak, Aile’yi Aramak” bölümlerinde dört bir yanından filmler özel bir seçkiyle Altın Portakal’da sinemaseverlerle buluşacak.<br />
<br />
<br />
<b>Sıradan Yaşamlar, Sıradan Öyküler…</b><br />
<br />
 “Sıradan” insanların küçük yaşantılarına ve bilindik öykülerine farklı açılardan bakan yönetmenleri izleyiciyle buluşturmayı amaçlayan bölüm Güney Amerika’dan Balkan’lara kadar birçok yapıma yer verecek.<br />
<br />
<br />
<b>Biutiful / Yön: Alejandro Gonzalez Innaritu / İspanya, Meksika 2010, 138’</b><br />
<br />
Innaritu’nun son filmi 2010 Cannes Film Festivali’nde başrol oyuncusu Javier Bardem’e En Elio Germano ile birlikte İyi Erkek Oyuncu Ödülü getiren Biutiful’un Türkiye prömiyeri 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gerçekleştirilecek. Barcelona’da geçen hikayede, Javier Bardem, Uxbal adında kanuna aykırı işleri yüzünden başı polisle derde giren bir adamı canlandırıyor. Biutiful, zorunlu olarak yaptığı yasadışı işlerle para kazanmaya çalışan sorunlu ama sadık ve duyarlı bir babanın hikayesi.<br />
<br />
 <br />
<b>5 X Favela / Çoklu Yönetmen / İspanya, Meksika 2010, 138’</b><br />
<br />
(Yönetmenler: Manaíra Carneiro, Wagner Novais, Rodrigo Felha, Cacau Amaral, Luciano Vidigal, Cadu Barcelos ve Luciana Bezerra)<br />
<br />
Rio de Janeiro’nun arka sokaklarında yeni ve bambaşka bir kültürün varlığını sezen yapımcılar Carlos Diegues ve Renata de Almedia Magalhaes, ilginç bir proje gerçekleştirir. Bu sokaklardan genç yeteneklerin kendi hikayelerini, kendi ifadeleriyle anlatmalarını isteyen yönetmenlerin çalışmaları bir araya getirilerek 5 farklı öyküden tek bir film ortaya çıkarırlar. Filmin tüm oyuncuları yine bu sokakların yaşayanlarıdır. Gelir Kaynağı, Pirinç ve Fasülye, Keman Konseri, Bırak Uçsun ve Işıkları Yak adlı öykülerden oluşan 5 film 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde izleyiciyle buluşacak.<br />
<br />
 <br />
<b>Just Between Us / Yön: Rajko Grlic / Hırvatistan-Sırbistan-Slovenya 2010,87’</b><br />
<br />
Nikola, nasıl eğlenebileceğini bilen, çeşitli yollarla sempati kazanan bir adamdır. Erkek kardeşi evliliği bitmesine rağmen, kendini cinsel ilişkiye girmekten alıkoyamayan bir insandır. Aldatmayla ilgili pozitif bir şey söylenebilir mi veya bu bir hak mıdır?<br />
<br />
Hırvatistan, Sırbistan ve Slovenya ortak yapımı olan filmin yönetmenliğini Rajko Grlic yapmaktadır. Rajko Grlic, 2010 Karlovy Vary Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazanmıştır.<br />
<br />
<br />
<b>The Building Manager / Yön: Periklis Hoursoglou / Yunanistan 2009, 93’</b><br />
<br />
Bir orta yaş krizinin hafifçe bir portresi olan filmin yönetmeni Periklis Hoursoglou’dur.  Pavlos, kanalizasyon borularıyla ilgili bir işi devralır. Pavlos’un bu işte başarılı olabilmesi için hayatını düzeltmesi mi gerekmektedir? Filmin yönetmeni, Mersin doğumlu bir babanın oğlu olan Periklis Hoursoglou festivalde filmin gösterimine katılacak.<br />
<br />
<br />
<b>Puzzle Yön: Natalia Smirnoff / Arjantin-Fransa 2010, 90’</b><br />
<br />
Kocası ve çocukları 50. yaş gününde Maria’ya bir yap-boz hediye ederler. Maria bu hediyeyi çok sevmiştir. İçinde dolup taşan bu yeni tutkusuyla beraber, yeni bir yap-boz almak için bu yap-bozların satıldığı dükkana gider. Oraya gittiğinde gözüne ilan tahtasında yazmakta olan bir duyuru ilişir; “Yap-boz turnuvası için eş aranıyor!” Maria cesaretini toplar ve ailesinin tüm endişelerine rağmen bu duyuruyu cevaplar. Arjantin-Fransa ortak yapımı film Natalia Smirnoff’un ilk uzun metraj çalışmasıdır. 2010 Berlin Film Festivali Yarışma adaylarından biri olan film naif anlatımıyla dikkat çekmektedir.<br />
<br />
 <br />
<b>The Trick In The Sheet / Yön:  Alfonso Arau / İtalya 2010, 90’</b><br />
<br />
1905 senesi, sinema makinesi Güney İtalya’ya gelir. Şeytan işi olarak gören halk arasında korkuya yol açar. İnsanlar onu beyaz perdeden esinlenerek “o 'imbroglie din t'o lenzuolo” – çarşaftaki şeytanlık olarak adlandırırlar. Yönetmen koltuğunda Alfonso Arau oturduğu filmin başrolünde Il Postino – Postacı filminin güzel yıldızı Maria Grazia Cucinotta oynamaktadır.  <br />
<br />
<br />
<b>Sınırdakiler…</b><br />
<br />
Sıradışı konuları ve anlatımlarıyla sinemanın sınırlarını zorlayan iki filmlik seçki ile 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde farklı yapımları izleyiciyi buluşturmak hedeflenmiştir.<br />
<br />
<br />
<b>A Rational Solution / Yön:Jörgen Bergmark / İsveç-Almanya-İtalya-Finlandiya 2009, 104’</b><br />
<br />
Jorgen Bergmark’ın yönetmenliğinde, İsveçli aktörden mükemmel bir performans. Küçük bir kasabada kilisede evlilik danışmanı olan karısıyla ve en yakın arkadaşıyla mutlu bir şekilde yaşayan adam, en yakın arkadaşının eşine aşık olmasıyla hepsi derin sularda kaybolurlar.<br />
 <br />
<br />
<b>Tender Son - The Frankenstein / Yön: Project   Kornel Mundruczo /Macaristan, Almanya Avusturya, 2010,101’</b><br />
<br />
17 yaşındaki Rudi, ailesini bulma umuduyla eve döner ancak reddedilir. Korkunç olaylar sonucu lanetli bir katile dönüşen Rudi’nin tek kurtuluşu belki de babasının ellerindedir. Başrolünde Rudolf Frecska bulunan filmin yönetmenliğini Kornel Mundruczo yapmaktadır. Film 2010 Cannes Film Festivali’nde yarışmıştır.<br />
<br />
 <br />
<b>Aile’ye Bakmak, Aile’yi Aramak…</b><br />
<br />
Aile ilişkilerine farklı açılardan bakan, ailelerinin ve köklerinin arayışlarına çıkan insanların öykülerini anlatan yönetmenlerin yapıtlarıyla izleyici buluşturmayı hedeflemektedir.<br />
<br />
<br />
<b>“Life, Above All / Yön: Oliver Schmitz / Almanya, Güney Afrika 2010,105’</b><br />
<br />
Yeni doğmuş kardeşinin ölümünden hemen sonra 12 yaşındaki Chanda Johannesburg yakınlarındaki köyünde hızla yayılan bir dedikodu duyar. Bu dedikodu ailesini yok edecek, annesinin evden kaçmasına sebep olacaktır. Dedikodunun, hurafelerden ve önyargıdan kaynaklandığını fark eden Channa evini ve okulunu terk ederek annesini ve gerçeği aramaya başlar. Yönetmenliğini Oliver Schmitz’in yaptığı Almanya-Güney Afrika ortak yapımı olan filmin oyuncuları arasında Khomotso Manyaka, Lerato Mvelase ve Harriet Manamela bulunmaktadır. Güney Afrika’nın 2011 yılı Oscar aday adayıdır.<br />
<br />
<br />
<b>Somewhere / Yön: Sofia Coppola / ABD 2010, 98’</b><br />
<br />
Zor bir yaşamı olan Hollywood ‘un ünlü aktörü, 11 yaşındaki kızının kendisine yaptığı sürpriz ziyaretten sonra hayatının yeniden değerlendirmeye başlar. 2010 Venedik Film Festivali’nde yönetmeni Sofia Coppola’ya En İyi Film Altın Aslan ödülü’nü getiren film festivalde Aile’ye Bakmak Aile’yi Aramak bölümünde gösterilecektir.<br />
<br />
<br />
<b>Another Sky / Yön: Dmitrij Mamulija / Rusya 2010, 86’</b><br />
<br />
Kurak bir Orta Asya bozkırında Ali ve oğlu ölen koyunları toplamaktadır. Çocuk Moskova’dan ayrıldıktan sonra bir daha göremediği annesini bulmaya karar verir. Şehir onlara sadece gurbetçilerinin sahip olduğu kısıtlı hakları tanımaktadır: Sınırlı bir gelir, zor yaşam koşulları. Ali polisle konuşup Özbek konsolosluğuyla irtibata geçer ve karısını aramaya başlar.<br />
<br />
Filmin yönetmen koltuğunda Dmitrij Mamulija oturmaktadır. Film, 2010 Karlovy Vary Film Festivali’nde Özel Jüri Ödülü kazanmıştır.<br />
<br />
<br />
<b>It’s Your Fault / Yön: Anahí Berneri / Arjantin-Fransa 2010,90’</b><br />
<br />
Genç bir anne olan Julieta, akşam evinde 2 küçük çocuğuyla birlikte oyun oynamaktadır. Çocuklardan bir tanesi oyun sırasında düşer ve kendini yaralar. Julieta acilen çocuğunu hastaneye götürür. Bir anda tüm dikkatler Julieta’nın üzerine çekilip çocuğun yaralanmasıyla ilgili şüpheler onda toplanınca o da kendini sorgulamaya başlar. 2010 San Sebastian Film Festivali’nde Latin Horizons bölümünde gösterilecek filmin yönetmeni Anahi Berneri.<br />
<br />
<br />
<b>Bad Family / Yön: Aleksi Salmenpera / Finlandiya 2010, 92’</b><br />
<br />
Çocukları ve yeni eşiyle ilişkilerini alt-üst etmiş aşırı ilgili bir baba. Fırtınalı bir ayrılık sürecinden sonra baba oğluyla, anne ise kızıyla beraber yaşamaya başlar.16 yıl sonra anne ölür ve 2 kardeş birbirleriyle tekrar tanışırlar. Erkek kardeş kız kardeşe aşık olur ve babasına baş kaldırır. Baba bu durumla başa çıkmanın yollarını aramaktadır. Filmin yönetmen koltuğunda Aleksi Salmenpera oturmaktadır. 2010 Berlin Film Festivali’nin Shooting Star lansmanında öne çıkan Pihla Viitala başrolünde yer almaktadır.<br />
<br />
 <br />
<b>Joy / Yön: Mijke de Jong / Hollanda 2010, 78’</b><br />
<br />
Joy’un hayatında tek amacı vardır: Biyolojik annesini bulmak. Bebekken terk edilmiş olan Joy kendisini yapayalnız hisseder. Joy kendisini, annesiyle bir gün barışacağına ve mutluluğu O’nda bulacağına inandırır. Hollanda yapımı filmin yönetmenliğini Mijke de Jong yapmaktadır.<br />
<br />
 <br />
<br />
<b>Night and Fog / Yön: Ann Hui / Hong Kong 2009, 122’</b><br />
<br />
Gerçek bir hikayeden esinlenen yönetmen Ann Hui bu filmde izleyicileri gerçekçi ve vurucu anlatımıyla derinden etkiliyor. Genç karısını sürekli ihanet ile suçlayan orta yaşlı koca bir gün çocuklarla birlikte genç karısını kapı dışarı eder. Sadece otoritesini kanıtlama yönelik bu tavrı çok farklı boyutlara taşınacaktır. Filmin başrollerinde ise Hong Konglu aktör Simon Lam ile Çinli aktris Jingchu Zhang oynamaktadır. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Doğu Garajı Antik Attaleia Kenti Kazılarında Sona Yaklaşılıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50360--Dogu_Garaji_Antik_Attaleia_Kenti_Kazilarinda_Sona_Yaklasiliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50360--Dogu_Garaji_Antik_Attaleia_Kenti_Kazilarinda_Sona_Yaklasiliyor.html</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50360--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Doğu Garajı Projesi inşaat kazısı sırasında tesadüfen ortaya çıkarılan Attaleia Antik Kenti'ndeki tespit edilen 825 mezardan 800’ü açıldı. Son açılan mezarlardan birinde ilk kez duvarları resimlerle süslenmiş mezar bulundu.<br />
<br />
İki yıldan beri devam Antik Attaleia Kenti’nde sona doğru yaklaşılıyor. Alanda tespit edilen 825 mezardan 800’ünde kazılar sona ererken, açılan bir mezarda ilk defa duvarları sıvalanmış ve üzeri resimlerle süslenmiş mezar tipi bulundu. Kazı alanı sorumlusu Arkeolog Aynur Tosun, şu ana kadar ilk defa böyle bir bulguyla karşılaştıklarını söyledi. Mezarın önce Helenistik dönemde kullanıldığını ifade eden Tosun, aynı mezarın şekillendirilerek Roma döneminde tekrar kullanıldığını kaydetti. Tosun, “Mezarı açtığımızda gördük ki Helenistik döneme ait olan bir takım iskelet ve buluntuların boşaltılarak Roma döneminde ikinci kez kullanılmaya yönelik düzenlendiğini keşfettik. Öte yandan burada mezarlardan birinin ilk defa duvarlarının sıvanmış olduğunu gördük. Bunun yanında üzerinde renkli duvar resimleri gördük. Bu da bu nekropol için yine ilk olma özelliğini taşıyor” dedi.<br />
<br />
Attelia Antik Kenti hakkında fazla bir arkeolojik bilgi bulunmadığını dile getiren Aynur Tosun, bu buluntuyla belirli bir sanat kalitesinin de bu mezarlarda kullanıldığının tespit edildiğini söyledi. Arkeolog Tosun, şöyle konuştu: “Bugüne kadar kazdığımız mezarlarda basitçe kayaya oyulmuş mezarlar vardı. Bu mezarların içinde estetik amaçlı bir düzenleme söz konusu değildi. Bu son açtığımız mezar birçok yönüyle ilk olma özelliği taşıyor. Görseller şu anda çok net değil. Çünkü uzun süre suya maruz kaldıkları için kalker tabakası oluşmuş. Duvar resimleri beyaz, krem rengi bir sıva üzerine yapılmış kırmızı, yeşil yapraklı lalelere benziyor. Aynı duvarda şeritlerle bağlanmış çelenk demeti görülebiliyor. Restorasyon çalışmalarından sonra resimleri daha net görebileceğiz.”]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya 47. Altın Portakal Sinema Şenliğine Hazırlanıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50359--Antalya_47_Altin_Portakal_Sinema_Senligine_Hazirlaniyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50359--Antalya_47_Altin_Portakal_Sinema_Senligine_Hazirlaniyor.html</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50359--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) tarafından düzenlenen 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne hazırlanan Antalya, festivalin afişleri ve fotoğraflarıyla süsleniyor.<br />
<br />
<b>ANTALYA MAVİYE BÜRÜNECEK</b><br />
<br />
Büyükşehir Belediye Binası, Antalya Kültür Merkezi, Güllük Katlı Otoparkı, Muratpaşa Belediye Binası, Mevlana Caddesi’ndeki Mirador İş Merkezi, Andızlı Mezarlığı yanında bulunan belediye binası inşaatı, Isparta Büyük Otel, Büyükşehir Belediyesi Döşemealtı Hizmet Birim Binası, Özdilek Alışveriş Merkezi, Konyaaltı’ndan Burhanettin Onat Caddesi’ne tüm üstgeçitler, otobüs durakları, reklam panoları, megalightlar, billboardlar, 47. Festivalin mavi renkli afişleriyle donatılacak…<br />
<br />
Gülümseyen yüzüyle Akdeniz’in köpüklü suları arasından çıkıp gelen, elinde tuttuğu sihirli portakalı sunarak izleyenlere Antalya ve sinema sevgisi telkin eden Ebru Akel’li deniz kızı figürü, Antalya mitolojisini etkinlik salonlarında ve ödül törenlerinde de sinemaseverlerle buluşturacak.<br />
<br />
<b>TİVAL AYDINLIĞI KENT CADDELERİNDE</b><br />
<br />
Festival motifleriyle kent giydirmelerini, ana caddelerin ışıl ışıl hale getirilmesi takip edecek. Işıklar Caddesi ve Kapalı Yol’un yanı sıra, Atatürk ve Cumhuriyet Caddelerinin, Yüzüncü Yıl ve Sakıp Sabancı Bulvarlarının, Güllük Caddesi’nin, Kepez’de Mehmet Akif Ersoy Caddesi’nin ışıklandırılmasıyla, Antalya festival aydınlığına kavuşturulacak.<br />
<br />
Antalya Körfezi’ni bulvarlara, caddelere taşıyan, mavi rengin egemenliğindeki görsel motifler, kentin ışıldayan yüzüyle birleşip, izleyicileri olduğu gibi festival konuklarını da fantastik,  gerçeküstü bir dünyanın atmosferiyle buluşturacak.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya 12 yıldız şehir seçildi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50358--Antalya_12_yildiz_sehir_secildi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50358--Antalya_12_yildiz_sehir_secildi.html</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50358--.html</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa Yerel Demokrasi Haftası Antalya’da da kutlanacak<br />
<br />
Her yıl 15 Ekim tarihi içeren hafta içerisinde kutlanan Avrupa Yerel Demokrasi Haftası bu yıl Antalya’da da kutlanacak. Öte yandan Avrupa Konseyi, çevreye duyarlı projeleri dolayısıyla Antalya’yı 12 Yıldız Şehir arasına seçti.<br />
<br />
Avrupa Konseyi üyesi 47 ülke parlamenterlerinin katılımıyla Sheraton Otel’de gerçekleştirilen “Sürdürebilir Komite” toplantısında konuşan Avrupa Konseyi Sürdürülebilir Komite Başkanı Gaye Doğanoğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çevreye duyarlı projeleri dolayısıyla bu yıl Avrupa Yerel Demokrasi Haftası’nın Antalya’da da kutlanacağını söyledi. Doğanoğlu,  Antalya Büyükşehir Belediyesi projelerinin, Yerel Yönetimler Demokrasi Haftası’nın 5 ana unsuruna uygun projeler olduğu için de 12 yıldız kentten biri olarak adlandırıldığını ifade etti. Bugüne kadar Fransa’dan Paris ve Strasbourg, Belçika’dan Brüksel, Yunanistan’dan Lerapetra ve İtalya’dan da Terra di Po 12 Yıldız Şehir olarak kabul edilmişti. İlkleriyle Türkiye’nin gözbebeği olan Antalya, yine bir ilki başararak 12 Yıldız Şehir arasına seçilmeyi başardı.<br />
<br />
 “İklim Değişikliği ve Kentler” ana temasının işlendiği toplantıda konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Aktekin, çevre ve insan ilişkilerini çağdaş yöntemlerle düzenlemenin belediyenin öncelikli projeleri arasında olduğunu kaydetti. Bu amaçlı mevcut birimlere bir de Temiz Enerji Koordinatörlüğü’nün de eklendiğini ifade eden Mehmet Aktekin, şöyle konuştu: “Bu birimlerimizin işbirliği ile iklim değişikliğinde son derece önemli olan bazı uygulamalar başlattık. Güneş Kent Antalya Projesi pek çok özelliğiyle bir ilk örnektir. Bu projeyle amaç tümüyle çevre dostu enerji kullanımıyla tasarlanmış sürdürülebilir bir yeşil Antalya yaratmaktır. Tam bir demokratik katılım ve işbirliği örneği sergileyerek yola çıkılan projede, belediyemiz öncülüğünde birçok üniversiteyle ortak bir protokole imza atıldı. Bu işbirliği kapsamında Antalya’nın güneş elektrik santralleri konusunda dünyada ilk 10’a girmesi hedeflenmektir. Bir diğer projemiz Güneşev’dir. Güneşkent vizyonu ile uygun olarak mart ayında Güneşev’inin temeli atıldı. Güneşev kendi gereksinimini tamamen güneşten alacak, suyunu yağmurdan karşılayacak. Güneşev, eko Antalya’nın önünü açacaktır. Üçüncü projemiz katı atık yönetimi. Belediyemiz katı atık ve geri dönüşüm konularında bir yıldır etkin faaliyetler sürdürmektir. Çok yakında yatırımı gerçekleştirilecek katı atık çözümümüzle çöplerimizin geri dönüşümü ve çevre dostu yöntemlerle yeniden kazanımı sağlanacaktır. Kentimizin toplu ulaşım gereksinimini karşılamak üzere 40 yeni otobüs alındı. Bu otobüslerimizin seçiminde önceliğimiz doğaya zarar vermemekti. Bu otobüslerimiz doğayla en dost, en barışık yakıtı kullanıyor.”<br />
<br />
Pozitif girişimlerin yanı sıra mevcut doğallığın korunması anlamında bir tutum alınmasının son derece önemli olduğunu dile getiren Genel Sekreter Aktekin, “Yerel yönetimlerin çoğu zaman belediyelere gelir getireceğini düşündüğü için uzun vadede ciddi çevre sorunlarına yol açacak imar düzensizliklerine imza attığı malumdur. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya’nın mevcut doğal güzelliğini ve rengini her ne pahasına olursa olsun korumakta kararlıdır. Ekonomik faydayı sağlamanın birçok yolu vardır. Doğayla dostluğun tek bir yolu ise bozmamaktır” dedi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>ASAT`ın laboratuarı geziyor Mobil laboratuar ile anında su analizi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50357--ASAT_in_laboratuari_geziyor_Mobil_laboratuar_ile_aninda_su_analizi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50357--ASAT_in_laboratuari_geziyor_Mobil_laboratuar_ile_aninda_su_analizi.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50357--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), su analizi konusunda tam donanıma sahip mobil laboratuvarı hizmet ağına ekledi. Mobil araç, Antalya sınırları içerisinde yer alan havza ve yüzey sularından periyodik olarak numune alacak.<br />
<br />
<br />
ÖLÇÜMLER ON-LİNE YAPILIYOR<br />
<br />
Yaptığı yatırımlarla göz dolduran ASAT Genel Müdürlüğü yeni bir projeyi daha hayata geçirdi. Bu kapsamda hizmete giren mobil laboratuvar ile ekipler Antalya sınırları içerisinde yer alan havza ve yüzey sularından periyodik olarak numune alarak bazı atıksu parametrelerinin ölçümlerini on-line olarak sahada yapacak. Ayrıca sahada ölçülemeyen bazı atıksu parametrelerin ölçümleri için gerekli numuneyi uygun koşullarda saklayarak, numuneleri ASAT Genel Müdürlüğü Çevre Koruma Kontrol Laboratuvarına mobil laboratuvar vasıtasıyla iletecek.<br />
<br />
<br />
ÇEVRE KİRLİLİĞİNE DUR DİYECEK<br />
<br />
Öte yandan araç, merkezi arıtma sistemine bağlı olmayan otel ve işletmelerin deşarj noktalarını denetleyerek olası yaşanabilecek çevre kirliliğine dur diyecek. Üç biyolog,  iki mühendis, bir teknisyen ve bir tekniker ile hizmet veren mobil laboratuvar içerisinde, programlama ve kurulumu kolaylıkla yapılabilen 25 metre derinliğe inme kapasitesine sahip numune alma cihazları yer alıyor. Numune alma cihazları sayesinde ekip,  yüzey suları, havzalar, deniz suyu ile atıksulardan kolaylıkla örnek alıyor.<br />
<br />
<br />
<b>ALO 185’e İHBAR EDİN</b><br />
<br />
ASAT yetkilileri mobil laboratuvarın Antalya için bir ihtiyaç olduğunu belirterek, “Antalya mavi bayraklı sahillere sahip bir turizm kenti. Havza ve sahillerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerekiyor. Mobil laboratuvar, bu kapsamda çevre sağlığı yönetmelikleri çerçevesinde, tüm yüzey ve kaynak sularının kalite ölçümlerinin yerinde yapılmasına olanak sağlayacak” dedi. Yetkililer vatandaşları uyararak, çevre kirliliğine sebep olan kişi ve kuruluşları ASAT ALO 185 hattına bildirmelerini istedi”]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>47. Antalya Altın Portakal`da Heyecan Başladı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50356--47_Antalya_Altin_Portakal_da_Heyecan_Basladi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50356--47_Antalya_Altin_Portakal_da_Heyecan_Basladi.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50356--.html</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl 47’ncisi düzenlenecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne başvurular sona erdi. Rekor bir katılımla 47 filmin başvuruda bulunduğu festivalde 33 film, yönetmenlerin ilk filmi olma özelliğini taşıyor.<br />
<br />
<br />
47. YILDA 47 FİLM BAŞVURDU<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle, Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın organize edeceği 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali başvuruları sona erdi. Geçen yıl ulusal uzun metraj yarışma kategorisinde 43 filmin başvuruda bulunduğu festivale, bu yıl rekor sayı ile 47 film başvurdu. 33 film yönetmenlerin ilk filmi olma özelliği taşıyor. Bu sayı geçen yıl 23’tü.<br />
<br />
47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne belgesel ve kısa film kategorilerinde de yoğun ilgi gösterildi. Bu sene belgesel kategorisine 107 belgesel film, kısa film kategorisine 222 kısa film yarışmacı olmak üzere başvuruda bulundu.  <br />
<br />
<br />
“ÇIRAKLAR” “USTA”LARA KARŞI…<br />
<br />
9-14 Ekim tarihleri arasında yapılacak 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışmacı olmak üzere birbirinden iddialı filmler başvuruda bulundu.<br />
<br />
Semih Kaplanoğu, Derviş Zaim, Sinan Çetin, Orhan Oğuz gibi “usta” yönetmenlerin yanı sıra bu yıl ilk filmlerini çeken Volga Sorgu, Savaş Baykal, Belma Baş gibi isimler büyük ödül için ter dökecek.<br />
<br />
<br />
FESTİVALDE ÖNE ÇIKAN FİLMLER<br />
<br />
60. Berlin Film Festivali’nde Ökümenik Jüri Ödülü’nü alan ve Semih Kaplanoğlu’nun “Yumurta” ve  “Süt”ten sonra “Yusuf” üçlemesinin son filmi olan “Bal”, 47. Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne başvuran filmler arasında yer alıyor. Geçen yılın en dikkat çekici yapımlarından “Başka Dilde Aşk” filminin yönetmeni İlksen Başarır ikinci filmi “Atlıkarınca” ile bu sene de Altın Portakal’da yarışmak istiyor. Bu yıl Altın Portakal’da “Onur Ödülü” alacak Nur Sürer’in oynadığı ve Volga Sorgu’nun yönetmenliğini yaptığı ilk filmi “Kaledeki Yalnızlık”, bu yıl Altın Portakal’da “Emek Ödülü” alacak Necmettin Çobanoğlu’nun başrollerinde oynadığı ve yönetmenliğini Aydın Bağardı’nın yaptığı “Biraz Tuz Biraz Biber” de  festivale başvuru yapan filmler arasında.<br />
<br />
Derviş Zaim’in “Gölgeler ve Suretler”, Orhan Oğuz’un “Hayda Bre” ve Sinan Çetin’in “Kağıt” filmleri de ön jüriyi geçerek festivalde yarışmacı olarak yer almak istiyor. Başrollerinde Tuncel Kurtiz, Erkan Can, Nejat İşler, Taner Birsel, Şevval Sam, Derya Alabora, Rıza Sönmez’in oynadığı, yönetmenliğini Ahmet Boyacıoğlu’nun yaptığı “Siyah Beyaz” da öne çıkan filmler arasında dikkat çekiyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>47. Altın Portakal`ın bu yılki yüzü Ebru Akel (2010)</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50355--47_Altin_Portakal_in_bu_yilki_yuzu_Ebru_Akel_2010_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50355--47_Altin_Portakal_in_bu_yilki_yuzu_Ebru_Akel_2010_.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50355--.html</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl 9-14 Ekim tarihleri arasında 47’ncisi yapılacak Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin marka yüzü Ebru Akel oldu. Dünyaca ünlü grafik tasarımcısı Emrah Yücel’in görselleştirdiği afişlerde Ebru Akel poz verdi.<br />
<br />
<br />
AKDENİZ RUHU EBRU AKEL İLE YANSIYOR<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle, Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın ( AKSAV) organize edeceği 47’nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bu yılki yüzü Ebru Akel oldu. Antalya Kültür Merkezi’nde yapılan toplantıya Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Antalya Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Altın Portakal Festival Genel Koordinatörü Göksel Kumsal ve AKSAV Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. <br />
<br />
Toplantıda konuşan Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Ebru Akel’in tercih edilme nedenini şöyle açıkladı: “Ebru Akel çok Akdenizli bir yüz. Uzun zamandır, hem kariyerindeki çıkışı, hem de ödül törenleri sunmak konusundaki tecrübelerinden dolayı, birlikte çalışmayı arzu ettiğimiz bir yıldız. Emrah Yücel de afiş tasarımı söz konusu olduğunda, kendisi ile çalışmayı tercih etti. Ebru Akel, afişin konseptine de çok uygun bir yüz.”<br />
<br />
<br />
AKDENİZ’İN MAVİLİĞİ, VENÜS’ÜN GÜZELLİĞİ<br />
<br />
Bu yılki afişin konseptini de anlatan Akaydın, “Akel'i afişte bir deniz kızı olarak görüyoruz. Elinde tuttuğu sihirli portakalı, gülümseyen yüzü ile bizlere sunuyor. Antalya'nın denizinden yükselen mitolojik figür kimliği ile fantastik, sihirli ve neredeyse gerçeküstü bir dünya. Yücel, bu imajın aynı zamanda ödül törenindeki sahne dekorunun konsepti olarak tekrarlanması fikri ile geldi” dedi.<br />
<br />
<br />
FESTİVALE REKOR BAŞVURU<br />
<br />
Festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na, tüm zamanların rekoru kırılarak tam 47 film başvurduğunu vurgulayan Akaydın şunları söyledi: “47’nci Festival’de 47 filmin başvurmasını da çok güzel bir rastlantı olarak nitelendiriyorum. Bu filmlerden 33’ünün, ilk filmini çeken genç yönetmenlerden oluşmasını da Türk sinemasının yeni bir kuşağa evrilme süreci olarak değerlendiriyorum. Diğer yarışma dallarımızdan Belgesel Film Yarışması’na 110 film, Kısa Film Yarışması’na da 222 filmin başvuru yaptı.”<br />
<br />
<br />
DÜŞÜK BÜTÇE DAHA FAZLA ETKİNLİK<br />
<br />
Geçen yıl seçim sürecinden dolayı 90 güne sıkışan festival hazırlıklarının bu yıl çok daha sistematik bir şekilde planlandığını kaydeden Başkan Mustafa Akaydın şöyle devam etti: “Bu planlı çalışmamızın genel yansıması olarak bu yıl, daha fazla ve kaliteli etkinlik ile sinemaseverleri kucaklayacağımızı şimdiden müjdelemek istiyorum. Bu etkinlik artışına karşı, 5 milyon lira gibi düşük bir bütçe ile festivalimizi tamamlayacağımızı da kamu kaynaklarının kullanma titizliğimizin bir göstergesi olarak sunmak isterim.”<br />
<br />
<br />
AFİŞLER 1 AY ÖNCEDEN KENTİ KUŞATACAK<br />
<br />
Festivalle ilgili görsel iletişimtasarımlarının 1 ay önceden kenti kuşatacağını söyleyen Prof. Dr. Mustafa Akaydın, “Bir ilki daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’de ilk örneği olacak bu çalışma kapsamında, gelecek yılın afişini de festivalimizin hemen sonrasında sizlere sunmuş olacağız. Böylece, dünyaca ünlü Berlin, Cannes ve Venedik Film Festivalleri’ne yeni afişimiz ekseninde hazırlanmış tanıtım materyalleri ile katılma fırsatı yakalayacağız. Bununla birlikte Londra, Moskova, Berlin, Utrecht gibi saygın turizm fuarlarında, 48’inci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali afişi ile kentimize ait bu özel kültürel değerimizi tüm dünyaya tanıtmış olacak” diye konuştu.<br />
<br />
<br />
47 YILDIR BÜYÜYEREK GELİŞEN BİR DEĞER<br />
<br />
Toplantıya gönderdiği görsel mesajla katılan grafik tasarımcısı Emrah Yücel de şöyle konuştu: “Bu bizim için çok büyük bir gurur. Altın Portakal Film Festivali bizim için önemli. Çünkü dünyada 47 yıldır varlığını büyüyerek sürdüren çok az festival var. Altın Portakal bunu başarıyla yapıyor. Hepimiz bu önemli değere sahip çıkmalıyız. Biz de hem Türk Film Konseyi olarak hem de tasarımlarımızla Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ve AKSAV’ın yanında olmaya gayret ediyoruz. Vurgulamak istediğim bir nokta daha var. Bu yıl AKSAV ve Antalya Büyükşehir Belediyesi, yabancı yapımların Türkiye’ye gelmesi ve Türkiye’yi lokasyon olarak kullanmaları ile ilgili Türk Film Konseyi’nin hazırlamış olduğu çalışmalara odaklanacak. Bunu da çok önemsiyoruz.”<br />
<br />
47.nci Antalya Altın Portakal Film Festivali ödül töreninin sunuculuğunu da üstlenecek olan Ebru Akel’in kıyafetini modacı Tuvana Büyükçınar tasarladı. Ebru Akel, Akdeniz’in mavi sularından çıkan Venüs güzelinin anlatıldığı kıyafeti açılış gecesinde de giyecek.  ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Trend Micro çocuk pornosuna savaş açtı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50354--Trend_Micro_cocuk_pornosuna_savas_acti.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50354--Trend_Micro_cocuk_pornosuna_savas_acti.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50354--.html</guid>
		<description><![CDATA[Trend Micro, internette çocuk pornosunun önlenmesine yönelik olarak ABD Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi ile işbirliğine giden ilk internet güvenliği şirketi oldu.<br />
Trend Micro, yeniden kurbanlaşmayı önlemek üzere oluşturulan Ana URL Projesi kapsamında, ABD merkezli 67 Elektronik Servis Sağlayıcıya ve 6 Uluslararası Emniyet Teşkilatına katıldı.<br />
<br />
ABD Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi (NCMEC), Merkez’in internette çocuk pornosunu azaltmak amacıyla oluşturduğu Resmi İnternet Adresi (URL) Projesi’ne Trend Micro’nun da katıldığını açıkladı. NCMEC, 2007 yılından bu yana, internette çocuk pornosunun azaltılması amacıyla internet sektörünün üyeleriyle işbirliği yapıyor. URL Projesi, halihazırda ABD Elektronik Servis Sağlayıcı (ESS) pazarının yüzde 74’ünü temsil eden 67 ESS’den ve 6 Uluslararası Emniyet Teşkilatından oluşuyor. Trend Micro, bu girişim için NCMEC ile işbirliğine giden ilk internet güvenliği şirketi oldu.<br />
<br />
NCMEC Başkanı Ernie Allen, konu hakkında şunları söylüyor: “Trend Micro, ağ antivirüs yazılımlarında ve internet içeriği güvenliğinde dünya çapındaki milyonlarca müşterisiyle global bir lider. Trend Micro’nun URL Projesi’ne katılması, aileleri istemsiz çocuk pornosu erişiminden korumak ve görüntü her ekrana geldiğinde oluşan yeniden kurbanlaşmayı azaltmak amacıyla yürüttüğümüz çalışmalarda önemli bir adımı temsil ediyor.”<br />
<br />
NCMEC tarafından toplanan verilere göre, Aralık 2009 itibariyle, emniyet teşkilatı tarafından çocuk pornosu kurbanı olarak gösterilen çocukların yüzde 40’ı ergenlik öncesi yaştayken, yüzde 5’i bebeklerden oluşuyor.<br />
<br />
Açıkça çocuk pornosu içeren URL’ler, kamu ve ESS’ler tarafından NCMEC CyberTipline sitesine bildiriliyor. NCMEC analistleri, bu web sayfasını inceliyor ve emniyete sunulmak üzere bir rapor hazırlıyor. 7 gün içinde herhangi bir hukuki yaptırıma gidilmezse, NCMEC çocuk pornosu görüntülerinin hâlâ yayınlanıp yayınlanmadığına karar vermek için web sayfasını tekrar ziyaret ediyor. Görüntüler yayınlanıyorsa, sitenin adresini günlük URL listesine ekliyor. NCMEC, web sayfalarını listeye alırken belli tanımlamalar kullanıyor. Bunlar arasında, “kötünün kötüsü” çocuk pornosu içeriği ve cinsel istismara uğrayan ergenlik öncesi çocukların en uç görüntüleri yer alıyor.<br />
<br />
URL listesi, NCMEC ile Mutabakat Anlaşması imzalayan ESS’lere gönderiliyor. URL Projesi, gönüllü bir program. ESS’ler, söz konusu içeriğin sistemlerinde bulunmadığından emin olmak için listeyi kullanıyor. Listeye dahil edilme kriterlerini karşılayan aktif URL’lerin güncellenmiş bir listesi, katılımcı ESS’lere her gün ulaştırılıyor.<br />
<br />
Trend Micro, internet içeriği güvenliğinde global bir lider olup, işletmeler ve tüketiciler için dijital bilginin güvenle değiştokuş edilmesine odaklanıyor. Şirket, dünyanın en büyük etki alanı izleme ve değerlendirme veritabanlarından birine sahip bulunuyor; web tehditlerinin ve internet bulutunda istenmeyen e-posta mesajlarının önlenmesi için “izleme ve değerlendirme teknolojileri”nde öncülüğünü sürdürüyor. Trend Micro, müşterilerini ilgili içerik konusunda uyarmak amacıyla, NCMEC tarafından belirlenen web sayfalarını mevcut listesine ekleyecek. Trend Micro’nun web izleme ve değerlendirme teknolojisini içeren ürünlerini kullanan müşteriler de bu ek güvenliğe sahip olacak ve tehdit içerikli yazılım barındıran ya da gizliliği ihlal edilmiş bu dolandırıcı web sitelerinden korunacaklar.<br />
<br />
Trend Micro’nun Çocuklar ve Aileler İçin İnternet Güvenliği programı, bilinçlendirmeyi ve ebeveynleri, öğretmenleri ve gençleri eğitmeyi, böylece internetin gençler tarafından güvenle kullanılmasını hedefliyor.<br />
<br />
Trend Micro Çocuklar ve Aileler İçin İnternet Güvenliği programının direktörü Lynette Owens, konuyu şöyle yorumluyor: “En savunmasız ve sessiz insanlar olan çocuklarımızın online ortamda cinsel istismara uğraması son derece üzücü. NCMEC’nin çocuklarımızı koruma çabalarını takdir ediyoruz ve bu misyona katkıda bulunma fırsatı edindiğimiz için çok mutluyuz. Güvenlik sektörünün parçası olan herkesi yanımızda yer almaya ve NCMEC URL Girişimi’ne katılmaya çağırıyoruz.”<br />
<br />
URL Projesi’ne katılan diğer 67 şirketin ve 6 uluslararası emniyet teşkilatının tam listesine NCMEC web sitesinden (www.missingkids.com) ulaşılabiliyor.<br />
<br />
Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi hakkında<br />
Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş. Kongre tarafından 1984’te kurulmasından bu yana, kayıp çocukların bildirildiği, bugüne kadar 2.447.000’in üzerinde çağrı alan ve 24 saat ücretsiz hizmet veren bir yardım hattını işletiyor. Merkez, 148.400’den fazla çocuğun kurtarılmasında emniyet teşkilatına yardımcı oldu. Merkez’in CyberTipline sitesi, çocukların cinsel istismarını konu alan 829.800’ü aşkın raporu işleme soktu; Çocuk Kurban Tanımlama Programı ise 32.826.400’den fazla pornografik görüntü ve videoyu inceledi. Merkez, ABD Adalet Bakanlığı’nın Çocuk İçin Adalet ve Çocuk Suçlarının Önlenmesi Ofisi ile işbirliği içinde çalışıyor. NCMEC hakkında ayrıntılı bilgiye www.missingkids.com adresinden ulaşılabiliyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Büyük memeli erkekler jinekomasti hastası olduğunu bilmiyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50353--Buyuk_memeli_erkekler_jinekomasti_hastasi_oldugunu_bilmiyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50353--Buyuk_memeli_erkekler_jinekomasti_hastasi_oldugunu_bilmiyor.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50353--.html</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle yaz aylarında ince giysiler giyemeyen, denize-havuza rahatlıkla giremeyen, psikilojik baskı yaşayan büyük memeli erkekler cerrahi müdahale ile sıkıntılarından kurtuluyor.<br />
<br />
Jinekomasti, erkeklerde hiç de azımsanmayacak oranda görülen ancak hastaların çok azının durumun farkında olduğu, çoğunlukla yapısal olduğuna ve çaresinin olmadığına inanılan bir hastalık. Doç Dr Ahmet Sönmez “Bunda kısmen doğruluk payı var aslında; çünkü özellikle ergenlik dönemindeki erkeklerde görülen jinekomastinin büyük çoğunluğunun sebebi henüz tam olarak bilinemiyor. Ancak çok az bir oranında şişmanlık, bazı ilaçlar ve hormonal dengesizlikler rol oynuyor. Jinekomasti erkeklerde ileri yaşta, andropoz döneminden sonra da sık görülebiliyor. Bu durumdan erkeklik hormonunun seviyesinin azalması sorumlu. Ancak ilaç etkisi ve hormonal dengesizliğe yol açabilecek diğer rahatsızlıklar da araştırılmalı.” dedi.<br />
<br />
Doç Dr Ahmet Sönmez erkeklerin bu konuyu saklamayı tercih ettiklerini, çoğunun bunu önemsemez görünürken aslında şikayetçi olduğunu söylerken, jinekomastinin sebebi ne olursa olsun her yaşta erkeğin kıyafet seçimini etkileyen ve sosyal ortamlarda sıkıntıya sokabilen bir durum olduğunun altını çizdi.<br />
<br />
Hasta grubu içinde, memelerinin büyük olduğunu fark eden, ancak bunun bir hastalık oluduğunu bilmeyenlerin sayısı da bir hayli fazla. Doç Dr Ahmet Sönmez bir hastasının izlenimlerini şöyle anlattı:“Yakın zamana kadar bende on yıldır var olan problemin jinekomasti olduğunu bilmiyordum demişti ameliyat ettiğim bir hastam. Ergenlik döneminden beri göğüsleri diğer arkadaşlarnınkinden büyük olduğu için yaz aylarını hep sıkıntılı geçirmiş, bedenine göre hep büyük ve bol kıyafetler tercih etmişti. Hele hele kumsalda güneşlenmek, denize veya havuza girmek tam anlamıyla kaçındığı faaliyetler olmuştu. Memelerinin büyük olmasının tıp dilinde adı olan ve uzun yıllar önce tanımlanmış bir bulgu olduğunu ve bu durumun tedavi edilebilir olduğunu yakın zamanda tesadüfen öğrenmişti.”<br />
<br />
Bu gibi durumlarda hastaya hem sosyal fobisinin önüne geçecek hem de sağlık problemlerini giderecek bir dizi tedavi tavsiye ediliyor. Doç Dr Sönmez “Jinekomastinin standart bir tedavisi vardır ve sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür. Ameliyat, cerrah ve hastanın tercihine göre lokal veya genel anestezi ile yapılabilir. Yine tercihe göre açık veya kapalı yöntem ya da her ikisinin kombinasyonu uygulanabilir. Ameliyat sonrası ağrı hissi oldukça azdır ve iyileşme süreci hızlıdır. Hasta kısa süre içinde kendini toparlar ve hızla günlük hayatına dönebilir” derken ameliyat öncesi hastanın beklentisinin iyi tespit edilmesinin de önemini vurguladı.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Güneş çarpması ve Koruyucu Önlemler</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50352--Gunes_carpmasi_ve_Koruyucu_Onlemler.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50352--Gunes_carpmasi_ve_Koruyucu_Onlemler.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50352--.html</guid>
		<description><![CDATA[BSK Lara Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Melih Kültür, yaz aylarında sıklıkla rastlanan güneş çarpmaları ve koruyucu önlemler ile ilgili bilgi verdi.<br />
<br />
Güneş çarpması kızgın güneş altında uzun süre kalanlarda ve daha çok çocuklarda görülen bir yaz hastalığıdır. Şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma ve yüksek ateşle kendini gösterir. Hasta serin bir yere götürülmeli , vücudu sıkan giysiler çıkarılmalı, basma soğuk kompres veya buz torbası konulmalıdır. Ateş çok yüksekse vücut ıslak bir çarşafla sarılmalı, hasta havadar bir yerde tutulmalı ve serin bir cankurtaranla hastaneye taşınmalıdır. Başa ve kasıklara uygulanan soğuk kompres de vücut sıcaklığını düşürecektir.<br />
<br />
Güneş çarpması, aşırı sıcak sonucu beden ısısını ayarlayan mekanizmanın bozulmasına bağlı ciddi bir durumdur. Tedavi edilse bile öldürücü olabilir ya da kalıcı zararlar verebilir; bu nedenle güneş çarpmasına karşı önlem alınmalıdır.Makine dairesi, çelik tezgahları gibi çok sıcak yerlerde çalışanlarda da hiç güneş görmemelerine karşılık, 'güneş çarpması' etkileri ortaya çıkabilir. Bu nedenle doktorlar son yıllarda "güneş çarpması" yerine genellikle "sıcak çarpması" terimini kullanmaktadırlar. Bedende ortaya çıkan değişiklikler aşırı ısıya tepkidir. Fakat direkt olarak güneş ışınlarına maruz kalmak o bölgenin o anki hava sıcaklığından da daha fazla ısınmasına neden olacağından sıcak çarpması görülme riski artacaktır.Özellikle başı direkt güneş ışınlarından korumak (şapka) bu nedenle önemli bir koruyucu önlemdir.<br />
<br />
Nedenleri<br />
Bedenin, ısı yitirmeye yarayan iki mekanizması vardır. Birincisi, damarların genişleyerek deriye daha fazla kan taşımasıdır, böylece deri yüzeyinden yitirilen ısı miktarı artar. İkincisi de ter bezlerinin salgısıyla derinin soğutulmasıdır. Ter bezleri deri yüzeyine tuzlu bir salgı (ter) gönderirler ve bu hemen buharlaşarak derinin ısı yitirmesini sağlar. Sıcak çarpmasında önemli olan, yalnızca termometrede okunan sıcaklık değildir. Isının beden üstündeki etkisini artıran çeşitli koşullar vardır. Sözgelimi hava çok nemliyse, ter kolayca buharlaşamaz ve bu yüzden ısı kaybı zorlaşır. Hava çok durgunsa, hava akımıyla beden yüzeyinden ısı atılması zorlaşır.<br />
<br />
Terle birlikte tuz ve su yitirilmesi, "sıcak yorgunluğu" denen duruma yol açabilir. Bu da, denetim altına alınmazsa, bedenin ısı ayarlayıcı mekanizmalarını iflasa kadar götürür. Ama beden zamanla sıcağa uyum sağlayıp, tuz yitimini düşürür ve böylece sıcaklık değişikliklerinden daha az etkilenir. Çocuklar ve yaşlı insanlar, bedenlerindeki ısı düzenleyici mekanizmalar yetersiz olduğundan, sıcaklık değişikliklerinden fazla etkilenirler. Ayrıca yaşlılar, genellikle sıcakta gereğinden fazla giyinirler. Sıcağa alışkın olmayanlar, şişman kişiler, çok içki içenler ve ateşli hastalık geçirmekte olanlar için de sıcak çarpması tehlikesi daha fazladır.<br />
<br />
• Alkollü içecekleri içmeyiniz.<br />
<br />
BELİRTİLER<br />
Sıcak çarpmasının üç ana belirtisi, çok yüksek ateş (41ºC'tan fazla), terleyememe ve komaya kadar giden sinir sistemi bozukluklarıdır. Ruhsal durum bozuklukları, uyumsuzluk ve baş ağrısı, sersemlik ve yürümede zorlukla birlikte görülebilecek ilk belirtilerdir. İleri evrelerde bilinç yitimi de olabilir. İlerlemiş sıcak çarpması çok tehlikelidir, tedavi edilse bile hastaların yüzde 20'si ölür. İyileşenlerin sinir sistemlerinde kalıcı hasarlar oluşabilir; denge ve koordinasyonlarının normale dönmesi ise aylar alır. Ama ilk belirtide tanı konur ve tedaviye bilinç yitiminden önce girişilirse, iyileşme şansı yüksektir.<br />
<br />
Belirtiler ortaya çıkar çıkmaz doktor çağrılmalıdır. Bu arada hastanın ateşi düşürülmeye çalışılmalıdır. Ateş 38ºC'a kadar düşürülebilir ama daha aşağı inerse hastanın dolaşım şokuna girebileceği unutulmamalıdır. Hastayı serinletmenin en iyi yolu soğuk su banyosudur. Güneş çarpmasına karşı en etkili yol güneşten ve sıcaktan korunmaktır. Bu amaçla bedenin aşırı ısınmamasına, güneş altında fazla kalmamaya, sıcakta bol ve serin tutan giysiler giymeye, sıcak iklimde çalışırken fazla su içip tuz almaya dikkat etmeliyiz. <br />
<br />
Güneş çarpması çoğunlukla dikkatsiz davranma sonucu oluşur. Özellikle yaz aylarında insanların bronzlaşma hevesleri ağır sonuçlara yol açabilmektedir. Kısa sürede yanık bir tene kavuşmak isteyen çoğu kişi güneşe çıktıkları ilk gün çok uzun süre güneş altında kalırlar. Oysa bunun sıcak çarpmasının yanı sıra yanıklara da yol açması gibi ciddi sonuçları vardır. En iyisi güneşe yavaş yavaş alışmak ve bu konuda aşırıya kaçmamaktır. Bu arada güneşe çıkarken güneş ışınlarının açısını da göz önüne almak gerekir. Güneşin en tehlikeli olduğu saatler öğle saatleridir. Güneş çarpması ya da ciltte oluşan lekeler, alerjik reaksiyonlar ve yanıklar için uzman bir doktora görünmeyi, en önemlisi tüm bunların küçük tedbirlerle önlenebileceğini unutmayınız.<br />
<br />
GÜNEŞ ÇARPMASI DURUMUNDA YAPILMASI GEREKENLER<br />
• Hasta gölge bir yere götürülmeli.<br />
• Hasta çok hızlı bir şekilde soğutulmalı.<br />
• Vücut sıcaklığını takip edilmeli, sıcaklık 38 – 39 oC ‘a düşünceye kadar soğutmaya devam edilmeli.<br />
• Alkollü içecekler kesinlikle verilmemeli.<br />
• Bilinci ve davranışları normalse içecek bir şey verilmeli.<br />
• Eğer bilinci yerinde değilse içecek bir şey verilmemeli, boğulmasına neden olabilirsiniz.<br />
• Kusuyorsa yan yüzükoyun yatırılmalı.<br />
• Çok acele tıbbi yardım çağırılmalı.<br />
<br />
ÇOCUKLARİÇİN ÖNLEMLER:<br />
<br />
Güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu saatlerde : Sabah 10:00 ile öğleden sonra 15:00 arasında çocuğunuzu direkt güneşte bırakmayın.<br />
<br />
Gölge kuralını öğretin : Gölgeniz kendinizden ufaksa çocuğunuzu güneşe çıkarmayın.<br />
<br />
Koruyucu elbiseler giydirin: Şapka, uzun kollu tişört gibi.<br />
<br />
Bebek 6 aydan küçükse koruyucu krem sürmektense koruyucu elbise ve gölgelikli bebek arabası kullanın ve bebeği gölgede bırakın.<br />
<br />
Güneşten koruyucu kremler kullanın.<br />
<br />
Her iki ultraviyole dalgasına yani UVA ve UVB’ye karşı koruyucu ürünler kullanın. Koruma faktörü en az 15 olmalı. Güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulayın. Eğer suda fazla kalıyorsa veya havluyla kurulanıyorsa tekrar tekrar sürün.<br />
<br />
UVA ve UVB’ye karşı yüzde 100 koruyuculuğu olan güneş gözlüğü taktırın. Kenarları kapalı gözlükleri tercih edin.<br />
<br />
Güneş ışınlarının yansımalarına dikkat edin, beyaz kum ve su ışınları yansıtır, bu gibi alanlarda korunmayı artırın. Dağlar da yüksekliği nedeniyle yüksek koruma gerektirir.<br />
<br />
Çocuğunuzun cildini arada muayene ederek benlerinde büyüme olup olmadığına dikkat edin.<br />
<br />
BSK Lara Hastanesi<br />
Dahiliye Uzmanı<br />
Dr. Melih KÜLTÜR]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>KETOB ve KEMOTEB`in olmazsa olmazı `Sahil Temizliği`</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50351--KETOB_ve_KEMOTEB_in_olmazsa_olmazi_Sahil_Temizligi_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50351--KETOB_ve_KEMOTEB_in_olmazsa_olmazi_Sahil_Temizligi_.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50351--.html</guid>
		<description><![CDATA[Görüşmeler sonrasında, Valilik nezdinde tüm kurumlar ve üst düzey yetkililer bir araya getirilerek görüşüldü, tartışıldı ve çözümler üretildi.<br />
<br />
Halil ÖNCÜ ( KEMER )<br />
<br />
Geçtiğimiz hafta içinde Kemer sahilinde yaşanan denizden karaya vuran dışkı, poşet, pet şişe, bardak, öbek öbek tuvalet kağıdı gibi pisliklerin oluşturduğu görüntülerin tekrar yaşanmaması için düğmeye basan KETOB ve KEMOTEB yönetimi, yönetim kurulu başkanı Turan Bayar nezdinde Kaymakamlık, Belediye, GATAB, Liman Başkanlığı, Türkiz marina müdürlüğü, Mavi deniz motorlu taşıma kooperatifi müdürlüğü ve Sahil Güvenlik komutanlığına konunun ciddi boyutlara ulaştığı bilgisini vererek anında çözüm aradı. Görüşmeler sonrasında, Valilik nezdinde tüm kurumlar ve üst düzey yetkililer bir araya getirilerek görüşüldü, tartışıldı ve çözümler üretildi.<br />
<br />
KETOB Başkanı Turan Bayar yaptığı açıklamasında, “ Geçtiğimiz hafta nereden geldiğini anlayamadığımız bir çok pisliğin Kemer plajları kıyısına vurduğunu tespit ettik. Temizlik ekiplerimiz bu olumsuz görüntüleri, burada tatillerini geçiren konuklarımıza da çok fazla hissettirmeden gereken temizlikleri yaptılar. Ancak bu görüntülerin sık sık tekrarlanması üzerine bizde konuyu daha detaylı incelemek ve gerekli yerleri bilgilendirmek amacıyla başta valiliğimiz olmak üzere tüm kurumlarımıza yazılı olarak ilettik. Kirliliğin devam etmesi üzerine plajlarımıza almış olduğumuz mavi bayraktan dolayı TÜRÇEV Antalya Mavi Bayrak Koordinatörü Lokman Atasoy’u da bilgilendirdik. Bunun üzerine TÜRÇEV’den Lokman Atasoy, Antalya Valiliği Çevre ve Orman İl müdürlüğünden çevre mühendisi Ceyla Gencel, Antalya il sağlık müdürlüğünden Hüseyin Yücel, AKTOB Yönetim kurulu üyesi Aslı Bayar Ulukapı, Kemer Belediyesi mavi bayrak sorumlusu Hasan Canlı, Turizm danışma bürosundan Özgür Bey, Mavi deniz motorlu taşıma kooperatif başkanı Turgay Umut, Sahil Gücenlik komutanlığından Başcavuş Ferat Başarslan, KETOB ve KEMOTEB yönetim kurulu temsilcisi Özlem Tuncaelli ve olayı yaşamış otelcilerin de katılımıyla bir heyet oluşturularak yerinde gözlem ve denetim yapılarak bir toplantı yaptık. Özellikle denizlerimizde turizme hizmet eden yatlarımızın bu konuda daha dikkatli olmaları gerektiğini gördük. Biz de KETOB ve KEMOTEB olarak bundan sonra daha dikkatli çalışmalar yapılacağına inanıyor, bu konuya gösterdikleri hassasiyetten dolayı tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz.”dedi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>PTT`den posta tarihini değiştirecek proje</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50350--PTT_den_posta_tarihini_degistirecek_proje.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50350--PTT_den_posta_tarihini_degistirecek_proje.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50350--.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin dev kurumlarından PTT, tarihinin en büyük projelerinden birisi olan Hybrid Mail (Karma Posta) sistemini Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın da katıldığı toplantıyla faaliyete geçirdi.<br />
Posta gönderimleri hız kazanıyor<br />
<br />
Türkiye’nin dev kurumlarından PTT, tarihinin en büyük projelerinden birisi olan Hybrid Mail (Karma Posta) sistemini Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın da katıldığı toplantıyla faaliyete geçirdi. Sistem entegratörlüğünü Yıldız Bilişim Grubu şirketlerinden Datateknik’in gerçekleştirdiği proje kapsamında kurulan baskı merkezleri Türkiye’nin 5 ilinde aynı anda faaliyete geçti.<br />
<br />
PTT, basım ve dağıtımdan kaynaklanan posta gecikmelerini Hybird Mail (Karma Posta) sistemiyle ortadan kaldıracak. İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum ve Mersin’de kurulan, posta hizmetlerinde tüm alışkanlıkları değiştirecek olan sistem, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen basın toplantısıyla faaliyete geçti.<br />
<br />
PTT Genel Müdürü Osman Tural, Yıldız Bilişim Grubu şirketlerinden Datateknik Genel Müdürü Cahide Akkuzu ve Türk Telekom Uluslar arası ve Toptan Satış Başkanı Mehmet Toros’un konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, Hybrid Mail (Karma Posta) sistemi tanıtıldı.<br />
<br />
PTT’nin en büyük projelerinden birisi olan bu yeni sistem sayesinde, kişi ve kurumlar PTT ile gönderecekleri fatura, poliçe, ekstre ve broşür gibi toplu gönderilerinin tüm süreçlerini elektronik ortamda gerçekleştirecek ve takip edebilecekler. Türkiye’de posta taşımacılığı alanında çığır açacak olan Hybrid Mail (Karma Posta) projesi hakkında bilgi veren PTT Genel Müdürü Osman Tural, “2003 yılından bugüne başlattığımız projelerle müşterilerimizin memnuniyetini en üst düzeye taşıdık. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Hybrid Mail, 66 milyon 442 bin Avro’luk bütçesiyle posta tarihinde yatırım bedeli olarak en yüksek proje. Hayata geçen yeni sistem sayesinde kurumlardan Türkiye’nin 5 ilinde bulunan baskı merkezlerimize ulaşan veriler basılıp, katlanıp, zarflanarak en kısa sürede alıcısına ulaşacak” dedi.<br />
<br />
Baskı merkezlerinin günde 2.5 milyon adet gönderi kapasitesi bulunduğunu belirten Tural, “Hybrid Mail projesi ile kurumların baskı ile birlikte gönderi maliyetleri de büyük ölçüde azalacak, aynı zamanda sıralama ve tasnifleme süreci de kısalacak. Kurumlara sağladığı avantaj PTT’ye öncelikli olarak büyük bir prestij kazandıracak. Aynı şekilde Hybrid Mail sisteminin hem gönderi adedimizi hem de gelirlerimizi büyük ölçüde artıracağını düşünüyoruz. Gönderici kurumların bedeli yüksek makine ve işletim maliyetlerine katlanmaları önlenmiş; teslim dahil sürecin her aşamasını elektronik ortamda takip edebilmeleri sağlanmış olacak. Alıcıların da isteklerine göre gönderiler, her sayfasına kişiye özel bilgi basılmak suretiyle kişiselleştirilecek. İlk olarak, Türk Telekom A.Ş. ile 5 yıl süreli protokol imzaladık, müşteri sayımızı artırmak için banka ve GSM şirketleriyle de görüşmelere devam ediyoruz” açıklamasını yaptı.<br />
<br />
Sistem entegratörü Datateknik<br />
Şirketlere ya da kurumlara işin baskı ve postayla ilgili kısmını tek bir noktada çözme imkanı sağlayan Hybrid Mail projesinin sistem entegratörlüğünü yürüten Datateknik’in Genel Müdürü Cahide Akkuzu; “Datateknik, güçlü ve tecrübeli kadrosu, sahip olduğu yetkinlikler ve çözüm ortakları ile projenin ilk etapta yatırım kısmının gerçekleştirilmesini sağlamıştır.<br />
<br />
Datateknik ayrıca projenin işletimini de yaparak PTT’nin Karma Posta stratejisinin ve büyümesinin önemli ölçüde destekleyicisi olacaktır. Kuruluşundan itibaren bilişim sektöründe Kamu, Savunma, Eğitim ve Telekom alanlarında gerçekleştirdiği projelerle önemli başarılara imza atan Datateknik, çalışmalarını yenilik, girişimcilik ve yüksek kalite anlayışı ile sürdürmektedir. Bu anlayış doğrultusunda müşterilerine yüksek hizmet kalitesi sunan Datateknik ISO 9000, ISO 14000, ISO 20000 ve ISO 27001 sertifikalarına sahiptir” dedi.<br />
<br />
Hybrid Mail nasıl kullanılacak?<br />
Müşteriler kendi verilerini (fatura, ihbarname vb.) elektronik ortamda teslim edip, süreci başlatacak. Hybrid Mail kabul sürecine göre kabülü yapılacak olan verinin örnek baskısı müşteri tarafından onaylandıktan sonra, baskı, katlama/zarflama çalışmaları başlatılacak. Hybrid Mail (Karma Posta) sisteminin kurumlara sunduğu diğer avantajlar ise şöyle:<br />
<br />
• Baskı ve gönderi hizmetlerinin yüksek maliyetlerinin büyük ölçüde düşürülmesi,<br />
• Elektronik ortamda baskı verilerinin düzenlenmesi ve yönetimi,<br />
• Posta hizmetlerinin, sıralama ve tasniflemelerle büyük ölçüde hızlanması,<br />
• Merkezi olarak durum raporlarının üretilmesi ve paylaşılması,<br />
• Stok, tedarik ve tüketim maliyetlerinin büyük ölçüde azaltılması,<br />
• Kurumların pazarlama gücünün arttırılması,<br />
• Teslimat sürelerinin kısalması, basım ve dağıtımda etkinlik sağlanması<br />
• Gönderilerin alıcılara en yakın merkezden üretilmesi<br />
• Gönderici kurumların sürecin her aşamasını takip edebilmesi<br />
• Kurumların bu işi yapmak için tek tek makine ve işletim maliyetlerine katlanmalarının önlenmesi<br />
• Tek bir noktada adres doğrulaması ve düzeltilmesinin yapılabilmesi<br />
• Türkiye çapında 5 üretim merkeziyle yedekli bir yapının kurulması<br />
• Şirketlere ya da kuruluşlara işin baskı ve postayla ilgili kısmını tek bir noktada çözme imkanı sağlamaktadır.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Aktur’da şenlikler başladı !</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50349--Aktur_da_senlikler_basladi_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50349--Aktur_da_senlikler_basladi_.html</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50349--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalyalıların eğlence merkezi Aktur Lunapark Ramazan ayında da muhteşem etkinliklere başlıyor. İşletme Müdürü Ramazan Aydemir, 14 Ağustos tarihinde başlayacak olan Ramazan eğlencelerinde birçok ünlü sanatçının konser vereceğini söyledi<br />
<br />
Antalyalıların ve Antalya’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin eğlence merkezi olan Aktur Lunapark Ramazan ayı dolayısı ile muhteşem bir proğram hazırladı. Yapılacak şenliklerle ilgili olarak tüm hazırlıklar tamamlanırken şenlik boyunca birbirinden eğlenceli çeşitli aktiviteler ve çok sayıda ünlü sanatçının da katılacağı konser düzenlenecek. İlk konser cumartesi günü ünlü sanatçı Nihat Doğan’la başlayacak ve Ramazan ayı boyunca devam edecek. Aktur Lunapark işletme müdürü Ramazan Aydemir, Ramazan ayında da Antalya’nın eğlence merkezi olarak hizmet vermeye devam edeceklerini söyledi.<br />
<br />
Ramazan Ayı içerisinde yapılacak kumpanya ile ilgili olarak bilgi veren Aktur Lunapark İşletme Müdürü Ramazan Aydemir, Ramazan ayı boyunca eğlencenin hiç bitmeyeceğini belirterek, “Antalya Ramazan Kumpanyası, Aktur Lunapark'ta 14 Ağustos cumartesi günü Nihat Doğan konseri ile başlayacak ve 19 Eylül'e kadar devam edecek. Kumpanya'da farklı sektörlere ait standlarla birlikte çok eğlenceli etkinlikler düzenlenecek. Etkinlik boyunca Nihat Doğan, Gökhan Tepe, Taşkın Doğanışık gibi ünlü isimlerle birçok sürpriz sanatçı konser verecek ve ayrıca ünlü sanatçılarla imza günleri düzenlenecek. Geleneksel tiyatromuzdan örneklerle renklenecek kumpanya etkinliklerinde ayrıca tasavvuf müziği, sıra geceleri, fasl-ı şahane, çeşitli yarışmalar ve çocuklar için birbirinden eğlenceli aktiviteler yapılacak. Eğlence severleri tüm bu eğlenceli aktivitelerimize ve parkımıza bekliyoruz ”dedi.<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya 2010 İftar ve Sahur Vakitleri</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50348--Antalya_2010_Iftar_ve_Sahur_Vakitleri.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50348--Antalya_2010_Iftar_ve_Sahur_Vakitleri.html</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Antalya İftar Vakitleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50348--.html</guid>
		<description><![CDATA[Din İşleri Yüksek Kurulu, 06/07/2010 tarihinde Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Dr. Ekrem KELEŞ`in başkanlığında toplandı.<br />
<br />
2010 yılı sadaka-ı fıtır miktarının belirlenmesi görüşüldü. Yapılan müzakerelerden sonra:<br />
<br />
Fıtır sadakası, Ramazan bayramına kavuşan ve temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların kendileri ve velâyetleri altındaki kişiler için yerine getirmekle yükümlü oldukları malî bir ibadettir. Yoksulların ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmak suretiyle toplumda karşılıklı sevgi ve kardeşlik bağlarının pekişmesine vesile olan bu mali ibadetin meşru kılınmasındaki temel hedeflerden biri, insanların paylaşma bilincini canlı tutmaktır. Bu sayede her Müslüman, ihtiyacı olan yoksullara az da olsa bir şeyler verebilmenin ve yardımlaşmanın sevincini yaşar. Bundan dolayıdır ki fıtır sadakası, zekâttan farklı olarak, daha geniş bir mükellef kitlesi tarafından yerine getirilir.<br />
<br />
Kurulumuz, fıtır sadakasının Müslüman toplumların neredeyse tamamına yakın bir kesimi tarafından veriliyor olmasını da dikkate almak suretiyle;<br />
<br />
Hem sadaka-i fıtır`ın asgarî miktarını belirleyen hadis-i şeriflere dayanarak, hem de ülkemizdeki mevcut sosyo-ekonomik hayat şartlarını ve bir kişinin günlük asgarî gıda ihtiyacını göz önünde bulundurarak 2010 yılı Ramazan ayının başlangıcından 2011 yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar olan sürede sadaka-i fıtır miktarının 7.00 (Yedi Lira) olarak belirlenmesine,<br />
<br />
Belirlenen bu miktarın, `asgarî miktar` olduğunun, sadaka-i fıtırda verilecek meblağ konusunda bir üst sınırın olmadığının hatırlatılmasına,<br />
<br />
Bu konuda ideal olanın, herkesin kendi hayat standartlarına göre asgari günlük gıda harcamalarına denk düşecek bir meblağı vermesinin tavsiye edilmesine,<br />
<br />
Söz konusu meblağın, gıda gibi aynî olarak veya para şeklinde nakdî olarak ödenebileceğine karar verildi.<br />
<br />
<table border=1 bordercolor=#c0c0c0 cellspacing=0 cellpadding=3 width=100% ><thead><tr><td colspan=8>2010 ANTALYA RAMAZAN İMSAKİYESİ</td></tr><tr>   <th>Günler</th><th>Tarih</th><th>İmsak</th><th>Güneş</th><th>Öğle</th><th>İkindi</th><th>Akşam</th><th>Yatsı</th></tr>    </thead>    <tbody><tr><td>1 Ramazan</td><td>11 Agu 2010 – Ca</td><td>04:16</td><td>06:02</td><td>13:12</td><td>16:59</td><td>20:04</td><td>21:35</td></tr><tr> <td>2 Ramazan</td><td>12 Agu 2010 – Pe</td><td>04:17</td><td>06:03</td><td>13:12</td><td>16:59</td><td>20:03</td><td>21:34</td></tr><tr><td>3 Ramazan</td><td>13 Agu 2010 – Cu</td><td>04:18</td><td>06:04</td><td>13:12</td><td>16:58</td><td>20:02</td><td>21:32</td></tr><tr><td>4 Ramazan</td><td>14 Agu 2010 – Ct</td><td>04:20</td><td>06:05</td><td>13:12</td><td>16:58</td><td>20:01</td><td>21:31</td></tr><tr><td>5 Ramazan</td><td>15 Agu 2010 – Pa</td><td>04:21</td><td>06:05</td><td>13:12</td><td>16:57</td><td>19:59</td><td>21:29</td></tr><tr><td>6 Ramazan</td><td>16 Agu 2010 – Pt</td><td>04:22</td><td>06:06</td><td>13:12</td><td>16:57</td><td>19:58</td><td>21:28</td></tr><tr><td>7 Ramazan</td><td>17 Agu 2010 – Sa</td><td>04:23</td><td>06:07</td><td>13:11</td><td>16:56</td><td>19:57</td><td>21:26</td></tr><tr><td>8 Ramazan</td><td>18 Agu 2010 – Ca</td><td>04:25</td><td>06:08</td><td>13:11</td><td>16:56</td><td>19:56</td><td>21:25</td></tr><tr><td>9 Ramazan</td><td>19 Agu 2010 – Pe</td><td>04:26</td><td>06:09</td><td>13:11</td><td>16:55</td><td>19:54</td><td>21:23</td></tr><tr><td>10 Ramazan</td><td>20 Agu 2010 – Cu</td><td>04:27</td><td>06:10</td><td>13:11</td><td>16:54</td><td>19:53</td><td>21:21</td></tr><tr><td>11 Ramazan</td><td>21 Agu 2010 – Ct</td><td>04:28</td><td>06:10</td><td>13:10</td><td>16:54</td><td>19:52</td><td>21:20</td></tr><tr><td>12 Ramazan</td><td>22 Agu 2010 – Pa</td><td>04:29</td><td>06:11</td><td>13:10</td><td>16:53</td><td>19:50</td><td>21:18</td></tr><tr><td>13 Ramazan</td><td>23 Agu 2010 – Pt</td><td>04:31</td><td>06:12</td><td>13:10</td><td>16:53</td><td>19:49</td><td>21:16</td></tr><tr><td>14 Ramazan</td><td>24 Agu 2010 – Sa</td><td>04:32</td><td>06:13</td><td>13:10</td><td>16:52</td><td>19:48</td><td>21:15</td></tr><tr><td>15 Ramazan</td><td>25 Agu 2010 – Ca</td><td>04:33</td><td>06:14</td><td>13:09</td><td>16:51</td><td>19:46</td><td>21:13</td></tr><tr><td>16 Ramazan</td><td>26 Agu 2010 – Pe</td><td>04:34</td><td>06:15</td><td>13:09</td><td>16:51</td><td>19:45</td><td>21:12</td></tr><tr><td>17 Ramazan</td><td>27 Agu 2010 – Cu</td><td>04:35</td><td>06:15</td><td>13:09</td><td>16:50</td><td>19:44</td><td>21:10</td></tr><tr><td>18 Ramazan</td><td>28 Agu 2010 – Ct</td><td>04:36</td><td>06:16</td><td>13:08</td><td>16:49</td><td>19:42</td><td>21:08</td></tr><tr><td>19 Ramazan</td><td>29 Agu 2010 – Pa</td><td>04:38</td><td>06:17</td><td>13:08</td><td>16:48</td><td>19:41</td><td>21:07</td></tr><tr><td>20 Ramazan</td><td>30 Agu 2010 – Pt</td><td>04:39</td><td>06:18</td><td>13:08</td><td>16:48</td><td>19:39</td><td>21:05</td></tr><tr><td>21 Ramazan</td><td>31 Agu 2010 – Sa</td><td>04:40</td><td>06:19</td><td>13:08</td><td>16:47</td><td>19:38</td><td>21:03</td></tr><tr><td>22 Ramazan</td><td>01 Eyl 2010 – Ca</td><td>04:41</td><td>06:19</td><td>13:07</td><td>16:46</td><td>19:36</td><td>21:02</td></tr><tr><td>23 Ramazan</td><td>02 Eyl 2010 – Pe</td><td>04:42</td><td>06:20</td><td>13:07</td><td>16:45</td><td>19:35</td><td>21:00</td></tr><tr><td>24 Ramazan</td><td>03 Eyl 2010 – Cu</td><td>04:43</td><td>06:21</td><td>13:07</td><td>16:45</td><td>19:34</td><td>20:58</td></tr><tr><td>25 Ramazan</td><td>04 Eyl 2010 – Ct</td><td>04:44</td><td>06:22</td><td>13:06</td><td>16:44</td><td>19:32</td><td>20:56</td></tr><tr><td>26 Ramazan</td><td>05 Eyl 2010 – Pa</td><td>04:45</td><td>06:23</td><td>13:06</td><td>16:43</td><td>19:31</td><td>20:55</td></tr><tr><td>27 Ramazan</td><td>06 Eyl 2010 – Pt</td><td>04:46</td><td>06:23</td><td>13:06</td><td>16:42</td><td>19:29</td><td>20:53</td></tr><tr><td>28 Ramazan</td><td>07 Eyl 2010 – Sa</td><td>04:47</td><td>06:24</td><td>13:05</td><td>16:41</td><td>19:28</td><td>20:51</td></tr><tr><td>29 Ramazan</td><td>08 Eyl 2010 – Ca</td><td>04:48</td><td>06:25</td><td>13:05</td><td>16:40</td><td>19:26</td><td>20:50</td></tr>    </tbody>    <tfoot>    <tr><td colspan=8><strong>Bayram Namazı:</strong> 9 Eylül 2010<br />Perşembe Günü <strong>Saat:</strong><br /><span style=COLOR: red; FONT-WEIGHT: bold>07:14</span> </td>    </tr>    </tfoot></table><br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Elmalıda Koyun otlatılan Avlan Gölü Can Çekişiyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50347--Elmalida_Koyun_otlatilan_Avlan_Golu_Can_Cekisiyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50347--Elmalida_Koyun_otlatilan_Avlan_Golu_Can_Cekisiyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Elmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50347--.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin ‘devlet eliyle’ kurutulduktan sonra geri kazanılan ilk gölüydü. Ardından büyük çabalar sonucu geri kazanıldı. Ancak devlet emanetine sahip çıkamadı. Avlan Gölü şimdilerde Türkiye’nin üzerinde koyun otlayan ilk gölü olarak tarihe geçiyor!<br />
<br />
SİSYPHOS’UN KADER ARKADAŞI AVLAN<br />
Avlan Gölü, kurutulduktan sonra geri kazanılan ilk göl olma özelliğini taşıyor. Ancak kurutulmadan önce yaklaşık 26 bin hektarlık alanı kapsayan gölün başına gelenler ‘burası Türkiye’ dedirten ayrıntılar barındırıyor. Bağrını yarıp kuruttular, kıyılarına yapılar kondurdular, ortasını doldurup karayolu yaptılar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi Antalya Defterdarlığı tarafından satışa çıkarılan Avlan Gölü, yaklaşık 50 yıldır insanoğlunun doğaya karşı verdiği savaşımın nelere yol açabileceğinin canlı kanıtı olarak ortada duruyor. Aslında ‘canlı’ demek biraz sözün gelişi. Çünkü son yıllarda büyük emekler sonucu geri kazanılan göllere örnek bir model olarak anılan Avlan’ın suları yeniden çekilmeye başlamış durumda. Yaz sıcaklarıyla birlikte ortaya çıkan buharlaşmanın bunda etkisi olduğu söylense de, kimi uzmanlara göre bu çekilmenin tek nedeni buharlaşma değil. Çünkü gölü neredeyse abluka altına alan düdenler, Avlan’ın sularının tahliye edilmesinde kullanılıyor. Geçmişte göldeki su seviyesini doğal olarak belirleyen düdenlerin dışında açılan çok sayıda düdenin bugün halen suları tahliye etmek için kullanılması, Avlan’ın kaderini belirleyen en önemli etken. Bir nevi Sisyphos efsanesi gibi. Sularına her kavuştuğunda yeniden bağrını delen düdenlerden kaybediyor Avlan…<br />
<br />
ÇOBAN, ‘OT’ DERDİNDE<br />
Avlan’ı son gördüğümde yansıyan görüntü, Türkiye’nin içinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi de özetler nitelikteydi. Büyük emekler sonucu geri kazanılan gölün suları yeniden çekilmiş, göl ortasından geçen yolun ikiye böldüğü küçük çanağına doğru sıkışarak can çekişmeye başlamıştı. Gölün sularının çekildiği alanlarda koyunlarını otlatan çobanlar, gölün makûs talihinden habersiz ortaya çıkan taze otları birer ganimet gibi algılayarak, “gölün kuruması iyi oldu” diyorlar. Ancak Avlan’ı ganimet gibi algılayan yalnızca ‘ot’ derdindeki çobanlar değil. Antalya Defterdarlığı geçtiğimiz ay Avlan’ı satış listesinden çıkardığını açıklasa da Elmalı’da dolanan söylenceler yakın gelecekte gölün başına başka belaların geleceğini de haber veriyor sanki. Bu söylencelerin somutlaşması durumunda yakından izleyerek Avlan kıyılarında nöbet tutacağımızı şimdiden anımsatalım.<br />
<br />
DEMİREL AVLAN’I ‘BİR DİKİŞTE’ NASIL İÇTİ?<br />
Elmalılılar, Avlan’ın kurutulma sürecinde yaşanan siyasi tartışmaları dün gibi anımsıyorlar. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Elmalı’da yaptığı bir mitingde, biraz da gölün kurutulması için lobi yapanların baskısıyla kürsüdeki su bardağını eline alıp bir dikişte içerek, “bu bardaktaki suyu içtiğim gibi Avlan’ı da bir dikişte içerim. Ancak gölün kurutulması sizin için iyi olmaz!” diyor. Elmalılar bu konuda Demirel’e hakkını teslim ediyorlar. Ancak Demirel kürsüdeki konuşmasının tersine Avlan’ın kurutulmasının yolunu açan uygulamaların kararını veren hükümetin başı olarak tarihe geçiyor.<br />
<br />
BOZKIRDAKİ ‘KUĞU GÖLÜ’<br />
Avlan Gölü gibi Türkiye’nin bütün suları aylardır can çekişiyor. Kamu yararını gözetmeksizin iktidarın tasarrufuna bırakılan göllerin geleceğinin büyük bir tehdit altında olduğunu söylemek yanlış olmaz. Geçtiğimiz aylarda Bolu Abant Gölü’nün başına gelenler ortada. Birileri aklına estiği gibi ne kamuoyunu ne de doğa yasalarını dinlemeden kafasına göre projeler üretip Abant’tan Davos yaratmaya girişiyor. Birileri Avlan’ı satmaya kalkıp gölün orta yerine ‘meşrubat fabrikası’ kurabilirsiniz diyebiliyor… Sonra da Polatlı ovasına Melih Gökçek zihniyetiyle kondurulan yapay ve ucube göletlere “Kuğu Gölü” adı veriliyor!<br />
<br />
AK(DENİZ)İN ÇAKIL TAŞLARI AVLAN’A KARIŞINCA…<br />
Avlan Gölü, bütün Anadolu gölleri gibi yalnızca ekosistemin bir parçası değil, aynı zamanda sosyal yaşamın da ayrılmaz bir unsuru. Her 6 Mayıs’ta, 68 kuşağı öğrencilerini sembolize eden Deniz Gezmiş’in ruhuna mevlit okutan Elmalılı efsanevi kadının hikâyesinin peşine takılıp, bir başka 6 Mayıs’ta Deniz ve arkadaşları için Akdeniz kıyısından topladığı çakıl taşlarını Avlan’ın sularına bırakarak suları ve coğrafyayı, dünü ve bugünü kardeşleyen başka bir kadın, belki de Anadolu’nun neden insanı çarpan bir coğrafya olduğu sorusunun en temel yanıtıdır…]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya yazlık sinemaya merhaba dedi, halka ücretsiz sinema gösterimi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50346--Antalya_yazlik_sinemaya_merhaba_dedi_halka_ucretsiz_sinema_gosterimi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50346--Antalya_yazlik_sinemaya_merhaba_dedi_halka_ucretsiz_sinema_gosterimi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50346--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılan yeni proje ile Antalya yazlık sinema günlerine merhaba dedi. Gösterimlerin ilki ‘Vizontele’ filmi ile başladı.<br />
23 Temmuz 2010<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılan yeni proje ile Antalya yazlık sinema günlerine merhaba dedi. Gösterimlerin ilki ‘Vizontele’ filmi ile başladı.<br />
<br />
Büyükşehir Belediyesi tarafından halka yönelik başlatılan ücretsiz sinema günleri projesinin devamı niteliğindeki yazlık sinema günleri yaz boyunca Antalya’ya nostalji yaşatacak.  Bu kapsamında yaz boyunca her çarşamba Konyaaltı 11 Nolu Halk Plajı’nda ve her perşembe Lara Birlik kamp alanında halka yönelik ücretsiz açık hava sinema gösterimleri yapılacak.<br />
<br />
SİNEMA SAHİLE TAŞINDI<br />
<br />
AKM Perge Salonu’nda kış boyu devam eden ücretsiz sinema günleri sahile taşınırken,11 Nolu Halk Plajı’ndaki ilk gösterimde ‘Vizontele’ filmi ile izleyicilerle buluştu. Sahile kurulan dev ekran ile filmi izleyen vatandaşlar açık hava sineması ile nostalji yaptı. Etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’a teşekkür etti. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Yetkilileri, proje kapsamında gösterilecek Türk Filmlerinin Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla Antalyalılarla buluşacağını belitti. Film gösterileri saat 21.00’da başlayacak ve vatandaşlar tarafından ücretsiz izlenebilecek]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Halk Kart 16 Temmuz’da raylı sistemle başlıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50345--Halk_Kart_16_Temmuz_da_rayli_sistemle_basliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50345--Halk_Kart_16_Temmuz_da_rayli_sistemle_basliyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50345--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım sistemi ‘<b><i>HALK KART</i></b>’ ın ilk uygulaması 16 Temmuz’dan itibaren raylı sistem araçlarında çalışmaya başlayacak. Akıllı bilet sisteminin diğer toplu taşıma araçlarına montajı da devam ediyor. Sistem Temmuz sonuna kadar tüm toplu taşıma araçlarında devreye girecek. İndirimli kartların da 16 Temmuz tarihine kadar yenilenmesi gerekli.<br />
<br />
Antalya’nın toplu ulaşımda yaşanan biletleme sorunu Halk Kart ile son bulacak. Halka daha kaliteli ve ucuz taşıma hizmeti vermek için kolları sıvayan Büyükşehir Belediyesi, modern hayatın vazgeçilmezi olan teknolojiyi toplu taşıma hizmetlerinde kullanacak. Halk Kart’ın ilk uygulaması 16 Temmuz’dan itibaren raylı sistem araçlarında çalışmaya başlayacak. Temmuz sonuna kadar diğer otobüs ve minibüslerde de sistem devreye girecek. Akıllı bilet ve kartlı sistemin geçerli olması ile birliktebir süre sonra nakit biniş sona erecek. Kartlı sistemle Avrupa standartlarında toplu taşıma hizmetinin verilmesi amaçlanıyor.<br />
<br />
<b>16 TEMMUZ SON</b><br />
Öte yandan, toplu taşıma araçlarında indirimli ve ücretsiz biniş kartlarına sahip olan bireylerin yeni Halk Kartlarını 16 Temmuz’a kadar çıkarmaları gerekiyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Aktekin, öğrenci, öğretmen, emekli, gazi ve şehit ailelerinin kullandığı indirimli ve basın mensuplarının kullandığı ücretsiz biniş kartlarının yenilenmesi için daha önce 30 Haziran tarihini son gün olarak bildirdiklerini belirtti. Aktekin, “Ancak, vatandaşların kartlarını yenilemek için son günü beklemelerinden dolayı bir yığılma söz konusu oldu. Bu nedenle son kez bir süre uzatımına gittik. İndirimli ve ücretsiz kartların yenilenmesi için 16 Temmuz Cuma günü son tarihtir. Vatandaşlarımızın kartlarını 16 Temmuz’a kadar yenilemesi gerekmektedir. Bir tarih değişikliği daha olmayacaktır. Ayrıca sarı basın kartı sahibi gazeteciler, sadece kartlarını göstererek toplu ulaşımdan faydalanabilecek.” dedi.<br />
 <br />
<b>AKILLI BİLET</b><br />
Raylı sistemin altyapı eksiklikleri ve ücret toplama sisteminin raylı sistem ihalesi aşamasında planlanmamasından kaynaklanan sorunlar nedeniyle duraklarda akıllı bilet sisteminin kurulmasının geciktiğini Mehmet Aktekin, “Büyükşehir Belediyesi olarak hızla bu eksikleri tamamladık. Durakları, akıllı elektronik bilet sisteminin kurulması için toplu taşıma hizmetini üstlenen A-Kent A.Ş’ye teslim edeceğiz. A-Kent firması kısa sürede akıllı elektronik bilet sistemini devreye alarak çalıştıracak. Sistemin kurulması için tüm ekipmanın (validatör, turnike, engelli geçiş kapıları, kamera ve güvenlik sistemi, kaçak yolcu biniş alarm sistemine ait tüm malzemeler) montajı tamamlanarak sistem bir bütün olarak devreye alınacak. Sistemin nasıl kullanılacağına ilişkin bilgiler www.antalya.bel.tr , www.akent.com web adresleri, raylı sistem gişeleri, a-kent şirketinin merkez ofisi ve çeşitli basın kuruluşları aracılığıyla vatandaşlara duyurulacak” vatandaşlarımız istenen belgeler ile birlikte başvurarak hemen kartlarını alabilecektir diye konuştu. Kartlar için istenilen başvuru internet üzerinden de yapılabilir bu durumda vatandaşlarımız herhangi raylı sistem gişesinden, a-kent merkez ofisinden kartlarını beklemeden alabilirler. Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz emekli ve eşleri ile diğer gruplarda indirimli ücretsiz kart kullanma hakkı olan vatandaşlarımız internet üzerinden veya bizzat başvuru yaparak kendilerinden istenilen belgeleri öğrenebilirler.<br />
<br />
<b>KAÇAK YOLCU BİNİŞİNE SON</b><br />
Aktekin, raylı sistem araçlarına kurulacak sistemin en önemli özelliklerinin kameralar, turnikeler ve alarm sistemiyle kaçak yolcu binişinin kontrol altına alınabilmesi olduğuna dikkat çekti. Yolcunun kaçak binmesi halinde ceza uygulanacağını hatırlatan Aktekin, “Bu konuda vatandaşlardan hassasiyet göstermesini bekliyoruz” dedi.<br />
<br />
Bilet sisteminin diğer toplu taşıma araçlarında da montajına başlandığını bildiren Prof. Dr. Mehmet Aktekin, montajların tamamlanmasının ardından temmuz sonuna kadar otobüs ve minibüslerde kartlı sistem uygulamasına geçileceğini söyledi. <br />
<br />
<b>DEPOZİTO ÜCRETİ VATANDAŞA GERİ DÖNECEK</b><br />
Vatandaşların, Halk kartlarını, raylı sistem gişelerinden, A-Kent merkezinden 8 TL depozito ücreti karşılığında temin edebileceğini ifade eden Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mehmet Aktekin, “Vatandaş kartı 12 ay kullandıktan sonra ödediği 8 TL depozito bedelini de ücretsiz biniş olarak geri alabilecek” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Aktekin, Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşımda kullanılmak üzere aldığı 40 otobüsün de temmuz başında hizmete gireceğini hatırlattı.  ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir’den gençlere ücretsiz kamp</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50344--Antalya_Buyuksehir_den_genclere_ucretsiz_kamp.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50344--Antalya_Buyuksehir_den_genclere_ucretsiz_kamp.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50344--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Gençlik Kampı, Lara Birlik Plajı bölgesindeki ağaçlık alanda başladı.<br />
<br />
Beşer günlük periyotlar halinde 9 hafta sürecek kamptan kenar mahallelerden 10-15 yaş arası 900 öğrenci ücretsiz olarak faydalanacak.<br />
<br />
Kültür ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından organize edilen Gençlik Kampı’na çoğunluğu Kepez ve Döşemealtı bölgelerindeki okullardan çocuklar katılıyor. Gençlik Kampı ile gençlerin kent yaşamında aktif olarak yer almalarının sağlanması, yeni yaşam deneyimleri kazanarak ve eğlenerek öğrenme fırsatı yakalayabilecekleri bir tatil fırsatının sunulması amaçlanıyor. Kenar mahallelerden gelen gençler, denizle de buluşturuluyor.<br />
<br />
Her periyotta 100 gencin faydalanacağı kampta gençlere konularında uzman eğitmenler tarafından yüzme, dans, ritim, resim dersleri veriliyor. Kamp, Kum Heykel Müzesi ve Düden Şelalesi’nin gezilmesinden, oryantiring eğitimlerine kadar birçok aktiviteyi barındırıyor. Çadırlarda kalan gençler, doğa ve denizle baş başa bir tatil yaşıyor. Gençlik Kampı’na ileriki dönemde Bingöl, Hakkari, Tunceli ve Mardin’den 150’ye yakın hiç deniz görmemiş çocuğun da katılması bekleniyor.<br />
<br />
Gençler, problem çözebilmeyi, analitik düşünme gücünü geliştirmeyi, uyumlu şekilde hareket edebilme becerisini ve sonuç odaklı çalışabilmeyi sağlayacak olan takım oyunları ile de eğlenerek öğrenme fırsatını yakalıyor. Kampa katılmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten gençler, kampı düzenleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’a teşekkür etti.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Hıdırlık Dinletileri sürüyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50343--Hidirlik_Dinletileri_suruyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50343--Hidirlik_Dinletileri_suruyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50343--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Hıdırlık Dinletileri devam ediyor. Dinletiler kapsamında Antalya Ticaret Borsası Türk Sanat Müziği Korusu konser verdi.<br />
<br />
Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nın tarafından hazırlanan Hıdırlık Gün Batımı Konserleri’nde bu hafta Antalya Ticaret Borsası Türk Sanat Müziği Korosu, şef Hayati Güver yönetiminde dinleti sundu. Rast ve hüzzam makamlarından eserlerin seslendirildiği konserde, koronun ve solistlerin söylediği eserler büyük alkış aldı.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir’den engelli çocuklara yaz okulu</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50342--Antalya_Buyuksehir_den_engelli_cocuklara_yaz_okulu.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50342--Antalya_Buyuksehir_den_engelli_cocuklara_yaz_okulu.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50342--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ve Antalya Gönüllüleri Derneği işbirliği ile engelli çocuklara yönelik yaz okulu açıldı.<br />
<br />
Çocuklar Haşim İşcan Aile Danışma Merkezi’nde tiyatro, dans, bale, resim ve el sanatları alanlarında eğitim görecek.<br />
<br />
Okulun açılışına katılan Antalya Gönüllüleri Derneği Başkanı Dr. Günseli Akaydın,  önce engeli çocukların aileleri ile bir araya geldi. Çocukların gelişimine yönelik katkılarından dolayı aileleri kutlayan Akaydın, “Engelli aileleri olarak sizlerin sorumlulukları diğer ailelerden biraz daha farklı. Bu yönde çocuklarınızın gelişimi ve eğitimine zaman ayırıp, fedakarlıkta bulunuyorsunuz. Sizleri kutluyorum” dedi. Akaydın, Büyükşehir Belediyesi ile birlikte dernek olarak birçok sosyal ve kültürel projeye imza atmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.<br />
<br />
Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Duygu Batmaz, yaz okuluna katılan öğrenci velilerine seslenerek, “Evlerinden çıkmayan engelli sahibi aileleri etkinliklerimize katılmaları yönünde teşvik ediniz” diye konuştu. Haşim İşcan Aile Danışma Merkezi’nde yaklaşık üç ay sürecek yaz okulunda engelli çocuklar tiyatro, dans, bale, resim, ritim ve el sanatları gibi branşlarda uzman öğretmenlerden eğitim alacak. Yaz okuluna 50 çocuk kayıt yaptırdı. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Trafik Kazalarına Karşı Uyarılar</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50341--Trafik_Kazalarina_Karsi_Uyarilar.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50341--Trafik_Kazalarina_Karsi_Uyarilar.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50341--.html</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde her yıl yaklaşık 5.000 kişi trafik kazasında hayatını kaybediyor, yaz aylarında hareket eden nüfus yaklaşık 20 milyon ve bunların 'i kendi aracıyla yolculuk yapıyor. 1km'lik hız artışı riski üçe katılıyor.<br />
<br />
Yaz aylarının gelmesi, okul ve sınav dönemlerinin bitmesiyle birlikte hepimizin aşina olduğu bir konu sıklıkla medyaya yansıyor; Trafik kazaları ve binlerce ölüm.<br />
<br />
Geçtiğimiz günlerde duble yollarda hız sınırının 90km’den 110km’ye çıkarılmasıyla ilgili kanun meclisten geçti, ancak ülkemiz koşullarında ne kadar doğru bir karar olduğu tartışılır. Bununla ilgili olarak Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Başkanı İhsan Memiş, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e kararı veto etmesi konusunda talepte bulundu.<br />
<br />
İhsan Memiş, ülkemizde her yıl yaklaşık 5.000 kişinin trafik kazalarında hayatını kaybettiğini, yaz aylarında hareket eden nüfusun yaklaşık 20 milyon olduğunu ve 1km’lik hız artışının riski üçe katladığını belirterek sürücülere de uyarılarda bulundu.<br />
<br />
*Özellikle sıcak yaz aylarında reflekslerde azalma olduğundan dikkat eksikliği meydana gelmektedir, bu nedenle sürücüler kadar yayalar da dikkatli olmak zorundadır.<br />
<br />
*Dikkat eksikliği sıcaklardan dolayı zaten olacağından uykusuz ve yorgun yola çıkmayın.<br />
<br />
*Yola çıkmadan önce ağır yemekler yemekten kaçının, bol sıvı tüketin, alkolden uzak durun.<br />
<br />
*Uzun yolculuklarda sık sık mola verip, araçtan inerek kan dolaşımınızı hızlandıracak hareketler yapın. Bunu 3 saatte bir tekrarlayın.<br />
<br />
*Yolculuklarda mutlaka pedalların rahat kullanımını sağlayacak topuksuz ve rahat ayakkabılar giyin.<br />
<br />
*Sıcaklığın yoğun hissedildiği gündüz saatlerinden ziyade akşam ya da sabahın erken saatlerinde yolculuğa çıkın. Sıcakla eriyen asfalt gevşer ve aracın yola tutunması zayıflayacağından kontrolün kaybı ve kayma kolaylaşır.<br />
<br />
*Araçtaki herkesin emniyet kemeri taktığından emin olun. 12 yaşından küçük çocukları mutlaka çocuk araç koltuğuna oturtun.<br />
<br />
*Aracınızı gereğinden fazla yük, eşya ve yolcu ile doldurmayın.<br />
<br />
*Seyir halindeyken cep telefonu kullanmayın.<br />
<br />
*Yolculuk sırasında stres ya da üzüntüye yol açacak müzik dinlemeyin.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Sonsuzluğun ve Evrenin İlk Fotoğrafları Çekldi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50340--Sonsuzlugun_ve_Evrenin_Ilk_Fotograflari_Cekldi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50340--Sonsuzlugun_ve_Evrenin_Ilk_Fotograflari_Cekldi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50340--.html</guid>
		<description><![CDATA[Geçen sene uzaya gönderilen ve evrenin yapısı ve gelişimi ile ilgili bilgiler toplayan Planck adlı uydudan evrene ait ilk bilgiler ve resimler gelmeye başladı. Böylece dünyada ilk defa evrenin resmi çekilmiş oldu.<br />
Sonsuz boşluk kavramı kafalarımızın içinde algılamamız imkansız bir olgu oluştururken, bu anlaşılmazı anlaşılır kılmak için uzaya gönderilen Planck’tan ilk bilgiler ve resimler geldi.<br />
<br />
Avrupa Uzay Ajansı tarafından 1 sene önce uzaya gönderilen Planck evrenin ilk resmini çekti ve yolladı. Evrendeki bilinmezlikleri araştırmak ve oluşumdaki büyük patlamanın yayılım alanını tespit etmek için gönderilen uydudan ilk bilgiler gelmeye başladı.<br />
<br />
Evrende meydana gelen ilk patlamanın izlerini süren Planck, patlamadan doğan ısıyı inceleyerek evrenin yaşını, gelişim sürecini ve içeriğini ortaya çıkarmaya çalışıyor.<br />
<br />
Yayınlanan fotoğraf tüm dünyada yankı bulurken, fotoğraf ile açıklama yapan Profesör Andrew Jaffe “fotoğrafta görülenlerin galaksimizin gaz ve toz içinde olan halidir” dedi.<br />
<br />
Bu araştırmanın sonucunda evrenin oluşumu, şekli ve gelişim süreci ile ilgili çok değerli bilgilere ulaşılacağının altı çiziliyor. Planck 2012 yılında çalışmalarını tamamlayacak ve elde ettiği bilgiler ile dünyaya dönecek.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Görme Engelller için Araba Üretiliyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50339--Gorme_Engelller_icin_Araba_Uretiliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50339--Gorme_Engelller_icin_Araba_Uretiliyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50339--.html</guid>
		<description><![CDATA[Körler için geliştirilen araçta kullanılan “görsel olmayan arabağ” teknolojisi sürücülere yakınlarda bulunan araç ve nesnelerle ilgili bilgi aktararak trafikte rehberlik edecek.<br />
Araştırmacılara göre tamamen körler tarafından kullanılmak üzere geliştirilen araba önümüzdeki yıl piyasaya çıkabilecek.<br />
<br />
ABD’deki Ulusal Körler Federasyonu ve Virginia Polytechnic Institute ve State Üniversitesi’nin açıklamasına göre körlerin direksiyon başına geçmesini sağlayacak teknolojiyle donatılmış otomobilin prototipi 2011 yılında görücüye çıkacak.<br />
<br />
Körler için geliştirilen araçta kullanılan “görsel olmayan arabağ” teknolojisi sürücülere yakınlarda bulunan araç ve nesnelerle ilgili bilgi aktararak trafikte rehberlik edecek.<br />
<br />
Kamera ve sensörlerle donatılmış arabada titreyen eldiven ve direksiyon arkasından basınçlı hava akımı çarpışmadan varılacak yere ulaşılmasını sağlayacak.<br />
<br />
Ulusal Körler Federasyonu başkanı Dr. Mark Maurer, “Daha önce ulaşılamaz olarak nitelendirilen alanları keşfediyoruz. Körlüğün insanların topluma faydalı olabilmesini engellediği teorisinden uzaklaşıyoruz” dedi.<br />
<br />
Proje Savunma Bakanlığı tarafından destekleniyor. Modifiye edilmiş bir Ford Escape spor cip olan körler için otomobil Daytona International Speedway pistinde Rolex 24 yarışından önce denenecek.<br />
<br />
Virginia Polytechnic’den makine mühendisi profesör Dr. Dennis Hong körler için geliştirilen bu teknolojinin bir gün sokaktaki arabaları da daha güvenli hale getirmek için kullanılabileceğini söylüyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Yaz sıcaklarında hamilelere öneriler</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50338--Yaz_sicaklarinda_hamilelere_oneriler.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50338--Yaz_sicaklarinda_hamilelere_oneriler.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50338--.html</guid>
		<description><![CDATA[BSK Lara Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Leyla Ersözlü yaz sıcaklarında hamilelere daha rahat bir dönem geçirmeleri için faydalı bilgiler verdi.<br />
<br />
Hava sıcaklığının artması ile birlikte hamileler için de zorlu bir dönem başlamış oluyor. Hamilelikte hormonlardaki değişimlere ve kan akımındaki hızlanmaya bağlı olarak vücut iç sıcaklığında doğal bir artış sözkonusudur. Gebeler buna bağlı zaten kendilerini devamlı sıcak hissederken, havaların da ısınması onları gerçekten sıkıntıya sokabilir. Bu sıkıntıyı en aza indirgemek için bazı basit, uygulanması kolay aslında hepimizin bildiği ama bazen aklımızdan çıkan püf noktaları hatırlamakta fayda var.<br />
<br />
• Gebelikte özellikle de sıcak havalarda ağızdan bolca sıvı alımına dikkat etmek gerekir. Çünkü vücudun sussuz kalması rahimde kasılmalara dolayısıyla erken doğum sancılarına ve erken doğuma neden olabilir. Ancak sıvı alırken dikkat edilmesi gereken hussus, sık idrara çıkarttığı için vücutda sıvı kaybına yol açan kahve, çay ve kola gibi kafein içeren içeceklerden uzak durulmasıdır. Yine içerdiği tuzlar nedeniyle vücutda şişliliği arttırdığı için gazlı soda türü içeceklerden kaçınmak gerekir. Önerilen günde en az 8 ila 10 bardak su içilmesidir. Buzlu, nane ve limon aromalı içecekler denenebilinir.<br />
• Mutlak gerekli olmadıkça saat 11.00 ile 16.00 arası güneşli havada dışarı çıkılmamalıdır. Daima gölge ve hafif esentili yerler tercih edilmelidir. Hamilelikte doğal olarak artan melatonin hormonuna bağlı cilt kolayca bronzlaşmaya ve lekelenmeye eğilimlidir. Cilde güneşe çıkmadan 20 dakika önceden uygun UV Filtreli koruyucu içeren güneş kremi uygulanmalıdır.<br />
• Hamileliğin son 3 ayında gebe her 3 kadından birinde ellerde ve özellikle ayaklarda şişme görülür. Hava sıcaklığındaki ve nem oranındaki artış vücutdaki şişmeyi fazlalaştırır. Uzun süre ayakta kalınması da şikayetlerin artmasına neden olur.Her fırsatta hamilelerin oturup ayaklarını yükseğe kaldırmaları, imkan varsa ayaklara ve bacaklara masaj uygulanması tavsiye edilir. Ayak banyoları, ayak ve ayak bileklerindeki şişliklerin inmesine yardım eder. Bu banyolara nane gibi doğal esanslı yağların katılması ayrıca ferahlık verir. Yüzük ve bilezik gibi aksesuarlar parmak ve eller şişmeden çıkarılmalıdır ki bunlar daha sonra kan akımını engellemesinler.<br />
• Sıcakların etkisini azaltmanın diğer bir yolu ise sık sık serin duş almaktır. Hatta imkan varsa havuzda veya denizde serinlemek mümkündür. Evdeki küvetin içini doldurup içine oturmak da aynı etkiyi göstermektedir.<br />
• Hamilelikte yoğun egsersiz terleyerek aşırı su kaybına yol açtığı için uygun değildir. Yoga veya t’ai chi gibi hafif aktivitelerin yanı sıra özellikle suda egzersiz iyi bir çözümdür. Egzersiz sonrası su içilmesi ihmal edilmemelidir.<br />
• Açık renk güneş ışınlarını yansıtan kıyafetlerin seçilmesi tavsiye edilir. Pamuk, keten gibi doğal kumaşlardan oluşan geniş ve rahat kıyafetler terlemeyi önlediği gibi hareket serbestliği de sağlar.<br />
• Düz, ayaklarınıza nefes aldıracak, rahat ayakkabıların tercih edilmesi ayak şişmesinden doğacak sıkmayı ve rahatsızlığı azaltacağı gibi düşme riskinizi de azaltacaktır. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Yazın çocuğunuza sıvı oranı yüksek besinler yedirin</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50337--Yazin_cocugunuza_sivi_orani_yuksek_besinler_yedirin.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50337--Yazin_cocugunuza_sivi_orani_yuksek_besinler_yedirin.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50337--.html</guid>
		<description><![CDATA[BSK Lara Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Suna Doğankaya yaz aylarında çocukların beslenmesi ile ilgili bilgi ve sağlıklı beslenmeleri için örnek öğün verdi.<br />
<br />
Okul öncesi çoçuklarda yaz aylarında düzenli üç öğün yemek tüketilmesi oldukça önemlidir. Geç uyanarak geç kahvaltı edilmesi bu nedenle öğünün ikiye indirilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Öğün aralarında ise şekerleme,pasta,bisküvi yerine meyve,taze sıkılmış meyve suyu ,ayran özellikle yaz aylarında tercih edilmesi gereken önemli yiyeceklerdir.<br />
<br />
Okul öncesi çağ, çocuklarda bütün hayatları boyunca beslenme alışkanlıkları açısından oldukça şekillendirici bir dönemdir. Ailelerin sıklıkla yaptığı yanlış çocuğu ne kadar çok beslerlerse, kendilerini o kadar mükemmel, sorumluluklarını yerine getirmiş , iyi anne baba hissetmeleridir ki bu doğru değildir. Büyüme gelişmesi normal bir çocuğu fazla yemesi için zorlamak, başka çocukların yedikleri ile kıyaslamak , çocuğun beslenme alışkanlıklarını ileriki hayatında sağlığına zarar verecek şekilde değiştirebilir ve kesinlikle unutulmamalıdır ki beslenme konusunda büyüklerin davranışları bu yaşlarda taklit eden çocuk için en önemli faktördür.<br />
<br />
Yaz aylarında sıcaklık artışları besin ihtiyaçlarında da bazı değişiklilere neden olur. Sıvı ihtiyacı oldukça artar ki ayran ve sıvı oranı yüksek karpuz, kavun, üzüm gibi meyveler öncelikle tercih edilmelidir. Ayrıca sıcaklık artışları metabolizmada bir miktar yavaşlamaya neden olur. Bu nedenle yaz aylarında kış aylarına nazaran daha az enerji almak gerekir.<br />
<br />
Anne babalar özellikle tatil beldelerinde açık büfe seçimler yapılırken çocuklarının kesinlikle kendi besinlerini kendileri seçmelerine izin vermeliler, bu onlara özgürlük duygusu verir.Yediklerini kontrol etme güdüsünü kazandırır. Yetişkin obezitesinde temel problem beslenme biçimini bireyin kontrol edememesidir.<br />
<br />
Yaz aylarında çocuklar için örnek öğün;<br />
<br />
Sabah: Süt<br />
Yumurta veya beyaz peynir<br />
Zeytin<br />
Ekmek<br />
Domates  salatalık<br />
Meyve<br />
Öğle: Et yemeği veya kurubaklagil yemeği<br />
Sebze yemeği<br />
Yoğurt<br />
Ekmek<br />
Akşam: Et yemeği veya kurubaklagil yemeği<br />
Pilav veya makarna<br />
Meyve veya salata<br />
Ekmek<br />
Aralar: Süt veya Yoğurt<br />
Meyve<br />
<br />
24 saatlik periyod içinde en uzun aradan sonra yenilen öğün olan kahvaltı, her mevsim olduğu gibi yaz aylarında da günün en önemli öğünüdür. Akşam yemeği ile sabah arasında geçen yaklaşık 12 saatlik sürede vücuttaki besinlerin tümü sindirilmekte; böylece sabah kahvaltısında tüketilen yiyecekler vücutta daha verimli kullanılarak gün için gereken enerji ve besin ögeleri gereksiniminin bir bölümünü karşılamaktadır.<br />
Okul öncesi çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimlerinin yanısıra oyun çağında olduklarından fiziksel aktiviteleri için gerekli enerji ihtiyaçlarının büyük bölümü kahvaltı öğününde karşılanmalıdır. Bu çağdaki çocukların ihtiyacı olan besin ögeleri de öğünlerinde dengeli bir dağılım göstermelidir.<br />
<br />
Yaz aylarında çocukların kahvaltıları;<br />
• Karbonhidrattan zengin olmalıdır.Karbonhidratlar kas ve beyin için temel enerji kaynağıdır. (Ekmek, meyve, meyve suyu, tahıl gevrekleri karbonhidrattan zengindir.)<br />
• Demir içeriği yüksek olmalıdır. Demir kansızlık olarak bilinen anemiyi önlemek için gereklidir. ( Yumurta veya zenginleştirilmiş tahıl gevrekleri, pekmez tüketilebilir.)<br />
• Kemik gelişimi için kalsiyumdan zengin olmalıdır. (Süt, peynir, pekmez iyi kalsiyum kaynağıdır.)<br />
• İleride oluşabilecek kalp-damar hastalıkları ve obezite riskini azaltmak için yağ ve kolesterolden düşük olmalıdır ( Et ürünleri (sucuk, salam, sosis) yerine peynir tercih edilebilir.)<br />
• Posa açısından zengin bir kahvaltı kabızlığı engellemek için önemlidir. ( Meyve, sebze, kepekli tahıllar tercih edilebir )Yaz aylarında çocuklarda ishal sık görülen bir hastalıktır. Eğer çocuğunuz ishal olursa posa içeriği yüksek besinleri kesmelisiniz.<br />
• Sıvı içeriği yüksek olmalıdır. ( Sıcak, nemli havalarda vücut terleyerek sıvı kaybını arttırır. Serinletici içecekler ve su içeriği yüksek meyveler vücudun serinlemesine yardımcı olur.)<br />
• Mutlaka sebze, meyve veya taze sıkılmış meyve suyu yer almalıdır. ( Özellikle C vitamini ihtiyacını karşılamak için.)<br />
• Çeşitli yiyeceklerden oluşmalıdır. Örneğin;<br />
1 bardak süt, 1 yumurta veya peynir, zeytin, ekmek, meyve veya domates ;<br />
1 bardak taze sıkılmış meyve suyu ile peynirli tost ;<br />
1 bardak süt, tahıl gevreği, meyve.<br />
<br />
Çocuğunuzun öğle ve akşam yemekleri de kahvaltıları gibi enerji ve besin ögeleri açısından yeterli ve dengeli olmalıdır. Yaz aylarında artan sıvı ve mineral ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte, aynı öğünde dört temel besin grubundan yiyecekler bulunmalıdır. Çocuğunuzun besinsel ihtiyaçlarını karşılamak için ihtiyacı olan yiyecekleri değişik şekillerde sunabilir veya yemek istemediği yiyecekleri benzer nitelikte olan başka yiyeceklerle değiştirebilirsiniz. Örneğin çocuğunuz ıspanak yemek istemiyorsa, ıspanaklı börek yapabilirsiniz veya süt içmek istemeyen çocuğunuza yoğurt veya dondurma yedirebilirsiniz. Yaz aylarında sıkça yapılan kızartmalar yüksek yağ içerdiği ve kansere neden olduğu için tercih edilmemesi gereken yiyeceklerdir. Besinleri ızgara, haşlama, fırında veya kendi suyuyla pişirmek sağlıklı seçimlerdir. Çocukların mide kapasiteleri yetişkinlerinkinden küçük olduğu için fazla yemesi için çocuğunuzu zorlamamalı, yemeklerini küçük porsiyonlar halinde sunmalısınız.<br />
<br />
Öğle yemeğinde 1 porsiyon etli sebze yemeği (4-5 yemek kaşığı ), yarım kase yoğurt, 1-2 dilim ekmek veya börek, meyve veya taze sıkılmış meyve suyundan oluşan bir öğün sağlıklı bir seçimdir.<br />
<br />
Akşam yemeğinde 2-3 köfte kadar et/tavuk/balık (ızgara, haşlama veya fırında), pilav veya makarna (4-5 yemek kaşığı), salata, 1 su bardağı ayran, meyve veya sütlü tatlıdan oluşan bir öğünle çocuğunuzun besin gereksinimlerini karşılayabilirsiniz.<br />
<br />
Çocukların beslenme alışkanlıkları okul öncesi dönemde oluşur. Bu nedenle çocuğunuzun ara öğün alışkanlığını kazanması gereken enerji ve besin ögelerini karşılamak için önemlidir. Yaz aylarında çocuğunuzun ara öğünlerinde yüksek miktarda sıvı alması, vücudundan kaybettiği miktarı geri kazanması için gereklidir. Yemek aralarında taze sıkılmış meyve suları, süt, ayran, dondurma, meyve tüketmesine ve bol miktarda su içmesine özen gösterin.<br />
<br />
Mangalda kömür ile pişirilen etlerde kanserojen serbest radikaller oluşur.Sağlıksız bir pişirme yöntemi olan mangal 1-2 haftada bir kullanılabilir. Mangalda et yenilen öğünlerde çiğ sebze (domates,salatalık,biber,soğan) miktarı kesinlikle artırılmalıdır.<br />
<br />
BESLENME VE DİYETETİK UZMANI<br />
SUNA DOĞANKAYA<br />
BSK LARA HASTANESİ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Gentest: Genetik yapııza göre sağlıklı yaşam klavuzu</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50336--Gentest_Genetik_yapiiza_gore_saglikli_yasam_klavuzu.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50336--Gentest_Genetik_yapiiza_gore_saglikli_yasam_klavuzu.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50336--.html</guid>
		<description><![CDATA[Medical Park Hastane Kompleksi doktorlarından Uzm.Dr Meltem Demir hastanenin yeni uygulamalarından 'GENTEST ‘Kişiye Özel Biyoenformatik Değerlendirme’ raporları ile tıbbın geleceğinde önemli rol oynayacak kişiye özel tıp uygulamaları (personalized medicine) yapılmaya başlıyor. Bu kapsamda ele alınan genetik analiz bazlı sağlıklı yaşam reçeteleri bugüne kadar toplum ortalamalarına göre verilen önerilerin yerini alırken, kişiye özel sunulan ‘Optimum Yaşam Planları’ sayesinde genetik olarak yatkın olduğumuz hastalıklardan korunmak ve sağlıklı bir yaşam sürmek için ihtiyacımız olan kılavuz artık elimizin altında' dedi.<br />
<br />
GENTEST 'Kişiye Özel Biyoenformatik Değerlendirme' nedir?<br />
<br />
Gentest, bireyin ailesinden miras aldığı genetik yapısı ve mevcut yaşam tarzı doğrultusunda optimum sağlığa ulaşabilmesi için bireye, doktoruna, diyetisyenine varsa egzersiz danışmanına yardımcı olmak üzere yapılan bir değerlendirmedir. Bu değerlendirme sonucunda kişinin sağlığında öncelik alanları belirlenir ve optimum sağlığa ulaşabilmesi ve sağlıklı bir yaşam sürmesi için o kişiye özel yaşam tarzı planı içeren bir rapor hazırlanır. Bu plan kişiye genetik yapısı doğrultusunda nasıl beslenmesi, ne tür ve sıklıkta egzersiz yapması, hangi vitaminleri kullanması gerektiğini belirtir ve gerektiğinde yine o kişi için özel hazırlanmış bir tıbbi takip programı içerir.<br />
Kısaca Gentest, ileri tıp, gen ve bilgi teknolojileri ile kişiye özel sağlıklı yaşam planları sunan bir hizmettir<br />
<br />
Gentest ile kronik ve kompleks hastalıklarla ilgili aşağıda gruplandırılan beş temel alanda:<br />
<br />
• Antioksidasyon-detoksifikasyon mekanizmalarının yetersizliği (yaşlanmayı hızlandırıyor ve hastalıklara zemin hazırlıyor)<br />
• İnflamatuvar mekanizmaları (kuvvetli olursa kalp damar hastalıkları, eklem iltihabı, inflamatuvar bağırsak hastalıklarına yol açabiliyor)<br />
• İnsülin direnci (diyabetin başlangıç noktası)<br />
• Kalp-damar ve beyin-damar hastalıkları (kalp krizi ve felçler)<br />
• Kemik sağlığı (osteoporoz)<br />
<br />
kişinin yatkınlığını ve direncini etkileyecek genetik polimorfizmleri (bireyelerarası farklılıkları gösteren genetik özellikler) ortaya koymakta ve bunları, testin yapıldığı sıradaki beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları ışığı altında değerlendirmektedir. Bu değerlendirme sonucunda kişinin beslenmesinin, fiziksel aktivitesinin ve yaşam tarzının nasıl düzenlenmesi gerektiği konusunda kişiye detaylı bilgi verir.Ör:Genetik mirasınızda insülin direnciniz varsa çok kolay şişmanlar ve aldığınız kiloları bir türlü veremezsiniz. Bunu bilerek bilinçli hareket ederseniz mirasınız kaderiniz olmaktan çıkar.<br />
<br />
GENTEST nasıl uygulanır?<br />
<br />
Hazırlanacak raporun türüne göre merkezimizden randevu alan kişiye gerekli bilgilendirmeler yapılarak o kişi için hangi testin seçileceği kararı verildikten sonra danışanın yanak iç dokusundan basit bir işlemle doku örneği veya kolundan 2cc lik bir kan örneği alınır. Buna ek olarak kişinin yaşam tarzını değerlendirmek amacı ile kapsamlı bir beslenme ve yaşam tarzı anketi doldurulur. Doku/Kan örneğinden genetik yapı, ve anket sonuçlarından mevcut yaşam tarzı bir arada değerlendirilirek ortalama 6 hafta içinde Gentest ‘Kişiye Özel Biyoenformatik Değerlendirme Raporu’ hazırlanır. Hazırlanan rapor yetkili doktor tarafından merkezimizde danışana açıklanır.<br />
<br />
Kişiye özel hazırlanan bu rapor ne içerir?<br />
<br />
Rapor temel olark üç bölümden oluşur. İlk bölümde kişinin genetik yapısı, yaşam tarzı bilgileri, sağlık bulgu ve belirtileri değerlendirilir. DNA analiz sonuçları bireyin hangi genlerinde ne tip özellikler barındırdığını, bu özelliklerin hangi sağlık alanları üzerinde olumlu veya olumsuz ne tip etkilere yol açtığını bize söyler. Yaşam tarzı incelenmesinde kişinin beslenme ve vitamin alımı, fiziksel aktivite, egzersiz, ve varsa sigara alışkanlıklarının hangi sağlık alanında o kişiyi nasıl etkilediğini, kişinin neleri eksik, neleri fazla yaptığını ortaya koyar. Tüm bu değerlendirmelerde kişiye sunulan alt ve üst sınırları genetik yapısı doğrultusunda, o kişiye özel olarak belirlenir.<br />
<br />
Kişinin fiziksel aktivite ve egzersiz alışkanlıkları 8 farklı alanda değerlendirilir. Genetik yapısı, mevcut sağlık durumu, fiziksel kapasitesi ve antropometrik ölçümlerinin ışığında bireyin hangi egzersiz türünden ne düzeyde ve sıklıkta yapmasını gerektiği belirlenir. Rapor içeriğinde gösterilen Kırmızı alanlar, bireyin mevcut egzersiz durumunu gösterirken, yeşil alanlar ise, o birey için önerilen en düşük egzersiz düzeyidir. İdeali, yeşil alan sınırını da geçecek şekilde egzersiz yapmaktır.<br />
<br />
Fiziksel Aktivite Ve Egzersiz Değerlendirmesi<br />
<br />
Yine bir örnek vermek gerekirse genetik olarak kemik erimesine yatkınlığı olan kişiler, kas ve kemik gücünü arttırmaya yönelik egzersizlere ağırlık vermeleri gerektiğini bu raporla görebilirler.<br />
Raporun ikinci bölümünde kişinin genetik yapısı ve beslenme-egzersiz-sigara alışkanlıkları birlikte değerlendirilerek ‘vitagenetik haritası’ çıkarılır. Bu harita yukarda bahsettiğimiz sağlıkla ilgili beş alanda o kişinin hangi alanlara öncelik vermesi gerektiğini ona söyler. Raporun türüne göre bu öncelikler sağlık riski olarak da değerlendirilebilir. Böylece kişi örneğin genetik yapısı ve yaşam tarzı analizi doğrultusunda ilerleyen yaşlarda kalp krizi riski nedir görebilir.Raporun son bölümü ise kişiye hastalıklardan korunması ve sağlıklı uzun bir ömür sürebilmesi için hazırlanmış bir ‘Optimum Yaşam Tarzı Planı’ içerir. Kişiye özgü beslenme planı, egzersiz reçetesi, vitamin ve supleman kullanım önerileri bulunan bu planda gerekirse tıbbi takip önerileri verilir.<br />
<br />
Diğer raporlar hakkında bilgi verirmisiniz?<br />
<br />
<br />
• GentestChekUp® raporu, check up yaptıran kişilere mevcut sağlık durumlarına ek olarak ileriye yönelik bir perspektif sunar. Check-up bulgularının genetik yapı çerçevesinde yorumlanmasına olanak verir.<br />
<br />
• GentestVitamin® raporu ile kişinin alması gereken vitamin ve besin destek türleri/miktarları o kişinin genetik yapısı ve ihtiyacı oranında belirlenir.<br />
<br />
<br />
• GentestMedical® raporu genetik yapı ve yaşam tarzı analizinin oldukça detaylı incelendiği ile kapsamlı bir değerlendirme içerir. Bu sayede kişinin hastalık risk oranları hesaplanabilir. Ek kan analizleri de içeren bu tür raporda kişi örneğin mevcut yaşam biçimini sürdürdüğü takdirde önümüzdeki 30 yılda kalp krizi geçirme risk oranını ve bu oranı azaltmak için yaşam tarzında ne gibi değişiklikler yapması gerektiğini görebilir.<br />
<br />
<br />
• GentestBioAging® raporu en kapsamlı hazırlanan rapordur. Genetik yapı, yaşam tarzı analizi ve kan tetkiklerine ek olarak hormonlarla ilgili yapılan ek analizler sayesinde kişiye sağlıklı yaşlanma konusunda bir yol haritası çizer.<br />
<br />
• GentestHealthyWeight® raporu kilolarından şikayetçi olan kişilere yöneliktir ve sağlıklı kilo verirken fazla kilonun yol açabileceği komplikasyonlardan kişiyi koruyacak bir yaşam planı içerir. Günümüzde yapılan araştırmalar her diyet programının herkese aynı faydayı sağlamadığını, örneğin bazı genetik yapıdaki kişilerin düşük karbonhidrat ve düşük yağ içeren diyetlerden diğer insanlar kadar fayda göremediğini göstermektedir. Genetik yapıya uygun ve kişiye özel bir diyet programı sunan bu rapor bugüne kadar çeşitli diyet reçeteleri uygulamış ancak beklediği faydayı alamamış kişiler için çok uygundur.<br />
<br />
<br />
Bugüne kadar GENTEST yaptıran kişiler bundan nasıl yararlandı?<br />
<br />
Birkaç örnekden bahsetmek gerekirse, kan yağlarında ciddi bozukluklar olan bireyler kendilerine sunulan ‘Optimum Yaşam Tarzı Planı’ sayesinde bu değerlerinin normale indiğini veya karaciğer fonksiyonlarında ciddi bozuklukları olan bazı bireylerin bu fonksiyonlarının düzeldiği takip programları sırasında izlenmiştir. Aşırı kilo şikayetiyle başvuran danışanlar son derece sağlıklı olarak büyük miktarda kilolar vermişler; 20, 30 kilo hatta daha fazlasını verenler olmuştur. Hepsinin ortak dile getirdiği bu kiloları verirken kendilerini çok sağlıklı hissetikleri ve yakınları tarafından çok olumlu geri bildirimler aldıkları yönündedir.<br />
<br />
Uzm.Dr.Meltem Demir<br />
Biyokimya Uzmanı<br />
Medical Park Antalya Hastane Kompleksi<br />
<br />
Haber: Recep AKKAYA ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Çin’de Türk Pavyonu rekora koşuyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50335--Cin_de_Turk_Pavyonu_rekora_kosuyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50335--Cin_de_Turk_Pavyonu_rekora_kosuyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50335--.html</guid>
		<description><![CDATA[Çin'in Shanghai şehrinde düzenlenen EXPO 2010 Dünya Fuarı'nda yer alan Türkiye Pavyonu ziyaretçi rekoru kırıyor.<br />
<br />
Çekici mimari yapısı ve tematik senaryosunun yanı sıra düzenlenen kültürel etkinliklerle de EXPO 2010’un adeta cazibe merkezi olan Türkiye Pavyonu’nu, resmi açılış olan 1 Mayıs 2010 tarihinden bugüne kadar yaklaşık 650 bin kişi ziyaret etti. 184 gün sürecek olan Shanghai EXPO 2010’un ilk 20 gününde Türkiye Pavyonu’nu, Malta, Lüksemburg ve İzlanda gibi ülkelerin toplam nüfuslarından daha fazla kişi gezdi. Türkiye Pavyonu girişinde, ziyaretçilerin yoğun ilgisi nedeniyle oluşan uzun kuyruklar ise artık rutin haline geldi.<br />
<br />
EXPO alanının Avrupa Bölgesi’nde bulunan Türkiye Pavyonu’nu, ilk 20 günde gezen ve çoğunluğunu Çinlilerin oluşturduğu ziyaretçiler, özellikle kemençe eşliğinde horon, Maraş dondurması ve ebru sanatı gibi etkinliklere yoğun ilgi gösterdi. Aşırı ilgi, ebru sanatının sunulduğu atölyede programı da etkiledi. Aşırı izdiham neneliyle, ziyaretçilerin de katılımı planlanan ebru sanatı atölyesinde, herhangi bir yığılmaya neden olmaması için uygulama yerine, sürekli sunum yapılıyor. Ayrıca Pavyon’da bulunan ve 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul’un tüm güzelliğini yansıtan 360 derece İstanbul filmi de Türkiye Pavyonu’nda ziyaretçilerin en çok beğenisini toplayan bölümler arasında yer alıyor. 360 derece filmi ile beraber İstanbul, özellikle Çinliler tarafından “dünyada görülmesi gereken yerler arasında” gösteriliyor. Zaman zaman gerçekleştirilen dans gösterileri de, Türkiye Pavyonu’nu EXPO 2010’da en çok konuşulan ülke haline getiriyor.<br />
<br />
Çinliler horon tepip Maraş dondurması yiyor<br />
<br />
Yüzyılın tanıtım fırsatına dönüşen ve 560 hektarlık dev bir alana kurulan Shanghai EXPO 2010’da, her ülke farklı etkinliklerle tanıtılıyor. Türkiye ise kısa sürede tüm EXPO’nun en bilinen pavyonları arasında ilk sıralara yerleşti. Türkiye Pavyonu’nu ziyaret eden Çinlilerin, kemençe eşliğinde oynanan horonun hızlı ritimlerine dayanamayarak, zaman zaman eşlik etmeleri de, EXPO’da renkli ve ilginç görüntüler oluşturuyor. Hem renkli şovu hem de eşsiz lezzeti ile Maraş dondurmasının ünü ise adeta tüm EXPO alanına yayılmış durumda. Ziyaretçiler, Türk Pavyonu’nda bulunan dondurmacının önünde de uzun kuyruklar oluşturuyor. TV kanalları Maraş dondurması ile ilgili programlar hazırlıyorlar.<br />
Ayrıca Pavyon’da ney, ud ve bağlama konserleri ziyaretçilere Türkiye’den ezgiler sunuyor.<br />
<br />
EXPO’nun en popüler ülkesi Türkiye<br />
<br />
20 gün gibi çok kısa bir sürede Çatalhöyük ana teması ile EXPO’ya damgasını vuran Türkiye, tüm ülke pavyonları arasında yapılan değerlendirmeye göre en popüler 10 ülke arasında gösteriliyor. Kültürel etkinlikler, dans gösterileri ve 360 derece filmi, Türkiye Pavyonu’nun mimari çekiciliğine ve tarihsel tasarımına ayrı bir katma değer sağlıyor. Tüm bu özellikler Türkiye Pavyonu’nu ziyaretçiler arasında tercih sebebi yapıyor. Türkiye, ana teması “Daha iyi şehir, daha iyi yaşam” olan Shanghai EXPO 2010’un şimdiden sembol ülkesi olmaya başladı. Açık kalacağı 6 ay boyunca 70 milyon ziyaretçinin gezmesi beklenen ve “Yüzyılın tanıtım fırsatı” olarak ortaya çıkan 2010 EXPO’sunu, bu anlamda en iyi değerlendiren ülkelerin başında da Türkiye geliyor. Türkiye Pavyonu’nun 20 Haziran’daki ‘Türk Günü’nde ise, kendi ziyaretçi rekorunu kırması bekleniyor. Türkiye Pavyonu, Türk Günü’nde ziyaretçilerini, renkli ve sürprizlerle dolu yoğun bir etkinlik programı ile ağırlayacak.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Tütüncü’den Antalya Kepez`de spor salonu müjdesi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50334--Tutuncu_den_Antalya_Kepez_de_spor_salonu_mujdesi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50334--Tutuncu_den_Antalya_Kepez_de_spor_salonu_mujdesi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50334--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, “spor şehri” imajı kazanan ilçenin 4 okulunun bahçesine “çadır spor salonu” yapacaklarının müjdesini verdi<br />
<br />
Başkan Hakan Tütüncü, çok sevdiği çocukların yüzlerindeki gülümsemeyi artıracak bir çalışmayı daha gerçekleştiriyor. Kültürden sanata, eğitimden sağlığa yatırım yapan Tütüncü, ilçeye yeni spor alanları kazandırıyor.<br />
<br />
396 bin nüfusun ve 72 bin öğrencinin bulunduğu ilçede, yoğun ilgi nedeniyle yeni spor alanlarına ihtiyaç duyulmaya başlanmıştı.<br />
<br />
Sporu bir sosyal araç olarak gören Tütüncü de, spor alanı talebini karşılamak için ilçede yeni spor sahaları yapma kararı aldı. Kepez’in spor kenti halene geldiğinin altını çizen Tütüncü, önümüzdeki süreçte 4 okulun bahçesinde “çadır spor salonu yapacaklarını açıkladı.<br />
<br />
Başkan Tütüncü projelerinin tamamlanmasının ardından önümüzdeki günlerde ihaleye çıkacak olan spor salonlarının, hem öğrencilerin hem de mahallelilerin faydalanacağını belirtti.<br />
<br />
Her bölgenin ve her kesimin eşit şekilde spor olanaklarından yararlanmasına önem verdiklerinin altını çizen Başkan Tütüncü, çadır spor salonlarını Altınova İlköğretim Okulu’na, Kanal Mahallesi Mimar Sinan İlköğretim Okulu’na, Kültür Mahallesi Sefa Akın İlköğretim Okulu’na ve Varsak İlköğretim Okulu’na yapacaklarını sözlerine ekledi.<br />
<br />
Kepez Belediyespor Kulübü’nün futbolda 3. lige çıkması, basketbolda 2. ligde mücadele edilecek olması, amatör branşların başarısı, modern tesisleri ve binlerce öğrencinin katıldığı yaz spor okulu ile ilçe spor şehri imajı kazandı.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Çek turistin böbrekleri ile Antalya`da yaşama tutundular</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50333--Cek_turistin_bobrekleri_ile_Antalya_da_yasama_tutundular.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50333--Cek_turistin_bobrekleri_ile_Antalya_da_yasama_tutundular.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50333--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya’da beyin kanaması sonucunda beyin ölümü gerçekleşince organları bağışlanan 66 yaşındaki Çek Cumhuriyeti uyruklu Magda Ulrıchova’nın böbrekleri ile iki kişi yaşama tutundu.<br />
<br />
Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonlarla Ulrıchova’nın böbreklerinden birisi Abdullah Genç’e diğeri de Muhammed Yalçıntaş’a nakledildi.<br />
<br />
Yıllardır böbrek hastasıydı<br />
Yaklaşık 16 yıldır hemodiyalize mahkum olarak yaşam mücadelesi veren Abdullah Genç (36), Çek Cumhuriyeti uyruklu Ulrıchova’nın böbreği ile yeniden hayata sarıldı. Yıllardır böbrek hastası olduğunu dile getiren Genç, “Çok mutluyum. Senelerdir diyalizde yaşam mücadelesi veriyordum. Artık kurtuldum. Eşimde böbrek hastası, onun da benim gibi en kısa sürede sağlığına kavuşmasını istiyorum. Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi ekibine çok teşekkür ederim” dedi.<br />
<br />
Organ bağışının artmasını istedi <br />
Kepez Belediyesi’nden emekli olan 50 yaşındaki Muhammed Yalçıntaş ise Ulrıchova’nın yakınlarına organlarını bağışladıkları için teşekkür etti. “İyi ki Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi var” diyen Yalçıntaş, 9 yıldır periton diyaliz hastası olduğunu söyledi. Organ bağışının artmasını isteyen evli ve 4 çocuk babası Yalçıntaş, yeniden sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu ifade etti. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Halk oyunları Türkiye finali Kumluca'da yapıldı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50332--Halk_oyunlari_Turkiye_finali_Kumluca_da_yapildi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50332--Halk_oyunlari_Turkiye_finali_Kumluca_da_yapildi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kumluca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50332--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kumluca Karatepe Stadyumu'nda gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Okul İçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen Yaygın Eğitim Kurumları arası Stilize dal Halk Oyunları yarışmasında birincilik Denizli Halk Eğitim Müdürlüğü’ nün oldu.<br />
<br />
Kumluca Kaymakamı Salih Işık, Garnizon Komutanı Jandarma Üsteğmen Yusuf Yurdugül, Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Adnan Tosun, Emniyet Müdürü Mehmet Dönmez, daire amirleri, siyasi parti ilçe temsilcileri ve vatandaşların katılımlarıyla gerçekleşti.<br />
<br />
Organizasyonda büyük katkısı olan Kumluca Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya da, halk oyunları Türkiye finallerinin bu yıl üçüncüsünün Kumluca'da gerçekleştirildiğini hatırlatarak, bundan dolayı da büyük bir mutluluk ve gurur duyduğunu söyledi. Halk oyunları yarışmalarına bundan sonra da destek vermeye devam edeceklerini belirten Çetinkaya, Türk halk oyunlarının, TürKlüğün simgesi, örf, adet, gelenek ve yaşamın bir parçasını anlattığını, bundan dolayı da burada bulunan Türkiye'nin değişik illerinden gelen tüm ekiplere hoş geldiniz diyerek yarışmada başarılar diledi.<br />
<br />
Türkiye’ nin değişik illerinde düzenlenen bölge yarışmalarında dereceye girerek Türkiye finaline katılmaya hak kazanan 12 ekip, yaklaşık 6 saat süren gösterilerini sundu. Jüri tarafından yapılan değerlendirmede 91.80 puan alan Denizli Merkez Halk Eğitim Müdürlüğü birinci, 91.20 puan alan Gaziantep Şahinbey Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ikinci ve 89.40 puan alan İzmir Gaziemir Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü de üçüncü oldu.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kısmi Ay Tutulması</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50331--Kismi_Ay_Tutulmasi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50331--Kismi_Ay_Tutulmasi.html</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50331--.html</guid>
		<description><![CDATA[Zamanlamadan dolayı tutulma Avrupa’dan gözlemlenemedi ancak Amerika, Kanada, Hindistan, Japonya ve Avustralya’dan izlenebildi.<br />
Cumartesi günü meydana gelen kısmi Ay tutulması Kuzey Amerika’da hayli büyük Ay görüntülerine sahne oldu.<br />
<br />
Tutulma Greenwich saatiyle 10:17’de Ay’ın Dünyanın gölgesine girmesiyle başladı ve 3 saat sürdü.<br />
<br />
Zamanlamadan dolayı tutulma Avrupa’dan gözlemlenemedi ancak Amerika, Kanada, Hindistan, Japonya ve Avustralya’dan izlenebildi.<br />
<br />
Ayın çapı Greenwich saatiyle 11:38’de maksimum haliyle %54 oranında karardı.<br />
<br />
Tutulma kısmi olmasına rağmen ABD’de ufuk çizgisine yakınlığından dolayı Ay olduğundan çok daha büyük göründü.<br />
<br />
Ay, Güneş ve Dünya sıralanmadığı için “tam” tutulma olmadı. Tam ay tutulması 20 Aralık'da gerçekleşecek ve ABD’den gözlemlenebilecek.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Muratpaşa Belediyespor Antalya Yaz Spor Okulları açılıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50330--Muratpasa_Belediyespor_Antalya_Yaz_Spor_Okullari_aciliyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50330--Muratpasa_Belediyespor_Antalya_Yaz_Spor_Okullari_aciliyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50330--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya`da Muratpaşa Belediyesi Yaz Spor Okulları, bu yıl, futbol, basketbol, tenis, cimnastik, yelken, teakwando ve yüzme olmak üzere 7 branşta açılıyor.<br />
<br />
Muratpaşa Belediyespor tarafından açılan Yaz Spor Okulları’na kayıtlar başladı. Kızıltoprak Spor Salonu, Uğur Mumcu, M.Çetin Kaya, Konuksever Stadları, ASTUR ve 75. Yıl Spor Kompleksleri ile iki yüzme havuzunda düzenlenecek olan Spor Okullarında futbol, basketbol, tenis, jimnastik, yelken, teakwando ve yüzme olmak üzere 7 branş yer alacak. Cimnastik branşında 4-12, tenis ve basketbolda 6-15, teakwando da 6 yaş ve üzeri, diğer branşlarda ise  7-15 yaş gruplarında haftanın üç günü yapılacak olan Yaz Spor Okulları 28 Haziran’da başlayıp 27 Ağustos’da sona erecek.<br />
<br />
50 ile 150 TL arasında değişen ücretlerin belirlendiği Yaz Spor Okulu’na kayıtlar Muratpaşa Belediyesi Halkla İlişkiler Bürosu, Muratpaşa Belediyespor Kulübü ve spor tesislerinde yapılacak. Yaz Spor Okulu’na kayıt yaptıran öğrencilere deneyimli antrönerler gözetiminde ders verileceğini belirten Muratpaşa Belediyespor Kulübü Başkanı İbrahim Akkaya, minik sporculardan yetenekli olanların Belediyespor’un alt yapısında değerlendirileceğini belirtti. Yetkililer, Yaz Spor Okulu ile ilgili ayrıntılı bilgilerin, Muratpaşa Belediyespor Kulübü’nün <b>0 242 321 78 30</b> nolu telefonu ile <b>www.muratpasabldspor.org</b> adresinden de öğrenilebileceğini belirttiler. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Türk Telekom`dan İTÜ`de Dev Ar-Ge Merkezi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50329--Turk_Telekom_dan_ITU_de_Dev_Ar_Ge_Merkezi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50329--Turk_Telekom_dan_ITU_de_Dev_Ar_Ge_Merkezi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50329--.html</guid>
		<description><![CDATA[Türk Telekom’un iştiraklerinin birlikte Ar-Ge faaliyetlerini yürüteceği, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Arı Teknokent bölgesi içinde bulunan yeni Ar-Ge merkezinin tahsisine ilişkin anlaşma İTÜ ve Türk Telekom arasında imzalandı.<br />
<br />
Türkiye’nin öncü iletişim ve yakınsama teknolojileri şirketi Türk Telekom Grubu ve istirakleri Ar-Ge faaliyetlerini, önümüzde dönemde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından tahsis edilen yeni binasında sürdürecek. Toplam 5 bin 205 metrekare alana sahip binanın 20 yıllığına Türk Telekom’a tahsis edilmesine ilişkin anlaşma, Türk Telekom ve İTÜ arasında imzalandı. Anlaşmaya Türk Telekom Regülasyon ve Destek Hizmetleri Başkanı Şükrü Kutlu ve İTÜ Rektörü Prof.Dr. Muhammed Şahin imza attı.<br />
<br />
Türk Telekom’un yeni Ar-Ge merkezinde oncelikle Türk Telekom Grubuyla Innova ve Sobee şirketlerinin görev yapması planlanıyor. Tesiste Türk Telekom ve İTÜ araştırmacıları öncelikle, ulusal ve uluslararası Ar-Ge projelerinde ortak işbirliği imkanlarının geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yürütecekler. Türk Telekom ayrıca uygun tez çalışmaları için İTÜ doktora ve yüksek lisans programlarına destek sağlayacak. İTÜ’nün bir sosyal sorumluluk projesi olan Çekirdek Merkez de Ar-Ge merkezinin faaliyetleri kapsamında olacak. Türk Telekom, genç nesillerde Ar-Ge ve inovasyon kültürünün oluşturulmasını amaçlayan projeye destek sağlayacak.<br />
<br />
Ar-Ge yatırımları sonucu, iştirakleri ile birlikte yurtdışına teknoloji ihraç eder bir konuma ulaştıklarını, İTÜ ile işbirliği ile bu konumlarını daha da güçlendireceklerini belirten Türk Telekom Regülasyon ve Destek Hizmetleri Başkanı Şükrü Kutlu şunları söyledi:<br />
<br />
“Telekomünikasyon alanında rekabet gücü için yeni teknolojilerin takipçisi değil, bizzat geliştiricisi, üreticisi olmak durumundasınız. Bu nedenle inovasyon Türk Telekom için olduğu kadar Türkiye telekomünikasyon sektörü için de önem taşıyor. Biz, tüm iştiraklerimizle birlikte yürüttüğümüz inovasyon ve Ar-Ge çalışmaları ile bu alanda önemli bir boşluğu dolduruyoruz. Bugün dünyaya, ses getiren teknolojiler ihraç ediyoruz. İTÜ işbirliği ile kazandığımız dev Ar-Ge merkezi bize bu alanda çok daha geniş olanaklar, yeni fırsatlar sunacak. Sahip olduğumuz güçlü altyapı, uzman insan kaynakları ve deneyimle elde edeceğimiz olanakları rekabet gücüne çevireceğiz. Bu işbirliğinin, akademi ve özel sektör arasında kurulan verimli işbirliklerine en güzel örneklerden birini oluşturacağına inanıyoruz.”<br />
<br />
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin ise konuyla ilgili olarak, " 237 yıllık geçmişi ile Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden biri olan İTÜ’nün, araştırma üniversitesi olma yolunda attığı önemli adımlardan biri de Türk Telekom’la gerçekleştirilen anlaşmadır. AR-GE’ ye yatırım yapan ve ürünlerini uluslararası piyasalarda tüketime sunan Türk Telekom’un İTÜ’yü tercih etmesi önemlidir. 2200 seçkin öğretim elemanı ve 25 bin 979 öğrencisi ile İTÜ, bu yatırım için çok doğru bir karardır. Yapılan anlaşma çerçevesinde belirli yüksek lisans ve doktora programlarında da işbirliği yapılacak. Bu merkez, öğrenci ve akademisyenlerimiz için yeni bir araştırma alanı yaratmakla kalmayacak aynı zamanda Türkiye’nin telekomünikasyon teknolojileri alanında çok önemli bir rol oynayacaktır” şeklinde konuştu. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>MBIS`ten Yazılım Danışmanları Yetiştirme Programı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50328--MBIS_ten_Yazilim_Danismanlari_Yetistirme_Programi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50328--MBIS_ten_Yazilim_Danismanlari_Yetistirme_Programi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50328--.html</guid>
		<description><![CDATA[MBIS, Türkiye’de yoğun ihtiyaç duyulan yazılım danışmanlarını yetiştirmek üzere Türkiye çapında yeni bir program başlatıyor.<br />
<br />
MBIS, ücretsiz verilecek eğitimi başarı ile tamamlayanları kendi bünyesinde danışman olmak üzere istihdam edecek.<br />
<br />
Türkiye’nin en büyük iş yazılımı uygulama şirketlerinden ve SAP’nin ilk Gold Partner’i MBIS, yeni mezun gençlere istihdam imkanı sağlayacak Türkiye çapında bir program başlatıyor. MBIS, Danışman Yetiştirme Programı kapsamında yeni mezun gençlere ücretsiz eğitim verecek. Kişisel gelişim eğitimleri ve vaka çalışmaları ile desteklenecek olan program sonunda yapılacak sınavı başarı ile geçenler MBIS’in gerçekleştirdiği yazılım projelerinde danışman olarak yetiştirilmek üzere istihdam edilecek.<br />
<br />
Danışman Yetiştirme Programı, Temmuz 2010’da başlayacak. Başvuru için herhangi bir iş deneyimi ve SAP tecrübesi aranmayan programa, üniversitelerin fen, mühendislik, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden mezun gençlerin başvurmaları bekleniyor. Özgeçmiş bilgileri içeren başvuruların ik@mbis.com.tr adresine gönderilmesi isteniyor. Türkiye genelinde ilgili tüm gençlerin başvurularının değerlendirileceği programa, Anadolu illerinden yoğun başvuru olursa, eğitimler İstanbul dışında, belirlenecek merkezi illerde de yapılabilecek.<br />
<br />
Eğitimler, hafta içi ve hafta sonu gruplarına ayrılarak iki ay boyunca MBIS bünyesinde çalışan uzman danışmanlar tarafından verilecek. Program sonunda uygulama ve teknik konuların yer aldığı bir sınav yapılacak. Sınavda istenilen performansı gösterenler, MBIS’ın danışman kadrosunda istihdam edilme hakkı kazanacaklar.<br />
<br />
Konu ile ilgili bir değerlendirmede bulunan MBIS Genel Müdürü Murat Tekmil, “Türkiye’de kurumsal kaynak planlama (ERP) yazılımı ihtiyacı olan binlerce şirket var. ERP yazılımlarını şirketlere uygulayacak danışman gereksinimi de her geçen gün artıyor. Bu alanda yetişmiş eleman azlığından, Türkiye genelinden gelen yeni proje taleplerine yetişmekte zorlanıyoruz. Biz gençlere, geleceği olan büyük bir dünyanın kapılarını açıyoruz, kariyerleri boyunca kullanacakları altın bir bilezik sunmak istiyoruz” dedi.<br />
<br />
Türkiye’de yazılım sektörünün, önümüzdeki senelerde önemli oranlarda büyüme göstereceğini söyleyen MBIS Genel Müdürü Murat Tekmil, “Nitelikli gençleri, yazılım sektöründe çok ciddi iş fırsatları bekliyor. Bundan sonra da ihtiyaç oldukça devam ettireceğimiz Danışman Yetiştirme Programı ile yetenekli gençleri bünyemize katmak istiyoruz. Başlattığımız bu programın, diğer şirketlere de örnek olmasını ve benzeri çalışmaları ateşleyecek bir kıvılcım olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Danışman Yetiştirme Programı ile Türkiye’nin en büyük sorunu olan nitelikli iş gücü ihtiyacı gündeme getiriliyor. Yazılım sektörünün pazar payını günden güne arttırdığı Türkiye’de, yazılım projelerinde kullanılan nitelikli insan gücü miktarı, potansiyel talebi karşılamaktan çok uzak. MBIS başlattığı programla hem yeni mezunlara hem de mezuniyetin ardından iş bulamayan nitelikli gençlere önemli bir fırsat sunuyor.<br />
<br />
Türkiye Bilişim sektörünün 2010 yılında yüzde 10-15 arasında bir büyüme yaşaması ve 8.4 milyar dolarlık ciroya ulaşması öngörülüyor. 2011 yılında ise büyümenin devam etmesi ve IT şirketlerinin cirosunun 10 milyar dolar olması bekleniyor. Yazılım sektöründe ise, SAP tarafından yapılan araştırmalara göre, bu alanda çalışan danışman sayısının 2014 yılına kadar 3-4 kat artması bekleniyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Ferrariniz Takipte</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50327--Ferrariniz_Takipte.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50327--Ferrariniz_Takipte.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50327--.html</guid>
		<description><![CDATA[Lüks otomobil kiralama hizmetleri sunan Bey Cars, Ferrari, Lamborghini, Cadillac gibi lüks otomobilleri de içeren araç filosunu, üstün Mobiliz teknolojisi ile hizmet veren Türkiye’nin ilk ve tek mobil takip operatörü FiloTürk’e emanet etti.<br />
<br />
21 Mayıs 2010, İstanbul; Yüksek gelir grubundan yabancı turistlerin Antalya bölgesine artan ilgisi paralelinde, bölgede lüks model otomobil kiralama hizmetleri hız kazanıyor. Antalya’da Bey Cars firması, Ferrrari, Lamborghini, Cadillac gibi lüks otomobilleri de içeren araç filosunda, Mobiliz’in mobil takip teknolojisini kullanarak, araç ve turist güvenliğini güvence altına alıyor.<br />
<br />
Mobil takip ve filo yönetim sistemleri alanında Türkiye’nin teknoloji lideri Mobiliz’in verim ve rekabet gücü artırıcı çözümleriyle hizmet sunan, Türkiye’nin ilk ve tek mobil takip operatörü FiloTürk, bu hizmeti Antalya’daki iş ortağı AGSH firması aracılığı gerçekleştirmiş bulunuyor.<br />
<br />
FiloTürk’ün mobil takip abonesi olan Bey Cars kiralık araç firması, filosunda bulunan lüks sınıf otomobillerin takibini, Mobiliz mobil takip teknolojisi ile gerçekleştiriyor.<br />
<br />
FiloTürk Genel Müdürü Tunca Akkaya, Bey Cars filosunda bulunan 20 adet lüks aracın, Mobiliz teknolojisi ile geliştirilen son model mobil takip sistemleri ile donatıldığını dile getirdi ve “Mobil takip sistemimiz hem araç, hem turist güvenliğine katkıda bulunuyor. Aynı zamanda araç bakımlarının zamanında yapılması, geriye dönük izleme ve detaylı raporlama hizmetlerimiz ile müşterimizin lüks araçlardan oluşan filosunun yönetimini kolaylaştırıyor” dedi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya`nın En Büyük Alışveriş Merkezi TerraCity`ye Mağazalardan Yoğun İlgi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50326--Antalya_nin_En_Buyuk_Alisveris_Merkezi_TerraCity_ye_Magazalardan_Yogun_Ilgi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50326--Antalya_nin_En_Buyuk_Alisveris_Merkezi_TerraCity_ye_Magazalardan_Yogun_Ilgi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50326--.html</guid>
		<description><![CDATA[Açılışına daha bir yıl olmasına rağmen, Antalya’nın en büyük alışveriş merkezi TerraCity’de kiralanabilir alanların % 50’den fazlası ulusal ve uluslararası markalar tarafından kiralandı<br />
<br />
EriaPartners’ın Antalya’nın Lara bölgesinde inşa etmekte olduğu “TerraCity” alışveriş merkezi projesi, ulusal ve uluslararası mağaza zincirleri ve büyük markalar tarafından büyük ilgi görüyor. Açılışı bir yıl sonra gerçekleşecek olan alışveriş merkezinin kiralanabilir alanının % 50’sinden fazlası şimdiden kiralanmış durumda. Kalan alanlarla ilgili olarak da büyüklü küçüklü pek çok şirket ile kira görüşmeleri sürdürülüyor.<br />
<br />
TerraCity, Antalya’nın eğlence hayatına ve alışveriş anlayışına yepyeni bir canlılık getirecek. Çocuklar ve gençler için eğlence alanları, sinema kompleksi, açık teras alanında yerleşik geniş kent manzaralı restaurant ve kafe alanlarıyla Antalyalılara çok farklı bir konseptte eğlence ve alışveriş ortamı sunacak. Kiralama süreci ECE Türkiye firması tarafından yürütülen TerraCity’nin açılmasının ardından, yönetimi de bu şirket tarafından gerçekleştirilecek.<br />
<br />
<br />
İnşaatın % 30’u tamamlandı<br />
TerraCity projesini gerçekleştiren EriaPartners tarafından verilen bilgiye göre, alışveriş merkezi inşaatının % 30’u tamamlandı. TerraCity Alışveriş Merkezi 2011 yılının ilk yarısında tümüyle tamamlanarak kapılarını ziyaretçilerine açacak. Proje, 150 milyon €’luk yatırımla EriaPartners ve yabancı yatırımcı ortakları,tarafından gerçekleştiriliyor.<br />
<br />
Terracity Modern mimari tasarımı, deneyimli yönetimi ile ve Antalya mimarisine inovatif katkısıyla gelecek için bir model olmaya hazırlanıyor. Terracity enerji israfını engellemeye özen gösteren özel sistemiyle de yeşil ilkelere uygunluğunu kanıtlayan bir proje. 48 bin metre kare brüt kiralanabilir alana sahip olan TerraCity, bünyesinde yer alacak 140 mağaza, 28 restoran ve kafe ile Antalya’nın en büyük alışveriş merkezi olma özelliğini taşıyor. Ulusal ve uluslararası perakende zincirleri, 830 kişilik oturuma alanına sahip gıda alanı, çok salonlu sinema kompleksi, çocuklar ve gençler için eğlence alanları ve 1400 arabalık otopark kapasitesiyle Terracity, uluslararası arenada dönüm noktası olacak ve dikkat çekecek bir alışveriş merkezi projesi niteliğinde. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Online Gold Rush- Geleceğin İnternet Perakendeciliği</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50325--Online_Gold_Rush_Gelecegin_Internet_Perakendeciligi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50325--Online_Gold_Rush_Gelecegin_Internet_Perakendeciligi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50325--.html</guid>
		<description><![CDATA[Jones Lang LaSalle, hızla değişen ve gelişen global perakende sektörünün, önümüzdeki 10 yıllık dönemine ışık tutacak interaktif web sitesi Retail 2020’nin üçüncü bölüm çalışması “Online Gold Rush- Geleceğin İnternet Perakendeciliği” başlığıyla yayınlandı<br />
<br />
Online Gold Rush, gelecek nesil online perakende yeniliklerinin kaynağını araştırıyor. Rapor; yeni perakende girişimcilerinin perakende deneyimleri olmamasına karşın, bazılarının ise kısa bir dönemde "sıfırdan kahramana" dönüşeceğine dikkat çekiyor. Online Gold Rush, ayrıca bazı geleneksel mağaza perakendecilerinin online dünyaya yönelmekte yavaş davrandıklarına değinerek, internetin sunduğu faydalardan yararlanabilmeleri için nelere ihtiyaçları duyduklarını inceliyor.<br />
<br />
Jones Lang LaSalle, Perakende Direktörü Nilgün Dil Erman: "Online perakendecilik halen gelişme aşamasındadır. Ancak önümüzdeki on yılda internetin sunduğu perakende olanakları, online perakende sektörüne giriş yapabilmek için var olan engellerin azalması ve tüketicilere sağlanan kolaylıkların artmasıyla; bu durum büyük bir değişim gösterecek. Birçok mağaza perakendecisi online alışveriş olanaklarından faydalanmalarına rağmen, bunların çok azı internette yeni işler ve iş modelleri geliştirdi. Önümüzdeki on yıl için perakendecilikteki gerçek yenilik online dünyada olacak ve ‘perakendeci olmayan’ girişimciler bu akıma öncülük edecek. Tüketicilerin perakende deneyimleri, yeni satış teknikleri, ürünlerin teslimi, ödeme sistemleri ve iade politikaları köklü değişiklikler gösterecek" dedi.<br />
<br />
Nilgün Dil Erman "Online alışveriş portallarının ana cadde ya da alışveriş merkezi işletme maliyetleri gibi endişeleri bulunmuyor. Internet üzerindeki iş modellerinin kaçınılmaz olmasına, emlak portföyünün ve ihtiyaçlarının yeniden değerlendirilmesi sürecinin engellenemez olmasına rağmen, yine de perakendeciler fiziksel olarak da varlıklarını sürdürmeye devam edecekler. Fakat perakendecilerin fiziksel varoluşları değişecek, yenilikçi eğlence ve gıda tesisleriyle tüketicilere ilgi çekici perakende deneyimi sağlamak zorunda kalacaklar. Bunun yanı sıra online siparişler için dağıtım ana merkezleri gibi yeni emlak ihtiyaçları ortaya çıkacak. Ayrıca, marka bilinirliğini yükseltmek için online perakendeciler, perakende lokasyonlarında yer alacaklar" dedi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>`Kör Döğüşü` Ödüle Aday</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50324--_Kor_Dogusu_Odule_Aday.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50324--_Kor_Dogusu_Odule_Aday.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50324--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce organize edilen ve geleneksel hale getirilerek bu yıl 17. si düzenlenen “Liselerarası Ulusal Tiyatro Şenliği” tüm hızıyla sürüyor.<br />
Bu yıl 26 sı başka illerden, toplam 47 okulun katıldığı Tiyatro şenliği, 4 Mayıs’taki kortej geçişinin ardından start aldı. İlk oyun 5 Mayıs tarihinde sahneye konulurken, son oyun 17 haziran akşamı sahnelenecek. 18 Haziran’da da Konyaaltı Açık Hava Tiyatrosu’nda kapanış ve ödül töreni yapılacak.<br />
Katılımın rekor seviyeye ulaşmasıyla bu yıl ilk defa oyunlar 2 ayrı sahnede izleyici ile buluşuyor. Oyunlar Büyükşehir Belediyesi Kültür Salonu ile Yeni Mahalle Semtevi’nde sahneleniyor.<br />
Tuncer Cücenoğlu’nun yazdığı “Kör Döğüşü” adlı eseri sahneleyen Toros Akdeniz Koleji öğrencileri, izleyicilerden ve jüriden büyük beğeni aldı. Usta oyuncu Abdullah Sürekli’nin gözetiminde çalışmalarını yapan öğrenciler, izleyicilere zaman zaman duygusal ve komik anlar yaşattılar. Oyunda en çok evin reisi rolündeki “Cemal” , büyük oğlu “Tahir” ve evin büyük kadını rolündeki “Kocakarı Şükriye” büyük dikkat çekti.<br />
ŞENLİK TEMASI SAYGI<br />
Tiyatro sanatçılarından oluşturulan seçici kurul tarafından titizlikle izlenerek ödüllerin belirleneceği şenliğin bu yılki teması “saygı” olacak. Tiyatro sanatının olmazsa olmazlarından “saygı” kavramını öne çıkarmak ve gençleri bu anlamda yönlendirmek hedefleniyor. 1994 yılında 6 Lisenin katılımıyla başlayarak günümüze kadar aralıksız sürdürülen Liselerarası Ulusal Tiyatro Şenliği, tiyatro sanatını liseler düzeyinde sevdirmeyi, yaygınlaştırmayı, öğrencilerin sanat düzeyi ve bilinçlerinin yükseltilmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.<br />
Bu yılki temaya paralel olarak, en uygun oyunun “Kör Döğüşü” olduğu fikrinde birleşen izleyiciler, aile içinde yaşananlar ve nasıl davranılması gerektiği temalarının işleniş şekliyle, hem oyun olarak, hem de rol alan öğrencilerin sergilediği performans ayakta alkışlandı.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Geleneksel Rhadiopolis Yürüyüşü</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50323--Geleneksel_Rhadiopolis_Yuruyusu.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50323--Geleneksel_Rhadiopolis_Yuruyusu.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kumluca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50323--.html</guid>
		<description><![CDATA[Keşfetmek… bir tarihi, bir medeniyeti keşfetmek,tanımak.. Anlamak insanları, bir medeniyeti öğrenmek. 29 Mayıs 2010 Ttarihinde, her yıl düzenlenerek geleneksel hale getirilen Rhadiopolis yürüyüşünün bu yıl üçüncüsü gerçekleştirildi.<br />
<br />
2000 yıl öncesinde yaşamış Likyalıların şehri, yardımseverlerin atası Oprahomos ‘un kenti Rhodiapolis keşfe çıkıldı. Cumartesi günü Sarıcasu Darıyemezler İlköğretim Okulu ve Sarıcasu Köyü Muhtarlığı ‘nın işbirliğiyle düzenlenen “3. Geleneksel Rhodiapolis’e Yürüyüş ve Gözleme Şenliği” yapıldı.<br />
<br />
Sabahın erken saatlerinde Darıyemezler İlköğretim Okulu bahçesinde toplanan başta Kaymakam Salih Işık, Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, İlçe Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan, Başsavcı Adnan Tosun, İlçe Müftüsü Mehmet Yaman, ilçemizin öğretmenleri ve okul müdürleri, köy halkının ve öğrencilerin katılımlarıyla oksijenin ciğerlere işlediği patika yollardan yürüyüş başladı.<br />
<br />
Zirveye ulaşıldığında Akdeniz Üniversitesi’ne bağlı kazı istasyonuna varıldı. Öğrenci velilerinin hazırladıkları gözleme ve ayran ikramından sonra Okul Müdürü Zekai Dinçer; “okulumuzu, köyümüzü ve Rhodiapolis’i tanıtmak amacıyla düzenlediğimiz yürüyüşe katılan herkese teşekkür ederim. Dinçer, konuşmasında; “Okulumuzun çok yakınında bulunan Rhodiapolis antik kente dikkat çekmek ve bu kentin gerçek koruyucularının öğrenciler ve köy halkının olduğunu” vurgulayarak, Okulun SBS’deki başarılarından bahsetti. “Okulumuz 2009 SBS sınavlarında ilde 40., ilçede ise 2. olmuştur. Bu başarıyı bu yılda devam ettirme çabası içerisindeyiz” diyerek, Velilerin okulumuza “bizim okulumuz” diyerek sahip çıktıklarını, yaptıkları her türlü etkinlikleri sahiplendiklerini ve arkasından da bu başarının geldiğini söyledi.<br />
Köy hanımlarının hazırladığı gözlemeler yendikten sonra, öncesinde Sarıcasu Darıyemezler İlköğretim Okulu öğrencilerinin hazırladığı halk oyunu, ardından Kolbastı ekibinin gösterileriyle keyifli anlar yaşandı.<br />
Sonrasında Rhodiapolis kazı Başkanı, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd.Dç.Dr. İsa Kızgut rehberliğinde yürüyüşe katılanlar, köylüler ve öğrencilerle Rhodiopolis Antik Keşif turuna çıkıldı.Dr. Kızgut, katılımcılara binlerce yıl öncesinde yaşamış bu medeniyeti anlatırken heyecan verici, aynı zamanda şaşırtıcı dakikalar yaşandı. Tarihi bir kentin sadece eski taş, toprak yığınlarından ibaret olmadığını, böyle eserlerin hem geçmişe bir ayna, hem de gelecekte ülkemize kazanç sağlayacak bir hazine olduğunu, hem biz hem köylüler hem de öğrenciler daha iyi anlamış oldu. Böylece titizlikle yürütülen bu çalışmayı, katılımcılar can-ı gönülden desteklemeyi kendilerine görev addettiler.<br />
<br />
Dönüş yolculuğunda damaklarda gözlemelerin lezzeti, hafızalarda ise öğrenilen bilgilerin coşkusuyla güzel bir gün geride bırakılmış oldu. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kemer Sahillerinde Çevre Temizliği</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50322--Kemer_Sahillerinde_Cevre_Temizligi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50322--Kemer_Sahillerinde_Cevre_Temizligi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50322--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kemer’de bulunan Rose Hotels çalışanları 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle sahilde ve otel önündeki caddede mıntıka temizliği yaptı.<br />
<br />
Rose Hotelsde çeşitli departmanlarda görev yapan çalışanların Çevre gününe özel olarak gerçekleştirdikleri ve sahil ile otel önünde bulunan caddede süren mıntıka temizliğine birim müdürleri de katıldı. Mavi bayraklı denizinin ve yemyeşil doğasının temizliğine son derece önem gösteren tesisin çalışanları, çevre günü etkinliğinde çöp topladılar.<br />
<br />
Rose Hotels Genel Koordinatörü Yeliz Gül Ege, yaptığı açıklamada, “ Rose Hotels olarak, çevreye ve insana verdiğimiz duyarlılığı göstermek amacıyla 5 Haziran Dünya Çevre Gününde böyle bir etkinlik düzenledik. Çevre turizmin vazgeçilmez bir parçası. Bu bakımdan bugün olduğu gibi her zaman Rose Hotels olarak çevreye büyük önem veriyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre gününü sadece kutlanan bugün ile değil, her gün gündemde tutmalıyız ve çevre bilinicini yerleştirmeliyiz. “ dedi.<br />
<br />
 ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Halk oyunları Türkiye finali Kumluca'da yapıldı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50321--Halk_oyunlari_Turkiye_finali_Kumluca_da_yapildi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50321--Halk_oyunlari_Turkiye_finali_Kumluca_da_yapildi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Kumluca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50321--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kumluca Karatepe Stadyumu'nda gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Okul İçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen Yaygın Eğitim Kurumları arası Stilize dal Halk Oyunları yarışmasında birincilik Denizli Halk Eğitim Müdürlüğü’ nün oldu.<br />
<br />
Kumluca Kaymakamı Salih Işık, Garnizon Komutanı Jandarma Üsteğmen Yusuf Yurdugül, Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Adnan Tosun, Emniyet Müdürü Mehmet Dönmez, daire amirleri, siyasi parti ilçe temsilcileri ve vatandaşların katılımlarıyla gerçekleşti.<br />
<br />
Organizasyonda büyük katkısı olan Kumluca Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya da, halk oyunları Türkiye finallerinin bu yıl üçüncüsünün Kumluca'da gerçekleştirildiğini hatırlatarak, bundan dolayı da büyük bir mutluluk ve gurur duyduğunu söyledi. Halk oyunları yarışmalarına bundan sonra da destek vermeye devam edeceklerini belirten Çetinkaya, Türk halk oyunlarının, TürKlüğün simgesi, örf, adet, gelenek ve yaşamın bir parçasını anlattığını, bundan dolayı da burada bulunan Türkiye'nin değişik illerinden gelen tüm ekiplere hoş geldiniz diyerek yarışmada başarılar diledi.<br />
<br />
Türkiye’ nin değişik illerinde düzenlenen bölge yarışmalarında dereceye girerek Türkiye finaline katılmaya hak kazanan 12 ekip, yaklaşık 6 saat süren gösterilerini sundu. Jüri tarafından yapılan değerlendirmede 91.80 puan alan Denizli Merkez Halk Eğitim Müdürlüğü birinci, 91.20 puan alan Gaziantep Şahinbey Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ikinci ve 89.40 puan alan İzmir Gaziemir Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü de üçüncü oldu.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Youtube Yasağına Devam</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50320--Youtube_Yasagina_Devam.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50320--Youtube_Yasagina_Devam.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50320--.html</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk’e yapılan saldırılar yüzünden Türkiye’de yasaklanan sonra başbakan tarafından ben giriyorum sizde girin diyerek sulandırılan konu hakkında Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi bu gün aldığı kararı açıkladı.<br />
<br />
Yapılan açıklamada YouTube erişim yasağının devamına ve alternatif bağlantı sağlayan 44 IP adresinin daha engellenmesine karar verdi.<br />
<br />
Türkiye’de yasak olan YouTube’a bazı IP adresleri üzerinden ulaşılabiliyordu. Bu erişimi engellemek için belirlenen 44 IP adresi bugün mahkemenin verdiği karar ile uygulamaya konuldu.<br />
<br />
Türkiye’deki internet kullanıcıları geçen iki hafta içinde Google ile Türkiye arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklanan yavaşlama sorunları yüzünden hem iş kaybı yaşamışlar hem de para verip aldıkları hizmetten faydalanamamışlardı.<br />
<br />
Bu yaşanılan anlaşmazlığın reklam gelirlerinde ki vergilendirme sistemine uymayan Google’dan kaynaklandığı söylense de asıl sorunun YouTube’un Atatürk’e hakaret dolu videoların kaldırılmaması ve en son yaşanan Gazze olaylarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret dolu videoların yayınlanmasına izin verilmesi olduğu söyleniyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Google TV ve Internet</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50319--Google_TV_ve_Internet.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50319--Google_TV_ve_Internet.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 21:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50319--.html</guid>
		<description><![CDATA[Sony ve Logitech’den teknik altyapıyı sağlayacak olan Google önümüzdeki sonbahardan itibaren 4 milyar televizyon izleyicisine internet erişimi sağlayacak. Televizyonlara takılan bir cihaz ile tv karşısından internete ulaşabilecek, istediğiniz programı arayabilecek, sık kullananlara ekleyebilecek, tv seyrederken arama yapabileceksiniz. Kısacası televizyon seyrederken internetin tüm özelliklerinden faydalanabileceksiniz.<br />
<br />
Sony gibi dev markalar Google TV özelliğine sahip televizyonları piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Ya da Blue-Ray oynatıcı kullanabilirsin, yok bunu da istemiyorum derseniz Google TV kutusu satın alarak HDMI üzerinden televizyona bağlanabilirsiniz. Gerekli cihazı ya da televizyonu aldıktan sonra Google TV’den tamamen ücretsiz faydalanabileceksiniz.<br />
<br />
Google TV’nin en önemli özellikleri şöyle:<br />
<br />
*Google TV ve Chrome internet tarayıcı sayesinde dünyanın her yerindeki kablo ve uydu televizyon kanalları ile radyo kanallarına kolaylıkla ulaşabileceksiniz.<br />
<br />
*Android 2.1 işletim sistemi ile açık kaynak kodu sağlanacak dolayısıyla televizyonunuza yeni donanım ve yazılımları kolaylıkla indirebileceksiniz.<br />
<br />
*Ayrıca Android cep telefonlarını Google TV’niz ile uzaktan kumanda olarak kullanabilecek, arama motorunu telefonunuzdan kullanıp televizyonunuza Wi-Fi aracılığıyla gönderip seyredebilirsiniz.<br />
<br />
*Google TV ile bir yandan televizyon izleyip diğer yandan internette sörf yapabileceksiniz.<br />
<br />
*Alt yazılı tv programlarını Google Translate hizmetini kullanarak anında Türkçeye çevirebileceksiniz.<br />
<br />
*Google yeni çıkaracağı uygulama ve paketlerle televizyonunuzu kişiselleştirme imkânı sunuyor.<br />
<br />
Google TV 2010 sonbaharından itibaren ABD’de kullanılmaya başlanacak. 2011 yılından itibaren de diğer ülkelere girmeye başlayacak. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Hayvanat Bahçesi’ne ziyaretçi akını</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50318--Hayvanat_Bahcesi_ne_ziyaretci_akini.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50318--Hayvanat_Bahcesi_ne_ziyaretci_akini.html</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 09:41:53</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50318--.html</guid>
		<description><![CDATA[Doğal yapısı ile Türkiye’nin en iyi hayvanat bahçelerinden biri olma özelliğini taşıyan Antalya Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’ni 2009 yılında 236 bin 455 kişi ziyaret etti.<br />
<br />
Kepezaltı’nda 400 dönüm ormanlık arazi üzerine kurulu Antalya Hayvanat Bahçesi, 102 türde 1100 adet hayvana ev sahipliği yapıyor. Hayvanat Bahçesi Antalyalılar başta olmak üzere yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Hayvanlar en çok minik öğrencilerin ilgisini çekiyor. Hayvanlar modern barınaklarda doğal yaşam koşullarına uygun ortamda yaşamlarını sürdürüyor.<br />
<br />
Yırtıcı kuşların yanı sıra, ceylan, zebra, aslan, kaplan, puma, kanguru ve timsah gibi birçok hayvanın yer aldığı Hayvanat Bahçesi, çevre düzenlemesi ile vatandaşların bir günü aileleri ile geçirebileceği sosyal bir mekan olma özelliği taşıyor.  Çevre düzenlemesi ile dikkat çeken alanda çocuklar için oyun parkı, piknik alanı ve suni şelaleler yer alıyor.<br />
<br />
Antalya Hayvanat Bahçesi’ni 2009 yılında 210 bin 852 kişi ücretli, 25 bin 603 ücretsiz öğrenci olmak üzere toplam 236 bin 455 kişi ziyaret etti. 365 gün halka açık olan Hayvanat Bahçesini Antalyalılar 15 Kasım-15 Mayıs arasında 09.00 ile 17.00 saatleri arası, 15 Mayıs- 15 Kasım arasında 09.00 ile 19.00 saatleri arası ziyaret edebiliyor.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Halka ücretsiz sinema gösterimi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50317--Halka_ucretsiz_sinema_gosterimi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50317--Halka_ucretsiz_sinema_gosterimi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 09:39:46</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50317--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, her perşembe akşamı halk için ücretsiz sinema gösterimi düzenliyor.<br />
<br />
Proje, 4 Şubat (yarın) saat 20.00’de AKM Perge Salonu’nda Devrim Arabaları filminin gösterimi ile başlıyor. Kış boyunca AKM’de gerçekleştirilecek gösterimler, yaz aylarında açık hava sinemalarına taşınacak.<br />
<br />
AKAYDIN: “AMAÇ SİNEMA KÜLTÜRÜ OLUŞTURMAK”<br />
<br />
Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Antalya’yı bir kültür ve sanat kenti yapma hedefi doğrultusunda yeni projelerle halkın karşısına çıkıyor. Başkan Akaydın, kentte sinema kültürü oluşturulması ve sinema izleyici kitlesi yaratılması amacıyla her perşembe halka ücretsiz sinema gösterimi yapılacağını açıkladı.<br />
<br />
YAZIN AÇIK HAVA SİNEMALARINDA GÖSTERİLECEK<br />
<br />
Antalya’nın yarım yüzyıldır Altın Portakal Film Festivali’ne ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Akaydın şunları söyledi: “Türkiye’nin en köklü film festivalini düzenleyen Antalya’da sinema kültürünü halkın her kesimine yaymak istiyoruz. Maddi nedenlerle sinemaya gidemeyen vatandaşlarımız için ücretsiz film gösterimleri düzenliyoruz. Gösterimler kış mevsimi boyunca AKM’de gerçekleştirilecek. Havaların ısınması ile birlikte gösterimleri, halkın yoğunluk gösterdiği açık alanlarda kuracağımız yazlık sinemalara taşıyacağız. Bu proje içinde sahil sinemaları ve açık hava amfilerinde gösterimler yapılmasını da planlıyoruz.”<br />
<br />
KÜLTÜR BAKANLIĞI VE HALK EVLERİ KATKISIYLA<br />
<br />
Proje kapsamında gösterilecek Türk filmlerinin Kültür Bakanlığı’nın, yabancı filmlerin ise Halk Evleri’nin katkılarıyla Antalyalılarla buluşacağını anlatan Başkan Mustafa Akaydın, “4 Şubat Perşembe Günü (yarın) saat 20.00’de AKM Perge Salonu’nda Devrim Arabaları Filmi ile gösterimlere başlıyoruz. Her perşembe gerçekleştirilecek ücretsiz film gösterimlere tüm Antalyalıları davet ediyorum” diye konuştu.<br />
<br />
<b>Şubat ve Mart programı şöyle:</b><br />
<br />
4  Şubat - Devrim Arabaları - Yön: Tolga Örnek<br />
11 Şubat - Ariel - Yön: Aki Kaurismaki<br />
18 Şubat - Beyaz Melek - Yön:  Mahsun Kırmızıgül<br />
25 Şubat - Bozuk Bando - Yön: Mark Henman<br />
4   Mart - 120 - Yön: Özhan Eren, Murat Saraçoğlu<br />
11 Mart - Toprağın Tuzu - Yön: Herbert J. Biberman<br />
18 Mart - Dinle Neyden - Yön:  Jacques Deschamps<br />
25 Mart - Roger and me - Yön: Michael Moore]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Ücretsiz içme suyu analizi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50316--Ucretsiz_icme_suyu_analizi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50316--Ucretsiz_icme_suyu_analizi.html</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 09:37:29</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50316--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, isteyen vatandaşların içme suyunu ücretsiz analiz ediyor. Büyükşehir Belediyesi Laboratuvar Şube Müdürlüğü, kendilerine telefonla ulaşarak içme suyu analizi isteyen vatandaşın evine giderek yardımcı oluyor.<br />
<br />
Evden alınan numuneleri laboratuvarda inceleyen ekipler, olumsuz bir durumla karşılaştığında vakit kaybetmeden ASAT’a haber veriyor.     <br />
<br />
Laboratuvar Şube Müdürü Haluk Akdolun, yaptıkları çalışmalar hakkında verdiği bilgilerde, kullanma, deniz, havuz ve atık suları incelediklerini belirtti. ASAT’ın kente verdiği suyun haftada iki gün numunelerini alıp analizlerini yaptıklarını ifade eden Akdolun, “Duraliler, Çakırlar, Boğaçayı’ndan numuneler alıp suyun serbest klor miktarına bakıyoruz. Serbest klor maddesi suda koruyucu görevi görür. Eğer yeterli ölçüde klor bulunmuyorsa hemen ASAT’a haber veririz” diye konuştu.<br />
<br />
Vatandaşın suyunu da ücretsiz analiz ettiklerini ifade eden Haluk Akdolun, “Vatandaşımız bize telefon ettiği zaman ekibimizi adrese gönderiyoruz. Suyun tahlilini yaptıktan sonra raporunu sunuyoruz. Bu hizmetler karşılığında hiçbir ücret almıyoruz. Eğer kişinin suyunda problem çıktıysa zaman kaybını önlemek için raporu yazmadan hemen ASAT’ı arıyoruz” dedi.<br />
<br />
ANTALYA’NIN SUYU TEMİZ<br />
Antalya dışından gelenlerin yaşadıkları şehirlerde damacana suyu içtikleri için bu alışkanlıklarını burada da sürdürdüğünü kaydeden Akdolun, “Antalya’da yaşayanlar içme ve kullanma suyu konusunda çok şanslılar. Çünkü bizim suyumuz yerin 70- 80 metre altından çıktığı için kirlenme olasılığı çok az. Herkes çeşme suyunu rahatlıkla içebilir. Yine de vatandaşlarımız suyunun analiz edilmesini istiyorsa, 321 78 77 ile 321 46 00 telefon numaralarını arayabilir” şeklinde konuştu]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>2009 - 2010 YILBAŞINA ÖZEL FİYATLARI</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50315--2009_2010_YILBASINA_OZEL_FIYATLARI.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50315--2009_2010_YILBASINA_OZEL_FIYATLARI.html</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 22:00:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Yılbaşı Programları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50315--.html</guid>
		<description><![CDATA[<a href=http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50365--2010_2011_YILBASINA_OZEL_OTEL_PROGRAM_ve_FIYATLARI.html ><img src=images/icon/firma_ekle.gif border=0 /> <b>BAZI OTELLERİN 2011 YILBAŞI / YENİYIL PROGRAMLARINI GÖRMEK İÇİN LÜTFEN BU LİNKE TIKLAYINIZ</b></a><br />
<br />
<br />
1) DEDEMAN ANTALYA HOTEL<br />
Antalya-Merkez/ 5*  / Yarım Pansiyon<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı	+ Gala yemeği	293;TL	<br />
<br />
*“Turkuaz A la Carte“ Restaurantda limitsiz yerli içkiler ile beraber Yılbaşı Gala Yemeği, 24:00’den sonra çorba servisi  ve 01 Ocak 2010  tarihindeki yılın ilk brunch’ı dahildir <br />
*Minimum 3 gece konaklama mecburidir. <br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<br />
2) DIVAN ANTALYA HOTEL<br />
Antalya-Merkez/ 5*  / Yarım Pansiyon<br />
 <br />
Çift kişilik oda da kişi başı	110;TL	<br />
Gala Yemeği Kişi Baş	   95;TL		<br />
<br />
*Gala yemeği, set menü ve limitsiz yerli içkileri ile, orkestra programı eşliğindedir.<br />
Deniz manzaralı oda garantisi verilmektedir. 01.01.10 sabahı saat 11:00’a kadar ücretsiz geç kahvaltı imkanı sunulmaktadır. 11:00- 14:00 saatleri arasında Pool Restaurant’da Brunch Kişi başı 30;-TL <br />
*Minimum 3 gece ve üzeri konaklamalar için geçerlidir. Gala Yemeğine katılım Mecburi Değildir.<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<br />
3) SHERATON VOYAGER<br />
Antalya-Merkez/ 5*  / Yarım Pansiyon<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı + Gala yemeği	185;TL <br />
<br />
*Gala yemeği, Yeni yıl kokteyli Akın Demir piyano, Ayşe ve Grup Armoni eşliğinde canlı müzik ve Oryantal<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<br />
4) CLUB HOTEL SERA<br />
Antalya - Lara / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı + Gala yemeği	180;TL<br />
<br />
* Royal Restaurant: 20:00-01:00Yılbaşı Gala Yemeği, 22:00-01:00 Grup Sera Zengin Yılbaşı Menusü<br />
*Royal Hall  20:00–01:00Yılbaşı Gala Yemeği, 22:00–00:15 Didar ve Orkestrası 00:15-01:00 Dj Müzik,  Zengin Yılbaşı Menusü<br />
* 00:30-04:00Çorba Servisi, 01:00-03:00 Dj Yusuf & Hakan <br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<br />
5) DELPHIN DIVA HOTEL<br />
Antalya - Lara / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı	130;TL	 <br />
Gala Yemeği Kişi Başı 	  90;TL	<br />
<br />
* Gala Yemeği 19:00, Revu 20:30-21:00, 24:00 ten önce veya sonra Oryantal 01:00-01:30 Bitiş, 24:00 DISCO açılış<br />
* Fiyatlar Kara manzaralı odalar için geçerlidir.<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<br />
6) DELPHIN PALACE HOTEL<br />
Antalya - Lara  / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı	145;TL	 <br />
Gala Yemeği Kişi Başı 	    90;TL	<br />
<br />
* Gala Yemeği 19:00, Revu 20:30-21:00, 24:00 ten önce veya sonra Oryantal 01:00-01:30 Bitiş, 24:00 DISCO açılış.<br />
* Fiyatlar Kara manzaralı odalar için geçerlidir.<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<br />
7) SUENO HOTELS GOLF BELEK<br />
Belek  / 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı+ Gala Yemeği	120;TL<br />
<br />
*Çeşitli yemekler eşliğinde Gala yemeği <br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<br />
8) SEHER RESORT HOTEL<br />
Side–Evrenseki / 5* / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı	  72;TL   	 <br />
Gala Yemeği Kişi Başı 	  50;TL  	<br />
<br />
* Yılbaşı Menüsü, Canlı Müzik, Yeni Yıl Pastası, Şampanya Dansöz ve Disko(Giriş Ücretsiz, içecekler ücretlidir.)<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<br />
9) SILENCE BEACH RESORT<br />
Manavgat–Kızılağaç/ 5* / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı + Gala Yemeği 	119;TL <br />
<br />
*Yeni yıl kokteyli, Gala yemeği, Özel Yılbaşı Orkestrası, Oryantal Show, Şampanya Show, Havai Fişek Gösterisi.<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<br />
10) SUENO HOTELS BEACH SİDE<br />
Side - Sorgun/ 5*  / Herşey Dahil<br />
<br />
Çift kişilik oda da kişi başı + Gala Yemeği	120;TL <br />
<br />
*Çeşitli yemekler eşliğinde Gala yemeği<br />
*Otele giriş saati:14:00, otelden çıkış saati:12:00 dir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href=http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50365--2010_2011_YILBASINA_OZEL_OTEL_PROGRAM_ve_FIYATLARI.html ><img src=images/icon/firma_ekle.gif border=0 /> <b>BAZI OTELLERİN 2011 YILBAŞI / YENİYIL PROGRAMLARINI GÖRMEK İÇİN LÜTFEN BU LİNKE TIKLAYINIZ</b></a><br />
<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Antalya Sanatla buluşuyor, Fazıl Say Kepez`de</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50314--Antalya_Sanatla_bulusuyor_Fazil_Say_Kepez_de.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50314--Antalya_Sanatla_bulusuyor_Fazil_Say_Kepez_de.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 09:59:43</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50314--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kepez’i sanatla buluşturuyor. Dünyaca ünlü Piyanist Fazıl Say 16 Kasım’da Antalyalılara Yenimahalle Semt Evi’nde ücretsiz özel bir konser verecek.<br />
<br />
Antalya’yı kültür ve sanat kenti yapma yolunda büyük hizmetler veren Başkan Akaydın, Kepez halkını sanatla buluşturacak olmanın mutluluğunu yaşıyor.<br />
<br />
Antalya’nın kültür ve sanat kenti olması için yoğun çalışmalar yapan Büyükşehir Belediyesi 10. Uluslararası Antalya Piyano Festivali kapsamında, özel ve çok anlamlı bir konser düzenliyor. Büyükşehir Belediyesi Piyano Festivali’ni, ana mekânı olan Antalya Kültür Merkezi’nin (AKM) dışına çıkarıp Kepez’de Antalyalılarla buluşturacak.<br />
<br />
Bu kapsamda Festival Genel Sanat Yönetmeni Fazıl Say, 16 Kasım Pazartesi günü saat 14.30’da Yenimahalle Semt Evi’nde ücretsiz konser verecek. Antalya’nın kültürel kimliğinde önemli bir yeri olan festivalin, program dışı bu özel konser ile Antalya ve Antalyalılarla daha da bütünleşmesi amaçlanıyor.<br />
<br />
SAY; “ANTALYALILARIN PİYANOYA İLGİSİ BENİ UMUTLANDIRIYOR.”<br />
<br />
Antalyalıların festivale yoğun ilgisinden dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirten Fazıl Say; “Antalya’nın en büyük konser salonu AKM, tüm konserlerimizde dolup taşıyor. Açılış konserimizde koridorlar doldu, hatta sahneye 200 sandalye daha koymak zorunda kaldık. Onuncu yılında festivalimizin geldiği bu nokta beni gururlandırıyor. Antalyalıların piyanoya ilgisi bir sanatçı olarak beni umutlandırıyor. Bu anlamda Başkan Akaydın, festival kapsamında Kepez’de ücretsiz bir “halk konseri” gerçekleştirmeyi önerdi. Başkanımızın bu fikrini büyük bir memnuniyetle kabul ettim. 16 Kasım’da Antalyalılarla Kepez’de buluşacağız” dedi.<br />
<br />
AKAYDIN; ‘FESTİVAL HEYECANINI KEPEZ’DE YAŞATACAĞIZ”<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın da, Piyano Festivali’nin kent kimliğinde önemli bir yeri olduğunu vurguladı. Festival heyecanının Antalya’nın başka bir köşesine taşınacağını belirten Akaydın, “Büyükşehir Belediyesi olarak festivalimizi Kepez bölgesinde halkla buluşturuyoruz. Her zaman söylediğim gibi Antalya’nın kültür ve sanat kenti olması için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu kapsamda belki de daha önce hiç klasik müzik dinlememiş, bir piyano konserine gitmemiş hemşehrilerimin de bu festivale yaklaşmasını istedim. Bu nedenle Fazıl Say’ın bu özel konseri Kepez’de Yenimahalle Semt Evi’nde olacak. Kepez’i ve Kepez halkını sanatla buluşturacak olmanın mutluluğunu yaşıyorum” dedi. Fazıl Say’ın 10 yıldır Antalya için çalıştığına dikkat çeken Akaydın, “Ülkemizi, dünyanın dört bir yanında başarıyla temsil eden Fazıl Say, Antalya’ya uluslararası düzeyde çok iyi bir festival kazandırıyor. Bu, kentimiz ve biz Antalyalılar için çok büyük bir şans. Kendisine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>‘Moskova Virtüözleri Beşlisi’ ile Müzik Şöleni Şimdi Antalya`da</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50313--_Moskova_Virtuozleri_Beslisi_ile_Muzik_Soleni_Simdi_Antalya_da.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50313--_Moskova_Virtuozleri_Beslisi_ile_Muzik_Soleni_Simdi_Antalya_da.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 09:55:08</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50313--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin daimi orkestrası Moskova Virtüözleri, bu yıl festivale Moskova Virtüözleri Beşlisi olarak konuk olacak. Bu konserde Moskova Virtüözleri Beşlisi’ne topluluğun kurucusu, şefi ve solist kemancısı Vladimir Spivakov ve dünyaca ünlü piyanist Olga Kern eşlik edecek.<br />
<br />
Rus bestecilerin eserlerinden oluşan konser programının ilk yarısında, 1804-1857 yılları arasında yaşamış ve genellikle Rus Klasik Müziğinin babası kabul edilen Mihail Glinka’nın 1827 yılında bestelediği “patetik” başlıklı keman, viyolonsel ve piyano için re minör üçlüsü ve yaylı çalgılar beşlisi ve piyano için 1832 tarihli büyük altılısı seslendirilecek. Aradan sonra post-modernizmin büyük ismi, 1934-1998 yılları arasında yaşamış Alfred Şnitke’nin “Şostakoviç’in Anısına Prelüd”ü ve 20. yüzyılın en büyük senfoni bestecilerinden Dmitri Şostakoviç’in 1 numaralı Op. 8 do minör keman, viyolonsel ve piyano için üçlüsü çalınacak. Rus müziğini büyük bir başarı ve teknik virtüözite ile seslendiren Moskova Virtüözleri konseri 15 Kasım Pazar günü saat 20:30’da Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.<br />
<br />
Moskova Virtüözleri Beşlisi<br />
<br />
Günümüzün en ünlü kemancılarından Vladimir Spivakov'un 1979 yılında Ravinia Festivali'nde Chicago Senfoni Orkestrası ile şef olarak verdiği ilk konserin sonrasında kurduğu Moskova Virtüözleri, dünyanın en önemli oda topluluklarından biri olarak kabul ediliyor. Kurulduğu günden itibaren dünyanın her yerinden davet alan Moskova Virtüözleri, Avrupa, Amerika ve Asya'da birçok ülkede turneler gerçekleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği arasındaki diplomatik ilişkilerin kopuk olması nedeniyle, ABD'de uzun yıllar konser veremeyen topluluk, ilişkilerin yumuşamasının ardından 1987'de ABD'deki ilk konserini verdi. O günden itibaren gerek ABD, gerekse Kanada'nın en önemli konser salonlarında konserler sunan topluluk, şefleri Vladimir Spivakov'la düzenli olarak Marbella (İspanya), Rheingau, Schleswig Holstein (Almanya), Festspiele Wiltz (Lüksemburg) ve Colmar (Fransa) gibi çeşitli uluslararası müzik festivallerine katılıyor. New York’taki Carnegie ve Avery Fisher Salonları, Amsterdam Concertgebouw Salonu, Paris Champs-Elysées Salonu, Londra’daki Barbican Merkezi, Frankfurt Operası, Chicago ve Boston Senfoni Salonları gibi dünyanın en saygın konser salonlarında sahneye çıkan topluluk konser faaliyetlerinin yanı sıra eğitime verdikleri önemi “ustalık sınıfı çalışmaları” ile de sergiliyor. 1990 yılından İspanya’da Asturias’a yerleşip bağımsız bir dernek statüsünü alan Moskova Virtüözleri Oda Orkestrası, konser kariyerlerine ek olarak yeni anlayışlara ve kültürel projelere yönelik çalışmalar yapmaya devam ediyor.<br />
<br />
Vladimir Spivakov – Keman<br />
<br />
Rusya Ulusal Orkestrası'nın Müzik Yönetmenliği ve Daimi Şefliği görevlerini yürüten Vladimir Spivakov, çok yönlü bir sanatçı olarak tanınır. Moskova Virtüözleri'nin kurucusu, şefi ve solist kemancısıdır. Topluluk, Spivakov'un liderliğinde, dünyanın önde gelen oda müziği topluluklarından biri haline gelmiştir. Bir keman virtüözü olan Spivakov bugüne kadar sayısız resitaller vermiş ve dünyanın belli başlı müzik merkezlerinde orkestralarla solist olarak çalmıştır. Sosyal konulara oldukça duyarlı olan Spivakov, çocuklar için müzik aletleri temin etmekten, savaş mağdurları ve afetzedeler yararına yaptığı çalışmalara kadar çeşitli toplumsal aktivitelerde bulunmaktadır.<br />
<br />
Amerika'da sahneye ilk çıkışı 1975'te New York Filarmoni Orkestrası ile verdiği konserle gerçekleşen Spivakov, geçtiğimiz yıllarda New York Filarmoni, San Francisco Senfoni, Filadelfiya Orkestrası ve Fransız Ulusal Orkestrası'yla konserler verdi. Solistlik kariyerinin yanı sıra Los Angeles Filarmoni, Londra Senfoni, İngiliz ve İskoç Oda Orkestraları, Dresden, Roma ve Hollanda Oda Orkestralarını konuk şef olarak yönetti.<br />
<br />
Spivakov'un Bach, Haydn ve Mozart'tan Şostakoviç, Şnitke ve Şedrin'e kadar birçok bestecinin eserlerine yer verdiği BMG/RCA Red Seal Label'dan çıkan 20'yi aşkın kaydı bulunmaktadır. Rusya'nın en büyük ödülü olan "Ulusal Kültür Mirası" ödülüne sahip olan sanatçı İsviçre Davos'ta bulunan "Dünya Ekonomik Forumu için Sanat"ın da elçisidir.<br />
Olga Kern - Piyano<br />
Müzisyen bir aileden gelen Olga Kern, piyano eğitimine beş yaşında Moskova Müzik Okulu’nda başladı. Moskova’da ve ardından İtalya’da eğitimini sürdüren Olga Puşeçnikova, 1997 yılında katıldığı ve ilk elemelerinde elendiği Van Cliburn Uluslararası Piyano Yarışması’ndan sonra genel olarak mutsuzluğu nedeniyle yaşamında bir takım değişiklikler yapmaya karar verdi ve soyadından saç stiline, giyimine ve müzikal anlayışına kadar pekçok değişiklik yaptı.<br />
<br />
İlk uluslararası yarışmasını on bir yaşında kazanan Kern, on yedi yaşında Rahmaninof Uluslararası Piyano Yarışması’nda birincilik kazandı. On bir uluslararası yarışmada dereceler elde eden piyaniste Rusya Devlet Başkanı tarafından onursal burs verildi. 2001 yılında Van Cliburn Uluslararası Piyano Yarışması’nda Nancy Lee ve Perry R. Bass Altın Madalyası’nı otuz yıldan bu yana kazanan ilk kadın oldu ve birinciliği Özbekistan’dan Stanislav İudeniç ile paylaştı.<br />
<br />
Bolşoy Tiyatrosu, Moskova Filarmoni, Rusya Ulusal, Çin Senfoni, Belgrad Filarmoni, Torino Senfoni ve Detroit Senfoni gibi orkestralarla solist olarak çalan Kern, Moskova Konservatuvarı Büyük Salonu, Paris’teki Cortot Salonu ve Washington D.C.’deki Kennedy Merkezi gibi önemli müzik merkezlerinde sahneye çıktı.<br />
<br />
Festivalin Gelecek Konukları<br />
<br />
17 Kasım – Antalya Kültür Merkezi – Saat 20:30 “Aziza Msutafa Zadeh Trio” Konseri<br />
19 Kasım – Antalya Kültür Merkezi – Saat 20:30 “4 Piyano Bir Şef” Konseri<br />
21 Kasım – Antalya Kültür Merkezi – Saat 20:30 “Miriam Mendez” Festival Kapanış Konseri]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kemer`de Almanları yürüyüş turları</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50312--Kemer_de_Almanlari_yuruyus_turlari.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50312--Kemer_de_Almanlari_yuruyus_turlari.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 09:53:26</pubDate>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50312--.html</guid>
		<description><![CDATA[20 yıl önce Türkiye’ye gelen ve Türkiye hayranı olan Helmut Kesting eşi Rozemari Kesting , Almanya’dan her yıl bin Alman’ı Kemer’e getirerek onlara Kemer’de Likya yolunda yürüyüş turları düzenliyor.<br />
<br />
Halil Öncü- KEMER<br />
20 yıl önce Türkiye’ye gelen ve Türkiye hayranı olan Helmut Kesting eşi Rozemari Kesting , Almanya’dan her yıl bin Alman’ı Kemer’e getirerek onlara Kemer’de Likya yolunda yürüyüş turları düzenliyor. Ülkesinde bir Türk gibi yaşayan ve Türkçeyide sökmeye başlayan Helmut Kesting’in adını arkadaşları Hel Mutlu olarak yapmış.<br />
<br />
Majesty Otelleri Genel Koordinatörü Volkan Şimşek’in önerileri ile dört yıldan bu yana konaklama ve tur çıkış noktası olarak Mirage Park Otel’i seçen Helmut Kesting, özellikle Almanların bu yürüyüş turlarına büyük ilgi gösterdiklerini söyledi. Sabah erken saatlerde otelden çıkan grupta en az 20 kişi bulunurken, belirlenen rotada yürüyüşler gerçekleştiriliyor. Yürüyüş noktalarında Phaselis, Olimpos gibi tarihi yer alırken, bölge hakkında katılımcılara bilgiler veriliyor.<br />
<br />
Helmut Kesting, “ Kemer doğal güzellikleri ve tarihsel özellikleri ile de çok güzel bir yer. 20 yıl önce geldiğim ve tatil yaptığım bu yere hayran kaldım. Son yıllarda bu güzelliklerin Almanya’da daha iyi tanıtılması amacıyla bizde üzerimize düşeni yapıyoruz. Buraya yürüyüş yapmak için, Likya yolunu görmek ve bölgeyi daha yakından tanımak için özelikle mevsimin uygun olduğu İlkbahar ve sonbahar aylarında Almanya’dan çok sayıda misafiri buraya getiriyoruz. Majesty otelleri Genel Koordinatörü Volkan Şimşek’in bu konuda büyük destekleri var. Kendisine teşekkür ediyorum. Belirlediğimiz programa göre Kemer Bölgesinde Phaselis, Olimpos gibi yerlerde dahil olmak üzere Likya yolunda saatlerce yürüyüşler yapıyoruz. Misafirlerimiz çok memnun kalıyorlar ve Almanya’ya da çok mutlu dönüyorlar.” Dedi.<br />
<br />
Sabah erken saatlerde otelden araçlar ile belirlenen noktaya giden yürüyüş tutkunları, güzergahlarda gün boyu yürüyüş yaparken hem doğal ortamı yaşıyor hemde tarihi yerinde görme fırsatı yakalıyorlar.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kemer'de deniz mevsimi bitmiyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50311--Kemer_de_deniz_mevsimi_bitmiyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50311--Kemer_de_deniz_mevsimi_bitmiyor.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 09:51:55</pubDate>
		<category><![CDATA[Kemer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50311--.html</guid>
		<description><![CDATA[Yurdun dört bir yanında elverişsiz ve soğuk hava koşulları etkili olurken, tatillerini Kemer olarak seçen turistler hem güzel havanın hem de tatilin keyfini çıkarıyorlar.<br />
<br />
Halil ÖNCÜ-KEMER<br />
<br />
Yurdun dört bir yanında elverişsiz ve soğuk hava koşulları etkili olurken, tatillerini Kemer olarak seçen turistler hem güzel havanın hem de tatilin keyfini çıkarıyorlar. İkinci yaş turist grubunun daha çok yoğun olduğu Kemer’de hem dinlenen hem de güzel hava ile birlikte güneşin ve denizin tadını çıkaran turistler bu durumdan hayli memnunlar. Kemer Göynük Mirage Park Resort sahilinde denize giren turistler, “ Almanya’da şu anda hava oldukça soğuk ve yağışlı. Kemer’de ise Alamnya2nın yazını bu mevsimde görüyoruz. Güneş ısıtıyor. Deniz ise tam istediğimiz gibi. Her gün Kemer’de yürüyüş yapıyoruz, denize giriyoruz ve dinleniyoruz. İşte tatil bu.” dediler.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Elmalı Belediyesi'nden domuz gribine karşı ilaçlama</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50310--Elmali_Belediyesi_nden_domuz_gribine_karsi_ilaclama.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50310--Elmali_Belediyesi_nden_domuz_gribine_karsi_ilaclama.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 09:50:09</pubDate>
		<category><![CDATA[Elmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50310--.html</guid>
		<description><![CDATA[Elmalı Belediyesi'nin domuz gribine karşı ilaçlama çalışmaları başladı.<br />
<br />
Belediye Başkanı Hüseyin ALTINTAŞ yaptığı açıklamada İlçe de anaokulu ilköğretim okulları liseler ve Akdeniz Üniversitesi dâhil tüm okulların ilaçlama çalışmalarının başlayıp bu gün itibarıyla tamamlanacağını ayrıca Belediye toplu taşıma araçlarınında ilaçlanacağını bu ilaçlama çalışmalarının peryodik aralarla devam edeceğini Elmalılı Hemşerilerimizin ve öğrencilerimizin sağlığı için tüm önlemlerin alındığını söyledi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Hewlett Packard yeni çevre raporunu açıkladı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50309--Hewlett_Packard_yeni_cevre_raporunu_acikladi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50309--Hewlett_Packard_yeni_cevre_raporunu_acikladi.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 09:48:56</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50309--.html</guid>
		<description><![CDATA[11.11.2009<br />
<br />
Türkiye’de 20. yılını kutlayan HP, tüm ürün ve IT hizmetlerinde enerji tüketimini ve karbon salınımını azaltma konusundaki çevresel girişimlerini ilerleme raporuyla açıkladı.<br />
<br />
Yapılan açıklamaya göre HP, 2010 yılı içerisinde, 2005 yılının toplam enerji tüketimi ve sera gazı salınımını % 25 oranında düşürmeyi başardı. HP’nin yeni hedefi, enerji tüketimini ve buna bağlı sera gazı salınımını 2011 yılı itibari ile 2005 yılının yüzde 40’ı kadar azaltmak.<br />
<br />
HP, bünyesinde ulandığı tüm tesislerdeki sera gazı salınımını 2013 yılı itibari ile 2005 seviyesinin yüzde 80’ine düşürmeyi istiyor. Organik büyümeden bağımsız olarak belirlenen bu hedef, HP tesislerinin ve veri merkezlerinin tüm dünyadaki karbon ayakizini azaltmak suretiyle gerçekleştirilecek. HP, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynakları konusunda yatırım yapmayı da planlıyor.<br />
<br />
“HP, küresel iş stratejisi olarak çevresel sürdürülebilirliği destekleyen şeffaf programlar üretmeye ve raporlamaya devam ediyor” diyen HP Başkan vekili ve Strateji ve teknoloji müdürü Shane Robison, “Enerji kullanımımızı ve karbon ayak izimizi önceliklerimiz içine alıp, bu anlayışı müşteri ve iş ortaklarımıza genişleterek dünya ekonomisinde daha yüksek verimlilik sağlıyoruz” dedi.<br />
<br />
2008 yılında EDS’nin satın alınması ve şirket tesislerinin birleşmesi, HP’nin toplam operasyonlarındaki karbon ayak izini yaklaşık yüzde 50 oranında artırdı. Bu sebeple HP operasyonları ve ürünleri için ayrı ayrı hedefler belirledi.<br />
<br />
Ürün tasarımında ve teknolojide enerji verimliliği<br />
Ürün tasarımındaki ve teknolojideki inovasyonlar, HP’nin enerji verimliliğini ve karbon salınımını azaltmaya devam ediyor. HP müşterileri daha çevre dostu bir ekonomide yaşayıp çalışırken aynı zamanda maliyetlerini de düşürüyorlar.<br />
<br />
HP, Ocak 2008’de belirlediği, PC ve dizüstü bilgisayar ürünlerindeki enerji tüketimini 2010 yılında yüzde 25 oranında düşürme hedefini çoktan gerçekleştirdi. 2005 yılından bu yana HP, en yüksek hacimde ürettiği masaüstü ve dizüstü kişisel bilgisayarın enerji tüketimini yüzde 41 oranında azalttı.<br />
<br />
HP’nin çevre konusunda yaptığı son ilerlemelere örnek olarak:<br />
• HP, “kapalı döngü” inkjet kartuş geri kazanım programı dâhilinde 500 milyondan fazla mürekkep püskürtmeli yazıcı kartuşunu sevk etti. (2) Sektörde ilk ve tek olan bu inovasyon sayesinde Planet Partners programı ile toplanan boş kartuşlar geri kazandırılarak yeni Orijinal HP kartuşlarının üretiminde kullanılıyor. (3) Planet Partners programı ile şimdiye kadar 300 milyon mürekkep püskürtmeli ve HP LaserJet kartuşu toplandı.<br />
• HP ayrıca Kuzey Amerika ve Latin Amerika’da satılan Compaq 6000 Pro serisi masaüstü bilgisayarlarının paketlemesinde %100 geri kazanılmış genişletilmiş polietilen köpük kullanarak bu alandaki ilk firmalardan biri olacak.<br />
• HP yüksek verimliliğe sahip dâhili güç kaynaklarının, ENERGYSTAR 5.0 sertifikalı bilgisayarlarının ve gelişmiş güç yönetimi özelliklerinin sayısını artırdı. HP ENERGY STAR ve EPEAT sertifikalı dünyadaki ilk ince istemcileri de piyasaya sürdü.<br />
• HP Photosmart ML1000D Minilab yazıcısı perakende müşterilerine yüzde 64 enerji tasarrufu ve silver-halide sistem kullanan yazıcılara göre yıllık 800 galon kimyasal atık ve su tasarrufu sağlıyor. (4)<br />
• HP ProLiant Generation 6 sunucuları bir önceki nesil sunuculara göre yarı enerji tüketimiyle iki kat performans sağlıyor. (5)<br />
• HP ProLiant sunucuları ENERGY STAR’ın Mayıs ayında yayınladığı Computers Servers 1.0 yönergesine uygun ilk sunucular olmayı başardılar. HP ProLiant DL 360 ve 380 sunucularına ek olarak gelecek aylarda bu yönergeye uygun yeni sunucular çıkması bekleniyor.<br />
<br />
HP müşterilerinin sera gazı salınımlarını azaltmasına yardımcı oluyor.<br />
<br />
HP, tüm ekosisteminde sera gazı salınımının azalması için çalışıyor. Ürün geri kazanımı, uzaktan erişim (telepresence) ve yönetilebilir baskı servisleri ile HP müşterilerinin sera gazı salınımı 1.9 milyon ton azaltıldı. .(6) Bu 354.000 adet otomobili bir seneliğine trafikten çekmek ile aynı etkiyi yaratıyor. (7)<br />
<br />
HP Eko Çözümleri ile, HP müşterilerinin 2005 yılından 2011 yılına kadar CO2 salınımını 4 milyon ton kadar azaltması tahmin ediliyor. Bu da, 741.000 aracı trafikten bir seneliğine çekmekle aynı etkiye sahip. Enerji verimliliği ve karbon salınımını azaltan HP Eko Çözümleri:<br />
• HP Halo – Telepresence (Bu videokonferans olarak algılanabilir- açalım) çözümleri ile iş seyahati gereksinimini büyük oranda ortadan kaldırıyor.<br />
• HP Eco Çözümleri baskı çözümleri, büyük organizasyonlara çeşitli araçlar, yazılımlar, servisler, donanımlar ve danışmanlık hizmetleri sunarak müşterilerin çevreye olan etkilerini azaltıyor ve tasarruf etmesini sağlıyor.<br />
• Dünya çapında ürün kurtarma – Ürünler ve sarf malzemeleri dünya çapında geri dönüşüm programları ile geri kazanılıyor.<br />
<br />
Daha fazla bilgi için HP Eko Çözümleri ile ilgili bilgiye aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.<br />
http://www.hp.com/go/ecosolutions/reduceimpact.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Popüler isimleri aramak virüslere davetiye çıkarıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50308--Populer_isimleri_aramak_viruslere_davetiye_cikariyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50308--Populer_isimleri_aramak_viruslere_davetiye_cikariyor.html</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 09:45:55</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50308--.html</guid>
		<description><![CDATA[Trend Micro Kıdemli Güvenlik Danışmanı Rik Ferguson, tehdit içeren yazılımlara (malware) yol açan yeni bir virüs türüne dikkati çekiyor.<br />
<br />
Ferguson, suçluların, internet memlerinin popülaritesinden ya da Google aramalarında üst sıralarda çıkmak üzere tasarlanmış sayfalar oluşturmaya yönelik popüler arama terimlerinden yaygın bir biçimde yararlandıklarını söylüyor. Amaçları, tehdit içeren yazılımları yaygınlaştırmak. Haber değeri taşıyan her olayda bunun gerçekleştiğini görüyoruz: Patrick Swayze ve Michael Jackson’ın ölümü, kasırgalar, tsunami’ler, depremler. Liste uzayıp gidiyor.<br />
<br />
Suçluların internet memlerinden faydalanma hızına örnek olarak, tehdit içerikli yazılımları yaymak için bir kaba şaka ya da söylentinin gücünü kullanmalarını gösterebiliriz. Yakın zamanda, Kanye West’in “tuhaf bir otomobil kazasında” öldüğü söylentisi yayıldı. Bu söylenti, çok geçmeden Twitter’daki en popüler konulardan biri haline geldi. Aynı zamanda, endişeye kapılan hayranların olayın gerçek olup olmadığını anlamak için arama yapmasıyla Google’da en çok aranan kelimeler olarak karşımıza çıktı.<br />
<br />
Çok geçmeden arama sonuçlarının birinci sayfasında tehdit içeren yazılımların geri döndürüldüğünü görmek şaşırtıcı değil. Bu yazılımlar, dikkatsizlerin başını belaya sokabilirdi. Bu durumda belanın adı Fake AV yazılımı olacaktı. Birşey olmaması, bu durumun kriminal amaçlar için istismar edilmeyeceği anlamına gelmiyor. Nereye tıkladığınıza dikkat edin!]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Raylı sistemde test sürüşleri tamamlandı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50307--Rayli_sistemde_test_surusleri_tamamlandi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50307--Rayli_sistemde_test_surusleri_tamamlandi.html</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 08:33:53</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50307--.html</guid>
		<description><![CDATA[Yolcu taşıma öncesi son provalar Antalya Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistem Koordinasyon Merkezi, raylı sistemde deneme amaçlı test sürüşlerinin tamamlandığını ve yolcusuz deneme işletmesi seferlerine başlandığını açıkladı.<br />
<br />
Test sürüşlerinin tamamlandığını ve yolcusuz deneme işletmesi seferlerine başlandığını açıkladı. 30 gün sürecek deneme işletmesi seferleri boyunca tramvay araçları, sabah 06.00 akşam 24.00 saatleri arasında, normal işletmeye geçilmiş gibi seferler yapacak. Seferler yolcu taşınması öncesi son prova niteliği taşıyor.<br />
<br />
Raylı Sistem Koordinasyon Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, kum torbalarıyla yapılacak deneme işletmesi seferlerinde hat üzerinden normal saatlerde 12 dakikada bir tramvay geçecek. İnsanların yoğun olarak seyahat ettiği sabah 07.00- 09.00 saatleri arası ile 18.00- 20.00 saatleri arası seferler 6 dakikada bir gerçekleşecek. Tramvaylar, duraklarda yolcu alıyormuş gibi bekleme yapacak.<br />
<br />
İşletmeye geçildiğinde sistemin sorunsuz çalışması amacıyla gerçekleştirilen deneme işletmesi seferleri boyunca vatandaşlar dikkatli olmaları konusunda uyarıldı. Sürücülerin raylı sistem hattını kullanmamaları, hat üzerinde araç, motosiklet ve bisiklet park etmemeleri istendi. Özellikle sürücülerin kavşak noktaları ile henüz sinyalizasyonu tamamlanmayan Balbey, Merkez Bankası ve Milli Egemenlik geçişlerinde zabıta görevlilerinin uyarılarına riayet etmelerinin önemine dikkat çekildi.  ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>46. Antalya Altın Portakal Film Festivali</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50306--46_Antalya_Altin_Portakal_Film_Festivali.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50306--46_Antalya_Altin_Portakal_Film_Festivali.html</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 08:32:07</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50306--.html</guid>
		<description><![CDATA[46. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin beşinci gününde AKM Aspendos Salonu’nda üç usta yönetmenin yeni filmleri gösterildi. Reha Erdem’in “Kosmos” filmi günün ilk seansı olmasına rağmen salonu tamamen doldurdu. Yavuz Özkan’ın uzun yıllardan sonra çektiği “İlkbahar Sonbahar”ın galası 68 dönemini tartıştırdı. Ümit Ünal’ın “Gölgesizler” filminin galası ise film ekibinin katılımı olmadan gerçekleştirildi.<br />
<br />
“Hepimiz Kosmos gibi olmak istiyoruz!” Türkiye ve dünya prömiyerini Antalya’da yapan “Kosmos”un oyuncuları filmi ilk kez seyirciler ve konuklarla beraber izledi. Reha Erdem, film öncesinde sahneye çıkarak, “Filmi henüz benden başka kimse izlemedi, o yüzden şu anda elim ayağım titriyor” dedi. Film sonrası gerçekleşen söyleşiye yönetmen Reha Erdem, yapımcı Ömer Atay, oyuncular Sermet Yeşil, Hakan Altuntaş, Türkü Turan, Korel Kubilay ve Sabahat Doğanyılmaz katıldı. Kars’ta çekilen ve hem sinematografisi hem de farklı bir dünya ve boyut peşinde oluşuyla halkı şaşırtan ve etkileyen filmde, Sermet Yeşil’in canlandırdığı Kosmos karakteri, mucizeler yaratan, şifa dağıtan, yemeyen, uyumayan, aşk peşinde biridir. Reha Erdem filminde şaman kültüründen öğelere benzerlikler olduğunu belirtirken, Kosmos’un kendisine benzediğini de ifade etti. “Gündelik, gerçekçi sinemaya karşı duruyorum ve Kosmos da benim gibi. Bu gündelik dünyaya uyum gösteremiyor. Görünen dünya ile görünmeyen dünya arasından, çok derinlerden geliyor Kosmos figürü. Kosmos’un sözleri bir takım kutsal metinlerden izler de taşıyor” dedi. Filmde kötülük, iyilik, din gibi büyük kavramların sinema diline aktarırken zorlanıp zorlanmadığı sorusu üzerine Reha Erdem, “Bir masal bu. Belki de ‘western’in de kullandığı bir kod olan, “bir yabancı bir kasabaya gelir” konulu bir masal. Bu masal formatı, filmin biraz hafiflemesini sağladı çünkü kocaman kocaman laflar var ve evet, onları sinema diline aktarmak ürkütücü ama heyecan vericiydi” dedi. Bir izleyici Kosmos karakterine özendiğini, onun gibi olmak istediğini söylediğinde ise Reha Erdem “Hepimiz yakın buluyoruz onu kendimize. Onun da kafası karışık gibi ama bizim toplum olarak kafamız daha da karışık. Hayvanlara da birbirimize de sürekli zarar veriyoruz. Ortalığı mahvediyoruz. İnsan olamıyoruz” dedi. Film, Türkiye gerçeklerini de içeriyor Zamanın belli olmadığı bir sınır şehrinde geçen filmde, sınırın açılması üzerine de bir tartışma sürdüğü için Türkiye göndermesi olup olmadığı soruldu. Erdem, “Evet Türkiye gerçekliği var, sadece sınır konusunda değil filmin başka yerlerinde de var. Askeri meseleler var, hayvani, insani, kapalı toplum ve açık toplum gibi meseleler var” diyerek açıklama yaptı. Ses tasarımı da Reha Erdem’e ait olan filmde, ses ile ilgili bir soru üzerine “Görüntüleri kapatıp sesi dinlediğinizde bir anlam oluşuyorsa, bu da çok değerli benim için. Bu filme ritim veren de ses bandıydı” dedi. Sinemasında hangi anlamın peşinde olduğunun sorulması üzerine ise “Neyi yapmak istemediğimi iyi biliyorum, bunun sınırını çizince de fazla bir alan kalmıyor geriye zaten. Aynı meseleleri tekrar ediyorum ama aynı filmi çekmiyorum. Bir sonraki filmim Kosmos’a hiç benzemeyecek ama bana benzeyecek. “Kosmos” altıncı filmim. Sanırım sekizinci filmimden sonra hangi anlamların peşinde olduğum sorusunun yanıtını kendiliğinden göreceksiniz” dedi. İlkbahar Sonbahar’dan: “Kolektif bir üretim mümkün mü?” Türkiye prömiyerini yapan “İlkbahar, Sonbahar” filminin söyleşisine çoğu ilk sinema deneyimini yaşayan, Sermet Yeşil, Burcu Salihoğlu, Murat Okay, Samet Karaman, Nehir Çinkaya gibi oyuncular katıldı. Yepyeni bir üretim modeli, yeni bir dil peşinde olan 68 kuşağından bir sinema yönetmeninin, bir manifesto yayınlayarak gençlere çağrı yapması ile başlayan film, 68 kuşağından olan pek çok orta yaşlı izleyicinin ilgisini çekti. İzleyiciler, 15 kişilik bir grubun beraber bir şeyler üretmek için şehir dışında bir mekâna yerleşmesini konu edinen filmdeki üretim biçimini, Köy Enstitüleri’ndeki deneyimlerine benzettiler. Oyuncular “Biz, bu filmi üretirken de filmdeki olaylara benzer şeyler yaşadık. Ancak bu ekip kolektif olarak üretebilen ve iletişim kurabilen bir ekipti. Yavuz Ağabey, bu anlamda çok iyi bir ekip kurmuş. Kendisine teşekkür ederiz” dediler. Filmdeki karakterlerden, kendi hikâyelerini yaratmaları istenirken, oyunculardan bazıları “Biz de uzun süredir, kendi hikâyemizin ne olduğunu sorguluyorduk, bu anlamda film bizim için de açıcı oldu, iç hesaplaşma yaşadık ve biz de değiştik” dediler. Anne ve babasından dolayı 68 kuşağına aşina olan ve aynı gün “Kosmos” filminin başrolünde izlediğimiz Sermet Yeşil, “Benim oynadığım karakter sadece para kazanmak için bu grubun içine giriyor, sorunlarından kaçış yolu olarak orayı kullanıyordu. Ancak birlikte bir şeyler üretilebileceğini de fark ederek değişiyordu” dedi. Oyuncuların çoğu, hayatla baş edebilmek için bir araya gelineceğine, gençlerin umutsuzluk ve çaresizliğin böylece aşılabileceğine inandıklarını ifade ederek söyleşiyi noktaladılar. Pelin Esmer’e seyirciden tam not! 46. Altın Portakal Film Festivali’nde bugün Pelin Esmer’in ilk kurmaca uzun metraj filmi “11’e 10 Kala” gösterildi. Uluslararası yarışmada nihai kararı verecek jüri üyelerinin hazır bulunduğu gösterim salonu tamamen doluydu. Salonun koridorlarında da filmi izlemeye çalışan sinemaseverler göze çarptı. Türkiye’de gösterime giren nadir belgesellerden biri olan “Oyun” belgeseliyle tanınan Pelin Esmer, “11’e 10 Kala” filmiyle Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde ve Adana Atın Koza Film Festivali’nden ödülle dönmüştü. Tutkulu bir koleksiyoncu olam Mithat Bey’le kapıcısı Ali’nin hikayesini anlatan filmden sonra yapılan söyleşiye yönetmen Pelin Esmer, görüntü yönetmeni Özgür Eken, yapımcılar Tolga Esmer ve Nida Karabol Akdeniz katıldı. Pelin Esmer: “Farklı olmanın bedeli ağır” Filmin küçük ama sanat yönetimiyle dikkati çeken mekânları ile ilgili bir soruyu Pelin Esmer, “ Mithat Bey’in evi en önem verdiğimiz aynı zamanda en zorlandığımız mekân oldu Hem bir koleksiyoncunun evini yansıtacak darlıkta, hem de ekibin çalışabileceği kadar genişlikte bir yer aradık. O mekâna Mithat Bey’in kendi koleksiyonunun parçalarından yerleştirdik. Onun da yıllardır görmediği, hatta unuttuğu parçalar çıktı” diyerek cevapladı. Filmin görüntü yönetmeni Özgür Eken ise filmin mekânlarında yaratmaya çalıştıkları dualiteden bahsetti. Eken, “Filmde pek çok ikilik, zıtlık var. Filmde bunu Mithat Bey’in Evi ve İstanbul üzerinden görüyoruz, aynı zamanda Ali’nin evi ve İstanbul’da görüyoruz. Bu üçü filmdeki mekân duygusunu ve bütünlüğünü tamamlıyor” dedi. Pelin Esmer, “Farklı olmanın çok ağır bedellerle ödetildiği bir ülkede yaşadığımızı düşünüyorum. Dünyanın her yerinde farklı olmak cezalandırılır. Bu film için, farklılığıyla dünyaya karşı duran, bunun için cezalandırılan birine saygı duruşu diyebilirim” dedi. Çocuk gözüyle Gürcistan-Abhazya çatışması Uluslararası yarışmanın bugün gösterilen ikinci filmi Gürcistan-Kazakistan ortak yapımı “Öteki Yaka” oldu. Nugzar Shataidze‘nin, gerçek bir olaydan esinlenerek yazdığı romandan uyarlanan film, çatışma nedeniyle yıllar önce Abhazya’yı ve hasta babasını terketmek zorunda kalan küçük bir çocuğun, tekrar anavatanına ve babasına kavuşma hikayesini anlatıyor. Dünya prömiyeri Berlin Film Festivali’nde yapılan filmin yönetmeni George Ovashvili, gösterimden sonra yapılan söyleşide “Filmde Gürcistan-Abhazya çatışmasını görüyoruz. Sovyetler Birliği’nin yıkılışından bu yana 20 yıldır devam eden bir sorun bu. Asıl odaklanmak istediğim, dünyada devam eden savaşlarda, çatışmalarda çocukların maruz kaldığı şiddet. Bu duruma dair iyi-kötü ayrımı yapmamaya, objektif olmaya çalıştım” dedi.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Sarısu , Tramvay , 100. Yıl, Festivaller ve Stadyum Hakkında</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50305--Sarisu_Tramvay_100_Yil_Festivaller_ve_Stadyum_Hakkinda.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50305--Sarisu_Tramvay_100_Yil_Festivaller_ve_Stadyum_Hakkinda.html</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 08:29:25</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50305--.html</guid>
		<description><![CDATA[Muhtarlarla İletişim ve Dayanışma Toplantısı’nda konuşan Başkan Akaydın, “Kepez’e stadyumu hükümet yapamazsa ben yapacağım” dedi.Sarısu’ya halkçı proje Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, “Kentin ihtiyacı olan stadyum ve spor salonunu merkez hükümetin yapmaması halinde Kepez’e ben yapacağım” dedi<br />
<br />
Akaydın, yakında ihaleye çıkılacak Sarısu’da halkın ucuz kullanımına yönelik halkçı bir proje gerçekleştirdiklerini söyledi. Başkan Akaydın, tramvayda normal sürecin işlediğini ve gecikme olmadığını yılbaşından önce biletli yolcu taşımayı hedeflediklerini kaydetti. 105 MUHTARA BİLGİSAYAR Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, bürokratlarıyla birlikte “Muhtarlarla İletişim ve Dayanışma Toplantısı” düzenledi. Büyükşehir Kültür Salonu’ndaki toplantıya yaklaşık 200 muhtar katıldı. Göreve geldiğinde, muhtarlara eksik olan bilgisayarlarını tamamlama sözü veren Akaydın sözünü tuttu ve toplantıda 105 muhtara bilgisayar dağıttı. Akaydın, muhtarların internet ücretlerini de ödeyeceklerini söyledi. Başkan Akaydın, muhtarların daha uygun koşullarda hizmet verebilmeleri için “Muhtar Evi” yapacaklarının müjdesini verdi. <br />
<br />
GÜNEŞ ENERJİLİ MUHTAR EVİ <br />
<br />
Başkan Akaydın’ın muhtarlardan sorumlu danışmanı Murat Özdemir, toplantının amacının Antalya Büyükşehir Belediyesi ile muhtarlar arasındaki ilişkiyi sürekli kılmak, sorunların tespiti ve çözümünde ortak çalışmalar yapmak olduğunu söyledi. Hedeflerinin, tüm muhtarları Muhtar Evi sahibi yapmak olduğunu belirten Özdemir, Muhtar Evleri’nde güneş enerjisi sistemi kullanılacağını, kendi elektriğini üreteceğini anlattı. Özdemir, muhtar@antalya.bel.tr adresi oluşturulup, sanal ortamda da muhtarlarla iletişime geçileceğini bildirdi. <br />
<br />
AKAYDIN HAYALLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRİYOR <br />
<br />
Muhtarlar Derneği Başkanı Nazif Alp, Başkan Akaydın’a teşekkür ederek şunları söyledi: “Başkan Akaydın, ilk toplantısını muhtarlarla yaptı ve eksiklerin tamamlanması sözü verdi. Hemen kolları sıvadı, danışmanı Murat Özdemir’i görevlendirdi. Özdemir bizleri ziyaret ederek Başkan’ın projelerini anlattı. Anlattıkları bizim bugüne kadar hayal ettiklerimizdi. Yarım kalan bilgisayarların tamamlanması, internet ücretinin ödenmesi hayalimiz bugün gerçek oldu. Bürosuz muhtarımız kalmayacağını söyledi ve çalışma başlattı. Başkan Akaydın bize verdiği değeri her zaman gösteriyor.” Nazif Alp, Başkan Akaydın’a kendilerine verdiği destekten dolayı plaket verdi. <br />
<br />
100 YIL’DA İKİ YARGI KARARI VAR <br />
<br />
Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, görevinin ilk altı ayında yaptıkları ve yapacaklarıyla ilgili ilk muhtarları bilgilendirdi. Göreve geldiğinde elinde patlamaya hazır saatli bombalar olduğunu söyleyen, bunlardan ilkinin 100. Yıl Projesi olduğunu kaydetti. Dünya Basketbol Şampiyonası’nın Antalya’da yapılması için elinden gelen her türlü gayreti gösterdiğini belirten Akaydın şöyle konuştu: “Yeni başkanı projelere kapalı, eski projeleri durduruyor söylemleri ile karşılaştık. Bu söylemlerin hiç biri doğru değil. Ortada bir gerçek vardı. 100. Yıl yanlış bir proje idi. Bir spor alanını yok eden, kente aşırı ticari yük getiren bir projeydi. Rant karşılığı yapılan, imar hukukuna aykırı bir projeydi. Gelin bunun detayları bir kenara bırakalım, merkezi hükümet destek versin bu arenayı biz yapalım dedik. Borçlanma yeteneğimiz olmadığı için gerçekleştiremedik. Arkadan gelen iki idadi yargı kararı bu spor alanını kaldıramazsınız. Bu ticari yükü yükleyemezsiniz. Bu kadar blok boyu veremezsiniz dedi. Son Danıştay kararı da burayı üst ölçekli plan doğrultusunda yeniden spor alanı olarak tescil etti. Bugün benim koltuğumda kim oturuyor olursa olsun burasını başka türlü değerlendirme şansı yok. Kimse bunun üzerinden polemik yapmasın.” <br />
<br />
STADYUM İÇİN KEPEZ DOĞRU YER <br />
<br />
Antalya’nın kente yakışır bir stadyuma sahip olmadığına işaret eden Başkan Mustafa Akaydın şöyle devam etti: “Mali anlamda düzlüğü çıktığımda stadyumu yapacağım dedim. Bakın ne oldu şimdi. Kepez Belediye sınırları içinde bir alanda stadyum yapacağız. Spor alanları yapacağız deniliyor. Çok doğru bir karar. Kepez yatırıma muhtaç bir bölge, zenginleşmesi gereken bir bölge. Ben de Kepez bölgesinde yapmayı düşünüyordum. Merkezi hükümet yapacaksa, sonuna kadar destekliyorum. Merkezi hükümet yapmayacaksa da ben yapacağım diyorum.” <br />
<br />
TRAMVAYDA GECİKME YOK <br />
<br />
Raylı Sistem Projesi hakkında da bilgi veren Akaydın, “Raylı sistemde gecikme yok. Tramvay bitmesi gereken süre içerisinde tamamlanmadığı için çalışmadı. Ocak ayında göstermelik bir sürüş yapıldı. Projenin normal bitiş zamanı 13 Haziran’dı, ancak önceki yönetim yüzde 10 civarında bir keşif artırımı yapmış. Bu nedenle Ağustos’a sarktı. Deneme sürüşlerinin sonuna gelindi. Ekim ayı sonunda uygulama yavaş yavaş rayına oturacak. Yılbaşından önce de biletli olarak yolcu taşımaya başlayacak. Normal süreç devam ediyor. Bu kültürü Antalya’ya yerleştireceğiz. Yaşadıkça gördüğümüz aksaklıkları düzelteceğiz.” <br />
<br />
HALKÇI FESTİVAL<br />
<br />
Geçen 6 ay içerisinde Antalya’nın kültürel yaşamına önem verdiklerini, festivaller yaptıklarını anlatan Mustafa Akaydın, Kepez’deki vatandaşların kent merkezine ücretsiz taşındığını, çok güzel bir Ramazan Şenliği yaşandığını kaydetti. Şimdi de Altın Portakal’a odaklandıklarını belirten Akaydın, “Altın Portakal’ı 3’te bir bütçe ile yapıyoruz. Halkçı bir festival yapıyoruz” diye konuştu. Sosyal hizmetlerin tamamen adalete dayalı yeni bir yapılanma içerisinde olduğunu ifade eden Başkan Akaydın, “İşsizlik en önemli sorun. İstihdam ofisi, Yarım Elma Projemiz var. Yardımların adil dağıtılması projemiz bulunuyor. Tüm haneleri tek tek tarayıp, yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlayacağız” şeklinde konuştu. <br />
<br />
SARISU’DA HALKÇI PROJE <br />
<br />
Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, bu süreç içerisinde atık su çamurundan elektrik enerjisi üretimi amaçlı bir ihale yaptıklarını belirterek, 2011 yılı başı itibariyle Antalya’da kanalizasyona bağlanmamış hane kalmayacağını açıkladı. Sarısu’nun tüm bürokratik sorunlarının çözüldüğünü kaydeden Akaydın şunları söyledi: “Yakında projesini kesinleştirilip, yap işlet devret modeli ile ihaleye çıkacağız. Çok güzel bir kent parkı kazandıracağız. Halkın ucuz kullanımına yönelik halkçı bir proje gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Konyaaltı Sahili Dolgu İmar Planı da yapılma aşamasında. O sahil daha da güzel planlanacak. Süleyman Erol Yüzme Havuzu yıkılıp, amatör su sporlarına yönelik bir merkez yapılacak.” Başkan Mustafa Akaydın daha sonra muhtarlara tek tek söz vererek, sorunlarını dinledi. Akaydın, sorunların çözümü konusunda bürokratlarına talimat verdi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>ASMEK’te dersler başladı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50304--ASMEK_te_dersler_basladi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50304--ASMEK_te_dersler_basladi.html</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 08:23:36</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50304--.html</guid>
		<description><![CDATA[40 dalda açılan kurslara 6 bin 767 kursiyer kayıt yaptırdı Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Antalya Sanat ve Meslek Edinme Kursları’nda (ASMEK) kursiyerler ders başı yaptı. İlk etapta 40 dalda açılan kurslara, 6 bin 767 kişi kesin kayıt yaptırdı.<br />
<br />
Bu yıl Çaybaşı, Varsak, Yeşilbayır, Atatürk, Konyaaltı, Lara, Karşıyaka mahalleleri ve Yeni Mahalle Semtevi’nde olmak üzere 8 merkezde açılan kurslara yoğun talep gösterildi. 40 branşta, 267 sınıfın açıldığı kurslara 6 bin 767 kişi kesin kayıt yaptırırken, dersler de modern sınıflarda veriliyor. Bin 500 kursiyerin de yedek listesinde yer aldığı kurslarda daha çok Almanca, İngiliz ve Rusça dil eğitimi ile bilgisayar kullanımına ilgi gösterildi. 20, 25 ve 30’ar kişilik sınıflarda, bölümlerinde donanımlı eğitmenler ders veriyor.<br />
<br />
YENİ KURSLAR AÇILACAK<br />
<br />
Büyükşehir Belediyesi Yaygın Eğitim Şube Müdürü Necdet Hürdoğan Arslan, kursiyerlerin eğitimlerine başladığını belirtti. Yaklaşık bin 500 civarında yedek kursiyerin de bulunduğunu ifade eden Arslan, “Önümüzdeki süreçte açılacak yeni kurslarımıza bu yedek kursiyerlerimizi yönlendireceğiz. Açılacak kurslarla bu arkadaşlarımızın taleplerine cevap vereceğiz” diye konuştu.<br />
<br />
EN ÇOK TALEP YABANCI DİLLERE<br />
<br />
Arslan, amaçlarının kursiyerleri meslek sahibi yapmak ve iş bulma imkanlarını genişletmek olduğunu vurguladı. Özellikle yabancı dillere ve bilgisayar kullanımına rağbet gösterildiğini ifade eden Arslan, şöyle konuştu: “Yabancı dil kurslarımıza başvuran kursiyerlerimiz, iş yerlerindeki kariyerlerini artırmayı ya da yurt dışına çıkışlarında yabancı dil bilgisine sahip olmak istiyor. Bilgisayar kurslarına ise birçok arkadaşımız bilgisayar sertifikasına sahip olmak ve işlerini daha iyi yapmak için geliyor. Bir mimari çizim programı olan Autocad kurslarına üniversite öğrencileri yoğun talep gösteriyor.” ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Çallı`da Emniyetin orada ki Turgutreis kavşağı trafiğe açıldı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50303--Calli_da_Emniyetin_orada_ki_Turgutreis_kavsagi_trafige_acildi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50303--Calli_da_Emniyetin_orada_ki_Turgutreis_kavsagi_trafige_acildi.html</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 10:27:47</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50303--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi kent trafiğinde tıkanık olan ve ulaşımın zorlaştığı alanlarda noktasal çözümler üretmeye devam ediyor.<br />
<br />
Raylı sistem çalışmaları nedeni ile trafiğe kapatılan Vatan Bulvarı-  Turgut Reis Caddesi kesişimi Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından yeniden trafiğe açıldı.<br />
<br />
Düzenleme ile Turgut Reis Caddesi’nden gelerek Çallı Kavşağı’na dönüş yapmak isteyen sürücülerin Sigorta üst kavşağında yarattığı araç yoğunluğu ortadan kaybolmuş oldu. Öte yandan Sigorta istikametinden gelerek Turgut Reis Caddesi istikametine geçiş yapacak olan sürücüler de, Çallı Kavşağı’na yük bindirmeyerek, sağa dönüşlerle trafik akışının rahatlamasını sağlayacak. Uygulama sürücüler tarafından memnuniyetle karşılandı.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Altın Portakal Film Festivali'ne başvurular başladı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50302--Altin_Portakal_Film_Festivali_ne_basvurular_basladi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50302--Altin_Portakal_Film_Festivali_ne_basvurular_basladi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 10:32:42</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50302--.html</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile Antalya Kültür Sanat Vakfı tarafından organize edilen 46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali 10 – 17 Ekim 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.<br />
<br />
Başvuruların devam ettiği festival çerçevesinde Uzun Metraj, Kısa Film ve Belgesel Film yarışmaları düzenlenecek. Uluslararası yarışmada uzun metraj filmler yarışacak.Yarışmalarla ilgili yönetmeliklere www.altinportakal.org.tr ve www.aksav.org.tr web sayfalarından ulaşılabiliyor ve aynı sayfalardan başvuru formları sağlanabiliyor.<br />
<br />
Başvuruda sona az kaldı<br />
Ulusal Uzun Metraj, Kısa Film ve Belgesel dallarında yarışmaya 1 Ekim 2008 tarihinden sonra yapılan, Uluslararası Yarışmaya son iki yıl (24 ay) içinde yapılmış filmler katılabiliyor. Başvuruların Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması için 17 Ağustos, Ulusal Kısa Film ve Ulusal Belgesel Film Yarışmaları için 21 Ağustos, Uluslararası Film Yarışması için 15 Ağustos 2009 tarihine kadar yapılması gerekiyor.<br />
46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Uluslararası Film Yarışması’na başvuran filmler Jüri tarafından değerlendirirlikten sonra, sonuçlar 24 Ağustos’ta açıklanacak. Seçilen filmlerin kopya teslim tarihi 28 Eylül 2009.<br />
<br />
Ulusal’da heyecanlı bekleyiş<br />
<br />
Türk Sineması'nın nitelikli filmlerini ödüllendirerek, yapımcı ve yaratıcıların yeni filmler üretmesine, ulusal sinemamızın güçlenmesine katkıda bulunmak; sinema sektörümüzün estetik ve teknik gelişmesine öncülük etmek; Türk Sineması'nın ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmasına zemin hazırlamak amacıyla düzenlenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra tamamlanmış ve Antalya Uluslararası Film Festivali'ne daha önce başvuruda bulunmamış "kurmaca" türündeki “uzun metraj” Türk Filmleri katılabilecek. Yönetmelikte “uzun metraj” tanımlamasından “süresi en az 60 dakika olan filmler”in anlaşılması gerektiği vurgulanmakta.<br />
<br />
Ulusal Uzun Metraj dalında yarışmaya katılacak filmlerin, başka bir ulusal yarışmada “en iyi film ödülü” almamış, herhangi bir ulusal TV kanalında (pay TV kanalları dahil) gösterilmemiş, DVD baskılarının satışa sunulmamış olması gerekiyor.<br />
<br />
Kısa filmcilere Portakal desteği<br />
<br />
Süresi 20 dakikayı aşmayan yapımların katılabileceği Kısa Film Yarışması’nda tür ayrımı yapılmıyor; daha önce ulusal ya da uluslararası yarışmalara katılmış ya da bu yarışmalarda ödül almış olmak yarışmaya katılmaya engel değil.<br />
Kısa film yapımını özendirmek, kısa filmciliğin gelişimine katkıda bulunmak, kısa film yapımcılarının sinema sektörü ile bütünleşmesini sağlamak amacıyla düzenlenen Ulusal Kısa Film Yarışması’na katılmak için son başvuru tarihi 21 Ağustos 2009.<br />
<br />
Yaratıcı belgeselcilere çağrı<br />
<br />
Ulusal Belgesel Film dalında yarışmaya “yaratıcı belgesel” tanımına uygun sinema ürünleri katılabiliyor. Bu alan dışında kalan bilimsel belgesel, TV programı, tanıtım filmi vb. nitelikteki, sinema sanatı sınırları içinde değerlendirilemeyecek filmler yarışmaya kabul edilmiyor. Televizyon için hazırlanmış yaratıcı belgeseller ise yarışmaya katılabiliyor.<br />
<br />
Yarışmanın amacı belgesel filmin önemini vurgulamak ve ülkemizde belgesel sinemanın gelişimine katkıda bulunmak olarak vurgulanıyor. Kısa Film’de olduğu gibi Belgesel dalında da daha önce ulusal ya da uluslararası yarışmalara katılmış ya da bu yarışmalardan ödül almış olmak katılmaya engel değil. Belgesel Film için son başvuru tarihi 21 Ağustos 2009.]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kepez Belediye Tiyatrosu Kurban’la perdelerini açacak</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50301--Kepez_Belediye_Tiyatrosu_Kurban_la_perdelerini_acacak.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50301--Kepez_Belediye_Tiyatrosu_Kurban_la_perdelerini_acacak.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 10:31:00</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50301--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kepez Belediye Tiyatrosu (KBT), Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurhan Karadağ’ın yönetmenliğini yaptığı, Güngör Dilmen’in yazdığı ve törenin eleştirildiği “Kurban” adlı oyunla perdelerini açacak.<br />
<br />
Abdullah Sürekli’nin Genel Sanal Yönetmenliği’nde KBT, yeni sezona iddialı hazırlanıyor. KBT, yeni dönemde Güngör Dilmen’in yazdığı ve törenin eleştirildiği Kurban adlı oyunu sahneleyecek. Oyunun yönetmenliğini ise Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Karadağ yapıyor.<br />
<br />
KBT’nin yetiştirdiği gönüllü tiyatrocuların ve profesyonel oyuncuların rol olacağı oyunun provaları da başladı. Oyunun provaları, Prof. Dr. Nurhan Karadağ’ın katılımıyla gerçekleştiriliyor.<br />
<br />
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de, Kurban adlı oyunun provasını ziyaret etti. Provaları bir süre izleyen Tütüncü, oyuncularla, Kepez Belediyesi Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Abdullah Sürekli ve oyunun yönetmeni Prof. Dr. Nurhan Karadağ ile sohbet ederek, oyun hakkında bilgi aldı.<br />
<br />
Oyunun yönetmeni Karadağ da, şiirsel bir dille yazılan, kuma acısının anlatıldığı Kurban oyununun çok sevileceğini ve insanları etkileyeceğini söyledi. Kurban’da törenin eleştirildiğini anımsatan Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurhan Karadağ, şunları söyledi: “Yüzyılların kendi yaşam koşullarıyla oluşturduğu töre, bugünün Anadolu insanı ile sürekli çatışmakta ve bu çatışma iki yanı da kemirip, aşındırıp yarının yaşam temellerini atmakta. Törpülenen insan kendi yaşam koşullarını kendi lehine çevirme savaşı vermekte. Kurban’ı sahnelerken yorumumuzun temel direklerinden biri töre-insan çatışması oldu.”<br />
Haftada 12 saat, 1 yılda 240 saat tiyatro eğitimi vereceklerini ifade eden KBT Genel Sanat Yönetmeni Sürekli de, kursiyerlere dolu dolu tiyatro bilgisi verdiklerini belirterek, KBT’yi Türkiye turnesine çıkacak bir tiyatro kurumu haline getirmek istediklerini kaydetti.<br />
Tiyatroya özel bir ilgisinin olduğunu bildiren Başkan Hakan Tütüncü de, “Geçmişte tiyatrocu olmayı düşünen biri olarak her zaman sanatın, sizlerin yanındayım. Tiyatromuzun çalışmalarını, temsillerini büyük bir ilgiyle izliyorum. Elimizde imkan varken sizlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Başarabileceğinize inanırsanız, başarırsınız. İş o ki inançla, kararlılıkla bu yolda yürüyelim.” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Tütüncü, tiyatroya ciddi manada önem verdiklerini vurgulayarak, KBT’nin gönüllü tiyatrocularından devlet ve şehir tiyatrolarıyla yarışabilecek kalitede temsiller beklediğini de sözlerine ekledi. Tütüncü, KBT Genel Sanat Yönetmeni Sürekli’den “Buzlar Çözülmeden” adlı oyununu da sahnelemelerini istedi.<br />
<br />
Ekim ayında sahnelenecek Kurban’da rolleri, Abdullah Sürekli, Nihal Çağdaş, Emir Öztur, Gökberk Göktaş, Sude Çağdaş, Demet Karamuk, Dudu Yürekli, Emre İnal, Emre Özdemir, Özge Özgür, Hatice Yalav, Sevcan İrşi, Merve Tatlıbadem, Derya Ünlü, Semagül Demir, Nevzat Yağcıoğlu, Hüseyin Yorgancı, Yunus Uçan, Ali Dinç, Nazmiye Göktaş, Damla Coşkun, Didem Özdoğan Ezgi Güler ve Tuğce Merve Tatlıbadem paylaşıyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>KOBİ’lerin Yüzde 92’si İnternete ADSL ile Bağlanıyor</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50300--KOBI_lerin_Yuzde_92_si_Internete_ADSL_ile_Baglaniyor.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50300--KOBI_lerin_Yuzde_92_si_Internete_ADSL_ile_Baglaniyor.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 10:27:41</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50300--.html</guid>
		<description><![CDATA[Capital ve Ekonomist dergileri tarafından TTNET İşyerim işbirliği ile hayata geçirilen Global KOBİ Platformu üyeleri arasında gerçekleştirilen “Aile Şirketleri” araştırmasına göre, KOBİ’lerin yüzde 92’si internet erişiminde ADSL’i tercih ediyor.<br />
TTNET İşyerim, Capital ve Ekonomist işbirliğinde hayata geçirilen “Global KOBİ Platformu”nda şirketlerin teknoloji kullanım alışkanlıkları değerlendirildi.<br />
<br />
Platform üyesi KOBİ’ler arasında Temmuz ayında online olarak düzenlenen araştırmaya 565 KOBİ katıldı. Araştırmada, şirketlerin geniş bant internette en çok ADSL’i tercih ettiği ortaya çıktı.<br />
<br />
Araştırmada ADSL’i tercih eden KOBİ’lerin oranı yüzde 91,6 olurken, yüzde 5,4’ünün ise internet kullanmadığı görüldü. Öte yandan araştırmaya katılan şirketlerden yüzde 85’inin kendisine ait web sitesi olduğu tespit edildi.<br />
<br />
KOBİ’ler dizüstü bilgisayar kullanımına yöneliyor<br />
Bilgisayar sahipliği oranlarına bakıldığında KOBİ’lerin yüzde 50’sinde 10 ve üzeri sayıda, yüzde 25,6’sında 2-5, yüzde 19,6’sında 6-9 adet bilgisayar bulunduğu, bilgisayar sahibi olan KOBİ’lerin yüzde 58,2’sinin ise 1-5 arası dizüstü bilgisayar kullandığı görüldü.<br />
<br />
Bilgisayar var IT yok<br />
Araştırma sonuçlarına göre, bünyesinde Bilgi Teknolojileri veya Bilgi Sistem (IT) departmanı bulunan KOBİ’lerin oranı yüzde 44.6, olmayanların oranı ise yüzde 55.4 olarak hesaplandı.<br />
<br />
Teknoloji yatırımları kararlarında IT departmanının etkin rol oynadığı şirketlerin oranı yüzde 25,9 seviyesinde kalırken, işyeri sahibinin sözünün araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 38,8’inde etkili olduğu görüldü. İşyeri sahiplerinin kararlar için çocuklarından ve tanıdıklarından fikir aldığı tespit edildi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Fujitsu Pc ve Notebook alanlara Windows 7'ye geçiş ücretsiz</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50299--Fujitsu_Pc_ve_Notebook_alanlara_Windows_7_ye_gecis_ucretsiz.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50299--Fujitsu_Pc_ve_Notebook_alanlara_Windows_7_ye_gecis_ucretsiz.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 10:25:40</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50299--.html</guid>
		<description><![CDATA[Ödüllü ve şık tasarımlı Fujitsu bilgisayarların cazibesini yüksek performanslı Windows 7 tamamlayacak. Fujitsu’nun gelişmiş tasarım ve yüksek performansına sahip PC ve notebook’larını satın alan tüketiciler hiç beklemeden Windows 7’nin gelişmiş özellikleriyle tanışabilecek.<br />
<br />
Fujitsu PC ve notebook satın alanlar Windows Vista işletim sisteminden Microsoft’un yeni nesil işletim sistemi Windows 7’ye ücretsiz geçiş yapma hakkı kazanacak. Böylece Fujitsu’nun gelişmiş tasarım ve yüksek performansına sahip PC ve notebook’larını kullanan tüketiciler hiç beklemeden Microsoft’un 22 Ekim 2009’da piyasaya sunması beklenen Windows 7’nin gelişmiş özellikleriyle tanışabilecek.<br />
<br />
Fujitsu’nun uyguladığı program, PC ve notebook sahiplerine çeşitli güncelleme seçenekleri sunuyor. Kullanıcılar, Windows Vista Home Premium 32 ve 64-bit sürümlerinden Windows 7 Home Premium 32 ve 64-bit sürümlere veya Vista Business 32 ve 64-bit sürümlerden Windows 7 Professional 32 ve 64-bit sürümlere ücretsiz olarak geçebilecek.<br />
<br />
Ücretsiz güncelleme ile gelen avantajlar<br />
Fujitsu’nun bu kampanyası sayesinde, üzerinde Windows Vista Home Premium veya Windows Vista Business işletim sistemi bulunan Fujitsu bilgisayar sahipleri ile ESPRIMO PC, AMILO PC ile AMILO, ESPRIMO veya LIFEBOOK notebook modellerini satın alanlar, Windows 7’ye geçerken herhangi bir ödeme yapmayacak. Buna karşılık söz konusu pakete kurulum, kurye masrafı ve CD yaratım ücreti dahil olmayacak.<br />
<br />
Microsoft’un endüstri genelinde merakla beklenen yeni nesil işletim sistemi Windows 7, henüz beta ve RC1 sürümlerine rağmen dokunmatik arayüzleri, güçlü sistem altyapısı ve yüksek performansı ile dikkat çekiyor.<br />
Öncelikle Windows 7 sayesinde kullanıcılar, bilgisayar sistemlerini çok daha hızlı başlatıp aynı hızda kapatabilecekler. Windows 7’nin sunduğu yüksek sistem güvenliği, daha uzun pil ömrü ve daha az uyarı ekranıyla kullanıcılar bilgisayar kullanmanın keyfini yaşayacak.<br />
<br />
Fujitsu ile bilgiye dokunun<br />
Windows 7’nin sezgisel tasarımı ve kolay erişim özellikleri Fujitsu’nun donanımdaki tasarım gücü ve teknolojik performansıyla kullanıcılara çifte avantaj sunuyor.<br />
<br />
Windows 7’yi cazip kılan ve üzerinde çok konuşulan özelliklerden biri olan çoklu temas teknolojisi ise kullanıcının PC ekranında yapacağı birkaç parmak dokunuşuyla istediği dosyaya, bilgisayara veya cihaza saniyeler içinde erişmesini sağlıyor. Fujitsu yüksek donanım teknolojisi ve sistem performansı ile bu özelliği destekliyor.<br />
<br />
Microsoft Windows 7 RC’ı test etmek isteyenler, bu yeni işletim sistemini Microsoft Download Center (http://microsoft.com/downloads ) adresinden indirebiliyorlar.<br />
<br />
Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için (İngilizce) aşağıdaki adresten yararlanabilirsiniz<br />
http://ts.fujitsu.com/windows7upgrade ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Facebook kullanıcıları Dikkat !!!</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50298--Facebook_kullanicilari_Dikkat_.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50298--Facebook_kullanicilari_Dikkat_.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 10:24:25</pubDate>
		<category><![CDATA[Bilim & Teknoloji & IT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50298--.html</guid>
		<description><![CDATA[Trend Micro’nun CounterMeasures isimli blogunda 17 Ağustos’ta Rik Ferguson imzasıyla çıkan yazıda, muzip bir Facebook uygulamasının çeşitli ihtarlar yollayarak kullanıcıları delil toplayan bir siteye yönlendirdiği belirtiliyor.<br />
<br />
Olası kurbanlar, kendi postalarından biri hakkında bir kullanıcının yorum yaptığı yönünde bir Facebook ihtarı alıyorlar. İhtarlar, “sex sex sex and more sex!!!” (seks, seks, seks ve daha fazla seks!!!) adlı bir uygulamadan geliyor gibi görünüyor. Bu uygulama kulağa şüpheli gelmesine ve çok düzensiz görünmesine rağmen 287.000’in üzerinde hayrana sahip bulunuyor.<br />
<br />
İhtardaki hiper bağlar, fucabook.com etki alanında barındırılan ve tehdit içeren bir web sitesine gidiyor (Kullanıcı adının kendisi tekrar bir profile bağlanmıyor). Fucabook.com’daki sunucu, bir JavaScript yüklüyor, HTTP meta yenileme etiketlerini kullanarak gerçek Facebook web sitesini çekiyor ve kurbanı oturum açma bilgilerini girmeye yöneltiyor.<br />
<br />
Herhangi bir hassas bilgiyi girmeden önce, tarayıcınızın adres çubuğunda gösterilen URL’yi her zaman kontrol edin. Aynı zamanda, fare imleciyle gezinerek, tıklamadan önce bir bağlantının gerçek varış noktasını denetleyin. Şüpheli görünüyorsa, tıklamayın. Bir Facebook kullanıcısıysanız, gizlilik ayarlarınızı gözden geçirmenin ve kullanmadığınız uygulamaları silmenin tam zamanı!<br />
<br />
Saldırı sitesi, iddialara göre Ermenistan’da yaşayan Arsen Tumanyan adına kayıtlı. Etki alanı, GoDaddy üzerinden kaydedilmiş ve URL, Amazon Elastic Compute Cloud (EC2) bulutuna dönüşen bir IP adresine gidiyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Akciğer kanserinde yeni bir tedavi yöntemi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50297--Akciger_kanserinde_yeni_bir_tedavi_yontemi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50297--Akciger_kanserinde_yeni_bir_tedavi_yontemi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 10:19:59</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50297--.html</guid>
		<description><![CDATA[Akciğer kanseri, İngiltere’de meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türüdür. Ülke genelinde bütün ölümlerin 20’de 1’inden sorumlu olan bu kanser türünün tedavisi için yeni yöntemler geliştiriliyor.<br />
İngiltere’nin Ulusal Sağlık ve Klinik Mükemmeliyet Enstitüsü (NICE), son onay kararları kapsamında, küçük hücreli olmayan nonskuamöz(adenokarsinomu veya büyük hücreli karsinom özelliği gösteren) akciğer kanseri* olan hastalar için ilk seçenek tedavi olarak sisplatinle birlikte yeni kemoterapi ilacı pemetreksed (Alimta) kullanımını içeren önerilerini yayınladı. Kurumun, söz konusu hastalık için pemetreksed ve sisplatinin kullanımı ile ilgili Nihai Kılavuzu, son onay kararından sonra Eylül 2009’da yayınlaması bekleniyor.<br />
<br />
NICE’ın son onay kararı, İngiltere’deki nonskuamöz NSCLC hastalarının ilk seçenek tedavi olarak bu ilaç kombinasyonundan devlet desteğiyle yararlanacağı anlamına geliyor. Lilly, birçok hasta ve hasta yakınını rahatlatacak NICE Son Onay Kararı’ndan büyük bir memnuniyet duyduğunu kamuoyuyla paylaştı.<br />
<br />
Nasıl bir etkisi olacak?<br />
Pemetreksed ve sisplatin ile tedavi, nonskuamöz NSCLC hastalarında önemli bir gelişmeyi temsil ediyor. Çünkü bu tedavi tarzının belli hastalarda yaşamı bir yıldan daha fazla uzattığı görülüyor.**<br />
<br />
Ayrıca, sisplatinle birlikte kullanılan pemetreksed, nonskuamöz NSCLC hastaları için en yaygın olarak kullanılan tedavi kombinasyonu (gemsitabin ve sisplatin) ile karşılaştırıldığında yüksek bir tolerasyona sahiptir.<br />
<br />
İki tedavi kombinasyonunu karşılaştıran klinik çalışmalarda, pemetreksed ve sisplatin alan hastaların kan transferine daha az ihtiyacı olurken nötropeni (beyaz kan hücrelerinin azalmasına yol açan bir bozukluk) görülme sıklığının daha düşük olduğu gözlenmiştir. Ayrıca hastaların sadece yarısında saç dökülmesi görülmüştür.<br />
<br />
Christie NHS Vakfı Medikal Onkoloji Profesörü Nick Thatcher, “Bu karar gerçekten önemlidir ve İngiltere’deki akciğer kanseri hastaları ve erişim için kampanya sürdüren doktorlar için mükemmel bir karardır” diyerek konu hakkında şu bilgileri verdi:<br />
<br />
“Bu, NICE’ın histolojik tanıyı dahil ettiği ilk Son Onay Kararı’dır. Bir tümör biyopsisinin mikroskopik analizi olan histolojik tanı, tam olarak hangi NSCLC tipinin varolduğunu belirler.*** Böylece tedavilerin daha hedefli ve daha etkili olmasını sağlar. “Hastaların bu şekilde ‘hedeflenmesi’, NICE açısından, pemetreksed ve sisplatinin, adenokarsinom veya büyük hücreli karsinom tanısı onaylanmış olan hastalarda, klinik ve maliyet yararlılığı yüksek bir tedavi olduğunu onaylamasına yardımcı olmuştur. NICE’ın bu isabetli kararı neticesinde hastaların İngiltere genelinde bu ilaca eşit derecede erişimini sağlamak için hepimiz çok çalışmalıyız.”<br />
<br />
Nasıl uygulanıyor?<br />
Pemetreksed ve sisplatin, üç haftada bir damara zerk (infusion) şeklinde uygulanıyor. Bazı diğer tedavilerle karşılaştırıldığında, hastaneye geliş ve ilaç uygulama sıklığını azaltması açısından ek yarar sağlıyor.<br />
<br />
Konuyla ilgili tam Son Onay Kararı belgeleri NICE web sitesinde www.nice.org.uk yer alıyor. Lokal olarak ilerlemiş veya metastatik nonskuamöz NSCLC’nin ilk seçenek tedavisi için pemetreksed ve sisplatinin kullanılması ile ilgili Son Kılavuz’un ise Eylül 2009’da çıkması bekleniyor. Bu kılavuz da çıkar çıkmaz NICE web sitesinde yer alacak.<br />
<br />
<br />
Dipnotlar<br />
* Akciğer kanseri küçük hücreli ve küçük hücreli olmayan tip olarak 2’ye ayrılmakta. %85 oranında küçük hücreli olmayan tip görülmekte. Bu grubun içinde de skuamöz hücreli, adenokarsinom ve büyük hücreli doku tipleri bulunmakta. Nonskuamöz dendiğinde adenokarsinom ve büyük hücreli tip kastedilmektedir. Lokal olarak ilerlemiş veya metastatik küçük hücreli olmayan akciğer kanseri (NSCLC) olup, nonskuamöz doku tipindeki hastalarda önerilmektedir.<br />
** Adenokarsinom olan hastalarda<br />
*** NSCLC’nin üç tipi içinde pemetreksedin iki tipte daha etkili olduğu gösterilmiştir (adenokarsinom ve büyük hücreli karsinom =nonskuamöz NSCLC). Bu iki tip NSCLC, bütün NSCLC vakalarının yaklaşık olarak %55’ini temsil etmektedir. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Ramazan`da iftar yemekleri kiloya dönüşmesin</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50296--Ramazan_da_iftar_yemekleri_kiloya_donusmesin.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50296--Ramazan_da_iftar_yemekleri_kiloya_donusmesin.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 10:16:34</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50296--.html</guid>
		<description><![CDATA[Formunuzu en doğal ve sağlıklı şekilde egzersiz yaparak korursunuz. Özellikle sabah yapılan sporun yağ yakımına katkısı büyük. Uzmanlar özellikle Ramazan’da sabah sporunun daha faydalı olacağını ifade ediyor<br />
Akşam yemeği ve gece boyunca atıştırdığınız yiyecekleri Ramazan ertesi kilo olarak taşımak istemiyorsanız özellikle sabah egzersiz yapmalısınız.<br />
<br />
Sabahları yapılan spor, yağ depolarınızın kullanılmasını, yağlarınızın erimesini sağlar. Güne spor yaparak başlarsanız yağ metabolizmanızı harekete geçirirsiniz. Gece boyunca karbonhidrat depolarını boşaltan<br />
vücudumuz, yeterli enerji sarfı için yağ depolarına başvurur. Bu sırada ‘adrenalin’ ve ‘glukagon’ gibi aynı zamanda zayıflatıcı özellik taşıyan hormonlar salgılar.<br />
<br />
Yağ yakımını sağlayan en ideal spor türü yürüyüş, bütün vücudu harekete geçiren egzersizlerdir. (koşma, yüzme gibi).<br />
Egzersizde bir başka önemli nokta, değerlendirilebilir ve kontrol edilebilir olması. Nabız, yaktığınız kalori ve temponuzu hedeflerinize göre düzenleyip ölçebilmeniz, maksimum fayda almanızı sağlarken motivasyonunuzu da artıracaktır. Ramazan ayında ve her zaman formunuzu en doğal ve güvenilir yöntemle, spor yaparak koruyun. Spor salonlarına gidemiyorsanız, evinize alacağınız çok amaçlı spor cihazlarıyla formunuzu koruyabilirsiniz. Dünyada lider fitness ekipmanları üreticisi Life Fitness, evde egzersiz yapmak isteyenler için profesyonel ortamları aratmayan cihazlar geliştirdi.<br />
<br />
Life Fitness T5-0, T7-0 koşu bandı ve Life Fitness X3 cross trainer size özel hazırlanmış, yüksek teknolojili cihazlardır. Sizden gelen verileri egzersiz hedefinize göre değerlendirip harekete dönüştürürler.<br />
<br />
Life Fitness Türkiye Ofisi’nden yapılan açıklamada: Özellikle evde yapılan egzersiz için her şeyden önce motivasyon gerektiği, bunu sağlayan unsurun da cihazın kolay kullanımı, konforu ve kullanıcının sonuç aldığını bilimsel verilerle gösterebilmesi olduğu belirtiliyor. Tüm bu ihtiyaçları karşılayan Life Fitness’da,<br />
örneğin yağ yakmak için ev tipi kardiyo cihazlarında Fat Burn programı var. Cihaz optimum yağ yakma nabzını bilimsel formüllerle hesaplıyor ve egzersiz süresince sizi o nabızda tutuyor. Böylece sizi egzersiz amacınıza en kısa yoldan ulaştırıyor. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Menopoz hakkında doğru bilinen yanlışlar</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50295--Menopoz_hakkinda_dogru_bilinen_yanlislar.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50295--Menopoz_hakkinda_dogru_bilinen_yanlislar.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 10:14:41</pubDate>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50295--.html</guid>
		<description><![CDATA[“Menopoz deliliğe yol açar”, “Geç menopoza girenler uzun yaşarlar”... Bunlar, kadınlar arasında menopoz hakkındaki yanlış bilgilerden sadece birkaçı. Kadının<br />
hayatında bir dönüm noktası olsa da menopoz, her kadının yumurtlama fonksiyonunun sona ermesiyle birlikte yaşadığı doğal bir süreç. Anadolu Sağlık Merkez (ASM) Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mete Bostancı, menopoz hakkında doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.<br />
<br />
“Menopoz belirli bir yaşta aniden ortaya çıkar”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoz, adetlerin kalıcı olarak kesilmesinden yaklaşık 1- 5 yıl önce başlayan bir süreç. Ön menopoz (premenopoz) dediğimiz bu süreçte adetler devam eder ancak hormonal dalgalanmalar nedeni ile değişik derecelerde sıkıntılar yaşanır.<br />
<br />
“Annesi zor bir menopoz dönemi geçiren kadınlar da menopozu zor geçirir. Her kadın annesi ile benzer yaşta menopoz yaşar.”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoza girme yaşı kalıtsal olarak belirlenmiş bulunuyor ancak her kadın annesi ile benzer yaş ve koşullarda menopoz yaşar demek doğru değil. Sigara, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı gibi faktörler de menopoza girme yaşını etkileyebiliyor.<br />
<br />
“Geç menopoza girenler uzun yaşarlar”<br />
<br />
YANLIŞ. Daha uzun süre yüksek östrojen etkisinde kalmak uzun yaşamayı değil ama genç görünmeyi sağlayabilir. Uzun süreli östrojen etkisi, rahim ve meme kanseri gibi hastalık riskini de beraberinde getirir.<br />
<br />
“Rahim alındığında menopoza girilir”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoz yumurtalıkların hormonal faaliyeti ile ilgili bir durum. Rahim ameliyatı sırasında ek bir neden olmadıkça yumurtalıklar bırakıldığından hormonal faaliyet doğal seyrini sürdürüyor ve menopoz durumu ortaya çıkmıyor.<br />
<br />
“Spiral, doğum kontrol hapı, tüplerin bağlanması ve bunun gibi gebelik önleyici yöntemler erken menopoza yol açar”<br />
<br />
YANLIŞ. Bu yöntemlerin hiç birinin yumurtalıkların hormonal faaliyeti üzerinde olumsuz etkisi bulunmadığı için erken menopoza yol açmazlar.<br />
<br />
“Menopoz kilo alınmasına yol açar”<br />
<br />
YANLIŞ. Ergenlik dönemini takip eden her 10 yılda kalori ihtiyacı yüzde 2– 8 azalıyor, yaş ile birlikte yağ kas oranı bozuluyor ve yağlanma artıyor. Bu olanların menopozla ilgisi bulunmuyor. Menopozda kadınlar aslen karamsarlık ile hareketsizliğe düşme, gereğinden fazla kalorisi yüksek gıdalara gereğinden fazla yönelme ve yaşa bağlı gelişen insülin direnci nedeniyle kilo alıyorlar.<br />
“Menopozda hormon tedavisi alanlar güneşlenmemelidir”<br />
YANLIŞ. Güneşe bağlı cilt lekelenmeleri, kırışıklıklar ve benzeri problemler yaşa bağlı olarak gelişiyor. Menopoza girme yaşı düşünüldüğünde, sorunun hormon tedavisinden değil yaştan kaynaklandığı görülüyor.<br />
<br />
“Menopoz deliliğe yol açar”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopozla birlikte endorfin salgısı bir miktar azalıyor. Yıllardır yaşamın doğal bir parçası olarak devam eden adetin kaybı ve doğurganlığın sona ermesi fikri kadınlarda doğal olarak sinirlilik, yorgunluk, depresyon, aşırı hassasiyet uykusuzluk gibi sorunlara yol açıyor. Ancak bu geçici sıkıntılar adaptasyonu takiben kısa sürede atlatılabiliyor.<br />
<br />
“Menopozla birlikte cinsel yaşam sona erer”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoz dönemi kadınlarda yapılan bir çalışma, kadınların yüzde 79’unun böyle bir sorunu olmadığını gösteriyor. Hamile kalma korkusunun yarattığı stresin kalkması özgür bir dönemin başlangıcı olabiliyor. İlk başlarda vajinal kuruluk nedeni ile sıkıntı yaşanabiliyor ancak bu sorun çok basit bir şekilde tedavi edilebiliyor.<br />
<br />
“Menopoz tedavi gerektirmeyen doğal bir süreçtir”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoz döneminde kadınların %25’i hiçbir şikayet yaşamıyor. Diğer kadınlara göre daha kaliteli bir yaşam sürüyorlar. Bu gruptaki kadınların ateş basması, sıkıntı, uykusuzluk, depresyon, aşırı hassasiyet gibi yaşam kalitesini bozan, hayatı çekilmez kılabilen şikayetleri yaşamadıklarından çok şanslı oldukları düşünülebilir. Ancak menopozun fark ettirmeden yaptığı asıl tahribat olan koroner kalp hastalıkları ile kemik mineral kaybı gibi sorunlar bu grupta da aynı oranda görülebiliyor. Bu sorunlar fark edildiğinde ise tedavi için geç kalınmış oluyor<br />
<br />
“Menopozda hormon tedavisi kansere yol açar”<br />
<br />
YANLIŞ. Menopoz tedavisinde yıllarca süren deneyim sonucu geliştirilmiş, uzun yıllardır kullanılmakta olan ve çok merkezli çalışmalarla desteklenen hormon ilaçları kullanılıyor. Uygun dozda ve doktor kontrolünde sürdürülen hormon tedavilerinin rahim kanseri ve kolon kanseri riskini azalttığı görülüyor. Hormon tedavisi ayrıca koroner kalp hastalığı riskini ileri derecede azaltıyor. Amerika’da her yıl 250.000 kadın koroner hastalıklarından ölmekte iken meme kanserinden ölüm sayısı 45.000 civarında bulunuyor. Hormon tedavisi alan kadınların altı ayda bir düzenli kontrolden geçiyor olmaları da olası hastalıklarda erken tanı ve tedavi başarısı sağlıyor.<br />
]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Kepez’den gıda imalathanelerine Ramazan denetimi</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50294--Kepez_den_gida_imalathanelerine_Ramazan_denetimi.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50294--Kepez_den_gida_imalathanelerine_Ramazan_denetimi.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 10:11:57</pubDate>
		<category><![CDATA[Günümüz Antalya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50294--.html</guid>
		<description><![CDATA[Kepez Belediyesi, tatlı kullanımın arttığı Ramazan ayında, fırın ve tatlı imalathanelerine yönelik hijyen operasyonu düzenledi. Ekipler yaptıkları denetimlerde, genel temizlik kurallarına uymayan fırın ve imalatanelere uyarı cezası verdi.<br />
Kepez Belediyesi, Ramazan ayı nedeniyle gıda satışı yapan yerlere yönelik denetimlerini artırdı. Bölgede bulunan fırın ve tatlı imalatanelerine yönelik hijyen operasyonu düzenledi. Sağlık İşleri Müdürü Dr. Mustafa Özsoy, gıda mühendisi ve Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayında tatlı tüketiminin fazla olması nedeniyle bölgedeki pastane imalatenelerinde hijyen kontrolü yaptı. Denetimlerde, tatlı işletmelerinin genel temizlik kurallarına, tatlı yapımında kullanılan malzemelerin depolanmasına, çalışanların soyunma kabinlerine bakıldı. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün talimatıyla genel temizlik kurallarına uymayan fırın ve imalathanelerine ceza kesildi. Başkan Tütüncü, Ramazan ayında vatandaşların sağlıklı ortamlarda alışveriş yapabilmesi için gıda satışı yapılan yerlere yönelik denetimleri artırdıklarını söyledi.<br />
<br />
Pide ve tatlı tüketiminin Ramazan ayında fazla olması nedeniyle unlu mamul satışı yapan fırınlara, ve tatlı imalathanelerine yönelik denetim başlattıklarını belirten Başkan Tütüncü, “Kepez’de gıda satışı yapan yerlerin, hijyenik hale getirilmesi için çaba harcıyor ve denetimlerimizi arttırıyoruz. Halkımıza, sağlıksız koşullarda gıda satışı yapılmasına asla izin vermeyiz. Yaptığımız denetimlerde, kurallara uygun olmayan iş yerlerine ihtar verdik” dedi. Başkan Tütüncü, Ramazan ayı boyunca gıda satışı yapan yerlere yönelik denetimlerin artarak devam edeceğini sözlerine ekledi.<br />
Ekipler tarafından yapılan denetimde 13 fırın denetlendi. İşyeri kirliliği nedeniyle 2 fırına cezai işlem uygulandı. Ekmek gramajındaki eksikliklerinden dolayı 2 işyerine tutanak tanzim edildi. Ayrıca bölgemizde bulunan Kipa ve Özdilek AVM’lere ait imalatane kısımları denetlenirken, olumsuzluğa rastlanılmadığı vurgulandı.<br />
Tatlı imalatanelerine yapılan baskında 20 imalathane denetlendi. 3 imalathane genel temizlik kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle uyarı verildi. ]]></description>
		</item>
			
		<item>
		<title>Korkuteli de Ramazan heyecanı</title>
		<link>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50293--Korkuteli_de_Ramazan_heyecani.html</link>
		<comments>http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50293--Korkuteli_de_Ramazan_heyecani.html</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 10:38:07</pubDate>
		<category><![CDATA[Korkuteli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50293--.html</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayının gelmesiyle Korkuteli’nde tatlı bir heyecan yaşanıyor. Ağustos ayına dek gelen ramazan nedeni ile İlçede bulunan birçok yazlıkçı oruçlarını bura tutmayı tercih etti<br />
Antalya ve sıcak ilçelerden Korkuteli’ne yazlamak için gelen vatandaşlar ramazan ayını burada geçirmeye kararlı gözüküyor. Bu yıl Agustus ayına denk gelen ramazanda oruçlarını serin bir yerde geçirmek isteyen yazlıkçılar ilçede alışverişin canlı kalmasını sağladı. Fırınların önünde kuyruk oluştu. İftarın yapılmasına saatler olmasın rağmen ekmek ve pide almak için sıraya giren yerli ve yazlıkçı vatandaşlar, “Oruç tutmanın en zevkli yönlerinden biriside iftarlık ve sahurluk alış veriş yapmak. Gün boyu nefsimizi terbiye ediyoruz ve özlemini duyduğumuz yiyecekleri iftar ve sahurda yiyoruz.”dediler. Özellikle yazlıkçılar burada olmanın keyfini çıkardıklarını belirterek. “Ramazan ayı her yıl 10 gün erken geliyor. Yaz dönemi bitmeden ramazan geldi. Bizde ramazan ayını bu güzel ve serin ilçede geçirmeye karar verdik. Oruçluyken İnsan burada ne su nede yemek ihtiyacı duyuyor. Şimdi Antalya da olsak oruç tutarken zorlanırdık. Korkutelinin yerli meyve ve sebzelerini taze taze alma imkânı buluyoruz. Burada fırınların önünde sıcak ekmeğimizi almanın zevki bile bir başka yaşanıyor.”şeklinde konuştular.Bazı esnaflarda Ramazan dolayısı ile işyerlerini açık tutuyor.<br />
Nurettin çoban]]></description>
		</item>
	</channel>
</rss>

